Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Enflasyon Nedir? Ekonomik Enflasyonun Nedenleri Nelerdir?

Enflasyonu Kontrol Altında Tutmak Neden Önemlidir?

Enflasyon Nedir? Ekonomik Enflasyonun Nedenleri Nelerdir?
23 dakika
1,152
  • Makroekonomi

Enflasyon, ekonomi genelindeki fiyatların genel ve devam eden artışıdır.[1] Bu bakımdan enflasyon, genellikle 1 yıllık bir periyot içinde (ama çoğu durumda 1 yıldan çok daha uzun süreler boyunca) belli bir ürün veya hizmet grubunun ne kadar pahalılaştığını gösteren bir ölçüttür.[2] Dolayısıyla enflasyon, aynı zamanda belli bir zaman dilimi içinde belli bir para biriminin alım gücünde yaşanan düşüşe de karşılık gelir.[3] Enflasyonun borç verenler, borç alanlar, maaş alanlar, vergi mükellefleri ve tüketiciler olarak hem insanlar hem de firmalar üzerinde etkileri vardır.

Enflasyonun ne olduğunu anlamak için, ne olmadığını anlamak da önemlidir: Enflasyon, ürünlerin birbirine göre olan (göreli) fiyatlarındaki değişikliği ifade etmez. Göreli bir fiyat artışı, okul harçlarının arttığı ancak dizüstü bilgisayarların fiyatının düştüğü bir durumda meydana gelir. Enflasyon ise, ekonomiyi oluşturan sektörlerin çoğundaki ürün ve hizmetlerin fiyatlarının yükselmesi yönündeki baskıdır. Ayrıca yaygın olarak başvurulan arz-talep modelindeki fiyat artışları, bir ürün için fiyatların bir önceki denge noktasından yeni bir denge noktasına geçişi temsil eden tek seferlik olaylardır (örneğin herhangi bir sebeple herhangi bir ürünün arzı azalır veya o ürüne olan talep artarsa, o ürünün fiyatları da artacaktır). Enflasyon ise, fiyatlarda devam eden, sürekli artış anlamına gelmektedir. Örneğin enflasyon 1 yıl boyunca yaşanabilir, fiyatlar o yıl boyunca artabilir, ancak sonrasında bu artış durabilir. Bu durumda enflasyonun da durduğunu söyleriz (kimi durumda tekil ürünlerin fiyatları normal ekonomik niteliklerine bağlı olarak artıp azalmaya devam etse de).

Bu Reklamı Kapat

Enflasyon, genellikle ekonomi genelinde yapılan bir ölçümdür ve bu bakımdan bir ülkede yaşamanın maliyetinin zaman içindeki değişimini ölçer. Ancak enflasyon, yiyecek içecek fiyatları veya saç kesimi maliyetleri gibi daha dar ölçekte de ölçülebilir; çünkü vatandaşlar çoğunlukla enflasyonun etkilerini bu şekilde yerel ölçekte hissederler. Buna bağlı olarak ortalama enflasyon ile spesifik ürün ve hizmetlerde deneyimlenen enflasyon arasında farklar olabilir ve bu durum, halkın resmi enflasyon ölçümlerine yönelik güvenini sarsabilir.

Benzer şekilde, ölçüm sırasında yapılan keyfi tercihler (örneğin spesifik olarak hangi mal ve hizmetlerin enflasyon hesaplamasına dahil edileceği) ve kasten veya istemeden yapılan veri hataları gibi değişkenler de enflasyon ölçümlerinin isabetliliğini etkileyebilir. Ayrıca tüketicilerin yaşadıkları şehirler arasındaki fiyat farkları (örneğin İstanbul ile Kars arasındaki hayat pahalılığı) da vatandaşların enflasyon algısını etkileyebilir. Ancak hangi ölçekte olursa olsun ve ne kadar isabetsiz ölçülürse ölçülsün enflasyon, o mal veya hizmetin zaman içinde ne kadar pahalılaştığının bir ölçütüdür.

Bu Reklamı Kapat

Financial Times

Enflasyon Nasıl Hesaplanır?

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Enflasyon ölçümleri için yapılması gereken ilk şey, bir ülkede yaşayan insanların yaygın ve düzenli olarak satın aldıkları veya ücret ödedikleri mal ve hizmetlerden oluşan bir sepet oluşturmaktır. Bu sepetin, referans alınan başlangıç yılına göre herhangi bir yıldaki toplam maliyetine Tüketici Fiyat Endeksi (İng: "Consumer Price Index" veya kısaca "CPI" veya "TÜFE") adı verilir.

Tüketici Fiyat Endeksi'nde belli bir zaman periyodunda (genellikle 1 yılda) meydana gelen değişime Tüketici Fiyat Enflasyonu (İng: "Consumer Price Inflation") denir. Bu, en yaygın olarak ölçülen enflasyon değeridir. Örneğin TÜFE'nin referans alınan yıldaki değeri 100 ise ve şimdi 110'a çıktıysa, bu zaman diliminde enflasyon %10 demektir. Bir diğer örnek olarak, Haziran 2020-Haziran 2022 arasında Türkiye'ki resmi enflasyon oranları şu şekilde değişmiştir:

TÜİK

Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu, 2022 yılındaki TÜFE hesaplamasına 409 farklı ürünü dahil etmiştir (bu ürünlerin tam listesine ve fiyatlara buradaki Excel tablosundan ulaşılabilir). Bu ürünlerin bazal değeri için referans alınan yıl 2003'tür. Dolayısıyla o tabloda, 2003 yılından Nisan 2022'ye kadar aynı malın veya hizmetin maliyetinin aydan aya değişimi görülebilir. TÜFE'ye dahil edilen ürünlerin listesinin tamamına burada yer vererek zaman kaybetmek istemeyiz; ancak listede pirinçten gofrete, kividen portakala, ütüden suya, etekten bebek iç çamaşırına, kömürden ilaca, gündelikçi ücretinden sezaryenle doğum ücretine, dizel otomobilden tiyatroya, gazeteden okul çantasına, kreşten deodoranta, pizzadan tablet bilgisayara kadar geniş bir ürün çeşitliliği görmek mümkündür. Bu ürünler, kategorilerine göre gruplandırılır ve bunların endekse ne kadar etki edeceği (bir "ağırlık") belirlenir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Enflasyon Ölçümlerine Yönelik Güvensizliğin Kaynakları

İşte bu sepetin oluşturulmasında ve değerlendirilmesinde meydana gelebilecek keyfilikler, tüketicilerin kendilerince değer verdikleri mal ve hizmetlerdeki fiyat artışını resmi sayılarda görmesine engel olabilir. Örneğin 2022 yılı TÜFE hesaplamasında "oyun konsolu" ürünü kaldırılıp yerine "scooter" getirilmiştir.[4] Eğer aynı yıl içinde oyun konsolları çok pahalanıp scooter fiyatları daha az değiştiyse ve siz de scooterdan ziyade oyun konsolu fiyatlarıyla ilgileniyorsanız, resmi enflasyon rakamları sizin deneyimlediğinizi yansıtmayabilir (elbette, tek bir ürünün yer değiştirmesi yüzlerce ürün ve onun 2.5 misli çeşit üzerinden hesaplanan bir sayıyı epey az etkileyecektir; fakat bu tür keyfi tercihler birikerek vatandaşın deneyimlediği ile resmi açıklamanın örtüşme miktarını azaltabilir veya artırabilir). Ayrıca TÜFE hesabına "oyun konsolu"nun katılmayıp "scooter" katılmasının evrensel bir kuralı da olmadığı için, bu ürün seçimleri potansiyel önyargılara açıktır.

Bu ürünleri, kategorileri ve kategori ağırlıklarını belirlemek için, çok sayıda haneden toplanan verilere bakılıp, ortalama bir ailenin harcama eğilimleri kestirilmeye çalışılır. Ancak bu veri toplamada meydana gelen hatalar ve önyargılar, araştırma sonucunda elde edilen ağırlıkların tipik bir ailenin (veya spesifik bir tüketicinin) harcama davranışlarını yansıtmayabilir. Buna bağlı olarak, açıklanan enflasyon oranları hissedilenin çok altında (veya nadiren de olsa üstünde) kalabilir.

Yukarıdaki %78.62 oranındaki enflasyonun, TÜFE hesabına dahil edilen ürünlere göre dağılımı aşağıdaki gibidir:

TÜİK

Görülebileceği gibi TÜFE %78.62 artarken, bu sayının hesaplamasına katılan ulaştırma gibi bazı kategoriler %123 fiyat artışı görmüştür, haberleşme gibi bazı diğer kategorilerse %24 fiyat artışı görmüştü. Bu nedenle ortalama enflasyon ile spesifik ürün ve hizmetlerdeki enflasyon hissi birbiriyle örtüşmeyebilir.

Tüketici davranışlarında meydana gelen ani değişimler de resmi oranlar ile hissedilenin örtüşme miktarını azaltabilir: Örneğin COVID-19 salgınına bağlı olarak dünya genelinde meydana gelen lojistik krizi ve tüketicilerin panik satınalım davranışları, enflasyon hesaplarıyla gerçekte olan arasındaki uçurumun hızlı bir şekilde açılmasına neden olabilir.[5]

Bu Reklamı Kapat

Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE)

Toptan Eşya Fiyat Endeski (TEFE), perakende seviyesinden önceki aşamalarda mâl fiyatlarındaki değişiklikleri ölçen ve izleyen, bir diğer popüler enflasyon ölçüsüdür. TEFE kalemleri, ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte, çoğunlukla üretici veya toptancılar tarafından satın alınan ürünleri içermektedir. Örneğin ham pamuk, pamuk ipliği, pamuklu gri ürünler ve pamuklu giysiler için pamuk fiyatları, TEFE'ye dahil edilen yaygın ürün fiyatlarıdır.

Birçok ülke ve kuruluş TEFE kullanmasına rağmen, ABD dahil diğer birçok ülke üretici fiyat endeksi (ÜFE) adı verilen benzer bir endeks kullanmaktadır.[6]

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)

Üretici fiyat endeksi (ÜFE), yerli ara mal ve hizmet üreticilerinin zaman içinde maruz kaldığı satış fiyatlarındaki ortalama değişimi ölçen bir endeks grubudur. ÜFE, fiyat değişikliklerini satıcı açısından ölçer ve dolayısıyla fiyat değişikliklerini alıcı açısından ölçen TÜFE'den farklıdır.

Bu tür varyantların tümünde, bir bileşenin (örneğin petrol) fiyatındaki artışın, bir diğer bileşenin (örneğin buğday) fiyat düşüşünü belirli bir ölçüde ortadan kaldırması mümkündür. Genel olarak, her bir endeks, genel ekonomi, sektör veya emtia düzeyinde geçerli olabilecek belirli bileşenler için ortalama ağırlıklı fiyat değişimini temsil eder.

Bu Reklamı Kapat

Enflasyonun Nedeni Nedir?

Bugüne kadar enflasyonun nedenleriyle ilgili çok fazla sayıda araştırma yapılmış ve farklı teoriler geliştirilmiştir. Bunların hepsine burada girmemiz imkânsız olsa da genel düşünce akımlarını üç kategoride toplamak mümkündür.

Parasalcı (Monetarist) Görüş

Milton Friedman tarafından kurulan parasalcı görüşe göre enflasyonun (veya tersi olan deflasyonun) ana nedeni, para arzında meydana gelen artış ve azalmalardır. Friedman, enflasyonla ilgili şunu söylemiştir:[7]

Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir fenomendir.

Buna bağlı olarak moneratistler, bir ülkenin para yönetiminin, yani hükümetin harcamaları ve vergilendirme pratiklerinin enflasyonu kontrol etmede etkisiz bir yol olduğunu savunurlar.[8]

Bu fikre bağlı olarak geliştirilen Miktar Teorisi'ne (İng: "Quantity Theory of Money") göre, bir sistemdeki para miktarında meydana gelen her türlü değişim, piyasadaki fiyatları değiştirecektir. Bu teorinin temelinde yer alan denklem şudur:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Mühendislik Elektromanyetiğinin Temelleri
  • Boyut: 16 x 24
  • Sayfa Sayısı: 493
  • ISBN No: 9789758982998
Devamını Göster
₺188.00
Mühendislik Elektromanyetiğinin Temelleri

MV=PQMV=PQ

Bu formülde MM paranın nominal miktarı, VV nihai harcamalardaki paranın dolaşım hızı (İng: "velocity of money"), PP genel fiyat seviyesi, QQ ise nihai harcamaların reel değerine yönelik bir endekstir.

Monetaristler, paranın dolaşım hızının para politikasından en azından uzun vadede etkilenmediğini ve çıktının reel değerinin uzun vadede ekonominin üretim kapasitesi tarafından belirlendiğini varsayar. Bu varsayımlar altında, fiyatların genel seviyesindeki değişimin birincil itici gücü, para miktarındaki değişimlerdir. Buna bağlı olarak para arzı, "dışsal hız" (yani dolaşım hızının dışarıdan belirlendiği ve para politikasından etkilenmediği varsayımı altındaki dolaşım hızı) ile birlikte, kısa vadede nihai harcamaya eşit olan nominal çıktının değerini belirler.

Pratikteyse, (kısa vadede) hız, dışsal değildir ve bu nedenle formül, para arzı ile nominal çıktı arasında mutlaka istikrarlı bir kısa vadeli ilişki anlamına gelmez. Bununla birlikte, uzun vadede, hızdaki değişikliklerin ödeme mekanizmasının evrimi tarafından belirlendiği varsayılmaktadır. Dolaşım hızı, para politikasından nispeten etkilenmiyorsa, fiyatlardaki uzun vadeli artış oranı (yani enflasyon oranı), para arzının uzun vadeli büyüme oranı artı dışsal uzun vadeli hız büyüme oranı eksi uzun vadede reel çıktının büyüme oranına eşittir.

The Economic Times

Keynesçi Görüş

İngiliz ekonomist John Maynard Keynes tarafından geliştirilen Keynesçi ekonomiye göre kısa vadede mal ve hizmet fiyatlarını etkileyen şey para arzı değildir; hissedilen enflasyona etki eden ana faktör, ekonomideki talep baskılarının fiyatlara yansımasıdır. Bu görüşe göre enflasyonun 3 ana nedeni vardır.[9]

Talep Artışı Enflasyonu

Özel sektör ve devletin harcamalarının artmasına bağlı olarak artan talepten kaynaklı enflasyondur (kimi zaman "talep çekme teorisi", yani "demand-pull theory" olarak da bilinir). Bu tür enflasyon, fazladan talep ve uygun piyasa koşulları yaratacağı için yatırımı ve genişlemeyi tetikleyerek ekonomik büyümeyi pekiştirir.

Talep çekme teorisine göre toplam talep, ekonominin üretme kabiliyetini (potansiyel çıktısını) aştığında, enflasyon hızlanır. Dolayısıyla toplam talebi artıran herhangi bir faktör enflasyona neden olabilir.[10] Bununla birlikte, uzun vadede toplam talep, ancak dolaşımdaki para miktarını ekonominin reel büyüme oranından daha hızlı bir şekilde artırarak üretim kapasitesinin üzerinde tutulabilir. Çok daha az yaygın olsa da talep artışı enflasyonunun bir başka nedeni, tıpkı Kara Ölüm sırasında Avrupa'da yaşandığı veya 1945'te Japonya'nın yenilgisinden hemen önce Japon işgali altındaki bölgelerde olduğu gibi, paraya olan talepteki hızlı bir düşüş olabilir.

Maliyet Enflasyonu

Kimi zaman "maliyet itişli enflasyon" veya "arz şoku enflasyonu" olarak da bilinen bu enflasyon, potansiyel çıktının azalması ve dolayısıyla arzın düşmesiyle gelen enflasyondur. Bu tür bir düşüş, doğal felaketlere veya ekonomik girdinin parçası olan fiyatların artışına bağlı olarak gelişebilir. Birkaç yaygın örnek vermek gerekirse:

  • Petrol üretimindeki veya tedarikindeki ani bir düşüş, petrol fiyatlarını hızla yükseltebilir ve bu da maliyet enflasyonunu tetikler. Petrole muhtaç üreticiler, artan maliyetlerinin bir kısmını tüketiciye yansıtacağı için, fiyatlar artar ve dolayısıyla da enflasyon oranları yükselir.
  • Doğal afet (örneğin deprem veya pandemi) gibi yıkıcı olaylar dolayısıyla artan kayıpları kapatmak isteyen üreticiler, fiyatlarını artırarak enflasyon artışını tetikleyebilirler.
  • Enflasyonun artmasıyla kendini gösteren fiyat artışları, maaşlı çalışanların da ödeme artışı talep etmesine neden olabilir. Maliyet Enflasyonu Teorisi kapsamında bu maaş artışları, üreticilerin artan çalışan maliyetlerini ürün fiyatlarına yansıtması dolayısıyla daha da fazla enflasyonu tetikleyebilir. Hele ki sendikalaşmış işgücünün yüksek olduğu yerlerde maaş pazarlıkları daha yoğun (ve genelde daha başarılı) geçeceği için, para politikası düzgün yönetilmeyen ülkelerde ücret-fiyat sarmalı (İng: "wage-price spiral") denen pozitif bir geribesleme döngüsü oluşabilir. Bu durumda enflasyon maaş artışlarını, maaş artışları da enflasyonu tetikler ve kontrolsüz bir enflasyon artışı yaşanabilir.

Yapısal Enflasyon

Ekonomik sistemlerde insanlar, geleceğe yönelik beklentilerini geçmişte olanlara göre inşa ederler. Buna adaptif beklentiler adı verilir. Buna bağlı olarak geçmiş enflasyon değerleri, işçilerin gelecekte maruz kalacakları enflasyon beklentilerini belirler ve bu da maaş beklentilerine yansır. Rekabet ortamında bu beklentileri karşılayan firmalar, artan çalışan masraflarını ürün fiyatlarına yansıtır. Bu da yine ücret-fiyat sarmalını tetikler ve böylece birçok ekonomik sistemde, sistemin bir parçası olarak, yani yapısal olarak bir enflasyon mevcuttur.

IMF

Rasyonel Beklenti Teorisi

Rasyonel Beklenti Teorisi, ekonomik aktörlerin refahlarını en üst düzeye çıkarmaya çalışırken geleceğe rasyonel olarak baktıklarını ve yalnızca anlık fırsat maliyetlerine ve baskılarına yanıt vermediklerini savunur. Büyük oranda az önce gördüğümüz parasalcılık temeline dayanan bu görüşe göre, para arzına ek olarak, geleceğe yönelik beklentiler ve stratejiler de enflasyon açısından önemlidir.

Bu Reklamı Kapat

Rasyonel Beklenti Teorisi'nin temel iddialarından biri, aktörlerin daha yüksek enflasyon tahminlerini yerine getirecek şekilde hareket ederek, merkez bankası kararlarını "yönlendirmeye" çalışacak olmalarıdır. Bu, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede güvenilirliklerini sağlamaları gerektiği anlamına gelir, aksi takdirde ekonomik aktörler, enflasyonu artırma pahasına bile olsa, ekonomik durgunluğu (resesyonu) önlemek için merkez bankasının para arzını yeterince hızlı bir şekilde genişleteceği üzerine bahse girerler.

Dolayısıyla, eğer bir merkez bankası enflasyona karşı tavrı bakımından "yumuşak" bir üne sahipse, kısıtlayıcı parasal büyüme ile enflasyonla mücadeleye yönelik yeni bir politika ilan ettiğinde, ekonomik aktörler bu politikanın devam edeceğine inanmayacaktır; enflasyonist beklentileri yüksek kalmaya devam edecek ve enflasyon da öyle olacak. Öte yandan, eğer merkez bankası enflasyon konusunda "sert" bir üne sahipse, böyle bir politika açıklamasına inanılacak ve enflasyonist beklentiler hızla aşağı inecek ve böylece enflasyonun kendisinin asgari ekonomik bozulma ile hızla düşmesine izin verilecektir.

Enflasyona Etki Eden Diğer Faktörler

Paranın enflasyon üzerindeki etkisi, bir iç savaş gibi bir kriz zamanlarında hükümetlerin aşırı miktarda para basarak harcamaları finanse ettiğinde en belirgin hâle gelir. Bu, bazen fiyatların her ay, hatta her gün iki katına çıkabildiği ekstrem bir durum olan hiperenflasyona yol açar.

Ne kadar önemli olduğu konusunda görüş ayrılıkları olsa da, para arzının da ılımlı enflasyon seviyelerinin belirlenmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Örneğin, parasalcı ekonomistler, bağlantının çok güçlü olduğuna inanırlar; Keynesçi iktisatçılarsa, aksine, tipik olarak, enflasyonu belirlemede para arzından ziyade ekonomideki toplam talebin rolünü vurgularlar. Yani Keynesçiler için para arzı, toplam talebin belirleyicilerinden yalnızca bir tanesidir.

Bu Reklamı Kapat

Bazı Keynesçi ekonomistler, merkez bankalarının para arzını tamamen kontrol ettiği fikrine katılmazlar. Onlara göre para arzı, ticari bankalar tarafından verilen banka kredisi talebine uyum sağlar ve bu da merkez bankalarının para arzı konusunda çok az kontrole sahip olmasına sebep olur. Bu, içsel para teorisi olarak bilinir ve 1960'lara kadar post-Keynesçiler tarafından şiddetle savunulmuştur. Bu pozisyon, genel geçer olarak kabul görmez; çünkü bankalar kredi vererek para yaratır, ancak bu kredilerin toplam hacmi reel faiz oranları arttıkça azalır. Böylece merkez bankaları, parayı daha ucuz veya daha pahalı hale getirerek para arzını etkileyebilir, dolayısıyla üretimini artırabilir veya azaltabilir.

Duke University

İşsizlik

19. yüzyılda büyük ölçekli işsizliğin ortaya çıkmasından bu yana enflasyon ve işsizlik arasında bir bağlantı kurulmuştur ve bugün de bu bağlantılar kurulmaya devam etmektedir. Ancak, işsizlik oranı genellikle enflasyonu sadece kısa vadede etkiler, uzun vadede etkilemez.[11] Uzun vadede, paranın dolaşım hızı, enflasyonu öngörme konusunda düşük işsizlikten çok daha isabetlidir.[12]

Marksçı ekonomide işsizler, "yedek işçi ordusu" konumundadır ve bu nedenle firmalar maaş artışı yapmak zorunda kalmazlar. Bu fikir, 20. yüzyılda Keynesçi ekonomide de birazdan detaylarına bakacağımız Hızlanmayan Enflasyon İşsizlik Oranı ve Phillips Eğrisi gibi kavramlar altında kendine yer bulmuştur. Burada hızlıca Phillips Eğrisi'ne bir bakış atalım.

Orijinal Phillips Eğrisi'nde işsizlik arttıkça, maaş oranlarındaki artış giderek azalır ve hatta bir noktadan sonra negatif bir değere ulaşır. Bu durum, işsizlik ile enflasyon arasında bir ilişki olduğu anlamına gelir. Ancak bu sadece kısa vadede geçerli olan bir ilişkidir; uzun vadede bu öngörü tutmaz.
Orijinal Phillips Eğrisi'nde işsizlik arttıkça, maaş oranlarındaki artış giderek azalır ve hatta bir noktadan sonra negatif bir değere ulaşır. Bu durum, işsizlik ile enflasyon arasında bir ilişki olduğu anlamına gelir. Ancak bu sadece kısa vadede geçerli olan bir ilişkidir; uzun vadede bu öngörü tutmaz.
Wikipedia

Enflasyon analizinde temel bir kavram, Phillips Eğrisi olarak adlandırılan, enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkidir. Bu model, fiyat istikrarı ile istihdam arasında bir ödünleşim (İng: "trade-off") olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, işsizliği en aza indirmek için, bir miktar enflasyon arzu edilmelidir.

Bu Reklamı Kapat

Phillips eğrisi modeli, örneğin Amerikan ekonomisinin 1960'lardaki karakteristiğini iyi bir şekilde modellemiştir; ancak 1970'lerde yaşanan stagflasyonu tanımlamada başarısız olmuştur (stagflasyon; hem yüksek enflasyon, hem düşük ekonomik büyüme hem de yüksek işsizlik ile karakterize edilen tuhaf bir ekonomik durumdur, çünkü böyle bir durumda enflasyonu düşürücü hamleler işsizliği daha da artırır ve ülkeyi iyice zora sokar). Bu nedenle, modern makroekonomi, enflasyonu, arz şokları (örneğin 1973 petrol krizi) ve biraz önce bahsettiğimiz yapısal enflasyon gibi etmenlere bağlı olarak değişebilir yapıda olan, güncellenmiş bir Phillips eğrisi kullanarak tanımlamaktadır.

2000-2014 yılları arasında ABD'deki işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi gösteren Phillips Eğrisi. Görülebileceği üzere işsizlik arttıkça enflasyon düşmüştür (ancak negatif değerlere ulaşmamıştır).
2000-2014 yılları arasında ABD'deki işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi gösteren Phillips Eğrisi. Görülebileceği üzere işsizlik arttıkça enflasyon düşmüştür (ancak negatif değerlere ulaşmamıştır).
Wikipedia

Potansiyel Çıktı

Dikkate alınması gereken başka bir kavram, kurumsal ve doğal kısıtlamalar göz önüne alındığında ekonominin optimal üretim düzeyinde olduğu bir GSYİH düzeyi olan potansiyel çıktıdır (bazen "doğal gayri safi yurtiçi hasıla" olarak adlandırılır). Bu çıktı düzeyi, Hızlanmayan Enflasyon İşsizlik Oranına (İng: "Non-Accelerating Inflation Rate of Unemployment" veya kısaca "NAIRU") veya "doğal" işsizlik oranına veya tam istihdam işsizlik oranına tekabül eder.

Bu teoriye göre GSYİH, kendi potansiyelini aşarsa (ve işsizlik NAIRU'nun altındaysa), tedarikçiler fiyatlarını artırdıkça ve yapısal enflasyon kötüleştikçe enflasyonun hızlanacağını söyler. Öte yandan GSYİH potansiyel seviyesinin altına düşerse (ve işsizlik NAIRU'nun üzerindeyse), tedarikçiler fazla kapasiteyi doldurmaya, fiyatları düşürmeye ve yapısal enflasyonu baltalamaya çalıştıkça, enflasyon da yavaşlayacaktır.

Bununla birlikte, politika oluşturma amaçları açısından bu teoriyle ilgili bir sorun, potansiyel çıktının (ve dolayısıyla NAIRU'nun) kesin seviyesinin genellikle bilinmemesi ve zamanla değişme eğiliminde olmasıdır. Enflasyon da genelde asimetrik görünen bir şekilde hareket etmektedir: Genellikle enflasyonun yükselme hızı, düşme hızından yüksektir. Enflasyon aynı zamanda politika nedeniyle de değişebilir: Örneğin, İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher yönetimindeki yüksek işsizlik, NAIRU'da bir artışa (ve potansiyelde bir düşüşe) yol açmış olabilir, çünkü işsizlerin çoğu kendilerini yapısal olarak işsiz kalmışlardır (yani becerilerine uygun iş bulamamışlardır). Yapısal işsizlikteki bir artış, işgücünün daha küçük bir yüzdesinin NAIRU'da iş bulabileceği anlamına gelir (ki bu durumda ekonomi, enflasyonun ivmelenmesine sebep olacak bölgeye geçemez).

Bu Reklamı Kapat

Money

Enflasyonun Avantajları ve Dezavantajları

Her ne kadar enflasyonun genellikle dezavantajlı bir kavram olduğu düşünülse de modern ekonomik görüşe göre bir miktar enflasyon (genelde %2 seviyesi) faydalıdır. Bunu anlayabilmek için, öncelikle enflasyonun avantajlarıyla başlayalım, sonrasında daha yaygın bilinen dezavantajlarına bakış atalım.

Enflasyonun Avantajları

Harcamaya Teşvik

Enflasyonun olmadığı bir durumda vatandaşlar, paralarını olabildiğince biriktirip gelecekte harcamayı seçebilirler. Bu durum, ekonominin yavaşlamasına neden olabilir. Öte yandan enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücü zamanla düşerse, kişiler de biriktirip sonradan harcamak yerine, ellerindeki parayı o anda harcayabilecekleri en iyi mal ve hizmetlere harcamayı seçebilirler ve bu sayede ekonominin çarkları dönebilir. Bu sayede ülkedeki ekonomik faaliyet artar ve ilerleme sağlanabilir.

Mundell-Tobin Etkisi

Bunun bir benzeri sermaye sahipleri seviyesinde de görülür: Enflasyondaki artışlar, sermaye yatırımında da bir artışa yol açar ve bu da büyümeyi hızlandırır.[13] Nobel ödüllü Robert Mundell, ılımlı düzeydeki enflasyonun tasarruf sahiplerini, gelecekteki harcamaları finanse etmek amacıyla parayı ellerinde tutma yerine, bazı kredileri ikame etmeye teşvik edeceğini belirtmiştir. Bu ikame, piyasa takası reel faiz oranlarının düşmesine neden olacaktır.[14] Daha düşük reel faiz oranı, yatırımı finanse etmek için daha fazla borçlanmaya neden olacaktır. Benzer bir şekilde, Nobel ödüllü James Tobin, bu tür bir enflasyonun işletmelerin varlık portföylerindeki para bakiyeleri için fiziksel sermayeye (tesis, ekipman ve stoklar) yatırım yapmasına neden olacağını belirtmiştir. Bu ikame, daha düşük reel getiri oranlarıyla yatırım yapmayı seçmek anlamına gelir (geri dönüş oranları daha yüksek olan yatırımlar daha önce yapıldığı için, getiri oranları da daha düşüktür).[15] Bu iki tespite bir arada Mundell-Tobin Etkisi denmektedir. Ekonomi, ekonomik büyüme teorisi modellerine göre zaten aşırı yatırım yapmadığı müddetçe, Mundell-Tobin Etkisi'nden kaynaklanan bu ekstra yatırım olumlu olarak görülecektir.

Coin Telegraph

Maddi Varlık Avantajı

Buna ek olarak, kendi para birimlerinde fiyatlandırılan maddi varlıklara (mülk veya stoklu mallar gibi) sahip kişiler de varlıklarının fiyatını yükselttiği için bir miktar enflasyonu faydalı bulurlar; çünkü o sayede nihayetinde mallarını daha yüksek fiyata satabilirler.

Bu Reklamı Kapat

Likidite Tuzağına Karşı Manevra Alanı

Ayrıca bir miktar enflasyon, para politikası için manevra alanı sağlaması açısından da faydalıdır. Para arzını kontrol etmenin başlıca iki aracı, bankaların merkez bankasından borç alabilecekleri oranı düşürmek ve merkez bankasının nominal faiz oranını düşürmek amacıyla tahvil piyasasına müdahaleleri olan açık piyasa işlemleridir. Eğer bir ekonomi zaten düşük, hatta sıfır nominal faiz oranlarına sahip bir durgunluk içindeyse, banka ekonomiyi canlandırmak için (negatif nominal faiz oranları imkansız olduğundan) bu oranları daha fazla indiremez. Buna likidite tuzağı denir.

Deflasyon Dengesizliği

Son olarak, enflasyonun zıttı olan deflasyon faydalı bir durummuş gibi gözükse de aslında istenmeyen bir durumdur. Ekonomist S.C. Tsiang, önemli bir deflasyon beklendiğinde, her ikisi de borç vermek yerine alan para tutmayla sonuçklanan iki önemli etkinin ortaya çıkacağına dikkat çekmiştir:[16]

Birincisi, sürekli olarak düşen fiyatların ve bunun sonucunda doğan para biriktirmeye yönelik teşvikin, artan korku nedeniyle bir dengesizliğe yol açacağı fikriydi. Bu korkunun sebebi, deflasyon altında bir yandan para istiflerinin değeri artarken, diğer yandan insanlar bu para yığınlarını ticarete yönelik bir harekete çevirmeye başladıkları anda gerçek mallar ve varlıkların fiyatının hızla yükseleceğinin farkına varmaları olacaktır. Veya Tsiang'ın sözleriyle anlatacak olursak:

Bu birikimleri harcamaya yönelik herhangi bir hareket bir kez başladı mı, kendini tüketmeden önce uzun bir süre öfkelenebilecek muazzam bir çığa dönüşecektir.

Bu nedenle, uzun vadeli bir deflasyon rejiminin periyodik hızlı enflasyon ve bunun sonucunda yaşanacak gerçek ekonomik aksaklıklarla kesintiye uğraması muhtemeldir.

Bu Reklamı Kapat

Tsiang'ın belirttiği ikinci etki, tasarruf sahipleri finansal piyasalara borç verme yerine elindeki parayı ikame ettiğinde, bu piyasaların tasarrufları yatırıma yönlendirmedeki rolünün baltalanmasıdır. Yüksek getirisi olan bir para varlığı ile rekabetten sıfıra veya sıfıra yakın bir noktaya sürülen nominal faiz oranlarıyla, bu piyasalardan geriye kalanlarda hiçbir fiyat mekanizması olmayacaktır. Finansal piyasalar öldürüldüğünde, kalan mallar ve fiziksel varlık fiyatları ters yönlerde hareket edecektir. Örneğin, artan bir tasarruf arzusu, faiz oranlarını daha da aşağı itemez (ve dolayısıyla yatırımı teşvik edemez), bunun yerine ek para istifine neden olur, tüketici fiyatlarını daha da düşürür ve tüketim malları üretimine yatırım yaparak daha az çekici hale getirir. Ilımlı enflasyon, beklentisi nominal faiz oranlarına dahil edildiğinde, değişen yatırım fırsatlarına veya tasarruf sahiplerinin tercihlerine yanıt olarak bu faiz oranlarının hem yukarı hem de aşağı gitmesi için alan sağlayacak ve böylece finansal piyasaların daha normal bir şekilde işlemesine izin verecektir.

Minneapolis FED

Enflasyonla Nasıl Mücadele Edilir?

Enflasyon, özellikle de fiyat oynaklığına (İng: "volatility") sebep olan, öngörülemez şekilde enflasyon, fiyat istikrarını bozar. Fiyat istikrarı (veya nispeten sabit bir enflasyon seviyesi), işletmelerin gelecekten ne bekleyebileceklerini bilmelerini sağlar ve bu sayede geleceğe dönük plan yapabilmelerini mümkün kılar. Bu nedenle enflasyonu kontrol altında tutmak önemlidir.

Bir ülkenin mali düzenleyicisi (genelde merkez bankası), enflasyonu kontrol altında tutma sorumluluğuna sahiptir. Bir merkez bankası (veya para arzının büyüklüğünü ve büyüme oranını belirleyen diğer komiteler), para politikası adı verilen bir dizi eylem ve önlem yoluyla bu sorumluluğu yerine getirirler.

Faiz Oranlarının Artırılması

Enflasyonun nasıl düşürüleceği, bir ülkedeki enflasyonun nedenlerine bağlı olarak değişebilir. Örneğin ekonomi aşırı ısınmışsa, merkez bankaları (fiyat istikrarını sağlamaya kararlılarsa) genellikle faiz oranlarını yükselterek toplam talebi dizginleyen daraltıcı politikalar uygulayabilirler. Bu, enflasyonla mücadelede en tipik ve etkili yöntemdir.

Bu Reklamı Kapat

Kısa dönem faiz oranlarının artırmak, bankalardan borç almayı daha pahalı hâle getirmektedir. Bu, faizin olduğu hemen her alanda görülen bir durumdur:[17] Örneğin eğer mortgage faiz oranları artacak olursa, ev fiyatları düşecektir; çünkü yüksek faiz oranıyla bankalardan ev kredisi almak isteyenlerin sayısı azalacaktır. Evlere olan talep azalınca, ev fiyatları da düşmek zorunda kalacaktır. Elbette eğer arz çok yüksekse (örneğin pandemi nedeniyle insanlar şehirlerden daha kırsal alanlara çok fazla göç ediyorlarsa ve bu kırsal alanlardaki ev fiyatları fırlamışsa), faiz artırımının etkileri de hemen olamayacaktır ve belli bir süre alabilir (örneğin 1-2 yıl). Ama ne olursa olsun, borç alınan paranın daha büyük bir kısmının faiz ödemeye gidecek olması, borç alımını azaltarak para harcamayı düşürmektedir ve bu da fiyatların düşmesiyle sonuçlanmaktadır. Bu durum, enflasyonu da geriletmektedir.

The Economist

Bunun bir diğer örneği ana faiz oranıdır (İng: "prime rate"):[18] Ana faiz oranı, bankaların, büyük şirketler gibi kredibilitesi en yüksek olan müşterilerine uyguladıkları faiz oranıdır. Örneğin ABD'de birkaç on yıldır temel kural, ana faiz oranın, federal fon oranı artı %3'e eşit olması olmuştur. Dolayısıyla eğer ki ABD'de federal faiz oranı %1,75 ise, ana faiz oranının tavanı %4,75 olacaktır. Aradaki fark, banka kredisi işleme maliyetini karşılamak içindir.

Ana faiz oranındaki değişiklikler, sırasıyla, gayrimenkul ve araç alımları gibi diğer tüm kredi ürünlerinin yanı sıra, kredi kartları gibi döngüsel borçlar için olan borçlanma maliyetini artırır.

Teoriye göre, eğer borç para almak veya bir kredi kartında bakiye taşımak daha pahalıysa, tüketiciler daha az harcama yapacaktır. Harcama azaldığında, talep düşecek ve nihayetinde günlük malların fiyatı da düşecektir - ki bu da enflasyonun düşmesi demektir. Bu nedenle faiz artırımı, enflasyonla mücadeledeki ana araçlardan biridir.

Bu Reklamı Kapat

Ancak bu, risksiz bir yöntem değildir: Daha yüksek borçlanma maliyetleri, yüksek enflasyon ve daha yavaş büyüme ile bir araya gelerek bir ekonomiyi resesyona (durgunluğa) sokabilir. Dolayısıyla merkez bankaları, faiz oranlarını artırırken ekonomiyi çok iyi okumalı ve belli bir kısa vadeli periyot ve belli bir coğrafya için en uygun oranları belirlemelidir.

Döviz Kurunun Sabitlenmesi

Bugüne kadar bazı merkez bankaları, döviz kurunu sabitleyerek, yani ülkenin para biriminin değerini başka bir para biriminin değerine (ve dolayısıyla da para politikasını başka bir ülkenin para politikasına) bağlayarak parasal disiplini empoze etmeyi seçmişlerdir. Ancak, enflasyonun yurt içi gelişmelerden ziyade küresel gelişmelerden kaynaklandığı durumlarda, bu tür politikalar efektif olmayabilir.

Fiyatların Devlet Tarafından Belirlenmesi

Bazı durumlarda hükümetler, enflasyonu dizginlemek için fiyatları doğrudan belirlemeyi de seçebilir. Örneğin 2008 yılında gıda ve akaryakıt fiyatlarının yüksek seyretmesiyle dünya genelinde enflasyon yükseldi ve küresel olarak yükselmiş fiyatlar birçok ülkede iç ekonomiye de yansıdı; bu durum, bazı hükümetlerin yüksek gıda ve yakıt fiyatlarının önüne geçmek için fiyatları kendilerinin belirlemesiyle sonuçlandı. Ancak genellikle bu tür idari fiyat belirleme önlemleri, üreticilerin artan kayıplarını tazmin etmeye çalışan hükümetin büyük sübvansiyon faturaları sırtlamasıyla sonuçlanır.[2]

Axios

Sonuç

Sonuç olarak enflasyon, bir ülkedeki fiyatların istikrarlı ve sürekli olan artışıdır. Bir miktar enflasyon, ekonomik canlılık için avantajlı olsa da yüksek enflasyon oranlarıyla aktif ve bilimsel mücadele şarttır. Aksi takdirde ekonomi politikası rayından çıkabilir ve ortaya çıkan fiyat istikrarsızlığı, hem kişi ve şirketlerin geleceğe yönelik beklentilerini doğru kuramamalarıyla sonuçlanır (bu da ülkeye yapılacak yatırımların azalması demektir) hem de alım gücünün düşmesine bağlı olarak politik stabilite bozulabilir. Her konuda olduğu gibi, para politikasının da modern bilimden gücünü alması elzemdir.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 5
  • Bilim Budur! 3
  • Muhteşem! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/08/2022 18:01:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12048

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Kemik
Zehirli Mantar
Hominidae
Yılan
Dalga
Uzay Aracı
Dünya Dışı Yaşam
Toprak
Işık Hızı
Köpek
Transkripsiyon
Psikoloji
Eşcinsellik
Ekoloji
Çevre
Asit
Vücut
Dna
Kozmoloji
Skeptisizm
İnsanın Evrimi
Yaşlılık
Retrovirüs
Yayılım
Albert Einstein
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.