Gece Modu

Bu yazı, ScienceAlert isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Televizyona çok yakın oturma, gözlerin bozulur. Düşük ışıkta kitap okuma, gözlerin zorlanır. Fakat bunu kesinlikle yapman gerekiyorsa da, daha fazla havuç yemen sayfaları daha iyi görmene yardımcı olur. Tanıdık geliyor mu? Muhtemelen her birimiz, bu talimatlardan en az birisi ile büyümüşüzdür. Kör olma korkusu, çocuklara söylediklerinizi yaptırmak için epey iyi bir yöntem olsa da, bunların hiçbiri aslında gerçek değil. Bu yüzden ekrana yakın ve iyi bir sandalye çekin ve Mental Floss'un son bölümünde bazı göz efsanelerine son noktayı koyalım.

Gözlerle İlgili Yaygın Mitler

Karanlıkta Okumak Zararlı mı?

İlk olarak, hiç anne babanızın sizi yakalamaması için yorgan altında korku kitapları okumaktan dolayı kendinizi suçlu hissettiyseniz, endişelenmeyin; gözleriniz sinsi çocukluk kandırmacanızın etkilerini çekmeyecek (bu arada anne ve babanız ne yaptığınızın tamamen farkındaydı). Şimdiye dek, karanlıkta okumanın gözleriniz için kötü olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur ve gözlerinizi yorup başınızı ağrıtacak kadar ileri gitmediğiniz müddetçe, göz uzmanları için bunu yapmanızda bir sakınca yoktur.

Bununla beraber, dışarıda oynayan çocukların miyopluk (uzağı görememe durumu) geliştirmesi, zamanlarının çoğunu iç mekanlarda geçirenlere göre daha az muhtemel. Bu yüzden eğer mecbursanız kitaplarınızı karanlıkta okuyun fakat gün boyunca da biraz güneş ışığı almayı ve göz kaslarınızı germeyi unutmayın. 

Ve bu bağlamda, TV'ye gerçekten çok yakın oturmak yüzünden gözlerinizin bozulacağı konusunda da endişelenmeyin; tıpkı karanlıkta okumak gibi, bununla da hiçbir uzun vadeli etki bağdaştırılmadı ve olabilecek en kötü şey, eğer bir mola vermeden bunu çok fazla yaparsanız göz yorgunluğundan başınızın ağrıyacağıdır. Karanlıkta okuma efsanesinden farklı olarak, bu yanlış kanının altında aslında biraz bilim bulunuyor. İlk çıkan televizyonlar gerçekte X ışınları yayıyordu ve izleyiciler ekrana çok yakın oturmuşlarsa tabii ki gözlerine zarar vermiş olabilirlerdi, fakat günümüzdeki televizyonların içinde birçok koruma önlemi bulunuyor ve bunlar böyle bir tehlike taşımıyor.

İyi Gözler İçin Havuç Yemek Gerekir mi?

Eğer kendinize ortalamadan daha iyi bir gece görüşü sağlamak amacıyla havuç alımınızı devam ettiriyorsanız, bu tür etkilerin keyfini çıkarmak yerine kendinizi turuncuya döndürmeniz daha muhtemel. Efsane, havuçların β-Karoten (Beta Karoten) içerdiği gerçeğinden kaynaklanıyor. Bu kırmızı-turuncu pigment, meyvelerde ve sebzelerde bulunuyor. Vücudumuz, görüş için hayati öneme sahip olan A vitaminini üretmek için buna ihtiyaç duyuyor. Fakat sadece küçük bir miktarda A vitaminine ihtiyacınız var ve bunu süt, peynir, kabak ile ıspanak gibi bir sürü besinden alabilirsiniz. 

Gözlükleriniz Gözünüzü Daha da Bozuyor mu?

Gözlüklerinizin gözlerinizi derece derece kötü hale getirdiğinden mi endişeleniyorsunuz? Endişelenmeyin; gerçek bilim, yanlış anlamaları düzeltmek için burada. Eğer lens veya gözlük takıyorsanız, reçetenizdeki numaraların neden devamlı gitgide daha yüksek hale geldiğini merak edebilirsiniz ve görüşünüzün kötü hale gelmesi konusunda düzeltici lenslerinizi suçlayabilirsiniz. Bu doğru değildir, bunun sebebi muhtemelen büyüyor olmanızdır. 

Gözlerinizi Şaşı Yaparsanız Şaşı Kalır mı?

Bir diğer yanlış kanı da, eğer gözlerinizi çok fazla şaşı yaparsanız o şekilde kalacak olmalarıdır. Bu doğru değildir, çünkü ortaya çıktığına göre, gözlerinizi çapraz yapmak için kullandığınız kaslar, gözlerinizi sağdan sola çevirenlerle aynı kaslardır. Bu yüzden gözlerimizin takılı kalmasından endişe edecek olsaydık, herhangi bir yöne bakarken takılı kalmasından da endişe etmemiz gerekirdi. 

Şaşılık Büyüyünce Geçer mi?

Şaşılığın büyüyünce geçebileceği kanısı da yanlıştır. Amerikan Optometri Birliği'ne göre şaşılık, iki gözün aynı anda aynı yere bakmaması durumudur. Bu durum, bir göz içeri, dışarı, aşağı, yukarı döndüğü zaman gerçekleşir ve genelde zayıf göz kası kontrolü veya yüksek miktardaki bir hipermetropluk (yakını görememe durumu) yüzünden meydana gelir. Bir çok ebeveyne, çocuklarının şaşılığının büyüyünce geçeceği söylenir fakat çocukların dört aylıktan sonra tedavi edilmesi gerekir yoksa durum daha kötüye gidebilir. 

Karasu Hastalığı Ameliyatla Tedavi Edilebilir mi?

Bir diğer yanlış kanımız, "Karasu hastalığı ameliyat ile tedavi edilebilir." Karasu hastalığı, zarar görmüş optik bir sinirden kaynaklanır ve ilaç ile ameliyatın da içinde bulunduğu birçok tedavi yöntemi vardır. Bunlar, kişinin hâlâ sahip olduğu görüşü korumasına yardımcı olur fakat ilaçlar veya ameliyat, önceden hasar görmüş optik sinir bölümünü eski haline getirememektedir. 

Lensleriniz Gözünüzün Arkasına Takılabilir mi?

Bu durum, fiziksel olarak imkansızdır. Gözlerinizde, gözünüzün beyazı ile gözkapaklarınız arasındaki astar olan ve konjonktiv olarak bilinen bir şey vardır, yani bu iki şey birbirine bağlıdır ve lensler gözünüzün arkasına sinsice gidemez. Eğer gözünüzün arkasında bir lens varmış gibi hissediyorsanız, muhtemelen göz kapağınıza yapışmıştır veya aklınızı kaybediyorsunuzdur. 

Kataraktlar Lazerle Tedavi Edilebilir mi?

Bu yanlış kanı, bazı insanların kataraktının gözlerinin dışında olduğu ve bu sayede lazerle giderilebileceği yanlış kanısından kaynaklanır. Katarakt aslında göz lensinin içinde kümelenir, bu yüzden kataraktı yumuşatabilen yeni bir lazer teknolojisi vardır fakat bunları gidermek için, lazerli bir araçla göz lensine girilip ameliyat yapılması gereklidir ve ardından yapay bir lens ile eski lens değiştirilir. 

Göz Nakli Mümkün mü?

Bulunduğumuz noktada, sadece kornea nakilleri mümkündür fakat biliminsanları bütün bir göz nakli üzerinde çalışmaktadırlar. Bunun bu kadar zor bir işlem olmasının sebebi, büyük oranda, bunun mümkün olması için sinir üretiminin gerekmesidir. Alandaki uzmanlar bunun üzerinde çalışıyorlar fakat göz nakline yakın bir zamanda girişilmeyecek.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 6
  • 5
  • 3
  • 2
  • 2
  • 1
  • 2
  • 1
  • 1
  • 1
  • 1
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/10/2019 11:20:48 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4664

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen, yeni okyanuslar keşfedemez.”
Andre Gide
Geri Bildirim Gönder