Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?

11 dakika
4,269
Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

  • Astrofotoğrafçılık, derin uzay ve Güneş sistemi cisimlerini fotoğraflayarak uzun pozlama ve takip sistemleri kullanarak sönük gök cisimlerinden detaylı görüntüler elde etme sanatıdır.
  • Işık toplama kapasitesi, pozlama süresi (enstantane), ISO hassasiyeti ve diyafram gibi temel fotoğrafçılık kavramları astrofotoğrafçılıkta görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktörlerdir.
  • Astrofotoğraflar, birçok kare üst üste bindirilerek ve özel yazılımlar kullanılarak işlenir; bu sayede sinyal/gürültü oranı iyileştirilir ve daha net, detaylı astronomik görüntüler elde edilir.

Astrofotoğrafçılık, gökyüzünde gördüğümüz gök cisimlerinin çeşitli metotlar kullanılarak fotoğraflanması ve görüntü işleme yazılımlarıyla bu fotoğrafların işlenmesidir. Gökyüzündeki bu gök cisimlerinin fotoğraflanması en basit anlamda ikiye ayrılır: derin uzay cisimleri (İng: "deep-sky object") fotoğrafçılığı ve Güneş sistemi (ya da gezegen) fotoğrafçılığı.

Derin uzay fotoğrafçılığında genellikle geniş açı gökyüzü fotoğrafları çekilir. Fakat esas hedef bulutsular, yıldız kümeleri ve galaksilerdir. Bunlardan bazıları uzak ve sönük olduklarından geniş alan yerine dar alan çekimlerine odaklanılabilir. Bununla birlikte yakınlaştırma arttıkça elde edilen ışık azaldığından çoğunlukla geniş açı gözlemleri tercih edilmektedir.

Güneş sistemi fotoğrafçılığında ise Güneş ve gezegenler fotoğraflanır. Özellikle hidrojen-alfa filtresi gibi filtreye sahip Güneş teleskoplarıyla Güneş üzerinde yer alan flare yapıları gözlenebilir. Gezegenler için de derin uzayın aksine yüksek yakınlaştırmalar gerekir. Gezegenler bize daha yakın olduklarından ışıkları çok daha fazladır, bu nedenle bu cisimlere daha fazla yakınlaştırma yapılması daha pratiktir.

Tüm Reklamları Kapat

Astrofotoğrafçılık Nedir? Başlarken Bilinmesi Gerekenler

Astrofotoğrafçılık nedir sorusuna birçok farklı cevap verilebilir. Bunlar genelde estetik amaçlı çekimleri ifade etse de aslında bilimsel bir amaçla çekilen fotoğraflar da birer astrofotoğraftır. Bunların bazıları arzu edilirse işlenerek estetik astrofotoğraflara çevrilebilirler. Bilimsel astrofotoğrafçılık ile estetik amaçlı astrofotoğrafçılık arasında farklar olsa da temelleri aynı prensiplere dayanır.

Astrofotoğrafçılıkta en temel ihtiyaç bir görüntüleme cihazıdır. Çoğu astrofotoğrafçı bir DSLR fotoğraf makinesi tercih eder. Fakat ilerleyen seviyelerde sadece bu işler için tasarlanmış olan CMOS veya CCD kameralara geçiş yapılabilir. Burada seçilen kameranın özellikleri oldukça önemli olmakla birlikte herhangi bir DSLR kamera, oldukça tatmin edici sonuçlar almanız için yeterli olacaktır.

Önceden DSLR kamera olarak sıklıkla Canon EOS serisi kullanılırdı. Bunun özellikle bazı modelleri astrofotoğrafçılığa uygun olacak şekilde geliştirilmiştir (Canon 60 Da). Bazıları ise kameranın sensörünü modifiye ederek daha iyi sonuç almayı hedefler. Fakat son zamanlarda Canon makinelerin birçok alternatifi var. Özellikle Sony A7s gibi modeller, çıkışı itibarıyla yüksek ışık toplama gücüyle bir anda viral oldu. Bu piyasa çok hızlı değişebildiğinden bütçenize uygun bir modeli detaylı bir şekilde araştırarak seçmenizi öneriyoruz.

Astrofotoğrafçılıkta Bilinmesi Gerekenler

Burada bahsedilecek olan konular aslında fotoğrafçılığın temelidir. Astrofotoğrafçılık için de durum farklı değildir fakat konu özelleştikçe bazı noktalar diğerlerine göre daha fazla öne çıkar ve tercih edilir bir hal alır. Bu nedenle her bir hususu iyi kavramakta yarar var.

Tüm Reklamları Kapat

Açıklık Kavramı: Işık Toplama

Bütün mesele ışık toplamak olduğundan bunu yapmak için elimizdeki seçeneklerin tamamını değerlendirmemiz gerekir. Göz bebeğimizin büyüklüğü belli bir aralıkta değişir. Eğer ışık az olursa büyür, fazla olursa küçülür. Bunu yapmasının sebebi, giren ışık miktarını ayarlamaktır. Daha az ışık olan ortamda kendini büyüterek daha fazla ışık toplar. Böylelikle karanlık bir ortamda daha iyi görebiliriz. Ayrıca karanlık bir ortamdan aniden aydınlık bir ortama geçildiğinde fazla ışık bizi rahatsız eder.

Bunu "sağanak yağmur altında su toplamaya çalışmak" olarak düşünebilirsiniz. Bir bardakla mı daha çok su toplayabilirsiniz yoksa ağzı geniş bir kovayla mı? Elbette ağzı geniş olan kova, daha fazla yüzey alanına sahip olduğu için daha çok ışık toplayacaktır. Bu yüzden gözümüzde olduğu gibi teleskoplarda ve benzeri optiklerde büyük mercek/ayna açıklıkları ararız.

Bir teleskobun mercek açıklığı (ya da ayna açıklığı) ne kadar fazla olursa sönük gök cisimlerini o kadar iyi görebilir. Dairenin alanı, yarıçapın karesiyle orantılı olarak arttığı için çapın ufak bir miktarda artması bile toplanan ışığı kayda değer miktarda artırabilir. Fakat bunun görüntüye doğrudan yansımasını beklememelisiniz. Gök cisimlerinin parlaklıklarını logaritmik olarak ifade ederiz ve biri diğerinden 2.5 kat parlak olan bir gök cisminin öyle olduğunu gözle söylemek algılarımızla pek örtüşmeyebilir.

Diyafram

Diyafram kelimesi aslında açıklığı ifade eder. Bu, birçok optikte kullanılan bir kısma mekanizmasıdır. Açılıp kapanan belirli sayıdaki, bıçak adı verilen ve birlikte dairesel bir boşluk oluşturan mekanik bir yapıdır. Mikroskoplarda ışığın altında, giren ışığı ayarlamak için kullanılır. Önceleri astronomide, tek bir yıldızı hedef almak için diğer kısımları engelleme amacıyla da kullanılırdı. Fotoğrafçılıkta ise alan derinliğini belirlediği için önemlidir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Gösterimi F/3.5 tipindedir. F değeri arttıkça diyafram kısılır, alan derinliği artar. Bu yüzden F/2.0 gibi bir oranda ön plan netken ara plan bulanık olur. F/5.0 gibi bir orana çıktığınızda ise arka plandaki detaylar belirginleşmeye başlar. Fakat diyaframı kısmanın olumsuz etkisi vardır. Işık gelen aralık daraldığı, yani aslında açıklık küçüldüğü için toplam ışıkta azalma olur.

Gök cisimleri, sonsuz uzaklıkta kabul edildiğinden alan derinliğinden etkilenmezler. Bu yüzden en iyi şekilde ışık toplamak için elde edilecek F değerini kullanabilirsiniz. Fakat bu daima en küçük F değeri olmak zorunda değildir. Her objektifin, en verimli olduğu bir aralık vardır. Bunu deneme yanılma yoluyla ya da araştırarak bulmanız gerekir.

Uzun Pozlama: Enstantane Hızı

Fotoğrafçılıkta en çok kafa karıştıran şey, belki de bir fotoğrafının zamanın "tam o anına" ait olduğudur. Sanki o an zaman durmuş gibi düşünürüz fakat bu, tam olarak öyle değildir. Bunun yerine kamera, çok ufak da olsa bir "zaman aralığı" boyunca çekim yapar. Bu zaman aralığı boyunca kameraya düşen ışık, görüntüye dönüştürülür. Dolayısıyla çekim süresi ne kadar uzarsa toplanan ışık o kadar fazla olacaktır ve bu da astrofotoğrafçılık için en temel gereksinimdir.

Gök cisimlerinden gelen ışık çok sönük olduğundan onlardan ne kadar ışık alabilirsek o kadar detay yakalayabiliriz. Bu nedenle uzun pozlama yaparız, yani kamera saniyelerce hatta dakikalarca ışık toplar. Örneğin deklanşöre basarsınız ve fotoğraf 1 dakika boyunca çekilir, bir dakika sonunda görüntü elinize ulaşır. Gündelik çekimlerde de aslında aynı durum olmaktadır fakat bu, saniyenin 100'de 1'i hatta 1000'de 1'i mertebelerinde olduğundan sanki anında oluyormuş gibi hissederiz.

Buna enstantane hızı diyoruz, basit bir deyişle pozlama süresi. Pozlama süresinin astrofotoğrafçılık için önemi ışığın toplanmasıdır. Ne kadar uzun süre pozlama yapılırsa o kadar fazla ışık sensörde toplanır. Bu da o kadar aydınlık bir görüntü demektir.

Astrofotoğrafçılıkta en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri de budur: Daha fazla ışık. Çünkü çok sönük cisimlerin fotoğraflarını çekmek istiyoruz. Bu nedenle gözümüzün çok ötesine gidebilmeliyiz. Dolayısıyla astrofotoğrafçılıkta pozlama süreleri birkaç saniyeden birkaç saate kadar sürebilir. Bunu şartlara göre siz belirlemelisiniz. Çok düz bir yaklaşımla "Ne kadar çok pozlarsam o kadar iyi!" diye düşünmeyin. Gökyüzü tertemizken bir anda beliren bir bulut, 30 dakikalık bir görüntünüzü mahvedebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Özellikle karanlıkta, hareketli cisimlerin fotoğrafını çekmeye çalışırken onların bulanık çıkmasının nedeni budur. Cisim çekim boyunca hareket ettiği için ışığı, sensörün farklı noktalarına düşer. Bu astrofotoğrafçılık için çok önemli bir kavramı ortaya çıkarır: takip sistemi.

Eğer teleskoptan çekim yaparken fotoğraflamaya çalıştığınız gök cismi görüntüde hareket ederse fotoğrafta sadece bir çizgi olarak görünecektir. Bu doğal olarak olur çünkü Dünya sürekli olarak kendi ekseni etrafında dönmektedir. Bu da gök cisimlerinin, Dünya'nın dönüş eksenine yaklaşık olarak denk gelen kutup yıldızı etrafında dolanması demektir. Gece boyunca gök cisimlerinin gökyüzünde bir hareketi vardı. Bu hareket, Dünya'nın dönmesinden kaynaklanır.

Bu nedenle takip sistemi kullanmak son derece önemlidir. Aksi halde çok geniş açı bir fotoğrafta bile yıldızlarda uzama görmeden çekilebilecek en uzun süre yalnızca 10 saniye mertebelerinde olacaktır. Yine de bu ölçekte bile şahane görseller elde edilebileceğinizi belirtmekte fayda var. Fakat takip sistemi, bir astrofotoğrafçının olmazsa olmazıdır. Astrofotoğrafçılık için uzun pozlama gerekmekle birlikte aynı zamanda bu pozlama boyunca cisimlerin hareket etmemesi gerekir. Takip sistemi Dünya'nın dönüş hareketine göre dönerek gök cisimlerinin gece boyunca kadrajda kalmasını sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

ISO: Işık Hassasiyeti

Bilinmesi gereken en temel özelliklerden bir diğeri, ışık hassasiyetidir. Kameralarda ISO değeri olarak gösterilir ve genelde 100, 200, 400, 800, 1600, 3200, 6400 gibi katlanan değerler alır. Işık hassasiyetinin değeri yükseldikçe görüntü o kadar aydınlık olur. Fakat aynı zamanda görüntüdeki gürültü de artar. Gürültü, fotoğrafta istemediğimiz bir şeydir. Amacımız en iyi sinyal/gürültü oranını (SNR) yakalamaktır. Yani ISO değerini sırf daha fazla ışık alacağız diye sonuna kadar artırmak iyi bir fikir olmayabilir. Her ne kadar bu gürültü, çeşitli yazılımlarla temizlenebilse de ideali buna sahip olmamaktır.

ISO artışından kaynaklı gürültü oldukça önemli olduğundan astrofotoğrafçılık için, yüksek ISO'larda az gürültü üreten bir kamera her zaman öncelikli tercihler sırasında yerini almalıdır.

Ek İhtiyaçlar

Astrofotoğrafçılık için uzun pozlamaya ihtiyacımız olduğundan, sistemin sabit olması şarttır. Başlangıçta bir takip sistemi almak pahalı bir seçim olabileceğinden, bir üç ayak (tripod) alabilirsiniz.

Fakat gökyüzünün, Dünya döndüğü için hareketli olduğunu unutmayın! Eğer kameranız sabit ise olabildiğince geniş açıda çekim yapmalısınız. Böylelikle, görüntüye uzaktan baktığınız için hareket belirgin olmaz ve ışık sabit noktaya düşebilir. Bunu aynı hızda hareket eden bir aracı yakından ve uzaktan görmek olarak düşünebilirsiniz. Aracın hızı aynıdır fakat yakınındayken yer değiştirmesi çok barizken uzaktayken hızını ancak bir miktar zaman geçtikçe fark edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Hayvanlar Üzerine (3 Kitap)

Hayvan Olmak: Bir İnsanın Hayvana Dönüşmesinin İzini Sürmek

Charles Foster

Bu değerli gezegeni herkes ve her şey gibi paylaşan insanlara, canlı olmaya dair samimi ve radikal bir bakış açısı sunan Hayvan Olmak, hayvan olmayı deneyimleyebilmek gerçekten mümkün müdür, sorusunu hep yakınında tutarak diğer canlı türleriyle aramızda zaman içinde oluşmuş sınırları belirsizleştirmeye dönük bir çabanın ürünüdür.

Bir imkansızın peşinden giderek hayvan olmanın doğasını keşfe çıkan tutkulu doğabilimci Charles Foster, porsuk, susamuru, alageyik, tilki ve ebabil “olmayı” tecrübe etmeye kalkışarak, yitirdiğimiz vahşiliğimizin, inkar ettiğimiz vahşiliğimizin ve vahşileşebilmemizin nükteli hikâyesiyle zamanda unuttuğumuz tabiatımızı yeniden hatırlamamızı sağlıyor.

“Doğa yazını genellikle etrafı sömürgeci adımlarla arşınlayan ve iki metrelik mesafeden yeryüzünde gördüklerini anlatan insan hikayelerinden ya da hayvanların giyindiğini savunan insanlardan ibarettir. Bu kitap dünyayı, çıplak Welsh porsukları, Londra tilkileri, Exmoor susamurları, Oxford ebabilleri, İskoç ve West Country alageyikleriyle aynı düzlemde görerek anlatmak üzerine bir çabadır. Aynı zamanda koklama ve işitmenin görme duyusundan daha işlevsel olduğu bir yaşam alanında hareket etmenin nasıl bir his olduğunu öğrenmenin de hikayesi… Bir nevi edebi Şamanizm, ve itiraf etmeliyim ki, çok ama çok eğlenceliydi.”

Hayvanların Gizli Yaşamı

Peter Wohlleben

“Geyikler, yabandomuzları ya da kargaların, kendi içinde mükemmel olan hayatlarını yaşarken eğlenebildiklerini de kavrayan biri, kadim ormanlardaki yapraklar arasında neşeyle dolaşan o minik hortumluböceklerine de saygı duyabilir belki.”

Kimisi evimizin sakini, kimisi sokakların, kimisiyle penceremizde karşılaşıyoruz kimisiyle yabanda, ama kesin olan şu ki ne zaman seslerine kulak versek günümüz güzelleşiyor. Ne kadar farkında olduğumuz bir yana onları duyuyor, onları görüyor, onları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Bu kitap farklılıklarıyla bizi büyüleyen hayvanlarla duygu, düşünce ve değerler dünyamızdaki ortaklıkları gösteriyor. Bu sayede bizi hayvanlar âleminin diğer üyeleriyle ilgili varsayımlarımızı sorgulamaya ve bizimki kadar kırılgan yaşamlarına iştirak ederken bu bilgiyle hareket etmeye davet ediyor.

Doğa üzerine yazdığı kitapları onlarca dile çevrilip milyonlarca okura ulaşan Peter Wohlleben bu kitabında birbirlerine adlarıyla seslenen kuzgunlardan kendi yaptıklarına kafa yorup pişman olan sıçanlara, tavukları kandıran horozlardan sadık domuzlara, utangaç atlardan yas tutan geyiklere ve yavrularını eğiten keçilere kadar yeryüzünü paylaştığımız türlü çeşit hayvanın hikâyesine yer veriyor.

“Etkileyici ve okunaklı diliyle Peter Wohlleben’ın bu kitabı da başka bir cevher. Yazarın bilimsel keşiflerle kendi deneyimlerini harmanlamaktaki ustalığı sayesinde her bir sayfasını zevkle okudum. Siz de okuyun ve bir daha asla yeryüzünü diğer canlıların renkli ve zengin yaşamlarıyla paylaştığımız konusunda şüpheye düşmeyin.”

―Jonathan Balcombe

Hayvanların Tarihi – Felsefi Bir Deneme

Oxana Timofeeva

Sunuş: Slavoj Žižek

“Hayvanlar gitgide, teker teker sahneyi terk edip insanlığı kendi temsilleriyle, evcil hayvanları ve oyuncaklarıyla baş başa bırakıyor.”

Çalışmalarını çağdaş felsefenin sorunları merkezinde sürdüren akademisyen Oxana Timofeeva, Aristoteles’ten ödünç aldığı adla Hayvanların Tarihi’ni felsefi bir hat üzerinde kuruyor, tabiri caizse, “felsefe tarihini hayvanların tarihi olarak okumayı” öneriyor.

Hayvanlar bugün daha ziyade evcilleştirme, kapatma ya da imgeleştirme yoluyla gündelik hayatımıza, dilimize, düşünce dünyamıza dahil olurken bu çalışma “hayvan meselesi”ni Aristoteles’ten Hegel’e, Adorno’dan Deleuze’e uzanan geniş bir felsefe geleneğine ve Bataille, Kafka, Platonov gibi yazarların metinlerine atıfta bulunarak ele alıyor, hayvanla insan arasında aşina olduğumuz tüm ayrımlardan, insanlığa ve hayvanlığa dair tüm keskin tanımlardan azade yeni bir düşünme ve tartışma imkânı sunuyor.

“Eğer felsefe bilgelik sevgisiyse, Oxana Timofeeva’nın Hayvanların Tarihi, hayvan sevgisinden mürekkep bir felsefe çalışmasıdır. Felsefeyi hayvanlara karşı yanlış tutumundan ötürü kolayca mahkûm etmek yerine, hayvanlara haysiyetlerini iade etmek üzere Aristoteles’ten Deleuze’e filozofların nasıl daha farklı yorumlanabileceğini yeni baştan anlama çabasına giriyor. Hayvanların Tarihi, bize, biz insanlara, yeni bir dünya kazanmak için tüm ‘devrimci hayvanlar’la birlik olmayı öğretiyor. “

— Benjamin Noys

Devamını Göster
₺769.00
Hayvanlar Üzerine (3 Kitap)

Bu durum elbette bir zaman sınırı olacağını gösteriyor. Standart 18-55 mm lens ile 18mm'de 10-13 saniye kadar sorunsuz pozlama yapabilirsiniz. Bu süreden sonra yıldızlar görüntüde uzamaya başlar. Çünkü görüntüde yer değiştirecek kadar zaman geçmiştir. Eğer bu değeri 55 mm'ye çıkarırsanız bu süre 3-5 saniyelere kadar düşer. Fakat iyi bir takiple teknik olarak saatlerce pozlama dahi yapabilirsiniz. Genelde astrofotoğrafçılar en üst değer olarak 30 dakikaya çıkarlar. Fakat bunlar ekipmana ve şartlara göre belirlenir. Bir standardı yoktur.

Işık Kirliliği

Özellikle şehrin ortasından astrofotoğrafçılık yapmaya çalışıyorsanız yıldızların ışığı birikirken aydınlatılan gökyüzünden gelen ışığın da birikeceğini hesaba katmalısınız. Ne yazık ki büyük şehirlerde gökyüzü, özellikle yanlış aydınlatma yöntemleri nedeniyle çok fazla aydınlanmaktadır. Öyle ki en parlak yıldızlar dahi neredeyse görünemez hale gelir. Tam olarak karanlık gökyüzü görmemiş birisi için gece gökyüzü karanlık gibi gelse de aslında oldukça aydınlıktır.

Şehirden yükselerek atmosferi ve bulutları aydınlatan ışık nedeniyle belirli bir poz süresinden sonra artık gökyüzü çok parlak çıkacak ve görüntüyü mahvedecektir. Bu yüzden çok uzun pozlama, her zaman en iyi pozlama değildir. Böyle bir durumda gürültüyü azaltmak adına ISO değerini düşürebilirsiniz.

Astrofotoğrafın İşlenmesi

Astrofotoğrafçılıkta olay sadece fotoğrafı çekmekten ibaret değildir. Uzun pozlamanın gördüğü göreve benzer bir işleme ihtiyaç duyarız. Normal fotoğrafçılığın aksine aynı bölgeyi birçok kez fotoğraflayarak çeşitli yazılımlar aracılığıyla bu kareleri üst üste bindiririz. Böylelikle toplamda daha fazla ışık elde etmiş oluruz. Bu durum aynı zamanda sinyal/gürültü oranını azaltmak için faydalıdır.

Fakat bu işlemi yaparken sadece çektiğimiz aydınlık kareleri kullanmayız (Gök cisminden elde ettiğimiz normal görüntüye aydınlık kare diyoruz). Görüntüde hem teknik hem de optik sebeplerden ötürü oluşan hataları gidermek için çektiğimiz bazı kareleri de oyuna dahil ederiz. Bu karelere; karanlık (İng: "dark"), düz alan (İng: "flat") ve sıfır çekim (İng: "bias") kareler diyoruz. Bu yöntemi bilimsel çalışmalarda da kullanmaktayız.

Yukarıdaki fotoğrafta fotoğraf makinesine düşen ham görüntüyü görüyorsunuz. Aşağıdaki görüntü ise soldaki gibi pozlanmış 87 karenin birleştirilmesi sonucu elde edildi (Görüntü kırpıldığı için farklı boyda ve açıda görünüyor). Görüntü kusurları PixInsight yazılımı sayesinde çıkarılarak görüntü işlendi. Her bir kare 27 saniyelik pozdan oluşuyor (87x27" olarak yazılır). Dolayısıyla toplam elde edilen pozlama süresi 36 dakika etmektedir. Aradaki farkın ne kadar belirgin olduğunu görebilirsiniz.

Yukarıdaki fotoğrafta; solda, fotoğraf makinesine düşen ham görüntüyü görüyorsunuz. Sağdaki görüntü ise soldaki gibi pozlanmış 87 karenin birleştirilmesi sonucu elde edildi (Görüntü kırpıldığı için farklı boyda ve açıda görünüyor). Görüntü kusurları PixInsight yazılımı sayesinde çıkarılarak görüntü işlendi. Her bir kare 27 saniyelik pozdan oluşuyor (87x27" olarak yazılır). Dolayısıyla toplam elde edilen pozlama süresi 36 dakika etmektedir. Aradaki farkın ne kadar belirgin olduğunu görebilirsiniz.

Bu da konuyu bir başka noktaya taşır: astrofotoğrafçılıkta görüntü işleme. Birçok kişi günümüzde bunun için PixInsight yazılımını tercih etmektedir. Fakat Photoshop yazılımı da bu konuda oldukça tatmin edici sonuçlar verecektir. Keza her ikisini birden de kullanabilirsiniz.

Astrofotoğrafçılıkta çekilen görüntünün işlenmesi, bilgi ve deneyim isteyen bir iştir. Tamamen aynı verilere sahip iki kişinin elde ettiği görüntüler arasında çok ciddi farklar olabilir. Bu nedenle bu tamamen başka bir yazının konusu, hatta bir kitap konusudur.

Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • Bilim Budur! 2
  • Muhteşem! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 17:21:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12887

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ö. Kayalı. Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?. (19 Eylül 2025). Alındığı Tarih: 8 Şubat 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/12887
Kayalı, Ö. (2025, September 19). Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?. Evrim Ağacı. Retrieved February 08, 2026. from https://evrimagaci.org/s/12887
Ö. Kayalı. “Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?.” Edited by Ögetay Kayalı. Evrim Ağacı, 19 Sep. 2025, https://evrimagaci.org/s/12887.
Kayalı, Ögetay. “Astrofotoğrafçılık Nedir? Uzay Fotoğrafı Nasıl Çekilir?.” Edited by Ögetay Kayalı. Evrim Ağacı, September 19, 2025. https://evrimagaci.org/s/12887.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close