Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Tüm Reklamları Kapat
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soru insanın zihnini hem bilimkurguya hem de felsefenin en derin kuyularına aynı anda atıyor. Şunu hissediyorum, burada asıl mesele “yaşamak” değil, “ben olarak devam etmek.” Ölmemek değil, yok olmamak ve bu ikisi sandığımız kadar aynı şey değil.

Önce bilim kısmına bakacak olursak. Bugün için bir insan beynindeki tüm sinaptik bağlantıları, moleküler düzeydeki değişimleri ve dinamik elektriksel aktiviteyi eksiksiz haritalayıp başka bir beyne aktarmak teknik olarak mümkün değil. İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar nöron ve trilyonlarca sinaps var. Hafıza yalnızca “bilgi” değil; bağlantı örüntüleri, kimyasal modülasyonlar ve sürekli değişen ağ dinamikleri demek. Nörobilimci Eric Kandel’in söylediği gibi, “Hafıza, nöronlar arasındaki bağlantıların gücünde meydana gelen değişikliklerle depolanır.” (Kandel, 2006). Yani hafıza bir dosya değil; yaşayan bir süreç.

Tüm Reklamları Kapat

Bazı nörobilimciler ve transhümanistler, eğer beynin tüm bağlantı haritası (connectome) çıkarılabilirse bilincin bir tür “bilgi örüntüsü” olarak kopyalanabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre kimlik, maddeden çok organizasyona bağlı. Marvin Minsky’nin yaklaşımı buna yakındır: zihin, karmaşık bir bilgi işleme sistemidir. Eğer yapısal düzen korunursa bilinç de korunabilir. Ama bu hâlâ teorik bir varsayım.

Felsefi taraf ise daha sert. Derek Parfit kişisel kimlik üzerine çalışırken şunu söyler: “Kişisel kimlik düşündüğümüz kadar önemli olmayabilir; önemli olan psikolojik sürekliliktir.” (Parfit, 1984). Yani anıların, karakter özelliklerinin ve zihinsel bağlantıların devamı varsa, kimlik bir anlamda sürüyordur. Fakat burada kritik soru şu: Bu süreklilik tekil mi olmalı?[1]

Şimdi senaryoya gelelim. Diyelim ki beynindeki tüm bilgiler klona aktarıldı. Eğer sen hâlâ burada, eski bedeninde yaşıyorsan ve klon başka bir odada gözlerini açıyorsa, ikiniz de “ben” olduğunu iddia edecek. Ama öznel deneyim ikiye bölünmüş olacak. Sen bu bedende kalmaya devam edeceksin. Klon ise kendi perspektifinden “ben devam ettim” diyecek. Burada bir çatallanma var. Süreklilik var ama tekillik yok.

Thomas Metzinger bilinç için şöyle der: “Bilinç, beynin yarattığı bir benlik modelidir.” (Metzinger, 2003). Eğer bu doğruysa, klon da aynı benlik modelini üretir. Ama o modelin öznel merkezi farklı bir biyolojik süreçte ortaya çıkar. Yani o bilinç, senin bilincinle aynı içerikte olabilir ama aynı öznel akış olmayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Asıl düğüm noktası şu: Bilinç kopyalanabilir mi, yoksa yalnızca çoğaltılabilir mi? Kopyalama teknik olarak mümkün olsa bile, fenomenolojik olarak süreklilik garanti değil. Çünkü bilinç bir veri kümesi değil; “şu anda deneyimleyen bir bakış açısı.” Ve o bakış açısının fiziksel süreçle kesintisiz devam edip etmediğini bilmiyoruz.

Eğer aktarım, beynin adım adım değiştirilmesiyle, nöronların yavaş yavaş yapay eşdeğerlerle yer değiştirmesiyle yapılsaydı (felsefede “Ship of Theseus” tarzı bir senaryo), o zaman öznel süreklilik hissi daha güçlü olabilir. Çünkü bilinç akışı kesilmezdi. Ama bir anda kopyalanıp başka bir bedende başlatılırsa, büyük ihtimalle bu sana “uyuyup uyanmak” gibi hissettirmez. Büyük ihtimalle sen ölürsün; klon ise sen olduğunu düşünerek yaşamaya başlar.

Burada dürüst olalım: Bilim şu an bu fikre inanılmaz derecede uzak. Connectome’un tam haritalanması, dinamik bilinç durumlarının çözülmesi, hafızanın eksiksiz aktarımı… Bunların hiçbiri pratik düzeyde mümkün değil. Ve daha önemlisi, bilinç ile fiziksel süreç arasındaki ilişkiyi hâlâ tam anlamıyla çözmüş değiliz. David Chalmers’ın “bilincin zor problemi” dediği mesele tam da bu: “Neden ve nasıl fiziksel süreçler öznel deneyime yol açar?” (Chalmers, 1995).

Benim akılcı yorumum şöyle böyle bir teknoloji bir gün mümkün olsa bile, bu biyolojik ölümsüzlük değil; bilgi sürekliliği olur. Senin deneyim akışın kesildiği anda, o öznel “ben” muhtemelen son bulur. Devam eden şey, senin mükemmel bir devam kopyan olur.

Ama şunu da söyleyeyim: İnsanlık tarihine baktığımızda zaten hep bunu yapıyoruz. Yazıyla, çocuklarımızla, kültürle, eserlerle hep bir tür zihinsel iz bırakma çabası. Belki ölümsüzlük, öznel süreklilikten çok, etki sürekliliğiyle ilgili.

Teşekkürederim.

Kaynaklar

  1. DEREK PARFİT. (1984). Reasons And Persons..
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
72.7K UP
Eseri Ekleyen 4 gün önce Kitap
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Mart 2013 14 dk.

21 Mart Dünya Down Sendromu Günü olarak belirlenmiştir. Bunun özel bir anlamı bulunur: 21 Mart, yani 21.3 gösterimi, Down sendromunun ana nedeni olan 21. kromozomun üçlenmesi (üç katına çıkması) olayına işaret eder. Biz de, Evrim Ağacı ailesi olarak, bu inceleme yazımızı tüm Down sendromlu okurlarımıza ve Dünya'daki tüm Down sendromlu türdaşlarımıza ithaf ediyoruz! 

Down Sendromu, az önce de belirttiğimiz üzere, bir bireyde 21. kromozomun 2 yerine 3 kopyası olmasından kaynaklanan bir kromozomal bozukluktur. Bu sebeple trizomi 21 olarak da bilinmektedir ("trizomi", "üçlenme" anlamına gelir). Aşağıda Down sendromlu bir erkeğe ait bir hücrenin içerisindeki koromozomların dağılımı gözükmektedir.

125
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Aktaran 17 Haziran 2021 3 dk.

Harvard Tıp Okulu'nda tıp profesörü ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nde doktor olan Marios Giannakis tarafından Cancer Discovery dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada, kolorektal kanser (bağırsak kanseri) hastalarında DNA hasarına işaret eden genetik mutasyonların, yüksek kırmızı et tüketimi ve kansere bağlı mortalitenin artmasıyla ilişkili olduğunu bulundu.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, 2015 yılında işlenmiş etin kanserojen olduğunu, kırmızı etin insanlar için muhtemelen kanserojen olduğunu açıklamıştı. Giannakis şöyle diyor:

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 16 Temmuz 2024 31 dk.

2024 yılı itibarıyla dünyamız, büyük teknolojik ve bilimsel gelişmelerin gerçekleştiği bir evrededir. Yapay zeka, robotik, uzay çalışmaları, kişiselleştirilmiş gen tedavileri, türdiriltimi (İng: De-extinction) ve diğer bir çok alan adeta bilimkurgu filmlerini aratmayacak şekilde ilerlemektedir. Özellikle yapay zeka ve robotik teknolojileri, uzay araştırmaları ve biyoteknoloji gibi disiplinler, geleceğin en parlak alanları olarak öne çıkmaktadır.

Modern genetik biliminin ilerlemesiyle birlikte hayatımıza giren biyoteknoloji, günlük yaşamımıza pek çok kolaylık sağlamaktadır ve ilerisi için de epeyce potansiyel taşımaktadır. Örneğin, kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları sayesinde, her bireyin genetik yapısına özel tedaviler geliştirilmekte ve böylece daha etkin ve hızlı iyileşme süreçleri mümkün hâle gelmektedir. Öte yandan tarım sektöründe, genetiği değiştirilmiş canlılar daha verimli ve hastalıklara karşı dirençli ürünler sunarken, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik konularında da biyoteknoloji sayesinde önemli adımlar atılmaktadır.

29
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
5 gün önce
Böylesi bir olgu, insanlık tarihinde unutulmazdır, çünkü o, insanın doğasında gelişmeye değin öylesi bir elverişliliği, öylesi bir yeteneği ortaya çıkarmıştır ki, hiçbir siyasa, tüm inceliklerine karşın, olayların daha önceki gelişiminden onu çıkaramazdı: Salt, insan ırkında birleşmiş olan doğa ve özgürlük, adaletin içsel ilkelerini izleyerek, bu gelişmeyi ilan edecek durumdaydı, olsa olsa belirsiz bir şekilde ve tali bir olay olarak. Ancak, bu olayın hedefine henüz varılmamış olunsa veya bir halkın Anayasasının devrimi veya reformu sonuçta başarısızlığa uğrasa, ya da hatta, belirli bir zaman sonra, (bugün bazı siyasetçilerin iddia ettiği gibi) her şey eskisine dönse bile, bu felsefi kehanet gücünden hiçbir şey kaybetmeyecektir. Çünkü bu olay, elverişli koşullar kendini gösterdiğinde, halkların hafızasına yeniden sokulmamak ve bu tipteki yeni girişimlerde yeniden hatırlatılmamak için fazlasıyla önemli, insanlığın çıkarlarıyla fazlasıyla iç içe geçmiş ve dünyanın tüm bölgeleri üzerinde etkisi fazlasıyla büyüktür.

/ Immanuel Kant'ın Fransız Devrimi üzerine düşünceleri ve Delacroix’nın “Halka yol gösteren hürriyet” adlı eseri.

34 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Arif G.
Arif G.
112.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Bazı şeyler elimizdedir, bazıları değildir. Elimizde olanlar görüşlerimiz, motivasyonlarımız, arzularımız, tiksintilerimiz.
Elimizde olmayanlar beden, mal mülk, şöhret, makam...
Kaynak: Epiktetos, Enchiridion, I. bölüm’den hareketle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ağustos 2013 24 dk.

Hayat, sağ elini kullanmayı tercih eden ("sağlak") insanlar için tasarlanmıştır. Çünkü popülasyonun %85-90 civarı, sağ elini kullanmaktadır; geriye kalan %10-15'lik kesim sol elini kullanmayı tercih eder ("solak"). İyi ama neden? Bunu belirleyen ne? El tercihi, hangi faktörlerden etkilenerek oluşuyor? Bu yazımızda, el tercihi ya da ellilik olarak bilinen bu konuya ve bunun evrimine değineceğiz.

Ellilik (el tercihi, el kullanımı) olarak bilinen ve halk arasında genelde "sağlaklık ve solaklık" olarak kullanılan bu kavramın ne yazık ki evrensel ve net bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak sıklıkla başvurulan tanımı üzerinden gidecek olursak, bir insanın günlük yaşantısı içerisinde öncelikli olarak tercih ettiği el ve ayak kullanımıdır. Yani bir şeye uzanmak için genellikle sağ elinizi kullanıyorsanız "sağlak", sol elinizi kullanıyorsanız "solak" olarak bilinirsiniz. Aynı durum ayaklar için de geçerlidir, ancak burada sadece el olarak bahsedeceğiz.

176
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Ağustos 2011 4 dk.

"Mantık hatası" kalıbı, tıpkı "teori" sözcüğü gibi günümüzde, günlük dilde farklı, bilimde ve felsefede ise farklı anlamlarda kullanılan bir kalıptır. Günlük yaşantımızda genellikle anlayamadığımız ya da anlayamayacağımız kadar karmaşık olan olaylar için “Bu işte bir mantık hatası var.” deriz. Ancak bilim dünyasında mantık hataları, günlük dildeki kullanımı kapsamakla birlikte, burada göreceğiniz gibi çok daha geniş bir alanı içine almaktadır.

Mantık Hatası (İng: "Logical Fallacy"), isimden de anlaşılabileceği gibi, temel olarak, mantıklandırma sürecinde yapılan her türlü hata anlamına gelmektedir. Ancak mantık hataları, olgusal (gerçeksel) hatalardan (İng: factual error) farklıdır. Örnekleyelim:

180
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Burak Özgan
Burak Özgan
59.2K UP
Gözlemi Yapan 12 saat önce Türkiye, Kocaeli
İzmitteki bir gölette kışlayan 12 Dikkuyruktan dişi bir birey
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Dwae8Bin ★
İnceleyen10 2 gün önce
İlk öncelikle söylemeliyim ki çok güzel bir filmdi. İzlerken uğraşıldığını ve emek sarf edildiğini hissettim. Bir müzik grubu için gayet güzel bir filmdi. Bence filme gitmek için grubu tanımaya gerek yok, filmi izlerken salondaki insanlardan zaten hazır bir elektrik alıyorsunuz. Özellikle filmde üyelerin sözleri bazen insanı düşündürüyor; "benim sevdiğim grup neler yaşıyor?" veya "bu grubu sevmeli miyim?". Herkesin gitmesini tavsiye ederim, ama bu benim şahsi görüşüm. Hareketli, rock tarzı, EDM türü müzikler seviyorsanız gidebilirsiniz. Seviyorsanız yeni bir grup keşfetmiş olursunuz. Umarım yorumum bazı insanları düşündürür -iyi veya kötü yönlü olsa da- iyi günler :)
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Şevval Yürek
Şevval Yürek
26.4K UP
İnceleyen10 19 Mart 2023
Çok enteresan ve ön göremeyeceğiniz olayların yaşandığı " yok artık !"diyeceğiniz bir film. Yaratıcı yemek sunumları ve adları,estetik çekimleri hakikaten büyülüyor insanı ve gözünüzü pek alamıyorsunuz.
Acı gerçeklere değinilmesi ve ilginç bir hikayesi olması da var tabi.Yalnız "ayy içim kalktı!" diyen hassas izleyiciler,
pek bakmasınlar fazlasıyla vahşet içeren sahnelere sahip bir filmdir kendisi
Film
9.7/10
(23 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
10
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yüzlerce Japon askerini canlı canlı yiyen timsahların hikayesini biliyor musunuz?
İbrahim Uzun
Seslendiren 23 Nisan 2023 17:33
Yansıtıcı Düşünme (İng: Reflective Practice), kendinizi geliştirmek için deneyim ve eylemlerinizi aktif olarak analiz etmek demektir. Örneğin bir atlet,...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
65
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Cansu Cenik
İlanı Ekleyen 31 Ekim İstanbul & ÇevrimiçiÜcretsiz25 Şubat
PSİKANALİTİK/PSİKODİNAMİK TERAPİ
25 Şubat 2026 19:26 tarihinden 20 Temmuz 2026 00:30 tarihine kadar.

Ben Psikolog Cansu Cenik.

Psikanalitik ve Dinamik Psikoterapi yaklaşımı ile süpervizyon eşliğinde ile online ve İstanbul'da  Anadolu ve Avrupa yakasında yüz yüze danışan kabul etmekteyim. 

Detaylı bilgi almak için e-posta ile iletişime geçebilirsiniz.

[email protected] 

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close