Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı
Yazar 1 Ocak 2018 13 dk.

Pozitif bilimlerde araştırmanın güzel tarafı, bir gizemi çözmekten çok, o gizemin kendisi olmaktadır. Gizli olan bir şey açığa çıktığında artık, çekiciliğini yitirir. Öte yandan mitokondri, hem ökaryotik hücreler için enerji üretme mekanizması olarak, hem de ökaryotik hücreye evrimleşmedeki rolü ile hala cevaplanmayı bekleyen gizemlere sahiptir.

Birçok soru cevaplanmayı beklemektedir: İlkel hücreler nasıl oldu da spontan proton aşamalı değişimini kullanabilir hale geldi? Mitogenomda (Mitokondriyal genomda) bulunan genler neye göre ve nasıl konak hücrenin nükleer genomuna entegre oldu?

162
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Yazar 14 Ocak 2024 17 dk.

Darwin, Lamarck ve Huxley başta olmak üzere evrimsel biyolojinin öncülleri, evrimin geniş zaman ölçeğinde, aşamalı olarak gerçekleştiği fikrini ortaya koymuşlardır. Başlangıçta yaygın olarak türlerin zaman içinde adaptasyonlar yoluyla değişebileceği ve evrimin uzun süreçler boyunca milyonlarca yıl içinde sürekli olarak gerçekleşerek, organizmaların çevreleriyle etkileşim içinde olduklarını ve bu etkileşimlerin zamanla türlerin evrimine yol açtığı fikirleri kabul görmüştür.

Zamanla evrim üzerinde yapılan araştırmalar artıkça bazı organizmaların çevresel değişikliklere hızla uyum sağlayarak adaptasyonlar geliştirebileceği ve bu adaptasyonların kısa süre içinde genetik varyasyonlar yoluyla yayılabileceği keşfedilmiştir. Bu noktada da evrimin uzun stabil dönemlerini bölen hızlı değişim sıçramaların olduğu hipotezi ortaya atılmıştır. Örneğin söz konusu tür uzun bir süre "değişmeden" seçilim göstermeye devam ediyordur; lakin kısa bir dönemde gerçekleşen jeolojik veya biyolojik olaylar ardından jenerasyonda hızlı bir değişim (sıçrama) yaşanabileceği savunulmaktadır. Tam olarak desteklenemeyen ve üzerinde tartışmalar olan bu hipoteze sıçramalı evrim veya kesintili denge (İng: "punctuated equilibrium") adı verilmiştir.

42
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yücel Soy
İnceleyen 27 Şubat
Gerçekten çok güzel bir film olmuş, A dan Z ye her şeyi sorgulamamız gerektiğini tekrar hatırlatıyor bize...
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Yazar 6 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

62
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.7K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Arya Elçi
Arya Elçi
63.4K UP
Yazar 5 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.6K UP
3 gün önce
Başınız ağrıdığında içtiğiniz o ilacın, ağrıyan yeri "bildiğini" veya oraya gitmek üzere özel bir GPS’i olduğunu sanmak güzel bir illüzyon. Oysa ilacın hiçbir fikri yok; kana karışıp ayak parmağınızdan beyninize kadar her yere, ağrımayan dokulara da eşit dağılıyor.

Yaptığı iş, hasar durumunda üretilen ve ağrı sinyalini tetikleyen prostaglandinleri vücut genelinde baskılamak. Sorun şu ki, bu moleküllerin "gündüz işi" mide duvarını asitten koruyan mukusu üretmek. Yani ağrıyı hedef alan bir keskin nişancı değil, biyolojik bir halı bombardımanı yapıyoruz. Ağrıyı keserken midenin koruma kalkanını da indirmek, vücudun "kusursuz çözüm yoktur, sadece takas vardır" deme şekli. Basit bir ağrı kesicinin bile arkasında böyle bir maliyet hesabı yatıyor.
43 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi
Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
Beyaz çiçekli atkestanesi (Aesculus hippocastanum) ve bir tür pembe çiçekli atkestanesini (Aesculus pavia) türlerinin melezidir. 20m kadar boylanabilen, kışın yapraklarını döken, yuvarlak tepeli bir ağaçtır. Yapraklar 5(7) yaprakçıklı ışınsal bileşik; yaprakçıklar 10-20cm boyda, ters-yumurtamsı, kenarlar kaba çift dişli, uç kısımları sivri (cuspidate) (beyaz çiçekli atkestanesinden farklı olarak yuvarlaklaşmadan sivrilen); sap 15-20cm uzunluktadır. Çiçeklenme dönemi Nisan-Mayıs ayları; çiçek kurulu dik salkım, 10-20cm yükselen; çiçekler pembemsi-kırmızı renktedir. Kapsül meyve büyük, yuvarlak, görece daha az dikenli; tohumları 2-4cm çapta, parlak koyu kahverenktedir.
0
Söz
Salih Öztürk
Salih Öztürk
100.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 7 saat önce
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Kaynak: Apologia
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Osman Öztürk
Osman Öztürk
138.9K UP
Çeviren 15 Haziran 2011 14 dk.

Çoğu insan için Evrim Teorisi'nin tartışmaya yer bırakmaz şekilde ortaya koyduğu türler arası kuzen-ata ilişkisi, anlaması güç kavramlardan birisidir. Halbuki sadece kendi ailelerimize bile bakarak bu evrimsel olguyu algılamamız mümkündür. Bu makalemizde, türler arası akrabalık ilişkilerinden ziyade, tür içerisindeki akrabalık ilişkilerine odaklanacağız. Bu makaleyi, buradaki makalemiz gibi bazı diğerleriyle birleştirerek analiz edecek olursanız, var olmuş, var olan ve var olacak tüm türlerin birbirleriyle nasıl akraba olduğunu anlamanız mümkün olacaktır. Gelin şimdi sizi soy hattınız içerisinde son derece ilginç bir yolculuğa çıkaralım. Bu süreçte, evrimsel biyoloji ile ilgili birçok kavramı analiz etme ve anlama fırsatı bulacağınızı umuyoruz. Hikayeyi birinci tekil şahıs olarak anlatacağız, çünkü bu hikaye Wait But Why isimli bilim sitesinin kurucusu Tim Urban'ın soy ağacı tarihine yaptığı bir yolculuğa dayanıyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var, dolayısıyla hemen başlayalım:

Büyüklerimden yalnız 89 yaşındaki babaannem hayatta: Nana...

68
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arzu Redjep
Arzu Redjep
282.1K UP
Çeviren 25 Mayıs 2020 4 dk.

Yaşam, binlerce reaksiyon içeren yoğun ağlar aracılığı ile gıdaları hücrelere dönüştürür. Yeni yapılan bir araştırma, bu tür ağların yaşamın kökeninde nasıl sıfırdan oluştuğunu ortaya çıkardı. Almanya, Yeni Zelanda ve ABD'den uluslararası araştırma ekipleri, ilkel mikropların metabolik ağlarını inceleyerek genlerden daha yaşlı olan otokatalitik kümeler (kendi kendini güçlendiren birbirine bağlı reaksiyonların toplamı) tespit ettiler.

Canlı hücreler, metabolik ağların son ürünleridir. Hücreye giren besin molekülleri, daha sonra hücreleri oluşturan molekülleri üreten yolaklara aktarılan, merkezi ara ürünlere dönüştürülür. Bu ağlar genellikle neredeyse hepsi enzimler (proteinler) tarafından gerçekleştirilen ve genler (nükleik asitler) tarafından kodlanan 1000'den fazla reaksiyon gerektirir. Genler ve proteinler arasındaki bağlantı, ribozomlara genlerde depolanan bilgilere göre protein yapma emrini veren evrensel genetik koddur. Bu bileşenlerin tümü birbirine bağlıdır: ribozomun %50'si protein ve %50'si RNA'dır; proteinler amino asitlerden oluşur; RNA nükleik asit bazları içerir ve amino asitler ile bazlar ise genlerin kodladığı enzimlerle katalize edilen, metabolizmadaki yaklaşık 1000 reaksiyon sayesinde oluşur.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
16
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 16 saat önce
Macropus rufus, günümüzde yaşayan en büyük keseli memeli türü olup, Avustralya kıtasının açık ve yarı kurak ekosistemlerine evrimsel olarak en iyi uyum sağlamış kara memelilerinden biridir. Bu tür, yalnızca boyutsal büyüklüğüyle değil, fizyolojik dayanıklılığı, hareket biyomekaniği ve çevresel stres faktörlerine karşı geliştirdiği adaptasyon mekanizmalarıyla da dikkat çeker. Kızıl kanguru, modern memeli evriminde enerji verimliliği temelli adaptasyonun en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Morfolojik olarak türün en belirgin özelliği, aşırı gelişmiş arka ekstremiteleri ve güçlü kas-tendon sistemidir. Uzamış arka bacak kemikleri, yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları ve güçlü kas grupları sayesinde yüksek hızda, uzun mesafeli ve düşük enerji maliyetli zıplama mümkün olur. Bu yapı, yalnızca hareket kabiliyeti değil, aynı zamanda predatör kaçışı, alan kullanımı ve kaynak erişimi açısından da türü ekolojik olarak avantajlı kılar. Kuyruk, denge sağlayıcı bir yapı olmanın ötesinde, yavaş hareket ve dik duruş sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilitesini sağlar.

Macropus rufus, aşırı sıcaklık dalgalanmalarına ve su kıtlığına karşı ileri düzey fizyolojik adaptasyonlar geliştirmiştir. Termoregülasyon mekanizmaları sayesinde vücut ısısını dengeleyebilir; su kaybını minimize eden böbrek yapısı ve metabolik süreçleri, kurak ortamlarda uzun süre hayatta kalmasına olanak tanır. Bu özellik, türün çöl ve yarı çöl ekosistemlerinde geniş yayılım göstermesini mümkün kılar.

Beslenme ekolojisi açısından kızıl kanguru, lif oranı yüksek, düşük besin değerli bitkilerle beslenmeye uyum sağlamış otçul bir türdür. Sindirim sistemi, selülozun parçalanmasını sağlayan mikrobiyal fermentasyon süreçleriyle desteklenir. Bu sayede düşük kaliteli besin kaynaklarından maksimum enerji elde edilebilir. Bu tür, sadece tüketici bir organizma değil, aynı zamanda bitki örtüsünün yapısını ve yenilenme döngülerini düzenleyen bir ekolojik mühendis işlevi görür.

Üreme biyolojisi, keseli memelilere özgü ileri adaptasyonları içerir. Dişiler kısa gebelik süresi sonrası gelişimini tamamlamamış yavruyu keseye alır ve uzun süreli laktasyon süreci başlar. Embriyonik diapoz mekanizması sayesinde dişi, çevresel koşullar elverişsiz olduğunda embriyo gelişimini geçici olarak durdurabilir. Bu, popülasyon sürekliliğini çevresel dalgalanmalara karşı biyolojik olarak güvence altına alan kritik bir adaptasyondur.

Davranışsal olarak Macropus rufus, yarı sosyal yapılar sergiler; gevşek sürü organizasyonları içinde yaşar. Erkekler arasında alan ve dişi erişimi için hiyerarşik rekabet görülür. Tür, yüksek çevresel tolerans kapasitesi sayesinde geniş alanları kapsayan göç benzeri hareketler gösterebilir ve kaynak dağılımına göre mekânsal organizasyonunu dinamik biçimde yeniden şekillendirir.

Macropus rufus, yalnızca “büyük bir kanguru” değildir;
enerji ekonomisi, hareket biyomekaniği, fizyolojik dayanıklılık, üreme stratejileri ve ekolojik mühendislik rollerinin birleştiği evrimsel olarak son derece sofistike bir adaptasyon modelidir.
Bu yönüyle tür, keseli memeli evriminde çevresel stres koşullarına karşı geliştirilen biyolojik stratejilerin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
0
🌱 Fenoloji, canlıların yaşam döngüsünde tekrar eden olayların (üreme, göç, yapraklanma, çiçeklenme gibi) mevsimsel çevresel koşullarla nasıl zamanlandığını inceleyen bir bilim alanıdır. Bu zamanlama, rastgele değil; genellikle sıcaklık, gün uzunluğu ve çevresel ritimler gibi fiziksel ipuçlarıyla şekillenir.

☀️ Ancak çevresel koşullardaki değişimler, bu biyolojik takvimlerin alışılagelmiş zaman çizelgesinden sapmasına neden olabilir. Mevsimlerin erken ya da geç başlaması, canlıların uzun süredir uyum sağladıkları döngüleri etkileyebilir. Bu durum, tekil bir davranıştan ziyade zincirleme biyolojik sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

🐢 Deniz kaplumbağaları gibi türlerde üreme davranışları, çevresel sinyallerle yakından ilişkilidir. Yuva yapma zamanı, yumurtaların gelişim süreci ve yavruların denize ulaşma anı, çevrenin sunduğu koşullarla senkronize şekilde gerçekleşir. Bu senkronizasyon bozulduğunda, üreme başarısı ve yavruların hayatta kalma olasılığı da etkilenebilir.

🌡️ Özellikle sıcaklık değişimleri, sadece zamanlamayı baz almaz, yavruların gelişimini ve cinsiyet dağılımını da etkileyebilecek biyolojik sonuçlar doğurabilir. Bu da fenolojik değişimlerin, kısa vadeli davranış farklılıklarından ziyade uzun vadeli popülasyon dinamikleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürür.

🌍 Fenoloji bu noktada, doğadaki “ne zaman?” sorusuna yanıt ararken; çevresel değişimlerin canlıların yaşam döngülerine nasıl yansıdığını anlamaya yardımcı olur. Mevsimsel ritimler değiştiğinde, ekosistemlerin bu yeni zamanlamaya nasıl uyum sağlayacağı hâlâ araştırılan kritik bir sorudur.

Yazar: Emre Odabaş
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Minecraft Çetesi
Mantık ve Felesefe Alanında çalışıyorum 2 gün önce Sen de Cevap Ver
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?

[1] Bu iddia çürütüleli çok oluyor. Ayrıyaten bu bir indirgeme problemi olurdu. Colombia Üniversitesi ciddiye alınmayan Simülasyon Teorisini kuantum fazları ve matematiksel formuller ile çürütmüştü. Kuantum kütleçekimi, uzay-zamanı aksiyomatik bir formel sistemden (ℱ_QG) türetmek zorundadır. Bu sistem sonlu aksiyomlara, aritmetik ifade gücüne ve tutarlılığa sahip olmalı. Doğru ama ispat edilemez önermeler zorunlu olarak vardır (Th(ℱ_QG) ⊊ True(ℱ_QG)). Sistem kendi tutarlılığını da ispat edemez. Belirli bir Kolmogorov karmaşıklık eşiğinin üzerindeki önermeler sistem içinde karar verilemez. O yüzden makale diyor ki Evren, algoritmik olarak karar verilemeyen gerçeklikler içerdiğinden, hiçbir algoritmik simülasyon evreni tam olarak üretemez. Dolayısıyla evren bir simülasyon olamaz.

Kaynaklar

  1. M. Faizal, et al. (2025). Consequences Of Undecidability In Physics On The Theory Of Everything. Journal of Holography Applications in Physics, sf: 10-21. doi: 10.22128/jhap.2025.1024.1118. | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close