Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Şubat 2014 11 dk.

Görselde, birbirinden oldukça uzak 4 memeli hayvan türünün uzuvları görülmektedir: bir insan, bir kedi, bir balina ve bir yarasa. Bu canlılar, dışarıdan bakıldıklarında birbirinden tamamen farklı gözükseler de, içlerine baktığınız zaman aynı atadan geldiklerini haykıran yüz binlerce veri bulmak mümkündür. Bunların en net olanlarından biri de, kemiklerinde yapacağınız bir analizden gelecektir.

Bu apayrı 4 memelinin (ve diğer memelilerin de) bütün uzuv kemikleri birbiriyle eştir. Bilimde biz aynı atadan gelen ve farklı torun türlere dağılan bu yapı ve organlara homolog (eş) organlar adını veriyoruz. Bu kadar farklı yapılarda olmalarının tek sebebiyse, evrimsel süreç içerisinde aynı kemiklerin farklı ortamlara adapte olan uzuvlarla birlikte evrim geçirmiş olmalarıdır. Görselde, sırasıyla humerus, radius, ulna, karpallar, metakarpallar ve falanjlar görülmektedir. Tüm memeli türlerinde bu kemikler birbirinin aynı yapıdadır; sadece şekilsel farklılıklar bulunmaktadır. Dolayısıyla, birbirinden tamamen farklı görünen canlıların evrimsel süreçte ortak bir atadan geldiği anlaşılabilir. Bunu bir diğer şekilde sınama yöntemi, memeli olmayan canlılara bakmaktır.

271
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Kaan Akgören
Kaan Akgören
50.2K UP
Yazar 9 Mayıs 2022 54 dk.

Bitki ve hayvan hücrelerinde, endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar, hedef hücrelere ve dokulara giderek temel vücut fonksiyonlarını kontrol eden vücudun haberci kimyasallarıdır. Hormonlar, vücut fonksiyonlarının ve süreçlerinin farklı yönlerine etki ederler. Bunlardan bazıları şunlardır:

Her hormonun vücutta kendine özel reseptörleri bulunur. Belli bir hormon vücudun tüm hücrelerine ulaşmak ile birlikte, sadece bazı hücrelerin o hormon için reseptörleri bulunmaktadır. Böylelikle bir hormona karşı tepki sadece o hormona özel reseptörler içeren hedef hücreler tarafından verilirken, diğer hücreler etkilenmezler.

117
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
⚡ Kinetik enerji, bir cismin hareket hâlinde olmasından kaynaklanan enerji türüdür. Bir cisim duruyorsa kinetik enerjisi yoktur, hareket etmeye başladığı anda ise sahip olduğu hız ve kütleye bağlı olarak kinetik enerji kazanır. Bu nedenle kinetik enerji, doğrudan hareket kavramıyla ilişkilidir.

📏 Klasik mekaniğe göre bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ve hızı (v) ile tanımlanır. Bu ilişki genellikle Ek = 1/2 · m · v² ifadesiyle gösterilir. Burada önemli olan nokta, hızın karesinin enerji üzerinde belirleyici olmasıdır. Bu durum, hızdaki artışların enerji üzerinde orantısız derecede büyük etkiler yaratmasına neden olur.

🚗 Örneğin aynı kütleye sahip iki araçtan biri diğerinden iki kat daha hızlıysa taşıdığı kinetik enerji iki kat değil, dört kat fazla olur. Bu yüzden trafik kazalarında hız artışı, çarpışma etkisini beklenenden çok daha fazla büyütür. Fren mesafelerinin uzaması ve çarpışma şiddetinin artması da bu fiziksel ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır.

🔄 Kinetik enerji yalnızca doğrusal hareketle sınırlı değildir. Dönen cisimler de kinetik enerjiye sahiptir ve bu durum “dönme kinetik enerjisi” olarak ele alınır. Örneğin dönen bir tekerlek ya da pervane, hem dönme hareketinden hem de varsa ilerleme hareketinden kaynaklanan kinetik enerji taşır.

🧲 Kinetik enerji kendiliğinden artmaz, artması için cisme bir kuvvet uygulanması ve bu kuvvetin cisim üzerinde iş yapması gerekir. Aynı şekilde kinetik enerji kaybolmaz; sürtünme, hava direnci veya çarpışma gibi süreçlerde ısı, ses ya da başka enerji türlerine dönüşebilir.

📊 Bu yönüyle kinetik enerji, hareketin fiziksel sonuçlarını anlamak için temel kavramlardan biridir ve mekanikteki pek çok olgunun açıklanmasında merkezi bir rol oynar.

Yazar: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Eser
Ece Müker
Ece Müker
609.4K UP
Eseri Ekleyen 12 saat önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Hilmi Uysal
Hilmi Uysal
4,387 UP
Yazar 8 Mayıs 2019 46 dk.

İnsanın iş faaliyeti “insan emeği” olur. İnsan emeği aslında zihinsel ve bedensel ikili bir faaliyettir, bir praksistir. Zihinsel bileşenini belirleyen ensefalizasyon katsayısıdır (EQ). Bedensel kısmını belirleyen ise BMR ile ölçebileceğimiz ve yaklaşık 3.5 milyon yıllık bir süreçte oluşan iki ayaklılığı, ellerini kullanışı ile tipik olan insan vücududur. Topluluk olarak yaşayan Homo Sapiens’in yaşamını sürdürebilmesi için gerekli besin bulma aktivitesi, beyinleşme oranının yükselmesi ile enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığını genişleterek, topluluğun yaşamını dolayısıyla da bireyin yaşamını güvence altına almaktadır. İnsan emeği bir praksis olarak, zekâsıyla enerji tüketerek kullanım değerleri/metalar üretir. Üretim sürecinde objeye eklenen bir “değer”dir. Zihinsel bileşeni ile insanın iş faaliyeti, “insan emeği” değer yaratan bir öze sahiptir. Üretim sürecindeki birey hem kendisini yenilemek için gerekli değeri hem de iş faaliyetinin sonucunda bu değerden fazlasını ürettiği objeye ekler. Dunbar sayısı ve enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı arasında kurulabilecek bağıntı bize insan emeğinin çok önemli bir yönünü kavramımızı sağlamaktadır. Bu insan emeğinin en önemli özelliği olan “artı-değer” kavramıdır. Çağdaş insanda ortalama bir bireyin iş faaliyetinde üretebileceği enerji topluluktaki 2-3 kişinin enerji gereksinimini karşılayabilecek hale gelebilmektedir. İnsan emeği sadece toplumsal olarak kendisinin yaşamını sürdürmek için gerekli olanı üretmemektedir. Enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı nedeniyle belirli bir oranda fazlasını üretmektedir. Dolayısıyla bir bireyin iş faaliyeti değer olarak kendisine gerekli olandan fazlasını üretme yeteneğini içermektedir.

İnsan emeğinin verimliliğindeki artıştan, enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının genişlemesinden sorumlu olan bedensel değişimi ve daha belirleyici olarak ta zihinsel öğenin geçirdiği değişimdir. Homo Sapiens ile en yüksek EQ oranına ulaşan insan, insan emeğinin verimliliğini halen arttırmaya devam etmektedir. Bu insanın inovasyon, (yaratıcılık) yeteneği ile bağıntılıdır. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının, insanın inovasyon yeteneği ile genişlemiş olması beklenir. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi üzerinde sadece enselalizasyon katsayısı değil, inovasyon yeteneğinin de bir katkıda bulunması gerekir. Bu inovasyon katsayısı niteliksel olarak iş faaliyetinin değeri üzerinde de etkilidir.

79
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Melih Uçar
Üye 6 gün önce
Evrende her saniye oluşan birçok gezegen için gereken atomlar sürekli olarak nasıl karşılanabiliyor?
2 Cevap - 339 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sertaç Oral
6 gün önce
Wittgenstein haklıdır; dil ve kavramlar önemlidir. Ancak anlaşılmak yalnızca bunlara indirgenemez. Bir iletişimin doğru gerçekleşebilmesi için muhattabın yeterli bilgiye sahip olması ve konunun açıklığını kavrayabilmesi gerekir.
52 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Atilla Avcı
Atilla Avcı
145.8K UP
Sinir bilim araştırmacısı 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba, nörobilim konusundaki ilginizi besleyip kendinizi bu alanda geliştirmek istiyorsanız, size rehber niteliğindeki bu cevabımı verebilirim.

Öncelikle, alanında uzman fizyoterapistlerle konuştuğum bir konuyla başlamak isterim: Türkiye'de nörobilim geri kalmış vaziyettedir. Mevcut sinirsel tedavilerin Türkiyede hala uygulanmayıp yıllarca bir sürü hastayı bu durumdan müzdarip bırakmak gerçekten içler acısı.

Sinirbilim yapısı gereği 2 şekilde konu edinilebilir: temel öğrenim ve potansiyel öğrenim. Mevcut olarak sinirbilimde kendinizi geliştirir ve sinir hücrelerinin doğasını anlarsanız, kendinizi psikoloji gibi bir alanda da sezgizel bilgiye sahip bulabilirsiniz. Bunun başlıca sebebi sinirbiliminin hücresel ve organizma boyutunda temel bilgilerini edindikten sonra geriye potansiyel-işlevsel yönlerini kavramaya başlarsınız.

Tüm Reklamları Kapat

Peki nereden öğrenmeye başlamalı?

Açıkcası daha önce sinirbilim eğitimi aldıysanız örneğin nörotransmitter madde gibi kavramları az çok biliyorsanız potansiyel eğitim aşamasından kitaplara geçebilirsiniz. Temel kısımları ders niteliğinde okullar ve youtube gibi eğitici içerik kaynaklardan öğrenebilirsiniz. Potansiyel sinirbilim kısmında ise size bir kaç kitap almanızı önereceğim.

📘 Dr. Norman Doidge tarafından kaleme alınanlar:

  • The Brain That Changes Itself (Kendini Değiştiren Beyin)[1]
  • The Brain's Way of Healing (Beynin Şifa Bulma Gücü)[2]

Bahsettiğim potansiyel kavramlarını uzunca en iyi şekilde anlatan kitaplardır. Bu kitaplar bende mevcuttur. Okumaya devam ettiğim kitaplar arasındadır. "Kendini Değiştiren Beyin" kitabıyla başlarsanız sizlere "nöroplastisite" gibi Türkiye de doktor ve fizyoterapistlerin eğitimini aldığı ancak hala tedavi yöntemi olarak yaygınlaşmayan onca şeyin ana kaynağı olan bu kavramı öğretir. Bu sayede klasik bir sinirbilim dünyasından çıkıp size o sinirbilimin nelere kadir olduğunu ve bunu nasıl yaptığını anlatır. "Beynin Şifa Bulma Gücü" kitabında ise az önce bahsettiğim kitabın daha somut örneklerini günlük hayattan anlatır. Bir sürü yaşanmış örneği sizlere sunar. Bu imkansız olarak gözüken onca şeyin nasıl gerçekleştiğini anlatır size.

Açıkçası ben bile bu kitaplardan bu kadar bilgi edinebileceğimi beklemiyordum ama şaşırtıcı yanı bu ya! Ayrıca bu kitaplar sizlere uzun gelebilir ancak bilmek gerekir ki basit bir yola çıkmıyorsunuz.

Tüm Reklamları Kapat

Nasıl bir yol izlemeli?

Açıkcası geniş bir bilim alanına adım attığınız için izleyeceğiniz en mantıklı yol temel bilgileri kavrayıp sık sık yeni kitaplar okumaktır.

Youtube'tan araştırmanızı isteyeceğim bir kaç içerik var. Bunlar okul anlatımlarından daha kapsamlı hatta bazıları müfredat dışıdır.

1) Otonom Sinir Sistemi:

  • Sempatik Sinir Sistemi
  • Parasempatik Sinir Sistemi
  • Enterik Sinir Sistemi (Müfredat dışı olan ve anlatılmayan bir sistemdir.)

2) Fight Flight Freeze Yanıt Sistemi

3) Nörotransmitter Maddeler: Çeşitleri ve Görevleri

Bu şekilde bazı temel bilgileri edindikten sonra geriye kalan bolca kitap okumaktır. Çünkü işin geri kalan kısmı psikoloji ve sosyoloji gibi disiplinlerle bu bilgileri pekiştirmektir. Şimdiden bu yolculuğa başlayacaklara kolaylarımı iletiyorum.

Kaynaklar

  1. M. D. N. Doidge. (2007). The Brain That Changes Itself. ISBN: 9781101147115. Yayınevi: Penguin.
  2. M. D. N. Doidge. (2015). The Brain's Way Of Healing. ISBN: 9780698191433. Yayınevi: Penguin.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Aralık 2022 8 dk.

Johannes Kepler, gezegenlerin hareketinin yasalarını çözmeyi başaran Alman bir matematikçiydi. Ancak Rönesans biliminin en büyük başarılarından birine imza atmadan önce, kendini akıl ve batıl arasındaki savaşın tam ortasında bulacaktı. Ancak yargılanan, kendisi değildi. Annesiydi. Suçlamaysa, Galileo gibi Kilise'ye karşı gelmesi değildi. Cadı olduğu iddiasıydı!

1615 yılında, Almanya'nın Leonberg kentinde yerel bir sulh yargıcı olan Lutherus Einhorn, cadı avı histerisinin bir parçası olan ve daha sonra Avrupa'yı saran ve büyücü olduğundan şüphelenilen binlerce insanın hayatına mal olan bir dizi "cadı mahkemesi" başlattı. Toplamda, 15 kadın, Einhorn'un denetimindeki kentte "büyücülük yapmak" ile suçlandı; bunlardan 8'i idam edildi. Bu cadı avına yakalananlar arasında, gelmiş geçmiş en büyük gökbilimcilerinden birinin de annesi vardı: Johannes Kepler.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hacer Aslan
Hacer Aslan
131.6K UP
Yazar 20 Ocak 2021 8 dk.

Süt, insan ve memeli tür canlıların dişilerinin yavrularını besledikleri, meme kanallarından salgılanan, besin içeriği açısından zengin bir sıvıdır. Memelilerde, nesillerdeki başarı, maternal olarak üretilen gıda-süt içeren yoğun bir beslenme stratejisine dayanmaktadır. Bu bağlamda süt, yoğun bir büyüme ve gelişme dönemi boyunca immünolojik olarak olgunlaşmamış yenidoğanları beslemek amacıyla, emziren dişi memelilerin meme bezlerinin özelleşmiş epitel hücreleri tarafından üretilen bir biyomateryal olarak ortaya çıkmaktadır.

Süt, günlük beslenme için oldukça zengin bir besin maddesidir ve içeriğinde protein, kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, selenyum, A vitamini, riboflavin, B-12 vitamini ve pantotenik asit gibi beslenme açısından önemli olan bileşikleri içermektedir. Süt, çocuklarda ve ergenlikte kemik büyümesi aşamasından, yaşlılıkta kemik yapısının korunması ve osteoporozun önlenmesine kadar her yaşta önemli bir besin maddesidir. Bunun en önemli nedeni, süt ve süt ürünlerinin kemik sağlığı üzerinde önemli etkiye sahip besin öğeleri (örneğin kalsiyum, potasyum ve magnezyum) bakımından oldukça zengin olmasıdır. Süt ürünleri ile günlük kalsiyum ve protein alımının arttırılması, kemik sağlığının iyileştirmesinin yanında çocukluk, ergenlik ve sonraki dönemde kırıklara karşı korumada önemli bir yere sahiptir.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Öğrenmeyi bilen bir kişi, yeterince şey biliyor demektir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
28
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhsin Alperen Yılmaz
Uyarlayan 8 Şubat 2021 9 dk.

Neden gıdıklandığımızda gülüyoruz? Belki de gıdıklanmaktan zevk alıyoruz veya komik buluyoruz? Öyleyse neden çoğu insan, özellikle yetişkinler, gıdıklanmaktan nefret ettiklerini söylüyorlar? Ve neden kendimizi gıdıkladığımızda aynı tepkiyi vermiyoruz?

Bu gizemli ama bir o kadar da önemli soruların cevabı basit olsaydı, geçmişteki büyük zihinlerin dikkatini bu kadar meşgul etmezdi: Platon, Francis Bacon, Galileo, Charles Darwin, Aristoteles ve Sokrates gibi filozof, düşünür ve bilim insanları, bu konu hakkında uzunca bir süre düşünüp kendi görüş ve önerilerini yayınlamışlardır. Örneğin Sokrates, konuyla ilgili olarak yalın bir ifadede bulunuyor: "Gıdıklanma hissi, bir dereceye kadar hoş görülebilir."

85
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 15 Şubat 2022 3:12
Yeni ortaya çıkarılan bir fosil, yunus-benzeri ichtyosaurları, amfibik geçmişlerine bağlıyor. Bu fosil, yunus-benzeri ichtyosaurların kara yaşantısından...
42
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
118.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Biz insanlar çelişki dolu tuhaf yaratıklarız. Baksana halimize, kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek... Sonra bu duvarların arasında boğulup çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz...
Kaynak: Kumral Ada Mavi Tuna
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)