Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 22 Ocak 2017 10 dk.

Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz. Deneyleri yaparken sizin ve çocuklarınızın beraber kaliteli vakit geçireceğinizi ve ayrıca onların bazı temel bilimsel gerçekleri keyifle öğreneceklerini garanti ediyoruz. Gelin bu mutluluk ve eğlence zincirimize yeni halkalar ekleyelim ve bu gönderimizi mümkün olduğunca başkalarıyla paylaşalım ki evlerimiz ve okullarımız bilimle şenlensin!

Bu içeriği, okurlarımız tarafından çocuklar ve aileler için hazırlanmış özel bir PDF dosyası olarak indirmek, dağıtmak ve paylaşmak için buraya tıklayın.

59
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evren Cemil Çayırlı
1 gün önce
Liderler değişiyor ama zihniyet aynı kalıyor. Bu yüzden önce zihniyet devrimi olmalı.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 4 gün önce 12 dk.

Fenoloji; bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmaların mevsimsel döngülerini ve bu döngülerin çevresel faktörlerle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin; özellikle sıcaklık, ışık, yağış ve diğer iklimsel değişkenlerin organizmaların gelişim evreleri ve üreme biyolojileri üzerindeki etkilerini anlamak için kullanılır. Fenolojik olaylar arasında çiçek açma, yaprak dökme, meyve olgunlaşması, göç ve üreme dönemleri yer alır. Bu olayların sistematik izlenmesi, ekosistem dinamiklerinin ve iklim değişikliğinin biyolojik süreçler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını sağlar.[1]

Fenoloji çalışmaları, iklim değişikliğinin biyolojik zamanlamalar üzerindeki etkilerini ortaya koymak için kritik öneme sahiptir. Örneğin, küresel ısınma nedeniyle bazı bitki türlerinin çiçek açma dönemleri öne çekilmiş, bazı hayvan türlerinin göç zamanları değişmiştir. Bu tür değişikliklerin izlenmesi, ekolojik uyum mekanizmalarının ve biyoçeşitliliğin korunması için temel veri sağlar. Ayrıca tarım, ormancılık ve doğal kaynak yönetimi gibi uygulamalı alanlarda fenolojik gözlemler, üretim planlaması ve zararlı yönetimi için kullanılmaktadır.[2]

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Burak Başkan
Burak Başkan
105.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 8 Mart
Kadınlık meselesi bu kadar saçmaysa, bunun nedeni erkeğin kibrinin bunu bir tartışma haline getirmesidir.
Kaynak: İkinci Cinsiyet
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eray .
17 saat önce
Bir şeyi yapmanın en kolay yolu ertelememektir
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 29 Ağustos 2017 10 dk.

İnsanların beslenmesindeki başlıca evrimsel değişikliklerden ilki, en az 2,6 milyon yıl önce büyük hayvanların et ve kemik iliklerini menülerine dahil etmeleriydi.

İlk insansıların beslenme biçimi muhtemelen günümüz şempanzelerininkine benziyordu: çok miktarda meyve, yaprak, çiçek, ağaç kabuğu, böcek ve et içeren hem otçul hem de etçil bir beslenme düzenine sahiplerdi (örneğin Andrews & Martin 1991; Milton 1999; Watts 2008). Diş morfolojisi ve dişlerin mikro düzeyde aşınması ile ilgili çalışmaların gösterdiğine göre bazı insansıların yedikleri şeyler arasında tohumlar ve sert kabuklu yemişler gibi sert gıda maddeleri ile kökler ve yumru kökler gibi yer altı depolama organları bulunabilirdi (Jolly 1970; Peters & O'Brien 1981; Teaford & Ungar 2000; Luca ve ark. 2010). İnsansıların yedikleri şeyler en az 2,6 milyon yıl öncesinden itibaren belirgin şekilde genişlemeye başladı; bazıları yiyecekleri arasına küçüklerinden büyüklerine kadar her çeşit hayvanın et ve iliğini dahil etmeye başladılar. Bu çarpıcı değişimin kanıtlarını 5N1K sorularını sorarak inceleyelim: Ne zaman, Nerede, Kim, Ne, Niçin ve Nasıl?

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

S. Buğra Baltacı
Yazar 8 Eylül 2020 11 dk.

Olayları, yerleri ve kişileri tüm detayları ile hatırlayamamak yaygın bir insan tecrübesidir. Yakın zamanda katıldığımız bir dersin genel içeriğini hatırlayabiliriz ancak konunun detaylarını dereceli olarak zamanla unuturuz. İlk bakışta bu olayın bellek kapasitemizin sınırlı olmasından kaynaklanabileceğini ve duyusal girdileri büyük bir kesinlik ve bütünlük ile kodlayabilen bir sinir sisteminin çok daha avantajlı olacağını düşünebiliriz. Açıkça, belleğimizin kapasitesi, depoladıklarımızdan çok daha yüksektir. Detayları hatırlayamamak bir yetersizlikten öte, adaptif bir özelliktir; yani unutmak, evrimsel süreçte avantajlı olduğu için özellikle seçilmiştir ve bu durum, güçlü bilimsel kanıtlar ile desteklenmiştir.

Pek çok koşul altında olayların detayları yerine, genelini hatırlamak daha faydalı olabilir. Kırsal bir arazide bir kayanın altında saklanan bir yılanın saldırısına maruz kaldığınızı hayal edin. Sinir sistemi bu olayda korku belleğini oluştururken sadece gerekli kısımları kodlamalıdır: Size hangi yılanın saldırdığı veya yılanın hangi kayanın altında saklandığı önemli değildir. Sinir sisteminin gelecek adına doğru davranışsal adaptasyonları sağlayabilmesi için, detayları ortadan kaldırarak daha sonraki olaylar için genel bir şema çıkarması gereklidir. "Genelleştirme" adı verilen bu fonksiyon bellek sistemlerinin önemli özelliklerindendir ancak kontrol atında tutulmadığı takdirde belirsiz anıların oluşturulmasına yol açar ve artık faydalı bir fonksiyon olmaktan çıkar. Bu nedenle beyin, genellik ve spesifiklik arasında bir denge kurmalıdır.

143
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.2K UP
İnceleyen 4 gün önce
Utopia kendi sayfamda da paylaştığım ve yorumladığım bir kitap. Ütopya’yı okurken şunu hissediyorsun: Thomas More aslında sana “bak, böyle bir dünya var” demiyor; “senin yaşadığın dünya neden böyle?” diye soruyor. Kitap, hayali bir ada üzerinden ilerliyor ama anlattıkları fazlasıyla gerçek. Özel mülkiyetin, sınırsız hırsın ve adaletsizliğin insanı nasıl bozduğunu yüzüne yüzüne söylüyor.

Ütopya Adası’ndaki insanlar daha eşit, daha sakin ve daha az hırslı. İlk başta kulağa çok hoş geliyor. Ama biraz durup düşününce şunu fark ediyorsun: Bu düzen ne kadar adil olursa olsun, fazla kusursuz. Herkes mutlu gibi ama birey olmanın alanı da dar.

More’un asıl başarısı burada. Sana hazır bir cennet sunmuyor; seni ikilemde bırakıyor. “Daha adil ama daha sıkı kurallı bir dünya mı, yoksa özgür ama adaletsiz bir dünya mı?” diye sorduruyor.

Ütopya bittiğinde şunu düşünüyorsun:
Belki sorun, kusursuz bir düzen aramamızda değil;
insanı merkeze almadan düzen kurmaya çalışmamızda.
Kitap
10.0/10
(9 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XXVII (27) - Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Mîna Urgan (Mîna Urgan'ın İncelemesiyle)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Selçuk Yılmaz
İnceleyen 20 Ağustos
Karla kaplı bembeyaz dünyalarında soğuk ve çelişkiyle mücadele eden bir adam, idealist bir ebe, doğanın acımasızlığı karşısında verilen yaşamlar ve can bulmaya çalışan hayatlar ,şerif gören kamerasını acımasız doğaya çevirmiş ve hikayeden dram ortaya çıkmış...iyi seyirler
Film
9.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arsel Berkat Acar
Yazar 20 Aralık 2013 17 dk.

