Grip Hastalığı, Aşısı, Sık Sorulan Sorular ve Aşılanmanın Önemi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Tıp literatüründe influenza olarak da bilinen grip, solunum yolları aracılığıyla bulaşan influenza virüsleri nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Halk arasında çoğunlukla göz ardı edilen ve umursanmayan bir hastalık olsa da, tedavi edilmediği takdirde kolaylıkla hastanelik olmayı ve hatta ölümü beraberinde getirebilen bir hastalıktır. Özellikle bazı risk gruplarında grip son derece ölümcül bir hastalık olabilmektedir. Bu risk gruplarına örnek olarak özellikle 2 yaşında olan bebekler, 5 yaşından küçük çocuklar, 65 yaşından büyük yaşlılar; akciğer, karaciğer, kalp, böbrek, endokrin hastalıkları olanlar, genç yaşta olmalarına rağmen uzun dönem aspirin tedavisi görenler verilebilir. Hastalığın semptomları oldukça tanıdıktır: üşüme, ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kas ağrısı, çoğunlukla şiddetli baş ağrısı, öksürme, yorgunluk ve bitkinlik... 

İnfluenza virüsleri çok çeşitlidir ve müthiş yüksek bir evrimsel değişim ve türleşme hızına sahiptir. Ancak insanda en sık görülen tipi Influenza A ve Influenza B virüsleridir. Bu iki virüsün birçok alt türü veya varyantı bulunur. Aynı zamanda bu iki virüs haricinde Influenza C, Isavirus, Thogotovirus gibi benzer virüsler de bulunur; ancak bunların hepsi insana bulaşmaz. İnsana bulaşan virüsler de oldukça ilginç özelliklere sahiptir: örneğin güneş ışığı, dezenfektanlar, deterjanlar gibi unsurların etkisi altında aktivitelerini yitirirler. Bu sebeple grip olduğunuz zaman güneş altında durmak iyi gelirken, sabun gibi dezenfektanlar kullanarak virüsün bulaşmasının önüne geçilebilir.

Virüsle mücadelenin en kolay yolu ise düzenli olarak aşılanmaktır. Bu aşılar sayesinde savunma sistemimize o senenin en yaygın virüs varyasyonu tanıtılır ve böylece virüs vücudumuzda aktive olduğu anda savunma sistemimiz tarafından engellenir. Bu yazımızda, size bu aşıdan, nedenlerinden ve öneminden bahsederek hastalığı tanıtmaya çalışacağız.

 

Neden aşılanmalısınız?

Grip, tüm Dünya'da genellikle her kış, Ekim ile Mayıs ayları arasında periyodik ve düzenli olarak salgın olan bir viral hastalıktır. Az önce de bahsettiğimiz gibi influenza virüsleri bu hastalığa neden olur ve özellikle öksürme, hapşurma ve yakın temas gibi yöntemlerle insandan insana bulaşır. Genellikle yukarıda saydığımız semptomları bir anda ortaya çıkar ve birkaç gün boyunca etkisini sürdürür. Özellikle risk gruplarındaysanız veya bu hastalıkla uğraşmak istemiyorsanız aşılanma çok etkili ve işlevsel bir yöntemdir. Üstelik bilinen, dikkate değer hiçbir zararı yoktur.

 

Neden her yıl aşılanmak gerekiyor?

