Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Bakmak ya da Bakmamak: Kimsenin Bizi İzlemediğini Düşündüğümüz Anlarda Nereye Bakarız?

Bakmak ya da Bakmamak: Kimsenin Bizi İzlemediğini Düşündüğümüz Anlarda Nereye Bakarız? Pixabay
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Psychology Today isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Salonunuzda hangisinin asılı olmasını tercih edersiniz? Boş bir sandalye resmi mi yoksa o sandalyede oturan birinin resmi mi?

Bakışlarımız doğal olarak diğer insanların üzerindedir ve hatta bilinmeyen birinin resmi bile örtünün üzerinde veya kanepenin arkasında abes durmazken boş bir sandalyenin resmi tuhaf olurdu.

Hatta muhtemelen sandalyenin üstünde birinin olmamasına sebepler yakıştırırdık: Belki de o sandalye ressamın annesinin her zaman oturduğu sandalyeydi ve ressam annesinin ölümünden sonra yaşadığı derin kaybetme hissini anlatmak için sandalyeyi boş çizdi? Her halükarda belirtilen bir insan olurdu ve biz resmi sadece basit bir sandalyenin resmi olduğunu kabul etmeye zorlanmış olurduk. Neden böyle bir şey çizilmiş olsun ki?

İnsanlara bakarak çok zaman geçiririz, özellikle de suratlarına. Ayrıca insanlarla konuşurken onların gözlerine bakmamız söylendi ve konuştuğumuz kişi uzaklara bakıp durduğu zaman tuhaf hissedebiliriz.

Bakışlara Yönelik Araştırmalar

Bakışlarla ilgili yapılan birçok araştırmada, başkalarının bilgisayar ekranındaki sabit resimlerine ya da hareketli videolarına bakan insanların göz hareketleri izlendi. Bu araştırmalarda katılımcılar zamanlarının çoğunu sandalye gibi cansız objelerden ziyade, insanlara bakarak geçirdiler. Ancak Waterloo Üniversitesi psikologu Evan Risko ve meslektaşlarına göre gerçek dünyada diğer insanlarla birlikteyken bakışlarımızı nereye yönelttiğimizle ilgili eklenecek çok şey var.

Toplum bizi çelişen kurallarla bombalar: İnsanların gözünün içine bakmalıyız, ancak insanlara dik dik bakmamamız gerektiği de bize söylenmiştir. Bakmamız veya bakmamamız, bunu yaparken görüldüğümüzü düşünmemize bağlı olabilir.

Bir araştırmada katılımcılar, bir bekleme odasında birer yabancıyla karşılıklı oturtulurken, araştırmacılar da gizlice katılımcıların bakışlarını izledi. Bu kişiler karşılarındaki yabancılara çok seyrek baktılar. Aslında, daha çok odada ayrıca bulunan boş bir sandalyeye bakarak zaman geçirdiler.

Başka bir grup katılımcı, bekleme salonunda oturan bir yabancının canlı videosunu izledi. Bu sefer sonuçlar tersine döndü. Katılımcılar zamanlarının çoğunu oturan kişiye, çok azınıysa boş sandalyeye bakarak geçirdiler.

Resmi Dikkatsizlik: Bakışlarınız Sizi Ele Verir!

Risko ve meslektaşlarına göre bu sonuçların sebebi “resmi dikkatsizlik”. Bakışlar; neye dikkat ettiğimizin, bunun sonucu olarak da neyle ilgilendiğimizin işaretidir. Bir insanla ilgilenmek, fakat konuşmaya girişmemek sosyal olarak tuhaftır. Ancak yabancı bir insanla sohbet başlatmak birçok kişi için zor olabilir, ya da o kişiyi bir daha görme olasılığımız az ise sohbeti çabaya değmez olarak görebiliriz. Sonuç olarak birbirimizi fark etmemiş gibi davranırız. Tabii diğer kişinin baktığımızı görmediğini düşündüğümüzde röntgenci eğilimlerimize tam yetki veririz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hatta yüz yüze karşılaşma durumunda bile, bakmak ya da bakışlarımızı kaçırmak birkaç unsura bağlıdır. Araştırmacılar, katılımcılardan iki taraflı olduğunu düşündükleri videoda karşıdaki insanla etkileşime geçmelerini istediğinde katılımcılar karşıdaki kişinin sosyal olarak kendilerinden daha aşağı olduğunu düşündüklerinde daha çok göz teması kurarken; sosyal olarak yüksek olduğu düşünülen kişiyle etkileşime girerken daha çok gözlerini kaçırma eğilimi gösterdiler. Ancak karşıdaki kişinin onları göremediğini düşündüklerinde sonuçlar yine tersine döndü: Sosyal olarak yüksek olan kişiye daha çok, aşağı olan kişiye daha az baktılar.

