Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Duyusal Ekoloji Nedir? Hayvanların Dünya'yı Nasıl Algılıyor?

Bir Arının Bir Çiçeği Nasıl Gördüğünü Hiç Merak Ettiniz mi?

Duyusal Ekoloji Nedir? Hayvanların Dünya'yı Nasıl Algılıyor?
10 dakika
6,927

Her organizma, kendi sinir sistemi tarafından alınıp işlenen bilgilerin tamamından oluşan bir dünyada yaşar (Dangles et al. 2009). “Umwelt” terimi, 1909’da Jakob von Uexküll tarafından, algılanan dünyayı tanımlamak amacıyla türetilmiştir (Rüting 2004, Shettleworth 1998). Umwelt, her organizma için farklıdır, dolayısıyla başka bir organizmanın dünyayı nasıl algıladığını tamamen anlayabilmemiz çok zordur. Bu açmaz, yıllar boyunca hem filozofların (Nagel 1974) hem de biyologların (Griffin 1958) ilgisini çekmiştir. Algı sistemlerinin gelişiminin hayvanın gelişimiyle paralellik göstermesi gayet normal bir durumdur. Bu durum organizmanın yaşamı boyunca içinde bulunduğu “umwelt”in (algılanan çevrenin) sıkça değiştiği anlamına gelir (Dangles et al. 2009).

Duyusal ekoloji alanı, hayvanların çevrelerinde neleri algıladıklarını ve bunun çevre ile olan etkileşimlerine nasıl etki edeceğini anlamak amacıyla onların algı sistemleri üzerine yapılan araştırmalara dayanmaktadır (Dangles et al. 2009). Bu algısal dünya, her ne kadar herhangi bir zamanda hayvanın sinir sisteminin iç dinamiklerinden etkileniyor olsa da belli bir organizmanın sahip olduğu algılara yüksek oranda bağımlıdır.

Bu Reklamı Kapat

Bir hayvan, her duyunun aldığı bilgiye göre sınıflandırılan çok çeşitli duyulara sahip olabilir (duyu kipleri, Tablo 1). Belli duyu kiplerinin önemi bir türden diğerine değişmektedir. Bu yüzden türlerin sahip olduğu duyu kipleri incelenerek türün ekolojisi ve evrimi hakkında geniş bilgilere sahip olmak mümkündür (Dangles et al. 2009).

Tablo 1: Farklı duyu kiplerinden bazı örnekler. Her kip için, o kipi kullanan duyu sistemlerinden bazı örnekler belirtilmiştir.
Tablo 1: Farklı duyu kiplerinden bazı örnekler. Her kip için, o kipi kullanan duyu sistemlerinden bazı örnekler belirtilmiştir.

Diğer hayvanların duyusal ekolojisini incelerken insan olarak bizler en iyi bildiğimiz yeteneklere odaklanma eğilimindeyizdir: Bilgiyi ses olarak (duymak), ışık olarak (görmek) ve kimyasal olarak (koku ve tat) saptarız. Bunun yanı sıra, her ne kadar omurgasız organizmalarda çeşitli kipler üzerinde çok sayıda çalışma yapılmış olsa da bizler omurgalı organizmalar üzerinde odaklanmaya meyilliyizdir (Dangles et al. 2009). Çoğunlukla bu yeteneklerin her birini inceleriz ve insanların bunlara nasıl cevap verdiğine dayanarak aldıkları uyaranı tanımlarız.

Bu Reklamı Kapat

Muhtemelen elektromanyetik spektrumda görünür bölgeden haberdarsınızdır (Şekil 1). İnsanların algılayabildiği görünür spektrumun, var olan toplam elektromanyetik enerji aralığının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu fark etmişsinizdir. Diğer hayvanların duyusal sistemlerini incelediğimizde, hayvanların insan duyuları ile algılanamayan uyaranları tespit edebildiklerini görmekteyiz. İnsanların algılayabildiği aralığın üzerinde olan uyaranlar için ‘ultra’ ön ekini, insanların algılayabildiği aralığın altında olan uyaranlar için de ‘infra’ ön ekini kullanırız. Ancak bir şeyi ‘ultra’ ya da ‘infra’ olarak etiketlemiş olmamız onun algılanamayacağı anlamına değil, insan duyu sistemlerince algılanamayacağı anlamına gelmektedir.

Görsel 1: Elektromanyetik Spektrum Bu şema elektromanyetik spektrumu oluşturan dalga boylarının tamamını göstermektedir. Spektrumda insanların görebildiği kısım, algıladığımız renklerin gördüğümüz ışığın dalga boyu ile nasıl bağlantılı olduğunu gösterebilmek amacıyla büyütülmüştür.
Görsel 1: Elektromanyetik Spektrum Bu şema elektromanyetik spektrumu oluşturan dalga boylarının tamamını göstermektedir. Spektrumda insanların görebildiği kısım, algıladığımız renklerin gördüğümüz ışığın dalga boyu ile nasıl bağlantılı olduğunu gösterebilmek amacıyla büyütülmüştür.
Creative Commons, Materialscientist, Wikimedia Commons

Hayvan duyusal ekolojisi, o hayvanın yaşadığı algı dünyasına dikkatle bakabilmemize ve böylece hayvanın davranışlarını daha iyi anlayabilmemize izin verir. Aynı zamanda, özellikle ultra ve infra bölgelerindeki uyaranları, örneğin köpeklerin bir insandan 1.000.000 kez daha hassas olan koku algı yeteneğini (Olender et al 2004), ya da gerekli duyu organlarına sahip olmadığımız için insanlar için algılanması tamamıyla imkânsız olan elektrik alanları (Camperi et al. 2007, Heiligenberg 1991) ve manyetik alanlar (Akesson & Backman 1999, Holland et al. 2010, Weindler et al. 1995) gibi uyaranları kaydedip analiz ettiğimizde, bizim için dünyaya yeni bir bakış açısı getirebilir. Gözümüzün göremediği ışıkları algılayan kameralar, ya da duyamadığımız sesleri kaydedecek mikrofonlar gibi algılayamadığımız uyaranların incelenmesi için, onları bizim adımıza algılayıp tespit edecek cihazlar geliştirmek zorundayız.

Bu makalede tartışmamızı, insan duyuları arasında en çok gelişmiş duyular olan görme ve işitme ile sınırlı tutacağız. Aynı zamanda kendimizi omurgalı organizmalarla sınırlandıracağız ancak bu diğer hayvanların benzer duyu sistemlerine sahip olmadığı ya da fayda sağlamadıkları anlamına gelmemeli. İşe hayvan duyu sistemlerinin en temel arka planı ile başlıyoruz, eğer bu başlık ile ilgili daha çok bilgi edinmek isterseniz literatürde bundan daha fazlasını bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Görme

Görme algısı, belli elektromanyetik enerji türlerinin varlığını tespit eden ışık reseptörlerinin yeteneğine bağlıdır (Görsel 1). Elektromanyetik enerjiyi dalga boyuna (ya da frekansına) göre tanımlarız. İnsanların görebildiği dalga boyları gökkuşağının bilindik renklerini oluşturmaktadır. Bu renkler kabaca 700 nm (kızıl) ile 400 nm (mor) arasındaki dalga boylarına karşılık gelir. İnsanların görebildiği aralığın dışında kalan dalga boyları için kızılötesi (IR; ~1000 nm 1 mm arasındaki dalga boyları) ve morötesi (UV; kabaca 100-400 nm arası) terimlerini kullanırız (Ryer 1997).

Kızılötesi ve morötesi spektrumları birçok hayvanın görebildiği aralıktadır. Gözleriniz algılayamasa da kızılötesi ışınımı, soba gibi bir ısı kaynağına elinizi yaklaştırdığınızdaki ılık hisse benzediğinden size yabancı değildir. Kendi çevresinden daha sıcak olan her nesne kızılötesi ışınımı yayar ve bazı hayvanlar bu ‘ısıl görüntüyü’ algılayabilecek alıcılara sahiptir (Newman & Harline 1982, Sichert et al. 2006).

