Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Sanayi devrimiyle birlikte dünya nüfusunun büyük bir hızla artması, tarımsal ürün ihtiyacı ve enerji ihtiyacının da hızla artmasına neden olmuştur. Bu hızlı nüfus artışı ile gelen kentleşme, sanayileşme ve ulaşım faaliyetlerinde beklenenden daha hızlı artış, tarım arazilerinin giderek küçülmesine sebep olmuştur. Bu nedenle dünyada hızlı nüfus artışıyla beraber artan gıda ihtiyacını karşılamak için tarım alanlarının korunması, devletler tarafından zorunluluk haline gelmiştir.

Bununla birlikte ülkeler arasındaki rekabette, enerjiye olan ihtiyacı daha da arttırmaktadır. Yeşil enerji ya da yenilenebilir enerji olarak adlandırılan güneş enerjisi, jeotermal enerji, hidro enerji, rüzgar enerjisi ve biyolojik atıklardan üretilen enerjiye olan rağbet, günümüz dünyasında giderek artmaktadır. Bunun en önemli sebepleri arasında fosil enerji kaynakları olan kömür, petrol, doğalgaz ve nükleer enerji çeşitlerinin iklim değişikliğinin bir formu olan küresel ısınmaya hız kazandırmış olmasıdır. Diğer bir sebep ise, fosil enerji kaynaklarının tükenebilir olduğu gerçeğidir. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kaynakları ülkeler için çok önemli hale gelmiştir.

Barajlar ve Hidroelektrik Santraller

Barajlar, sanayi-merkezli ekonomik politikaları besleyen ve gelişmekte olan ülkelerde enerji üretiminde de en önemli kaynaklardan biridir. Baraj projeleri sadece enerji ihtiyacını karşılamakla kalmamakta; aynı zamanda ülke ve bölge ekonomisine katkı sağlama yanında, sosyal ve ekonomik açıdan gelişimi hızlandırmakta ve yörede yeni istihdam alanları oluşturmaktadır.

Aslında her baraj enerji üretmek amacıyla kullanılmamaktadır. Ancak akarsulara üzerine inşa edilen barajlara eklenen Hidroelektrik Santral (HES) adı da verilen barajlar sayesinde, akan sudan elektrik elde etmek mümkündür. Bu nedenle günümüzde dünya genelinde binlerce baraj bulunmaktadır. Hidroelektrik enerjisi, yenilenebilir enerji kaynağı olduğundan, atmosfere sera gazlarını yaymadığı gibi sürekli kendisini yenileyebilir bir özelliktedir.

Ancak hidrolektrik enerjisi elde etmek için yapılan barajların doğaya ve canlılara doğrudan ve dolaylı olarak zararları mevcuttur. Bu zararların en başında akarsuların getirmiş olduğu alüvyonları tutması ve deniz canlılarında ve tarımda verimliliğin düşmesinde olan rolüdür. Diğer önemli bir durum ise barajların olduğu bölgedeki canlıların, bitkilerin ve tarihi eserlerin ciddi oranda zarar görmesidir.

Ayrıca "devasa" olarak nitelendirilebilecek barajların, mikroklima düzeyde de olsa bulunduğu bölgedeki iklimi değiştirebilme etkisidir. Bunlara ilaveten dünyanın çeşitli bölgelerinde mühendislik hatası sonucu ya da barajların eskimesi sebebiyle barajlarda çökme/patlama meydana gelebilmektedir. Bunun sonucunda, milyonlarca tonluk su kütlelerinin çevreye yayılması, ekosistemde düzeltilmesi uzun yıllar alan tahribata sebep olmaktadır.

Barajlar genellikle dağların birbirlerine yaklaştığı uygun yerlere, nehir sularının önünü keserek arkasında göl oluşturmak amacıyla yapılırlar. Barajlar nehir sularını kontrol için kullanılır. "Dilimizde baraj kelimesini ifade etmek için bent kelimesi de kullanılmaktadır." (DSİ).

Dünya'da barajın ilk defa M.Ö. 4000 civarında, Nil nehri üzerinde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Uzunluğu 110 metre ve yüksekliği 12 metre olan baraj, sulama ve içme suyu amaçlı kullanılmıştır. Dünya'nın en eski barajlarından olduğu tahmin edilen bir diğer baraj ise, Nil nehri üzerinde Sadd-el-Kafara barajıdır. M.Ö. 2950-2750 yılları arasında yapıldığı tahmin edilir. Çin’de ise M.Ö. 200 yıllarında yapılan Tu-Kiang barajı, 200 bin hektarlık pirinç tarlalarını sulamak için günümüzde bile aktif olarak kullanılmaktadır. Hindistan ve Seylan’da da 2000 yıl önce yapılmış barajlar bulunmaktadır. (Gedik N, 2019).

Barajlar Hangi Amaçla Kullanılır ?

Antik çağda barajlar sadece sulama amaçlı inşa edilmişlerdir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, sudan daha fazla faydalanabilme imkanını sağlamıştır. Barajlar sayesinde su temini, taşkın kontrolü, sulama, ulaşım ve hidroelektrik enerjisi elde edilir. Tatlı su kaynaklarının sınırlı olması ve dünyanın belirli bölgelerinde yoğunluk göstermesi, ayrıca ülke sınırları içerisinde de iklim farklılıkları ve bölgeler arası su temini gibi ihtiyaçlarda, barajların yapılmasını gerekli kılmıştır. Barajların belli başlı yapım amaçları aşağıda sıralanmıştır.

  • Yağmur mevsiminde yüzeysel akan suları biriktirip, su ihtiyacı olduğu zamanlarda kullanmak için,
  • Hidroelektirik enerjisi elde etmek için,
  • Suları belirli bölgede toplayarak taşkınların önlenmesi için,
  • Sanayi için gerekli suyu düzenli olarak temin etmek için,
  • Su seviyesinin yükseltilmesi sayesinde, göl oluşturulmasından dolayı ulaşım ve balıkçılık amaçlı kullanılması için,
  • Kentlerin su ihtiyacını karşılamak için,
  • Tarım faaliyetleri ve sulama ihtiyacını gidermek için.

Barajların Çevre Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Barajlar sadece ekolojik ve biyolojik olarak değil sosyal, ekonomik ve tarihi yapılara da zarar vermektedir. Ancak burada unutulmaması gerekilen husus, barajın büyüklüğü, barajın yapıldığı bölgenin çevresel özellikleri, tahrifatta farklı farklı etkiler meydana getirebilmektedir.

Baraj için kullanılan akarsuların, barajların önünde birikmiş olan alüvyonu, dolayısıyla da bitkiler için hayati önem taşıyan besin maddelerini tutarak verimi düşürmekte, bu nedenle de kıyılardaki deltalara, alüvyon taşıyamadığından tarım da verimlilik düşmektedir.

Barajların yapılması ve diğer insan (antropojen) etkinlikleri, akarsular tarafından kıyılara taşınan sediman miktarını değiştirmiş ve dolaylı olarak kıyı jeomorfolojisini de etkilemiştir. Barajlar kıyıya taşınan sediman miktarını yılda 1,4 milyar ton civarında azaltabilmektedir. (Syvitski vd. aktaran, T. Ertek A, 2017). Ortalama bir nehrin yıllık 2 milyon ton civarında kıyıya alüvyon taşıdığı düşünülecek olursa, bu sayının büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.

Yeryüzünün jeomorfolojik (yeryüzü şekilleri) şeklinin milyonlarca yılda meydana geldiğini düşünürsek, insan faaliyetlerinin, özellikle de barajların sanayi devriminden itibaren yeryüzünün şeklinin değişmesinde olan etkilerini tahmin edebiliriz.

6 Kasım 2015 tarihinde Brezilya'nın Minas Gerais eyaletinde barajın çökmesi sonucu meydana gelen afette, canlılar ve çevrede ciddi zararlar meydana geldi.
6 Kasım 2015 tarihinde Brezilya'nın Minas Gerais eyaletinde barajın çökmesi sonucu meydana gelen afette, canlılar ve çevrede ciddi zararlar meydana geldi.
Fortune

Aşağıda barajların çevre üzerindeki bazı olumsuz etkileri sıralanmıştır:

  • Ekolojik dengenin tahribata uğraması,
  • Baraj sahası içinde kalan tarım alanları ve tarihi yapıların sular altında kalması,
  • Baraj çevresinde yaşayan insanların göç ettirilmeleri,
  • Barajın çevresinde yaşayan canlıların zarar görmesi. Nitekim insanları göç ettirebilmek, canlılara zarar vermeden göç ettirebilmekten daha kolaydır.
  • Su yükünün artması dolayısı ile meydana gelebilecek tehlikeli heyelanlar ve diğer jeolojik olaylar,
  • Su miktarının artmasıyla, kullanılabilecek suyun buharlaşma ile azalması,
  • Akarsuların taşkın mevsimlerinde birlikte getirdikleri toprak gücünü artıran besleyicilerden bilhassa delta ovalarının mahrum kalması,
  • Suyun içinde taşınan maddelerin azalması nedeni ile baraj mansabında daha fazla yatak oyulması,
  • Kıyılara alüyyon taşınımının azalması sonucu, kıyı erozyonunun meydana gelmesi.

Barajların Çevre Üzerine olumsuz Bir Örneği: Nil Nehri ve Aswan Barajı

"Nil Nehri (Arabça adı; Bahr-el-Nil), Afrika kıtasının doğu kesiminde, güney-kuzey doğrultusunda, Ekvator bölgesinden çıkıp, Akdeniz'e dökülen, aynı zamanda kıtanın en büyük nehridir. Nil, kollarından Kagera ile birlikte uzunluğu 6.600 km.yi bulur. Bu uzunluğu ile Mississippi'den (Mississippi-Missouri = 6730 km.) sonra dünyanın ikinci uzun nehridir." (Özey R, 1995, s.41).

Nil Nehri
Nil Nehri
BBC

Tarih boyunca ve günümüzde de taşımacılıkta yoğun olarak kullanılan Nil Nehri, çok eski bir tarım ülkesi olarak bilinen Mısır’ın can damarı olarak nitelendirilmektedir. Nehir denize dökülmeden önce büyük bir delta oluşturur. Bu nehrin getirdiği alüvyonlu topraklardan meydana gelen Nil Deltası, iki çöl arasında çok geniş ve verimli bir arazidir. Güneyde Kahire’den başlayan deltanın denize olan mesafesi 160 km. kadardır. Bu noktadan deltanın Akdeniz kıyısında Batı ve doğu uçlarında yer alan Port Said ve İskenderiye’ye olan mesafesi ise 250 km.’dir. Deltada sayısız kanallar kollar ve göller vardır. Irmak, iki ana koldan denize dökülür.

Aswan barajından bir görünüm.
Aswan barajından bir görünüm.
Third World Centre for Water Management

Mısır’da Nil Nehri’nin sulama amacıyla kullanılması çok eski bir geçmişe dayanmaktadır. 19. yüzyılda baraj ve kanalların yapımı ile daha geniş bir alanda ve sürekli sulama olanağı sağlanmıştır. Nil Nehri üzerinde bulunan Assuan (Aswan, Asvan) Barajı hem sulama, hem de elektrik üretiminde Mısır için hayati bir önem taşımaktadır.

Yukarı Nil bölgesinde tarihi ve turistik bir şehir olan Assuan yakınlarında ilk baraj 1902 yılında yapıldı. Bu baraj, 1912 ve 1934’te yükseltilerek 44 m yüksekliğe eriştirildi. Son olarak yapımı 1970’te tamamlanan Büyük Assuan Barajı (Sedd-ül-Ali) Ocak 1971’de resmen açıldı. Bu baraj, eski barajın 6 km güneyinde yer almaktadır. 164 milyar metreküplük muazzam bir su kapasitesine sahip olan bu baraj, Nil Nehri'ni adeta "kontrol altında" tutar. Barajın arkasındaki Nasır Gölü'nde biriken su, Belçika büyüklüğünde bir alanı kaplamaktadır.

Tahmin edilebileceği gibi bu baraj, Mısır’ın en büyük barajıdır. Baraj yapımının Mısır'a büyük yararları olmuştur. Her yıl mevsimlik su taşmalarıyla ekili alanlar zarara uğramakta, hem de sınırlı su kaynaklarına sahip olan ülke bu su potansiyelinden yeterince faydalanamamaktaydı. Barajın inşası sayesinde bölgede enerji elde edebilmiş, tarım arazileri suya kavuşmuş ve verim artmıştır. Ancak süreç sonunda barajın ciddi zararları da ortaya çıkmıştır.

Doğadaki tüm varlıklar bir zincirin halkası gibidir. En ufak bir hata önemli çevresel, sosyal vb. sorunlara yol açmaktadır. Yapılan baraj sayesinde su sorunu büyük ölçüde çözülmesine rağmen, doğrudan ve dolaylı olarak sorunlar ortaya çıkmıştır. Mısır’da Nil nehri üzerinde 1968 yılında zamanın ‘mühendislik harikası’ olarak adlandırılmıştı. Baraj yapımındaki amaç, elektrik enerjisi üretme ve sulama suyu elde etmekti.

Bu barajın işletmeye açılmasından kısa bir süre sonra; delta tarafında kalan topraklar çoraklaşmaya, nehir ağzındaki denizde yaşayan balık türlerinin çoğu yok olmaya, yabancı uyruklu insanlarda bir karaciğer hastalığı gittikçe artmaya başladı.

Baraj yapımından önce Nil nehri tarım bakımından, alüvyon sebebiyle daha verimliydi. Nehrin getirmiş olduğu zengin alüvyonlu topraklar taşınıyor ve bunlarla Nil deltasını doğal gübrelerle gübreliyordu. Baraj yapımından sonra olumsuz birtakım durumlar yaşandı. Doğal gübreleme (alüvyon) durdu, ayrıca kuraklaşma ve tarımda ciddi verim düşmeleri yaşandı. Bu yaşanılan süreç sonrası, deniz suyu ve şiddetli buharlaşmayla delta toprakları tuzlandı ve çoraklaştı.

Nil Nehri, baraj yapılmadan önce, denize döküldüğü (delta) kısımda yaşayan balıklara bol miktarda oksijen taşıyordu. Nehir suları Asvan barajı tarafından engellenince, hem oksijen akımı, hem de balıklar için yem olabilecek bazı organik madde taşınması ciddi oranda azaldı. Bütün bunlar da dengeyi bozarak bazı balık türlerinin yok olmasına neden oldu. (Dabağlar N, 2016).

Mansaba doğru göç eden yetişkin Tersi balığının (American shad) güç istasyonu girişinde önünün ızgaralarla engellenmesi
Mansaba doğru göç eden yetişkin Tersi balığının (American shad) güç istasyonu girişinde önünün ızgaralarla engellenmesi
The Food and Agriculture Organization (FAO)

Aswan barajı sebebiyle 90.000 civarında Mısırlı köylüler ve Sudan'da yaşayan Nubian'lılar göç etmek zorunda kaldı. Baraj tarafından oluşturulan sulama siteminde yaşayan salyangozlar, şistozomiyaz hastalığını insanlara bulaştırmıştır.

Ancak barajın Mısır'a en büyük maliyeti ise alüvyonun azalması sonucu tarımsal verimliliğinin diğer bölgelerde azalması ve Nil nehrinin sularını boşalttığı Akdeniz ve çevresindeki balıkların popülasyonundaki azalıştır.

Yukarıda anlatılan tüm bu olumlu olumsuz özellikleri tek bir cümleye sığdırmak gerekirse, barajlar bir taraftan yaparken diğer taraftan yıkmaktadır.

Sonuç

Günümüz dünyasında enerji çok önemli yer tutuyor. Hatta enerji ülkelerin kalkınmasında en önemli unsurunu oluşturuyor. Dünyada özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sürdürülemez büyüme dediğimiz bir şekilde büyümektedir: Yani doğal kaynaklarını, bu kaynakların yenilenme hızından daha hızlı bir şekilde tüketmektedirler. Örneğin 15 metreden yüksek 20.000'den fazla baraja sahip olan Çin, doğal kaynaklarını büyük bir hızla tüketmektedir.

Dünyada tarıma kazandırılan alanlar hesap edilirken, bu projeler sonucunda kaybedilen alanlar ciddiye alınmamaktadır. Özellikle baraj suları altında kalacak alanların yanında, delta sahalarında meydana gelebilecek tarımsal alan kayıpları hesaplanmalı ve buna uygun projeler yürütülmelidir. Ayrıca bölgede tarihi eserler korunmalı ve baraj yapımı için en uygun yer belirlenmeye çalışılmalıdır.

Dünyada hızlı sanayileşme ile meydana gelen zararların en önemlisi, ekosistemdeki dengelerin bozulmasıdır. Ekosistemdeki meydana gelen tahrifat doğrudan veya dolaylı olarak insanlığı ve diğer canlıları etkilemektedir. Artan bulaşıcı hastalıklar, küresel ısınma, çevre kirliliği ve yarattığı sorunlar bunlardan sadece birkaçı. Bu nedenle barajların ekosistem, sosyoekonomik, kültürel vb. baskıları göz önünde bulundurularak planlanması, hem dünyamızın doğal kaynaklarının korunması hem de insanlığın ve diğer canlıların geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

Devletler arası rekabet, kapitalizm, aşırı tüketme ve insanın doğaya daha çok hükmetmesi gibi sebepler, enerji ihtiyacını giderek dahada artırmış bulunuyor. Rekabetin ve ihtiyacın giderek arttığı dünyada, barajların kullanımını engellemek mümkün değil. Ancak yaparken en az zarar veren yol belirlenebilir. Bu sayede çevre ve ekolojiye verilen zarar en aza indirgenmiş olur. Bir Yerli Amerikalı atasözüyle bitirelim:

Yeryüzüne iyi davranın. O atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 2
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • N. Gedik. Barajlar . Alındığı Tarih: 24 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Balıkesir Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü
  • R. Sever, et al. (2010). Artvin İlinde Yapılan/Yapılmakta Olan Barajr Hakkında Artvin Halkının Bazı Görüşleri. Doğu Coğrafya Dergisi, sf: 65-80.
  • Z. Başkaya, et al. (2015). Barajlarin Olasi Çevresel Ve Sosyo-Ekonomik Etkilerinin Halkin Bakiş Açisiyla Değerlendirilmesi: Ilisu Baraji Ve Hasankeyf Örneği. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, sf: 347-383.
  • DSİ. Baraj Nedir?. Alındığı Tarih: 18 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
  • M. E. Sönmez. (2012). Barajların Mekân Üzerindeki Olumsuz Etkileri Ve Türkiye’den Örnekler. Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, sf: 213 -231.
  • H. Jeppesen. Büyük Barajların Bedeli Ağır. Alındığı Tarih: 30 Mayıs 2019. Alındığı Yer: DW
  • N. Dabağlar. Rüzgar Tarlaları: Barajların Doğaya Olumsuz Etkileri. (2016, Ocak 20). Alındığı Tarih: 18 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Indıgo
  • T. A. Ertek. (2017). Antropojenik Jeomorfoloji. Yayın Evi: İstanbul Üniversitesi Auzef.
  • M. Berkün, et al. (2019). Barajların Ve Hidroelektrik Santrallerinin Nehir Ekolojisi Üzerinde Oluşturduğu Etkiler. Türkiye Mühendislik Haberleri , sf: 41-48.
  • R. Özey. (1995). İslâm Dünyası'ndan. Altınoluk Dergisi, sf: 41.
  • History. Aswan High Dam Completed. (2018, Ağustos 21). Alındığı Tarih: 31 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Hıstory
  • Welcome To Egypt. Environmental Impact Of The Aswan High Dam. Alındığı Tarih: 01 Haziran 2019. Alındığı Yer: Welcome To Egypt
  • K. Diab. Hope For The Egyptian Nubians Damned By The Dam. (2012, Nisan 21). Alındığı Tarih: 29 Mayıs 2019. Alındığı Yer: The Guardian
  • K. Hinton. 5 Environmental Effects Of Dams. Alındığı Tarih: 28 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Environment 911

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/11/2019 05:35:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7816

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkesten yeteneği kadar, herkese ihtiyacı kadar...”
Karl Marx
Geri Bildirim Gönder