Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014 ve 2016 yılları arasında bildirilen 28.616 hastalık vakası ve 11.310 ölümle sonuçlanan Batı Afrika salgını sonrasında, en büyük ikinci Ebola salgını 1 Ağustos 2018’ den beri 2.671 kişide görüldü ve 1.790 kişinin ölümüne neden oldu. Tarihin en büyük ikinci salgını 2018 Ağustos’unda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ nde (DRC) başladı, Kuzey Kongo – Kuzey Kivu ve Ituri’deki iki eyaleti etkiledi. Dava sayısının 1000’e ulaşması 224 gün, ancak 2,000’e ulaşması 71 gün sürdü. Her gün yaklaşık 12 yeni vaka rapor edilmektedir.

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Ebola virüsü hastalığı (EVH), eskiden Ebola kanamalı virüsü olarak biliniyordu ve insanlar için çok büyük sorun yaratan, sıklıkla ölümcül bir hastalıktır. Virüs insanlara vahşi hayvanlardan bulaşır ve insandan insana aktarılabilir. Ortalamada Ebola vakalarının %50'si ölümle sonuçlanmaktadır. Ancak on yıllardı insanlara aralıklarla bulaşan ve yayılan Ebola salgınları sırasında ölüm oranları %25 ila %90 arasında değişmiştir; dolayısıyla net bir tahminde bulunmak zordur. 

Tarihteki ilk Ebola salgını 1976 yılında Orta Afrika'nın şehirden uzak köylerinde, vahşi doğayla daha sık temasa geçen, yağmur ormanlarının hemen yanında bulunan 2 ayrı köyde (biri Sudan'ın Nzara bölgesinde, diğeri Kongo'nun Yambuku bölgesinde) başlamıştır. Kongo'daki salgın, Ebola Nehri yanındaki bir köyde görülmüştür ve hastalık adını buradan almaktadır. İki salgın da, pek fazla yayılamadan önlenebilmiştir. 

Mart 2014'teki salgın ise Batı Afrika'da başlamıştır ve büyük şehirlere hızlıca sıçramayı başarmıştır. Bu salgın sırasında şu ana kadar ölenlerin sayısı, 1976'dan bu yana ara ara görülen vakalarda ölenlerin toplam sayısından daha fazladır. Ayrıca teknolojinin daha erişilebilir olmasından ötürü bu salgın, kıtaları aşarak daha uzak bölgelere de yayılmayı başarmıştır. Özellikle Sierra Leone, Liberya, Nijerya ve Senegal, hava yoluyla buralara ulaşan taşıyıcılar nedeniyle hastalıktan etkilenmiştir. Salgından en çok etkilenen ise Gine, Sierra Leone ve Liberya olmuştur, çünkü bu ülkelerde sağlık sistemleri çok zayıftır, doktor yok denecek kadar azdır ve altyapıları hiç güçlü değildir.

Uzmanlar, sağlık sistemleri işlevsel olan ülkelerin vatandaşlarının korkacağı bir şey olmadığını söylüyor. Ancak 1976'dan beri aramızda bulunan bu virüs, uzun denemelerden sonra nihayet ülkeler ve kıtalar arası yayılmayı başardı. Gelin Ebola ilgili çok temel bazı bilgileri kısa kısa soru cevaplar halinde verelim. Her ne kadar korkudan evlerimize kapanmamızı gerektirecek bir tehlike arz etmese de, son derece ölümcül olan böyle bir virüsü ve etkilerini tanımakta fayda var diye düşünüyoruz. Umarız faydalı olacaktır.

Ebola ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Ebola nedir?

Ebola, yoğun iç kanamalar sonucu hastanın şok etkisiyle ölümüne neden olan hemorajik bir virüs. Ebola virüsü, başlangıç olarak vücut ısısında artış, kas ağrısı, halsizlik, baş ağrısı, boğaz tahrişi, kusma ve ishal gibi semptomlar gösteriyor.

Enfeksiyon daha da ilerlediğinde virüs kan damarlarındaki epitel doku hücrelerinin duvarlarını parçalayarak bu hücrelerin sıvı sızdırmasına neden oluyor. Bunun sonucunda ise hastada ciddi iç ve dış kanamalar gözlemleniyor.

Ebola nasıl yayılır?

