Ay Tutulması Nedir? Kanlı Tutulma, Süper Mavi Ay Tutulması Gibi Çeşitleri Ne Anlama Gelir?

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Aralıklarla ay tutulması ve hatta kanlı ay tutulması veya kanlı mavi süper ay tutulması gibi astronomik olayların haberleri gündeme geliyor. Peki nedir bunlar? Gelin bir bakış atalım:

Ay tutulması, Dünya'nın Ay ile Güneş arasına girmesi sonucu yaşanan astronomik olayın ismidir. Dünya, Güneş'ten Ay'a doğru giden ışınların önünü kapattığı için, Ay üzerine Dünya'nın gölgesi düşer. Bu olaya "tutulma" adı verilir.

Aslında Ay tutulması ya da genel olarak "tutulma" kavramı çok da ilginç bir atmosferik olay sayılmaz. Çünkü "tutulma" dediğimiz şey, bir gök cisminin, Güneş ile bir diğer gök cismi arasına girmesinden ibarettir. Bu, uzayın büyüklüğünü düşünecek olursanız (hatta Güneş Sistemi'nin bile büyüklüğünü düşünecek olursanız), bu tip tutulmalar neredeyse her gün bir yerlerde yaşanmaktadır. Satürn, bir başka gezegen ile Güneş arasına girer; Jüpiter'in ayları Jüpiter ile Güneş arasına girer (dolayısıyla Jüpiter üzerinde tutulma yaşanır). Yani bu, sürekli olan bir olaydır. Çünkü gezegenlerin kendileri ve uyduları, kendi yörüngeleri etrafında döndükçe, kaçınılmaz olarak Güneş ile bir diğer gök cismi arasına girerler ve "tutulma"ya neden olurlar.

Ama tutulmayı ilginç kılan şey, onu görüp, algılayabilecek bir hayvan türünün gezegen üzerinde yaşıyor olmasıdır. İşte o, biziz. Dolayısıyla eğer ki biz Dünya üzerinde var olmasaydık veya Dünya üzerinde zeki canlı yaşamı evrimleşmemiş olsaydı, burada olacak olan tutulmaların Jüpiter'de, Satürn'de veya başka gezegenlerde hemen hemen her gün olan veya yıl içinde birden fazla defa olan tutulmalardan hiçbir farkı olmayacaktı. Çünkü bunun hakkında konuşacak, bunun hakkında fikir beyan edecek kimse olmayacaktı. Yani tutulmaların astronomik olarak o kadar da ilginç olmamasının nedeni budur.

Tabii biz insanlar için oldukça şaşırtıcı ve oldukça ilgi çekici bir doğa olayıdır. Ancak astronomik bir boyutta düşündüğümüzde tutulmalar, pek de anlamı olmayan, sadece basit bir ışık oyunundan ibarettir.

Ay Tutulması Ne Kadar Nadir Bir Olay?

Ay tutulması aslında sanıldığı kadar nadir olan bir olay değildir. Güneş tutulmasına göre biraz daha nadir bir olay olsa da, her yıl Dünya'da 2 veya 3 adet Ay tutulması yaşanmaktadır. Bu ay tutulmaları, Dünya'nın en az yarısı tarafından görülebilmektedir.

Örneğin Ay tutulmalarının sıklığıyla ilgili şunu söyleyebiliriz: 21. yüzyıl içerisinde toplamda 230 civarında Ay tutulması beklenmektedir! Bunların 83 civarı, tam Ay tutulması şeklinde yaşanacaktır. Dolayısıyla 100 yıllık bir periyotta epey bir Ay tutulması görmemiz mümkündür. Dolayısıyla, Ay tutulmasının nadirliğiyle ilgili haberler gerçeği her zaman yansıtmamaktadır. Nadir olan şey, Ay tutulmasının kendisi değildir.

Ay tutulmalarıyla ilgili haberlerde gördüğünüz "nadirlik" iddiaları, genellikle bir Ay tutulmasının özel bir diğer durum ile bir arada yaşanmasıdır. Buna, Ay tutulmasının "varyasyonları" demek mümkündür. Bunlara bir bakış atacak olursak:

Ay Tutulması Varyasyonları

Uzun Ay Tutulması

27 Temmuz 2018'de yaşanan Ay tutulması, ne kadar nadir olduğu ile gündemde kendine yer etmiş Ay tutulmalarına güzel bir örnektir. O tarihte yaşanan tutulma sırasında Ay, Dünya'nın gölgesinde yaklaşık olarak 4 saat kadar kalmıştır ve bunun 1 saat 43 dakikası "tam ay tutulması" şeklinde yaşanmıştır.

Bu, o kadar uzun bir süredir ki: Tam Ay tutulmasının maksimum teorik limiti 1 saat 47 dakikadır! Yani o Ay tutulması, teorik maksimum limite neredeyse ulaşmıştır! Bu uzunluğun nedeni, tutulmanın yerötesi, yani Ay'ın Dünya'dan en uzak olduğu konumda yaşanmış olmasıdır.

Lise fizik derslerinden Kepler Yasası'nı hatırlıyor olabilirsiniz: Kepler'in teorisine göre; bir gök cisminin, etrafında döndüğü cisme en uzak olduğu noktada en yavaş hızda geçmesi beklenmektedir. Dolayısıyla Ay, yerötesinde olduğu için, yani Dünya'dan en uzak olan noktada olduğu için, bu dönüşün en yavaş olduğu kısımda Ay tutulması yaşanmıştır. İşte Ay tutulmasının teorik maksimum limitine bu kadar yakın bir tutulma yaşanmasının nedeni de budur.

"Kanlı" veya "Kızıl" Ay Tutulması

Dünya, 28 Eylül 2015'te Türkiye saati ile sabaha karşı 3 civarında başlayacak olan ve Kanlı Ay Tutulması adı verilen ender gökyüzü olayına kilitlendi. Bu tarihi olay, son 500 yıl içinde sadece 3 kez gerçekleşti.

Söz konusu tutulmanın diğerlerinden bir farkı yok: Yine Dünya, Ay ile Güneş arasına girdiği için tutulma yaşanıyor. Fark ise, Dünya'nın atmosferinin bu tutulmadaki rolünden kaynaklanıyor.

Eğer Dünya ölü bir gezegen olsaydı ve atmosferi olmasaydı Ay, tutulma sırasında tamamen karanlığa gömülürdü. Ama Dünya'nın atmosferi, Güneş'ten gelen ışınları kırabildiği için, Ay'ın üzerine sadece Dünya'nın gölgesi değil, aynı zamanda bizim atmosferimizden yansıyan ışınlar da düşmektedir. İşte tutulma sırasında Ay'a kızıllığını veren şey budur: Güneş'ten gelen ışınlar, Dünya'nın atmosferine ulaştığı zaman mavi ve mor dalga boyları daha çok saçılmaktadır; ancak kırmızı dalga boyu daha az saçıldığı için sadece hafif miktarda kırılıp, atmosferimizin içinden geçip, Ay'ın üzerine düşmektedir. İşte Ay'ı kırmızı olarak görme nedenimiz budur. Yoksa Ay'ın kendisinden kaynaklı bir durum değildir.

