Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ağustos 2018 23 dk.

Tüm Dünya'da modern bilimin en önemli parçalarından biri olan evrimin kabul edilirliği giderek artıyor. İnsanlar evrimsel biyolojinin detaylarını öğrendikçe, yıllar yılı meydanları dolduran "yaratılışçı" ve evrim karşıtı akımların hiç de söyledikleri gibi bir kavram olmadığını, son derece basit ve anlaşılır bir doğa gerçeği olduğunu kavramaya başladılar. Bu da, akıllarda şu önemli sorunun doğmasına neden oluyor:

Bu sorunun altında yatan ana sorunun kaynağı, aslında bir "yaratıcı süpergücün" (kısaca "tanrı"nın) varlığı ile ilişkilendirilir. Çünkü "Eğer yaratma olayı varsa, bir yaratıcı da olmalıdır." düşüncesi, teolojinin asırlardır kullandığı felsefi bir argümandır. Her ne kadar yaratılma olayı ile yaratıcı arasında kısmen bir ilişki olsa da, yaratılma sözcüğünün özünde ifade ettiği eylem ile yaratma eyleminde bulunduğu iddia edilen süpergüç arasındaki ilişki, evrim karşıtlarının halka yansıttığı kadar sıkı olmayabilir. İzah edelim:

318
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Kocabaldır
Anıl Kocabaldır
112.6K UP
Yazar 26 Nisan 2020 7 dk.

Hepimiz geçmişte yaşadığımız güzel anılara ya da olaylara geri dönmek istemişizdir. Geçmişte yaptığımız hataları ya da olguları değiştirmek gibi düşünceler de zamanda geriye gitme isteğini doğurmuştur. Bu yazımızda zamanda geçmişe gitmenin fiziksel açıdan bir analizini yapacağız.

Zamanda yolculuk fikri Albert Einstein’ın 1905 ve 1916 yıllarında yayımladığı “Özel Görelilik” ve “Genel Görelilik” kuramları ile bilimsel anlamda gündeme gelmiştir. Bu iki devrim niteliğindeki kuram, mutlak zaman ve mutlak referans sistemi hakkındaki düşüncelerimizi doğrudan değiştirmiştir. Özel Görelilik kuramı kısaca ışığın hızıyla ilgili bir kuramdır. Bu kuramın sonuçlarından bazıları şunlardır:

88
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.9K UP
İnceleyen 5 gün önce
Merhaba keşke herkes birbirine kitap önerse.Sol Ayağım’ı okurken insanın boğazı düğümleniyor. Çünkü bu kitap, “başaramaz” denilen birinin, kimseye kızmadan ama kimseye de boyun eğmeden nasıl var olduğunu anlatıyor. Christy Brown’ın dünyası çok dar bir bedenin içinde başlıyor ama kelimelerle, resimle, iradeyle giderek genişliyor.

Christy’nin sol ayağı sadece bir uzuv değil; dünyaya açılan tek kapısı. Her harfi yazarken, her resmi çizerken aslında şunu söylüyor: “Beni eksik sandığınız yerden ben kendimi kuruyorum.” Kitabı okurken acıma hissi gelmiyor; daha çok hayranlık ve utanç karışımı bir duygu geliyor insana.

Bu hikâyenin en sarsıcı yanı, engelin bedende değil, çoğu zaman bakışlarda olması. İnsanlar Christy’ye bakıp bir şey göremiyor ama o, kendine bakıp bir hayat kuruyor.

Sol Ayağım bitince geriye şu kalıyor:
Güçlü olmak bağırmak değil;
vazgeçmemek.
Kitap
9.8/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : My Left Foot
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 6 gün önce
Sırça Köşk, insanı düşünmeye zorlayan öykülerden süzülüp gelen, alışılmışın dışında ama son derece anlamlı masallar barındıran bir Sabahattin Ali eseridir. Yurdun farklı köşelerindeki yaşamları görünür kılar; sistemi eleştirirken insan gücünün ne kadar sarsıcı olabileceğini hatırlatır. Körleştirilmeye, dilsizleştirilmeye, düşünemez hâle getirilmeye çalışılan insanların, isterlerse tek bir kelleyle bile koca bir düzeni yerle bir edebileceğini gösterir. Bu kitap bize bizi anlatır; anlamak isteyene…
9.2/10
(16 Kişi)
Puan Ver
Bütün Yapıtları
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
142.4K UP
Uyarlayan 6 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Nisan 2014 14 dk.