Ebola virüsü gerçek anlamda hasta olan – kusan, kanaması veya ishali olan – insanlardan vücut sıvıları yoluyla bulaşır. Dışkı, kusmuk ve kan en bulaşıcı sıvılardır ve hastalığın son safhalarında bunların küçücük birer parçası bile çok fazla virüs taşır. Fakat hastaların kanı ellerine temas eden bir hemşirenin sadece ellerini sabunla yıkaması yeterlidir. Kişi ancak elinde sıyrık, kesik varsa veya virüsün aktarılabileceği vücut sıvıları bulunan ağza, göze veya burna dokunursa hastalık kapar.

Ebola virüsünün farklı türler arasında da bulaşıcılık gösterdiği düşünülüyor. Özellikle büyük yarasaların virüsün doğal konakları olduğu ve virüsün Afrika'ya bu tür tarafından yayıldığı yapılan tahminler arasında.

Semptomları nelerdir?

Semptomların ortaya çıkma süresi iki günden yirmi bir güne kadar değişebilir fakat bu aralık genellikle iki yedi gün arasıdır. Genel olarak ilk belirtileri ateşli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı ve ciddi kas zayıflaması olur. Bu semptomların çoğu griple benzer olduğundan kolay ayırt edilemez, yine de son zamanlarda Batı Afrika'da bulunan herhangi bir kişiden şüphelenilmelidir. Ardından ishal, kusma, kaşıntı ve karın ağrısı gelir. Böbrekler ve karaciğer düzgün çalışmaz. Hastaların gözlerinden, kulaklarından, burnundan ve ağzından kan gelebilir veya iç kanama geçirebilirler.

Dünya'da oldukça karışık tepkilerle karşılanan ve kiminin çok kısa sürede tüm dünyayı avuçları içerisine alacağını söylediği, kimi diğerlerininse bulaşma ihtimalinin çok düşük olmasından ötürü pek fazla yayılmayacağını söylediği bir hastalık ebola... Yine de, belirtilerinden haberdar olmakta fayda var diye düşünüyoruz. Unutmayın, bir hastalığın teşhisinin konulabilmesi için bu belirtilerin çoğunun bir arada gözükmesi lazım. Başınız ağrıyor diye Ebola olduğunuzu düşünmeyin. Ancak şüphe duyuyorsanız, mutlaka doktora başvurun.
Dünya'da oldukça karışık tepkilerle karşılanan ve kiminin çok kısa sürede tüm dünyayı avuçları içerisine alacağını söylediği, kimi diğerlerininse bulaşma ihtimalinin çok düşük olmasından ötürü pek fazla yayılmayacağını söylediği bir hastalık ebola... Yine de, belirtilerinden haberdar olmakta fayda var diye düşünüyoruz. Unutmayın, bir hastalığın teşhisinin konulabilmesi için bu belirtilerin çoğunun bir arada gözükmesi lazım. Başınız ağrıyor diye Ebola olduğunuzu düşünmeyin. Ancak şüphe duyuyorsanız, mutlaka doktora başvurun.

Peki ya ter? Örneğin spor salonundaki aletlerden Ebola kapabilir miyim?

Hayır. Ebola, kas ağrıları gibi spor yapmayı engelleyici semptomatik belirtiler ortaya çıkmadan önce bulaşıcı özellik taşımaz. Zaten ter, muhtemelen pek fazla virüs taşımaz. Hatta Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün dediğine göre daha önce terden tamamen işler halde bir virüs elde edilememiştir.

Peki ya tükürük?

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre hastalığın en şiddetli safhalarında tükürük ve gözyaşı risk taşıyabilir ama bu konudaki çalışmalar henüz yetersiz. Virüse anne sütünde de rastlandı; buraya tıklayak söz konusu makaleyi okuyabilirsiniz.

Klozetlerden Ebola kapabilir miyim? 

Evet. Ebola kapmış bir kişinin dışkısı büyük tehlike teşkil eder, ayrıca ürede de virüse rastlanmıştır. Fakat bu ancak gerçekten hasta bir birey tuvaleti kullanmış ve kirletmişse tehlike yaratabilir ve bu tür olaylar yüksek ihtimalle hastanın evinde veya hastanelerde gerçekleşir. Umumi tuvaletlerin risk taşıması pek olası değildir.