Maalesef evrim sadece insanlara yarayan bir doğa yasası değildir. Belli varyasyonlar taşıyan, yeni varyasyonlar yaratabilen ve üreyen her varlık evrimleşir. Virüsler normalde cansız varlıklardır; ancak RNA gibi biyomoleküllere sahiptirler ve kendilerini canlı hücreleri araç olarak kullanarak kopyalayabilirler. Bu sebeplerle mutasyonlara ve kopyalanma hatalarına maruz kalırlar, dolayısıyla sürekli yeni varyasyonlar oluşur ve hayatta kalabilenler çoğalmayı sürdürerek gelecek nesilleri üretirler. Bu sebeple sadece spesifik bir virüsle baş etmemiz gerekmez, aynı zamanda onun müthiş hızlı evrimiyle de savaşmak zorundayızdır. Bunun en kolay yolu, her sene salgın döneminin başında bilim insanlarınca o sene için tespit edilen en yaygın virüs soy hatlarına karşı işlevsel olan içerikteki aşıları olmaktır. Böylece savunma sistemimiz o sene bize bulaşması en muhtemel olan birkaç soy hattına dirençli olur ve aşırı şanssız değilsek ve diğer bir soy hattı bize bulaşmazsa (ki bu çok nadir görülür), o seneyi grip olmadan atlatabiliriz. Ertesi sene yeni baskın soy hatlarıyla bu işlem yenilenmek zorundadır. Çünkü bir önceki senenin hayatta kalan soy hatları, bir sonraki senenin baskın soy hatlarını oluşturmaktadır. Evrim, yenmesi çok zor bir doğa yasasıdır ve burada da etkisini hissettirmektedir.

 

Aşıların içeriği nedir? Aşılar beni hasta edebilirler mi?

Birden fazla grip aşısı bulunsa da, bu farklı aşıların özellikleri hemen hemen aynıdır. Bu aşılardan en yaygın olan Trivalent Influenza Aşısı (TIV) olarak bilinir ve o senenin en baskın 2 adet Influenza A soy hattı ile en baskın 1 adet Influenza B soy hattına ait parçaları içerir. Bu aşıların büyük çoğunluğu, şırınga ile enjekte edilen "inaktive edilmiş" ya da "rekombine" aşılardır. Aşı içerisinde virüsün asla aktive olamayacağı şekilde; ancak savunma sistemimizin tanıyabileceği kadar viral parçacık bulunur. Aşıların içerisinde aktif virüsler bulunmaz, dolayısıyla bu aşılar nedeniyle grip olmak mümkün değildir. Eğer ki aşı sonrasında hasta oluyorsanız, bu ya nosebo etkisidir (aşı olduğunuz için hasta olmanız gerektiğine inandığınız için hasta olursunuz) ya da o aşıda bulunmayan bir soy hattı size bulaşmıştır. 

Bir diğer aşı türü ise şırıngayla değil de, burundan sprey olarak verilir. Ancak bu tür aşının içerisinde aktif olan; ancak yapay yollarla zayıflatılmış virüsler bulunur. Bu aşılar sonrasında gribin belirtileri hafif olarak kendini gösterebilir. Ancak eğer ki kolunuzdan şırınga ile aşı oluyorsanız, bu durum geçerli değildir ya da aşırı nadir görülür.

 

Ne sıklıkla aşı olmalıyım?

Grip aşısı, her yıl olunması gereken bir aşıdır. Hatta 6 ay ila 8 yaş arasındaki çocuklar yılda 2 defa grip aşısı olmalıdır. Çünkü her ne kadar yetişkinlerin savunma sistemi sene içerisindeki geçişte, bir sonraki senenin giderek güçlenen ve evrimleşen virüsüne büyük oranda direnç sağlayabilse de, çocuklar bunu yapamazlar. Dolayısıyla geçiş döneminde de bu yeni soy hatlarına karşı savunma sağlanmalıdır.

 

Şırınga ile aşı olmama rağmen grip oldum! Mümkün mü?

Neredeyse asla böyle bir şey olmaz. Bu tür durumlarda en sık karşılaşılan sorun, grip ile soğuk algınlığı gibi hastalıkların karıştırılmasıdır. Grip aşısı, genel olarak "grip benzeri hastalıklar" olarak bilinen diğer hastalıklara karşı direnç sağlayamaz. Ancak grip haricindeki bu benzer semptomlu hastalıkların neredeyse hiçbiri grip gibi tehlikeli ve ölümcül değildir. Dolayısıyla aşıdan birkaç gün sonra hastalandıysanız, bunun sebebi neredeyse asla aşı değildir. Ya kendinizi kandırdığınız ve hasta olmayı beklediğiniz için hasta olursunuz, ya aşının içerisinde bulunmayan ve o sene çok daha nadir görülen bir virüs soy hattı size bulaşmıştır, ya da grip olmayan bir hastalığın semptomlarını griple karıştırıyorsunuzdur.

