Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
250 ATP Ödüllü Soru: Karanlık maddeden oluşan bir yaşam formunun evrende doğal olarak oluşması teorik olarak mümkün olabilir mi? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
A. Ö.
A. Ö.
21.8K UP
Üye 4 gün önce
Kendim otururken bir fikir geldi aklıma, eğer büyüyüp küçülseydik bunu farkedebilir miydik ve benim gibi düşünen biri var mı diye internette ararken Christopher Wetterich'in makalesiyle karşılaştım ve bana yeterince mantıklı göründü.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eren Çetinkaya
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Amazon yağmur ormanlarında meydana gelen yangınların yol açtığı ozon kirliliği, ormanın atmosferden karbondioksit soğurma kapasitesini ciddi biçimde zayıflatıyor. Yapılan yeni bir araştırma, orman yangınları gibi kaynaklardan salınan kirleticilerin güneş ışığı altında kimyasal tepkimeye girmesiyle oluşan yer seviyesi ozon kirliliğinin hem insan sağlığını tehdit ettiğini hem de bitkilerin atmosferdeki karbondioksiti soğurma yeteneğini baltaladığını gösteriyor.

Bu tablo, orman yangınlarının küresel iklim üzerinde çifte bir darbe vurduğunu gözler önüne seriyor: Yangınlar biyokütlenin yanması sonucu atmosfere doğrudan karbondioksit salmakla kalmıyor, alevlerden kurtulan ormanların karbon yakalama ve depolama kabiliyetini de zayıflatıyor. Exeter Üniversitesi, ETH Zürih ve James Cook Üniversitesinden araştırmacılar, bu yıl güçlenen El Niño evresinin 2024 yılında yaşanan rekor hasarın tekrarlanmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Uzun
Seslendiren 23 Nisan 2023 20:02
Yansıtıcı Düşünme (İng: Reflective Practice), kendinizi geliştirmek için deneyim ve eylemlerinizi aktif olarak analiz etmek demektir. Örneğin bir atlet,...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 6:02
Sizin veya tanıdığınız birinin kulağının üzerinde minik bir delik mi var? Bu delik, teknik olarak "preauriküler sinüs", preauriküler kist veya...
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Kemal Yüksel
Kemal Yüksel
137.1K UP
Yazar 4 gün önce 7 dk.

İslam tarihinde ‘zındıklık’ kavramı, ilk bakışta dinî inanç alanındaki sapmaları ifade eden bir kategori gibi görünmektedir. Ancak kavramın farklı dönemlerdeki kullanımına bakıldığında, teolojik sapkınlık iddiasının çoğu zaman siyasal otorite, toplumsal düzen ve meşruiyet tartışmalarıyla iç içe geçtiği görülmektedir.

Tarihte devletler hangi düşüncenin kendilerince meşru bir zeminde, hangisinin ise oldukça tehlikeli bir yerde olduğuna karar vererek kendi siyasal düzenlerini korumaya çalışmışlardır. Bu süreçte dinî kavramlar çoğu zaman yalnızca inanç alanına dahil olmaktan çıkarak siyasal otoritenin kullandığı araçlardan biri hâline gelmiştir. İslamiyet tarihinde önemli bir yere sahip olan zındıklık kavramı da bunun dikkat çekici örneklerinden biridir. İlk bakışta dinî sapkınlığı ifade eden suçlayıcı bir ifade gibi görünse de, tarihî örnekler kavramın bazı dönemlerde devletin benimsediği dinî anlayışa, toplumsal düzene veya siyasal otoriteye meydan okuyan kişi ve hareketleri tanımlamak için de kullanıldığını göstermektedir. Bu çalışmada zındıklık kavramının tarihsel gelişimi ele alınacak; Hurûfîlik, Kalenderîlik ve Şeyh Bedreddin örnekleri üzerinden Osmanlı'da din, siyaset ve meşruiyet arasındaki ilişkinin nasıl şekillendiği incelenecektir.

2
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Çeviren 29 Kasım 2014
Sağ tarafta, otlanıyormuş gibi duran bir denizatı görüyorsunuz sanabilirsiniz. Oysa bu karanlık yapı, yaklaşık 20 ışık yılı uzunluğunda, dumanımsı tozdan oluşan bir sütun. Bu tuhaf biçimli toz yapısı, komşu Büyük Macellan Bulutu içinde; geniş Tarantula Bulutsusu’na çok yakın bir yıldız oluşum bölgesinde bulunuyor. Enerjik bulutsu, NGC 2074 adlı bir yıldız kümesini doğuruyor. Kümenin merkezi, denizatının boynunun yönünde, görüntünün üst kenarının hemen dışında seçilebiliyor. Bu temsili renkli görüntü, 2008 yılında Hubble Uzay Teleskobunun Wide Field Planetary Camera 2 kamerasıyla, Hubble’ın 100.000’inci Dünya turu anısına çekildi. Kümedeki genç yıldızlar oluşurken, onların ışığı ve rüzgârları, önümüzdeki bir milyon yıl içinde bu toz sütunlarını yavaş yavaş aşındırıp yok edecek.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
335.8K UP
Mec.Eng. 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Aynı sayılmazlar, lakin aralarında dolaylı bir ilişki kurulabilir. Potansiyel enerji, bir cismin konumu veya biçimi nedeniyle depoladığı enerjidir. Örneğin yüksekte duran kırılgan bir camın da kütleçekimsel potansiyel enerjisi vardır fakat bu, camın dayanıklı olduğu anlamına gelmez. Dayanıklılık ise bir malzemenin uygulanan kuvvet karşısında kırılmadan, kalıcı biçimde bozulmadan veya işlevini yitirmeden direnebilme özelliğidir. Sıkıştırılan bir yay enerji depolar yayın dayanıklılığı ise ne kadar yük altında bozulmadan kalabileceğini belirler. Sezginizdeki benzerliğe en yakın kavram “tokluk” olabilir. Zira tokluk, bir malzemenin kırılana kadar ne kadar enerji soğurabildiğini anlatır. Kısacası potansiyel enerji depolanan enerjidir, dayanıklılık ise cismin zorlanmaya karşı gösterdiği dirençtir. Saygılarımla.

Tüm Reklamları Kapat

2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
3 gün önce
Anılarımızı değişmez kayıtlar sanıyoruz ama aslında beynimiz onları her hatırladığımızda yeni bilgilerle şekillendiriyor. Hafıza güncellemesi adı verilen bu işlem, yaşlandıkça yavaş yavaş kayboluyor. Bilim insanları uzun süredir bu körelmenin beyinde hücresel düzeyde nasıl bir tıkanıklıktan kaynaklandığını anlamaya çalışıyor.

Yeni yapılan bir araştırma, bu sorunun cevabını genlerimizin çalışma biçiminde aradı. Araştırmacılar, hafızadan sorumlu hipokampus bölgesindeki gen aktivitelerini incelemek için fareler üzerinde bir deney tasarladılar. Farelere önce bir görev öğretildi, daha sonra bu göreve yeni kurallar eklenerek anılarını güncellemeleri istendi. Bu süreçte genç ve yaşlı farelerin beyinlerindeki gen ifadeleri anlık olarak takip edildi.

Sonuçlar beynin yaşlanmayla birlikte nasıl bir çıkmaza girdiğini açıkça gösteriyor. Genç fareler hafızalarındaki bir bilgiyi sadece hatırladıklarında farklı, bu bilgiye yeni bir detay ekleyip güncellediklerinde ise tamamen farklı gen gruplarını devreye sokuyor. Yani genç bir beyin, eski bir anıyı hatırlamak ile bu anıyı yeniden yazmak arasındaki farkı hücresel düzeyde biliyor.

Yaşlı farelerde ise durum çok daha farklı bir hal alıyor. Yaşlı fareler, anılarını sadece hatırladıklarında da, güncellemeleri gerektiğinde de beyinlerinde hep aynı gen gruplarını çalıştırıyor. Beyinleri yeni bir bilgi geldiğinde farklı bir genetik program başlatamıyor, eski kaydı yeniden oynatıp geçiyor. Bu da, yaşlı farelerin yeni kuralları öğrenememesiyle sonuçlanıyor.

Araştırma sırasında Tent5a isimli özel bir genin bu güncelleme sürecinde kilit bir rol oynadığı da tespit edildi. Sadece fareler üzerinde test edilmiş olsa da, bu mekanizmanın çözülmesi yaşa bağlı hafıza sorunlarının hücresel düzeyde tedavi edilebilmesi için önemli bir basamak oluşturuyor. 🧠
13 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen9 17 Ağustos 2024
Kitabın konusu gerçekten insanı sarsıyor. Kitap bittiğinde bir insan neden böyle üzücü bir kitap yazar diye düşünmüştüm.
9.6/10
(182 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Avrupa felsefe geleneğinin en güvenli genel tanımı, onun Platon’a düşülmüş bir dizi dipnottan oluştuğudur.
Kaynak: Process and Reality adlı eserinden; Türkçe metin, İngilizce aslından editoryal olarak çevrilmiştir.
7
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Alıntıyı Ekleyen 17 Eylül 2025
Bir başka düzeyde, kendimizi özveriyle kurban edişimizden en çok fayda sağlayan ulustur ve genç erkeklerin ülkenin büyük zaferi uğruna, birer birey olarak ölmeleri beklenir. Bunun da ötesinde, haklarında farklı bir ulustan olduklarından başka bir şey bilmedikleri başka bireyleri öldürmeleri için cesaretlendirilirler. Gariptir ki, barış zamanında bireylere yaşam standartlarını artırma hızlarında biraz özverili olmaları için yapılan çağrılar, savaş zamanında hayatlarını ortaya koymaları için yapılan çağrılardan daha az etkili gibi görünüyor.
Richard DawkinsDoğrulanmış
Kaynak: Richard Dawkins, Gen Bencildir, TÜBİTAK Yayınları, s. 23.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Dolayısıyla her insanın bir hilekâr olduğunu varsayma ilkesi siyasette adilânedir; ancak bir ilkenin siyasette geçerli iken hakikatte yanlış olması kulağa tuhaf geliyor."
David Hume
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)