Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Göktaşı Türleri Nelerdir? Göktaşları Nasıl Sınıflandırılır?

Göktaşı Türleri Nelerdir? Göktaşları Nasıl Sınıflandırılır?
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Geology isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Sıradan bir insanın göktaşının neye benzediğini hayal ettiğinde, aklına gelen ilk şeyin bir demir parçası olduğu söylenir. Bunun nedenini anlamak kolaydır.

Demirli göktaşları (İng: "Iron meteorite") yoğun ve oldukça ağırdır. Dünya'nın atmosferinde eriyip giderken sık sık olağandışı, hatta bazen ilgi çekici şekillere dönüşmüştür. Demir, çoğu insanın aklındaki tipik uzay kayası figürü olsa da; üç ana göktaşı türünden sadece biridir ve taşsı göktaşlarıyla (İng: "Stone meteorite"), özellikle de en sık görülen taşsı göktaşı grubu olan "kondrit"le karşılaştırıldığında oldukça nadirdir.

Asteroid, meteoroid, meteor, meteorit ve kuyruklu yıldız arasındaki farkları öğrenmek isterseniz bu yazımızı okuyabilirsiniz.

Üç Ana Göktaşı Türü

Çok sayıda alt sınıf bulunmasına rağmen, göktaşları üç ana gruba ayrılır: demirliler, taşsılar ve taşsı-demirliler.

Hemen hemen tüm göktaşları dünya dışı nikel ve demir içerir. Hiç demir içermeyenler o kadar nadirdir ki, olası uzay taşlarını belirleme söz konusu olunca önemli ölçüde metal içermeyen hiçbir yapı hesaba katılmaz. Göktaşı sınıflandırmalarının çoğu, bir numunenin ne kadar demir içerdiğine dayanır.

Demirli Göktaşları

Demirli Göktaşı
Demirli Göktaşı

Kaya ve mineral müzelerinde, okullarda, ilgili topluluklara ders anlatıp ve slayt gösterileri açtığımda, sunuma her zaman softbol (Ç.N: beyzbol benzeri bir top oyununda kullanılan, yaklaşık 30 santimetre çapa sahip bir top) büyüklüğünde bir demirli göktaşı göstererek başlarım. Çoğu hayatlarında hiç uzay kayası tutmamıştır. İçlerinden biri gelip de göktaşını eline aldığında direkt yüzü aydınlanır ve istisnasız hepsi aynı tepkiyi verir: "Vay canına! Ne kadar ağır!"

Demirli göktaşları bir zamanlar uzun süre önce yok olan bir gezegen veya büyük bir asteroid çekirdeğinin bir parçasıydı. Mars ve Jüpiter arasındaki Asteroid Kuşağı (İng: "Asteroid Belt")'nda ortaya çıktıklarına inanılır. Dünyanın en yoğun materyalleri arasındadır ve güçlü bir mıknatısa çok kuvvetli bir şekilde yapışır. Çoğu toprak kayalarından çok daha ağırdır. Eğer bir gülleyi, demir ya da çelik bir levhayı kaldırdıysanız, demek istenileni anlayacaksınız.

Bu grubun çoğu örneğinde, demir içeriği %90 ila %95 arasındadır. Kalan kısmı ise nikel ve diğer eser elementler oluşturur. Demirli göktaşları hem kimyasal bileşim hem de yapı itibarıyla çeşitli sınıflara ayrılır. Yapısal sınıflar, iki bileşenli demir-nikel alaşımları incelenerek belirlenir: kamasit ve taenit.

Bu alaşımlar, 19. yüzyılda bu fenomeni tanımlayan Kont Alois von Beckh Widmanstätten'in adını alan ve Widmanstätten Deseni (İng: "Widmanstätten Pattern") olarak bilinen karmaşık, birbirine kenetlenmiş kristal desenlere dönüşür. Bu kafes benzeri düzenek sahiden güzel bir görüntüye sahip olabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Normal şartlarda demirli göktaşları levhalar halinde kesildiğinde, cilalandığında ve ardından hafif nitrik asit çözeltisiyle kazındığında görülebilir. Bu işlem sonrası ortaya çıkan kamasit kristalleri ölçülür ve ortalama bant genişliği, demirli göktaşlarını bir dizi yapısal sınıfa ayırmak için kullanılır. 1 mm'den daha az bir oran gibi çok dar bantları olan demir, bir "ince oktahedrit" (İng: "fine octahedrite") olacaktır. Geniş bantları olan demir ise "kalın oktahedrit" (İng: "coarse octahedrite") olarak adlandırılır.

Widmanstätten Deseni
Widmanstätten Deseni

Taşsı Göktaşları

En büyük göktaşı grubu taşsılardır. Bir zamanlar bir gezegenin veya asteroidin dış kabuğunun bir parçasını oluşturmuşlardır. Birçok taşsı göktaşları - özellikle uzun süredir Dünya'nın yüzeyinde bulunanlar - sık sık karasal kayalarla karıştırılır. Taşsı göktaşını karasal kayadan ayırt etmek için alanında uzman bir kişi gerekir.

