Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Atalarımızın Çoğunun Erkek Değil, Dişi Olduğu Tespit Edildi!

Atalarımızın Çoğunun Erkek Değil, Dişi Olduğu Tespit Edildi!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, LiveScience isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Yapılan bir DNA analizi sonucunda, Dünya'nın her tarafındaki insanların ortak tarihi boyunca, atalarımız arasında babadan çok anneye sahip olduğumuz anlaşıldı. Genetik bulgular, insanların Afrika'dan göç ettikleri dönemlerde polijinik (çok eşli) olduğunu doğruluyor. Erkekten çok dişi atamız olması ise, atalarımızda bir erkeğin birden fazla dişiyle çiftleştiğini gösteriyor. Almanya'nın Leipzig kentinde bulunan Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Mark Stoneking, şöyle söylüyor:

Tarih boyunca, dişiler erkeklerden daha fazla üremekteydi (yani üreyen dişi sayısı, üreyen erkek sayısından fazladır). Bu, insan toplumlarında sıklıkla görülür çünkü erkeklerin bir kısmı bir eşe bakabilecek kapasitede değildir (dolayısıyla bu erkekler genlerini iletecek bir çocuğa sahip olamazlar) veya (bazı durumlarda ise sayıları az da olsa) birkaç erkeğin birden fazla eşi olur (dolayısıyla bir erkeğe karşılık daha çok sayıda dişinin genlerini kendilerinden sonrakilere aktarma fırsatı olur).

Araştırmacıların gösterdiği üzere, atalarımızın bu davranışı, günümüzdeki insan popülasyonlarının tamamının genetik havuzuna, erkeklere nazaran dişilerin daha fazla genetik katkı sağlamasına neden olmuştur. Bunu ortaya çıkarmak için Stoneking, erkeklerde bulunan Y-kromozomunu analiz etmenin yeni bir yöntemini kullanmıştır. Bu teknik sayesinde, Y kromozomunun tek bir bölgesine bakarak, o bölgede DNA'nın "harflerindeki" bütün genetik varyantları (ya da değişimleri) tespit edebildiler.

Daha önceki araştırmalar sadece bazı varyantlara bakabilmişti. Bu da, güvenilmez veriler elde edilmesine neden olmuştu. Stoneking şöyle izah ediyor:

Eski yöntemleri uygulayacak olursanız, sadece zaten bildiğiniz varyantlar hakkında bilgi edinebilirsiniz, yeni genetik varyantları tespit edemezsiniz.

O ve ekip arkadaşları Dünya'nın dört bir yanındaki 51 popülasyondan 623 erkekten aldıkları DNA örnekleriyle çalıştılar. Bu popülasyonlar arasında Avrupalılar, Avustralyalılar ve Amerikalılar da bulunuyordu. Yeni yöntem, her bir erkekten alınan DNA örneklerini, hem sadece baba tarafından aktarılan Y kromozomu (NRY), hem de sadece anne tarafından aktarılan mitokondriyal DNA (mtDNA) ile kıyaslama imkanı sundu.

Genetik analizin gösterdiğine göre dişiler, muhtemelen eşlerinin bulundukları bölgelere gitmek için doğdukları yerleri bırakarak yeni yerlere göç ettiler. Dolayısıyla dişiler, erkeklerden daha fazla göç etmek durumunda kaldılar. Bu da, beraberinde taşıdıkları mtDNA'yı daha fazla popülasyona katabilmelerini sağladı ve popülasyonlar arası genetik çeşitliliğin daralmasına neden oldu. Öte yandan erkekler, daha sabit kaldılar. Bu nedenle, her bir genetik popülasyon içerisinde onların erkek çocuklarının daha belirgin ve ayrı genleri bulunuyor. Stoneking şöyle söylüyor:

Gerçekten de popülasyonlar arasında erkeklerin NRY'lerinin, dişilerin mtDNA'larından daha yüksek çeşitliliğe sahip olduğunu bulduk. Ancak bu fark, daha önceki bazı araştırmaların gösterdiği kadar büyük değil. Dolayısıyla kullanılan metotların sonuca etki ettiğini söyleyebiliriz.

Bölgesel bir skalada, DNA örnekleri daha da detaylı bir hikaye anlatıyor: Örneğin, Doğu Asya'daki ve Avrupa'daki insanların babalarından gelen DNA'ları, annelerinden gelen DNA'larına göre daha yüksek çeşitliliğe sahip. Bu da, bu bölgelerde dişilerin daha fazla göç ettiği anlamına geliyor.

Öte yandan Afrika, Okyanusya ve Amerika kıtalarında anneden gelen DNA'nın genetik varyasyon miktarı, babadan gelenden daha yüksek. Dolayısıyla tam tersi bir durum söz konusu. Mitokondriyal DNA analizlerinin gösterdiğine göre, Amerika kıtalarının erken kolonicileri arasında, kadınlara kıyasla muhtemelen daha az sayıda erkek üreyebildi. Bu nedenle mtDNA çeşitliliği buralarda daha yüksek. 

Araştırma ekibi aynı zamanda tarihi popülasyonlara katkı sağlayan erkek ve dişilerin oranını da hesapladılar. Çünkü nihayetinde, bazı erkeklerin ve bazı kadınların yavruları hayatta kalamıyor, bu sebeple genleri gelecek nesillere aktarılamıyor. Bu hesaplamaların sonuçlarına göre, insanlık tarihinin büyük bir kısmında dişiler, erkeklere göre daha fazla ürediler. Stoneking bunu şöyle anlatıyor:

Bu durum, her ne kadar tarihte eşit sayıda kadın ve erkek olsa da, dişilerin erkeklerden daha fazla üreyebildiğini gösteriyor.

Yeni ve çok hassas olan bu teknik, insanlık tarihi ile insanların atalarındaki dişiler ve erkekler arasındaki ilişkileri daha detaylı bir şekilde aydınlatabilir. Araştırma sonuçları 23 Eylül 2014'te Investigative Genetics dergisinde yayımlandı.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Tebrikler! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: LiveScience | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2020 05:15:50 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2876

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Epigenetik
Dünya Sağlık Örgütü
Akciğer
Mitler
Yüz
Maymun
Parçacık
Kimya
İklim Değişikliği
Enfeksiyon
Viroloji
Hastalık Yayılımı
Tür
Ay Görevleri
Sars Virüsü
Kromozom
Yaşam
Tarih
İnfografik
Neandertal
Kamuflaj
Süpernova
Toplum
Diş
Işık
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Beynimizdeki empati bölgeleri öylesine antiktir ki, sıçanlarda da aynısı bulunur. Bu nedenle politikacıları bu az anlaşılmış hayvanlara benzetenlerin bir durup düşünmesi gerekir.”
Frans de Waal
Geri Bildirim Gönder