Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Evrim ve Antibiyotik Direnci: Aşı ve İlaçlardan Önce Hastaneler

Evrim ve Antibiyotik Direnci: Aşı ve İlaçlardan Önce Hastaneler
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Doğal seçilim yoluyla olan evrimin en dramatik örneklerinden birisi, günümüzde hızla büyüyen bir sorun haline gelen antibiyotik direncidir. 1940'lı yıllardan önce, hastaneler bugünkünün aksine kanser ya da kalp hastalarıyla dolu değildi. Bunun yerine hastaneleri dolup taşıran, tüberküloz, sıtma, menenjit, tifo, frengi ve diğer binbir çeşit bakteriyel enfeksiyondu. Bu hastalıklar, günümüzde neredeyse grip kadar kolaylıkla kontrol altına alınıp tamamen tedavi edilen hastalıklardır. Ancak bundan sadece 70 sene önce, insanların korkulu rüyasıydı. Örneğin fotoğrafta, 1932 yılında Londra'daki Springfield House Açıkhava Okulu'nda tüberküloz verem) nedeniyle bakıma alınan ve okulun hastaneye çevrilip dolup taşmasından ötürü bahçede yatırılmak zorunda kalan çocukları görüyorsunuz. O dönemlerde bu hastalıklar o kadar hızlı yayılıyordu ve o kadar ölümcüldü ki, sadece okullar değil, akıl hastaneleri de bu hastalıklarla mücadeleye ayrılmak zorunda kalmıştı. 

Bu hastalıklar yüzlerce ve binlerce yıldır var olan hastalıklardı; örneğin veremin en erken izlerini günümüzden 9.000 yıl kadar öncesinde, İsrail'in Akdeniz kıyılarında bulunan Atlit Yam Neolitik Köyü'ndeki kalıntıları üzerinde morfolojik ve moleküler yöntemler uygulayarak tespit edebilmekteyiz! Ancak insanlar o dönemlerde çok daha izole oldukları ve teknoloji çok daha az gelişmiş olduğu için, hastalıkların yayılması mümkün olmuyordu. Örneğin hastalığın ilk izlerine 9 bin yıl önce rastlasak bile, hastalığın gerçek anlamda bulaşıcı bir şekilde yayılmasına dair ilk izlere MÖ 3000-2400 yılları arasında Antik Mısır'da rastlıyoruz. Fakat ülkeler sınırlarını aşmaya, hızla gelişen teknoloji insanları Dünya'nın her yerine taşıyabilir hale gelmeye başladıkça, hastalık yapıcı bakteriler de sınırsız bir yayılma alanı buldular.

Ancak modern kimyanın ve biyolojinin gelişmesi sayesinde, aşıları ve ilaçları ürettik. Bu aşılar ve ilaçlar sayesinde sadece birkaç sene içerisinde bu hastalıkların neredeyse kökünü kazıdık. En azından kazıdığımızı sandık. Bu aşılar sayesinde artık neredeyse hiç kimse bu hastalıklara yakalanmıyor, yakalananlar da ilaçlar sayesinde kısa sürede tamamen tedavi edilebiliyordu. 

Fakat beklemediğimiz bir şey oldu. Evrimin saatinin tik takları bize karşı işlemeye başladı. Biz ilaçlar verip, aşılarla çocuklarımızı korumaya aldıkça, bu hastalık yapıcı bakterilerin oyun alanlarını büyük oranda kısıtladık, hatta bazen tamamen yok ettik. Ancak bir şeyi unutuyorduk: bir hastalığın tüm patojenleri (hastalık yapıcı mikropları) birebir aynı yapıda değildi. Evet, çoğu ortalama özelliklere sahipti (tıpkı çoğu insanın boyunun ortalamaya yakın olması gibi); ancak bazıları, uçlardaydı. Bambaşka özelliklere sahiplerdi. Bizim ilaçlarımızsa, sadece ortalamayı hedefliyordu. Çünkü etrafımızda ezici çoğunlukta gördüğümüz onlardı.

Aşı ve ilaçlarımızdan, ortalama özelliklere sahip olanlara kıyasla çok daha az etkilenen bu bakteriler, hayatta kalıp çoğalmaya başladılar. İlaçlara ve aşılara belki %100 dirençli değillerdi. Varyasyonların evrimsel değişime neden olması zaten genellikle ani sıçramalarla olmaz. Ancak ortalama özelliklere sahip bakteriler %10 dirençliyse (evet, onlar da tamamen dirençsiz değillerdi), bu uçlarda yer alanlar %20 dirençliydi. %10 dirençli olanların neredeyse hepsi öldü, %20 olanlarınsa sadece bir kısmı öldü. %20 dirençli olanlar çoğaldıkça, mutasyonlar nedeniyle ufak varyasyonları olan yeni nesiller oluşmaya başladı.

