Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
149.9K UP
İnceleyen 3 hafta önce
Rus Klasiklerinin hemen hepsini severek okudum .Her şey hem çok tanıdık hem çok yabancı gelebiliyor. Suç ve Ceza’yı okurken sanki bir roman değil de, bir insanın kafasının içine girip onunla birlikte boğuluyorsun. Raskolnikov sadece bir suçlu değil; kafası karışık, yoksul, yalnız ve kendine fazlasıyla yüklenen biri. Onu anlamak zor ama imkânsız değil, çünkü çoğu zaman kendi kendine kurduğu cümleler insana tanıdık geliyor.

Raskolnikov’un asıl cezası hapishane değil; vicdanı. Suçu işledikten sonra rahatlamıyor, aksine parçalanıyor. Çünkü insan, ne kadar akıllıca gerekçeler üretirse üretsin, içindeki sesi susturamıyor. Dostoyevski burada şunu söylüyor gibi: İnsan kendini Tanrı yerine koymaya kalktığında, altında eziliyor.

Sonya karakteri ise kitabın kalbi. Güçlü olduğu için değil, merhametini kaybetmediği için güçlü. Raskolnikov’un karanlığında bir ışık gibi duruyor. Onu okurken şunu hissediyorsun: Affedilmekten önce, anlaşılmaya ihtiyacımız var.

Suç ve Ceza bitince insanın aklında şu kalıyor:
Suç bazen bir eylem değil, kendini herkesten üstün sanma hâli.
Ceza ise çoğu zaman dışarıdan değil, içeriden geliyor.
Kitap
9.2/10
(31 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XLV (45) - Rusça Aslından Çeviren: Mazlum Beyhan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2019 40 dk.

Toplumsal eşitsizliğin tarihi engindir. Zenginler ve fakirler, kadınlar ve erkekler, siyasetçiler ve yönetilenler... İnsan doğası kusursuz olmadığı için, insanların inşa ettikleri sistemler de kusursuz olamamaktadır. Buna rağmen, atalarımız her gün bir yandan av olmadıklarından emin olup, bir yandan avcılık ve toplayıcılık ile karınlarını doyurmak zorunda kalırken, günümüzde köşebaşındaki marketten karnımızı doyuruyoruz. Toplumsal buhranın sebep olduğu beklenmedik bir cinayete kurban gitme olasılığımız da ziyadesiyle düşük. Demek ki biyolojik tarihimizden gelen sorunların üstesinden istediğimizde gelebiliyoruz. Çözümlerimiz de inşa ettiğimiz sistemlerin kendisi kadar kusursuz olamıyor; ancak kabul edilebilir düzeyde çözümler üretebiliyoruz. İş kadın-erkek eşitliğine geldiğinde bunu neden hala yapamadık? Ve bu yönde atılan adımlar neden güçlü bir ayak direyiş ile karşılanıyor?

Bunun elbette birçok nedeni var. Kimisi feministler tarafından verilen mesajları isabetsiz buluyor. Kimisi ortada herhangi bir eşitsizlik problemi olmadığı kanaatinde... Kimisi, yöntemin feministlerinkinden farklı olması gerektiğini düşünüyor. Kimisi tamamen alakasız ve yanlış konulara odaklanıldığı düşüncesinde... Ancak bu ve bunun gibi düşünen gruplar azınlıkta. Geri kalan herkes kadın-erkek eşitsizliğinin kabul edilemez ama çözülebilir bir problem olduğunda hemfikir. İşte bu büyük kitlenin problemi ise susmak... Uğraşmak istemiyorlar, tartışmalara girmek istemiyorlar, konu hakkında bilgisiz olduklarını düşünüyorlar, toplumda daha büyük problemler olduğuna kanaat getirmiş durumdalar... Dolayısıyla susuyorlar. Bu da, özellikle de internetin gericiliği ve popüler fikirlerin yerilmesini ön plana çıkaran yorum/beğeni sistemleri ve algoritmaları ışığında, azınlığın sesinin, bir gürültü olarak da olsa, çoğunluğun sessizliğinin yerini almasına neden oluyor.

497
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen9 3 gün önce
Açlık romanını okurken, kahramanı ister istemez Tabutta Rövaşata’daki Mahsun’a benzettim. Elbette iki eser birebir aynı şeyleri anlatmıyor; bu benim kişisel çağrışımım. Ancak her ikisinde de yoksulluk, insanı küçülten değil, tuhaf bir onur ve iç direnç yaratan bir durum olarak sunuluyor. Açlık ve yoksunluk, karakterleri edilgenleştirmiyor; aksine onları sessiz, kırılgan ama inatçı bir varoluşa itiyor. Bu benzerlik, Açlık’ın bende bıraktığı etkiyi daha da derinleştirdi.
Kitap
7.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Sult
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 18 dk.

Ota Benga, 1883 (veya 1884) yılında doğmuş ve 20 Mart 1916 yılında intihar ederek ölmüş, bugünkü Kongo Demokratik Cumhuriyeti (o zamanki "Kongo Özgür Devleti") topraklarında yaşamış siyahi bir Mbuti pigmesidir. Mbuti insanları Kongo'da yaşayan yerli bir kabiledir ve pigmedirler; yani popülasyonlarının boy ortalaması 150 santimetrenin altındadır.

Bu kabileden olan Ota Benga'yı meşhur yapan konu ise, 1904 yılında ABD'nin Missouri Eyaleti'nin St. Louis kentinde düzenlenen Louisiana Alım-Satım Sergisi'nde, sonrasındaysa 1906 yılında Bronx Hayvanat Bahçesi'nde açılan ve büyük tartışmalar yaratan "İnsanat Bahçesi"nde sergilenmesidir.

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 3 Ocak 2014 6 dk.

Aşağıda göreceğiniz, evrimin nasıl işlediğini öğretmek amacıyla hazırladığımız bir metindir. Lütfen üşenmeden, baştan sona kadar okuyunuz. Ayrıca lütfen bu yazıyı okurken sitemizi Gece Modu'nda kullanmadığınızdan, yani sadece bu yazıya mahsus olmak üzere içeriği Gündüz Modu'nda okuduğunuzdan emin olunuz. Yan veya alt menülerimizi kullanarak gece/gündüz modunu değiştirebilirsiniz.

Eğer başta kıpkırmızı renkte bir metne sahipsek ve metnin rengini her harfte azıcık değiştirmeye karar verirsek, bu renk değişimi çok çok az fark edilebilir olabilir; ama bu, yine de ölçülebilir bir değişimdir! Örneğin, metindeki harflerin HEX kodlarına veya RGB değerlerine bakarak, istediğiniz iki harf arasındaki farkın ne kadar olduğunu tam olarak ölçebilirsiniz. Yazı renginin bu noktaya kadar halen kırmızı olduğunu düşünebiliriz; ancak ortada bir renk değişimi olduğu bellidir. Eğer yazmayı yeterli uzunlukta sürdürürsek, bu yazıya dışarıdan bakan biri tam olarak hangi harfte rengin kırmızı olmayı bırakıp, kahverengi olduğunu tespit edebilir miydi? Metin devam ettikçe, harf rengi de "mikroevrimleşmeye" devam ediyor; ancak göreceğiniz üzere, kırmızıyla tamamen alakasız bir renge ulaşacağız!

242
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emel Bayram
Emel Bayram
81.3K UP
Gözlemi Yapan 20 Temmuz Türkiye
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.0K UP
5 gün önce
Claude'un yeni "Computer Use" yeteneği, API ekonomisine atılmış sessiz ama derin bir çalım. Yıllardır iki sistem konuşsun diye kırılgan entegrasyonlar, webhook'lar ve dokümanlarla boğuşuyoruz. Modelin yaklaşımı ise şok edici derecede düz: "Bana özel kapı açmana gerek yok, herkesin girdiği yerden (UI) girer, işimi yaparım."

Bu, yazılımın teknik karmaşıklığını çözmek yerine, o karmaşıklığı görsel bir katmanla bypass etme stratejisi. Kurumsal RPA (Robotic Process Automation) dediğimiz o sıkıcı dünyanın, çok daha zeki ve kaotik bir versiyonuna geçiyoruz. Test otomasyonu için büyük konfor, güvenlik ekipleri içinse muhtemelen yeni bir migren sebebi.
102 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Erken ilkbahar - kış sonu döneminde, özellikle nemli ve serin koşullarda, çürümekte olan yapılar üzerinde gelişir. Türün en ayırt edici özelliği, kupa (kadeh) biçimli askokarp yapısı ve iç yüzeyinin canlı kırmızı renkte olmasıdır. saprofit bir mantardır. Ölü ve çürüyen odun üzerinde gelişerek organik maddenin parçalanmasına katkı sağlar ve ekosistemde madde döngüsünde önemli bir rol üstlenir. Canlı dokular üzerinde parazitlik göstermez.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
595.4K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Yarım Güneş ile Fışkırma

Güneş’e neler oluyor? Açık bir biçimde, Güneş’in alt kısmı kalın bir bulut tabakasının ardında gizlenmiş. Yeryüzündeki birçok kara parçası için çok daha az olmasına rağmen, tüm Dünya üzerinde ortalamasını aldığımızda, bulutlar tüm zamanın 2/3’ünde Güneş’i kapatır. Güneş’in sağ üst köşesinde manyetik etkiyle yükselen sıcak gaz fışkırması görülüyor. Fışkırma küçük gibi görünse de Dünya’mızı kolaylıkla sarabilir ve bir aydan fazla bir süre devam edebilir. Paylaşılan görsel iki pozun birleşimidir. Biri bulutu ve fışkırmayı diğeri de Güneş’in dokusunu ortaya çıkartıyor. Her ikisi de aynı kamera ile Lynnwood, Washington, ABD’de aynı konumdan yaklaşık bir saat arayla çekildi. Güneş’in kromosferindeki kabarcıklı doku, belirli bir renkte ortaya çıkan bir atmosfer katmanıdır. Dokunun her yerdeki benzerliği, yüzeyin nispeten sakin olduğunu gösteriyor. Bu da Güneş’in 11 yıllık döngüsünde minimum seviyeyi henüz geçtiğine dair bir gösterge niteliğinde. Önümüzdeki yıllarda Güneş daha aktif bir döneme doğru ilerleyecek. Güneş lekelerinin, fışkırmaların ve kaçınılmaz olarak Dünya’daki kuzey ışıklarının daha yaygın olacağı Güneş maksimumuna doğru gelişme gösterecek.

2 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Rainee Colacurcio
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
149.9K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merahaba
Richard Dawkins evrimi “inanılması gereken bir fikir” gibi sunmaz; aksine zaten gözümüzün önünde duran bir gerçeği sakin sakin gösterir. Dawkins bu kitapta okuru ikna etmeye çalışan bir vaiz gibi değil, elinden tutup “gel, birlikte bakalım” diyen meraklı bir rehber gibi konuşur.

Kitabın en güçlü yanı, evrimi soyut bir teori olarak değil, somut kanıtların toplamı olarak ele almasıdır. Fosiller, genetik benzerlikler, embriyoloji, coğrafi dağılım, deneyler ve doğrudan gözlemler.Dawkins her başlıkta aynı şeyi yapar, “Bu sadece bir açıklama değil; test edilmiş, defalarca doğrulanmış bir gerçek.” Özellikle evrimin “sadece geçmişte olmuş” bir olay olmadığını, bugün hâlâ işlediğini göstermesi kitabın omurgasını oluşturur. Antibiyotik direnci kazanan bakteriler ya da çevreye uyum sağlayan hayvan popülasyonları, evrimin canlı ve devam eden bir süreç olduğunu net biçimde ortaya koyar.

Dawkins’in dili samimi çünkü üstten konuşmaz. Okurun kafasındaki itirazları bilir ve onları ciddiye alır. “Eğer evrim doğruysa neden ara formları görmüyoruz?” gibi soruları küçümsemeden ele alır ve fosil kayıtlarının aslında bu formlarla dolu olduğunu, sadece popüler kültürün beklentilerinin bilimle uyuşmadığını anlatır. Burada Dawkins’in temel tavrı nettir.Bilim, sezgilerimize değil, kanıtlara dayanır.

Kitapta belki de en çarpıcı mesaj şudur. Evrim, rastgele bir karmaşa değildir. Mutasyonlar rastlantısal olabilir ama doğal seçilim asla rastgele değildir. Çevre, işe yarayanı tutar, işe yaramayanı eler. Dawkins bunu çok sade bir biçimde açıklar ve evrimi “kör ama son derece titiz bir süreç” olarak tanımlar. Bu anlatım, evrimi “tesadüfler yığını” sananlar için özellikle aydınlatıcıdır.

Samimi olmasının bir nedeni de Dawkins, evrimin insanı küçültmediğini, tam tersine insanı evrenin içine dürüstçe yerleştirdiğini savunur. İnsan özel olarak yaratılmış olmak zorunda değildir; yine de olağanüstüdür. Milyarlarca yıl süren bir sürecin sonunda, evrenin kendisi üzerine düşünebilen bir canlı ortaya çıkmıştır. Dawkins’in sessiz hayranlığı burada hissedilir. Evren mucizevi değilse bile, fazlasıyla hayret vericidir.

Kitabı bitirdiğinde insanın içinde garip bir his kalır. Ne bir boşluk ne de soğuk bir indirgeme. Daha çok şu düşünce, “Bizim hikâyemiz sandığımdan çok daha uzun, çok daha derin ve çok daha gerçek.” Yeryüzündeki En Büyük Gösteri, evrimi savunmak için değil, onu görmek isteyenler için yazılmış bir kitap. İkna etmekten çok, gözleri açmayı hedefliyor ve bunu, bağırmadan, korkutmadan, küçümsemeden yapıyor.

Belki de bu yüzden kitap boyunca hissedilen temel duygu, evrim, sadece biyolojinin konusu değil; insanın kendine dair anlattığı hikâyenin en dürüst versiyonu.
Puan Ver
Evrimin Kanıtları
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close