Cinsel yolla bulaşır mı?

Evet. Virüs, iyileşmiş bireyin menisinde doksan güne kadar kalabilir.

Hasta birisini hastaneye taşımış bir taksiden Ebola kapabilir miyim?

Virüs vücut sıvılarının değdiği yüzeylere bulaşabilir. Yani eğer birisi koltuğa kan bulaştırmış veya kusmuşsa kirli yüzeye dokunduktan sonra elini ağzına götürmek veya açık bir yarayı oraya değdirmek tehlikeli olabilir. Avrupa’da ve Amerika’da eğer bir hastaya Ebola tanısı konmuşsa geçtiği yerlerin izi sürülür ve eğer bir taksiyle yolculuk yapmışsa araç temizlenir.

Hasta birinin dokunduğu kapı kolundan Ebola kapabilir miyim?

Evet, eğer kapı kolu kan, kusmuk veya dışkıyla kirlenmişse; ancak bu genellikle hastanın yaşadığı evde veya hastanelerde olur. Fakat eğer gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaz ve sık sık ellerinizi yıkarsanız hastalık kapmazsınız.

Tren istasyonları, okullar ya da diğer halka açık alanlarda ne gibi önlemler alınabilir?

İngiliz Halk Sağlığı Departmanı’nın bu konuda kesinlikle uyulması gereken sıkı prosedürleri vardır. Çokça insanın temas ettiği gözle görülür kirlenmeye uğramış alanlar, tuvaletler ve kapı kolları, telefonlar gibi yüzeyler her hangi görünür sıvı kalmayacak şekilde tek kullanımlık havlularla silinip, deterjan ya da sabun ve su ile temizlenerek kurumaya bırakılmalı. Sonrasında yüzeyler mutlaka dezenfekte edilmeli - örneğin ⅕ oranında sulandırılmış deterjanla. Temizliği yapan kişi; uzun kollu gömleğin kollarını içine alacak tek kullanımlık eldivenle, paçaları çorabın içine alınmış bir pantolonla ve kapalı ayakkabıyla tamamen örtülü olmalıdır. Her hangi kesik veya sıyrık da mutlaka yara bandıyla kapatılmalıdır. Fakat görevlinin geçtiği alanların sonrasında temizlenmesi gerekmez.

Ebola Ne Kadar Bulaşıcıdır?

Komplo teorisyenleri insanların aklını bulandırmak için, ilaç firmalarından asırlar ve milenyumlar geriye giden virüslerin tarihinin sıradan uzantıları olan bu hastalıklarla ilgili yalanlar uyduradursun, aslında Ebola, eğer ki Afrika ülkelerinden birinde bulunup birileriyle cinsel temasa girmediyseniz veya vücut sıvısı alışverişinde bulunmadıysanız, muhtemelen pek de korkmanız gereken bir hastalık değil.

Hastalık, ilk 20 günde giderek daha bulaşıcı hale geliyor. Eğer ki bu süre zarfında hasta kontrol altında tutulursa, hastalığın bulaşma ihtimali yok denecek kadar azdır. Birçok biyolog ve doktor, Ebolanın küresel bir salgına dönüşmeyeceğinde hemfikirdir. Örneğin, Texas Üniversitesi'nden biyolog Lauren Ancel Meyers, şöyle söylüyor:

Rahatlıkla söyleyebiliriz ki, endişelenmenizi gerektirecek bir durum yoktur. Küresel bir epidemiğe yönelik hiçbir gerçek tehdit bulunmuyor.

Bu rahatlık ve eminlik, hastalıkların R0 değeri olarak bilinen bir istatistiki değerden kaynaklanıyor. R0, "üreme sayısı" olarak da biliniyor ve bir hastalığın ne kadar bulaşıcı olduğunu belirlemekte kullanılıyor. Science Alert'te şöyle belirtiliyor:

Kızamık, şu anda var olan en bulaşıcı hastalıktır. R0 değeri 18 civarındadır. Bu şu anlama gelir: eğer kimse kuzamık aşısı olmasaydı, her 1 kızamık hastası ortalamada 18 sağlıklı kişiye kızamık bulaştırırdı. Elbette, aşılar sayesinde bu sayı 0'a iniyor. HIV ve SARS gibi ölümcül virüsler için bu sayı 2-5 arasındadır. Ebola içinse sadece 2'dir.

Virüs ne kadar süre sağ kalabilir?

Virüs oldukça dayanıksızdır ve UV ışığı, kurutma, yüksek sıcaklık (ki bu özellik Batı Afrika’da çok faydalıdır) ve dezenfektanlarla kolayca yok edilebilir. Soğuk, nemli bir ortamda vücut sıvısı içerisinde bile en fazla bir kaç gün sağ kalabilir.

Yediğimiz yiyecekler güvenli mi?

Evet, eğer pişirilmişlerse... Ebola virüsü pişirme sayesinde inaktif hale gelir. Pişmemiş yaban hayvanların etleri tehlikelidir. Ebola’nın Afrika’da patlak vermesinin sebebi yaban hayvanlarının insanlar tarafından yenmek koşuluyla avlanması, kesilmesi ve doğranmasıdır.

Ebola hava yoluyla yayılır mı? Maske takmalı mıyım?

Hayır, hava yoluyla yayılmaz. Çeşitli spekülasyonların aksine, Birleşmiş Milletler Acil Durum Ebola Heyeti geniş araştırmalar sonucu virüsün hava yoluyla yayıldığına dair bir bulguya rastlanmadığını belirtiyor. Bu hastalığa sahip insanlar pek fazla hapşırmaz veya öksürmez. Dünya Sağlık Örgütü bu konuda tavsiye niteliğinde açıklamalarda bulundu: “Salgından edinilen epidemiyolojik bilgiler ışığında virüsün; kızamık, suçiçeği virüsleri veya tüberküloz mikrobu gibi hava yoluyla bulaştığına dair tutarlı bulgulara rastlanmadı.”

Ya birisi suratıma doğru hapşırır ya da öksürürse?

Teorik olarak çok hasta birinin yüzümüze doğru şiddetli hapşırması veya öksürmesi sonucu hastalık kapma olasılığımız var. Bu şekilde hastalık kapma ihtimali en yüksek olan kişiler hasta bakıcılardır ve bu kişilerin maske ve koruyucu elbise giymesi tavsiye edilir.

Ebola virüsü bu şekilde bulaşacak yönde mutasyon geçirebilir mi?

Her ne kadar virüsler de mutasyon geçirebilseler de, bilim insanlarına göre şu ana kadar hiçbir virüs bu yönde değişmemiş ve bunun olabileceğine dair de kanıt yok.

Astronot tarzı korunma elbiseleri giyen sağlık çalışanlarının Ebola kapma ihtimali var mı?

Çalışanlar mümkün olduğu kadar dikkatli davranıyorlar. Eldivenlerin ve elbisenin dışı virüs kaplı olabileceği zamanlar uygulanması gereken sıkı prosedürler var. Amerika Hastalık Kontrol Merkezi’nin (CDC) çıplak ellerle kirlenmiş bir objeye dokunulmaması için hazırlanmış güvenli şekilde koruyucu elbiseyi çıkarmaya yönelik bir rehberi de var. Aşağıdaki infografik bazı önlemleri göstermektedir (sorular ve cevaplar görselden sonra devam etmektedir):

Ebola
Ebola

Ülkeye girerken geçtiğimiz tarama cihazları hasta insanları tespit edebilir mi?

Hayır. Tüm tarayıcılar ancak yüksek vücut sıcaklığını tespit edebilir. Yüksek ateşin sebebi Ebola’dan çok, soğuk algınlığı; hatta menopoz bile olabilir. Yüksek ateşi olan herkes Ebola tespiti için kan tahlili yaptırmalıdır. Risk yaratan iki problem daha var: Batı Afrika’dan gelen insanlar hava yolunu kullanmak yerine dolaylı yollardan da ülkeye giriş yapabileceklerinden, sadece havalimanlarına değil, deniz limanlarına ve ülke sınırlarına da tarama cihazları konulmalıdır. En önemli problem ise; hastalık semptomlarını ülkeye giriş yaptıktan sonra göstermeye başlayanlar olabilir ve bu insanların hasta olduğunu anlayabilmek için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Ebola, Açlık ve "Habitüasyon": Çok Daha Büyük Tehditler Var!

Tüm Dünya'nın 2014 yılı boyunca yakından, korku ve endişeyle takip ettiği Ebola'nn, 1976'dan beri 4992 cana kıydığı düşünülüyor. Bu oldukça yüksek bir sayı ve bu kişilerin 41'i 2014 yılında öldü! Sayı artmaya devam ediyor.

Artıyor artmasına da, bu sayı her yıl Afrika'da açlıktan ölen 2.8-5.1 milyon arası (sayılar yıldan yıla değişiyor) çocuğu neden hiç umursamadığımızı düşündürmüyor değil. Bunlar, sadece çocuklar! Sadece açlıktan... 

Elbette bu, Ebola'ya hiç dikkat vermememiz, hakkında bilgi alıp, dikkatli olmamamız gerektiği anlamına gelmiyor. Elbette yapacağız, öğreneceğiz, bilgiler vereceğiz, alacağız, hazırlıklı olacağız. Ancak bunu yaparken, daha büyük ve tehlikeli sorunları görmezden gelmememiz gerektiğini düşünüyoruz.

Sinirbilimde "duyarsızlaşma" veya "duyu alışması" (daha teknik adıyla "habitüasyon") olarak bilinen bir olgu vardır. Örneğin bir fareyi sürekli sesle korkutursanız; ancak sonrasına ona zarar veren bir şey yapmazsanız, bir süre sonra o sesin kötü bir şeyin habercisi olmadığını anlayacaktır. Aslında ses kötü bir şey olabilir (örneğin rahatsız edicidir); ancak canlıya zarar vermiyorsa, sesin verildiği her seferinde, hayvanın sese vereceği tepki azalır, azalır ve sonunda yok denecek kadar az olur. 

İşte kronik sorunlarımıza verdiğimiz tepki de budur. İlk duyduğumuzda şiddetli bir tepki veririz. Sonra tekrar görürüz, tekrar rahatsızlık duyar, tepki veririz. Ancak ikinci tepki, birincisinden azdır. Çünkü açlık, bize doğrudan zarar vermez. Kötü olduğunu biliriz; fakat tepki vermemiz bir yere kadardır. Üçüncü, dördüncü, beşinci derken artık çoktan duyarsızlaşmışızdır. Aynı şeyi toplumsal tepkilerde de sıklıkla görebiliriz. İlk tepki her zaman şiddetlidir; ancak sonraki tepkiler giderek söner (eğer ki tepkiyi gösterenler, tepki gösterilen şeyden doğrudan ve hissedilir miktarda zarar görmüyorlarsa). 

Bunu ancak zorlayarak kırabilirsiniz, başka yolu yoktur. O yüzden, dilediğiniz herhangi bir açlıkla mücadele vakfına bağışta bulunarak bu insanlara yardım edebilirsiniz. Bazılarını kaynaklarımızda veriyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • The Guardian. Ebola In The Drc: Everything You Need To Know. (2019, Temmuz 15). Alındığı Tarih: 30 Temmuz 2019. Alındığı Yer: The Guardian
  • WHO. Ebola Virus Disease. (2019, Mayıs 30). Alındığı Tarih: 30 Temmuz 2019. Alındığı Yer: WHO
  • Science Alert. How Infectious Is Ebola?. (2014, Ekim 09). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Science Alert
  • D. Freeman. What Next For The Ebola Outbreak? Here’s What The Math Says. (2014, Ekim 06). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: HuffPost
  • Rise Against Hunger. Hunger Doesn’t Have To Exist — Let’s End It Together.. (2019, Ağustos 17). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Rise Against Hunger
  • Action Against Hunger. East Africa: Helping Families Cope With Drought. (2019, Ağustos 17). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Action Against Hunger
  • J. Zwiebel, et al. Here's How Many People Have Died From Ebola So Far. (2015, Mayıs 11). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Buzzfeed News
  • WHO. Ebola Virus Disease. (2019, Mayıs 30). Alındığı Tarih: 17 Ağustos 2019. Alındığı Yer: WHO
  • E. M. Leroy, et al. (2005). Fruit Bats As Reservoirs Of Ebola Virus. Nature, sf: 575-576.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/08/2019 06:35:00 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2936

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkes yeteneklidir. İnsanlarda eksik olan, yeteneklerinin götürdüğü karanlık yere gitme cesaretidir.”
Erica Jong
Geri Bildirim Gönder