Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Science Daily isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

260 milyon yıl önce yaşamış bir ön-sürüngen olan Bunostegos akokanensis, bir inek ya da su aygırı gibi dört ayağı üzerinde durarak yürüyebilen ilk canlı olabilir!

Bugüne kadar, Permian Çağı'nda (son 250 milyon yılda) süper kıta Pangea üzerinde dolaşan pareiasaurlar hakkında tek bildiğimiz şey, ön uzuvlarının dirsekten altının eğik olduğuydu; tıpkı şimdiki sürüngenler gibi... Ancak Morgan Turner'ın Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir çalışması, bir türün ön üyelerinin bize farklı bir hikaye anlattığını söylüyor. Turner şöyle konuşuyor:

O zamanlar arka üyeleri üzerinde dik ya da yarı dik bir şekilde yürüyebilen birçok canlı vardı. Ancak Bunostegos'a özgü olan ve onu ilginç kılan şey ön üyelerinin anatomik yapısıydı. Yapının sahip olduğu parçalar ön üyelerinin sürünücü şekilde durmasına izin vermiyordu.

Bulgular Turner ve çalışma arkadaşlarına Bunostegos'un neye benzediğini tahmin etme şansı verdi: İnek gibi duran ve büyüklüğü de onun kadar olan bir sürüngen! Royal Ontario Müzesi'nden, araştırmanın eş yazarı olan Linda Tsuji Bunostegos'un neye benzediğini şu kelimelerle anlatıyor:

İnek büyüklüğünde, ot yiyen, girintili çıkıntılı kafatasına sahip ve kemikten sırta sahip bir sürüngen düşünün.

Dört Ön Üye Bulgusu

Turner kazılar sonucu ellerine ulaşan iskeletlerin çoğunu inceledi. En önemli bilgileri ise ön üyeler sağladı. Aslında dört inceleme ana olayı oluşturuyor, bu dört incelemeden duruşu en farklı olan ise Bunostegos'un sahip olduğu ve tamamen vücudun altında bulunan ön üyelerdi. 

Omuzdan aşağı doğru incelendiğinde Bunostegos'un omuzlarının hemen altında kol kemiği görülüyor. Kol kemiğinin bu şekilde yerleşmiş olması kemiğin hareketi için engel teşkil ediyordu. Ayrıca Bunostegos'un kol kemikleri sürünücü üyeler gibi bükülmüş değil. Kol kemiğine omuzlardan az bir miktar çıkıntı imkanı veren büklüm, sürünücülerde ön kolun dirsekten ayrılmasına izin veriyor. 

Dirsek eklemleri de oldukça dikkat çekici. Diğer sürünücü üyelere sahip pareiasaurlara nazaran Bunostegos'un dirsek eklemleri daha az hareket etme kabiliyetine sahip. Ek olarak kol kemiğinde bulunan bazı kemikler ise ön kolun dönmesine imkan vermiyor. Onun yerine sadece ileri ve geri harekete izin veriyor, aynı bizlerdeki diz gibi. Son olarak da, dirsek kemiğinin kol kemiğinden uzun olduğunu belirtiyor Turner, bu sürünücü üyelere sahip olmayan canlılar arasında sık görülen bir özellik. 

260 Milyon Yıl Önceye Dönüş 

Turner Bunostegos'un izole olmuş bir pareiasaur olduğunu söylüyor. Geriye baktığımızda ise Nijer, su ve bitki çeşitliliğinin seyrek olduğu bir bölgeydi. Bilim insanları dört ayak üzerinde durmanın, sürünücü üyelere sahip olmadan daha fazla enerji kaybına sebep olduğunu söylüyorlar. Durum böyle olunca, iki besin arasında geçirilecek zamanın azaltılması da önemli bir avantaj olacaktır. Bu avantajı da dört ayak üzerinde hareket etmek sağlıyor. 

Bunostegos'un keşfi ile dört ayak üzerinde durma özelliği, evrim ağacında daha eski zamanlara itilmiş oldu. Yani dört ayak üzerinde durmak, şimdiye kadarki gözlemlerimizden çıkardığımı sonuçlardan çok daha eskiye dayanıyor. 

Ancak Turner aynı duruşa sahip bir başka canlının da bulunması durumunda şaşırmamamız gerektiğini söylüyor. Çünkü duruş memeliler ve sürüngenlerde bağımsız olarak defalarca evrimleşti. Turner son olarak şunları söylüyor: 

Sürünücü üyelerden dört ayaklı durumuna geçmek siyah ve beyaz ayrımı gibi değildir, formların derece derece değişimidir. Duruş ve hareket hakkında evrimde çokça karmaşıklıklar var, biz bunları öğrenmeye çalışıyoruz. Bunostegos'un anatomisi ise beklenmedik bir şey, adeta bir ışık ve bizlere öğrenmemiz gereken çok şeyin olduğunu söylüyor.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/09/2019 02:18:59 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3884

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Günümüzdeki hemen her biyolog evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedir.”
Neil A. Campbell
Geri Bildirim Gönder