Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Tolunay Dündar
Çeviren 14 Nisan
Bir yıldızın nükleer yakıtı tükendiğinde ne olur? Böyle bir durumda Güneş gibi yıldızların merkezleri yoğunlaşarak bir beyaz cüceye dönüşürken dış atmosferleri ise birer gezegenimsi bulutsu hâlinde uzaya doğru salınırlar. Bu gezegenimsi bulutsulardan biri olan NGC 1514'ün uzaya salınan dış atmosferi, görünür ışık altında incelendiğinde dev bir kabarcık cümbüşü gibi dursa da James Webb Uzay Teleskobu'nun bu kızılötesi görüntüsü, işin aslının pek de öyle olmadığını net bir şekilde gözler önüne seriyor. Söz konusu kızılötesi görüntü incelendiğindeyse bulutsunun silindiri andıran belirgin bir kum saati şekline sahip olduğu görülüyor. Üstelik bulutsunun merkezine daha da yakından bakacak olursanız ikili bir sistemin içerisinde yer alan parlak bir merkezî yıldız da görebilirsiniz. Daha fazla gözlem yapıldıkça bu bulutsunun evrimi ve merkezî yıldızların bir arada çalışarak ilginç silindir ve kabarcıklar üretme süreçleri hakkında aydınlatıcı bilgiler edinmek mümkün.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🦠 Naegleria fowleri, halk arasında “beyin yiyen amip” olarak bilinen, serbest yaşayan tek hücreli bir mikroorganizmadır. Bu amip genellikle göl, nehir, kaplıca ve diğer sıcak tatlı su kaynaklarında bulunur ve yüksek sıcaklıklarda çoğalma eğilimindedir.

👃 Bu amip yalnızca burun yoluyla vücuda girerse tehlikelidir, suyun yutulması ya da cilt teması enfeksiyon oluşturmaz. Burundan giren amip, oradan beyine doğru ilerleyebilir ve burada primer amipli meningoensefalit (PAM) adı verilen ciddi bir beyin enfeksiyonuna yol açabilir.

🤒 PAM belirtileri genellikle 1 ila 9 gün içinde başlar. Baş ağrısı, ateş, bulantı, kusma, boyun tutulması ve zihinsel değişiklikler gibi semptomlar görülür. İlerledikçe nöbet, denge kaybı veya coma gibi daha ciddi bulgulara dönüşebilir.

⚠️ Bu enfeksiyon nadirdir ancak hızla ilerler ve tanı konulduğunda bile çoğu vaka ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden özellikle sıcak tatlı sularda yüzme veya burunla su temasını önlemek gibi korunma önlemleri önemli olabilir.

Yazar: Ögetay Kayalı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 6 dk.

Sarımsak, geçmiş çağlardan bu yana, bazı olumlu etkilerle ilişkilendirildiğinden pek çok kültürde kendisine yer bulmakta ve insanlar tarafından tüketilmektedir. Bu yaygın kullanım, bilim insanlarının ilgisini çektiği için sarımsağın faydaları özelinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Sarımsağın içeriğindeki çeşitli bileşiklerin insan sağlığı üzerindeki olası etkileri uzun yıllardır araştırmaların konusu olmaktadır. Bu yazımızda hem akademik çalışmalardan hem de halk arasında sarımsağa atfedilen bazı özelliklerin bilimsel açıdan yeterince desteklenmediğinden bahsedeceğiz.

Sarımsak, Latince adıyla Allium sativum, aslında soğanların dahil olduğu Allium cinsine ait bir türdür. Bizlerin de bildiği en yakın akrabaları soğan, arpacık soğanı ve frenk soğanıdır. Çok yıllık bir bitki olsa da göreli olarak soğuk havaları tercih ettiğinden genellikle ekim-mart döneminde ekilir ve mayıs-eylül döneminde toplanır. Depolanması için çürümemesi adına kurutulması gerekir.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cansu Yazıcı
Cansu Yazıcı
125.7K UP
Yazar 24 Ocak 2021 2 dk.

Neptünyum elementi, "Np" sembolü ile gösterilmektedir. Periyodik cetvelin 7. periyodunun aktanitler grubunda yer almaktadır. Oda koşullarında katı fazda bulunmaktadır. Erime noktası 644°C ve kaynama noktası ise 3902°C olarak ölçülmüştür. Neptünyum, kimyasal olarak reaktiftir ve uranyumdan ziyade plütonyuma benzer özellikler göstermektedir. Elementin oksidasyon durumları +3 ile +7 arasındadır. Tüm neptünyum izotopları radyoaktiftir. En kararlı izotopu olan neptünyum-237'nin yarılanma ömrü 2.144.000 yıldır ve en kararsız izotopu olan neptünyum-225'in yarı ömrü ise 2 mikrosaniyeden biraz fazladır.[1] Diğer elementlerle birleştiğinde farklı renkli solüsyonlar (mor, sarı, yeşil ve pembe) olarak ortaya çıkar. Gümüşi bir metal olan Neptünyum, üç kristalin modifikasyonda bulunur ve oda sıcaklığı formu (alfa) ortorombiktir. Yani neptünyum herhangi bir etkiye maruz kalmadan da, sıcaklığa bağlı olarak üç farklı allotrop veya fiziksel form olarak ortaya çıkmaktadır. Aktinitlerin en yoğunudur ve bilinen herhangi bir elemente oranla en geniş sıcaklık aralığında sıvı formda kalabilir.[2]

Neptünyum, Dünya'da doğal olarak ve uranyum cevherlerinde çok küçük miktarlarda bulunabilmektedir. Bugün neptünyum-237, nükleer reaktörlerin kullanılmış uranyum yakıt çubuklarından kilogram düzeyinde çıkarılmaktadır. Neptünyumun çoğu antropojeniktir; yani nükleer santrallerde, reaksiyonların bir yan ürünü olarak üretilir. Bilim insanları, kullanılmış nükleer yakıttan büyük miktarlarda neptünyum çıkarabilirler.[2]

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meltem Çetin Sever
Yazar 30 Ocak 2019 3 dk.

Vücut sıcaklığının yükselmesi sonucu oluşan yüksek ateş hepimizin korkulu rüyasıdır. Yüksek ateş genellikle bağışıklık sisteminin bir enfeksiyonla savaşmaya çalıştığını gösterir ve ateş yüksekliği çoğu insanda halsizlik, keyifsizlik, iştah kaybı ve eklemlerde ağrı gibi etkiler yaratır. Özellikle çocuklardaki etkileri çok daha ağır olabilir. Fakat bazı çocuklardaki etkisi ise tamamen farklı! Evet yanlış duymadınız; bazı otistik çocuklarda (genellikle bilişsel becerileri az olan ve tekrarlayan davranışları gösteren otistik çocuklarda) ateş yükselmesi onların bir süreliğine de olsa normal kabul edilen davranışları sergilemesini sağlıyor ('Çocuklar' diyoruz çünkü şimdiye kadar yapılan çalışmalardaki gözlemler çocuklar üzerinden yapılmıştır).

1980'de viral bir enfeksiyon New York'taki Bellevue Psikiyatri Hastanesi’nde otizmli çocukların tedavi gördüğü bölümde baş gösterip de çocuklardaki yüksek ateş kaynaklı değişimler hastane personeli tarafından fark edildiğinden beri araştırmacılar yüksek ateş etkisine (İngilizce’de fever effect) kafa yormaktalar. Yüksek ateş esnasında bazı çocukların daha sosyal ve konuşkan oldukları; ateşleri düştüğünde ise eski davranışlarını sergilemeye başladıkları görülmüştür. İşte bu etki 1980’den beri bilim insanlarının ilgi alanında çünkü bu durumun otizmi anlamaya ve olası bir tedavi geliştirmeye yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

94
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
216.6K UP
Mec.Eng. 3 gün önce Sen de Cevap Ver
Nasıl daha zeki olurum?
Nasıl daha zeki olurum?

Merhaba

Kişisel olarak bakınca “daha zeki olmak” kavramını tek bir şeyle açıklamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Zira zeka, öğrenme hızı kadar düşünme disiplini, uzun vadeli plan kurabilme, soyut ilişkileri görebilme ve öğrendiklerini uygulamaya dönüştürebilme becerisidir. Akademik olarak gelişmek için önce zihinsel altyapıyı güçlendirmeye odaklanmak gerekir. Günlük rutinimde özellikle derin düşünmeyi gerektiren matematik, fizik ve benzeri alanlara en az 2–4 saat kesintisiz zaman ayırmayı, bu süre içinde de problem çözme ve kavramsal anlamaya öncelik vermeyi doğru buluyorum. Bu noktada amaç çok soru çözmek değil, çözülen her sorunun arkasındaki fikri sindirmektir. Uzun vadeli planlama ve stratejik düşünme için ise her gün kısa da olsa “geleceği düşünme” egzersizi yapmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Haftalık ve aylık hedefleri önceden belirlemek, bu hedefleri alt problemlere bölmek ve ilerlemeyi düzenli olarak değerlendirmek önemlidir. Günlük olarak 30–40 dakika soyut düşünmeyi geliştiren okumalara ayırmak, karmaşık fikirleri not almak ve kendi cümlelerimizle yeniden üretmeye çalışmak zihinsel esnekliği artırır. Bu süreçte klasik ders kitabı okuması kadar, zorlayıcı problem bankaları üzerinden analitik soru çözümü de faydalı olacağını düşünüyorum lakin çözüm sonrası mutlaka “neden bu yöntem?” sorusunu kendimize sormayı alışkanlık haline getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Pratik olarak günü şu şekilde organize edebiliriz: Sabah zihnin daha taze olduğu zaman diliminde zor ve kavramsal derslere (matematik, fizik, kimya gibi) 2 saat yoğun problem çözme, ardından 30 dakika hataları analiz etme. Öğleden sonra 1–2 saat daha orta zorlukta konu tekrarları ve test çözümü yapılabilir. Akşam ise daha çok okuma, not çıkarma veya soyut düşünme egzersizleri için ayrılabilir. Kitap veya test seçiminde ise kolaydan zora ilerleyen, çözümü ezbere değil mantığa dayanan kaynakları tercih etmek gerektiğini düşünüyorum, her gün mutlaka en az bir zorlayıcı problemle uğraşmak da zihinsel dayanıklılığı artıracaktır. Keza, zihinsel gelişimin sadece çalışma süresiyle değil, uyku düzeni, fiziksel aktivite ve dikkat dağıtıcı unsurları azaltma ile de doğrudan ilişkili olduğunu unutmamak gerekir. Ortalama 7–8 saat kaliteli uyku, düzenli yürüyüş veya hafif spor ve telefon kullanımını bilinçli sınırlama, öğrenme verimini belirgin biçimde artıran faktörler olarak hayatımızda yer almalıdır. Zeka geliştirme sürecini bir yarış değil, uzun soluklu bir zihinsel olgunlaşma süreci olarak görmek gerektiğini düşünüyorum.[1] Saygılarımla

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce Ankara₺370,00 - ₺1.950,0028 Şubat
EA Ankara Topluluğu - Antik Tarih ve Mitoloji Serisi III
28 Şubat 2026 16:15 tarihinden 28 Mart 2026 19:00 tarihine kadar.
Evrim Ağacı Antik Tarih ve Mitoloji Serisi III. kısım, 28 Şubat 2026 Cumartesi saat 16.00’da ilk etkinliği ile başlayacaktır. Toplamda 4 hafta sürecektir. Etkinlik serisi 28 Mart 2026 Cumartesi günü Antik Hindistan etkinliği ile sona erecektir. Her etkinlik 40 dakikalık 3 oturum halinde yapılacaktır. Konuşmacı: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi’nin Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da arkeoloji kazı ve alan çalışmalarında bulundu. Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberidir. Etkinlikler, 50 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. Etkinlik Konuları ve Planı 1. Neolitik Çağ: Göbeklitepe, Karahantepe ve Çatalhöyük
2. Antik Mezopotamya: Medeniyetin Şafağı 3. Antik Mısır: Nil’in Bereketi
4. Antik Hindistan: Uygarlığın Enigması Not: Etkinlik bitiş tarihinden sonra Ankara içi ve çevresindeki tarihi alanlar ve müzelere gezi yapılacaktır. Gezinin tarihine katılımcılar ile karar verilecektir. Fiyatlandırma Bilgisi: Öğrenci ve tam olmak üzere iki biletimiz bulunmaktadır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda lisans seviyesinde öğrenim gören katılımcılarımız “öğrenci” bileti, diğer katılımcılar ise “tam” bilet ödemesi yapacaktır. Not: Öğrenci bileti sadece lisans öğrencisi olan katılımcılarımız için geçerlidir.
Öğrenci bileti alanların bilet kontrolünde öğrenci belgesi göstermesi zorunludur. Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır. Tek Bilet – Öğrenci: 370 ₺
Toplu Bilet – Öğrenci: 990 ₺ Tek Bilet – Tam: 540 ₺
Toplu Bilet – Tam: 1950 ₺ Etkinliklerin sonunda katılımcılara Evrim Ağacı tarafından bir katılımcı belgesi verilecektir. Katılımcı belgesi etkinlik fiyatına dahildir.
Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kafatası Kafa
Kafatası Kafa
23.4K UP
İnceleyen 9 Şubat 2025
Bu eseri okurken ne kadar etkilendiği mi yazıya dökmek çok zor , bir kadının bana göre gösterdiği direnişi okudum , kendi içinde verdiği savaş , çevresine gösterdiği dik duruş beni çok etkiledi . Anna Karenina okunması gereken gerçek bir eserdir .
8.7/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Анна Каренина
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ebrar Özgen Arslan
Yazar 3 gün önce 4 dk.

Elektronlar gibi temel parçacıklar elektrik yüküne sahiptir ve kuantum spin özelliği taşır. Elektronların spinleri ve çekirdek etrafındaki yörüngesel hareketleri, atomik ölçekte manyetik alanlar oluşmasına neden olur.[2] Bu etki, çok sayıda atomun bir araya gelmesiyle gözlemlenebilir manyetik davranışlarına dönüşür. Bu tür sistemlerin oluşturduğu manyetik etki, manyetik moment veya manyetik dipol momenti kavramları ile tanımlanır.

Manyetik moment, bir nesne veya sistemin manyetik alan ürettiğinde sahip olduğu manyetik güç ve yönelimleri belirleyen vektörel niceliktir. Örneğin elektrik akımı döngüleri, bazı astronomik cisimler ve temel parçacıklar manyetik momente sahip nesnelerdir. Nesnelerin konumları bu vektörün manyetik alan çizgilerine paralel hale gelme eğilimindedir.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Eylül 2021 16 dk.

Seyirci Etkisi, görgü tanıklarının suça müdahale etme sorumluluğunu bir başkasına atmaya meyilli olmasına verilen psikolojik bir isimdir. Yani Seyirci Etkisi Teorisi'ne göre bir tanık, bir olaya tek başına şahit olursa, o tanığın kurbana yardım etme ihtimali, birden fazla tanığın olaya tanık olduğu duruma göre daha yüksek olacaktır. Yani paradoksal bir şekilde, ortada ne kadar çok tanık varsa, kurbanın yardım görme ihtimali artmamakta, tam tersine tanıkların birbirine güvenerek kurbana yardım eli uzatmama ihtimali o kadar artmaktadır.

Örneğin otoyolda ölü bir hayvan ya da tehlike arz edebilecek bir çöp gördüğünüzde, durup sorunu çözmek yerine "Nasılsa bir başkası halleder." diyor olabilirsiniz. İşte bu, Seyirci Etkisi'nden kaynaklanmaktadır: Belki daha ıssız bir yolda karşılaşsanız, aynı unsur aslında daha az risk teşkil etmesine rağmen (çünkü daha az trafik vardır), durup da o riski ortadan kaldırma ihtimaliniz daha yüksek olabilir. Elbette insanlar "Aman canım benim sorumluluğum mu?" gibi yollarla bu davranışlarını rasyonalize etmeye çalışmaktadırlar - ki yazının ilerleyen kısımlarında buna da döneceğiz.

115
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 20 Eylül 2022 37 dk.

Kolesterol, insan yaşamı için gerekli olan lipofilik (yağda çözünür) bir moleküldür. Hücre zarının yapısal bir bilişenidir ve çeşitli steroid hormonları (örneğin, kortizon ve aldosteron ve adrenal androjenler) D vitamini, seks hormonları (testosteron, östrojenler ve progesteron) ve safra asitlerinin sentezlenmesi için bir yapı taşı görevi görür. Kolesterol, stabilite ve akışkanlık sağlayan yapısal rollerinin yanı sıra hücre fonksiyonunun düzenlenmesinde de önemli bir rol oynar.

Kolesterol birçok sağlıklı hücre fonksiyonunun merkezinde yer alırken, anormal kan konsantrasyonlarına ulaşmasına izin verilirse vücutta ciddi sorunlara neden olabilir. Yüksek Kolesterol olarak da bilinen Hiperkolesterolemi, bir hastanın kanındaki LDL-kolesterol konsantrasyonlarının yükseldiği durumu ifade eder. LDL-kolesterol seviyeleri çok yüksek olduğunda, erken aterosklerotik kardiyovasküler hastalık riski artar. Yüksek kolesterol seviyeleri, ayrıca kolelitiazis gibi birçok genetik hastalıkta da rol oynar.

58
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Gücenmez
Deniz Gücenmez
41.9K UP
Yazar 29 Mart 2022 2 dk.

Kan damarlarımızın ve lenf damarlarımızın iç yüzünü kaplayan, damarlarımıza esneklik ve dayanıklılık sağlayan tek katlı, yassı ve büyük organımızın adı endotelyumdur.[1] Bu organımızı oluşturan hücreler endotel hücreler olarak adlandırılır. Endotel hücrelerimizin görevi hem damar ile kan arasında fiziksel bir bariyer oluşturmak hem de bazı hücresel bileşenleri üretilip salmaktır.[1][2] Bu hücresel bileşenlerden bazıları damar esnekliğini arttırıcı ve pıhtılaşmayı önleyici maddeler olarak görev yapar. Dolaşımda bu görevler üstlenen maddeler vazodilatör faktörler olarak adlandırılır. Bunun aksi etkinliğini gösteren maddeler ise vazokonstriktör maddeler olarak adlandırılır.[1]

Endotel hücreler bu hücresel bileşenleri kontrollü bir şekilde salgılayarak kardiyovasküler (kan, kan damarları ve kalbin oluşturduğu sistem) sistemimizin dengede kalmasından sorumludur.[2] Endotel hücreler salgıladığı faktörlere ya kendisi üretip kendisi yanıt verir ya da komşu hücrelere bu faktörleri göndererek onların bir cevap oluşturmasını sağlar. Bu şekilde kardiyovasküler sistemimizde bir homeostazi (iç denge) sağlanmış olur.[2]

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Aralık 2015 2 dk.

Dünya üzerindeki karıncaların sayısını bilmek çok zor. Ancak konu hakkında bazı tahminler bulunuyor. Bu tahminler, elbette ki gidip karıncaları tek tek saymaya dayanmıyor. Uzmanlar, bunun yerine "biyokütle" tanımını kullanıyorlar. Yani bir canlı türünün veya taksonomik grubunun Dünya üzerinde ne kadar kütleye sahip olduğuna dair bir ölçüm.

Örneğin 2015 itibariyle 7.13 milyar civarında bir sayıya sahip olan Homo sapiens (modern insan) türü, Dünya üzerinde 350 milyon tonluk bir biyokütleye sahip. En güncel tahminlere göre, biyokütle şampiyonları tek hücreli bakteriler! En iyimser tahminlere göre Dünya üzerinde 1 trilyon ton kütleye sahip olacak kadar bakteri yaşıyor. Bu, kabaca 4 katrilyon çarpı katrilyon adet bakteriye denk geliyor.

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Öğrenci-Okur 12 Temmuz 2020 Sen de Cevap Ver

Bu soruyu geçmişteki ay görevlerine göre değerlendireceğim.

Apollo astronotlarını korumak için kalkanlar bulunuyordu. Ayrıca bu mikrometeorlar küçük bir kütleye sahip oldukları için kalkanda kullanılan materyallerin kalın olmasına lüzum yoktu. Ay Modülünün dışında çok ince bir alüminyum tabakası vardı. Bununla beraber astronotların kendilerini de korumak için uzay giysileri mikrometeor kılıfı da içeriyordu. Uzayda ve Ay'ın yüzeyinde bol miktarda mikrometeorun bulunduğu doğrudur, ancak bunlardan zarar verici büyüklüğe sahip olan bir tanesinin bile astronotlara veya uzay araçlarına çarpma ihtimali oldukça düşüktür. Mikrometeor tehlikesi ciddi bir tehlikedir ama, bir şehir efsanesine dönüşüp çok abartılmıştır. Eğer bu tehdit çok büyük ve kaçınılmaz olsaydı, senelerdir 36,000 kilometre yükseklikteki yörüngesinde bize hizmet veren Türksat uyduları çoktan parçalanmış olurdu ve bizler de uydu antenlerimizi uzun yıllar önce çöpe atardık.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Evrim Ağacı. (12 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 12 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
623.0K UP
İnceleyen10 6 gün önce
Sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisi olmasının arkası hiç boş değil, bu unvanı sonuna kadar hak eden bir şaheser. Godfather'ın bir "mafya" filmi olduğunu bile düşünmüyorum esasen, derin ve yoğun bir aile ve iktidar filmi. "Kim kimi vurdu" hikâyesi izlemiyoruz, "güç insanı nasıl değiştirir" onu izliyoruz. Aileyi korumak için yapılan şeyler, insanı yavaş yavaş neye dönüştürür? Bunu da seyirci olarak izlemiyorsunuz. Ya siz orada olsaydınız? İnsanın neye dönüşebileceğini sarsıcı bir şekilde gösteren bir yapıt. Michael Corleone ise sinema tarihinin en iyi karakter dönüşümlerinden birisidir zannımca. Michael Corleone'dan Don Corleone'a dönüşme hikâyesine "Kötü oldu." demezsiniz, "Ben de aynı durumda olsam..." diye düşünürsünüz.

Al Pacino'nun oyunculuğu ise muazzam bir seviyede. Hem sessiz karakteri hem de karizmatik karakteri oynayabilmeyi çok iyi bir şekilde başarıyor. Aşırı minimal ama kusursuz bir oyunculuk sergiliyor. Marlon Brando ise oynamıyor, adeta yaşıyor. Yaşarken de filmi yaşatıyor. Marlon Brando sesini yükseltmez, tehdit etmez ama bütün film boyunca sizin tüylerinizi bile diken diken yapar. Daha iyisinin olabileceğini sanmıyorum.

Film İtalyan mafyasının New York'u nasıl ele geçirdiğini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Gerçek mafya kavramını etkileyici bir şekilde, tarihi bağlamına uygun işliyor. Sicilya'da doğan ve yetersiz kolluk kuvvetlerinin görevini üstlenen, paralı koruma hizmeti sunan mafya; göçle beraber Amerika'ya yerleşiyor. Amerika'daki boşluk ve içki yasağı ile beraber filmde de geçen Beş Aile güç kazanıyor. Tarihin yeraltı dünyasını, belki biraz çarpıtarak da olsa, gözler önüne seren bir yapıt. Eseri izledikten sonra İtalyan mafyasının doğuşunu tarihi olarak mutlaka araştırmanızı öneririm.

Senaryo dışında yönetmenlik açısından da bir şaheser var karşımızda. Francis Ford Coppola; ne zaman müzik kullanılacağını, ne zaman yavaşlanacağını, ne zaman hızlanılacağını ve ne zaman hiçbir şey göstermemenin daha etkili olduğunu çok iyi biliyor. Film sizi manipüle etmiyor, size ne düşünmeniz gerektiğini asla söylemiyor. Sizi akışa dâhil ediyor, sabırla eğitiyor. Bir süre sonra siz de karakterler gibi düşünmeye başlıyorsunuz.

Film müzikleri hakkında yorum yapmaya bile gerek yok. Godfather'ı izlemiş izlememiş herkesin bildiği müzikler hâline gelmesi bile başarısını kanıtlar nitelikte. Kültürümüze işlemiş yapıtlar bunlar artık.

Godfather yaklaşık 50 yıl sonra neden hâlâ zirvede? Tek bir cevabı yok ama benim çok iyi gerekçelerim var. Film size cevap değil, soru soruyor. İyi ve kötünün sınırları çizilmiş değil. Her şey, her şey olduğu gibi... Karakterler karikatürize değil, insan. Godfather bizi anlatıyor, insan olmayı ele alıyor. Bizden kopuk gözüküyor belki ama insanın içini orataya seriyor. Sadece sinematik keyif vermiyor, düşündürüyor ve öğretiyor. Unutmayın, iyi filmler sizi eğlendirir. Büyük filmler ise bunu yaparken sizi biraz da olsa değiştirir. İzledikten sonra (eğer gerçekten "izlediyseniz") eski siz olarak devam etmezsiniz hayatınıza.

İşte, Godfather bu yüzden tarihin en iyi filmlerinden birisi. Üzerinden 50 değil, 150 yıl geçse de böyle kalacak. Zira yıllar bazı şeylerin değerini götürmez, onları eşsiz kılar. Godfather, yıllanmış bir şarap gibidir. Yıllar ona değer katmıştır, sizin izlemenizin üzerinden de her geçen yıl daha çok değerlenecektir.
Film
9.8/10
(95 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Godfather
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)