"... felsefe ölüdür." diye biten bir cümleyi içeren ilk sayfayla başlıyor kitap. Gerçekliği, varoluşu, evren ve yaratıcı ilişkisini sorgularken diğer yandan da modern bilimin tarihsel gelişiminin dönüm noktalarını, ardından bugün gelinen noktayı; kuantumu, M-kuramını, çoklu evren modelini ve "alternatif geçmişler"i anlatıyor.
Kitap her biri ilgi çekici adlara sahip sekiz bölümden oluşuyor. Varoluşun gizemi, yasaların üstünlüğü, her şeyin kuramı, görünür mucize... İçinde neredeyse hiç denklem yok. Karışık meseleleri anlaşılır bir dile indirgemeyi başarmış. Kitabın arkasında terimlerin açıklandığı bir sözlük bulunmakta. Ayrıca kitabın içindeki resimlerin kalitesinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Her bölümün sonunda tam sayfa poster olarak asılabilecek kadar güzel renkli resimler mevcut.
Ne var ki son tahlilde kitabı vasat buldum ve Hawking'in diğer kitaplarından daha az sevdim, o da şu yüzden: Kitabın yelpazesinin çok geniş olması ister istemez yavanlaşmasına neden olmuş. Kitabın bir ana konusu yok. Bilimin tarihi mi? Çoklu evren kuramı mı? Evrenin Tanrı'ya ihtiyacı olup olmadığı mı? Gerçekliğin var olup olmadığı mı? Temel kuvvetler ve onların kuantumla birleşmesi mi? Kitap her çiçekten bal almış. Ancak hiçbirinin tadını derinlemesine verememiş.
Eğer hiç popüler bilim kitabı okumadıysanız, başlamak için ideal bir kitap. Bilimsel yayınlara aşinaysanız da zevkle okuyabilirsiniz ama yeni bir şey katmayacaktır - bu durumda beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızı tavsiye ederim. Yine de sevdim mi? Evet!