 

Aşı olduğum anda savunma kazanır mıyım? Grip olur gibi hissettiğim anda aşı olsam geçer mi?

Aşı, koruyucudur. Tedavi edici değil. Grip belirtilerini göstermeye başladıktan sonra aşı olup olmamanızın pek bir farkı olmayacaktır. Çünkü grip aşısı, aşıyı olduktan 2 hafta içerisinde gerekli miktarda savunmayı kazandırır. Ancak grip olsanız bile, hastalığı geçirdikten sonra o senenin aşısını olmanızda fayda vardır. Çünkü geçirdiğiniz grip, daha nadir bulunan bir soy hattından kaynaklanmış olabilir ve o senenin yaygın soy hattı sizi tekrar hasta edebilir. Olacağınız aşı, bu olasılığın önüne geçer.

 

Grip aşılarında civa var! Bizi zehirlemek mi istiyorsunuz?

Hayır. İlk olarak, grip aşıları içerisinde civa yok; civa-temelli bir koruyucu kimyasal olan timerosal var. Yapılan hiçbir araştırma timerosalin aşı içerisindeki dozajının herhangi bir insana zarar verebileceğini göstermedi. Tıp tarihinde grip aşısındaki timerosalden ötürü rahatsızlanan kimse bulunmuyor. Ancak eğer ki illa paranoyak ya da aşırı korumacı davranmak istiyorsanız, timerosal içermeyen aşılar da mevcut. Ancak bunların koruyuculuk düzeyi biraz daha düşük olabilecektir. Yine de hiç yaptırmamaktan kesinlikle daha iyidir.

 

Gribi üreten de Amerika ve İsrail, ilaçlarını üreten de... Kapitalizmin oyunu olmayacağım!

Hayır, grip virüsünü ABD veya İsrail üretmedi, aşılarını da normalden farklı bir amaçla satmıyorlar. Grip virüsü, diğer neredeyse hiçbir virüs gibi, laboratuvarda üretilmiş bir virüs değildir. Son derece doğaldır ve yüz milyonlarca yıldır canlılara bulaşmaktadır. Virüsleri, kendi "yaşam" mücadelelerini sürdüren kimyasal yapılar olarak düşünebilirsiniz. Aslında kötü bir amaçları yok; zaten virüsün bir amacı olamaz da... Ancak kendilerini kopyalarken, ne yazık ki konaklarına hasar veriyorlar. Bunun laboratuvar deneyi ile alakası yok. Fakat yine, paranoya yapacaksanız, diyebileceğimiz bir şey yok. Yaşam sizin yaşamınız, ölüm sizin ölümünüz olacak.

 

Ne yani, aşı olmanın hiçbir zararı olamayacağını mı söylüyorsunuz?

Hayır. Her kimyasal gibi, aşının da olası zararları elbette var. Sonuçta vücuda dışarıdan, bir anda ve beklenmedik bir kimyasal girişi oluyor ve her bünyenin buna verdiği tepki birbirinden farklı olabiliyor. İnsanların ezici bir çoğunluğunda aşı sonrasında hiçbir yan etki olmuyor ve normal yaşantılarını sürdürüyorlar (belki iğnenin girdiği yerde ufak bir acı ve şişkinlik haricinde). Bazı insanlarda ise rahatsız hissetme, bayılma gibi durumlar görülebiliyor. Eğer hassas bir bünyeye sahipseniz, aşıyı olduktan sonra 15 dakika oturmanızı veya uzanmanızı tavsiye ederiz. Bunun haricinde, dediğimiz gibi, kimi nadir durumda gribin semptomları görülebilir; ancak bunlar gribe kıyasla çok daha zayıftırlar ve çoğunlukla birkaç saat ila 1-2 günde geçerler. Kaşınma, şişme, baş ağrısı, kızarma, vb. sıradan belirtiler görülebilir; bunlar idare edilebilir düzeyde olduğu müddetçe kısa süre sonra yok olurlar. 

