Tüm Reklamları Kapat

Anadolu Parsı (Panthera pardus tulliana)

4dk
Anadolu Parsı (Panthera pardus tulliana)
Tüm Reklamları Kapat

Gözlem Bilgileri

Bu gözlem Evrim Ağacı tarafından yapılmamıştır. İran parsının Türkiye sınırlarındaki varlığını doğrulayan gözlem, Ahmet Karataş, Şafak Bulut ve Burak Akbaba tarafından fotokapan yöntemiyle yapılmıştır. Irak-Türkiye sınırında uzun bir süredir yaşadığı düşünülen birey/bireyler sonunda kaydedildi. Ayrıca Anadolu parsı, İran parsı veya Kafkasya parsı aynı alt tür olarak kabul edilmektedir.

Tanım ve Genel Bilgiler

Pars, bir diğer adıyla leopar, kedigiller ailesinin bir üyesi olan 5 panter türünden birisidir. Aslan, kaplan, jaguar ve kar leoparı ile yakın olan pars, bu türlerin içinde kar leoparından sonra en küçük olandır. Fakat kimi habitatlarda kar leoparından daha iri parslar kaydedilmiştir.[11]

Parsların günümüzde Afrika, Arap Yarımadası ve Asya'da popülasyonları bulunmaktadır. Parslar; bulundukları coğrafyalarda, aynı ortamı işgal eden diğer büyük yırtıcılardan genellikle uzakta yaşamayı tercih ederler. Ayrıca yaşam alanlarındaki diğer büyük yırtıcı memeliler parslar için tehdit oluşturabilir. Nadiren de olsa çita, karakulak ve yaban kedisi gibi canlıları avladıkları görülmüştür.

Tüm Reklamları Kapat

Parslar, oldukça çevik canlılardır. Ağaçlara tırmanabilir, üzerinde dinlenebilir, hatta avladıkları avları saklayabilirler. Yalnız ve bölgesel hayvanlardır. Dişiler ve erkekler sadece çiftleşme dönemlerinde bir araya gelirler.

Evrimsel Tarih ve Taksonomi

Bugünkü parsın yaklaşık 800.000-500.000 yıl kadar önce Afrika'da evrimleştiği, 300.000-200.000 yıl önce de Asya'ya yayıldığı düşünülmektedir.

Parsın, 8 alt türü bulunmaktadır: Afrika parsı, Hint parsı, Java parsı, Arap parsı, Amur parsı, Hindiçin parsı, Sri Lanka parsı ve İran parsı (P. p. tulliana). Türkiye'de yaşayan alt tür adından da anlaşılacağı gibi İran parsının bir popülasyonu olan Anadolu parsıdır. Aynı şekilde Azerbaycan ve Irak’da dağılımı görülen pars da.

Parsların dağılımı. Java parsının "siyah" resmedilmesi melanistik bir pigment varyasyonudur. Hepsi gibi benekli olabilirler, sadece popülasyonda çekinik genler yaygınlaşmıştır.
Parsların dağılımı. Java parsının "siyah" resmedilmesi melanistik bir pigment varyasyonudur. Hepsi gibi benekli olabilirler, sadece popülasyonda çekinik genler yaygınlaşmıştır.

Daha önceleri İran'daki alt türden farklı olarak sınıflandırılsa da genetik çalışmalar sonucu iki alt türün de tek bir gen havuzuna ait olduğunu görülmüştür.[1] Yani İran parsı, Kafkasya parsı ve Anadolu parsı aynı alt türdür. Biyocoğrafik olarak baktığımızda İran’dan köken alıp Anadolu, Azerbaycan ve Irak gibi bölgelere yayıldığı tahmin edilmektedir. İki kullanım da doğru olmakla beraber, bilimsel sınıflandırmada tulliana belirleyici alttür ismi daha çok kullanılmaktadır. Bunun sebebi, bu alt tür ilk defa 1856 yılında Achille Vealenciennes tarafından, İzmir'de Felis tulliana olarak tanımlanmış olmasıdır.[2] Ciscaucasica, saxicolor, sindica ve dathei gibi isimler de kullanılsa da hepsi aynı alt türü tanımlamaktadır.[3]

Tüm Reklamları Kapat

Ekolojik Dağılım ve Habitat

Anadolu coğrafyası tarihinde aslan, kaplan ve sırtlan gibi birçok “meşhur” türe ev sahipliği yapmıştır. Bazılarına hâlâ yapıyor, bazılarını yakın zamanda yitirdi. Bu meşhur türlerden olan pars 20. yüzyıl Anadolu’sunda avcılık ve zehirli et tuzaklarıyla mücadele ediyordu. 20. yüzyılın ortasına gelindiğinde popülasyonu iyice azalmış olan pars, 1976'da Kuşadası Dilek Yarımadası Milli Parkı'nda vurulduktan sonra, uzunca bir süre boyunca varlığından şüphe edildi. Düşük kaliteli fotokapan görüntüleri, teşhisi tam konulamayan ayak izleri ve dışkıları elde edilse de ortaya konulanların çoğu yetersiz ve belirsiz kaldı. İran sınırından Türkiye'ye genç erkek bireylerin geçiş yaptığı ve Anadolu'nun içerilerine kadar ilerleyip, yaşamlarını devam ettirebildiği tahmin edilse de, Türkiye'de görülen bireylerin varlığı şüpheliydi. Zira Türkiye’de üreyen popülasyon olup olmadığı halen şüphelidir.

Panthera pardus alt türlerinin dağılımı. P. p. tulliana alt türünün eski adı P. p. saxicolor.
Panthera pardus alt türlerinin dağılımı. P. p. tulliana alt türünün eski adı P. p. saxicolor.
Supplemental Document (Jacobson et al.)

3 Bilim İnsanımız İran/Anadolu/Kafkasya Parsı'nı Görüntülemeyi Başardı!

Son 20 yılda Türkiye-Irak sınırında, yerel halk tarafından öldürülen pars vakaları sonucu Niğde Üniversitesi'nden Ahmet Karataş, Hitit Üniversitesi'nden Şafak Bulut ve Hacettepe Üniversitesi'nden Burak Akbaba, bölgedeki biyoçeşitliliği araştırmak istediler. 150'den fazla foto-kapan ile bölgenin doğal alanlarını takip etmeye başladılar.

Foto-kapanların bozulması, hatta çalınması gibi zorluklara rağmen, çok önemli sonuçlar elde edildi. Elde edilen sonuçlar Zoology in the Middle East dergisinde, 5 Mayıs 2021 günü yayınlandı. İlk defa, Türkiye'de parsların yaşadığına şüphe bırakmayan 3 fotoğraf yakalandı. 2017’de Erzincan ve Adana, 2019’da Şırnak’ta termal kamera kayıtları bu konuda şüphe bırakmayan kayıtlar sağlamıştır.

Ancak önemli olan parsın varlığını hala Türkiye'de sürdüğü bilgisine ulaşmamızdır. Bir diğer önemli sonuç ise, kaydedilen bireyin, kesin olmamakla beraber, dişi olmasıdır. Dişi birey, üreyen popülasyon anlamına gelebilir, yani Türkiye'de yerleşik küçük bir pars popülasyonu bulunduğu söylenebilir.

P. p. tulliana alt türünün Türkiye’de yayımlanmış en net kaydı.
P. p. tulliana alt türünün Türkiye’de yayımlanmış en net kaydı.
Zoology in the Middle East

Popülasyon ve Koruma Statüsü

P. p. tulliana, IUCN tarafından "tehlikede" olarak sınıflandırılmıştır. Popülasyonun çoğu İran'da olmakla beraber, yeryüzünde yaklaşık 900-1300 kadar bireyi kaldığı tahmin edilmektedir. Türkiye'deki popülasyon durumu bir yana, 20. yüzyılın sonlarına doğru, varlığından bile şüphe duyuluyordu.

Davranış ve Etoloji

Parslar da her canlı gibi ekosistemde belli ekolojik nişleri vardır. Yırtıcı hayvanlar, otçul hayvanların sayısını dengede tutmaya muktedir yegane canlılardır. Yani yüzyıllardır evrimleştikleri ve uyum sağladıkları popülasyon sayısını aşmamalarını sağlar. Aksi takdirde yeni bir seçilim baskısı ortaya çıkar. Besin zincirinin tepesinde yaşayan parslar ekosistem için kilit taşı türlerden sayılabilir.

Diyet ve Metabolizma

Diyeti, yaşadığı habitata bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.[4] Ermenistan'ın güneyi ve İran'da çoğunlukla yabani keçi, muflon, yaban domuzu, geyik, gazel, Hint tepeli kirpi ve Avrupa yabani tavşanı ile beslenmektedir. Nadiren de olsa besi hayvanlarına ve köpeklere de saldırabilmektedir. İran'da leoparlara rastlama oranı, bölgedeki yabani keçi ve koyun sıklığı ile örtüşmektedir. 1 adet Asya yaban eşeğine saldırdıkları da tespit edilmiştir.[5] Ülkemizde ise çengel boynuzlu dağ keçileri ile beslenebildikleri bilinmektedir.[6]

Bu parsların çiftleşme mevsimi Ocak ortasından Şubat ortasına kadar uzanır.

İnsanlarla Etkileşim ve Kültürel Referanslar

Basında makalenin parsın Güneydoğu Anadolu’da canlı varlığını en net ortaya koyan çalışmadır. Daha önceden parsın varlığına dair çalışmalar yapılmış, ancak az sayıdadır.

Örneğin 2015 yılında Akhisar'da MÖ 6. yüzyıldaki Lidyalılar'dan kalma heykeller, çanaklar, fildişi oymalar ve paralar bulunmuş ve bunlar üzerinde leopar çizimleri görülmüştür. Bunlardan bir kısmı, tapınaklarla ilişkili yerlerden çıkarılmıştır.[7]

Tüm Reklamları Kapat
Söz konusu çalışmadan başka bir kayıt.
Söz konusu çalışmadan başka bir kayıt.
Zoology in the Middle East

Sisam Adası'ndaki Ege Doğa Tarihi Müzesi'nde sergilenen, doldurulmuş bir leoparın ise adada 1862 yılında vurulduğu belirtilmektedir. Ancak bu hayvanın görünümü, büyüklüğü ve kürk rengi P. p. tulliana ile uyumlu değildir. Bunun sebebinin, doldurma (taksidermi) işlemi sırasında yapılan müdahaleler olduğu düşünülmektedir. Parsın, Türkiye sahillerinden 1.7 kilometre yüzerek adaya ulaştığı düşünülmektedir.[8]

Etimoloji

Türün cins adı olan Panthera, klasik Latincedeki panthēra veya Antik Yunancadaki πάνθηρ sözcüğünden gelmektedir ve Sanskritçedeki sesteşi पाण्डर ile aynı şekilde, "soluk sarı, beyazımsı, beyaz" anlamına gelmektedir.

Belirleyici adı olan pardus, "erkek panter" anlamına gelmektedir. Bu sözcüğün kökeni Yunancadaki pardalotόs sözcüğünden gelmektedir ve bu, "leopar gibi benekli" demektir.

Alt türü tanımlayan isim olan tulliana ise, Latincedeki "tullĭus" sözcüğünden türetilmiştir ve "yoğun yağış" anlamına gelmektedir. Tullus Hostilius, Roma'nın efsanevi 3. kralıdır ve Numa Pompilius'tan sonra başa geçmiştir. Ancak bu ismin yine Romalı olan Marcus Tullius Cicero'ya bir atıf olabileceği de iddia edilmektedir.

Rastgele Yazıya Git
13
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    12
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    4
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 27.10.2026 17:20:26 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/10468

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et