Bir önceki yazımızda, diğer yazı dizilerimizde daha genel kapsamda ele aldığımız seçilim olgusunun daha akademik detaylarına girmiştik ve farklı sayıdaki lokus sayısıyla ifade edilen özelliklere göre geliştirilen farklı modellerin varlığından söz etmiştik. Ancak daha önemlisi, mutasyonların evrimin ana mekanizması olamayacağı gerçeğini matematiksel olarak ispatladıktan sonra, mutasyonların yarattığı varyasyonlar üzerine etki eden seçilimin ne kadar önemli bir evrimsel kuvvet olduğunu sözel olarak açıklamış, örnekler vermiştik. Şimdi ise bu konunun matematiğine girerek, mutasyonlara kıyasla seçilimin ne kadar hızlı bir şekilde evrimi tetikleyebileceğini göstereceğiz. Böylece matematik alet çantamıza yeni formüller ekleyerek, Hardy-Weinberg Dengesi'nin ikinci kuralı olan "Dengenin var olması için seçilim olmayacak." ilkesini bozsak bile popülasyonların evrimsel analizi nasıl yapabileceğimizi göreceğiz.

Öncelikle, herkesin genel hatlarıyla bildiği seçilim olgusunu sayısal bir düzleme oturtalım: Yine tek lokuslu (2 alelli) bir model kullanacağız, en basitini yani. Alellerimizin adı B1 ve B2 olsun bu defa. Tıpkı A ve a gibi; ancak farklı harflere ve isimlendirmelere de alışın diye böyle yapmayı uygun görüyoruz. Hemen bir başlangıç frekansı tanımlayalım:

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
M104: Kızılötesinde Sombrero Gökadası

Bu havada asılı duran halka, bir gökada ölçeğinde. Hatta bir gökada — ya da en azından onun bir parçası: Yakınlardaki Başak Gökada Kümesi’nin en büyük gökadalarından biri olan, fotojenik Sombrero Gökadası. Sombrero Gökadası’nın görünür ışıkta orta bölümünü örten koyu toz şeridi, aslında kızılötesi ışıkta parlak biçimde ışıldar. Dijital olarak keskinleştirilmiş olan bu görüntü, yörüngedeki Spitzer Space Telescope tarafından yakın zamanda kaydedilen kızılötesi parıltıyı gösteriyor. Bu parıltı, NASA’nın Hubble Space Telescope’u ile görünür ışıkta çekilmiş mevcut bir görüntünün üzerine sahte renkle bindirilmiş. Sombrero Gökadası, M104 adıyla da bilinir. Çapı yaklaşık 50.000 ışık yılıdır ve bizden 28 milyon ışık yılı uzaklıktadır. M104, Başak takımyıldızı doğrultusunda küçük bir teleskopla görülebilir.

11 Ocak 2026 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kredisi: NASA, JPL, Caltech, SSC, R. Kennicutt (Steward Obs.) ve diğerleri,
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Nevzat Keskin
Seslendiren 23 Mayıs 7:01
İşte tüm bu diş aşınmalarıyla mücadele etmek adına diş fırçalamak, birçok insan için tırnak kesmek veya tuvalet yapmak kadar "doğal" bir davranıştır....
21
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
20
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Firmicutes, Gram-pozitif bakteriler içinde yer alan ve metabolik, morfolojik açıdan oldukça çeşitlenen bir şubedir. Bu şube, hem çubuk (basil) hem de küresel (kok) şekilli hücrelere sahip türleri içerir ve bazı üyeleri spor oluşturabilir. Spor yapabilme yeteneği, Firmicutes’in ekstrem çevre koşullarına dayanmasını sağlar; örneğin yüksek sıcaklık, kuruluk veya düşük besinli ortamlarda uzun süre hayatta kalabilirler.

Bu şube, çok farklı ekolojik nişlerde bulunur: toprak, tatlı ve tuzlu su ortamları, bitki yüzeyleri, hayvan ve insan sindirim sistemi, fermente gıdalar ve endüstriyel süreçler. Üyelerinin çoğu karbonhidratları fermente ederek enerji elde eder ve bazıları laktik asit, etanol veya butirat gibi metabolitler üretir. Bu özellikleri, şubenin gıda teknolojisi, biyoteknoloji ve probiyotik uygulamalarda önemini artırır.

Firmicutes içerisinde yer alan temel sınıflar Bacilli ve Clostridia’dır. Bacilli sınıfı çoğunlukla spor oluşturmayan, laktik asit üreten türleri içerirken; Clostridia spor oluşturabilen ve anaerobik metabolizmaya sahip türleri kapsar. Bu farklılık, şubenin hem evrimsel hem de ekolojik açıdan esnekliğini gösterir.

Ekolojik açıdan, Firmicutes üyeleri organik maddenin parçalanması, besin döngülerinin sürdürülmesi ve mikrobiyal toplulukların düzenlenmesi gibi kritik roller üstlenir. Ayrıca bazı türler insan ve hayvan sağlığı için probiyotik özellik taşırken, bazıları fırsatçı patojen olarak rol alabilir. Bu şube, bakteriler âleminde hem işlevsel çeşitliliği hem de evrimsel uyum kapasitesini temsil eden temel bir grup olarak kabul edilir.
0
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Temmuz 2022 40 dk.

Irk, belli bir toplum içindeki insanları, sahip oldukları fiziksel veya sosyal niteliklere göre kategorilere ayırmakta kullanılan bir kavramdır.[1] Ancak bugüne kadar birçok farklı ırk tanımı da yapılmıştır; bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:[2]

Irk tanımıyla ilişkili olarak görülen, hatta birçok durumda eş anlamlı olarak kullanılan etnik köken veya etnik grup kavramıysa şu şekillerde tanımlanmaktadır:

279
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 25 Ocak 2019
Filozoflar, dünyayı hep farklı şekillerde yorumlamaya çalıştılar. Fakat önemli olan, onu değiştirebilmektir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
22
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 27 Ocak 2024 9 dk.

11 yaşında bir çocuk olan Aissam Dam, derin bir sessizliğin hakim olduğu bir dünyada büyüdü. Doğuştan sağırdı ve hiçbir şey duymamıştı. Fas'ta yoksul bir toplulukta yaşarken, kendi icat ettiği bir işaret diliyle kendini ifade ediyordu ve hiç okula gitmemişti.

Geçen yıl İspanya'ya taşındıktan sonra, ailesi onu bir işitme uzmanına götürdü ve uzman şaşırtıcı bir öneride bulundu: Aissam, gen terapisi kullanan bir klinik deney için uygun olabilirdi.

72
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilay Eldoğan Eken
Yazar 8 Ocak 2021 4 dk.

Duygulara ilişkin (en azından günümüzde) fikir birliğine varılan en temel konulardan biri, duyguların işlevsel olduğudur. Bu işlevlerin başında, duyguların evrimsel geçmişte hayatta kalmamıza yardımcı olması gelir.[1] Duyguların bir diğer işlevi ise, amaçlarımıza yönelik hareket edebilmek için davranışlarımızı düzenleme sinyalleri iletmeleridir. Hedeflerimize doğru ilerlerken engellendiğimizde öfkelenebilir, bir sorunla karşılaştığımızda üzülebiliriz. Bu duygular bize adımlarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlatır.[1] Ancak duygularımızla ilişkimiz, her zaman işlevsellik düzeyinde kalmaz. Duygusal deneyimin şiddeti ve süresi arttığında, duyguları düzenlemek adına farkında olarak ya da olmadan birtakım yöntemler kullanmak zorunda kalırız.

Bu yöntemleri kullanmaktaki amacımız, duygusal deneyimin şiddetini, türünü ya da duygusal deneyimi tetikleyen faktörü değiştirmektir. Bu yöntemler arasında duyguları kabul etme, problem çözme, yeniden değerlendirme "işlevsel duygu düzenleme yöntemleri" olarak kabul edilirler.[2] Bu yöntemlerin kullanımı ve duyguları düzenleyebilme ile fizyolojik sağlık, uyumlu ilişkiler, iş/okul performansı arasında olumlu ilişkiler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin aksine duyguları bastırma ve duygulardan kaçınma ise "işlevsel olmayan duygu düzenleme yöntemleri" olarak anılırlar ve psikolojik bozukluklarla ilişkilendirilirler.[2] Peki, duyguları bastırmayı ve duygulardan kaçınmayı nasıl deneyimleriz? Şu cümleler tanıdık geliyor mu:

145
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
16
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Eric Rose
Eric Rose
209.2K UP
Yazar 17 Temmuz 2018 11 dk.

20. yüzyıl bilimin yüzyılıydı. Bu yüzyılda bilim, insan toplumuna entegre olarak ilerliyor ve gelişiyordu. Albert Einstein’ın bu yüzyılda zihnini gelişime açması, bilimsel olguların derinlerini incelemesini ve merakı olan fiziğin bütün tanım, postulat ve teorilerinin temellerini sorgulamasının zorunlu olduğunu gösterdi. Bilgi neydi? Bilgiye erişim imkanı neydi ve fizik bilimi ne kadar doğanın gerçekliği üzerineydi? Tüm bu sorular Albert Einstein’ın büyük atılımı için temel bir bilim ve bilgi felsefesi merakının doğmasına sebep oldu. Albert Einstein’ın felsefe öncülleri oldukça basitti:

Bu üç basit felsefi argüman, Isaac Newton Klasik Fiziğine vurulan büyük darbenin öncülleriydi. Isaac Newton dönemine göre oldukça tutarlı ve güçlü bir bilimsel alan oluşturmuştu. 1686 tarihinde yayınlanan kitabı Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri), klasik mekaniğin temelini atmıştır ve tarihin en önemli bilimsel kitaplarından biri olmuştur. Bu kitabın bilimsel önemi dışında altında yatan felsefi sunuşu da görmek oldukça kolaydır:[1]

115
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close