 

Bu aşının tepkimeye girdiği bir şey yok mu? Alerjiler, diğer aşılar gibi?

Var. Ancak çok çok nadir. Örneğin grip aşısı nedeniyle alerjik reaksiyon görülme sıklığı 1.000.000 aşıda 1'den daha bile azdır. Bunun haricinde, eğer ki küçük bir çocuk menenjit aşısı olarak da bilinen PCV13 ile birlikte inaktive edilmiş grip aşısını bir arada olursa, yüksek ateş nedeniyle nöbet geçirme ve bayılma gibi durumlar görülebilir. Bu da her zaman olmasa da, eğer ki çocuğunuz PCV13 aşısı olduysa, bunu doktora önceden bildirmenizi tavsiye ederiz. Bunun haricinde herhangi bir ilaç kullanıyorsanız, herhangi bir alerjiniz varsa, herhangi bir hastalık içerisindeyseniz mutlaka aşı olmadan önce doktorunuza bildirmeniz gerekiyor. Bunlar haricinde, basitçe "sıradan" bir gününüzdeyseniz ve hastalık-alerji konusunda "sıradan" özellikleriniz varsa, aşı olmaktan çekineceğiniz hiçbir şey yok demektir.

 

Özellikle riskli durumlar var mı? 

Yine çok nadir; ancak var. Eğer ki aşırı şiddetli ve yaşamınızı tehdit edebilecek alerjileriniz varsa mutlaka doktora bildirmeniz gerekiyor. Örneğin yine nadiren de olsa bazı aşılar içerisinde yumurta proteinleri bulunuyor ve buna alerjiniz varsa sorunlar yaşayabilirsiniz. Kısaca, bildiğiniz bir alerjik reaksiyonunuz varsa bunu bildirin. Eğer yetişkinlik yaşlarınıza kadar bariz bir alerji sorunu yaşamadıysanız, grip aşısından herhangi bir alerjik reaksiyon yaşamayacağınızı rahatlıkla varsayabilirsiniz. Benzer şekilde, Guillain-Barre Sendromu'nuz varsa (ki bu ileri düzey bir felç hastalığıdır), bu aşıyı olmamanız gerekmektedir! Bunu doktorunuzla görüşmeniz gerekiyor. Son olarak, eğer ki kendinizi halsiz, rahatsız, hasta olacak gibi hissediyorsanız, aşı olmayı 1-2 gün erteleyebilirsiniz. Normalde grip aşısının hafif hastalıklar sırasında olunmasında hiçbir sakınca yoktur; ancak duruma göre doktorunuz aşıyı 1-2 gün erteleyebilir, böylece tamamen zinde ve iyi bir zamanınızda aşı olursunuz.

 

İğneden deli gibi korkuyorum!!!

Hadi ama... Çoğu grip aşısının iğnesi 0.5144 milimetre dış çapına sahiptir. Yarım milimetre! Belki bir sivrisinek iğnesinden birkaç kat kalın; ancak yine de canınızı yakmak için fazlasıyla ince. Çoğu zaman aşılarda acı iğne dolayısıyla değil, iğne korkusu dolayısıyla oluşuyor. Rahat olun, aşı yapılırken başka bir tarafa bakın, nefesinizi tutmayın ve normal şekilde nefes almaya devam edin ve kendinizi kasmayın. 1-2 saniyede biten bir süreç, o kadarına dayanabilirsiniz! 

 

Herhangi bir sorunuz, soru işaretiniz, emin olmadığınız bir durum, vb. olduğunda lütfen doktorunuza danışınız. Sağlık söz konusu olduğunda, bu yazımız da dahil olmak üzere, internetten alacağınız hiçbir bilgiye güvenmeyiniz

Geçmiş olsun!

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. CDC
  2. Mayo Clinic
  3. Wikipedia

Lamarck Haklı Mıydı? Sonradan Kazanılan Özellikler Küçük RNA'larla Kalıtılabilir!

Koruma Kalkanı ve Kadın Denek...

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim