Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Hidrostatik denge, bir gazın ya da sıvının yerçekimiyle içe doğru çekilmesine rağmen neden çökmediğini açıklayan dengedir. Aslında bir yıldızın (veya başka bir nesnenin) nasıl olup da stabil durduğunu açıklamamıza yardımcı olur.[1] Bu yazımızda hidrastatik dengenin ne olduğunu, hidrostatik dengeyi hangi faktörlerin etkilediğini açıklayacağız.

Yıldızlar, kendi kütle çekimleri altında çöken gaz ve toz bulutlarından oluşur. Bulut çökmesine devam ettiği sürece daha küçük bir hacimde sıkışmaya başlayan gazın basıncı artar. Öyle bir noktaya gelinir ki en sonunda basınç kuvveti, kütle çekim kuvvetine eşit olarak gazın daha fazla kendi üzerine çökmesini engeller. Kütle çekim kuvveti ile basınç kuvvetinin dengelendiği bu duruma hidrostatik denge denir. Boşlukta bu kuvvetler dengesini sağlayan simetri bir küre olduğundan yıldızlar küresel bir yapıya sahiptir.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Nisan 2012 28 dk.

Sinir sisteminin evrimi de diğer tüm sistemler gibi çok eskilere, tek hücreli canlılara kadar gitmektedir. Çoğu kimse bunu ilk duyduğunda şaşırabilecektir: "Bir sistemin evrimi nasıl olur da daha dokuları ve organları dahi olmayan, hatta tek başına, tek hücreli olarak yaşayan canlılara kadar gidebilir?" Bu, birçok insanı afallatmaktadır. Bilim insanları da evrimsel biyoloji ortaya çıkana ve gelişene kadar sistemlerin evrimsel değişimlerinin bu kadar eskiye gidebileceğini düşünmüyorlardı. Fakat artık evrimsel biyolojinin bütünleştirici ve birleştirici yapısı sayesinde her sistem gibi sinir sisteminin temellerinin de tek hücrelilere gittiğini biliyoruz.

Başlangıçta, sinir hücreleri yoktu. Her canlı, varlığını sürdürebilmek için çevresiyle iletişim içerisinde olmak zorundaydı. Birçok kaynakta bu iletişim, canlılığın temel kriterlerinden biri olarak görülür. Çünkü canlı çevresiyle hangi çapta olursa olsun bir iletişim halinde olmayacak olursa, besin, enerji, dinlenme, tehlike gibi unsurları kaçırabilecek ve varlığı ciddi miktarda tehlikeye girecektir. Bu sebeple, canlılığın ilk oluşumundan beridir sadece çevresiyle en aktif şekilde iletişim kurabilen canlılar avantaj sağlamışlardır.

235
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Akdeniz
Betül Akdeniz
38.6K UP
Çeviren 25 Temmuz 2024 6 dk.

Toplumsal cinsiyet kalıplarının doktorları kadınların ağrılarını hafife almaya yönlendirebileceği şüphesi, yapılan araştırmalarla doğrulandı. Profesör Amanda Williams, bu araştırmaların hem erkek hem de kadın sağlık personelinin sıklıkla kadınların ağrılarını göz ardı ettiğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Bir erkek çektiği ağrı hakkında doktora başvurduğunda, sıklıkla doktoru ağrının gerçek olduğuna ve çözülmesi gereken bir sorun olduğuna ikna olacaktır. Kadınlar için bu deneyim farklıdır; cinsiyet kalıpları nedeniyle doktorlarının onların söyledikleri kadar ağrı hissetmedikleri sonucuna varmasından şüphelenirler.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Temmuz 2017 29 dk.

Bilim camiası içerisinde sıklıkla duymanız mümkündür: türlerin genetik haritalarına bakarak evrimsel geçmişlerinin çıkarılması ve birbirleriyle olan akrabalık ilişkilerinin belirlenmesi... Şempanzelerle genlerimizin %98 benzer olması ama bir pirinç bitkisiyle bu oranın %60'lara kadar düşmesi, bir bakteriyle ise %2-3 arasına kadar gerilemesi. Bunlar uydurma sayılar değil, üzerinde sayısız farklı araştırma grubunun çalıştığı ve milyonlarca nükleotitin bilgisayar programları aracılığıyla taranması ve haftalar süren analizleri sonucunda ortaya konulan gerçeklerdir. Üstelik evrimsel biyolojinin gücü, bu analizlerde saklıdır: genlere bakmaksızın, başka yöntemlerle (morfolojik analizler, fosil kayıtları, fizyolojik incelemeler, vs.) geliştirdiğimiz evrim ağaçları, genetik analizlerle kontrol edildiğinde %100'e yakın bir başarıyla evrimsel biyolojinin doğru sonuçlar verdiğini görürüz. Yani evrim bir gerçektir ve bu gerçek, genlerimizde de net bir şekilde görülmektedir.

Türler arası genetik benzerlikten bahsederken, gerçek bir "benzerlik"ten söz ederiz. Genlerimizin kodladığı ve bizi "biz" yapan bütün özelliklerimizi kazandıran proteinlere ve onların yapıtaşı olan aminoasitlere baktığımızda, sadece 5 nükleotitin (adenin, timin, guanin, sitozin ve urasil) bütün genetik özelliklerimizi belirlediğini görürüz. Aslında teorik olarak bundan çok daha fazlası mümkündür. Üstelik yapılan incelemeler, canlıların genetik haritalarının birbirinden tamamen farklı olmasının onlar için mutlak bir avantaj sağlayacağını göstermektedir. Çünkü örneğin eğer ki şempanzelerle bizlerin genetik kodları bu kadar benzer olmasaydı, onların sahip olduğı SIV (maymun bağışıklık yetmezliği virüsü) bize bulaşarak AIDS'e neden olan HIV (insan bağışıklık yetmezliği virüsü) evrimleşemeyecekti. Peki madem ki mantıklı bir canlılık tasarımında alternatif genetik planlar olması gerekirken, türlerin her birinin (istisnasız olarak her birinin) genetik kodları birbiriyle aynı temele dayanır ve bu kadar benzerdir?

119
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 gün önce 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ardil Yıldırım
14 saat önce
Yaşamın bir gerekliliği olan "zıtlık" insan hayatının her celsesinde mevcuttur. Bu zıtlıklar bize duyguların hazzını yaşatır. İnsan kötü sayesinde iyiyi siyah sayesinde beyazı değerli kılar. Bu insanın ve doğanın bir gereklilik esasına dayanır ve terk edilemez bir gerçeklik ortaya koyar. Bunu sadece doğada değil evrenin yapısı gereği biz bu "zıtlık ilkesine" rastlarız. Hadi şimdi molanın keyfine çalışmakla varın...
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 15 Şubat 2022 37 dk.

Disk hernisi ("omurga fıtığı" veya "omur fıtığı"), genellikle omurgaya aşırı yüklenme ya da travma nedeniyle omurlar arasındaki yastıklama ve bağ dokusunun yaralanmasıdır. Sırt ağrısı, vücudun farklı bölgelerinde ağrı veya duyum ve fiziksel sakatlık ile sonuçlanabilir. Birazdan daha detaylıca göstereceğimiz gibi bir omurilik diski, daha sert, kauçuksu bir dış halka içine yerleştirilmiş yumuşak, jöle benzeri bir merkeze (çekirdeğe) sahiptir ve çekirdeğin bir kısmı, halkada oluşan bir yırtık nedeniyle dışarı çıktığında, disk çıkıntısı (İng: "bulging") oluşur.

Omurga fıtığı sıklıkla, anulus fibrosus olarak bilinen dış halkanın yaşa bağlı dejenerasyonu ile ilişkilidir, ancak normalde travma veya kaldırma ya da bükme ve gerilme ile tetiklenir.[1]Omur gövdelerinde, arka uzunlamasına olan bağın (ligaman) ön boyuna olan bağa göre göreceli darlığı nedeniyle, yırtılma neredeyse her zaman posterolateral, yani arka/yan taraflardadır.[1] Disk halkasındaki bir yırtık, iltihaplanmaya neden olan kimyasalların salınmasına neden olabilir ve bu da sinir kökü sıkışması olmasa bile şiddetli ağrıya neden olabilir.

73
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Mert Karagözoğlu
Çeviren 8 Kasım 2023 12 dk.

Siz hiç ejderha gördünüz mü? Tabii ki de görmediniz. Ancak neye benzediklerini çok iyi biliyorsunuz. Bu sisli ve efsanevi geçmişe sahip canavarlar kültürümüzde öyle bir yer edinmişler ki her köşe başında karşımıza çıkıyor; fantastik kurgu öğeleri olarak kabul edebileceğimiz niteliklere sahip birçok gerçek hayvandan daha çok ilgi görüyorlar. Peki, efsanelere ve mitlere konu olan bu ejderhalar günümüze kadar nasıl unutulmadılar? Bunun da kolay bir açıklaması var;

Hollywood, bilgisayarda üretilmiş görüntü (CGI) teknolojisi ile yarattığı ejderhaları kötülüğün simgesi (Yüzüklerin Efendisi) veya insanların en yakın dostu (Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?) haline getirmeden önce ejderhalar, ara ara kitap veya parşomen üzerine yapılan çizimlerle desteklenen, dilden dile dolaşan hikayeler ile varlıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak böylesi bir geçmiş, mitoloji alanında çalışan akademisyenleri uzun süre meşgul edecek bir soruyu da beraberinde getirmiştir: İnsanlar, sayısız kültür ve dil varyasyonu oluşturmuş, büyük ölçüde birbirinden farklı iklimleri ve coğrafyaları yurtları olarak benimsemişlerdir. Ejderha mitleri, bunca kültür, dil, coğrafya ve iklim farklılıklarına rağmen nasıl farklı kültürlerde defalarca yazılmış ve yaratılmıştır? Bu ejderha mitleri, neredeyse iki ayaklı memeli atalarımızı takip etmiş; sessizce arkalarından uçmuş ve karşılaştığı yeni doğa şartlarına kendini adapte etmiş gibidir.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 2 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
10
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Kınkanatlı böcek cinsidir. 10-15 mm boyutlarındadır ve genellikle göğüs, kanat örtüsü ve karın bölgesinde beyaz noktalar veya çizgiler bulunan siyah renktedir. her türün kendine özgü bir deseni vardır. Genellikle çiçekler üzerinde beslenirken bulunur.
2
İnceleme
Kemal Hızal
İnceleyen 16 Mart 2023
Yaşamın her anında kararlar alıyor, tercihler yapıyor, davranışlarda bulunuyoruz. Örneğin, hangi filmi izleyeceğimizi, kimle eşleşeceğimizi, kime oy vereceğimizi, ne giyeceğimizi, ne yiyeceğimizi, ne alacağımızı, satranç oynarken hangi hamleyi yapacağımızı ... Peki bu karar süreçlerinin nasıl oluştuğu ilginç değil mi? Cevabınız evet ise bu kitap size göre.
9.7/10
(29 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Thinking Fast and Slow
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
İnsan, gerçeği aradığı için değil; hazır cevap istediği için yanılır.
Kaynak: Arendt’in özellikle Truth and Politics (1967) ve The Life of the Mind eserlerinde işlediği ana fikrin özlü bir ifadesidir: İnsanlar çoğu zaman hakikati değil, kendilerini rahatlatan anlatıları seçer. (Hannah Arendt – Truth and Politics)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağlar Solak
Çağlar Solak
37.4K UP
Yazar 3 Ağustos 2017 3 dk.

Türlerin Kökeni’nin son sayfalarında, doğal seçilim yoluyla evrim teorisini açıklayan Darwin cüretli bir öngörüde bulunmuştur (Darwin, 1970, s. 468): 

Darwin’in bu sözleri, günün birinde “evrimsel psikoloji” adında yepyeni bir alanın doğacağını haber veren ilk sözler gibidir.

221
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Teleskop, uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayıp odaklayarak bu cisimleri daha parlak, daha ayrıntılı ve ölçülebilir hale getiren bilimsel bir gözlem aracıdır. Genellikle teleskop denilince akla ilk gelen üç ayak üzerinde duran, arkasından gözümüzle baktığımız uzun ince bir tüp ya da gözlemevlerinde yer alan etrafında ne olduğuna anlam veremediğimiz bir sürü ekipmanla donatılmış aygıtlar geliyor. Hâlbuki teleskopların birçok türü bulunmaktadır. Seçeceğiniz türü belirleyen esas faktör nasıl bir amaç için teleskop kullanmak istediğinizdir.

Uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayan teleskop; gözlemlenen cisimlerin daha parlak, ayrıntılı ve ölçülebilir hale gelmesini sağlayan gözlem araçlarıdır. Teleskobun en temel iki amacı vardır: Yakınlaştırma yapmak ve daha fazla ışık toplayarak görünmeyen gök cisimlerini görünür hale getirmek.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Zağlı
hayalinin peşinde 50'li yaşlarına ulaşmış birisi... 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Eğer hala hayalleri varsa bir insanın, o zaman o hayalleri doğrultusunda yeteneklerini geliştirecek zamanı da vardır çoğunlukla.

Bence bu yönden yaklaşmak daha mantıklı olsa da, diğer yönden yaklaşmak da çok imkansız değil; insanın yetenekleri doğrultusunda hayalleri olmalı. :)

Sonuçlar nereye gider kestirmek neredeyse imkansız, ama bence bu iki seçenekten size en yakın olana yönlenmelisiniz. Çünkü üçüncü seçeneğin sonuçları bir o kadar belirgin; hayallerinizi desteklemeyen yeteneklere sahip olmak, ya da yeteklerinize uygun olmayan hayaller kurmak...

Tüm Reklamları Kapat

Korkunç! :(

Bol şans...[1]

Kaynaklar

  1. İbrahim Zağlı. (). Tecrübelerime Dayanan Kendi Görüşlerim....
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Ben 2-3 yıldır takip ediyorum. Çok memnunum Evrim ağacından. Evrim Ağacı ailesini tebrik ederim. Keşke Evrim Ağacı nın bir uygulaması olsa indirsek. Çok güzel olurdu 10.yıl için.
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close