Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Vücudumuzdaki sinirlerin ciddi bir miktarını bünyesinde barındıran ve vücuttaki bütün işlemleri kontrol eden algı, düşünce, duygu, zeka, vb. olguların merkezi olan beynimizin kendisi, acıyı hissedemez. Çünkü beynimizde acı reseptörleri bulunmamaktadır. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: beyinden kasıt, organ olan beynin kendisidir. Yoksa kafanızın, daha doğrusu kafa derinizin altında yatan sinirler ve reseptörler, acıyı beyne iletirler. Dolayısıyla kafanızı çarptığınızda, elbette acı hissedersiniz. Ancak bir şekilde (örneğin narkoz ile) kafatasınızı açacak olsak, sonrasında narkozun etkisini kaldırsak ve beyninize bıçak saplasak (hiçbir damarı parçalamayacak şekilde), beynin kendisinden kaynaklı hiçbir acı hissetmezdiniz (elbette bıçağın etkisiyle ilgili bölgenin fonksiyonu bozulurdu, o ayrı).

Buna paralel olarak daha çarpıcı bir bilgi verebiliriz: başağrısı, beyinden kaynaklı bir ağrı değildir! Zira hatırlayın: beyin, acı ve ağrı hissedemez! Başağrısının genelde oluştuğu yerler beynin etrafında yer alan dokulardaki, kan damarlarındaki, dış sinirlerdeki ve kaslardaki ağrılardır. Kimi durumda bu damarlar ve kaslar olması gerekenden fazla şişer ve baskı, ağrıya neden olur. Benzer şekilde, olması gerektiğinden fazla kasılma da, çevresel sinirler üzerinde baskı yaratarak baş ağrısına neden olabilir. Ancak nedeni olursa olsun, migren gibi ciddi baş ağrıları da dahil olmak üzere, hiçbir baş ağrısı beynin kendisinden ve beyindeki sinirlerden kaynaklanmaz!

Kaynak: Kid'sHealth

 

 

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/09/2019 04:12:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1022

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyoloji, birbiri ardına gelen ve her biri kendisinden öncekileri değiştiren mekanizmalar üzerine kuruludur. Occam'ın Usturası fiziksel bilimlerde çok kullanışlı olsa da, biyolojide uygulamak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.”
Francis Crick
Geri Bildirim Gönder