Yani biz aşı ve ilaç verdiğimiz için mutasyonlar oluşmadı. Mutasyonlar (ve transpozonlar gibi çeşitlilik mekanizmaları) zaten sürekli yeni çeşitlilikler yaratıyordu. Biz sadece o çeşitliliğin yaygın olarak gördüğümüzü yok etmeye başladık. Böylece azınlıklar hayatta kaldı. %20 olanlardan, %25 dirençli olan varyasyonlar oluştu. İlaçlarımız %20 dirençli olanları daha çok öldürürken, %25 olanları daha az öldürebildi. Bu şekilde artarak, %100'e yakın dirence ulaştık. Yeni ilaçlar geliştirdik; ancak tüm bakterileri bir anda yok edemediğimiz için, ona karşı dirençliler de hayatta kalıp, evrimsel mücadeleyi kazanmayı başardı.

1978-1993 yılları arasında Finlandiya'da penisilin-benzeri antibiyotiklerin kullanımı ile antibiyotik direncinin evrimi arasındaki ilişki. Mavi renkteki çizgi, ilaç kullanımının hacimce artışını gösteriyor. Kırmızı olansa, bu ilaçlara karşı dirençli olan bakterilerin popülasyon içerisinde bulunma sıklığını % olarak gösteriyor. 1985 yılında yeni bir ilacın kullanılmaya başlamasından hemen sonraki yılda ani bir düşüş olduğuna dikkat ediniz. Ancak buna rağmen, sadece 15 yıl içerisinde Moraxella cinsi bakterilerin %90 civarı bu ilaca karşı direnç kazanacak şekilde evrimleşti!
1978-1993 yılları arasında Finlandiya'da penisilin-benzeri antibiyotiklerin kullanımı ile antibiyotik direncinin evrimi arasındaki ilişki. Mavi renkteki çizgi, ilaç kullanımının hacimce artışını gösteriyor. Kırmızı olansa, bu ilaçlara karşı dirençli olan bakterilerin popülasyon içerisinde bulunma sıklığını % olarak gösteriyor. 1985 yılında yeni bir ilacın kullanılmaya başlamasından hemen sonraki yılda ani bir düşüş olduğuna dikkat ediniz. Ancak buna rağmen, sadece 15 yıl içerisinde Moraxella cinsi bakterilerin %90 civarı bu ilaca karşı direnç kazanacak şekilde evrimleşti!
Douglas Futuyma, Evolution

İnsanlarla bakteriler arasındaki bu silahlanma yarışı yıllarca sürdü. Süreç içinde defalarca yeni aşılar, ilaçlar (penisilin, ampisilin, eritromisin, vankomisin, florokuinolon, vb.) üretmemiz gerekti ve hala da gerekiyor. Fakat artık bu yarış o kadar uzun sürdü ki, kimyasal olarak dengeli ilaçlar üretememe noktasına geldik. Çünkü kimyanın da bir sınırı var ve o sınırı kafamıza göre aşamıyoruz.

Evrimin Farmakolojik Kanıtları: Antibiyotik Direnci Kazanan Bakterilere Karşı Yeni İlaçlara İhtiyaç Duyuyoruz!
Evrimin Farmakolojik Kanıtları: Antibiyotik Direnci Kazanan Bakterilere Karşı Yeni İlaçlara İhtiyaç Duyuyoruz!
Evrim Ağacı

Bu durum, evrimsel biyolojyi devreye sokuyor: artık kaba kuvvetle bu mikroplarla yarışamayacağımız bir noktaya doğru ilerliyoruz. Artık daha akılcı stratejiler geliştirmemiz gerekiyor. Mikroplar üzerine rastgele "bombalar" yağdırmak yerine, daha derin bir savaş sürdürmemiz gerekiyor. Yapmamız gereken açık: evrimi çok çok iyi anlamalı ve evrimin bir sonraki adımını öngörecek teknolojileri geliştirmeliyiz.

Çünkü evrimi öğrenmeye karşı ayak diredikçe, sonumuzu kendi ellerimizle hazırlıyoruz. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrime karşı asla kazanamayız.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • İnanılmaz 1
  • Üzücü! 1
  • Korkutucu! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/10/2020 19:52:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2908

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
İspat
Erkek
Endokrin Sistemi Hastalıkları
Çocuk
Stephen Hawking
Hastalık Kataloğu
Hafıza
Balina
Ara Geçiş Türleri
Sürüngen
Evrim Ağacı Duyurusu
Toplumsal Cinsiyet
Safsata
Kuyrukluyıldız
Sinaps
Bebek Doğumu
Samanyolu Galaksisi
Doğum
Kedi
Hamilelik
Hücre
Kanser
Evrim Ağacı
Abd
Evrimsel Psikoloji
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bazı problemler öyle karmaşıktır ki, bilge biri onlar hakkında kararsız kalma hakkını kullanmalıdır.”
Anonim
Geri Bildirim Gönder