Yeni düşmüş taşsılar, siyah bir füzyon kabuğu sergiler. Bu kabuk, düşüş sırasında tam anlamıyla yanan yüzey sonucu oluşur. Bu taşsıların büyük çoğunluğu, güçlü bir mıknatısa kolayca yapışmalarını sağlayacak kadar yeterli demir içerir.

Bazı taşsı göktaşları, "kondrül" olarak bilinen küçük, renkli, tanecik benzeri oluşumlar içerir. Bu küçük tanecikler güneş bulutsusu (ING: solar nebula)'ndan meydana gelir, yani Dünya'dan ve güneş sisteminin geri kalanından önce oluşmuştur. Bu durum, onları mevcut bilinen en eski madde yapar. Bu kondrülleri içeren taşsı göktaşları "kondrit" olarak bilinir.

Kondrül
Kondrül

Kondritsiz uzay kayalarına ise "akondrit" denir. Akondritler, ana bedenler içindeki magmatik aktivite sonucu oluşan volkanik kayalardır. Bu ana bedenler içinde gerçekleşen erime ve yeniden kristalleşme kondrüllerden kalan tüm izleri silmiştir.

Akondritler çok az dünya dışı demir içerir, bazıları hiç içermez. Örnekler parlak bir füzyon kabuğuyla kaplı olsalar dahi bu, onları diğer göktaşlarından ayırt etmeyi zorlaştırır.

Ay ve Mars'tan Taşsı Göktaşları

Gezegenimizin yüzeyinde gerçekten Ay ve Mars kayaları var mı?

Sorunun cevabı evet, ancak bu kayalar son derece nadir bulunur.

Dünya üzerinde, hepsi akondrit grubuna dahil olmak üzere yaklaşık yüz farklı Ay göktaşı (ING: lunar meteorites ya da lunaites) ve yaklaşık otuz Mars göktaşı (ING: SNC) keşfedildi. Diğer göktaşlarının Ay ve Mars yüzeyleri üzerindeki hareketleri, parçaları uzaya ateşledi ve bu parçaların bir kısmı Dünya'ya düştü.

Mali açıdan Ay ve Mars örnekleri en değerli göktaşları arasındadır, koleksiyoncular camiasında genellikle gram başına bin dolara kadar satar. Bu fiyata birçok kez altın satın almak mümkündür.

Mars Göktaşı örneği
Mars Göktaşı örneği
Ay Göktaşı örneği
Ay Göktaşı örneği

Taşsı-Demirli Göktaşları

Üç ana türün en nadirleri olan taşsı demirliler, bilinen tüm göktaşlarının %2'sinden daha azını oluşturur. Hemen hemen eşit miktarda nikel-demir ve taştan oluşur. İki ayrı gruba ayrılır: pallasitler ve mesosideritler. Taşsı-demirlilerin, ana bedenlerinin (ING: parent body) çekirdek/manto sınırında oluştuğu düşünülmektedir.

Pallasitler tüm göktaşları içinde belki de en dikkat çekici olanı, aynı zamanda özel koleksiyoncular için büyük ilgi kaynağıdır. Pallasitler, olivin kristalleri ile dolu bir nikel-demir matrisinden oluşur. Olivin kristalleri yeterli saflıkta olduğunda ve zümrüt yeşili bir renge büründüğünde, "değerli taş peridot" olarak adlandırılır. Pallasitler, adını 18. yüzyılda aynı adı taşıyan Sibirya başkentinin yakınında bulunan Rus göktaşı Krasnojarsk'ı tanımlayan bir Alman zoolog ve kaşif Peter Pallas'tan alır. İnce levhalar halinde kesilip parlatıldığında, pallasitlerdeki kristaller yarı saydam hale gelir ve onlara olağanüstü bir güzellik verir.

Pallasit örneği
Pallasit örneği

Mesosideritler ise taşsı-demirli grubunun küçük üyesidir. Hem nikel-demir hem de silikat içerir. Kesilip parlatıldığında güzel, yüksek kontrastlı gümüş ve siyah bir matris gösterir. "Mesosiderit" kelimesi Yunanca "yarım" ve "demir"den gelir. Oldukça nadirdir. Resmi olarak kataloglanmış binlerce göktaşı arasında, yüzden azı mesosideritlerdir.

Göktaşlarının sınıflandırılması karmaşık ve oldukça teknik bir konudur. Sınıflandırma metodolojisi yıllar içinde birkaç kez değişti; yeni metodolojiye göre bilinen göktaşları bazen yeniden sınıflandırılır, bazen tamamen yeni alt sınıflar eklenir.

Yukarıdaki bilgiler ise konuya kısa bir genel bakış olarak hazırlanmıştır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • İnanılmaz 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Geology | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/08/2020 10:30:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8399

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Agora
Molekül
Evren
Kan Hastalıkları
Kalıtım
Nasa
Kitap
Lhc (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı)
Ahlak
Su
Canlılık
Çağ
Kimyasal Evrim
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Mikrop
Kimya
Yapay Zeka
Biyolojik Antropoloji
Bakteri
Fizik
Sinirbilim
Sinir
Nükleotit
Hastalık
İspat
Enzim
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Az önce çözdüğünüz sorundan hemen sonra bir yenisi gelecek. Bu, sorunları çözmeyi bırakmanız gerektiğini mi gösterir?”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder