Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer!

Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer! Pixabay
10 dakika
3,101
Evrim Ağacı Akademi: Ekosistemler ve Biyosfer Yazı Dizisi

Bu yazı, Ekosistemler ve Biyosfer yazı dizisinin 1. yazısıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Ekosistemler, canlı organizmalar ve bu organizmaların abiyotik (cansız) çevrelerinden oluşan bir topluluklardır. Birçok okyanusun kayalık kıyılarında bulunan gelgit havuzları gibi küçük veya Brezilya'daki Amazon Yağmur Ormanları gibi son derece büyük olabilirler.

Ekosistemler, ortamlarına göre tatlı su, deniz ve karasal ekosistemler olmak üzere üç geniş kategoriye ayrılır. Bu üç kategori içinde de çevre habitatı ve mevcut organizmalara bağlı olarak ayrı ekosistem tipleri yer almaktadır.

(a) Maine - Maticinus Adası'nda bulunan küçük bir gelgit havuzu ekosistemi; (b) Brezilya - Amazon Yağmur Ormanları, büyük bir ekosistem.
(a) Maine - Maticinus Adası'nda bulunan küçük bir gelgit havuzu ekosistemi; (b) Brezilya - Amazon Yağmur Ormanları, büyük bir ekosistem.
J. Kuhn; I. Mlinaric

Ekosistemler ve Afetler

Ekosistemler, birbirleriyle etkileşim halinde olan birçok parçadan oluşan karmaşık yapılardır ve rutin olarak bileşimlerini etkileyen yağış ve yıllık sıcaklık değişimleri gibi çeşitli çevresel değişikliklere maruz kalırlar. Ekosistemin deneyimlediği birçok değişiklik doğal süreçlerin bir sonucudur. Örneğin bir ormana bir yıldırım düşebilir ve yıldırımın çıkardığı orman yangını, bu orman ekosisteminin bir kısmını yakıp kül edebilir. Böylesi bir afetin ardından yanan orman zeminini otlar kaplayabilir; otların ardından çalılar boy gösterir, nihayetinde bu alan tekrar ağaçlanır ve orman ekosistemi eski haline döner. Bu süreç evrenseldir ve ekologlar tarafından "süksesyon" ismiyle anılmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Bununla beraber insan kaynaklı tarım uygulamaları, hava kirliliği, asit yağmurları, küresel ormansızlaşma, aşırı avlanma, petrol sızıntıları ve yasadışı atık boşaltma gibi çevresel bozulmaların ve beşeri afetlerin etkisi, neredeyse doğal afetlerin etkileri kadar ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Ekosistem dengesi, bir ekosistemin barındırdığı tür ve organizma sayısında yaşanan değişikliklere rağmen biyoçeşitliliğin korunması anlamına gelir. Ekoloji disiplininde ekosistem değişiklikleri direnç ve esneklik olmak üzere iki parametre çerçevesinde ölçülür. Bir ekosistemin afet ve çevresel değişikliklere rağmen dengesini koruyabilmesi direnç; bu denge bozulduktan sonra tekrar bir denge haline ulaşma hızı ise esneklik parametresidir. Ekosistemlerin direnç ve esneklik parametreleri özellikle beşeri etkiler konusunda önem kazanmaktadır; zira ekosistemlerin dengesi direncini bütünüyle kaybedecek kadar bozulabilir. Böylesi bir bozulma da ekosistemin tamamen değişmesi veya yok olması ile sonuçlanabilir.

Besin Zinciri ve Besin Ağı

Besin zinciri, bir organizmanın bir diğerini tüketmesi yoluyla besin ve enerji aldığı, doğrusal (tek yönlü) bir organizma dizisidir ve ekosistem yapılarını, dinamiklerini tanımlamakta kullanılır. Besin zinciri dizisi üreticiler, birinci düzey tüketiciler, daha yüksek düzeylerde tüketiciler ve son olarak da ayrıştırıcılardan meydana gelir. Besin zincirinin içerdiği her bir organizma belirli bir trofik düzeyi (enerji seviyesini) işgal eder ve bu düzey besin zincirindeki veya ağındaki pozisyonunu oluşturur.

Birçok ekosistemde besin zincirinin tabanı veya temeli, üreticiler olarak adlandırılan fotosentetik organizmalardan, yani bitkiler veya fitoplanktonlardan oluşur. Üreticileri tüketen organizmalar birincil tüketiciler, yani otçullardır. İkincil tüketiciler genellikle birincil tüketicileri yiyen etoburlardır. Üçüncül tüketiciler diğer etoburları yiyen etoburlardır. Üst düzey tüketiciler bir altındaki trofik düzeyden beslenir ve besin zinciri, tepe noktası olan uç tüketicilere ulaşana kadar bu şekilde devam eder. Aşağıdaki şekilde Ontario Gölü'nün besin zinciri gösterilmektedir. Bu besin zincirinin uç tüketicisi Chinook somonudur.

Tüm Reklamları Kapat

ABD - Kanada sınırında bulunan Ontario Gölü besin zincirinin trofik düzeyleri. Enerji ve besin, fotosentetik yeşil alglerden besin zincirinin en üst noktasına, Chinook somonuna kadar tırmanmaktadır.
ABD - Kanada sınırında bulunan Ontario Gölü besin zincirinin trofik düzeyleri. Enerji ve besin, fotosentetik yeşil alglerden besin zincirinin en üst noktasına, Chinook somonuna kadar tırmanmaktadır.
National Oceanic and Atmospheric Administration

Bir besin zincirindeki basamak sayısını sınırlayan en önemli faktör enerjidir. Enerji her bir trofik seviyede ve trofik seviyeler arasında ısı olarak ve ayrıştırıcılara aktarılırken kaybolur (aşağıdaki şekilde bunu görebilirsiniz). Bu nedenle, sınırlı sayıda trofik enerji transferinden sonra, besin zincirinde kalan enerji miktarı, daha yüksek bir trofik seviyede canlı popülasyonları destekleyecek kadar büyük olmayabilir.

Bir besin zincirindeki basamak sayısını sınırlayan en önemli faktör enerjidir. Enerji, her bir trofik düzeyde, trofik düzeyler arasında ve ayrıştırıcılara doğru gerçekleşen aktarımlar sırasında kaybolur. Bu nedenle, trofik enerji aktarımının ardından besin zincirinde kalan enerji miktarı, daha yüksek trofik düzeylerdeki canlı popülasyonlarını destekleyecek yüksek olamamaktadır.

Florida - Silver Springs ekosisteminin trofik düzeyde enerji miktarı. Her bir trofik düzey bir önceki düzeyden daha az enerji barındırmakta ve birçok durumda bir sonraki düzeye ait daha küçük bir popülasyon için enerji sağlamaktadır.
Florida - Silver Springs ekosisteminin trofik düzeyde enerji miktarı. Her bir trofik düzey bir önceki düzeyden daha az enerji barındırmakta ve birçok durumda bir sonraki düzeye ait daha küçük bir popülasyon için enerji sağlamaktadır.
Libre Texts

Ekosistemleri tanımlamak konusunda besin zincirlerinden faydalanmanın bir dezavantajı vardır. Ekosistemde yaşayan tüm organizmalar uygun trofik düzeylere dahil edilse bile, bu organizmaların bir kısmı birden fazla trofik düzeyden enerji sağlıyor (yani birden fazla trofik düzeyde bulunan organizmaları tüketiyor) olabilir. Benzer şekilde bazı organizmalar birden fazla trofik düzeyde bulunan avcılar tarafından avlanıyor olabilir. Bir başka deyişle ekosistemleri doğrusal bir modele indirgeyen besin zinciri, ekosistem yapısının ancak varsayımsal ve aşırı basitleştirilmiş bir temsilidir. Bu bağlamda farklı türler arasındaki tüm etkileşimleri ve bu türlerin çevreyle olan bağlantısını içerecek kapsamda bir model, yani bir "besin ağı" daha isabetli ve açıklayıcı bir model olarak karşımıza çıkmaktadır; zira besin ağında her bir türün avladığı ve bu türü avlayan türler çoklu trofik etkileşimler ile gösterilebilmekte, tüm ekosistemlerde madde ve enerji akışı rahatça gözlemlenebilmektedir (bu, aşağıdaki görselde gösterilmektedir).

Bu besin ağı, trofik düzey kapsamında organizmalar arasındaki etkileşimleri göstermektedir. Oklar, türü tüketen türleri göstermektedir. Tüm üreticiler ve tüketiciler sonunda ayrıştırıcılar (topraktaki mantarlar, küfler, solucanlar ve bakteriler) için besin haline gelir.
Bu besin ağı, trofik düzey kapsamında organizmalar arasındaki etkileşimleri göstermektedir. Oklar, türü tüketen türleri göstermektedir. Tüm üreticiler ve tüketiciler sonunda ayrıştırıcılar (topraktaki mantarlar, küfler, solucanlar ve bakteriler) için besin haline gelir.
NPS; USFWS; Wikimedia Commons; NIGMS; USDA Agricultural Research; CDC

Ekosistemler genellikle ilki temelinde bitki ve diğer fotosentetik organizmalar bulunan, bu organizmaları da otçul ve çeşitli etçil türlerin takip ettiği otçul; ikincisi temelinde ölü ve çürüyen organizmaları parçalayan ayrıştırıcıların ve organik detritusları tüketen detrivorların bulunduğu leşçil ağlar olmak üzere iki besin ağı ile tanımlanmaktadır. Detrivorlar genellikle bakteriler, mantarlar ve omurgasız hayvanlardan oluşur. Bu organizmalar, diğer organizmalar tarafından tüketilmek suretiyle organik maddeleri ekosistemin biyotik tarafına geri kazandırır ve böylelikle otçul besin ağlarının ayrılamaz bir parçası haline gelirler. Örneğin bir çayır ekosisteminde bitkiler, birincil ve diğer tüketici düzeylerinde farklı organizmalardan oluşan otçul bir besin ağının temelini oluşturur. Ölen bitkiler ve hayvanlar ise bakteri ve mantarların yetişebileceği leşçil bir besin ağını destekler. Bu iki besin ağı, temellerini paylaşmanın yanında otçul bir besin ağına dahil bir kuşun leşçil bir besin ağına dahil bir solucanı yemesi gibi birçok durumda birbirlerini etkiler.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Besin Ağları ve Enerji Kazanımı

Tüm canlılar şu veya bu şekilde enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç, enerjiyi ATP formunda kullanarak küçük bileşiklerden büyük moleküller oluşturan karmaşık metabolik yollar söz konusu olduğunda belirgin bir hal almaktadır. Canlılar, devamlı bir enerji girdisi olmaksızın protein, lipid, nükleik asit ve kompleks karbonhidratlar gibi makromolekülleri oluşturamazlar.

Besin ağı diyagramları, enerjinin ekosistem boyunca nasıl tek taraflı olarak aktığını, organizmaların enerji kazanım verimliliğini, kazanılan enerjinin nasıl kullanıldığını ve ağdaki diğer organizmalar tarafından kullanılabilecek enerji miktarını gösterir. Enerji, canlılar tarafından iki şekilde elde edilir: ototroflar ışık veya kimyasal yollarla; heterotroflar diğer canlı veya daha önce yaşamış organizmaların tüketimi ve sindirimi yoluyla enerji elde eder.

Fotosentetik ve kemosentetik organizmalar, kendi besinlerini sentezleyebilen (daha spesifik olarak, inorganik karbonu karbon kaynağı olarak kullanabilen) organizmalardır. Fotosentetik ototroflar (fotoototroflar) enerji kaynağı olarak güneş ışığını, kemosentetik ototroflar (kemoototroflar) ise enerji kaynağı olarak inorganik molekülleri kullanır. Ototroflar, üretici trofik düzeyde yer almaları sebebiyle çoğu ekosistem için kritik öneme sahiptir. Bu organizmalar bir ekosistemde bulunan diğer organizmalara enerji sağlar ve yoklukları takdirinde yaşam olmaz.

Bitkiler, algler ve fotosentetik bakteriler gibi fotoototroflar, güneş enerjisini ATP (ve NADP) şeklinde kimyasal enerjiye dönüştürerek glikoz gibi karmaşık organik molekülleri sentezlemekte kullanır; Dünya ekosistemlerinin büyük bir kısmı için enerji kaynağı görevi görürler. Fotosentetik üreticilerin güneş enerjisini kullanma verimliliği brüt birincil üretim değerini oluşturur. Bununla beraber üreticilerin sağladığı enerjinin bir kısmı, bu organizmaların büyümesi ve üremesine ayrılmaktadır. Bu sebeple enerjinin tümü besin ağındaki diğer organizmalara aktarılamaz. Bu organizmaların nefes alışverişi ve ısı kaybı brüt birincil üretim değerinden düşüldüğünde ise net birincil üretim değerine ulaşılır. Bu değer, trofik düzeyin bir üst aşaması için mevcut enerjiyi oluşturur.

Kemoototroflar, okyanusun dibindeki karanlık mağaralar veya hidrotermal bacalar gibi güneş ışığının bulunmadığı, nadir görülen ekosistemlerde bulunan başlıca bakteri ve arkelerdir. Hidrotermal bacalarda yaşayan birçok kemoototrof, kimyasal enerji kaynağı olarak bacalardan salınan hidrojen sülfürü (H2S) kullanır; bu da glikoz gibi karmaşık organik molekülleri sentezleyebilmelerini ve ekosistemin geri kalanına enerji sağlamalarını mümkün kılar.

Okyanusun dibindeki bir hidrotermal menfezde yüzen karidesler, birkaç bodur ıstakoz ve yüzlerce menfez midyesi. Bu derinliğe güneş ışığı ulaşamamakta; ekosistem kemoototrofik bakteriler ve batan organik maddelerle desteklenmektedir. Bu fotoğraf 2006 yılında Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından Japonya kıyılarındaki batık Eifuku yanardağında çekilmiştir. Oldukça aktif olan bu volkanın zirvesi, yüzeyin 1535 m altında yer almaktadır.
Okyanusun dibindeki bir hidrotermal menfezde yüzen karidesler, birkaç bodur ıstakoz ve yüzlerce menfez midyesi. Bu derinliğe güneş ışığı ulaşamamakta; ekosistem kemoototrofik bakteriler ve batan organik maddelerle desteklenmektedir. Bu fotoğraf 2006 yılında Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından Japonya kıyılarındaki batık Eifuku yanardağında çekilmiştir. Oldukça aktif olan bu volkanın zirvesi, yüzeyin 1535 m altında yer almaktadır.
NOAA

Beşeri Müdahaleler: Biyo-Artış

Ekosistem dinamikleri konusunda dikkat çekici bir sonuç, beşeri kaynaklı, kalıcı ve yalnızca yağda çözünebilen toksik maddelerin giderek artan bir şekilde birikmesidir. Organizmaların yağ dokularında depolanan bu toksik maddeler, trofik düzeylerde adım adım yukarı çıkar ve bir biyo-artışa sebep olur.

Tüm Reklamları Kapat

Rachel Carson'un 1960'ların en çok satan kitabı Sessiz Bahar'da anlatılan, kel kartal gibi tüketiciler üzerindeki tehlikeleri keşfedilmeden ve 1960'lı yıllarda yasaklanmasından önce son derece yaygın olarak kullanılan pestisit diklorodifeniltrikloroetan (DDT) de dahil olmak üzere pek çok maddenin bu şekilde biriktiği bilinmektedir.

Su ekosistemlerinde tüm trofik düzeylerde yer alan organizmalar, bir aşağı düzeyinde bulunan organizmalar ile beslenmiş ve bu yolla uç tüketici olan kuşlarda DDT birikimine sebep olmuştur. Bu kuşlarda belirli bir düzeyde DDT birikimi ise yumurtalarının kırılganlıklarını ve buna bağlı olarak yuvalama sırasında kırılan yumurta sayısını artırmış ve popülasyon üzerinde yıkıcı etkilere sebep olmuştur.

Bu şekilde biriken diğer maddeler, 1979 yılında kullanımı yasaklanana kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde soğutucu olarak kullanılan poliklorlu bifeniller (PCB) ve cıva, kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu maddelerin etkileri, yırtıcı balık türlerinin çevrede ve üreticilerde oldukça düşük konsantrasyonlarda bulunan toksik maddeleri çok yüksek konsantrasyonlarda aldığı su ekosistemlerinde görülmektedir. NOAA tarafından yürütülen, Kuzey Amerika Büyük Gölleri'ndeki Huron Gölü'nün Saginaw Körfezi'nde yapılan bir çalışma, PCB konsantrasyonlarının ekosistemin üreticilerinden (fitoplanktonlar) balık türlerinin farklı trofik düzeylerine doğru arttığını göstermektedir. Bu ekosistemin uç tüketicisi olan tirsi balığı, ekosistemde bulunan fitoplanktonlara kıyasla dört kattan fazla PCB barındırmaktadır. Ayrıca, diğer çalışmalardan elde edilen sonuçlar, bu balıkları yiyen kuşların göllerde bulunan balıklara kıyasla en az bir kat daha yüksek PCB içerebileceğini belirtmektedir.

Bazı deniz ürünlerinde cıva ve kadmiyum gibi ağır metallerin biyolojik olarak birikmesi başka endişeleri de beraberinde getirmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı, yüksek cıva içeriği nedeniyle hamile kadınların ve küçük çocukların kılıç balığı, köpek balığı, kral uskumru veya kiremit balığı tüketmemelerini önermekte; bu balıklar yerine cıva oranı düşük olan somon, karides, kömür balığı ve yayın balığı gibi balıkları tercih etmelerini tavsiye etmektedir. Bu çerçevede biyo-artış, ekosistem dinamiklerinin günlük yaşamımızı, hatta yediğimiz yiyecekleri nasıl etkileyebileceğine dair iyi bir örnektir.

Bu grafik, Huron Gölü'nün Saginaw Körfezi ekosistemindeki çeşitli trofik düzeylerde bulunan PCB konsantrasyonlarını göstermektedir. Daha yüksek trofik seviyelerdeki balıkların daha düşük trofik seviyelerdekilere göre daha fazla PCB biriktirdiği dikkat çekmektedir.
Bu grafik, Huron Gölü'nün Saginaw Körfezi ekosistemindeki çeşitli trofik düzeylerde bulunan PCB konsantrasyonlarını göstermektedir. Daha yüksek trofik seviyelerdeki balıkların daha düşük trofik seviyelerdekilere göre daha fazla PCB biriktirdiği dikkat çekmektedir.
P. Van Hoof, NOAA

Özet

  • Ekosistemler yeraltında, karada, denizde ve havada olabilir.
  • Bir ekosistemdeki organizmalar çeşitli yollarla enerji elde eder ve bu enerji besin ağının tabanından tepesine doğru, trofik seviyeler arasında aktarılır ve her aktarımda enerji kaybedilir.
  • Her trofik seviyede enerji kaybı olur, bu nedenle besinzincirlerinin uzunlukları sınırlıdır.
  • Yağda çözünen toksik bileşikler, toksinin konsantrasyonu düşük olsa bile, bir besin zincirinde biyolojik olarak birikerek uç tüketicilere zarar verebilir.
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Ekosistemler ve Biyosfer Yazı Dizisi

Bu yazı, Ekosistemler ve Biyosfer yazı dizisinin 1. yazısıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/04/2024 10:58:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13589

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Hava
Uyku
Kütle
Yas
Çeşitlilik
Kanat
Yeni Koronavirüs
Bebek Doğumu
Neandertal
Diş Hekimi
Yeni Doğan
Konuşma
Sosyal
Bilimkurgu
Kuantum
Kalıtım
Epidemik
Goril
Eğilim
Çeviri
Epistemoloji
Ornitoloji
Amerika Birleşik Devletleri
Göğüs
Yaşanabilir Gezegen
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
L. Texts, et al. Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer!. (15 Aralık 2022). Alındığı Tarih: 20 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/13589
Texts, L., Karagözoğlu, M. (2022, December 15). Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer!. Evrim Ağacı. Retrieved April 20, 2024. from https://evrimagaci.org/s/13589
L. Texts, et al. “Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer!.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, 15 Dec. 2022, https://evrimagaci.org/s/13589.
Texts, Libre. Karagözoğlu, Mert. “Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Ağları: Büyük Balık Küçük Balığı, Daha Büyük Balık ise Büyük Balığı Yer!.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, December 15, 2022. https://evrimagaci.org/s/13589.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close