Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek!

Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek! The HotCorn
6 dakika
11,588
Podcast
9:50
Altay Kenger
Seslendiren
56
  • İndir
  • Dış Sitelerde Paylaş
Tüm Reklamları Kapat

Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk tarafından 1996 yılında kaleme alınmış bir eserdir. Bu eser, David Fincher'ın yönetmenliği ve kaliteli oyunculuklarla 1999 yılında sinema dünyasına girmiş ve yıllardır akıllarda yer eden, kült bir film haline gelmiştir.

Arzumuz, Ötekinin Arzusudur!

Jack (Edward Norton) karakteri tekdüze giden hayatında ciddi bir şekilde uyku problemleri (insomnia) yaşamaktadır. Bunu aşmak için doktorun tavsiyesiyle birlikte terapi gruplarına katılır. Bu terapi grupları, testis kanseri problemini yaşayan insanlardan oluşmaktadır (Jack, sonrasında başka terapi gruplarına da gider). Burada Jack'in amacı, kendi yaşadığı problemden daha büyük sorunlar yaşayan insanları gözlemlemek ve kendi acısını onlarla kıyaslamaktır. Bu durumda Jack’in sorunu, terapideki insanlara kıyasla basit kalmıştır. Bu da bir tür kendi halinden memnun olma duygusu yaratır.

Jack, nihayet rahat uyumaya başlamıştır. Daha sonra terapi gruplarına bir kadın (Marla) katılır. Marla’nın sağlık açısından bir problemi yoktur. Marla da tıpkı Jack'le benzer nedenlere sahip olduğu için terapilere katılmaya başlamış biridir. Fakat Marla'nın varlığı, Jack'in terapilere katılmasının arkasına sakladığı yalan duygusuyla yüzleşmesine neden olur. Jack ve Marla’nın terapideki insanlar gibi rahatsızlıkları yoktur ve ikisinin bir arada oluşu, Jack'in kendine yarattığı ilizyonu parçalar. Jack, Marla'nın orada olmasından dolayı, onun yalanının kendi yalanını yansıttığını ve birdenbire hiçbir şey hissetmediğini ifade eder. Böylelikle terapilerden aldığı etki kaybolur.

Tüm Reklamları Kapat

Daha sonra Jack, bir uçak seyahati sırasında Tyler (Brad Pitt) ile tanışır. Aralarında olaylar gelişir ve nihayetinde geceleri barların altlarında dövüş turnuvaları yaparlar ve bir "dövüş kulübü" kurarlar. Sonrasında Tyler, kulübün üyelerine, aklımıza çivilenen şu sözleri söyler:

(...) Burada yaşayan en güçlü ve en zeki erkekleri görüyorum. Bir potansiyel görüyorum ama heba oluyor. Lanet olsun bütün bir nesil benzin pompalıyor. Garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köleler olmuşlar. Reklamlara kanıp araba ve kıyafet kovalıyorlar. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp ihtiyaç duymadığımız şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Ne bir amacımız var ne de bir yerimiz. Ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhranı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş; en büyük buhranımız, hayatlarımız. Televizyonla büyürken bir gün milyoner, bir film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve çok ama çok kızgınız.

Burada arzu duyduğumuz şeylerin tümü aslında Tyler'ın da dediği gibi bize ait değildirler ve biz bunlara inandırılırız. Sahip olmayı arzuladığımız her şeyin doğrudan bizim arzumuz olduğunu düşünürüz. İhtiyacımız olmayan şeyleri sanki ihtiyacımız varmış gibi elde etmek isteriz. Fakat Lacan'ın da dediği gibi:[1] "İnsanın arzusu, Öteki'nin arzusudur."

Arzunun Paradoksu

Öteki'den elde edeceğimiz her nesnenin bizi, Lacan’ın kullandığı bir kavram olan objet petit a'ya ("belirsiz arzu nesnesi") ulaştıracağını düşünürüz. Çünkü özne kökensel eksikliğini doyurmak ister ve onu Öteki'de arar. Ancak Öteki, bu talebi karşılayamaz. Çünkü Büyük Öteki'nin yapısındaki çatlaklar, tam da bu eksikliğin kendisinin doldurulamadığı yerlerdir. Öteki'deki tüm amaç, arzu ettiğimiz her nesnenin bizi mutlak doyuma ulaştıracağı ve bizi tamamlayacağının vaadidir. Fakat öznenin aradığı objet petit a, Öteki'nin sahip olmadığı bir şeydir.

Buna örnek verecek olursak: Kapitalist sistem bize, mutlu olmaya her zaman hakkımız olduğunu söyler. Fakat kapitalist işleyişin temelindeki hareket biçimi, öznenin nihai olarak doyumsuz olması üzerinedir. Tyler'ın isyan ettiği ve fark etmemizi istediği şey budur. Jack, evindeki tüm eşyaları yenileyerek kendini her daim iyi hissedeceği şeyleri satın aldığını düşünür. Fakat bu kendini iyi hissetme ve mutlak olarak tatmin olmanın çözümü değildir. Bu da bize, sistemin dayattıklarını ve sahip olmadığımız şeyleri elde etme arzusunu yeniden canlandırır. Bu durum, kendi içerisinde bir paradoks yaratır. Bu da var olan düzenin karşısına, devrimci hareketleri doğurur. Toplumsal düzen varlığını devam ettirmek için öznelerin üretmesi ve arzulamasına ihtiyaç duyar; ama bu sadece ideolojinin içindeki boşluklar olduğu takdirde mümkün olur. Fakat bu durum, toplumsal düzenin işleyişini de tehdit etmiş olur.

Tüm Reklamları Kapat

Jack'in evini yenilemesiyle aradığı şey nedir? Bunu şöyle açıklayabiliriz: Objet petit a (belirsiz ve imkansız nesne), öznenin arzusunun nedenidir; ama doğrudan arzu nesnesi değildir. Çünkü arzu nesnesi belirli şeylerle ilgilidir ve "o" şeye ulaşıldığında özne doyuma ulaşır. Örneğin bir şişe kola içmek isterseniz bu, sizin arzu nesnenizdir. Ona ulaştığınız andan itibaren doyuma ulaşırsınız. Fakat bizi kolaya götüren ve tetikleyen şey objet petit a'dır. Kolaya ulaştığımızdaki doyum, nesneye ulaşmanın doyumudur. Fakat kökensel olarak arzu, tatmin olmamıştır. Ancak tam da buradaki tatmin olamıyor oluşumuzdan dolayı, tatmin olmanın peşine düşeriz. Arzunun mutlak doyumu, nihai yitimine sebep olur. Fakat arzuya dair bu arayış her daim kendisini sürdürür.[4]

Slavoj Zizek, bu durumu arzunun paradoksu olarak tanımlar. Zizek, arzunun paradoksu meselesini ele alırken, Zenon'un en ünlü paradokslarından Akhilleus ve kaplumbağanın olayını ele alır. Akhilleus, kaplumbağanın gerisinde başlar ve Akhilleus'ın kaplumbağayı geçebilmesi için, önce kat ettiği yolun yarısını, daha sonra yine kat ettiği yolun yarısını gidecektir. Böylelikle Akhilleus, kaplumbağaya asla yetişemez. Aslında Akhilleus hızlı olduğu için kaplumbağaya yetişeceğini biliriz. Burada sürekli mesafesini koruyan bir paradoks vardır.

Lacancı teoriden de yola çıkarsak, önemli olan, nesnenin ulaşılamaz oluşudur. Burada bize özne ile arzunun hiçbir zaman yakalayamayacağımız nesne-nedeni arasındaki ilişkiyi gösterir. Nesne-neden, her zaman elden kaçırılır. Burada tek yapılacak tek şey, onu daire içine almak olacaktır. Bunun sebebi, kökensel arzunun nesnesinin belirsiz olmasıdır. Az önce söz ettiğimiz üzere Lacan, buna objet petit a der. Gizemin cazibesi ve diğer şeylerin kendisinden ayırıcı bir niteliği yaratan yasa, çizdiği sınırlar ile nesneye ulaşılmak istenen durumu özel ve merak uyandırıcı kılmaktadır.[5]

