Arıların Dansı - 1: Büyük Keşif ve Dans Çeşitleri

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Avusturyalı hayvan davarnış bilimcisi (etolog) Karl Ritter von Frisch, 1927 yılında "Aus dem Leben der Bienen" (Dans Eden Arılar) adlı kitabını yayınladığında çağdaşları tarafından kuşku ile karşılanmıştı. Oysa kendisini tam anlamıyla çağının ötesinde bilimsel çalışmalar yürüten bir bilim insanıydı ve arılarda koku duyusu, görsel algı, yön bulma, polarize ışık ile konumlandırma, güneş takibi, iç saat, manyetik alanın petek örümüne etkisi ve düşey (ya da yerçekimi) algısı üzerine muhteşem çalışmalar yapmıştı. İlkin biraz anlaşılamamış olsa da tekrarlanan denylerle haklılığı pekişen von Frisch büyük buluşundan 46 yıl sonra, 1973’te Fizyoloji alanında Nobel ödülüne layık görülmüştür.

Peki Nobel alacak kadar önemli bulunan bu arı dansı neyin nesidir?

Bal arıları birlikte ve iletişim içinde çalışan koloniler halinde varlıklarını sürdüren canlılardır. Koloniler içerisinde iş bölümü vardır ve yaşa bağlı olarak işçi arılar önce kovan içindeki görevlerde çalışırken daha sonra "tarlacı" dediğimiz ünvanı alırlar ve kovana su, nektar, polen gibi kaynakları getirirler.

Şimdi, kendinizi bir tarlacı arının yerine koyun. Sabah gün doğumunda kovanın önüne çıkıyorsunuz ve günün en güzel çiçeklerinin tatlı nektarını bulup bir an önce yuvaya getirmek niyetindesiniz. İyi de bu harika çiçekler tam olarak nerede? Eğer hiçbir fikriniz yoksa, gelişigüzel bir şekilde uçup şöyle albenili bir öbek çiçek görmeyi ya da nektarın baş döndüren kokusunu almayı ummaktan başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Minicik bir arının geniş alanlarda çiçek aramasının da ne kadar zaman alan ve zahmetli bir iş olduğunu takdir edersiniz. Peki kovandaki kızkardeşlerinizden birisi size en güzel çiçeklerin nerede olduğunu söylemiş olsa, işiniz çok daha kolay olmaz mıydı? İşte arılar tam da bunu yapmaktadır. Önceden iyi bir kaynak keşfetmiş olan tarlacı arılar kovana geri döndüklerinde kardeşlerinin yanına koşup onlara müjdeli haberi verirler. Bunun için de insan dili haricinde bildiğimiz tek temsili dil olan arı dansını kullanırlar. 

 

1. Çember Dansı (Round Dance)evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/16592378_mod-6-5-roundjpg.jpg" />

Arı dansı temelde iki çeşide ayrılır. Birincisi, yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz, çok yakında olan ve pek de tarif gerektirmeyen kaynakları anlatmak için kullanılan çember dansıdır (round dance). Kovandan 50 – 100 metre uzakta bulunan bir kaynak keşfeden tarlacı arı saat yönünde ve aksi yönde hızlı hareketlerle çemberler çizerek diğer arılara çok yakında bir kaynak olduğunu işaret eder. Bu iletşim biçiminde uzaklık hakkında bilgi verilmesine karşın yön ve konum açık değildir. Yuvarlak dansı insan yön tarifleri ile karşılaştıracak olursak, “Bizim sokakta muhteşem bir tantunici açıldı, parmaklarını yersin.” demeye benzer. Sonuçta tarifi alan aç arkadaşınız sokakta aşağı yukarı biraz yürümek zorunda kalsa da çok geçmeden aranan tantunici bulunacak ve karın doyurulacaktır. Arılar bu durumu biraz da olsa kolaylaştırmak için gelişmiş koku alma duyularından da yararlanırlar. Yuvarlak dansı yapan arının üzerine sinmiş olan çiçek kokusunu dikkatle inceleyen diğer arılar, dışarı çıktıklarında bu kokuyu esas alarak yönlerini daha da çabuk bulabilirler. Bizim benzetmemizde arkadaşınızın size gitti yerin bir tantunici olduğunu söylemediğini ama çok övdüğünü; sizin de arkadaşınızın nefesini koklayıp tantuniciye gittiğini anlayarak, aramalarınızda buna odaklandığınızı hayal edin... Ya da vazgeçtik, etmeyin; pek de hoş bir fikir değilmiş insana uyarlanınca... 

 

2. Sallantı Dansı (Waggle Dance)

evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/16815583_mod-6-6-wag3glejpg.jpg" />

Arı danslarının ikinci çeşidi ise çok daha karmaşıktır. Daha uzaktaki kaynaklara dair bilgi vermeyi amaçlayan bu dansa sallantı dansı (waggle dance) denir. Şematik gösterimi yukarıda görülmektedir.  Kovan içinde düşey olarak asılı petekler üzerinde yerini alan “bilgili” arı, önce vücudunun arka kısmını sağa sola sallayarak (köpeklerin çok heyecanlandıklarında yaptıkları gibi) düz bir çizgi üzerinde hızla koşar. Ardından sağa ya da sola keskin bir dönüş yapıp, vücudunu sallamayı bırakarak yarım çember şeklinde bir eğriyi takip ederek dansına başladığı noktaya döner. Başlangıç noktasına ulaştığında aynı düz çizgiyi (ve aynı doğrultuda) takip ederek sallantı dansını tekrarlar; ve bu defa ilk seferkinin aksi yöne dönerek diğer yarım çemberi de çizer ve başlangıç noktasına döner. “Bilgili” arı bu dansı defalarca tekrarlayarak etrafındaki kız kardeşlerinin de onun bilgisini edinmesini sağlar. 

Peki bu dansın neresi, nasıl bilgiler taşır? Dansın bilgi taşıyan kısmı sallantılı geçen düz çizgidir. Burada iki çeşit bilgi aktarılır: yön ve uzaklık. Başta dediğimiz üzere, kovandaki petekler yerçekimi esas alınarak düşey doğrultuda konumlandırılmıştır. Arılar, bu yerçekimsel doğrultuyu güneşi temsil etmek için kullanırlar (bu da arı dilini temsili bir dil yapmaktadır). Eğer bir tarlacı arı, yerçekimine tam ters yönde (yani yukarı doğru) dans ederse; bunun anlamı kaynağa gitmek için güneşe doğru (tabi ki güneşin kendisine değil de o anda gökteki konumuna dayalı olarak kuzeye, güneye, doğuya vb.) uçmak gerektiğidir. Dolayısıyla dansın yukarı yönden ne yönde ne kadar saptığına göre uçulacak doğrultu da belirlenmiş olur. Örneğin, sallantı dansının yapıldığı çizgi sağa doğru 20o eğikse, kovandan çıkılıp  güneş karşıya alındıktan sonra, saat yönünde 20o dönüp dosdoğru uçmak gerekir. Elbette arılar oturup hesap kitap yaparak bu açıyı ayarlamamaktadırlar. Biz dansı inceledikten sonra bunu açısal olarak, matematiğimizi kullanarak ifade etmekteyiz. Arıların yaptığı, dans eden tarlacı arının düşeye göre ne kadar döndüğüne bakarak, Güneş'ten o kadar dönmektir. Bu açı her zaman %100 isabetle olmaz; ancak yine de çoğu zaman oldukça isabetlidir. Sonuçta arılar kör cahil ve pasif bir şekilde uçmazlar; kendi duyularını da kullanarak hedefe daha verimli ve aktif şekilde ulaşırlar. Uzaklık bilgisi ise dansın doğrusal kısmının (sallantının gerçekleştiği kısmın) ne kadar sürdüğü ile ilişkilidir. Kabaca 1 saniyelik sallantı, 1000 metre uzaklıktaki bir kaynağa işaret eder. 

Muhteşem değil mi? Arılar bu temsili dil aracılığıyla, kaynağın ne yönde ve ne uzaklıkta olduğunu kızkardeşlerine nerdeyse “nokta atışı” kesinliği ile bildirmiş olurlar. Ek olarak da, tıpkı çember dansında olduğu gibi, “bilgili” arının üzerine sinen kokular sayesinde, yol tarifi alan arılar ne çeşit bir kaynak ile karşılaşacaklarını da kestirebilirler. 

İşte bundan yaklaşık 90 yıl önce, dünya savaşları ortalığı dümdüz ederken ve elinde pek az teknoloji ve kaynak bulunmasına rağmen, von Frisch arıların “dilini” çözerek tarihe adını yazdırmış ve Nobel ödülünü de kazanmıştır. Arıların büyüleyici dünyasına göz atarken kendisini de saygıyla anmayı görev biliriz.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Karl von Frisch
  2. Waggle Dance

Lösemi Hücreleri, Zararsız Akyuvarlara Çevrildi; Hatta Kanserle Mücadele Edecek Şekilde Değiştirildi!

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) Geri Dönüyor: Bu Defa Evren'e Dair Daha Fazlası İçin!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim