Dişler ve Diş Macunları Üzerine Bilmeniz Gerekenler

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Dişlerin değerini ancak dişlerini kaybeden bilir." derler. Gerçekten de öyledir. Hayatta kalmamızı sağlayan bir numaralı aktivite beslenme ise, dişler de bunu mümkün kılan en temel organlarımızdır. Ancak dişlerinizin değerini anlamak için onlarsız yaşam sürdürmenize gerek yok. Basit bir çürüğün veya apsenin bile ne kadar acımasız olabileceğini birçoklarımız deneyimlemiştir. Çoğu zaman diş fırçalama gibi diş bakım çalışmaları, bu tür ağrılar başladıktan veya sıklaştıktan sonra hayata geçirilir. Ancak dişlerimiz, ömrümüz boyunca korumamız gereken en önemli organlarımızdan birisidir. Bu yazımızda, dişlerle ve diş fırçalama/macunları ile ilgili çeşitli soru-cevap bilgilerine yer vereceğiz. Böylelikle internette dolaşan bazı asılsız bilgileri silmeyi başarabileceğimizi umuyoruz.

 

1) Diş macunu tüplerinin altındaki renkli kutucuklar gerçekten macunun içeriği ile ilgili bilgi veriyor mu?

İnternette sıklıkla paylaşılan bir gönderi, diş macunu tüplerinin altında bulunan küçük karelerin renginin, o diş macununun içeriği ile ilgili bilgi (!) verdiği yönündedir. Bu paylaşımlara göre, yeşil kare diş macunun doğal, mavi kare doğal ve tıbbi, kırmızı kare doğal ve kimyasal, siyah kare sadece kimyasal içeriğe sahip olduğunu gösteriyor (!). Gerçeklikten zerre kadar payını almamış bu gönderilerin ne amaçla paylaşıldığını bilmiyoruz. Ama bildiğimiz tek şey, metal ya da plastik olan bu tüplerin altındaki kutucukların, imalat esnasında o tüplerin nereden kesilmesi ya da katlanması gerektiğini belirten işaret olmaları. Bu işaretlere “eye mark” ("göz işareti") deniyor ve elektronik sensörler tarafından algılandıklarında kesim ya da katlama işlemi gerçekleştiriliyor. Farklı renklerde olmasının sebebi de farklı paket tiplerinin ya da farklı tür sensörlerin kullanımıyla alakalıdır. Bu tüplerin içine sadece diş macunlarının değil, krem gibi tıbbi/kozmetik ürünlerin ya da ketçap veya mayonez gibi yiyecek maddelerinin de konduğu düşünülecek olursa, o kutucukların renginin diş macunlarının içeriği ile ilgili bir bilgi vermediği hemen anlaşılacaktır. 

 

2) Ağız içinin, diş üzerinde oluşan bakteriyel tabakaya karşı doğal direnci var mıdır?

Cevap, basitçe evet. Bu doğal direnç, tükürüğünüzdür. Dişlerinizdeki mineraller, ağız pH’nın düzenlediği dinamik bir denge dahilinde sürekli olarak çözünür ve tekrar birikir. (pH: bir çözeltinin asitlik ve bazlık derecesi ölçü birimi). Şayet ağız pH’ınız nötr ise minerallerin çözünme ve tekrar birikme süreçleri tamamıyla birbirini dengeler ve bir sorun ortaya çıkmaz. Ağız içi ne kadar asitli ise denge noktasına ulaşmak o kadar zorlaşır ve bunun sonucunda dişler aşınır. Ağız içi yeterince alkali (bazlı) ise mineraller dişlerin üzerinde yeniden birikir. Ancak aşırı durumlarda bu, tartar birikimine yol açacağından sorun teşkil edebilir. Yemek yerken yaklaşık 10 dakika içerisinde ve yedikten yaklaşık yarım saat sonra, tükürüğün doğal alkalilik (bazlık) durumu tekrar normal pH durumuna dönene kadar en yüksek seviyededir. 

 

3) Dişlerin doğal rengi beyaz mıdır?

Bazı diş macunu reklamlarının iddia ettiği gibi sağlıklı dişler gerçekten bembeyaz mıdır? Gelin, isterseniz “beyaz renk” kavramını biraz açalım. Doğal sağlıklı dişlerin rengi beyazdır ama en azından çamaşır suyuna batırılmış gibi “bembeyaz” ya da “kar beyazı” değil (görselde kısmen görülüyor). Aslında, bu rengin bir iki ton daha koyusudur. Şöyle ki; diş minesinin kendisi aslında mavimsi-beyaz bir renktedir ama bu madde yarısaydam olduğu için altındaki dentinin (diş kemiğinin) sarı rengi ile birleşince, dişlerin genel (doğal) rengi ya açık gri ya da açık sarı olarak gözükür. 

Eğer diş renginiz bundan daha koyu ise, bunun sebebi fazla sigara kullanımı ya da muhtemelen bazı nadir metabolik bozukluklar olabilir. Bu durum, diş minesinin üst tabakasını beyazlatma ve pürüzsüz hale getirme işlemlerinin karışımıyla düzeltilebilir ancak bu işlemlerin sağlıklı yapılabilmesi için diş hekimleri tarafından yapılması gerekmektedir. 

 

4) Dişlerimizi fırçaladıktan sonra yediğimiz bir şeyin tadı niçin berbat gelir?

Dişlerinizi fırçaladıktan sonra tatlı bir şey yemeyi denemişseniz, yediğiniz şeyin tadının size berbat geldiğini de deneyimlemişsinizdir. Dilimizdeki tat tomurcukları, besin parçacıkları için almaç (reseptör) vazifesi gören proteinlerle kaplıdır. Bu almaçlar, yiyecek ve içecekle temas ettiğinde beş tat duyumundan (tatlı, tuzlu, ekşi, acı ya da umami) birini harekete geçirmek üzere beyninize sinyal gönderir. 

Diş macunu, içinde sodyum loril sülfat (SLS ya da bir diğer adıyla sodyum dodesil sülfat - SDS) denen kayganlaştırıcı ve köpürtücü bir madde barındırır. Bu madde, tat hücrelerinin üzerindeki proteinlere ilişerek dilin “tatlı” duyumunu hissetmesinin önüne geçer ve böylelikle biz de tatlı hissini almak yerine nahoş ve buruk bir tat deneyimleriz. SLS, ayrıca, acı duyumunu bastırıcı fosfolipitleri tahrip eder. Bunun sonucu ise dişlerimizi fırçaladıktan hemen sonra yediğimiz ya da içtiğimiz bir şeyin tadını “acı ya da buruk” olarak algılamak olur. 

 

5) Diş macunlarının ya da ağız çalkalama sularının içindeki florür zararlı mıdır?

Hayır. Tam tersine, diş macunlarının ya da ağız çalkalama sularının içinde bulunan florür minerali, diş minesini güçlendirerek dişleri çürüklere karşı korur. Aslına bakacak olursanız, balık, çekirdeksiz kuru üzüm, demleme siyah çay gibi pek çok gıdanın ve içme suyunun içinde doğal olarak bulunur. Hatta kamu sağlığını korumak ve geliştirmek amacıyla çoğu ülke, şebeke suyuna florür ekleme yoluna gider. Yapılan araştırmalar, şebeke suyuna katılan florürün diş çürükleri oluşumunu % 40 ila % 60 oranında azalttığı yönündedir. Standartlar gözetilerek şehir suyuna katılan florürün herhangi bir yan etkisinin olmadığı yapılan araştırmalarca ortaya konmuştur. 

 

6) Peki, tavsiye edilen günlük florür dozajı nedir? 

Bu miktar, yetişkinlerde günlük maksimum 10 mg iken bebeklerde ve çocuklarda günlük miktar 0.7 mg ila 2.2 mg arasında değişebilmektedir. Örneğin, aşırı miktardaki florür, çocukların gelişmekte olan dişleri üzerinde “florozis” denilen tebeşirimsi beyaz lekelere yol açabilir. Nadir görülen ağır florozis vakalarında ise dişler aşınmaya müsait olduğundan dişlerin morfolojik yapısı değişebilmektedir. Bu sebeple, çocuklarda diş macunu kullanılırken bezelye büyüklüğünde kullanılmasına ve çocuğun diş macununu yutmamasına dikkat etmek gerekir. 

Avrupa Birliği standartlarına göre, diş macunlarının florür içeriği 1.500 ppm F’ ye kadar olabilir. (Örneğin, İrlanda’da bu miktar 1.000-1.500 ppm F aralığındadır.)  Özetle, günlük tavsiye edilen miktarın altında alınan ve yine standartlar gözetilerek üretilmiş ağız bakım malzemelerinin içeriğinde bulunan florürün herhangi bir zararının olmadığı, tam tersine diş çürümelerine karşı koruduğu ispatlanmıştır.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Snopes
  2. ScienceFocus - 1
  3. ScienceFocus - 2
  4. ScienceFocus - 3
  5. Tooth Polishing
  6. BBC
  7. Cochrane
  8. Ege Üniversitesi
  9. Dental Health - 1
  10. Dental Health - 2

Evrimin Bir Diğer Zaferi: Hastanelerde Uyuşan Kan Grubu Arama Devri Sona Eriyor!

Evrim Ağacı Makale Arşivi E-Pub Olarak Yayında!

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim