Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Haziran 2011 40 dk.

İnsanların evriminin devam edip etmediği, evrimin mekanizmalarının insanlar üzerinde halen işleyip işlemediği, işliyorsa insanın ne çeşit bir evrimsel süreçten geçtiği, bu sürecin diğer hayvanlarla benzer mi yoksa farklı mı olduğu gibi sorular, evrimsel biyolojiye ilgi duyan insanların en sık sordukları sorular arasındadır. Bu makalemizde, konuya etraflıca bir bakış atacak ve insan evriminin günümüzdeki süreçlerine dair bilimin elindeki verileri sizlere aktarmaya çalışacağız.

İlk olarak, böyle bir sorunun neden akıllarımıza geldiğine dair temel bir gerçeği irdeleyerek başlayalım: Evrim tarihinde şimdiye kadar, bildiğimiz kadarıyla, evrimin kurallarını ve vahşi doğadaki normal işleyişini bozan veya en azından aksatan, ona çeşitli şekillerde bilinçli veya bilinçsiz olarak müdahale etmeyi başaran ve bunu yaparken kendi evrim hızına etki edebilen tek bir canlı evrimleşmiştir: İnsan (Homo sapiens). İnsanın bu sıradışı becerisinin temel kaynağında ise, yine evrimsel sürecin son derece kıymetli ve ilgi çekici ürünlerinden birisi olan beyin ve bir organ olarak beynin evrimleşmesi süreci sırasında birer yan ürün olarak ortaya çıkan algı, zeka, düşünce, bilinç, farkındalık gibi olgular yatmaktadır. Beynin evriminin detaylarını diğer makalelerimizde detaylıca işlemiştik; dolayısıyla burada tekrar değinmeyeceğiz. Lakin bilinmelidir ki, beynin yapısal özellikleri karmaşıklaşıp özelleştikçe, bizim genel olarak "zeka" diye tabir ettiğimiz üst düzey bilişsel fonksiyonların doğası da karmaşıklaşmakta ve özelleşmektedir. Bu bakımdan insanın (ve insan beyninin) evrimi son derece ilgi çekici olsa da, pek de "inanılmaz", "olağanüstü" ya da "akıl almaz" değildir.

134
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Doğan Kısa
Doğan Kısa
70.3K UP
Üye 5 gün önce 2 Cevap
Damlama olayı sonrası oluşacak depremin Richter ölçeği ile sınıflandırılması mümkün olur mu? Ek olarak sonu ve başı belli olan fay hatlarının uzunluklarına göre yaratabileceği maksimum şiddeti hesaplanabiliyorken, dairesel bir olayın ortaya çıkarabileceği maksimum enerjiyi tahmin edebilir miyiz? Bir çok kişinin ilk defa karşılaştığı bu jeolojik olaya dair cevaplar içinde bulunuyor olduğum bu kişiler için çok aydınlatıcı olacaktır. Teşekkürler.
489 görüntülenme
Cevap Ver 2,000 UP
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 14 Aralık 2018 38 dk.

Egoizm tanımlayıcı veya normatif bir görüş olabilir. En bilinen tanımlayıcı görüş olan "psikolojik egoizm" her bireyin yalnızca bir nihai amacı olduğunu ve bunun kendi refahı olduğunu iddia eder. Egoizmin normatif formları, bireyin ne yaptığını tanımlamak yerine ne yapması gerektiği ile ilgili iddialarda bulunur. Etik egoizm bir eylemin ahlaki açıdan doğru olması için, rasyonel egoizm ise bir eylemin mantıklı olması için bireyin çıkarını en üst düzeye çıkarmasının gerekli ve yeterli olduğunu iddia eder.

Egoizmin bütün formları “çıkar” kelimesinin açıklanmasını gerektirir. Burada iki ana teori vardır: Tercih veya istek anlatımları, çıkarı bireyin kendi arzularının tatmini olarak tanımlar. Genelde ve en makul biçimiyle bu arzular bireyin kendisini ilgilendiren isteklerle sınırlıdır. Bir isteği bireyin kendisiyle ilgili yapan şey tartışmalıdır ama bazı net ve karşıt durumlar vardır. Bireyin kendi memnuniyeti için olan isteği bireyin kendisiyle ilgiliyken başkalarının refahı için olan isteği kendisiyle ilgili değildir. Objektif anlatımlar çıkarı arzu edilip edilmediğinden bağımsız olarak değerlendirilen durumla (örneğin erdem veya hakikatle) açıklar. Çıkarı bireyin memnuniyetiyle açıklayan hazcılık (hedonizm), bireyin isteklerinin haz olarak sayılıp sayılmayacağına bağlı olarak, ya bir tercih ya da objektif bir anlatımdır.

159
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Hüseyin Durdu
Hüseyin Durdu
2,400 UP
Blog Yazarı 4 dk.

Yapımı tam 20 yıl sürdü 10 milyar doları aşan bir bütçe ve dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce bilim insanı hepsi bu teleskobun yapımında görev aldı

Bu kadar önemli bir teleskop uzaya fırlatılışının ilk 6. ayında bir mikrometeor tarafından saldırıya uğradı. James Webb'in altın aynalarından birine çarpan bu mikrometeor gözle görülür bir hasar bıraktı mikro diyorum çünkü çarpan cismin boyutu bir kum tanesinden bile daha küçük

16
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 20 saat önce 8 dk.

Teleskop denilince akla ilk gelen mercekli teleskoplar olsa da aynalı teleskoplar göreli daha düşük maliyetleri sebebiyle çok daha fazla tercih edilir. Aynı mercek/ayna çapına sahip kaliteli bir mercekli teleskop, kaliteli bir aynalı teleskoptan çok daha pahalıdır. Aynalı teleskoplarda ışığı toplayan birincil ayna bir çukur aynadır. Bu nedenle ışığı mercekli teleskoptaki gibi kırmadan (refraktör) yansıttığı için reflektör olarak da adlandırılır.

17. yüzyılda Isaac Newton tarafından, mercekli teleskoplara alternatif olarak geliştirilmiştir. O dönemlerde mercekli teleskoplar özellikle renk sapıncından (İng: "chromatic aberration") dolayı çok problem yaşıyordu. Günümüzde bu problemin çözümü olsa da hâlâ mercekli teleskoplar oldukça pahalıdır. Bu nedenle diğer birçok nedenden de ötürü, aynalı teleskoplar daha sık tercih edilir.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Kaftancıoğlu
Çeviren 30 Ekim 2021 52 dk.

Bilim, inanılmaz yüksek başarıya sahip bir insan girişimidir. Bilimsel yöntem üzerine araştırma yapmak ise, işte bu başarıya ulaşmış faaliyetlerin farkına varma yolunda bir teşebbüstür. Sistematik gözlem ve deney, tümevarım ve tümdengelimle muhakeme, hipotez ve teorilerin oluşumu, test edilmesi, çoğu zaman bilimin karakteristik özelliği olarak tanımlanan faaliyetlerdendir. Bunların ayrıntılı olarak nasıl yürütüldüğü ise büyük ölçüde değişebilir. Ama bunun gibi karakteristik özellikler, sadece bazı meşru bilimsel yöntem veya yöntemler kullanan faaliyetlerin bilim olarak kabul edilmesi gerektiği durumlarda, bilimsel aktiviteyi bilimsel olmayandan ayırarak sınırlamanın (buna bilimde "demarkasyon problemi" denir) bir yolu olarak görülmüştür.[1] Diğerleri ise, bilimde, sadece bilime özgü olan sabit ve yöntemsel bir alet takımı gibi bir şey olup olmadığını sorgulamıştır. Bazıları, natüralizm gibi bilimin doğası hakkında daha geniş tetkikleri kabul etmemenin bir parçası dahilinde tek bir yöntemin görüşüne ayrıcalık tanımayı, bazılarıysa prensipte herhangi bir kısıtlamayı reddeder (bkz. Plüralizm).[2]

Bilimsel yöntem, bilgi, tahmin ya da kontrol gibi bilimin amaçlarından ve ürünlerinden ayırt edilmelidir. Yöntemler, bu hedeflere ulaşmanın araçlarıdır. Bilimsel yöntem, aynı zamanda, bilimsel metodun (yani bir yöntembilimin) belirli bir nitelendirmenin -nesnellik, tekrarlanabilirlik, basitlik veya geçmiş başarılar gibi kıymetli kılan şeylerin- arkasındaki değerleri ve gerekçeleri de içeren meta-yöntembilimden de ayırt edilmelidir. Metodik kurallar, yöntemi kontrol etmek için önerilmiştir. Bu kurallara uyan yöntemlerin verilen değerleri karşılayıp karşılamaması ise meta-yöntembilimsel bir sorudur. Son olarak yöntem, bir dereceye kadar, metotların uygulandığı ayrıntılı ve bağlamsal pratiklerden ayrıdır. Bu sonuncusu belli bir aralığa yayılabilir: örneğin özel laboratuvar teknikleri, tanımlamalarda ve akıl yürütmede kullanılan matematiksel formlar veya diğer özel diller, teknolojik veya diğer materyal araçlar, gerek diğer bilim insanlarıyla yahut gerek genel olarak halkla iletişim kurma ve sonuçları paylaşma yolları, ya da bilimin nasıl ve ne şekilde yürütüldüğüne ilişkin gelenekler, alışkanlıklar, dayatılan gelenekler ve kurumsal kontroller vb.

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Küsüroğlu
Çeviren 2 Temmuz
Eğer nereye bakacağınızı biliyorsanız, bir beyaz cüce yıldızın termonükleer patlamasını çıplak gözle görmeniz mümkün. Hatta belki de iki patlamayı birden! Bu tür patlamalar nova olarak bilinir ve şu anda Dünya'nın güney yarıküresinden çıplak gözle soluk da olsa görülebiliyorlar — ancak dürbünle izlemek çok daha kolay.
Bu fotoğrafta, Nova Lupi 2025 (V462 Lupi), geçen hafta Samanyolu galaksimizin merkez düzlemine yakın bir konumda, Kurt (Lupus) takımyıldızı yönünde görüntülendi. Bu nova, ilk kez 12 Haziran'da keşfedildi ve yaklaşık bir hafta sonra parlaklık zirvesine ulaştı. Benzer şekilde, Yelken (Vela) takımyıldızı yönündeki Nova Velorum 2025 ise 25 Haziran'da keşfedildi ve birkaç gün içinde en parlak haline geldi.Galaksimizde her yıl veya iki yılda bir, çıplak gözle görülebilir bir nova patlaması yaşanır. Ancak aynı anda iki novanın görülebilmesi oldukça nadir bir olaydır. Bu arada, insanlık başka bir novayı daha bekliyor: Kuzey yarıküreden görülebilecek olan T Coronae Borealis, daha da parlak hale gelmesi bekleniyor.
3
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kısa

MUCİZELERİ SAYMAK’IN YAZARINDAN
NEWYORK TIMES BESTSELLER

JULIA BOYUNUN KISA OLMASINDAN FAZLASIYLA DERTLİYDİ.
AMA OZ BÜYÜCÜSÜ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRECEKTİ.

Annesinin ısrarını hiç anlamamıştı Julia. Dansta iyi değildi ve dürüst olmak gerekirse sesi de… Neyse! Oz Büyücüsü’nün seçmelerine katılmak ona ne katabilirdi ki? Ancak Julia’nın kafasındaki sorular yerini hızla tiyatronun büyüsüne bırakır. Başta kendi cüce ama özgüveni dev rol arkadaşı Olive ve sanatçı ruhlu eşsiz Bayan Chang olmak üzere, gösteri sayesinde tanıdığı tüm insanlar, hissettiği duygular, yaşadığı deneyimler sadece tiyatro değil kendisi hakkındaki düşüncelerini de değiştirir. Julia’nın boyu hâlâ aynı olsa da artık çok daha “uzun boylu” hayalleri vardır.

New York Times çoksatanlar listesine giren, pek çok dile çevrilen ve ülkemizde de büyük beğeni toplayan Mucizeleri Saymak’ın yazarı Holly Goldberg Sloan’dan muzip, duygusal, şaşırtıcı ve karşı konulamaz bir dönüşüm öyküsü.

“Sloan sempatik ve büyüleyici genç karakterler yaratmakta gerçek bir usta. Mucizeleri Saymak’ı yıldız yapan her şey bu kitapta da var.”
Entertainment Weekly

Devamını Göster
₺245.00
Kısa
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 19 Ağustos 2022 1 sa.

Eskiden Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak da bilinen Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu, en az iki farklı ve nispeten kalıcı kişilik durumunun sürdürülmesi ile karakterize edilen zihinsel bir bozukluktur. Bozukluğa, sıradan bellek sorunlarıyla açıklanamayan bellek boşlukları eşlik eder. Kişilik durumları dönüşümlü olarak kişinin davranışında kendini gösterir; ancak bozukluğun sunumları değişir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olan kişilerde sıklıkla görülen diğer durumlar arasında travma sonrası stres bozukluğu, kişilik bozuklukları (özellikle borderline ve kaçınma), depresyon, madde bağımlılığı, konversiyon bozukluğu, somatik semptom bozukluğu, yeme bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk ve uyku bozuklukları yer alır.

115
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen5 4 gün önce
Aşkın Metafiziği, aşkı anlamaya çalışmaz; onu biyolojik indirgemecilikle boğar ve insan deneyimini tek boyutlu bir içgüdü masalına sıkıştırır. Okurda derinlik hissi bırakmaktan çok, aşk hakkında konuşuyormuş gibi yapıp hayatın karmaşıklığını inkâr eden soğuk bir ukalalık hissi uyandırır.
9.3/10
(12 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
592.0K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
5-30 cm boylanabilen, tek yıllık, otsu bir türdür. Gövdeler tek noktadan çok sayıda, yüzükoyun veya yukarı doğru yükselen formda ve tüysüzdür. Yapraklar dumanlı, çift derin tüysü yapıda, bölmeler şeritsi - mızraksı formdadır. Çiçeklenme Mart-Haziran ayları arasında gerçekleşir; çanak yapraklar yumurtamsı - mızraksı, uç kısıma doğru sıklıkla küçük dişlidir; dış taç yapraklar 2 adettir, 8-12 x 5-7 mm boyutlarda, sarı renkte ve 3 sığ lobludur, dışta kalan iki lob ortadakinden daha küçüktür; iç taç yapraklar 2 adettir, 6-8 mm x 2-3 mm boyutlarda ve derin 3 lobludur, orta lob kenarları saçaklı ve ıspatula biçimli, dışta kalan loblar eliptik-dikdörtgenimsi formdadır. Meyve 4-6 cm x 3-5 mm botutlarda, şeritsi veya dikdörtgenimsi formda, dik, boğumlu ve kıvrımlıdır, yüzey boylamasına çizgilidir; tohumlar küçük, kahverengimsi, böbrek şeklinde ve ~ 2 x 1.5 mm boyutlardadır.
0
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close