2010 senesinde Türkiye'deki evrimsel biyolojiye dair bilgi düzeyini arttırmak amacıyla Evrim Ağacı'nın kurulmasından bu yana, yazar kadrosuna birbirinden donanımlı araştırmacıların alınmasıyla birlikte adeta bir "Bilim Ağacı" haline dönüştüğümüzü söylemek yerinde olurdu. Bu süreçte bilim camiasının karşısında duran ve popülerliği yüksek olan sahtebilimsel iddiaları da ele almamak bir hata olurdu. Karşımıza her gün çıkan onlarca bilgiyle bombardımana uğruyoruz ve nelerin gerçek olup olmadığını sorgulamakta zorlanıyoruz. İşte bu sebeple devreye bir filtre sistemi görevi gören Bilimsel Şüphecilik (İng: Scientific Skepticism) adını verdiğimiz bir yöntem giriyor.

Sadece site üzerindeki paylaşımlarla da yetinmedik, 2017 senesinde kolları sıvayıp sizler için bir kitap çalışmasına başladık ve 2019'da baskısını tamamlamakla önemli bir katkıda bulunacağımızı umut ediyoruz. Buradaki makale bu kitabın bir özeti sayılabilir, ancak bu kadarıyla da asla yetinmeyin. Araştırın, sorgulayın ve daha fazlasını merak edin...

99
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayberk C
Üye 4 gün önce 1 Cevap
Ben 16 yaşındayım spora başladım 6 ay spor yapacağım düzenli olarak spora gidiyorum diyet yapıyorum ama tek aklıma takılan uyku ben hep aylardır 3 ila 4 de yatıp 11 ila 12 de kalkıyorum ve bu 6 aylık spor sonucumda gözle görülür fark yaratırmı çok olumsuz etkilermi? NOT: kesintisiz uyku yaşıyorum
250 görüntülenme
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Emrah Uzuçar
16.2K UP
Gözlemi Yapan 7 saat önce Türkiye, Adana
EKSİK OLAN MÜKEMMELDİR
"Sır, döngünün kusurlu işlemesidir."Yıllarca fiziğin soğuk denklemlerinde (a=l^2) ve hukukun katı paragraflarında "Mutlak Adaleti”aradım.Sistemlerin neden tıkandığını, yasaların neden yetersiz kaldığını, ışığın neden boşlukta değil de maddede kırıldığını sorguladım. Cevabı, mükemmellikte değil, kusurda buldum.
Evren, termodinamik bir intihardan (ısı ölümünden) kaçmak için asimptotik sınırlarla kilitlenmiştir. Eğer sistem kusursuz olsaydı, döngü kapanır, zaman durur ve varlık "Hiçlik" (0 Kelvin) noktasına düşerdi. Bizler, bu devasa sistemin "kapanmayan açıkları" sayesinde nefes alıyoruz.
Bu kitap; bir hukukçunun adliye koridorlarındaki "adalet arayışı" ile, bir fizikçinin "ışık sıkışması" teorisi arasında sıkışıp kalmış bir zihnin dökümüdür. İbnü’l-Arabî’nin "Ayna" metaforundan, modern fiziğin "Olay Ufku"na (l=c.t) uzanan bu yolculukta göreceksiniz ki; Yaşam, mükemmel bir denge değil, kaotik ve muazzam bir girdaptır.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
172.4K UP
Uyarlayan 5 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Haziran 2024 3 dk.

İskandinav mitolojisi ile Triceratops'un 78 milyon yıl önceki atasını birleştirdiğinizde ne elde edersiniz? Cevap: Çok şık boynuzlara sahip otobur bir dinozor.

Lokiceratops rangiformis adındaki yeni dinozor, Colorado Eyalet Üniversitesi öğretim üyesi Joseph Sertich ve Utah Üniversitesi profesörü Mark Loewen tarafından tanımlandı ve adlandırıldı.[1] Bugün PeerJ dergisinde duyurulan dinozorun adını kabaca "Loki'nin rengeyiğine benzeyen boynuzlu yüzü" olarak çevirebiliriz.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
54.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Ey millet, uyan! Cehalet bu derece olmamalı;
Kendi elinle kendi hayatını söndürme bari!
İbret almaz mısın ki, tarihler hep yazar:
Cehaletle yükselen milletlerin sonu hep mezar!
Kaynak: Safahat
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Ö. Cinemre
Okan Ö. Cinemre Seslendiren 1 Mayıs 2019 11:42
Ben Şerafettin Sabuncuoğlu, 1386 yılında şehzadeler şehri diye anılan Amasya’da doğdum. Soy kütüğümüze göre babamın adı Ali Çelebi, dedem ise Sabuncuoğlu...
33
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close