Şanssızlık mı? Haddimize değil mi? Bu kadar derinlemesine anlam arayışında olan, toplumda “basit” olarak görülen şeylerin altında bile derin anlamlar arayanlar için kötü bir zaman. Tarihsel olarak daha çok genç bir bilinciz. Dünyamız milyarlarca yıllık iken bilincimiz ve mantığımızın tarihçesi küçük sayılar olarak kalıp neredeyse bir şey ifade etmiyor. Bizde böylesine yeni ve tazeyken içgüdülerimiz ve duygularımızın arasında sıkışıp kalıyoruz. Peki duygu nedir? Duygu; toplumun bize gösterdiği, birbirimize saygı ve daha kaliteli yaşam için bulunan kuralları içgüdülerimizle harmanlamamız demektir. “Duygu” yeni bulunan bir kavram böylesine sıcak, taze, karmaşık bir olayın içinde biz daha çok karmaşıklaştırarak boyumuzun ölçüsü olmayan işlere giriştik, “ben kimim?”, “evren ne?”, “ahlak”, “iyilik” gibi konulara kafalar yorduk. Sonuç? Tamamen bataklığın içinde ne cevaba ulaşabilmiş, ne de topluma ayak uydurabilmiş bir birey. Ortada hiçbiri de yok sadece uyuşuk bir beyin anlamsızlığa hala anlam katmaya çalışan kendini zeki sanan ama aslında en büyük aptallığı kendisi yapmış bilinç. Böyle bir yola hiç girmememiz gerekiyordu belki evet bir yerden başlaması gerekiyor insanoğlunun bilinci gelişmesi için böyle uyanıklıklar olmalı haklı olabilirsiniz ama tahminimce daha binlerce yıl vardır. Çünkü bu tarz insanlar evlilik, çocuk sahibi olmayı da mantıklı bulmadıkları için kalıntılarını aktaramıyorlar süreci uzatıyorlar. Eğer ki hayata bir daha gelme şansım olsaydı kesinlikle toplumdan biri olmayı isterdim düşünmek yok. Mantık yok. Sadece yaşamak.. Toplumun içinden bazı insanlar bu tarz insanlara zeki dese de onlara hayranlıkla baksa da “şair”, “filozof” deseler de en büyük aptallar hep onlardı. Çünkü hiç kafa yormadan yaşayıp onların oyununda kazanmak varken yalnızlığın olduğu bir yolu seçtiler. Kendi içsel dünyanızı rahatlatmak kimin haddine? Sen organizmasın. Ayrıca filozoflar ve şairler kendileri istedikleri için bu yollarda değiller. Tipleri çirkin olduğu için deyin ya da başka bir şey için ama bu yola sürüklendiler. Toplum onları en başta bir şekilde dışladı ve o dışlanma domino taşı etkisi yaratarak ardı ardını getirdi. Kendine sorulan sorular sorulan soruların sayısının artmasıyla biriken ağırlık, kelimeleri daha iyi seçmeleri hepsinin bir mantığı amacı vardı.
Kısaca şuan ki aydın insanlar bir yer edinemeyecekler. Sıcak yuvadan ayrılıp buz gibi hiçlikte kalacaklar..
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 05/04/2026 09:28:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22459
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.