"İlginçtir ki, en basit konuda bile uzmanlık isteyen insanlar dini, tarihi kısaca beşeri/sosyal bilimlerde aynı hassasiyeti göstermezler. Basit bir işlemi çözen bir bilgisayar programı için kursa gidenler, manevi dünyalarıı belirleyen dini metnin bir cümlesini anlamak için gayret sarf etmez; bilenlere sormaz, hatta konuşma hakkını sürekli saklı tutarlar. Benzer biçimde ne lafız ne mefhûm ne de mâ-sadak düzeyinde anladıkları tarihi bir metin üzerinde ahkâm keserler; geçmişi yargılarlar. Hafif bir deyişle dini, tarihi, kısaca sosyal/beşeri bilimler ağzı olan herkesin konuştuğu, kendinde bu hakkı gördüğü bir sahaya dönüşür."