Tüm Reklamları Kapat

Benandanti ve Cadılar: Tarih Sayfalarında Gizli Kalmış Bir Orta Çağ Tarım Kültü

4dk
Benandanti ve Cadılar: Tarih Sayfalarında Gizli Kalmış Bir Orta Çağ Tarım Kültü
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Benandanti, 16. ve 17. yüzyıllarda Kuzey İtalya'nın Friuli bölgesinde yaşayan, tarım mahsullerini cadılara karşı korumak için mistik gece savaşları yapan bir topluluktur.
  • Bu topluluk, şamanist kökenlere sahip olup ruhlarının bedenlerini terk ederek cadılarla savaşmaya katıldığını ve böylece ekinlerin bereketini koruduklarını iddia etmiştir.
  • Engizisyon tarafından sapkınlıkla suçlanan Benandanti, halk kültürünün önemli bir parçası olarak Carlo Ginzburg tarafından keşfedilmiş ve Avrupa cadılık tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilmiştir.

Benandanti, 16. ve 17. yüzyıllarda varlığını sürdürmüş bir tarım kültüdür. Kuzey İtalya'nın Friuli bölgesinde yaşamış Benandenteler, arkaik özellikleriyle göze çarpan bir topluma mensupturlar. Friuli bölgesi, jeopolitik konumu itibariyle de mezhep çatışmalarının yaşandığı, birçok yöresinde köylülerin gizli dini toplantılar gerçekleştirdiği bir yerdir.

Engizisyon tarafından, "Hristiyan ahlakına aykırı davranmak" bahanesiyle "sapkınlık" ile suçlanan Friuli toplumu, sayısız davayla uğraşmıştır. Engizisyon mahkemesinin suçlamaları, yargılanan sanığın tutumuna göre çeşitlilik göstermektedir: Luthercilik, cadılık, küfürbazlık, Anabaptizm (Roma Kilisesini şeytani olmakla suçlamak, vaftiz törenine karşı çıkmak vb. Hristiyanlığa uymayan birtakım düşünceleri savunan radikal bir reform hareketi), Benandanti mensubu olmak…

Mikrotarihin alanına giren "benandanti" örgütü, Avrupa'daki cadılık tarihinin mihenk taşlarından biri olmasına rağmen uzun müddet göz ardı edilmiştir. Benandanti'yi halk kültürü kapsamında ele alan kişi ise, İtalyan Rönesansı Araştırmaları Profesörü Carlo Ginzburg olmuştur. Böylece, yıllar boyunca tarihin tozlu sayfalarında kalmış bu gizli topluluk, günyüzüne çıkarılmıştır.

Tüm Reklamları Kapat
Hans Baldung tarafından 1508 yılında yapılmış "Cadılar" tablosu
Hans Baldung tarafından 1508 yılında yapılmış "Cadılar" tablosu
ArtsDot.com

İlk Benandente'lerden Biri: Paolo Gaspurotto

Friuli bölgesindeki Iassico (veya şimdiki adıyla Giassìcco) köyünde, 1575 yılında yaşamış Katolik rahip Don Bartolomeo Sgabarizza, Benandanti toplumundan ilk haberdar olan kişi olmuştur. Rahip Sgabarizza'nın yanına gelen bir değirmenci, hasta oğlunu mucizevi bir şekilde tedavi eden bir adamdan bahsetmiştir. Değirmenci, oğluna büyü yapıldığını iddia etmiş ve söz konusu büyücünün Paolo Gaspurotto adlı bir adam olduğunu dile getirmiştir. Meraklanan rahip Sgabarizza, Gaspurotto ile konuşmaya gitmiştir. Rahiple konuşmasında kendini bir "Benandante" olarak tanıtan Gaspurotto, şeytanlar veya cadılar tarafından lanetlenen çocukları kurtarma görevini üstlendiğini söylemiştir. Ardından, rahibe, Benandanti'nin ritüellerini açıklamıştır.

Gaspurotto'nun tanımına göre Benandanti, en geniş anlamıyla, Friulilerin tarım mahsullerini cadılara karşı korumak için savaşan bir topluluktur. Yılda dört kez yapılan bu savaş, "Üçer Günlük Dört Mevsim Orucu" olarak adlandırılan dönemin perşembe günlerinde yapılmaktadır. Savaşın yapıldığı yer ise kaynaklarda "Yehoşafat Vadisi" olarak yer almıştır. Eski Ahit'e göre Tanrı'nın bütün ulusları yargılamak için toplanacağı yer olan bu vadide, ekinlerin doğurganlığını korumak için cadılara karşı savaşılmaktadır.

Gece Savaşları'nda putperest cadılarla savaşan bir benandantenin resmi
Gece Savaşları'nda putperest cadılarla savaşan bir benandantenin resmi
The Encyclopedia of Witches and Witchcraft, by Rosemary Ellen Guiley, Checkmark Book, 1989

Gaspurotto'nun bir Benandente olduğunu öğrenen rahip, bunu bir "cadılık faaliyeti" olarak değerlendirmiş ve doğruca Engizisyon'a ihbarda bulunmuştur. 16. yüzyılda cadılık üzerine düşünceler ise iki kutba ayrılmıştı: Engizisyoncuların büyük kısmı cadılığı şeytani bir komplo olarak görürken, Orta Çağ'ın eski bakış açısına sahip kimi muhafazakarlar, cadıları putperest hurafelere inanan aptallar olarak değerlendirmektedir. Rahip Sgabarizza'nın ihbarda bulunduğu Engizisyoncu ise cadıları "putperest kimseler" olarak kabul etmektedir. Giulio d'Assisi adlı bu Engizisyoncu, sorgusu sırasında Gaspurotto'yu şiddet ya da işkenceye başvurmaksızın dinlemiştir. Engizisyoncu, Gaspurotto’nun Benandanti'yi savunan ifadesini aldıktan sonra ise bu saçmalıkları bir daha dile getirmemesi şartıyla onu serbest bırakmıştır.

Ancak, Gaspurotto, 5 yıl sonra yeniden Engizisyon tarafından mahkemeye çağrılmıştır. Bu kez hapis cezasına çarptırılmış; fakat Engizisyonculara, onlarla ittifak kurmayı önermesi üzerine kurtulmuştur. Nitekim, mahkemeye getirilen sanıkları cadılıkla itham eden Gaspurotto, Engizisyon'un gözüne girmiştir. Buna rağmen Engizisyon mahkemesi kadrosu değiştiği için, ara ara Tanrı'ya karşı çıkmakla suçlanmış ve çeşitli cezalara çarptırılmıştır. Uzun duruşmalardan sonra suçsuzluğu resmen kabul edilmiş ve daimi olarak serbest bırakılmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Şamanist Esintiler

Tarımla geçimini sürdüren bir topluluk olan Benandanti, Hristiyan olmadan önce şamanist ve putperest bir toplumdur. Sonradan Hristiyan olmuşlar ve Üçer Günlük Mevsim Süreci boyunca Katolik kilisesi için oruç tutmaya başlamışlardır. Oruç tutan Benandanteler, bu zamanda ruhlarının geceleyin bedenlerini terk ederek diğer ruhlarla buluştuğu, bir arada oynayıp gezdiklerini söylemişlerdir. "Maladanti" (putperest cadılar) adını verdikleri cadılar, sorgum saplarıyla savaşırken; Benandanti, silah olarak rezene dalları kullanmıştır.

Kimi kaynaklarda, zamanla şamanizmden çıkan Benandenteler için putperest cadılarla savaşan "Hristiyan cadılar" ifadesi de kullanılmaktadır. Buna karşın, benandanti kültü, yer yer şamanist ögeler barındırmaya devam etmektedir.

O. von Lode tarafından 1767 yılında çizilmiş, Sami davullu bir şamanın resmi
O. von Lode tarafından 1767 yılında çizilmiş, Sami davullu bir şamanın resmi
European London

Şamanizm; varlığı, birbirine indirgenemeyen iki töz (ruh ve beden) ile açıklayan Descartesçı bir yaklaşım benimsemiştir. Bu düalist karakter, büyüler yapan, ruh ve bedenle ilgilenen "cadı" kimliğiyle örtüşmektedir. Şamanistlere göre insanlar ve Tanrı arasında özel bir bağ vardır. Bu bağlamda Şamanistler, transa geçerek ruhlarıyla yeraltı ve yerüstüne yolculuklar yapmaktadırlar. Bu yolculuklar sırasında ise insanların yararına kullanacakları deneyimleri edinmektedirler. Bir hastalığın tedavisi, uğursuzluktan kurtulmak, ölümle savaş vb. amaçları olan şamanistler, insanlığa faydalı olmak istemektedirler. Ne var ki bu yaklaşım, zamanla çarpıtılarak "kara büyü" ile ilişkilendirilmiştir.

Şamanistler ve Benandanteler arasındaki en büyük benzerlik, "ruhun seyahat etmesi"dir. Transa geçen şamanistlerin ruhu, "kuş" olarak temsil edilmektedir. Uzun mesafeler kat edilen bu yolculuk, "sihirli uçuş" olarak isimlendirilmektedir. Fakat Benandenteler, saykodelik bitkiler aracılığıyla transa geçerek uzak diyarlara giden şamanistlerin aksine, bir sihir/büyü konsepti içerisinde ruhlarının bedenlerinden ayrıldığını söylemektedirler. Hapis olduğu bedenden kurtulan Benandantelerin ruhları, yerel ekinleri cadılardan korumak için "gece savaşları"na katılmaktadırlar..

Benandanti'nin Akıbeti

Benandanteler, Engizisyon mahkemesinin açtığı davalarda suçsuzluklarını savunmuş ve cadılarla savaşarak halkın iyiliği için çabaladıklarını söylemişlerdir. Ancak, bu mistik söylemler havada kalmış ve Engizisyoncular Benandenteler'in ne yaptığını tam olarak kavrayamamışlardır.

Uzun duruşmalar ve sorguların sonunda hem "kötü cadılar" hem de "Benandanteler" idama mahkum edilmiştir. "Maladanti"; cadılık faaliyetleri, Hristiyanlığı reddetmek, dine aykırı davranışlar sergilemek, esrarengiz faaliyetlerde bulunmaktan suçlu bulunmuştur. "Benandanti" de benzer suçlardan yargılanmasına karşın "Hristiyanlığı reddetme suçu" ithamlarda yer almamıştır. Kilise, Benandanti için "bir grup sapkın cadı" hükmünü vermiştir.

Francisco Goya tarafından 1798 yılında yapılmış "Cadıların Şabatı" tablosu
Francisco Goya tarafından 1798 yılında yapılmış "Cadıların Şabatı" tablosu
PubHist

Benandanti'nin gizemli tarihinin aydınlatılmasında, Carlo Ginzburg'a borçlu olunduğu bir kez daha belirtilmelidir. Ginzburg'a göre Benandanti, Hristiyanlıkla ilintili ve Friuli toplumunun halk kültürünü besleyen, yüzyıllık bir tarım kültüdür. Modern Avrupa’daki dominant ve itaatkar sınıfların arasındaki karşılıklı ilişkileri yakından inceleyen tarihçi, Engizisyon mahkemesi-Benandanti ilişkisini de kapsamlı bir şekilde okura tanıtmaktadır. Carlo Ginzburg'un derinlemesine incelediği Benandanti çevresinde gelişen "gece savaşları", Avrupa’nın cadılarla imtihanını kavrayabilmek için bir kilometre taşı niteliğindedir.

Rastgele Yazıya Git
42
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    11
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    4
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    2
  • Güldürdü
    Güldürdü
    2
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kategoriler ve Etiketler
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 26.10.2026 22:42:38 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/11712

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et