Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 3 Temmuz 2021
Bulutlar kale olsaydı eğlenceli olmaz mıydı? Odada koltukta bulunan çamaşırlar süper kahraman olsaydı eğlenceli olmaz mıydı? Eğer Mars‘taki kaya tepeleri, insan yüzünün gezegenler arasındaki anıtları olsaydı eğlenceli olmaz mıydı? Ancak bulutlar yüzen su ve buz damlalarından oluşur. Çamaşırları oluşturan ise pamuk, yün veya plastiktir. Mars‘taki Yüz gibi isimlerle bilinen ünlü Mars kayası, daha iyi görüntülerde açık bir şekilde görüldüğünde oldukça doğal duruyor. Gerçeklik sıkıcı mı? Neden bazı bulutların yağmur oluşturduğunu kimse bilmiyor. Kimse Mars‘ta hiç yaşamın gelişip gelişmediğini bilmiyor. Kimse odadaki çamaşırların neden bira gibi koktuğunu bilmiyor. Bilimsel keşifler sadece gizemleri çözmekle kalmıyor aynı zamanda yeni bilgileri, büyük gizemleri ve daha derin soruları ortaya çıkarıyor. İnsanlık evrenimizi keşfe devam ederken, belki de keşif yoluyla eğlence daha yeni başlıyor.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Turan Zeybek
Turan Zeybek
116.1K UP
Üye 3 gün önce Henüz cevap yok.
Fruktoz en tatlı disakkarittir malumunuz. Meyvelerin bir sütten veya bir ekmekten daha tatlı olması neye bağlı olabilir ki
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasanali Koç
Hasanali Koç
107.1K UP
Yazar 10 Şubat 4 dk.

Yüz, insan vücudunun en hassas ve en karmaşık yapılardan biridir. Görme, koku alma, tat alma ve dokunma gibi hayati duyularımızın merkezi konumunda olması nedeniyle sinir yoğunluğu yüz bölgesinde oldukça fazladır. Bu yazımızda, yüzümüzde neden daha fazla sinir olduğunu evrimsel ve biyolojik olarak anlatmaya çalışacağız.

Evrimsel açıdan bakıldığında, yüz bölgesi hayatta kalmak için kritik duyuları bünyesinde barındırır. Görme, işitme ve koku duyuları tehditleri algılamamızda rol oynamaktadır. Bu duyular, insanın çevresindeki tehlikeleri erken fark etmesini sağlayarak hayatta kalma şansını arttırır.

47
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Mercekli teleskop (ya da refraktör teleskop), aslında teleskop denildiğinde akılda ilk canlanan teleskop türüdür. Işığın kırılma prensibine dayanır. Bu sistemlerde paralel gelen ışık ışınları, teleskobun önündeki birincil mercek tarafından kırılarak bir odak noktasında toplanır. Bu odak noktasındaki görüntü, bir göz merceği ya da elektronik algılayıcı aracılığıyla incelenir.

Mercekli teleskoplar, Galileo Galilei’nin 17. yüzyılda astronomik gözlemlerini gerçekleştirdiği tasarımın doğrudan bir evrimidir ve günümüzde özellikle gezegenler, Ay ve parlak derin gökyüzü cisimlerini gözlemlemek için hâlâ yaygın bir seçimdir.[1]

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
7
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 1 saat önce
Koku, yüzeyde bir seri katil hikayesi gibi dursa da, aslında erken kapitalizmden kitle psikolojisine, sınıf görünmezliğinden ahlakın nasıl kolayca çözülebildiğine kadar uzanan karanlık bir uygarlık eleştirisi. Grenouille’in “kokusu olmaması”, alt sınıfların toplumdaki görünmezliğinin metaforu gibiyken; insanları yalnızca birer hammadde olarak algılaması, bedenin ve emeğin metalaşmasını acımasızca yüzümüze vurur. Finalde kalabalığın tek bir uyaranla ahlakını askıya alması, aklın ve ilerlemenin kutsandığı Aydınlanma anlatısına ağır bir darbedir: bilgi insanı daha iyi yapmaz, sadece daha etkili kılar. Kadın bedeninin sessizce tüketilmesi, ahlakın bir algı meselesine indirgenmesi ve iktidarın duyular üzerinden kurulması roman boyunca rahatsız edici bir berraklıkla akar. Süskind’in asıl söylediği şudur: Grenouille bir sapma değil; doğru koşullar oluştuğunda her toplumun içinden çıkabilecek bir sonuçtur.
10.0/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Perfume: The Story of a Murderer
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 9 Aralık 2014 2 dk.

Evrimsel biyoloji sahasında yapılan araştırmalar, tavukların şu anda gördüklerinden biraz daha fazla saygıyı hak ettiklerini gösteriyor.

68 milyon yıllık bir Tyrannosaurus rex (T. rex) fosilinden izole edilebilen ufak bir protein parçasının, günümüzde yaşayan 21 modern tür ile 1 soyu tükenmiş mastodonun aynı proteinleri ile kıyaslanması sonucu yapılan evrimsel analiz, dinozorların günümüzdeki kuşlarla evrimsel akrabalığı bulunduğunu bir kez daha doğruladı.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Mart 2014 13 dk.

Evrimden söz ederken aklımızda bulundurmamız gereken en önemli şey, bireylerin değil popülasyonların evrimleştiği gerçeğidir. Dolayısıyla evrimsel bir analizin ilk adımı, popülasyonları anlamak ve analiz etmekten geçer. İşte bu yazımızda, popülasyonları anlamak adına ufak bazı adımlar atacağız. Umuyoruz ki faydalı olacaktır.

İlk olarak bazı soru işaretlerini giderip, bazı gerçeklerden bahsedelim: hiçbir türün tekil birey evrimleşmez. Yani siz ya da ben asla evrimleşmeyeceğiz. Biz neysek, oyuz. Ömrümüz boyunca değiştik ve değişiyoruz, değişeceğiz de... Ancak bunların hiçbiri evrimsel değişimler değildir. Bunlar, ömrümüz içerisinde geçirdiğimiz gelişimsel değişimlerdir. Bu değişimlerin doğrudan evrimsel bir anlamı yoktur. Elbette dolaylı yoldan evrimsel gidişatı etkileyebilir; örneğin kas yapıyor olmanız, vahşi doğada hayatta kalma şansınızı kısmen arttırabilirdi. Ancak bu kaslı yapınız, evrimsel bir anlam taşımaz; çünkü neredeyse hiç kalıtsal değildir (epigenetik faktörleri şimdilik göz ardı ediyoruz). Dolayısıyla sizin kaslı olmanız, yavrularınızın da kaslı olacağı anlamına gelmez. İşte bireyin ömrü içerisinde geçici olarak edindiği bu değişimlere modifikasyon, bu modifikasyonların toplamında meydana gelen değişime ise gelişim denir. Modifikasyon, genellikle sonradan kazanılan ve geçici olan özellikler için kullanılır: kas yapma bir örnektir, diğer tipik örneği ise ten renginin güneş altında bronzlaşmasıdır. Bunlar, bu değişimlere neden olan faktörler ortadan kalkarsa zaman içerisinde yok olurlar: eğer ki güneş altında durmazsanız, teniniz eski rengine dönecektir. Kas yapmayı bırakırsanız, kaslarınız eski haline dönecektir. Ancak gelişimsel her değişim geri dönmez: ömrünüz boyunca boyunuz uzar, bilgileriniz artar, dişleriniz değişir, vs. Bunların hiçbiri zaman içerisinde geri dönmez. Fakat yine de bu değişimler evrimsel anlam ifade etmez, çünkü bu değişimler kalıtsal değildirler.

88
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Haziran 2013 39 dk.

Dünyanın dört bir yanındaki polisler, askerler ve güvenlik güçleri, isyan kontrolü (İng: "riot control") adıyla bilinen bir dizi protokole uymaktadırlar ve bu kapsamda birçok farklı yöntemle ülke yönetimlerinin hoşuna gitmeyen protesto, ayaklanma veya isyanları bastırmakta veya bastırmaya çalışmaktadırlar. Burada "isyan kontrolü" adıyla bahsedeceğimiz konu, illa bir "isyan" olması gerekmemekte, her türlü protesto, gösteri ve benzeri anayasa tarafından korunan ve hatta ödev olarak verilen hakları içermektedir (yani bir bir "şapka terim" olarak kullanacağız, kolaylık açısından). İsyan kontrolünün belli adımları bulunmaktadır ve en düşük şiddetten başlayarak giderek sertleşmektedir.

İsyan kontrolünün esasında ilk adımı, yüksek ve rahatsız edici sesler uygulamaktır. Çünkü insan beyni ani olarak sesle uyarıldığında ürkecek ve içinde bulunduğu durumu değerlendirerek kurtulma yolları arayacaktır. Bu psikolojik mücadele, çoğu zaman güvenlik güçleri tarafından es geçilir, çünkü neredeyse hiçbir zaman işe yaramaz. Bunun da sebebi isyanın amacına psikolojik olarak odaklanmış bir beynin, her hayvan türünde (dolayısıyla ve elbette insanda) gördüğümüz kaç veya savaş seçiminden ikincisine yönelmesi daha muhtemel olmaktadır. Öfke, azim, kararlılık, istek, vb. duyguların bunda etkisi büyüktür.

108
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Akdeniz’in Üzerinde Meteor ve Samanyolu

Bu görüntüyü unutulmaz kılan şey, titiz bir planlamaydı. Önce, bu yılki Perseid Meteor Yağmurunun başlangıcına denk gelen bir gece seçildi. Ardından, parlak Ay doğup da gecenin aydınlığını ele geçirmeden önceki saatler hedeflendi. Etkileyici ön plan için de Akdeniz kıyısında, Fransa’nın Le Dramont bölgesindeki kayalık bir plaj tercih edildi. O sırada île d’Or adası, Samanyolu Gökadasının merkez şeridinin ürpertici biçimde aşağı doğru indiği hattın yakınında konumlanıyordu. Her şey hazır olunca ve hava da yardımcı olunca, bu gerçeküstü görünen gece manzarası için gereken tüm kareler 15 dakika içinde çekildi. Göremediğiniz şey ise şu: Astrofotoğrafçı o gece babasını da yanında getirmişti. Babası modern gökyüzü çekim tekniklerinde usta olmasa da, bir zamanlar çocuğuna gökyüzünü öğretmeyi kendine görev edinmişti.

23 Ağustos 2022 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Julien Looten
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, Ordu
görsel olarak tükürüğe benzeyen köpürtülmüş bitki özsuyundan oluşan bir örtü üreten nimf evresiyle tanınır. Köpük çeşitli amaçlara hizmet eder. Nimfleri yırtıcıların ve parazitlerin görüşünden saklar ve ısıya ve soğuğa karşı yalıtım sağlayarak hem ısı kontrolü hem de nem kontrolü sağlar. Bazı türleri ciddi tarımsal zararlılarıdır .
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Terzi
İrem Terzi
70.2K UP
5 gün önce
Henüz #üniversite 'ye geçmemiş kişilere belki biraz fikir olur, videoda da değinildiği gibi okuldan verim almaya bakmayan her şeyden şikayet eden ve başarısız bitirip sonra da 'ne işime yaradı' diyen bir kitle var gerçekten ve sayıca çok fazlalar. 70 kişi kayıt yaptırmıştı ilk sene ama son sınıfta 20 kişiyiz ve hakkıyla okuyan 3-5 kişi belki anca var. Bir grup sürekli her şeyden şikayet ediyor. Hocalar biraz detay soru sorsa hemen şikayet ediyorlar ve hoca egoist bencil onlara takmış oluyor (öyleleri de vardır da bizde yok). Hem yüksek puan almak istiyorlar hem de okula dönüşümlü gelip imza atıp kopya çekmek istiyorlar. Arkadaşlar üniversite böyle okunacak bir yer değil.

102 görüntülenme
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 saat önce 13 dk.

Dünya'nın atmosferi, belirli enerjilere sahip fotonlar için geçirgen değildir. 1015 ile 3x1016 Hz arasında enerjiye ve 10 nm ile 300 nm arasındaki dalga boyuna sahip moröte de bunlardan biridir. Atmosferimizde bulunan moleküller, bunlardan başlıcası ozon, morötenin atmosferden geçmesine izin vermez. Elbette bu, tüm moröte dalgaların engellendiği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple özellikle yaz günleri, Güneş ışığı altında uzun süre kalmak, oldukça fazla moröteye maruz kalmak anlamına gelir. Fakat geçen bu moröte miktarı, atmosfere gelen ile kıyaslandığında oldukça azdır. Dolayısıyla morötede astronomik gözlemler yapabilmek için atmosferin dışına, uzaya çıkmalıyız.

Moröte astronomi, evrendeki en sıcak ve en enerjik fiziksel süreçleri anlamaya destek olur. Yıldızların üst atmosferleri, yıldız rüzgârları, sıcak beyaz cüceler, genç yıldızların çevresindeki akresyon diskleri ve yıldızlararası ortamın iyonize bileşenleri moröte dalga boylarında güçlü tayfsal izler bırakır.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.0K UP
2 gün önce
Localhost'ta çalışırken ağın kusursuz, gecikmesiz bir hat olduğunu varsaymak en büyük tuzağımız. Gerçek dünyada o paket 3 saniye geciktiğinde kullanıcı butona tekrar basar. Sadece arayüzde butonu "disabled" yapmak yetmez; backend tarafında idempotency (tekrarlanamazlık) kurgusu yoksa, o çift tıklama veriyi bozar veya kartı iki kez çeker. Hız önemli ama ağın kaosuna ve sabırsız parmaklara dayanıklı bir yapı kurmak asıl mühendislik. Sizin sisteminiz "tekrar dene" butonuna ne kadar hazır?
57 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Efekan Remzi Bahar
Üye
Beni bilime, öğrenmeye, araştırmaya vs. yönelten şeyler arasındaki en büyük etkenlerden biri olan, sevgili Evrim Ağacı! Aşıladığınız tek şey bilgi değil, öğrenme kültürü. Bu da ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, belki de en çok ihtiyaç duyduğu. Bu yoldaki emekleriniz çok değerli, teşekkürler. Nice 20-30-40...lı yaşlara!
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close