Bazı Hayvanların Dişleri ve Boynuzları Aşırı Uzayarak Kendi Kendilerine Saplanabilir!

Geyik Domuzlarının Dişleri ve Bazı Keçilerin Boynuzu Kendilerine Saplanacak Kadar Uzayabiliyor!

Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Science Blogs isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Doğada her şeyin mantık kuralları çerçevesinde işlediğini düşünmeye meyilliyiz; ancak doğanın derinliklerine baktıkça çok çeşitli aşırılıklar ve adeta "mantık hataları" bulmak mümkün. Geleceği öngöremeyen evrimsel ve diğer biyolojik süreçler çerçevesinde bunları görmek son derece normal olsa da, kişilerin doğaya yönelik algısını değiştirme potansiyeli olması bakımından bu tuhaflıkları görmek önemlidir. Hele ki bunları anlamak, kanser gibi çeşitli hastalıkların tedavisini bulmamız konusunda bize ilham olabilecekse...

Bu tuhaflıkların en ilginç olanlarından birisi, boynuz ve diş gibi yapıları aşırı uzayan ve dolayısıyla kendi kendilerine zarar verebilen hayvanlar. Gelin bunlardan ikisine bakış atalım:

Kafatasına Saplanan Geyik Domuzu Dişleri!

Babirusalar, ya da geyik domuzları, genellikle Endonezya adalarında bulunan domuzlardır. 2002 yılına kadar bu canlının tek bir tür olduğu düşünülüyordu; ancak yapılan evrimsel analizler, süreçte türleşmenin çoktan gerçekleştiğini ve 4 farklı geyik domuzu türünün evrimleştiğini gösterdi. Onları meşhur yapan şey ise, üst köpek dişlerinin alın kemiğini delip kafatasının için doğru büyüdüğü erkek geyik domuzu kafatasıdır. Çünkü bu canlıların dişleri o kadar fazla uzar ki, bazı bireylerde dişler kafatasına kadar kıvrılarak saplanabilir ve muhtemelen canlının ölümüyle sonlanır. Köpek dişlerinin sıradışı şekillerine bakılacak olursa, bu şekli taşıyan en az bir bireyin var olduğu bariz ve kaçınılmaz.

Bazı dostlar ve yazıştığımız arkadaşlar bunun gerçekleştiği yerde bir kafatası (ya da kafatası fotoğrafı) gördüklerini söylüyorlar, ancak kanıt gösterebilen olmamıştı. Bugüne kadar... Evet, Henrik Peterson tarafından gönderilen fotoğraflarda İsveç Gothemburg'daki Milli Tarih Müzesi'nde geyik domuzu kafatası tam bizim görmek istediğimiz sergilenmektedir.

Sözkonusu hayvan olağanüstü dişleri olan yaşlı bir erkek, ve hayvanın sağ üst dişi kafatasının içine doğru büyümüş (Aşağıda daha açığa kavuşacak bazı sebeplerden ötürü buna 1. Kafası diyeceğiz). Dişin bu aşırı büyümesi hayvanı öldürdü mü? Maalesef, numunenin beraberindeki asıl etiket kayıp olduğundan bunu bilemiyoruz. Kafatasının 1916 - 1920 arasında Sulawesi'deki araştırmasında bulduğu 60 örnekten biri olduğunu biliyoruz.

Owlmirror adlı blogda, aynı koleksiyondan başka bir kafatası gibi görünen bir siyah beyaz fotoğraf bulunuyor (bu kafatasına 2. Kafatası diyeceğiz).

Bu gerçekten ilk kafatasından farklı mı? Kesin değil. Eğer 1. ve 2. Kafataslarını yakından bakarak karşılaştırırsanız, çok benzerler. Tek görülür fark alt köpek dişlerinde, 1. Kafatasında alt dişler o kadar inanılmaz derecede büyük ve güçlü ki, gerçek mi diye düşünüyorum. Diğer bir deyişle, 1. Kafatası aslında daha büyük, kaba görünümlü alt dişleri olan bir 2. Kafatası olabilir mi? Fazlasını bilmek güzel olurdu.

Demek ki geyik domuzlarına kendi dişleri tarafından hasar verilebilir. Bu fotoğraflardaki bireylerin gözle görülür şekilde uzun dişlerinin olduğuna dikkat edin: Kendi kendini yaralamak ancak yaşlı, tamamen gelişmiş, dişleri tamamlanmış erkek geyik domuzlarının başına geliyor.

Boynuzları Suratlarına Saplanan Keçiler!

Ancak bu şekilde kontrolsüz bir büyüme sadece geyik domuzlarının sorunu değildir; aynı zamanda geyiklerin ve keçilerin kendisi de bu durumdan muzdarip olabilmektedir. Ana görseldeki ve aşağıdaki fotoğraf, onun "güzel" örneklerinden birisidir.

Buradaki keçi, boynuzu kafasına saplandığı için ölmüş değil, bir avcı tarafından vurulduğu için ölmüş. Ancak bu durum, söz konusu boynuz uzamasının ölümcül yaralara neden olmayacağı anlamına gelmiyor. Deri ve ete saplanacak kadar uzayan boynuz, dış kuvvetlerin etkisiyle (örneğin kafa tokuşturma sonucunda) vücuda saplanabiliyor. Çarpışmanın şiddetine bağlı olarak bu saplanma ölümcül yaralar açabiliyor. Kimi zamansa, ufak yaralar açarak iltihaplanma sonucu ölüme götürebilecek sıkıntılara neden olabiliyor.

Aslına bakarsanız bu öyle pek seyrek olan bir durum da değildir! Kimi zaman kafa tokuşturma sırasında boynuzlarına zarar veren geyiklerin boynuzlarında çatallanmalar ve kırılmalar meydana gelebilmektedir. Bu çatallanma oluştuktan sonra boynuz, farklı bir yöne doğru uzayarak kendi vücutlarına saplanabilir. Kimi zamansa mutasyonlar gibi genetik unsurlardan kaynaklı varyasyonlar, normalin ötesinde boynuz uzamasına ve çatallanmasına neden olabilmektedir. Bu çeşitlilik içerisinden avantajlı olanlar seçim mekanizması tarafından seçilecek, diğerleri ise elenecektir.

Fotoğrafta gördüğünüz, muhtemelen elenecek olan çeşitlilik ürünlerinden birisidir.

Sonuç

Bu durumlar, evrime dair çok hoş bilgiler sunmaktadır. Bu canlılar, herhangi bir plana göre var olmamışlardır, tamamen doğal süreçte evrimleşmektedirler. Ancak diş uzunluk ve kıvrımları, artık çok ilginç bir noktaya dayanmıştır. Dişleri daha da uzayacak olursa (ki arada sırada, yukarıda gördüğünüz gibi bu olmaktadır) bu onlar için ölüm demektir. Buna neden olan genlere sahip olanlar elenmektedir; diğerleri ise yaşamlarını sürdürmekte ve üremektedirler. Böylece evrim, diş uzunluğunu en uygun aralıkta tutmayı sürdürür; ancak hatalar, daha doğrusu genetik varyasyonlar oldukça, ölüme neden olan diş uzunlukları (veya benzer şekilde daha kısa dişli bireyler) var olacaktır. Zaten evrimi sürdüren de, bu varyasyon ve bu varyasyonun seçilimidir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/03/2020 21:33:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2082

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkaları için bu kadar çok, kendimiz içinse bu kadar az şey hissetmek ve bencilliğimizi baskılamak insan doğasının kusursuz tarafıdır.”
Adam Smith
Geri Bildirim Gönder