Epipaleolitik Dönem

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Epipaleolitik, bir dönemdir. Çünkü Paleolitik Çağ'a göre teknolojide, yaşam biçimlerinde, ekonomide, ekolojide (kimi bölgelerde), kültürel yapılanmalarda büyük ve köklü değişimler aniden gerçekleşmiştir.

Kimi arkeologların Epipaleolitik'e, çağ dediklerini duyarsınız. Argümanları ise, Geç Epipaleolitik'te meydana gelen iklimsel değişimlerdir. Bu güçlü bir argüman değildir; çünkü, Paleolitik Çağ içinde de çok güçlü iklimsel değişimler meydana gelmiştir. Yontmataş teknolojisindeki değişiklikler argümanı da, benzer nedenlerden dolayı itirazlara açıktır.

Yeni olan mikrolitli endüstrilere daha az değişikliklerle geçilmiştir. Yani Epipaleolitik Dönem, Paleolitik Çağ'ın bitimidir.

14 bin yıl önce Üst Paleolitik Dönem'in iklim kuşakları, dünyanın heryerinde, yer değiştirmeye başlamıştır. Bu durum ise, doğal çevrenin tekrar şekillenmesine yol açmıştır. Kuzey enlemlerinde yer alan buzullar erimeye başlar ve böylece deniz seviyelerinde artış gözlenir. Yine bu duruma paralel olarak, hakim rüzgarların yönünü belirleyen alçak ve yüksek basınç merkezleri de yer değiştirir. Yağış getiren rüzgarların yönü değişir ve sıcak ile soğuk su akıntılarının da rotasında farklılıklar gözlenir. Şimdi, bitki ve diğer hayvan toplulukları (hayvanlardan bahsederken diğer demeyi öneriyorum; çünkü H. sapiens şüphesiz bir hayvan türüdür) bu koşullara ayak uydurmak zorundadır. Önceki dönemlerde olumlu olan çevreler, olumsuz ya da tam tersi olmuştur.

Önceki dönemlerden gelen kültür ve teknoloji ile, bir başka bağlamda yapılanma oluşur.

Geleneksel olan teknoloji, halen, çakmaktaşının yongalanmasıyla oluşturulur. Çakmaktaşı yongalamada iyice uzmanlaşanlar, bu şekilde yeni ihtiyaçlara cevap veremediklerinin farkına varırlar. Çözüm, mikrolit aletleri yapmak olmuştur. Bunlar tahta, kemik ya da boynuz sapların üzerine yerleştirilirler. Yüzbinlerce yıl sadece taş ve ahşap (ahşap çürür, araştırmalarda çok sık ele geçmez; ama yoğun kullandıklarını düşünüyoruz) malzemeden faydalanan Homo cinsi üyeleri, Üst Paleolitik Dönem ile birlikte diğer malzemeleri de kullanmaya başlamıştır. Mikrolitler yeni bir tür yontmataş aletler grubunu oluşturur. Genellikle boyları 5 santimetreden uzun olmayan, çok küçük ama çok etkin aletlerdir. Ya tekil kullanılmışlardır ya da kompozit. Yine, Mezolitik mi yoksa Epipaleolitik mi sorularının da baş aktörü mikrolitlerdir. Genellikle dilgilerden ya da dilgiciklerden elde edilen mikrolitler, makrolit alet üretim aşamaları içinde ortaya çıkmıştır.

Mikrolitlerin teknolojileri ve tipolojileri, zamansal süreçte çeşitli değişimlere uğramıştır. Bu durum, aynı zamanın benzer ve farklı kültürleri ile daha iyi gözlenir.

Anadolu ve Yakındoğu'da yoğun mikrolit endüstrileri vardır. Bunlar tipolojik açıdan birçok çeşitliliğe sahiptirler. Genellikle baskılama tekniğinde, prizmatik biçimli dilgi ya da dilgicik çekirdeklerinden elde edilen taşımalıklar üzerine, sırtlı düzelti tekniği ya da mikroburin tekniği ile üretilmişlerdir. Yine bunlar, geometrik olan ya da olmayan tipolojiler gösterirler.

Dikdörtgen, trapez, yarımay biçimliler (az da olsa eşkenar dörgen olanlar da vardır) geometrik biçimli mikrolitlerdir. Belli bir geometrik forma dahil olmayanlar ise, geometrik olmayan mikrolitlerdir.

Epipaleolitik Dönem başlarında, geometrik olmayan mikrolitler daha baskındır. Dönem ilerledikçe mikroburin tekniği ile üretilmiş olan geometrik mikrolitler artar. Her iki tipolojiyi eş zamanlı görmeniz de mümkündür.

Paleolitik Çağ, dünya üzerinde doğaya karşı verdiğimiz çok ciddi bir var olma mücadelesini yansıtır. Saldırgan diğer hayvan grupları, kuzey yarımküredeki buzullar ve güney yarım küredeki kuraklık! Tüm bu olumsuzluklar düşünüldüğünde, ne kadar başarılı olduklarını daha iyi anlayabiliriz. Gidip ihtiyaçlarını giderebilecekleri bir market ya da bakkal henüz yok (ne hoş, sömürülecekleri AVM'ler de henüz yok).

Uzman avcılık Orta Paleolitik Dönem içinde gerçekleşmiştir ve Üst Paleolitik ile çok başarılı uygulamalar oluşturulmuştur. Yeterli düzeye ulaştırılan teknoloji, işlenebilir hammaddelerin keşfedilmesi, farklı türde diğer av hayvanlarına yönelen farklı av stratejilerini ortaya çıkartmıştır. Burada değinilmesi gereken diğer bir konu da, toplu halde yapılan her avcılığın uzman avcılığı karşılamayacak olmasıdır. Bu olsa olsa organize avcılık ile tanımlanabilir.

Diğer bir yenilik ise, beslenmede göze çarpar. Avcılık ve toplayıcılık 2 milyon yıldan daha fazla sürerek, Homo cinslerinin yaşadığı en uzun temel ekonomi modelini oluşturur. Yakındoğu'da iklim çok ileride yer alan kuzey bölgelere göre daha ılımandır (kuraklık riski olmasına rağmen). Ilımanlık ise daha fazla bitki türünü ortaya çıkartır; yani avcılık yanında toplayıcılığın da yoğun olması iklimle paraleldir ve beklendiktir. Aynı dönemde Kuzey Avrupa ise, buzulların baskısında toplayıcılıktan çok, avcılığa yönelmiştir. Daha önce protein ağırlıklı beslenenler bitki, yemiş ve kökleri de menülerine katmıştır. Beslenmedeki bu değişiklik önemlidir; çünkü Neolitik'i hazırlayan önemli bir çeşitlenmedir. Su kaynakları balıkçılığı teşvik etmiştir. Diğer hayvan türlerinin bolluğu ise, su kaynakları ile birlikte, bazı coğrafyalarda sabit yerleşimlerin kurulmasına yol açmıştır.

Epipaleolitik kültür alanlarında ele geçen öğütme taşları, bitkisel beslenmeye işaret eder (veganlar dikkat, kök salmaya başladığınız dönem bu dönemdir). Bitkilerin kültüre alınması ise, bu tür tanışmalar sonucunda ortaya çıkmış olabilir.

Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz kıyılarında, farklı bir gelişme izlenir. Bölgede belirgin ve hızlı bir nüfus artışı vardır. Bölgede varlık çeşitliliğinin bol olması (dolayısıyla iklimin elverişli olması) hafif çukur tabanlı yuvarlak kulübeler yapan, yapay seçilimle değiştirilmemiş bitkileri ve kökleri toplayan, avcılık yapan toplulukları ortaya çıkartmıştır. Anadolu'daki bu süreç döneme Mezolitik değil de, Epipaleolitik dememize yol açan bir süreci tanımlar.

Şanlıurfa ili Bozova ilçesindeki Söğüt Tarlası ve Biris Mezarlığı, Güneydoğu Anadolu'daki Epipaleolitik Dönem kültür alanlarıdır. Her iki kültür alanında da, çakmaktaşından minik dilgiler ve geometrik biçimli aletler vardır. Az sayıdaki obsidiyen önemlidir; çünkü her iki yerleşmeye en yakın obsidiyen kaynağı 250 kilometre uzaklıktaki Kuzey Toroslar'dır, bu ticareti gösterir.

Elverişli olan doğal mağaralardan yoğun olarak yararlanılmıştır. Antalya yakınlarındaki Öküzini ve Belbaşı Mağaralar'ı çok önemlidir. Özellikle Öküzini 16 bin-9 bin yılına kadar ki süreci tüm ayrıntılarıyla verir. Buluntu toplulukları Orta Akdeniz, Güney Yunanistan, Adriyatik kültürleri ile olan ilişkileri yansıtır (en azından işaret eder). Öküzini'nde koyun ve keçinin baskın av türü olması bir diğer ilgi çekici özelliği yansıtır; belli bir diğer hayvan türünde uzmanlaşma ve bu türlerin coğrafyadaki yoğunluğu.

Dönem için tek bir yerleşim modeli çizmek yanlış olacaktır. Kaya altı sığınakları, çadırlar, uygun iklim coğrafyasındaki açık araziler, basit ahşap kulübeler sayılabilir. Dolayısıyla mağara adamları tanımı, akıl dışı olmanın yanında bilgizilik kaynaklı safsatadır. Onlara ilkel ya da kaba demek yine geri görüş kibrinin eseridir.

Marmara Bölgesi de önemlidir. Karadeniz kıyı kumulları üzerinde Gümüşdere, Ağaçlı, Şile, Ağva gibi yerlerde buluntular saptanmıştır.

Burdur - Baradız, Konya - Pınarbaşı, Samsun - Tekeköy'de yine bu döneme ait kültür buluntuları ile dikkat çeker.

Konar göçer ağırlıklı yaşayan bu insanların bir lideri ya da liderleri var mıydı? Ben var olduğu kanısındayım. 25 - 30 kişilik gruplar halinde yaşamış olabilecekleri, ağırlık kazanmış bir görüştür. Böylece kolay hareket edecekler, besin dağılımı eşitlikçi olacaktır (çok ve niteliksiz üremenin zararları bu bağlamda iyi düşünülmedir). Tüm bunlar düşünüldüğünde grupları ayakta tutmak ve yön tayin etmek için lider ya da liderlere ihtiyaç duymak gerekir (her zaman değil; ama çoğu zaman).

Anadolu'da Epipaleolitik Dönem için oluşturulmuş bir kültürel stratigrafi henüz yoktur. Bu dönem için Levant'da Kebaran, Geometrik Kebaran, Natufian; Zagroslar'da Zawi Chemi Shanidar / Karim Shair; Arap Çölüne doğru Mushabian kültür kompleksileri tanımlanmıştır. Anadolu Epipaleolitik'i dememizin bir diğer nedeni yine bu tanımlı kültürler ile Anadolu'daki tanımsızlıktır (diğer kültürlere oranla).

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. M. Kartal., 2009; Türkiye'de Son Avcı - Toplayıcılar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul.
  2. Arkeo Atlas, Sayı : 1, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş., İstanbul.

Türler Arası Genom Benzerliği: Genomlar, Eksonlar ve İntronlar

İnsan Besin Zincirinde Domuzlar İle Aynı Seviyede!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim