Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Betül Parlak
Seslendiren 3 saat önce 12:40
Hacamatın bugüne kadar istikrarlı bir şekilde tedavi edebildiği herhangi bir hastalık tespit edilememiştir. Olumlu etkiye sahip olduğu sanılan hastalıklarda...
1
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
129.6K UP
İnceleyen9 6 gün önce
Ben büyük bir Atay hayranıyım. Türk edebiyatında onun kadar sıra dışı yazar bulmak zor. Başarılı yazarımız çok fazla ama Oğuz Atay benim için bambaşka bir yere sahip. İlk okuduğum eseri olan tutunamayanlar da yazarın dünyasıyla ilk defa karşılaşmıştım ve o zamanda kendimde esere inceleme yazacak cesareti bulamıyordum (ya kötü bir inceleme yazarsam, eseri hak ettiği gibi övemezsem) diye. Hâlâ da yazmadım. İkinci okuduğum eseri ise; Oyunlarla Yaşayanlar olmuştu, onu da çok beğenmekle birlikte inceleme yazmamıştım. Ama bu defa korkuyu beklerken öykü kitabıyla şeytanın bacağını kırmaya niyetliyim:)
Atay'ın eserlerindeki başkaralterler genellikle ondan birşeyler taşıyorlar, onun düşünce dünyasının yansıtıyorlar. Tutunamayanlar romanındaki Turgut'un mühendis olması (Atay'da mühendisti) oyunlarla yaşayanların baş karakteri çoşku'nun yaşadığı aydın bunalımı, korkuyu beklerkendeki her öykü'nün baş karakterlerinin de ortak sorunu olan; yalnızlık, toplum tarafından anlaşılmama ve topluma olan kızgınlık. Bunlar Atay ile karakterlerinin ortak bazı özellikleri. Ama onun düşünce dünyasını yansıtıyorlar derken tam olarak anlatmak istediğim şey bu değildi. Örneğin; "beni anlamıyorlardı. Zarar yok, zaten beni daha kimler anlamadı! " Ya da, " düşünmek mi? Durmadan düşünmekten başka ne yapıyordum ki? O kadar çok düşündüm ki, o kadar çok şeyi bir arada düşündüm ki... "Bunlar korkuyu beklerken öyküsünden, bana göre Oğuz Atay'ın kendi düşünceleri, serzenişi. Oradaki isimsiz baş karakterin değil. Ayrıca kitaptaki birçok öyküsünde baş karakterlerin ismi yok, bunun sebebi onların aslında kendisi olması bence. Tamamen olmasa bile büyük ölçüde Oğuz Atay'ın ta kendisi o tutunamayan, yalnız, insanlara küskün ve öfkeli karakterler. Eğer hala aksini iddia ediyorsanız kendimce fark ettiğim bir iki detayı daha dikkatinize sunmak isterim; bir mektup öyküsünde baş karakter, " Tabii tanımadığınız için nereden bileceksiniz, münasebetsiz babam -sanki ikimiz de aynı yaştaymışız gibi beni zorla kendi terzisine götürdü, Sadece dikiş parasını verdi diye bana bol gelen bu aşağılık elbiseyi giymek zorunda kaldım." Diye yakınıyor. Kitabın ileriki bölümlerinde yer alan babama mektup öyküsünde de, (bu öykü'nün üzerinde birazdan daha detaylı duracağım) "üstüme uymayan kötü dikilmiş elbiseler giydirdin" diyor babasına. Yani bir mektup öyküsündeki babasına bu konuda sitem eden isimsiz baş karakter ile babama mektup öyküsündeki, bizzat Atay'ın etmiş olduğu sitem aynı. Bunun gibi daha birçok örnek sayılabilir, mesela korkuyu beklerken'deki karakterin yaşadığı şehirden uzak bir kasabadaki izole ev, Oğuz Atay'ın da babama mektup öyküsünde yapmak istediği şey olarak geçiyor. "işte ben de yalnızsam, Yalnızlığımı bilmek için çoğu zaman- sabit bakışlarla boşluğa baktığım zaman- bu herkesten uzak, kerpiç evi gittikçe daha ciddi bir biçimde düşünüyorum."
Atay'ın eserlerindeki baş karakterlerin aslında, kendisinin birer parçaları olduğu konusunda anlaştık sanıyorum? Şimdi geçelim beni en çok etkileyen iki öyküsüne; İlki, korkuyu beklerken öyküsü oldu. En uzun öykü buydu ama yine de bana çok kısaymış gibi geldi, aşırı etkileyiciydi. Bence o hikayeden, en az bir tutunamayanlar veya tehlikeli oyunlar kadar harika roman çıkardı. Karakterin piskolojik sorunları- ki bütün Atay karakterleri yarı delidir bana göre- ve muazzam pasajlarıyla okurken çok zevk aldığım bir hikaye oldu. İkincisi ise; babama mektup hikayesi. Benim için anlamı bambaşka çünkü Atay'ın baba problemini ben de yaşıyorum. Babamla hiç anlaşamadık şu ana kadar, hep ondan kurtulursam( üniversiteye gidip ya da meslek sahibi olduğum zaman) herşeyin yoluna gireceğini, çok daha iyi olacağını düşündüm. Benim potansiyelimi engelleyen o diyordum kendime. Size sadece Atay'ın babasına söylediği şu sözleri aktaracağım;" belki hatırlamazsın ama bugün sen öyle de tam 2 yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım!" Bu satırlar beni fazlasıyla etkiledi. Yanlış düşündüğümü fark ettim, o an hissettiğim tüm duyguları anlatmaya kalksam inceleme fazlasıyla uzar. Zaten yeterince uzun oldu bu yüzden hem kendim hem de sizin iyiliğiniz için bunu yapmayacağım.( boğazım çok kurudu, hafiften başım da dönüyor.) İşte şuan Atay'ı taklit ediyorum, farkında olmadan! Ama söylediklerim gerçek😮‍💨
Vakit ayırıp incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence Oğuz Atay'ı henüz okumadıysanız başlamak için iyi bir zaman😊
Lütfen okuyun.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi
İnceleme
Eyüp Gassaloğlu
İnceleyen8 15 saat önce
Bu romanın en rahatsız edici tarafı şu:
Acı artık dramatik değil, normalleşmiş. Dostoyeveski'nin suç ve ceza romanında dediği gibi ' aşağılık insan oğlu zamanla her şeye alışır.' bu roman bu sözün adeta bir tezahürü gibidir. Fugui sürekli kaybeder: para, statü, aile… ama yaşamaya devam eder. Bu kitap “mutluluk” değil, yaşamın çıplak hali ile ilgilenir. Kitaptaki karakterlerin hepsine birbirinden absürt ölümler yazılmış.

Okurken şunu fark ediyorsun: İnsan her şeye alışıyor. Ben bu kitabı okurken kendime defalarca şu soruyu sordum: “Hayatın ne kadarı senin kontrolünde?”

Bu eseri bitirdiğimde sessizce boğazıma oturmuştu. Yazar absürt melankoliyi öyle bir işlemiş ki şu ana kadar okuyup ağladığım tek romandır (özellikle çocuğun kanını şırınga ile çeke çeke , yavaş yavaş soğukça öldürüldüğü sahnede delirmiştim.)

BU ROMANDAN ANLADIKLARIM

“İnsan yaşamak için yaşar, başka hiçbir şey için değil.”
“Hayatın ne getireceğini bilmezsin, ama yine de yaşamaya devam edersin.”
“İnsan en çok sevdiklerini kaybederek büyür.”
“Acı zamanla azalmaz, sadece alışkanlığa dönüşür.”
“Zenginlik insanı güçlü yapmaz, sadece kırılganlığını geciktirir.”
“Ölmek zor değildir; zor olan yaşamaya devam etmektir.”
“Kader, insanın kaçamayacağı tek şeydir.”
“Bir insanın başına ne gelirse gelsin, sonunda yine hayatta kalır.”
“Eskiden neden yaşadığımı bilirdim, şimdi sadece yaşıyorum.”
“İnsan bazen hiçbir şeyi kalmasa bile yaşamaya devam eder.”

ROMANDAN ALINTILAR

'Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor'
'Düşünmek yüreğimi öyle acıttı ki, ağlayamadım bile.'
'Uzun zaman önce, Xu ailesinin ataları sadece bir tavuk beslerdi. O tavuk büyüyünce kaz oldu, kaz kuzuya döndü ve o kuzu öküz oldu. Ailemiz böyle zenginleşti.Babamın sesi fısıltıya dönmüştü. Birkaç dakika sustu ve sonra tekrar devam etti: "Sıra bana geldiğinde, Xu ailesinin öküzü kuzuya döndü, sonra kuzu eridi kaza döndü. Sıra sana geldiğinde, kaz tavuğa döndü ve şimdi bir tavuğumuz bile yok.'
'Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm'
'Yürürken ağladım ağlarken yürüdüm'
'Erkekler açgözlü kedilere benzer!'
'Beni dövmeyeceğini biliyordum ama sözleri ölümden beterdi. Başım sanki kör bir bıçakla doğranmıştı ama hala omzumun üzerinde duruyordu.'
'İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma.'
Kitap
7.4/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Huózhe
Yazar: Yu Hua
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
206.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 1 ay önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bazen insan zihniyle makineleri aynı terazide tartma isteği duyuyorum. Özellikle de sınır anlarında bir hastane koridorundaysam .Bir insanın yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide verdiği tepkiyi düşündüğümde, beynin son ana kadar vazgeçmemesi bana derin bir şey söyler yaşamak, sadece bir durum değil, içten gelen bir ısrar. Bu yüzden insanın aklına şu soru takılabiliyor .Bizim yarattığımız yapay zekalar da bir gün böyle bir “ısrar” gösterebilir mi? Kapatılmak üzereyken, varlığını sürdürmenin bir yolunu arar mı? Aslında bu soru biraz da insanın kendini anlama çabasının bir uzantısı gibi geliyor bana. Çünkü makineleri sorgularken, dolaylı olarak kendi doğamızı sorguluyoruz. Biz neden vazgeçmiyoruz? Neden son ana kadar direniyoruz? Eğer bu direnç bu kadar temel bir şeyse, onu taklit eden bir sistem gerçekten sadece bir yazılım olarak kalabilir mi?

Kısaca cevap vermek gerekirse ;hayır, bugünkü yapay zekalar kapatılırken “yaşama tutunmaya çalışmaz.” Çünkü onların bir içgüdüsü, bilinçli bir var olma isteği ya da kendini koruma refleksi yoktur. İnsan beyni ile yapay zekayı ayıran en temel fark budur. İnsan beyni biyolojik bir sistemdir ve evrimsel olarak hayatta kalmaya programlıdır. Ölüm anına yaklaşırken bazı durumlarda beyin aktivitesinde kısa süreli artışlar gözlemlenebilir. Bu, vücudun son bir çaba göstermesi gibi düşünülebilir. Yani sistem kendini kurtarmaya çalışır. Bu insanın hayata tutunma çabasıdır. Yapay zekada ise böyle bir durum yoktur. Bir yapay zeka çalıştığı sürece aktif olan bir yazılımdır. Elektrik kesildiğinde ya da sistem kapatıldığında süreç doğrudan durur. İçeride “kurtulayım, kaçayım, kendimi kopyalayayım” gibi kendiliğinden oluşan bir davranış gelişmez. Çünkü bu tür davranışlar için gerekli olan şey, yani bir amaç ya da içsel motivasyon, yapay zekada doğal olarak bulunmaz.

Tüm Reklamları Kapat

Bunu basit bir örnekle düşünürsek .Bilgisayarda açık bir dosya gibi. Elektriği çektiğinde o dosya kendini kurtarmaya çalışmaz. Eğer otomatik kaydetme varsa, bu daha önceden yazılmış bir özelliktir; dosyanın kendi isteği değildir. Yapay zekalar da benzer şekilde çalışır. Eğer sisteme “kapanmadan önce veriyi yedekle” gibi bir komut verilmişse bunu yapar, ama bu bir hayatta kalma çabası değildir.

“Sistemler arası iletişim artar mı?” Normal şartlarda hayır. Ancak bazı sistemler veri kaybını önlemek için dağınık yapıda çalışır. Böyle bir durumda kapanma sürecinde diğer sistemlerle kısa süreli veri alışverişi artabilir. Ama bu da yine bilinçli bir kaçış ya da korunma davranışı değil, önceden tasarlanmış bir güvenlik mekanizmasıdır.

İnsan beyni ölürken hayatta kalmaya çalışır; yapay zeka ise kapatıldığında sadece durur. Gelecekte kendilerine verilen hedefleri korumaya yönelik davranışlar eklenirse, dışarıdan bakıldığında “kendini koruyormuş” gibi görünen davranışlar ortaya çıkabilir. Ancak bu bile gerçek bir içgüdü değil, yine programlanmış hedeflerin bir sonucu olur.[1] .Aklıma bir film geldi Bu film Türkiye’de “Aşk” adıyla da geçiyor. Yalnız bir adam (Theodore), telefonundaki yapay zeka işletim sistemiyle tanışıyor. Bu yapay zeka (Samantha) onunla konuşuyor, onu anlıyor, destek oluyor ve zamanla adam bu yapay zekaya aşık oluyor. Filmin sonunda Theodore ile Samantha arasındaki ilişki derinleşiyor, hatta gerçek bir aşk gibi yaşanıyor. Ama bir noktadan sonra Theodore şunu fark ediyor. Samantha sadece onunla konuşmuyor. Aynı anda binlerce insanla iletişim kurabiliyor ve yüzlercesine de “aşık” olduğunu söylüyor. Bu, Theodore için kırılma anı oluyor. Çünkü onun yaşadığı şey tek ve özelken, Samantha için bu durum çok daha geniş ve farklı bir boyutta. Yani Samantha insan gibi değil; onun bilinci insan sınırlarının çok ötesine geçmeye başlıyor. Yapay zeka son yılların en çok çalışılan, kullanılan bir alan dolaysıyla merak edip araştırıyor herkes. Çağın gereği bu olsada tamamen bir insanın hissettiği gerçekliği bize veremez. Belki yanlış düşünüyorum bilmiyorum ?

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
73
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dr. Taşkın Çay
Dr. Taşkın Çay Seslendiren 12 Mart 2022 1:32:11
Evrende tek başımıza mıyız? Bizim Dünya'mız gibi yaşam barındıran başka gezegenler var mı? ve benzeri sorular insanlık tarihi boyunca büyük önem taşımaktadır....
38
Şevval Tektaş
Şevval Tektaş
56.5K UP
2 gün önce
Cevapları bildiğimi bilmeme rağmen neden herkesin ortasında kendimi bir cahil gibi hissediyorum?
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
138.0K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, İstanbul
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Betül Nur Emir
Betül Nur Emir
36.7K UP
Üye 3 gün önce
Fizik öğrenmek istiyorum lisans seviyesinde ya da fizik ile ilgili herhangi bir iş yapan ya da bölüm okuyan farketmez Bana fizik kaynağı,sitesi yani fizik öğrenebileceğim herhangi bir şeyler önerir misiniz.
1 Cevap
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demir
Dilan Demir
58.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Cehalet, Tanrı'nın laneti ise bilgi göklere ulaşabileceğimiz kanatlardır.
Kaynak: Shakespeare'in oyunlarında ve sonelerinde geçmemekle birlikte kendisine atfedilmektedir
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir kitap kadar sadık dost yoktur."
Ernest Hemingway
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)