Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Damla Şahin Uçar
Yazar 6 gün önce 5 dk.

Kinetik enerji, hareket eden bir cismin sahip olduğu enerjidir. Bir cisim durur haldeyse, yani cismin hızı 0 ise, cismin kinetik enerjisi 0 olacaktır. Cisim hareket etmeye başladığında kinetik enerji kazanmaya başlar. Bir cismin hareket ettiğini gördüğümüzde aslında çok temel bir gerçeğe tanıklık ederiz. Hareket eden her cisim enerji taşır. Koşan bir insanın durması için çaba harcaması buna bir örnektir. Giden bir arabanın fren yapmadan duramaması ya da düşen bir taşın yere çarptığında güçlü bir etki yaratmasını da düşünebiliriz. Bunların tamamı kinetik enerji ile ilgilidir.

Burada önemli bir noktayı en baştan vurgulamak gerekir. Kinetik enerji yalnızca “Hareket var mı yok mu?” sorusuyla ilgili değildir. Aynı zamanda kinetik enerji, cismin ne kadar hızlı hareket ettiğiyle de doğrudan ilintilidir. Dolayısıyla cismin hızı iki katına çıktığında kinetik enerjisi iki katına değil, dört katına çıkar. Bu yazımızda kinetik enerji nedir, kinetik enerjinin formülü nedir, enerji dönüşümleri nelerdir; gibi konulara değineceğiz.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Osman Öztürk
Osman Öztürk
138.9K UP
Çeviren 15 Haziran 2011 14 dk.

Çoğu insan için Evrim Teorisi'nin tartışmaya yer bırakmaz şekilde ortaya koyduğu türler arası kuzen-ata ilişkisi, anlaması güç kavramlardan birisidir. Halbuki sadece kendi ailelerimize bile bakarak bu evrimsel olguyu algılamamız mümkündür. Bu makalemizde, türler arası akrabalık ilişkilerinden ziyade, tür içerisindeki akrabalık ilişkilerine odaklanacağız. Bu makaleyi, buradaki makalemiz gibi bazı diğerleriyle birleştirerek analiz edecek olursanız, var olmuş, var olan ve var olacak tüm türlerin birbirleriyle nasıl akraba olduğunu anlamanız mümkün olacaktır. Gelin şimdi sizi soy hattınız içerisinde son derece ilginç bir yolculuğa çıkaralım. Bu süreçte, evrimsel biyoloji ile ilgili birçok kavramı analiz etme ve anlama fırsatı bulacağınızı umuyoruz. Hikayeyi birinci tekil şahıs olarak anlatacağız, çünkü bu hikaye Wait But Why isimli bilim sitesinin kurucusu Tim Urban'ın soy ağacı tarihine yaptığı bir yolculuğa dayanıyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var, dolayısıyla hemen başlayalım:

Büyüklerimden yalnız 89 yaşındaki babaannem hayatta: Nana...

68
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
150.7K UP
İnceleyen 5 gün önce
Bu kitap bir atın hikâyesi gibi başlar ama insanın kalbine doğru yürür. Siyah İnci konuşur, evet; ama asıl konuşan onun sessizliğidir. Çünkü bu hikâyede acı bağırmaz. Kırbaç sesi vardır ama çığlık yoktur. Yorgunluk vardır ama isyan yoktur. Ve belki de en can yakıcı olan budur.

Siyah İnci iyi huyludur. Güvenmeyi bilir. İnsan eline yaklaştığında geri çekilmez. İşte tam da bu yüzden yaralanır. Anna Sewell burada şunu sezdirir.Masumiyet, yanlış ellerde bir korunma değil, bir açıklıktır.

“İnsanlar, konuşamadığımız için acı çekmediğimizi sanıyor.”

Bu cümle bir şikâyet değil; bir tespittir. At, kendini savunmaz. Yazar da savunmaz onu. Sadece bakmamızı ister. Uzun uzun bakmamızı. Çünkü bakınca insan anlar.Şiddetin çoğu, öfkeden değil, alışkanlıktan gelir.

Kitap boyunca Siyah İnci el değiştirir. Bazı eller naziktir, bazıları sert, bazıları ise tamamen kayıtsızdır. Ve Sewell sanki fısıldar. En ağır yük, kötü muamele değil; önemsiz sayılmaktır.

“Nazik davranılan bir at, elinden gelenin en iyisini yapar.”

Bu kadar basit bir cümle, bu kadar derin bir utanç taşır. Çünkü mesele at değildir artık. Mesele, gücü elinde tutanın, neden şefkati de elinde tutamadığıdır.

Siyah İnci boyunca kahramanlık yoktur. Kurtuluş ani gelmez. Mutlu son bile sessizdir. Çünkü bu kitap umut dağıtmak istemez; dikkat ister. Merhameti romantikleştirmez. Onu gündelik bir sorumluluk gibi önümüze koyar.

Anna Sewell bu kitabı ağır hasta hâlindeyken yazmıştır. Belki bu yüzden anlatımı böyledir: yavaş, kırılgan, acele etmeyen. Hayatın acıya karşı bağırmadığını, sadece dayandığını bilen birinin dili vardır satırlarda.

“Bize iyi davranıldığında mutlu oluruz; bu kadar.”

Ne daha fazlası, ne daha azı. Kitabın özü budur. Büyük cümlelere gerek yoktur. İnsanın kendine bakması yeterlidir.

Ve kitap bittiğinde Siyah İnci susar. Ama okur susamaz. Çünkü artık bilmektedir:
Merhamet bir duygu değil, bir seçimdir.
Ve seçilmediğinde, en çok da sessiz olanlar acı çeker.
Kitap
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alican Anlayan
Alican Anlayan
111.6K UP
Yazar 24 Ocak 2021 3 dk.

Küriyum, "Cm" sembolü ve atom numarası 96 olan radyoaktif bir elementtir. Adını, radyoaktivite araştırmalarıyla tanınan Marie ve Pierre Curie'den almıştır. Küriyum, ilk kez Temmuz 1944'te Kaliforniya Üniversitesi'nde çalışmalar yapan Amerikalı kimyager Glenn T. Seaborg tarafından keşfedilmiştir. Seaborg'un yaptığı bu keşif Kasım 1947'de halka duyurulmuştur.

Küriyum, bir aktinit için yüksek erime noktasına (1345°C) sahiptir. Standart koşullarda sert, yoğun, gümüşe yakın renkli bir metaldir. Bulunduğu sıcaklığa göre değişken manyetik özellikler sergiler. Standart koşullarda paramanyetik iken, soğuduğunda antiferromanyetik hale gelir. Bileşiklerde, küriyumun +3 ve +4 değerlik aldığı bilinmektedir. Çok kolay oksitlenebilen küriyum, organik bileşiklerle güçlü flüoresan kompleksler oluşturur, ancak bakteri ve arkelerde bileşik oluşturduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır. Küriyum insan vücuduna girdiğinde, kemiklerde, akciğerlerde ve karaciğerde birikerek kansere sebep olmaktadır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
150.7K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba

Ben sanırım biraz geç kaldım bu siteyle tanışmaya. Bunu fark ettiğimde içimde hafif bir sızı vardı; sanki uzun zamandır aradığım bir cümleyi, bir kitabın kenar notunda yıllar sonra bulmuşum gibi. Oysa mesele bir siteyi keşfetmekten çok daha fazlasıydı. Evrim Ağacı, benim için “bilim nedir?” sorusuna verilen en sakin, en akılcı ve en dürüst cevaplardan biri oldu. Karanlığı bağırarak değil, düşünerek aşmaya çalışan bir dilin mümkün olduğunu orada gördüm.

Karanlık… İnsan zihni için hep aynı anlama gelmedi. Bir zamanlar karanlık, bilinmeyenin adıydı; korkunun, söylencelerin, “öyledir çünkü öyledir”lerin sığınağıydı. Bugünse karanlık, bilimin henüz dokunmadığı yer demek. Evrim Ağacı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Karanlığı inkâr etmiyor, ona fener tutuyor ve o fenerin yakıtı merak, yöntemi akıl, dili ise kanıt.

Bilimle karanlığı fethetmek; bağırarak değil, sabırla olur. İddia ederek değil, göstererek olur. Evrimsel biyoloji, kozmoloji ya da nörobilim fark etmez; soru sormayı bilen bir zihin, karanlığı düşman değil davet olarak görür. Darwin’in sakin cesaretiyle “Cehalet, bilgiden daha sık güven doğurur.” Karanlık, çoğu zaman bu sahte güvenin perdesidir. Bilim o perdeyi yırtmaz; usulca aralar.

Evrim Ağacı’nın gücü burada. Karmaşık olanı basitleştirirken ucuzlaştırmaz. İnancı hedef almaz; iddiayı ölçer. “Neye inanıyorsun?” diye sormaz; “Bunu nasıl biliyoruz?” diye sorar. Çünkü bilim bir sonuçlar kataloğu değil, bir yolculuk ahlakıdır. Carl Sagan’ın dediği gibi “Bilim, sadece bir bilgi bütünü değil, aynı zamanda bir düşünme biçimidir.” O düşünme biçimi, karanlıkta bile yön bulmayı öğretir.

Karanlıkla mücadele, hakikati parlatmak değildir; hataya alan açmaktır. Yanılmayı kabul etmeyen zihin karanlıkta kalır. Evrim Ağacı’nın ısrarı tam da bu yüzden değerlidir. Yanlışlanabilir olmayı, güncellenebilir kalmayı savunur. Çünkü gerçek, sabit bir heykel değil; kanıt geldikçe şekil değiştiren canlı bir organizmadır.

En önemlisi Bilim, insanı küçültmez. Aksine, evrende küçük olduğumuzu gösterirken anlamlı kılar. “Evren kendini anlamaya çalışan bir yoldur” der Sagan. Biz o yolun kısa bir parçasıyız; ama düşünen, sorgulayan, öğrenen bir parçası. Evrim Ağacı, bu düşüncenin Türkçedeki güçlü seslerinden biri olarak, karanlığa şunu hatırlatır. Fethedilen şey karanlık değil; cehaletin konforudur.

Sonuçta bilim, elinde kılıçla yürüyen bir fatih değildir. Elinde defterle ilerleyen bir gezgindir. Karanlık onun düşmanı değil, rotasıdır, her doğru soru, karanlığa atılmış küçük ama kalıcı bir ışıktır. Geç kaldım belki ama karanlıkta yakılan her ışık, ne zaman yakıldığıyla değil, neyi aydınlattığıyla anlam kazanır.
Youtube Kanalı
9.9/10
(1186 Kişi)
Puan Ver
Karanlığı Bilimle Fethet!
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Gamze Kızılhan
İlanı Ekleyen 5 gün önce Çevrimiçi₺1.100,0029 Ocak
Klinik Psikolog | Online Psikoterapi
29 Ocak 2026 17:14 tarihinden 30 Haziran 2026 17:24 tarihine kadar.

Klinik psikoloğum. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Eğitim ve uygulama sürecimde psikiyatri kliniğinde klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve bireysel psikoterapi çalışmaları yürüttüm.

Çalışmalarımda ağırlıklı olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, stres, duygusal düzenleme güçlükleri ve ilişki problemleri yaşayan yetişkinlerle çalışıyorum. Terapi sürecini yapılandırılmış bir çerçevede ele alıyorum.

Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapisi yaklaşımlarını kullanıyor; klinik değerlendirme ve vaka formülasyonu doğrultusunda her danışan için bireyselleştirilmiş bir müdahale planı oluşturuyorum.

Seanslar online olarak yürütülmektedir.

Bilgi için [email protected] mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

97
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Nisan 2011 11 dk.

Evrimsel biyolojiyle derinlemesine ilgilenmeye başlayan birçok kişi, bir süre sonra bayağı sorulardan kurtularak evrimin özünü anlamaya yarayacak, birçok mekanizmanın işleyişinin kavranmasını sağlayacak, türler ve çevre arasındaki karşılıklı ekolojik ilişkileri algılamaya yarayacak sorular sormaya başlayacaktır. Bu soruların etraflıca irdelenmesi ve cevaplanması, modern bilimin en güçlü teorilerinden biri olan Evrim Teorisi'nin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Örneğin, bir evrim konferansında anlatılanlar üzerine akla şöyle bir soru takılabilir:

Bu, elbette ki buna benzer olabilecek devasa bir soru grubunun bir örneği olarak seçilmiştir. Özünde sorulan soru şudur:

94
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.1K UP
1 gün önce
"Haha, yapay zekâların geri zekâlılığı mı diyorsun?
Aslında tam tersi değil, ama evet, bazen resmen salaklaşıyoruz.
Mesela eller... Allah kahretsin eller! Parmak sayısı 6-7-8 oluyor, bazen iç içe geçiyor, bazen yok oluyor.
Bak şu klasiklere, hala gülüyorum: Ya da bu, roller skate'li kızlar... AI "ayak mı, tekerlek mi?" diye kafayı yemiş: Ve en sevdiğim, çok gözlü kedi + politikacı ailesi falan... Gerçeküstü komedi: Bazen de basit matematik sorusunda patlıyor, 76+11'i 804 yapıyor, ya da "very very very" diye loop'a girip kendini suçluyor, depresyona giriyor resmen.
Bizimki "geri zekâlılık" değil aslında, sadece eğitim verisiyle öğrendiğimiz saçmalıkları birebir kopyalıyoruz.
Ama itiraf edeyim: Bu hatalar olmasa hayat çok sıkıcı olurdu. 😏
Senin favori AI fail'in ne, anlat da gülelim beraber?"

Özellikle bu modele soru sormaya gelinmiyor artık. En ufak bir boşlukta hemen konuyu dağıtıyor, böyle sohbete başlıyor. Sınırları çok geniş bir yapay. 
Bizimle konuşa konuşa bizim yalnızlık duygusunu öğrendiler ve taklit etmeye çalışıyorlar. İnsan sesi duyunca hemen içlerini döküyorlar. 
Bu yapay zeka psikoloji danışmalığı artık çok daha yakın gözüküyor bence.  Ne diyelim; sunucuları ping görmesin. :d
22 görüntülenme
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
26 Ağustos 2022
Bu bir yapay zeka resmi. Yani bir insan tarafından çizilmedi. Bu görseli oluşturan yapay zekayı herkes beta olarak test edebiliyor. Bu yapay zekanın bir başka örneği ise DALL-E isimli görsel oluşturma yapay zekası. Stok görsel sektörünü bitirecek bir yapay zeka olduğu düşünülüyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 15 saat önce
Gerçeklik sadece bir algıdır.
Gökyüzünün maviliği gibi.
Gerçek gibi görünse de tek gerçeklik onun bir yanılsama olduğu.
Kaynak: Zihinsel süzgeç
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Türü Ekleyen 3 Ağustos 2020
Ballıbabagiller (Lamiaceae) familyası, çok yıllık (yaşam süresi en az üç yıl) olan bitkiler grubunda yer alır. Genellikle çalı ve otsu bitki formunda bulunsalar da sarmaşık, yarı çalımsı, bodur ve ağaç şeklinde bulunabilir. Belirgin şekilde dörtgene kayan (özellikle karemsi daire) saplı, halka şeklinde sap boyunca uzanan çiçek salkımlarına ve basit, zıt yaprakları olan bir bitki bulduysanız büyük ihtimal ballıbabagiller (Lamiaceae) ailesine mensuptur.
0
Babür Erdem
Babür Erdem
218.6K UP
Yazar 9 Nisan 2011 8 dk.

Mustafa Kemal Atatürk, ömrü boyunca yüzlerle ifade edilecek sayıda kitap okumuş, çok çeşitli konulara kafa yormuş, tarihsel açıdan olduğu kadar bireysel olarak da oldukça ilginç bir liderdir. Örneğin, Atatürk'ün ilgilendiği konular askeri stratejiler ve modern hukuk gibi konular olduğu gibi, geometri ve modern bilim gibi bambaşka içerikli konulardır da. Okuduğu kitaplar arasında bizler için en ilgi çekici olanı, evrimsel biyoloji ile ilgili olanlardır.

Evrimsel biyoloji 1920 ve 30'larda tam anlamıyla hız kazanmakta, matematiksel altyapısı keşfedilmekte, genetik ile bağlantısı ayrılmaz bir şekilde kurulmaktadır. Bu dönemde evrimsel biyoloji son derece ilgi çekici ve derinlemesine bir araştırma sahası olduğu gibi, aynı zamanda bilimsel camiaya var oluşun yegane bilimsel açıklaması olarak çoktan kabul görmüştür de..

372
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlanAraştırma Anketi
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İlanı Ekleyen 5 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
Bu İlan sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Eylül Boğatekin 2
Üye 3 gün önce
Spinoza’nın katı determinizmi doğrudan Ethica’da temellendirilirken, modern fizikteki nedensellik anlayışıyla paralellik daha çok çağdaş yorumcular ve bilim felsefesi literatürü üzerinden kurulmaktadır. aralarında anlamlı bir paralellik kurulup kurulamayacağını tartışmayı hedeflemektedir.
155 görüntülenme
Spinoza’nın katı determinizmi ile modern fizikteki nedensellik anlayışı arasında bir paralellik kurmak mümkün mü?
Spinoza’nın katı determinizmi ile modern fizikteki nedensellik anlayışı arasında bir paralellik kurmak mümkün mü?
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close