Özgürlük Yumruğu

Dövüş Kulübü, dövüş dışında, büyük şirketlere de saldırmaya başar. Bu, bir tür kapitalizm karşıtı eylemdir. Ancak bunu en vahşi ve yıkıcı bir biçimde görürüz. Köle olma bağlamından kurtulmak isteyen bu eylemi, Jack’in patronunun odasında kendisini yumrukladığı sahnede de görürüz. Jack, patronundan ödeme alabilmek için ona bir oyun kurar ve kendisini kanlar içinde bırakana kadar hırpalar. Bu sekansta filmin sonlarına gelmeden Tyler karakterinin ikinci bir karakter değil de, Jack'in zihnindeki kurgusal bir karakter olduğunu belirgin olarak görürüz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Zizek, bu sahneyle ilgili şöyle bir açıklama getirir: Jack'in buradaki eylemi, onun gerici fantezilere ya da mazoşizme dayanan bir girişiminin aksine, zincirlerinden kurtulduğu bir durum vardır: özgürlük. Kendisi (Jack), yumruğun olduğu yerdedir. Düşmanı alt etmek için önce kendimize vurmamız gerekir. Bizi otoriter olan yapıya köle olarak zincirleyen şartlardan kurtulmak için önce kendimizle yüzleşmeliyiz.

Ayrıca burada öznenin kendini hırpalamasının temsil ettiği şey, kaybedecek çok şeyi olmayan işçi kesimine atıf yapılır. Kendisini hırpalamasındaki eylemle, aslında ona zaten çok da değer vermeyen simgesel/toplumsal yapıdan arındırıp özgürlüğünü alır. Çünkü efendiden dayak yiyen bir köle olmaktansa kendini döven bir "özgür" olabilmeyi yeğler. Kendisini döverken aslında efendisine bağlı olduğu şeyi döver.

Filmin sonunda ise Jack, kendisine sıktığı silah ile Tyler'ı öldürmüş olur ve böylelikle kendisini dövme eyleminden kurtulur. Dövmesi gereken artık kendisi değil, sistemdir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
80
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 79
  • İnanılmaz 26
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 18
  • Muhteşem! 16
  • Merak Uyandırıcı! 8
  • Bilim Budur! 2
  • Üzücü! 2
  • Korkutucu! 2
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ J. Lacan. (2019). Psikanalizin Dört Temel Kavramı. ISBN: 978-975-342-386-1. Yayınevi: Metis Yayınları. sf: 304.
  • T. McGowan. (2012). Gerçek Bakış-Lacan Sonrası Sinema Kuramı. ISBN: 978-605-02-0156-7. Yayınevi: Say Yayınları. sf: 336.
  • S. Zizek. (2019). Yamuk Bakmak-Popüler Kültürden Jacques Lacan’a Giriş. ISBN: 978-975-342-469-1. Yayınevi: Metis Yayınları. sf: 240.
  • ^ S. fiennes. (Belgesel, 2006). The Pervert's Guide To Cinema.
  • ^ T. McGowan-S. Kunkle, et al. (2016). Lacan Ve Çağdaş Sinema. ISBN: 978-605-02-0332-5. Yayınevi: Say Yayınları. sf: 296.
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/04/2024 03:38:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11336

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Kas
Foton
Diş Sorunları
Hormon
Güneş Sistemi
Üreme
Yatay Gen Transferi
Ekonomi
Buz
Haber
Halk Sağlığı
Kalıtım
Yörünge
Önyargı
Cinsel Yönelim
Depresyon
Hekim
Yaşlılık
Hindistan
Fotoğraf
Ufo
Yaşanabilir Gezegen
Egzersiz
Işık Hızı
Obstetrik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
S. Culum, et al. Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek!. (9 Mart 2022). Alındığı Tarih: 25 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/11336
Culum, S., Bakırcı, Ç. M. (2022, March 09). Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek!. Evrim Ağacı. Retrieved April 25, 2024. from https://evrimagaci.org/s/11336
S. Culum, et al. “Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 09 Mar. 2022, https://evrimagaci.org/s/11336.
Culum, Serkan. Bakırcı, Çağrı Mert. “Dövüş Kulübü ve Arzunun Paradoksu: İlk Kural, İhtiyacımız Olmayan Şeylerden Vazgeçmek!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, March 09, 2022. https://evrimagaci.org/s/11336.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close