Fotoğrafta, 15 Nisan 2014 gecesi Ay'ın kıpkırmızı olan tutulması görülüyor. Tutulma, yaklaşık 1 saat boyunca sürdü. Ne yazık ki ülkemizden görülememiş olsa da, Batı Yarımküre'nin uzun yıllardır bu kadar net olarak gördüğü ilk ay tutulması olduğu için, profesyonel ve amatör astronomlarca heyecanla karşılandı. Bu fotoğraf, Karayip Adaları'nda bulunan Barbados Adası'ndan Ay'ın ve genel olarak gökyüzünün görüntüsü. Fotoğrafta, Ay'ın hemen altındaki parlak beyazımsı-mavimsi gök cismi Spica isimli yıldız. Başak takımyıldızının alfa yıldızı olarak biliniyor. Ay'dan sadece 2 derece kadar uzakta. Öte yandan, Ay'ın sağ alt köşesinde, yaklaşık 10 derece kadar açıkta görülen parlak kırmızı cisim ise
Fotoğrafta, 15 Nisan 2014 gecesi Ay'ın kıpkırmızı olan tutulması görülüyor. Tutulma, yaklaşık 1 saat boyunca sürdü. Ne yazık ki ülkemizden görülememiş olsa da, Batı Yarımküre'nin uzun yıllardır bu kadar net olarak gördüğü ilk ay tutulması olduğu için, profesyonel ve amatör astronomlarca heyecanla karşılandı. Bu fotoğraf, Karayip Adaları'nda bulunan Barbados Adası'ndan Ay'ın ve genel olarak gökyüzünün görüntüsü. Fotoğrafta, Ay'ın hemen altındaki parlak beyazımsı-mavimsi gök cismi Spica isimli yıldız. Başak takımyıldızının alfa yıldızı olarak biliniyor. Ay'dan sadece 2 derece kadar uzakta. Öte yandan, Ay'ın sağ alt köşesinde, yaklaşık 10 derece kadar açıkta görülen parlak kırmızı cisim ise "Kızıl Gezegen" olarak bilinen Mars. Bu anda Mars, halen tutulmadan birkaç gün önce meydana gelen hizalanmadan yeni yeni çıkıyor ve bu sebeple gökte parlak bir şekilde görülüyor.

Tetrat Tutulma Dizisi Nedir?

Ay tutulmaları, kimi zaman dörtlü (tetrat) bir tutulma dizisi olarak yaşanabilmektedir. Yani çok yakın aralıklarla 4 ayrı ay tutulması yaşanabilir. Örneğin Türkiye'den de gözlenmiş olan 28 Eylül 2015'te yaşanan ay tutulması, tetratın sonuncusuydu. 4 farklı tutulma, 6 aylık aralıklarla gerçekleşmişti. Son tutulmadan öncekiler sırasıyla 15 Nisan 2014, 8 Ekim 2014, 4 Nisan 2015'te yaşanmıştı.

Normalde farklı ay tutulması türleri (penumbral, kısmi, umbral) rastgele sırayla meydana gelir. Çok nadiren aynı tür tutulma üst üste birkaç defa gerçekleşir. NASA bunu "poker oyunu sırasında şanslı bir el çekmeye" benzetiyor. 

21. yüzyıl içerisinde bu tetratlardan epey bir bekliyoruz; ancak 20. yüzyılın devrilmesinden önce yaklaşık 300 yıl boyunca 1 defa bile böyle bir tetrat gözlenmedi. Yani böyle güzel bir olay Newton veya Mozart gibi dahiler tarafından asla gözlenmedi.

''Kanlı Mavi Süper Ay''

31 Ocak 2018'de yaşanan ''Kanlı Mavi Süper Ay'', 1866'dan beri ilk kez gözlenmiş olan bir Ay olayı idi. Ülkemizde bu olay, saat 18:21 dolaylarında, Ay doğumu sırasında en iyi gözlendi.

Aslında bu olay, yaygın olarak gerçekleşen 3 farklı Ay olayının bir arada gerçekleşmesinden kaynaklanıyor:

İlk olarak bu Ay, bir ay içindeki ikinci dolunaya karşılık geliyor. İngilizcede buna "mavi ay" deniyor. Bu, ayın renginden kaynaklı bir durum değil; sadece bir deyimden ibaret. Ay, 28 günlük bir döngü içinde olduğu için, iki dolunayın bir takvim ayı içine sığması nadiren gerçekleşen bir olay. İngilizcede buna, "çok nadir olay" anlamında "mavi ayda 1 kere" deniyor. Yoksa Ay, o gün farklı bir renkte gözükmeyedi.

İkincisi, o gün Ay, "Süper Ay" denen bir durumdaydı. Gökyüzünde, normalde olduğundan daha büyük (yaklaşık %17 daha büyük) gözüktü. Bunun sebebi, Ay'ın Dünya etrafında dairesel değil, eliptik olan yörüngesidir. Ay, kimi zaman Dünya'ya çok yakın, kimi zamansa çok uzak oluyor. Bu uzaklıklar arasında binlerce kilometre fark oluyor. İşte 31 Ocak 2018'de Ay, aynı zamanda gezegenimize en yakın pozisyonunda bulunacak. Bu nedenle, "Süper Ay yaşanacak." diyoruz.

Üçüncüsü ve en ilginç olanı ise, bunlar yetmezmiş gibi bir de Ay Tutulması yaşanacak. Bu da, "kanlı" unvanını veren olay. Elbette olayın gerçek "kan" ile hiçbir ilgisi yok. Yukarıda da izah ettiğimiz gibi, Dünya Güneş ile Ay arasına giriyor. Bu sırada Ay, Dünya'nın arkasına düşen gölgeye girdiği için "tutuluyor". Güneş'ten gelen ve Dünya atmosferinde kırılan kırmızı dalgaboyundaki ışık, Ay'ın yüzeyine vuracağı için kızıl bir renk alıyor. Bu, kan rengine benzediği için buna "Kanlı Ay" deniyor.

İşte bu 3 olay, bir arada yaşandığı için, bu olaya "Kanlı Mavi Süper Ay Tutulması" deniyor. 2018'deki tutulma en iyi Alaska, Kuzeybatı Kanada, Doğu Rusya, Doğu Çin ve Avusturalya'dan görüldü. Avrupa'nın neredeyse hiçbir kısmında görülmedi. Türkiye'de ise sadece Ay doğumu sırasında, geçici olarak görüldü. 

"İmkansız" Tutulma!

8 Ekim 2014 sabahı, Dünya tarihinde oldukça nadir gerçekleşen bir olay yaşandı: Dünya'nın bazı yerlerinde hem Güneş, hem Ay aynı anda görüldü, ancak aynı zamanda "kanlı" Ay tutulması yaşandı! Bu normalde teknik olarak imkansız bir olay, çünkü Güneş'i görebiliyorsak, Ay tutulması görebilmeyi bekleyemeyiz.

Ancak aslında Güneş'i görebilmemizin sebebi, Güneş'in fiziksel olarak görüş alanımızda olması değil, yeni doğan Güneş'in henüz doğmamış olsa bile atmosferde ışınlarının kırılması sebebiyle sanki doğmuş gibi gözükmesine neden olan bir ışık oyunu. Bu tıpkı su dolu bir bardağın arkasındaki yazının gerçekte olduğundan farklı gözükmesine benziyor. Dünya, henüz Güneş'in Ay'ı aydınlatabileceği kadar aradan çekilmemiş oluyor, ancak ışığın atmosferin üst tabakalarında yoğunluk farkından ötürü kırınımı, sanki Güneş doğmuş gibi bir izlenim uyandırıyor. Bu da, hem Güneş'in, hem de tutulan bir Ay'ın aynı anda görünebilmesini sağlıyor.

Bu muhteşem doğa olayını görebilen az sayıda insan vardı maalesef; ancak tutulma genel olarak oldukça fazla kişi tarafından gözlendi. 

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • D. Stanglin. Does Tuesday's 'Blood' Eclipse Signal The End Times?. (2014, Nisan 14). Alındığı Tarih: 28 Ekim 2019. Alındığı Yer: USA Today

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/12/2019 23:34:46 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2178

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Kişi, söyleyecek bir şeyi olmadığında kötü söze başvurur.”
Voltaire
Geri Bildirim Gönder