Benleri Koparmak Kanser Yapar Mı?

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Benleri koparmak kansere neden olur! O yüzden sakın kanatmayın, koparmayın, parçalamayın! Hatta benleri cerrahi yöntemle bile aldırmamak lazım, kansere neden olur! Mesela bir bende kıllar varsa, o ben kanserli demektir.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Benlerin koparılmasıyla kanser riski arasında doğrudan ilişki kurabilmiş hiçbir bilimsel araştırma bulunmamaktadır. Birçok tıp kurumu bu iddiayı bir "kocakarı hikayesi" olarak nitelendirmektedir. Konuya şüpheyle yaklaşanlar da bulunmaktadır; ne var ki tatmin edici delillere ulaşılamamıştır. Benlerin koparılmasının veya cerrahi müdahale sonrasında alınmasının kanser oluşumu ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. Hatta doktorlar da beni incelemek için keserek parça alırlar; dolayısıyla kesmenin, yolmanın, parçalamanın benin kansere dönüşmesiyle doğrudan alakası bulunmamaktadır; ancak enfeksiyonel hastalıklardan ötürü yine de, elbette ki tavsiye edilmez.

İddianın Kökeni

Benlerin tuhaf görünümleri ve çok sayıda beni olan kişilerde deri kanseri olasılığının daha yüksek olması; benlerin koparılmasıyla kanser arasında bir ilişki olduğunun düşünülmesine neden olmaktadır.

Bilgiler

Benler, deri üzerinde ve altında bulunan melanosit hücrelerinde oluşan, aşırı melanin birikiminden ötürü siyah veya buna yakın renklerde görülen deri hasarlarıdır (lezyon). Her yetişkin bireyde en azından 2-3 tane ben bulunur. Kimi insanda bu ben sayısı yüzlerle ifade edilecek kadar çokken, kimisinde çok fazla sayıda bulunmaz. Bu benlerin bazıları doğuştan geldiği gibi, bazıları da sonradan, ömür içerisinde oluşabilir. İstatistiki olarak her 100 bebekten 1 tanesi en az 1 adet ben ile doğmaktadır. Ayrıca ömür içerisinde oluşan benlerin çok büyük bir kısmının 20 yaşına ulaşmadan önce oluştuğu bilinmektedir ve 30 yaşından sonra yok oldukları görülebilir. Beyaz tenli gençlerde ortalama 100 civarında ben bulunur ve bu sayı 400'e kadar ulaşabilir. Henüz bu oluşumun sebepleri net olarak bilinmemektedir; ancak genlerin bu konuda etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin displastik benler genelde vücutta 100 ve daha fazla sayıda bulunur ve genetik olarak aktarılır. Ayrıca genlerdeki telomer uzunluğunun da ben sayısı ile ilgili olduğu tespit edilmiştir (telomerleri daha uzun olanlarda daha fazla ben bulunmaktadır). Bunun haricinde bilim insanları aşırı morötesi ışın etkisinde kalmanın da buna neden olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Örneğin vücudunda 100'den fazla displastik ben bulunan bireylerin güneş görmeyen bölgelerinde bu benlerden bulunmamaktadır. Benzer şekilde oluşan çiller, genelde sadece yüz, kol ve güneş gören diğer bölgelerde oluşmaktadır. Mor ötesi ışınların etkisi halen tam olarak ispatlanamamıştır; ancak etkisi olduğu düşünülmektedir. Son olarak hormonal değişimlerin de, özellikle hamilelik döneminde ben oluşumunu arttırabileceği bilinmektedir.

Benlerin birçok farklı tipi bulunmaktadır. Benleri konumlarına göre sınıflandırabileceğimiz gibi, renklerine, davranışlarına ve biçimlerine göre de sınıflandırmak mümkündür. Ancak benlerle ilgili asıl önemli olan, iyi huylu veya kötü huylu olmalarıdır. Çünkü benlerin yolunması kanseri tetiklemiyor olsa da, benlerin kendileri, yani melanin dağılımındaki anormallikler kanserin habercisi olabilmektedir. Benlere sahip olmak her zaman kanser göstergesi olmaz; ancak benlerin yapısındaki ani değişimler, kanser habercisi olabilir. Deri Kanserinin ABCDE'si denen bir yöntemle benlerinizle ilgili kanser kuşkularınızı test edebilirsiniz: ben yapısı asimetrik ise (Asymmetric), sınırları pürüzlüyse (Border), rengi değişiyorsa (Color), çapı giderek artıyorsa (Diameter) ve benlerin genel sayısı da abartılı bir biçimde artıyorsa, yapıları değişiyorsa, farklılaşıyorlarsa (Elevation/Evolution) acilen doktora başvurulması gerekmektedir. Çünkü bu özellikteki benler kanserli olabilirler ve anında müdahale edilmezse kısa sürede deri kanserine yol açabilirler. Ancak doktor tanısı olmadan kesin yargılara varmak asla doğru değildir.

Eğer kötü huylu bir ben tespit edilecek olursa, doktorun kararına göre ben vücuttan alınabilir. Bunun kararı biyopsi yapılarak alınır. Yani benden ufak bir parça alınıp analiz edilir ve kanserli olup olmadığına karar verilir. Benin alınması genellikle keserek alma şeklinde veya lazerle yapılmaktadır. Ancak bu yöntemler benin tipine ve konumuna göre değişebilir, bunun kararını verecek olan doktorlardır. 

Cerrahların söylediğine göre bu mitin yayılması sebebiyle birçok insan kanser olmaktan korkarak, zaten kanserli olan benlerini aldırmaya yanaşmamışlar ve doktorlara ulaşmamışlardır. Sonrasında benleri, dolayısıyla kanser vücutlarına yayıldığında da iş işten geçmiş olmaktadır. Bir benin tıbbi yöntemlerle alınmasının kansere neden olması mümkün değildir. Zaten kanser, ben henüz alınmadan diğer bölgelere yayılmış olabilir ve ameliyattan sonra bu bölgelerde kanserin oluşumu "yayılma" zannedilebilir. Halbuki bu durumun ameliyat ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Benzer şekilde sırf bir ben yolundu veya kanadı diye kanser oluşmaz. Ancak sürekli bir ben ile oynanması, parçalanması ve yolunması, vücudun herhangi bir bölgesindeki deriyle sürekli oynanmasında olabileceği gibi, gereğinden fazla bölünmeyi zorlamakta ve kanser riskini az da olsa arttırabilmektedir. Unutmayınız ki kanser, bölünme döngüsü bozulmuş ve kontrolsüz hale gelmiş olan hücre demektir. Bu sebeple, hele ki kansere neden olabilecek diğer unsurlar da ortamda bulunuyorsa, bir hücrenin her bölünme işlemi, kanserli bir hücrenin yaratılması anlamına gelebilir. Bu kaçınılmazdır ve doğrudan beni kaşımakla bir alakası bulunmamaktadır. Ne var ki bir benin sürekli kaşınması ve yolunması, kanser haricinde birçok enfeksiyona da davetiye çıkarmaktadır. Bu yüzden benlerle oynanmaması tavsiye edilir.

Üzerinden kıl çıkan benlerin kanserle yine doğrudan bir alakası bulunmamaktadır. Bu tip benler de gerek görülürse alınabilirler. Bu tür benlerle ilgili mitlerin yayılmasının nedeni, kıl köküne biriken mikropların benin iltihaplanmasına neden olabilmesidir. Yine yukarıda açıkladığımız gibi bu benler de kendiliğinden kanserli hale dönüşebilirler; ancak bunun kıllarla bir ilgisi bulunmamaktadır.

Uyarı

Benlere yapacağınız fiziksel bir müdahale ile kanseri tetiklemeniz neredeyse imkansızdır. Kimi zaman, beninizin yolunması sonucu oluşan yara içerisinde edindiğiniz bir virüs veya bakteri belki kanseri tetikleyebilir; ancak bu bir tesadüftür ve vücudun herhangi bir yerinde de meydana gelebilir. Dolayısıyla benlerin yolunmasının kanserle bir alakası bulunmaz. Ancak tabii ki yolunan her doku gibi yoğun miktarda melanosit hücrelerinden oluşan benleri yolmak, birçok diğer enfeksiyonel hastalığı tetikleyebilir. Bu yüzden benlerinize fazla dokunmamanız, kaşımamanız ve yolmamanız tavsiye edilir; ancak kanser korkusuna kapılarak benlerinize her değdiğinizde rahatsızlık duymanıza da gerek yok. Ayrıca yukarıda saydığımız ABCDE dahilinde bir değişim görüyorsanız, acilen doktora gitmenizi tavsiye ederiz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Ana Görsel Kaynağı: Dermatology
  • National Cancer Institute. Common Moles, Dysplastic Nevi, and Risk of Melanoma. (2018, Nisan 27). Alındığı Tarih: 10 Ağustos 2018. Alındığı Yer: National Cancer Institute
  • American Academy of Dermatology. Moles. (2018, Ağustos 10). Alındığı Tarih: 10 Ağustos 2018. Alındığı Yer: American Academy of Dermatology
  • A. van Schanke, et al. (2006). Induction of Nevi and Skin Tumors in Ink4a/Arf Xpa Knockout Mice by Neonatal, Intermittent, or Chronic UVB Exposures. Cancer Research.
  • The Cleveland Clinic Foundation. Moles, Freckles, Skin Tags, Lentigines & Seborrheic Keratoses. (2018, Ocak 09). Alındığı Tarih: 10 Ağustos 2018. Alındığı Yer: The Cleveland Clinic Foundation
  • WebMD. Moles, Freckles, and Skin Tags. (2018, Ağustos 10). Alındığı Tarih: 10 Ağustos 2018. Alındığı Yer: WebMD

Eğitim Sistemi ve Bireysel Yetenekler...

Göz... Mü?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim