Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 3:52
Naftalin, genellikle güveler ve bazı diğer haşerelerle mücadele etmek için evlerde oldukça yaygın olarak kullanılan, kimi zamansa güzel koku vermesi için...
1
EtkinlikEğitim
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz11 Temmuz
Bedenin, Teknolojinin ve Sınırların Etiği: Biyoetik
11 Temmuz 2026 12:00 tarihinden 11 Temmuz 2026 14:00 tarihine kadar.

Ankara Felsefe Radyosu'nun yeni yayınında Doç. Dr. Esra Kartal Soysal ile birlikte, insanlığın geleceğini şekillendiren en çarpıcı etik sorunların izini süreceğiz. Genetik mühendisliği, yapay zekâ, organ nakli, insan geliştirme teknolojileri ve biyoteknolojinin baş döndürücü ilerleyişi, bize yalnızca yeni imkânlar mı sunuyor, yoksa insan olmanın anlamını kökten mi değiştiriyor? Yapabiliyor olmamız, gerçekten yapmamız gerektiği anlamına gelir mi? Tedavi ile geliştirme arasındaki sınır nerede başlıyor, nerede sona eriyor?

İnsan doğası korunması gereken bir öz mü, yoksa sürekli dönüşen bir süreç mi? Kant'tan Aristoteles'e, faydacılıktan çağdaş biyoetik tartışmalarına uzanan bu söyleşide, teknolojinin hızla genişlettiği müdahale alanları karşısında etik ilkelerin hâlâ yeterli olup olmadığını, özgürlük ile sorumluluk arasındaki hassas dengeyi ve tekno-bilim çağında felsefenin bize nasıl bir yön gösterebileceğini konuşacağız. Geleceğin laboratuvarlarda değil, önce düşüncede kurulduğuna inanan herkes için, insanın sınırlarını ve geleceğini yeniden sorgulayacağımız, ufuk açıcı bir yayın sizleri bekliyor.

Devamını Göster
7
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
147.3K UP
İnceleyen 1 gün önce
Selam selam:)
Deniz Göktaş'ı yaklaşık bir haftadır, hakkında soruşturma açıldığından beri tanıyorum ve şunu söyleyebilirim ki pırlanta gibi çocuk. Keşke daha öncesinde tanımış olsaydım diyorum. Herkesin siyasi espirileri ve dini değerlerimizi konuştuğu gösterisini ilk olarak izledim, ölü Deniz;ne diyeyim Cem Yılmaz izlediğimden biri bu kadar gülmemiştim. Abartmıyorum çünkü ben çok fazla komedi içerikleri, stand-up falan izlemeyi seven biri değilim. Gibi, Cem Yılmaz ve şimdi de Deniz istisna oldular. Ben gösteriyi biraz korkarak açtım çünkü o gün AKP'li bir kuzenimle bu konuda tartışmıştık, ben gösteriyi henüz izlemediğimi, tadı kaçmasın diye kesit bile izlemediğimi belirttim. O da izlemediğini ama X'teki kesitlerle dinimize ve Atatürk'e hakaret ettiğini gördüğünü, (Atatürk'ü benim için söyledi, kendisiyle Atatürk düşmanlığı konusunda da tartıştık kaç kez) böyle bir gösteriyi asla açıp izlemeyeceğini söyledi. Şöyle dedi, "Atatürk'ü hiç sevmem ama komedyen adı altında bir soytarının çıkıp kara mizah adı altında ona hakaret etmesine karşıyım." Bende gösteriyi açmadan önce 'acaba ne demiş olabilir Atatürk hakkında?' diye soruyordum kendime; ve arkadaşlar gösteriyi izleyenlerinizinde kabul edeceği üzere hiçbir şey yoktu. Hakaret falan asla, hatta birçoğunuz o bira espirisine tıpkı benim gibi gülmüşsünüzdür ya da kadınlara haklar verilmesi konusundaki espirisi hem haklı, hem komik. "Aynen, tüm kadınları sen seviyorsun. Selanikli işte." Beni hiç rahatsız etmedi. Öncelikle şunu kabullenmemiz gerekiyor, hiç kimse veya hiçbir din, ideoloji eleştirilemez değildir. Bizim sorunumuz her şeyi kutsallaştırmak ya da öyleymiş gibi davranmak. Bakın bu günlerde Aziz Nesin okuyorum; O, dincilerin, bağnazların nasıl devletin her kademesine sızdığına, bir tek yönetimin kaldığına, onu da yakında ya darbe yoluyla ya da seçimle ele geçireceklerine inanıyor ve Türk insanını uyarıyor, tâ 1993 yılında. Bugünden bakarak Nesin'in haksız çıktığını kim söyleyebilir! Neyse konudan sapmayalım; gösteri harikaydı, bu akşam Selam Selam'ı da izleyeceğim. Benim en çok hoşuma giden espirilerden biri İmamoğlu hakkında yaptığı espriydi. Geri sarıp tekrar tekrar izledim ve güldüm. Son olarak şunu da söylemek istiyorum: Akademiklink'in yaptığı gösteri hakkındaki ankete katılmıştım orada Kürtlerle ilgili espriler sizi rahatsız etti mi, etmedi mi? diye bir soru da vardı. Ben daha gösteriyi izlememiştim, 'ne demiştir acaba?'diye meraklandım. Sonra gösterinin sonunda, benim daha çok milliyetçilerle ilgili şaka olduğunu düşündüğüm ama kiminle ilgili olursa olsun bir Kürt olarak baya güldüğüm esprileri yaptı Deniz. Kim olursan ol, istersen Cumhurbaşkanı ol! Hangi dine inanırsan inan, milliyetin ne olursa olsun bu kadar hassas olmamalısın!
Youtube Kanalı
6.1/10
(8 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
295.4K UP
11 saat önce
Tarihi dedikodulara bayılırım, hele ki 500 yıllık bir sırrı modern bilim çözdüğünde… Hani şu Rönesans’ın patronu, zengin mi zengin Medici ailesi var ya, onların 16. yüzyıldaki bazı ölümleri hep bir muamma olmuştur. Yüksek ateşten mi öldüler, yoksa aile içi bir zehirlenme mi vardı? Dedikodu kazanları kaynıyordu resmen.

Özellikle Cosimo I’in iki oğlu, Kardinal Giovanni ile Büyük Dük Francesco I'in ölümleri üzerine çok konuşulmuş. Eşzamanlı ölümler, şüpheleri artırmış. Ama mesele şu ki, o dönemde saray doktorları "tertian fever" diye bilinen, yani üç günde bir tekrarlayan şiddetli ateşe yakalandıklarını yazmışlar. Bu, sıtmanın klasik belirtisi. Peki dedikodular neden bu kadar güçlüydü?

Bilim bugün işe el attı. Uzmanlar, bu iki Medici kardeşin kemiklerinden DNA çıkararak olaya kesin bir nokta koydu: Sıtma. Sivrisineklerin taşıdığı Plasmodium paraziti, kan dolaşımına girdiğinde insanda o meşhur yüksek ateş krizlerini yapıyor. Kardeşlerin bataklık alanlardaki villalarda takıldığı düşünülünce, bu mantıklı.

Ancak olay sadece "sıtma öldürdü" demekle bitmiyor. Bir de işin enteresan kısmı var: Kardinal Giovanni'nin kemiklerinde keşfedilen sıtma paraziti (Plasmodium falciparum) suşu, daha önce Avrupa'da rastlanmamış iki mutasyona sahipti. Yani, sadece hastalığı teşhis etmiyor, aynı zamanda patojenin nasıl evrildiğini de görüyoruz. Bu, sıtmanın zamanla insana nasıl adapte olduğuna dair bize değerli bilgiler sunuyor, bugünkü hastalıklarla mücadelede bile yol gösterebilir.

Bu kadar karmaşık bir evrimsel ilişkiyi tam olarak anlamak için daha fazla araştırma gerekse de, bilim, yüzyıllar öncesinin "acaba?"larını nasıl net bir "işte bu yüzden"e çeviriyor, şaşırtıcı değil mi? Bazen gerçek, dedikodudan çok daha ilgi çekici oluyor.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İmparatorluklar Düşledin Sen
“NEREDEYSE HALÜSİNATİF BİR CANLILIĞI VAR.” –GUARDIANİspanyol keşif ekibinin başkomutanı Hernán Cortés, 1519 yılında bir sabah Aztek İmparatorluğu’nun görkemli ş…
Devamını Göster
₺330,00
İmparatorluklar Düşledin Sen
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
236.8K UP
İnceleyen 6 gün önce
Merhaba
Geçen yıl okumuştum bu kitabı.Doğu-Batı Divanı, yalnızca Alman edebiyatının değil, dünya edebiyatının da kültürlerarası etkileşimi en güçlü biçimde yansıtan eserlerinden biridir. Johann Wolfgang von Goethe, bu eserinde Doğu ve Batı medeniyetlerini karşıt kutuplar olarak değerlendirmek yerine, ortak insani değerler temelinde buluşturmayı amaçlamıştır.

1819 yılında yayımlanan eser, Avrupa'da Doğu'ya yönelik ilginin arttığı bir dönemde kaleme alınmış olmakla birlikte, oryantalist bir bakıştan ziyade karşılıklı anlayış ve entelektüel etkileşim arayışını yansıtmaktadır.

Eserin ortaya çıkışında, Goethe'nin özellikle Hafız-ı Şirazi'nin gazellerinden etkilenmesi belirleyici olmuştur. Hafız'ın şiirlerinde karşılaştığı metafizik derinlik, aşk anlayışı ve sembolik anlatım, Goethe'nin kendi poetikasını yeniden şekillendirmesine katkı sağlamıştır. Ancak bu etkileşim, Doğu şiirinin biçimsel bir taklidinden çok, iki farklı kültürel geleneğin yaratıcı bir sentezi niteliğindedir. Goethe, Hafız'ı yalnızca örnek aldığı bir şair olarak değil, düşünsel anlamda diyalog kurduğu bir entelektüel eş olarak konumlandırmaktadır.

Doğu-Batı Divanı on iki kitaptan oluşmakta ve aşk, doğa, din, kader, bilgelik, insanın varoluşu ve kültürlerarası iletişim gibi çok katmanlı temaları işlemektedir. Şiirlerde İslam kültürü, Kur'an'a yapılan göndermeler, İran şiir geleneği ve tasavvuf düşüncesine ait semboller dikkat çekmektedir. Bununla birlikte eser, herhangi bir dinî veya kültürel sistemi yüceltme amacı taşımamakta aksine farklı medeniyetlerin ortak insani deneyimler etrafında nasıl buluşabileceğini göstermektedir. Bu yönüyle eser, yalnızca edebî bir metin değil, aynı zamanda kültürel diyalog üzerine geliştirilmiş felsefi bir metin olarak da değerlendirilebilir.

Kitabın en güçlü yönlerinden biri, kültürlerarası etkileşimi romantik dönemin estetik anlayışıyla başarılı biçimde birleştirmesidir. Goethe, Doğu kültürünü egzotik ve uzak bir dünya olarak sunmak yerine, Batı düşüncesinin gelişimine katkı sağlayabilecek entelektüel bir kaynak olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, dönemin Avrupa merkezci söylemine eleştirel bir alternatif oluşturması bakımından önem taşımaktadır.

Bununla birlikte eser, günümüz okuyucusu açısından bazı güçlükler de içermektedir. Şiirlerde yoğun biçimde kullanılan semboller, mitolojik göndermeler, İslam tarihi ve klasik Fars edebiyatına ait referanslar, konuya yabancı okuyucuların metni anlamasını zorlaştırabilmektedir. Ayrıca şiirlerin felsefi yoğunluğu, eserin tek seferde okunmasından ziyade açıklayıcı dipnotlar ve tarihsel bağlam eşliğinde değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Eser, farklı medeniyetlerin birbirini nasıl algıladığı ve kültürel etkileşimin edebiyat aracılığıyla nasıl kurulabileceği konusunda zengin bir inceleme alanı sunmaktadır. Özellikle küreselleşme sürecinde kültürel kimlik, ötekilik ve medeniyetler arası diyalog gibi konuların yeniden tartışıldığı günümüzde, Goethe'nin yaklaşımı güncelliğini korumaktadır.

Doğu-Batı Divanı, şiir estetiğini kültürel uzlaşı düşüncesiyle bir araya getiren klasik bir dünya edebiyatı eseridir. Goethe, bu kitap aracılığıyla Doğu ve Batı arasında tarihsel olarak inşa edilen sınırların aşılabileceğini ve edebiyatın evrensel bir iletişim dili oluşturabileceğini göstermektedir.
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Doğu ile Batı Kültürlerinin Şiirsel Diyaloğu
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özgür Abacı
Seslendiren 26 Kasım 2019 14:16
Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz"...
37
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Mehmet Ali Yılmaz
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Afyonkarahisar
Tırtılın üzerindeki o canlı kırmızı, sarı, siyah ve beyaz desenler doğada "aposematik renklenme" (uyarıcı renklenme) olarak adlandırılır. Bu parlak renkler, kuşlar ve diğer avcılara "Ben zehirliyim veya tadım çok kötü, benden uzak dur!" mesajı verir. Arka kısmında şahin güvesi tırtıllarına özgü küçük kırmızı bir boynuz (kuyruk çıkıntısı) bulunur, bu yapı tehlikeli gibi görünse de aslında zararsızdır.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbulÜcretsiz11 Temmuz
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu Büyük Bilim Quiz Gecesi
11 Temmuz 2026 18:00 tarihinden 11 Temmuz 2026 22:00 tarihine kadar.

🧠 Bilimin eğlenceli yüzüyle tanışmaya hazır mısınız?

Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu olarak sizleri Büyük Bilim Quiz Gecesi'ne davet ediyoruz!

Bilim tarihi, evrim, uzay, psikoloji, teknoloji ve güncel bilim konularında hazırladığımız sorularla bilginizi sınarken keyifli bir akşam geçirecek, diğer bilim meraklılarıyla tanışma fırsatı bulacaksınız.

Sorular yalnızca bilgiye değil; gözlem, mantık ve muhakeme becerilerinize de hitap edecek. Çoktan seçmeli soruların yanı sıra görsel tur, tahmin soruları ve sürpriz bölümler de sizleri bekliyor.

🏆 Dereceye giren ilk 3 katılımcıya özel ödüller:

🥇 1.'lik: %30 indirim kuponu

 🥈 2.'lik: %20 indirim kuponu

 🥉 3.'lük: %10 indirim kuponu

🎁 İndirim kuponları Agora Bilim Pazarı'nda satılan tişört, sweatshirt ve kahve ürünlerinde geçerlidir.

📅 11 Temmuz Cumartesi

 🕕 18.00

 📍 Pas & Sons Coffee | Avcılar

 🎟️ Katılım ücretsizdir. Kontenjan sınırlıdır. Katılım için Google Form üzerinden kayıt oluşturmanız gerekmektedir.

Bilimle dolu, bol kahkahalı ve tatlı bir rekabetin yaşanacağı bu akşamda siz de yerinizi alın! 🚀

Devamını Göster
9
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Dünya'nın hiçbir yerinde mutlak özgürlük bulunmaz. Özgürlük, her zaman görelidir."
Zhang Jie
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)