Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Okan Alver
Okan Alver
198.5K UP
Mec.Eng. 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Benim kafamda ince yapı sabiti şöyle bir yere oturuyor: Bu sabit, evrenin “ne kadar güçlü etkileştiğini” söyleyen, ama bunu tek bir kuvvet için yapan çok temel bir sayıdır. Tanımı matematiksel olarak karmaşık görünebilir ama özü oldukça sadedir. Zira ince yapı sabiti, elektromanyetik kuvvetin şiddetini ölçen boyutsuz bir sayıdır ve yaklaşık olarak 1/137’ye eşittir. Boyutsuz olması önemli başka bir deyişle metre, saniye, kilogram gibi insan uydurması birimlere bağlı değildir. Evren hangi ölçü birimini kullanırsa kullansın bu sayı aynıdır. Bu yüzden “evrenin ayar düğmelerinden biri” gibi düşünülür. Benim anladığım şekliyle bu sabit şunu belirler. Elektronların çekirdeğe ne kadar sıkı bağlandığı, atomların ne kadar kararlı olduğu ve ışığın maddeyle nasıl etkileştiği doğrudan elektromanyetik kuvvete bağlıdır. Bir atomu atom yapan da, elektronların çekirdeğin etrafında bu kuvvet sayesinde tutulmasıdır. İşte bu bağın ne kadar güçlü olacağını ince yapı sabiti belirler. Dolayısıyla bu sabit, atomların boyutundan enerji seviyelerine, kimyasal bağların gücünden ışığın atomlar tarafından soğurulma biçimine kadar çok geniş bir alanı etkiler. “Peki neden değişirse evren değişir?” sorunuzun cevabı da burada yatıyor. Eğer ince yapı sabiti biraz daha büyük olsaydı, elektromanyetik etkileşim çok daha güçlü olurdu. Bu durumda elektronlar çekirdeğe aşırı sıkı bağlanır, atomlar bugünkünden çok daha küçük ve katı yapılar haline gelirdi. Kimyasal tepkimeler ya hiç gerçekleşmezdi ya da bildiğimizden tamamen farklı olurdu. Büyük moleküller, karmaşık kimya ve dolayısıyla yaşam için gerekli biyokimya büyük ihtimalle mümkün olmazdı. Keza bu sabit biraz daha küçük olsaydı, elektromanyetik bağlar zayıflar, atomlar kararsızlaşır, elektronlar çekirdeğin etrafında tutunmakta dahi zorlanırdı. Bu durumda da kararlı atomlar ve düzenli kimya ortaya çıkmazdı. Burada kritik bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. İnce yapı sabiti tek başına “hayat sabiti” değildir ama evrenin ince ayarının kilit parçalarından biridir. Çünkü atom fiziği olmadan kimya olmaz, kimya olmadan da yıldızlarda ağır elementlerin üretimi, gezegenlerin yapısı ve biyolojik süreçler ortaya çıkamaz. Zira bu sabit değiştiğinde sadece “fizik formülleri” değil, evrenin tüm yapısal hiyerarşisi atomlar, moleküller, yıldızlar, gezegenler zincirleme şekilde değişirdi. Ve ben bunu şöyle düşünüyorum ince yapı sabiti, evrenin elektromanyetik tarafındaki “ayar vidası”dır. Çok az oynatıldığında bile sonuç dramatik olur. Bu yüzden videolarda sürekli “değişseydi evren farklı olurdu” deniyor. Aslında kastedilen şey, evrenin tamamen yok olması değil bizim bildiğimiz anlamda düzenli, karmaşık ve uzun ömürlü bir evrenin ortaya çıkamayacağıdır. Bu da ince yapı sabitini gizemli yapan şeyin büyüklüğünden değil, tam tersine, sade ama her yere nüfuz eden etkisinden kaynaklandığını gösterir. [1]Saygılarımla

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 30 Ocak 2016 12 dk.

Size bir soru: Zamanı geriye sarıp, tekrar başlatsaydık ve evrim, aynı atalardan yeniden başlatılmış olsaydı... Aradan aynı miktarda zaman geçtikten sonra ortaya çıkan sonuç, şu anki bildiğimiz Dünya yaşamına benzer miydi?

Bu soru ilk defa açık bir şekilde, 1989 yılında büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould tarafından soruldu. O gün bugündür de teorik bir tartışma konusu olarak farklı görüşlere ev sahipliği yapmakta. 

152
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aslıhan Niksarlı
Yazar 16 Aralık 2021 11 dk.

Bonobo (Pan paniscus), şempanzelerle birlikte Pan cinsini oluşturan iki türden biridir. Günümüzde şempanzelerden farklı bir tür olarak kategorize edilseler de, ilk keşfedildiklerinde fiziksel benzerliklerinden ötürü şempanzelerin (Pan troglodytes) bir alttürü olduklarına inanılmıştır.