Sosyal olarak bizden yüksek seviyede olan insanlar doğal olarak ilgimizi çeker, ancak önemli bir insanın gözlerinin içine bakmaya utanabiliriz. Televizyonda ulusa seslenen cumhurbaşkanına dikkatle bakarız. Ama yüz yüze bir karşılaşmada muhtemelen yere bakardık. Bu tarz davranışın sebebi sadece sosyal normlar değil, aynı zamanda primat kuzenlerimizin de sosyal statü işareti olarak bakışları kullanmasıdır.

Diğerlerinin bakışlarımızdan ne düşündüğümüzü çıkarması çok kolay olduğu için, düşüncelerimizi ortaya koymanın bizi utandıracağı durumlarda da resmi dikkatsizliğe başvururuz. Üçüncü bir araştırmada, katılımcılardan göz izleme araçları kuruluyken deney başlayana kadar bir odada yalnız başlarına oturmaları istendi. Duvarda bikinili bir mankenin etkileyici bir posteri asılıydı. Göz izleme araçları tarafından kaydedildiklerinden haberi olan katılımcılar postere bakmadılar. Ancak araçların henüz kayıtta olmadığını düşünen katılımcıların, zamanlarının çoğunda nereye baktıklarını tahmin edersiniz.

Bunu yapmak bir nesneyi, görüş alanımızın nesneleri en iyi gördüğümüz yeri olan merkezine yerleştirdiği için, ilgilendiğimiz şeye doğrudan bakma eğilimindeyiz. Psikologlar buna açık dikkat diyor, çünkü bir şeye doğrudan baktığımızda, diğerleri onunla ilgilendiğimizi bilmekte. Ancak görüş alanımızın merkezinde olmayan nesneleri de görme yeteneğimiz var. Psikologlar bunu örtülü dikkat olarak adlandırıyor, çünkü gerçekte bir şeyle ilgilenirken başka bir şeye bakıyormuşuz gibi görünüyor.

Örtülü dikkat kullanılırken ortada komplike bir zihin okuma dönüyor. Eğer sizi bikinili bir mankene bakarken görürsem, ne düşündüğünüzü bilirim ve eğer ben bakarsam ne düşündüğümü bileceğinizi de bilirim. Tabi ki ona bakmak isterim, fakat böyle bir şeyle ilgilendiğimi düşünmenizi istemem. Bu yüzden, bakışlarımı çeviririm – ancak çok uzağa değil, böylece poster örtülü dikkat mesafemde kalır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 10
  • Muhteşem! 9
  • Bilim Budur! 7
  • Güldürdü 7
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 5
  • İnanılmaz 4
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/10/2020 22:34:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5151

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Kategoriler ve Etiketler
Tümünü Göster
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Sinirbilim
Öğrenme
Genetik
Hayvan Davranışları
Genel Halk
Astronot
Sanat
Güneş
Sağlık Bilimleri
Bilimkurgu
Sinir Hücresi
Bilgi
Stres
İletişim
Doktor
Sars Mers
Balık Çeşitliliği
Uçuş
Kanser Tedavisi
Işık
Sperm
Bebek Doğumu
Ana Bulaşma Mekanizması
Wuhan
Protein
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bir kişiye herhangi bir şey öğretemezsiniz. Yalnızca o kişinin o şeyi kendisinin keşfetmesini sağlayabilirsiniz.”
Galileo Galilei
Geri Bildirim Gönder