Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Mutluluğun kaynağı ne? Hemen cevapla! Meryema Şermet'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Muhammet Özdemir
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Sakarya
Karasu Aziziye mahallesi fındıklıkta arabamın üzerine kkonmuş
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.7K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
*Tardigrada*, mikroskobik boyutlarına rağmen biyolojik dayanıklılık açısından en ekstrem canlı gruplarından biri olarak bilinen, sucul ortamlarda ve nemli habitatlarda yaşayan çok hücreli organizmaların oluşturduğu bir şubedir. “Su ayıları” olarak adlandırılmalarının nedeni, mikroskop altında görülen **yavaş, ayı benzeri yürüyüşleri ve tıknaz vücut yapılarıdır**. Bu canlıların en dikkat çekici özelliği, **ekstrem koşullara karşı olağanüstü direnç gösterebilmeleridir**. Tardigradlar; yüksek radyasyon, aşırı sıcaklık (-272°C’ye yakın soğuklardan 150°C’ye kadar), vakum ortamı, yüksek basınç ve uzun süreli susuzluk gibi koşullarda hayatta kalabilir. Bu dayanıklılık, “**kriptobiyoz**” adı verilen özel bir fizyolojik duruma geçebilmeleri sayesinde mümkün olur. Bu durumda metabolizmaları neredeyse tamamen durur ve vücutlarındaki suyun büyük kısmını kaybederek “tun” adı verilen büzülmüş bir forma geçerler. Diğer birçok mikroskobik organizmanın aksine *Tardigrada* üyeleri, **çok hücreli ve organ sistemlerine sahip** canlılardır. Sinir sistemi, sindirim sistemi ve kas yapıları belirgin şekilde gelişmiştir. Vücutları segmentlidir ve her segmentte genellikle bir çift olmak üzere toplam dört çift kısa, kancalı bacak bulunur. Bu bacaklar, yüzeylere tutunmayı ve hareket etmeyi sağlar. Beslenme stratejileri türler arasında değişkenlik gösterir. Bazı tardigradlar bitki hücrelerini ve algleri emerken, bazıları bakterilerle beslenir, bazı türler ise diğer küçük omurgasızları avlayabilen **mikro yırtıcılar**dır. Bu yönüyle, mikroskobik ekosistemlerde hem tüketici hem de avcı olarak rol oynarlar. *Tardigrada* şubesinin diğer mikroskobik hayvan gruplarından (örneğin rotiferler veya nematodlar) en önemli farkı, **kriptobiyoz kapasitesinin aşırı gelişmiş olmasıdır**. Rotiferler de benzer şekilde kuraklığa dayanabilir; ancak tardigradlar bu yeteneği çok daha ileri düzeyde kullanır ve uzay boşluğunda bile hayatta kalabildikleri deneysel olarak gösterilmiştir. Nematodlar ise daha sınırlı çevresel toleranslara sahiptir ve bu kadar geniş bir stres aralığında aktif kalamaz. Ekolojik olarak tardigradlar; yosunlar, likenler, toprak yüzeyi, tatlı su birikintileri ve hatta denizel ortamlarda bulunabilir. Dünya genelinde son derece yaygın olmalarına rağmen, mikroskobik boyutları nedeniyle çoğunlukla göz ardı edilirler. Buna rağmen bulundukları mikrohabitatlarda **enerji döngüsü ve besin ağı içerisinde önemli bir rol oynarlar**. *Tardigrada*, yalnızca küçük ve ilginç canlılar değil; **yaşamın sınırlarını zorlayan, biyolojik dayanıklılığın ve adaptasyonun en uç örneklerinden birini temsil eden evrimsel bir model sistemdir.**
2
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
183.8K UP
İnceleyen 5 saat önce
Merhaba
Bazen insanın içinde tarif edemediği bir ağırlık olur. Ne tam bir acıdır ne de açık bir mutluluk eksikliği daha çok, hayatın neden bu kadar karmaşık olduğuna dair sessiz bir sorgulama. Ben bu kitabı tam da böyle bir dönemde okudum. Açıkçası büyük cevaplar bulmak için değil, sadece biraz anlaşılmak için. Felsefenin Tesellisi tam olarak bunu yaptı ve bana yalnız olmadığımı hissettirdi.
Alain de Botton bu kitapta felsefeyi akademik bir alan olmaktan çıkarıp hayatın içine yerleştiriyor. Sanki bir filozof değil de, hayatı senden biraz daha önce deneyimlemiş biri gibi konuşuyor. Kitapta farklı filozoflar üzerinden insanların en temel dertlerine dokunuyor: sevilmemek, başarısız olmak, yoksulluk, yetersizlik hissi.
Kitapta geçen ve beni etkileyen bir kaç düşünce var. “Başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüne verdiğimiz önem, çoğu zaman gereğinden fazladır. Ki ben hayatım boyunca bu konuya hep takılı kaldım .Bu, Sokrates üzerinden anlatılırken aslında modern insanın en büyük yaralarından birine dokunuyor. Çünkü bugün de çoğumuz, başkalarının gözünde nasıl göründüğümüzü, kendimizin kim olduğundan daha fazla önemsiyoruz.
Bir başka yerde Schopenhauer üzerinden aşkın doğası anlatılırken “Aşk, sandığımız kadar masum bir duygu değildir; çoğu zaman bizi yanıltan güçlü bir arzudur.” Bu cümle o kadar doğru ve gerçek ki. Çünkü insan çoğu zaman hissettiği şeyin büyüklüğüne kapılıp onun getireceği acıyı görmezden geliyor. Kitapta Epikuros'un üzerinden verilen şu yaklaşım ise sanırım içimi en çok rahatlatanlardan biri oldu “Mutluluk, düşündüğümüz kadar ulaşılmaz değildir; çoğu zaman basit şeylerde saklıdır.”
Bu, insanın hayatı gereğinden fazla zorlaştırdığını yüzüne vuruyor aslında.
Genel olarak hissettiğim duygu şu. Hayat zor, evet. İnsan kırılıyor, yanılıyor, kaybediyor hayatı boyunca bunları o kadar çok yaşıyorum yaşadım ama bütün bunlar sadece sana özgü değil. dedim. Yüzyıllar boyunca insanlar aynı şeyleri yaşamış, aynı soruları sormuş, bazıları bu karmaşayı anlamlandırmayı başarmış.
Bu yüzden Felsefenin Tesellisi, insanın acısını tamamen geçirmiyor belki ama o acıyı anlamlı hale getiriyor. Bazen bu, iyileşmenin ilk adımı oluyor. Doğruluğu tartışılır gerçi :)) iyileşmek çoğu zaman kolay olmuyor.

Teşekkür ederim.
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Consolations of Philosophy
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Oğuz Sertkaya
Oğuz Sertkaya
21.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Seni üzmeye çalışanlar olursa, hep içine bak. Orada ben varım, ağacın var, okuduğun kitaplar var, sen varsın hayallerin var. İçindeki dünya bir sürü güzellikle dolu.Oraya bakmayı unutma sakın.
Kaynak: https://www.kitapyurdu.com/kitap/baharin-ilk-sarkisi/718765.html?srsltid=AfmBOor9lbTUKxJTr4eYPq_3gXjS2CQuM8ThnLAUfY3FpdiNMMFOo4Hz (www.kitapyurdu.com)
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 3 dk.

Bilim genellikle erkeklerin baskın olduğu bir alan olarak bilinir. Oysa ki bu alanda sınırları aşarak büyük keşiflere imza atmış bilim kadınları insanlığa önemli katkılarda bulunmuşlardır. Toplumdaki çeşitli ön yargıların azalmasıyla kadınları bu alanda daha sık görmeye başladık. Bu listede bilim tarihine yön vermiş 11 bilim kadınını ele alıyoruz.

Tüm zamanların en büyük bilim insanı kimdir? İlk akla gelenler Albert Einstein, Isaac Newton ve birkaç başka isim olurdu ve elbette bunun iyi bir nedeni var. Bu bilim insanları yaptıkları dikkate değer keşiflerle dünyayı anlayış biçimimizi değiştirdiler.

24
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.4K UP
4 Kasım 2024
4 Kasım 1960'ta, ünlü İngiliz primatolog Jane Goodall, Tanzanya'nın Gombe Stream Milli Parkı'nda devrim niteliğinde bir gözleme imza attı. "David Greybeard" adını verdiği bir şempanzenin, termitleri avlamak için dal kullanarak araç yaptığını gözlemledi. Goodall, gözlemini derhal paleoantropolog Louis Leakey'e iletti. Leakey’nin tepkisi, bilim dünyasında yankı uyandırdı: “Ya 'alet'i ya da 'insan'ı yeniden tanımlamalıyız; aksi takdirde şempanzeleri insan olarak kabul etmeliyiz.”

Bu keşif, şempanzelerin bilişsel yetenekleri üzerine yapılan araştırmaların öncüsü oldu ve hayvan zekasına dair düşüncelerin köklü bir şekilde yeniden ele alınmasını sağladı.
153 görüntülenme
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
208.4K UP
Çeviren 6 gün önce 12 dk.

Siz bu cümleyi okuyana kadar, Dünya'ya 270 kadar yıldırım düşmüş olabilir. Bu kulağa çok fazla gelebilir ancak Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisinin verilerine göre saniyede yaklaşık 44 yıldırım düşüyor. Bir başka deyişle, dünya genelinde günde yaklaşık üç milyon yıldırım çarpması meydana geliyor.

Bu inanılmaz sıklık ve bilim insanlarının yüzyıllardır bu doğa olayını gözlemlediği gerçeği göz önüne alındığında yıldırımlar hakkında devasa bir veri yığınına ve neyin buna sebep olduğuna dair oldukça iyi bir fikre sahip olduğumuzu düşünebilirsiniz. Fakat durum pek de öyle değil.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
622.1K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 3 gün önce
Kendine Ait Bir Oda, düşüncenin özgürleşmesi için maddi bağımsızlıkla zihinsel cesaretin birlikte var olması gerektiğini bu kadar sade ve sarsıcı anlatabilen ender metinlerden biridir.
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Arıcıbaşı
PhD Veterinary Sciences 19 Ocak 2021 Sen de Cevap Ver

Şehir içinde yoğun kalabalıklar halinde yaşadığımız için nüfusumuz yüksek ve atıklarımız doğal şekilde absorbe olmuyor ve çürümeye bırakamayacağımız kadar da çok. Eğer bırakırsak hastalık kaynağı olurlar ve bu yüzden de toplanıp şehirden uzağa taşınması gerekiyor. Bunu da petrol gibi sürdürülebilir enerji kaynağı olmayan kaynaklar kullanarak (kamyonlarla çöpün taşınması) yapıyorsak uzun vadede doğaya zarar veriyoruz.

Eğer kırsalda, nüfusun yoğun olmadığı, geniş doğa alanınızın olduğu bir yerde yaşıyorsanız çöpünüzü kompost yapıp, suyunuzu güneş'te ısıtıp, Güneş, rüzgar, akarsudan elektrik elde edebiliyorsanız pek kimseye zararınız dokunmaz. Ama milyonların yaşadığı şehirlerde enerji, gıda ve atık sorununu doğa dostu yöntemlerle çözmek şuan için çok maliyetli.

Tüm Reklamları Kapat

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
183.8K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soruyu gördüğüm günden beri araştırıp Doktor yakınıma sordum ve ilk olarak şu cevabı verdi. ''idrar yollarında herhangi bir rahatsızlık yoksa sık sık lavaboya gitmek hastalıkla ilgili bir durum değil. ''

Sonra araştırmaya başladım farklı makalelerde tabi o makalelerdeki anlamadığım terimleri de açıkladı bana kendisi :)).Üşüttüğümüzde sık idrara çıkma durumu çoğu zaman basit bir “hasta olma belirtisi” değil, vücudun geliştirdiği bir fizyolojik adaptasyondur. Soğuk ortama maruz kalındığında vücut, ısı kaybını azaltmak için ilk olarak ciltteki damarları daraltır. Bu duruma vazokonstriksiyon denir. Damarlar daraldığında kan, deriden çekilerek daha çok iç organlara yönlendirilir. Bu da dolaşım sisteminde sanki fazla sıvı varmış gibi bir durum oluşturur. Böbrekler bu durumu dengelemek için daha fazla idrar üretmeye başlar. Sonuç olarak kişi, aslında sıvı alımı artmamış olsa bile daha sık idrara çıkma ihtiyacı hisseder. Bu süreç aynı zamanda hormonal düzeyde de desteklenir. Normal şartlarda vücutta su dengesini koruyan Antidiüretik Hormon (ADH), böbreklere suyu tutmaları yönünde sinyal gönderir. Ancak soğukta bu hormonun etkisi azalır. Böylece böbrekler daha az su geri emer ve daha fazla idrar oluşur. Yani hem damarların daralmasıyla oluşan dolaşım değişikliği hem de hormonal yanıt birlikte çalışarak idrar miktarını artırır.

Tüm Reklamları Kapat

Fizyolojik adaptasyon kavramı burada önemli bir noktadır. Fizyolojik adaptasyon, organizmanın çevresel değişikliklere uyum sağlamak için verdiği geçici ve düzenleyici tepkilerdir. Amaç, iç dengeyi yani homeostazı korumaktır. Soğukta sık idrara çıkmak da bu dengenin korunmasına hizmet eder. Vücut, fazla sıvıyı atarak dolaşımı dengeler ve hayati organların işlevini korur. Bunu günlük bir örnekle daha net anlayabiliriz. Kışın dışarıda uzun süre kalan birinin elleri ve ayakları üşür, hatta bazen titreme başlar. Aynı kişi kısa süre içinde tuvalete gitme ihtiyacı hisseder. Oysa gün içinde normalden fazla su içmemiştir. Bunun nedeni, vücudun soğuğa karşı geliştirdiği bu adaptif mekanizmadır. Benzer şekilde, soğuk havada yapılan yürüyüşlerde ya da kayak gibi aktivitelerde de insanlar daha sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilir.

Sonuç olarak ulaştığım sonuç ,üşüdüğümüzde sık idrara çıkmak bir hastalık belirtisi olmaktan çok, vücudun çevresel koşullara uyum sağlama çabasının doğal bir sonucudur. Ancak bu duruma yanma, ağrı ya da ateş gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa, o zaman farklı bir tıbbi durum düşünülmelidir.[1]

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay, Dr. Doğan Kutbay, et al. (). Okuduğum Birkaç Makaleden Aklımda Kalanlar.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Devrimler Çağı - ve Bu Devrimleri Yapan Kuşaklar
Devrimler bir gecede olmaz; kuşaklar boyunca biriken fikirlerin, cesaretin ve hayal kırıklıklarının ürünüdür. Bir kuşak eski düzeni sorgular, bir sonraki kuşak o sorgulamayı siyasi bir programa dönüştürür. “Devrimler Çağı” dediğimiz dönem, yalnızca barikatların ve bildirilerin değil, nesillerarası bir aktarımın, öğrenmenin ve dünyayı yeniden kurma iradesinin tarihidir. Devrimler Çağı Amerikan, Fransız, Haiti ve Latin Amerika devrimlerini birbirinden kopuk olaylar olarak değil, birbirini besleyen ve kuşaklar boyunca şekillenen büyük bir dönüşüm süreci olarak ele alıyor. Modern dünyanın temellerinin atıldığı bu çalkantılı dönemi yeniden düşünmeye davet eden bu kitapta Nathan Perl-Rosenthal, devrimleri yalnızca büyük isimler ve dramatik anlar üzerinden okumuyor; fikirlerin dolaşımı, deneyimlerin aktarımı ve kuşakların birbirine bıraktığı miras üzerinden ele alıyor. Okuruna devrimlerin gerçek gücünün tek bir patlama anından ibaret olmadığını, birbirini izleyen nesillerin cesaretinde ve ısrarında saklı olduğunu gösteriyor.
Devamını Göster
₺510,00 ₺0,00
Devrimler Çağı - ve Bu Devrimleri Yapan Kuşaklar
İnceleme
Fatih Oğulcan Kaya
İnceleyen10 19 Şubat 2024
Hayatta yapabileceğin en büyük başarı sadece kendin olmak. Basit biri de olabilirsin, kimsenin olmaz dediklerini yapan birisi de, kim bilir? Tamamen bu felsefe üzerine inşa edilmiş bir film. Film içerisinde yer alan sözleri dikkatle anlamaya çalışmanızı öneririm. Üzerine düşününce anlam kazanan sözler bulunmakta.

Ve son söz olarak bu bilinmez hayatta, kendiniz olarak keyif almaya bakın. Olduğunca deneyin. :P
9.5/10
(20 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Alp Özel
Ahmet Alp Özel
50.4K UP
Üye 29 Eylül
Evrim Ağacı'nın videosunda duyduğuma göre,kübitler çok absürt uzaklıklara rağmen anlık bir bağlantı ile eşleşen kübiti etkileyebiliyor.Kuantum bitler bu demek(miş),daha yeni öğrendim,bilim ile yavaş yavaş haşır neşir oluyorum.Biri açıklayabilir mi?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Taner Beyter
Taner Beyter
403.0K UP
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & Çevrimiçi₺2.600,00 - ₺4.400,0015 Nisan
Taner Beyter İle "Acı, Ölüm ve Felsefe" Seminerleri
15 Nisan 2026 14:00 tarihinden 10 Mayıs 2026 19:00 tarihine kadar.

Ön başvuru sonrası detaylar için sizinle iletişime geçilecektir.
Dilerseniz 0532 374 1846 iletişim numaramızdan bize ulaşabilirsiniz.

- Yüz yüze (Ankara ) veya Online (Zoom) seçenekleriyle katılabilirsiniz.
- Haftada 1 gün | 2 Oturum (50dk + 50dk)
- Her ders sonu soru-cevap
- Ek kaynak ve okuma listeleri
- Katılım Belgesi

Taner Beyter ile Gri Alanlarda Bir Yolculuk

Yaşamak her zaman bir hediye midir, yoksa bazen bir yük müdür?
Ölüm ne zaman ve hangi koşullarda ahlaken doğru veya yanlış olur?
Acı yaşamın ayrılmaz bir parçası mı?

Gündelik hayatın akışında "doğru" ve "yanlış" dediğimiz pek çok kararın arkasında, aslında yüzyıllardır süregelen devasa bir felsefi tartışma yatar. Çoğu zaman alışkanlıklarımızla veya toplumsal kabullerimizle cevapladığımız en sarsıcı soruları; bu kez analitik felsefenin keskin araçlarıyla, Taner Beyter rehberliğinde masaya yatırıyoruz.

Bu program; birer "tabu" olarak görülen idam, ötanazi, hayvan hakları ve varoluşun etik yükü gibi meseleleri rasyonel argümanlar ışığında incelemeyi hedefliyor. "Acı"nın ve "Ölüm"ün felsefi karşılığını ararken, sadece teorik bilgi edinmeyecek; etik ikilemler karşısında nasıl tutarlı bir düşünce yapısı inşa edebileceğimizi de keşfedeceğiz.

1. Hafta:
Ötanazi Etiği : Biyoetik, uygulamalı etik, özerkliğin değeri
Ölüm hakkı yaşam hakkı kadar temel bir hak mıdır?
Durmak bilmeyen acıları çekmek ötanazi hakkını temellendirmek için yeterli mi?
Aktif ve pasif ötanazi arasında ahlaki bir fark var mı? Ötanazi suistimale açık mı?

2. Hafta:
Hayvan Etiği: Hak teorileri, normatif etik kuramlar, çevre etiği
Hayvanların çektikleri acılar gereksiz mi?
Toplam acı miktarı ve çeşitliliği göz önüne alınca vegan olmak en doğru tutum mu?
Hayvanların ahlaki statüsüne dair neler söyleyebiliriz?
Vegan etik lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

3. Hafta:
İdam Etiği : Cezalandırma teorileri, hukuk felsefesi, prosedürel argümanlar
Acı ve ölüme sebep olanlar, acı ve ölümü mü hak eder?
İdamı hak eden spesifik suçlar var mıdır?
Suçluyu devlet eliyle öldürmek doğru mu?
İdam kötülük ve suçları azaltmasa dahi savunulabilir mi?

4. Hafta:
Antinatalizm ve Doğum Etiği: Metafizik, hayatın anlamı ve iyi oluş
Acı ile haz simetrik mi?
Acı dolu bir dünyaya çocuk getirmek ahlaken doğru mu?
Peki acı dolu bir dünyada hayatın anlamı bulunabilir mi?
Antinatalizm lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

Eğitmen Hakkında: Taner Beyter (detaylı özgeçmiş için tıkla)
Öncül Analitik Felsefe Dergisi’nin kurucu kadrosunda yer alan Beyter, "Ötanazi Etiği" kitabının yazarı ve  Evrim Ağacı felsefe editörü ve yazarlarındandır. Akademik derinliği, herkesin anlayabileceği duru bir dille birleştirerek etik meseleleri geniş kitlelere ulaştırır.

Online (Zoom)
15 Nisan - 6 Mayıs 2026 Çarşamba, saat: 19:00 - 21:00
Ücret: 3.200 TL (800 x 4 ders)
Öğrenci: 2.600 TL  (% 20 indirim)

Yüz Yüze (Atölye) 
Kontenjan: 15 Kişi
19 Nisan - 10 Mayıs 2026 Pazar, saat: 14:00 - 16:00
Ücret: 4.400 TL (1100 x4 ders)
Evsahibimiz: Art Bahçe I Güneş sokak Güneş apartmanı 23/1 Güvenevler Çankaya / Ankara

* Görsel: Käthe Kollwitz, Pietà, 1937

Tüm programı veya istediğiniz haftayı hediye etmek isterseniz detaylar için iletişim bölümündeki numaradan bize ulaşabilirsiniz.

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Demokrasilerde aslen bulunması gereken özgürlük ve eşitliğe ulaşmanın en iyi yolu, tüm kişilerin devletin olanaklarını en üst düzeyde paylaşabilmesidir."
Aristoteles
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)