Bu yetenek, memelilerle ve kuşlarla beslenen yırtıcı hayvanlar için, avları neredeyse her zaman çevresinden daha sıcak olduğundan son derece yararlıdır. Örneğin çıngıraklı yılanlar, pitonlar, boğa yılanları gibi yılan türleri, kafalarında kızılötesine hassas alıcılara sahip girintiler bulundurur (Görsel 2; Newman & Hartline 1982, Pappas et al. 2004). Bu girintiler avcının tenha bir konumda saklanarak kızılötesi ışın yayan avı vuruş mesafesine gelene kadar beklemesine olanak tanır (Newman & Hartline 1982, Ebert et al. 2007). Bu alıcılar yılanın, memeli avcıları algılayıp onlardan kaçmasını ya da uyumak ve dinlenmek için uygun sıcaklıktaki konumları bulmasını da mümkün kılar.

Görsel 2: Ağlı piton, ‘***’ ile gösterilen kızılötesine hassas girintileri ile.
Görsel 2: Ağlı piton, ‘***’ ile gösterilen kızılötesine hassas girintileri ile.
Creative Commons Modified, Danleo, Wikimedia Commons

Morötesi ışınları gören, kuşlar (Rubene et al. 2010), kelebekler (Rutowski et al. 2010) ve arılar (Arnold et al. 2010) gibi hayvanlar da mevcuttur. Morötesinin görülebilmesi ile ilgili yapılmış en iyi çalışmalardan biri, arılar ve tozlaşma yaptıkları bitkilere aittir. Bu bitkilerin birçoğu hem görünür hem de morötesi aralıkta ışık yansıtan çiçeklere sahiptir (Arnold et al. 2010, Dusenbery 1992). Bu çiçekler morötesi ışıkta incelendiği zaman açık ve koyu renk desenler görünür hale gelmektedir. Bu desenler, arılara bitki özünü çiçeğin neresinde bulacakları konusunda rehberlik eder (Görsel 3). Bu desenli ‘davetiyeler’ aynı zamanda, diğer bitkilere yayılacak olan polenleri toplayabilmesi amacıyla arıyı çiçeğin hangi bölgesine gideceği konusunda yönlendirdiği için bitkiye de fayda sağlar. Arılar görünür spektrumda da gayet iyi görebiliyor olmalarına rağmen (Dusenbery 1992, Kevan et al. 2001) ilave olarak morötesi ışığı algılayabilmeleri, onlara sadece insan hassaslığında gözlere sahip olmaları durumunda eksik kalacak olan bilgilere erişmelerini sağlar. Arıların çiçeklerin tozlaşmasında yer almadığı konumlarda, morötesi ışın yansıtan çiçeklere sahip bitki türü sayısının, arıların tozlaşma yaptığı bölgelerdekine nazaran önemli ölçüde düşük olması dikkate değerdir (Kevan et al. 2001).

Görsel 3: Misk otu çiçeğinin beyaz ışık (solda) ve morötesi ışık (sağda) altındaki görüntülerinin karşılaştırması. Morötesi ışık altında ortadaki koyu renkli bölgeye dikkat ediniz. Bu kısım, arıyı hem nerede bitki özü bulabileceği konusunda yönlendirir, hem de arının polen ile kaplayacağı yapıdan geçmesini güvence altına alır.
Görsel 3: Misk otu çiçeğinin beyaz ışık (solda) ve morötesi ışık (sağda) altındaki görüntülerinin karşılaştırması. Morötesi ışık altında ortadaki koyu renkli bölgeye dikkat ediniz. Bu kısım, arıyı hem nerede bitki özü bulabileceği konusunda yönlendirir, hem de arının polen ile kaplayacağı yapıdan geçmesini güvence altına alır.
Creative Commons, Plantsurfer, Wikimedia Commons

İşitme

Birçok hayvan çevrelerindeki titreşimlerin varlığını, titreşimi algılayan çeşitli yapılar kullanarak algılayabilirler. Bu, bir bitki üzerinde yürüyen bir hayvanın oluşturduğu kıpırtılar gibi bir alt yapı boyunca (Caldwell et al. 2010, Cocroft & Rodriguez 2005) ya da kendilerini çevreleyen hava veya su ortamının içerisinde yayılan (Stebbins 1983) titreşimleri içerir. Havadaki titreşimleri algılama yeteneği işitme duyusu olarak adlandırılır. Havadaki titreşimler kulağınızın içindeki bir dizi yapının titreşmesine, böylece beyninize bağlanan sinirlerin elektrik sinyalleri üretmesine sebep olur. Daha sonra beyniniz, bu sinir sinyallerini ses olarak anlamlandırır.

Bu Reklamı Kapat

Titreşimleri ölçerken sıklıkla, saniyede gerçekleşen titreşim sayısı olan (birim olarak Hertz, kısaltması Hz.) frekanslarına bakarız. İnsanlar en iyi 2.000-4.000 Hz aralığında işitirler, ancak tüm işitme aralığımız sıklıkla 20-20.000 Hz (Gescheider 1997, Görsel 4) arasıdır. Bu işitilebilir aralığın dışında kalan titreşimler kulaklarımız tarafından algılanmaz, ama pek çok hayvan tarafından algılanabilir. Örneğin, filler 20 Hz’nin altında (sesötesi) sesler üreterek sürülerindeki diğer üyelerle iletişim kurarlar (Langbauer et al. 1991, Poole et al. 1988). Bu düşük frekanslı sesler havada ve yerde müthiş uzaklıklara ulaşır ve onlarca kilometrelik alandaki fil topluluklarının irtibatta kalmalarını mümkün kılar (McComb et al. 2003, Payne et al. 1986, Poole et al. 1988).

Görsel 4: Çeşitli hayvanlar tarafından algılanan ses frekans aralıkları. Aralıklar, Strain (2003)’e ait olup farklı yöntembilimlerle ölçülmelerinden ötürü yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Ölçek logaritmik olduğu için, yüksek frekanslar eksende daha az yer kaplamaktadır.
Görsel 4: Çeşitli hayvanlar tarafından algılanan ses frekans aralıkları. Aralıklar, Strain (2003)’e ait olup farklı yöntembilimlerle ölçülmelerinden ötürü yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Ölçek logaritmik olduğu için, yüksek frekanslar eksende daha az yer kaplamaktadır.
2011 Nature Education Stephen Burnett

20.000 Hz ve üstü frekanstaki sesler olan sesüstü titreşimler bazı hayvan türleri tarafından da üretilebilir ve/ya da algılanabilir. Memeli deniz hayvanlarının (Au 2004), kemirgenlerin (Moles & D’amato 2004), yarasaların (Fenton 1984), kurbağaların (Feng et al. 2006, Shen et al. 2008), ve böceklerin (Fullard 1982, Fullard & Yack 1993, Fullard et al. 1994, Rodríguez & Greenfield 2003) sesüstünü iletişim, avcılardan korunma ve yankı ile yer tayini gibi çeşitli amaçlar için kullandığı bilinmektedir.

Bu tip sesler üzerinde birçok çalışma yapılmış olsa da en iyi bilinen örneklerden biri yarasaların yankı ile yer tayinidir. Yarasaların yankı ile yer tayinindeki frekans aralıkları, türlerine göre 10.000 ile 200.000 Hz arasında değişkenlik gösterir (Altringham 1996, Leonard & Fenton 1984). Tek bir yarasa çağrısı sadece birkaç milisaniye sürerken 50.000 Hz ya da üstünde bir frekans aralığını kapsayabilir (Görsel 5). Bunun gibi yüksek frekanstaki sesler çok uzağa yol alamaz fakat çok küçük olanlar da dâhil olmak üzere katı nesnelerden yansır (Lawrence & Simmons 1982, Surlykke & Kalko 2008). Bu, yarasanın nesneden gelen yankıları kullanarak küçük hedefleri (yiyecek gibi) algılamasını sağlar. Yankı ile yer tayini yapan bazı türlerin yön bulmak için görme yeteneklerini kullandıkları bulunmuş olsa da (Bell 1985, Bell & Fenton), bu türler bile, hareket ederlerken (hâlâ yankı ile yön tayini yeteneklerine bağımlı olduklarını gösteren) yankı ile yön tayini sinyalleri yayarlar (Eklöf & Jones 2003, Masters & Harley 2004). Yüksek frekanstaki çağrıları sadece kısa mesafe kat edebildiği için, bir yarasanın dünya algısı seslerinin yol aldığı mesafeden oldukça etkilenir (Lawrence & Simmons 1982, Surlykke & Kalko 2008). Bu durum, aynı çevreyi bizim öncelikli olarak görme duyusunu kullanarak algılamamıza oldukça zıttır.

Görsel 5: Küçük kahverengi bir yarasadan (Myotis lucifugus) gelen yankı ile yön tayini çağrısının ses yazımı. Bu şema, ses frekansını y ekseninde, sesin devam süresini x ekseninde göstermektedir. Şemanın renklendirilmesi ise ses yüksekliğini temsil eder (ses genişliği): Yüksek sese ait kısımlar kırmızı ya da turuncu iken, daha kısık sesi gösteren kısımlar siyah ya da mavidir.
Görsel 5: Küçük kahverengi bir yarasadan (Myotis lucifugus) gelen yankı ile yön tayini çağrısının ses yazımı. Bu şema, ses frekansını y ekseninde, sesin devam süresini x ekseninde göstermektedir. Şemanın renklendirilmesi ise ses yüksekliğini temsil eder (ses genişliği): Yüksek sese ait kısımlar kırmızı ya da turuncu iken, daha kısık sesi gösteren kısımlar siyah ya da mavidir.
2011 Nature Education Stephen Burnett

Sonuç

Bu makalenin yazılış amacı diğer hayvanlara ait duyusal dünyalara ‘gözlerinizi açmanızı’ ve bunların bizim algıladığımız dünyadan çok farklı olabileceğini fark etmenizi sağlamaktır. Her ne kadar öncelikli olarak insanların algılayamadığı uyaranlar üzerine odaklanmış olsak da, insanlara ve diğer hayvanlara ait duyusal sistemlerin örtüşmesi yaygındır (Görsel 4). Burada verilen tüm örneklerde organizmalar, tartışılan belli uyaran aralıklarından çok daha geniş aralıkta duyabilmekte ya da görebilmektedir. Çoğu hayvan (insanlar dahil) oldukça geniş bir aralıktaki uyaranları algılayacak alıcılara sahiptir. Bu sebeple, bir hayvanın umweltini anlamak istiyorsak algılayabildiği bütün uyaran aralıklarını öğrenerek o hayvanın duyusal ekolojisini (duyusal sistemlerini ve bu sistemlerin onun algı dünyasını nasıl etkilediğini) kavramalıyız (Kevan et al. 2001, McCrea & Levy 1983). Ek olarak, herhangi bir durumda bir hayvanın çoklu duyu kiplerinden veri alıyor olmasının muhtemel olduğunu unutmamamız gerekir (Dötterl & Vereecken 2010).

Bu Reklamı Kapat

Evrimleşmiş farklı duyu sistemlerinin birçok pratik uygulaması vardır. Çalışmalar, organizmanın algıladığı duyusal uyaran türünün uygun gıdanın yerini bulma (Bell & Fenton 1984, Fenton & Ratcliffe 2004, Siemers & Swift 2006), kaynaklar için rekabet etme (Caldwell et al. 2010, Mason & Parker 2010), eş arama ve bulma (Feng et al. 2006, Mason & Parker 2010, Schul & Patterson 2003) ya da avcılardan kaçınabilme yeteneklerini (Fullard 1982, Mason & Parker 2010, Schul & Patterson 2003) belirlediğini göstermiştir. Bir türün çevresi ile duyusal sistemi arasındaki ilişkinin, yeni türlerin evrimini yönlendirdiğine dair kanıtların olduğu örnekler bile mevcuttur (Fenton & Ratcliffe 2004, Kirkpatrick & Price 2008, Seehausen et al. 2008).

Her organizma kendi umweltinde yaşarken hayvanların kullandığı farklı türlerde uyaranları inceleyebiliyor olmamız, onların algı dünyalarının farkında olmamızı ve duyusal sistemlerin bu organizmaların evrimi ve ekolojisiyle nasıl bağlantılı olduğunu anlamamızı sağlamaktadır.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Tebrikler! 5
  • Umut Verici! 4
  • Bilim Budur! 3
  • İnanılmaz 3
  • Muhteşem! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Nature | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/08/2022 09:43:59 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/484

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Ecza
Tüyler
Diş Hekimi
Etimoloji
Ağız
Sahtebilim
Eşcinsellik
Nükleer Enerji
Kültür
Mit
Siyah
Retrovirüs
Kemik
Göç
Genom
Ornitoloji
Protein
Türlerin Kökeni
Köpekler
Genetik Değişim
Sağlık Personeli
Stres
Doğru
Kuyrukluyıldız
Einstein
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.