Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Filiz Doğan
Filiz Doğan
25.3K UP
Çeviren 6 Ocak 2014 4 dk.

Bugün biraz moralim bozuk; haydi gelin komşu boyuttaki enerjiden faydalanalım.

Sözdebilime inanç alıp başını yürümüş durumda. Baktığınız herkes, zeki insanlar bile, psişik fenomenlerden meleklere, yeni çağ iyileştirme tekniklerinden, bilim tarafından anlaşılamadığı iddia edilen antik çağların gizli güçlere dayanan sağlık konulu gizemli alanlarına kadar olan birçok şeye tamamen inanmaktadır. Paranormal fenomenlerin çoğu "enerji"ye dayanmaktadır ve bunu icra eden kişiden açıklama yapması istendiğinde, bedenin enerji alanları, evrenin enerji alanları, Chi, Prana, Orgone, negatif enerji, pozitif enerji ve benzer herhangi bir konu hakkında memnuniyetle size bir konferans verecektir. Açıkçası "enerji" kelimesinin pek çok insanın bilmediği, çok sayıda anlamı vardır.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Taner Beyter
Taner Beyter
402.5K UP
Yazar 30 Ağustos 2020 1 sa.

Ülkemizdeki felsefeci ve epistemologların büyük bir kısmı epistemoloji tarihi ile ilgilenmeye eğilimli gibi duruyor. Bu durumun doğal bir sonucu olarak çağdaş epistemolojiye dair temel metinlerin büyük bir kısmı hala dilimize çevrilmemiş durumdadır. Bu nedenle çağdaş epistemolojiye dair Türkçe literatür taraması yaptığımızda birçok kavramın Türkçeleştirilmesinin hala bir hayli zor olduğunu fark edeceksinizdir. Lütfen bu çalışmamızı okurken bu hususu aklınızda bulundurunuz.

Bu yazı sürekli güncellenecek olup çağdaş epistemolojiye ilgi duyan okuyucular ve genç felsefecilere bir izlek sunmak amacıyla Öncül Analitik Felsefe Dergisi yazarlarından Taner Beyter, Zeynep Vuslat Yekdaneh ile Asım Dilmaçünal tarafından hazırlanmıştır. İçeriğimizde hem çağdaş epistemoloji ile temas etmek adına bazı temel kavramlar ile yaklaşımları tanıtmak hem de uygun Türkçe karşılıklarını tespit etmek istedik. Bazı kavramların ve kelimelerin Türkçe karşılığının hatalı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize ulaşarak görüş bildirin.

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 1 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 6 gün önce
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin’in bürokrasiye yüksek dozda ayar verdiği en güçlü metinlerinden biridir. Nesin bu eseri 1948’de Harbiye Askerî Cezaevi’nde tutukluyken, bir arkadaşının nüfus memurluğundaki bir yanlış yüzünden kendisine ve çocuklarına kimlik çıkaramama hikâyesinden etkilenerek yazar.

Önce oyun olarak sahnelenen eser, daha sonra roman hâline getirilir. Devlete göre romanın kahramanı Yaşar; biri Çanakkale’de, biri Dersim’de olmak üzere iki kez şehit düşmüş, yetmemiş babasından da yaşlıdır. Bu yüzden ona kimlik verilmez. Gittiği her dairede “Defter yalan söylemez” cümlesiyle uğurlanır; başına gelmeyen absürtlük kalmaz. Kimliği olmadığı için emanete bıraktığı şapkasını bile alamaz. Güher Hanım gibi, seksen yaşında askere çağrılan başka “kayıp” insanlarla tanışır. Roman boyunca tekrarlanan “usulen bir tutanak tutulması” ifadesi ise sistemin ironik özeti gibidir.

Yaşar’ın “Benim hesabımla onların hesabı neden tutmuyor?” sorusuna verilen yanıt her şeyi açıklar:
Herkesin ayrı bir cevap verdiği bir sınıftan çıkmış insanların yönettiği bir düzenin hesabı, elbette tutmaz.

Lisede bu kitabı proje ödevi olarak almış, içindeki yazım ve anlatım hatalarını bulmam istenmişti. Hocama, “Aziz Nesin hata yapmaz” demiştim. Yanılmışım; pek çok hata vardı. Ama roman şunu gösteriyordu: Buradaki bozukluk dilde değil, düzenin kendisindeydi.
9.9/10
(32 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
21
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
172.5K UP
Uyarlayan 6 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Göktuğ Kaçıra
Uyarlayan 24 Ağustos 2021 4 dk.

Tropik mercan kayalığı bölgelerinde dalış yapan dalgıçlar, yıllardır herhangi bir kışkırtıcı davranışta bulunmadıkları halde son derece zehirli deniz yılanlarının saldırılarına uğruyorlardı. Deniz yılanları onlara doğru hızlıca yüzüp uzuvlarına ve paletlerine sarılıyor, hatta ısırıyordu. Avustralya'nın ulusal bilim ajansı CSIRO'da çalışan Tim Lynch ve çalışma arkadaşları, Büyük Bariyer Resifi ve Keppel Adaları'nda 1990’lardan beri raporlanan karşılaşmaları inceledi.

Dalgıçların yılanlarla olan karşılaşmalarında, yılanlar hızlı zikzaklar çizerek dalgıçlara yaklaşıyordu. Bu hareket, yavaşça süzülen meraklı yılanların davranışından kolayca ayırt edilebilir. Bu tür bir yaklaşma davranışı, araştırmacıların kafasında soru işaretleri oluşturdu: Serbestçe dolaşan bir yılan, kendisini rahatsız etmeyen, av olamayacak kadar büyük bir insandan, devasa resifin içinde kolayca kaçabilecekken, neden ona yaklaşır ve hatta ısırır? Oysaki deniz yılanlarının akrabaları olan karasal yılanlar üzerinde yapılan kapsamlı araştırmalar, bu hayvanların yaklaşan bir insanla yüzleşmekten çok kaçmayı tercih ettiğini gösteriyor. Mantıken, çoğu hayvan da bu davranışı sergiler. Peki deniz yılanları neden tam tersini yapıyor?

38
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yiğit Ertan
Yiğit Ertan
62.2K UP
Yazar 24 Ocak 2019 6 dk.

Bu yazıda matematikçileri 358 yıl boyunca uğraştıran bir problemden bahsedeceğiz. Riemann hipotezi, Poincaré sanısı gibi problemleri çözmek bir yana, problemin tanımını anlayabilmek bile çok fazla matematik bilgisi gerektirir. Öte yandan Fermat'ın (aslında "Ferma" diye okunur; dolayısıyla "Fermat'nın" şeklinde yazılması gerekir) son teoremini bir ilkokul çocuğu bile ilk görüşte anlayabilir. Bu kadar basit görünen bir problemin en büyük matematikçileri bile bu kadar zorlayacağı kimin aklına gelirdi?

Fermat'ın son teoremi arkasında çok derin bir matematik barındırmaktadır. Biz burada çok fazla detaya girmeden çözüme nasıl ulaşıldığını açıklamaya çalışacağız. a2+b2=c2 denklemini sağlayan a, b, c üçlülerini bulmanızı isteseydik cevaben ne derdiniz? 3, 4, 5 veya 5, 12, 13 gibi değişik çözümleri saniyesinde söylerdiniz. Peki kuvvetler 2'den büyük tam sayılar olduğunda bu denklemi sağlayan üçlüleri bulun deseydik ne olurdu? Çok basit, bulamazdınız... Şöyle ki:

227
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı
Çeviren 18 Ocak 2018 15 dk.

Sadece 72 saat içinde görme yeteneğimi tamamen kaybettim, ellerim ve ayaklarım sanki bir buzla kaplanmış gibiydi. Karanlığın içine hapsolmadan önce, bilinmeyen bir virüsün sebep olduğu ciddi baş ağrıları ve terlemeyle yatağa düştüm. Bağışıklık sistemim virüse karşı koymaya çalışırken, kendi sinirlerime saldırarak görüş ve hareket kaybıma sebep oldu ve kontrolden çıktı - yani biyolojik savunma sistemim tarafından alaşağı edildiğim söylenebilir.

Kör oluş sürecim yıkıcıydı. Sadece duyularımı değil, geçim kaynağımı da kaybetmiştim. Televizyon yapımcısı olarak, görme yetim benim işimdi, bu yüzden yeniden görmeyi umutsuzca istiyordum. Birkaç hafta sonra, bacağımdaki ve ayağımdaki bazı hareket kabiliyetlerini ve normal duyuları yeniden kazanmıştım ama görüşüm hala başlı başına bir problemdi.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
587.3K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : The Housemaid
Yönetmen: Paul Feig
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Meltem Çetin Sever
Yazar 30 Mart 2019 4 dk.

Ispanak bitkisi yüksek miktarda demir içerir ve hatta kırmızı etle (sığır bonfilesi) karşılaştırıldığında ıspanağın 100 gramında yaklaşık olarak 2,6 mg demir, kırmızı etin 100 gramında ise yaklaşık olarak 2,5 mg demir bulunur. Sorun, ıspanaktaki demirin vücudumuz tarafından emiliminin %1,7 iken etteki demirin emiliminin %20 olmasıdır. Yani, 100’er gram ıspanak ve et yediğimizde ıspanaktan alacağımız demir miktarı 0,044 mg iken etten alacağımız demir miktarı 0,5 mg'dır. Ispanak, yine de pek çok besin türüne göre iyi bir demir kaynağı olsa da sanıldığı kadar değildir.

Ispanağın çok iyi bir demir kaynağı olduğunu sanmamızın en büyük nedenlerinden biri Temel Reis'tir.

171
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Ekleyen 17 Ocak 2020 4 dk.

Chisso-Minamata hastalığı veya sadece Minamata hastalığı, Japonya'nın Minamata şehrinde denize dökülen atık civa nedeniyle kontamine olan balık ve kabukluların yenmesi sonucu görülen bir çeşit civa zehirlenmesidir. Konjenital formunda rahim içerisindeki fetüsü de etkileyebilir. Aslında "ekolojik" bir hastalık sayılabilir. Çünkü Minamata'da Shiranui denizine dökülen civa dolu atıklar, bölgedeki planktonlar tarafından emiliyor, ardından planktonlar ile beslenen balıkların metabolizmasını etkileyerek, balıkları yiyen kedi, köpek, insan gibi hayvanlarda civa intoksikasyonu yaratabiliyor.

Toksikodinamik ve toksikokinetik olarak ayrılan üç çeşit civa vardır. Biri metalik civa denilen oda sıcaklığında ağır sıvı formunda, diğeri ise metil civa gibi organik civa denilen antifungal amaçlar için de kullanılan formu. Son olan ise inorganik civa formu. Metil civa, lipofilik (yağı seven) olduğu için hücre kolayca geçerek beyin dokusunu rahatça etkileyebilir. Civa zehirlenmesi hakkındaki ayrıntılı bilgileri buradan edinebilirsiniz.

51
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Ali Aldı
Ali Aldı
137.5K UP
İnceleyen10 8 Nisan 2023
Tavsiye etme sebebim yazarın hayatı sonucu edindiği tecrübelerin en anlamlı şekilde özetlenmiş olmasıdır. Yazarın hayatının kitabı okuduktan sonra araştırmalısınız bence, erken ölmese daha nasıl eserler bırakırdı.
9.6/10
(399 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İbrahim Yazgan
İbrahim Yazgan
20.6K UP
İnceleyen 24 Şubat 2024
Hem bilimsel hemde kültürel ve sanatsal açıdan verdiği bilgilerle insanın ufkunu açıyor YouTube'ta sayılı bilim kanallarından biridir mutlaka herkesin izlemesi gerekir
Youtube Kanalı
9.8/10
(31 Kişi)
Puan Ver
@Holosen
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Sena Küçükkıvanç
Alıntıyı Ekleyen 23 Ekim 2024
Bir araya gelen insanların ortak emeği, tek bir bilim insanının tek başına ulaştığı sonuçlardan çok daha derin ve etkili olabilir. Birlikte çalışmanın gücü, bazen bireysel çabaların ötesine geçer.
Kaynak: The Nobel Prize in Physics 1972: Banquet Speech
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
28
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Rüzgar hasta eder mi? Batı Afrika'da, belki!
Söz
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
131.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Puslu ve sarı bir Çin sabahı gibiyim bazen
Sağım solum kış, şehir,
Üstüne ay mavisi düşmüş bazen de uzak nehir...
Dünya bana göre bazen, bazı zehir...
Sayfa 24
Kaynak: Birhan Keskin BA şiir kitabı (https://1000kitap.com/birhan-keskin--1512/alintilar)
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 2 gün önce
Pediococcus acidilactici, laktik asit fermantasyonu gerçekleştiren, Gram-pozitif, spor oluşturmayan ve genellikle tetrad (dörtlü) hücre düzeniyle bulunan bir bakteri türüdür. Bu tür, karbonhidratları fermente ederek yüksek miktarda laktik asit üretmesiyle tanınır ve bu özelliği sayesinde gıda mikrobiyolojisi ve biyoteknoloji alanlarında önemli bir rol oynar. Asidik ortamlara yüksek tolerans göstermesi, onu fermantasyon süreçlerinde rekabetçi bir mikroorganizma hâline getirir.

P. acidilactici doğal olarak bitkisel materyallerde, fermente gıdalarda ve hayvan sindirim sistemlerinde bulunabilir. Özellikle et ürünleri, süt ürünleri, sebze fermentasyonları ve silaj üretiminde yaygın olarak yer alır. Düşük pH koşullarında aktif kalabilmesi, bozulmaya yol açan mikroorganizmaların baskılanmasına katkı sağlar. Bu nedenle gıda güvenliği açısından koruyucu bir rol üstlenir.

Bu tür, bakteriyosin adı verilen antimikrobiyal peptitler (özellikle pediocinler) üretebilme yeteneğiyle dikkat çeker. Bu maddeler, Listeria monocytogenes gibi patojen bakterilere karşı etkili olup, P. acidilactici’yi doğal biyokoruyucu olarak değerli kılar. Üreme genellikle ikili bölünme yoluyla gerçekleşir ve hızlı çoğalma kapasitesi sayesinde kısa sürede ortamda baskın hâle gelebilir.

Pediococcus cinsi içindeki diğer türlerden, daha geniş sıcaklık ve pH aralığında büyüyebilmesiyle ayrılır. Bazı suşları probiyotik özellikler gösterebilir ve bağırsak mikrobiyotasının dengelenmesine katkı sağlayabilir. Bu özellikleriyle Pediococcus acidilactici, hem doğal ekosistemlerde hem de endüstriyel uygulamalarda biyolojik açıdan önemli bir bakteri türü olarak kabul edilir.
0
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close