Bonoboların vücutları ve suratları siyah kıllarla kaplıdır ancak yüzlerinde, kulaklarında, parmaklarında, ellerinin içleri ve ayaklarının altlarında kıl bulunmaz. İnce bir üst gövdeye, dar omuzlara, ince boyuna, uzun kollara, bacaklara ve büyük, uzun parmaklı ellere sahiptirler. Kolları bacaklarından daha uzun, esnek ve güçlüdür. Koyu renkli yüzleri, büyük pembe dudakları, geniş burun delikleri ve ortadan ayrılmış saçları, en önemli ayırt edici fiziksel özellikleridir. Erkekleri 34 ila 60 kg, dişileri ise ortalama 30 kg civarında olurlar.

103
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
108.8K UP
3 gün önce
Bu sitede sorulan sorularda kaynak gösterme zorunluluğu varsayılan olarak açık. Sorunuzun cevabında kaynak istemiyorsanız en aşağıdan ilgili sekmeden kapatabilirsiniz. Ama... Öyle sorular ve kullanıcılar gördüm ki hepsinin ortak noktası kaynak gösterme zorunluluğun açık olması. Bu bana bilinçsiz kullanıcıların bu sitede de var olduğunu gösteriyor. Elbette hepsine bir şey diyemeyiz yanlış anlaşılmasın. Özellikle evrimağacı.org okur yazarları kaynak göstersin ki sitenin farkı olsun. Aslında demek istediğim misal "gece + gündüz neye eşittir" gibi sorular. Böyle o kadar anlamsız sorular var ki, çoğunluğu zaten kaynak gösterme zorunluluğu açık. Yani bu sorulara ne kaynak gösterebilirsin?
Bu durumda cevap veren kullacılar da isyanını parantez içinde dile getiriyor da ama kime ne fayda??

32 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
109.5K UP
Yazar 9 saat önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Atacan Zeybek
Atacan Zeybek
58.9K UP
Ekleyen 18 Mayıs 2020 17 dk.

Şizofreni, zihinsel süreçleri etkileyen, patofizyolojisi hala tam olarak aydınlatılamamış önemli bir hastalıktır. Her ne kadar isim olarak literatüre 100 sene önce girmiş olsa da ayrıntılı olarak incelenmesi, teknolojiye bağlı olduğundan yakın geçmiş diyebileceğimiz bir dönemde, son 20-30 senede gerçekleşmiştir. Bu açıdan araştırmaların yoğun olarak gerçekleştiği, hastalığın etiyolojisine ve prognozuna dair bilgilerin sürekli değişip geliştiği bir alandır. Hastalığın birçok risk faktörünün olması, beynin farklı bölgelerini etkilemesi de kapsamlı bir teori oluşturulmasını zorlaştırmıştır.

Hastalığın semptomlarının hastalarda farklılık göstermesi ve semptomların farklı baskınlıklarda bulunmaları gözetilerek hastalık farklı alt gruplara ayrılmıştır. Bu konuda farklı ekoller bulunsa da DSM-IV'e (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) göre hastalığın beş tane alt tipi vardır. Bunlar:

164
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Discord
Söz
Mert Intze Memet
Mert Intze Memet
50.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
İnsanın kendi icadı olan paraya köle olması yanlış.
Kaynak: Karl Marx (Karl Marx)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Flewuriq .
Üye
Merhaba, ben evrim agaciyla bundan 4 sene once youtube uzerinden tanistim. Beni tanistiran annemdi. Annem sizi takip ediyor cogu videonuzu izliyordu. Su aralar pek izleyemese de onun yerine ben izliyorum. Videolarda acik acik anlatiyor olusunuz ve bircok farkli konudan bahsetmeniz benim icin cok degerliydi. Hala daha acik ara en sevdigim youtube kanallarindan biri, hatta en sevdigim youtube kanali. Simdi lise 2. sinifim ve cogu odevimi evrimagaci.org'daki makalelerden kaynaklanarak yaziyorum.
Pedram Türkoğlu
Yazar 6 Aralık 2018 3 dk.

Aslında Güneş gibi bir kaynaktan sürekli olarak enerji alan bir gezegende (Dünya), enerji üretimi için Güneş'ten yararlanan organizmaların evrimleşmesi pek de şaşırtıcı değil. Dolayısıyla fotosentezin varlığı çok da sıradışı olmamalı. Ancak süreç öylesine ilgi çekici ki, bilim insanları çok uzun yıllardır fotosentezin ayrıntılarını gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor. Günümüzde fotosentezden daha az verimli olan, onun "atası" olabilecek, fotosentez sürecine oldukça benzeyen ancak bazı noktalarını barındırmayan kemosentez gibi başka biyokimyasal süreçler biliniyor.

Yaklaşık olarak 3 milyar yıl önce fotosentezin evriminde ilkin prokaryotlardan ayrılan bir grup siyanobakterinin sahip olduğu kimyasallardan ışığa duyarlı olan bazılarının özelleşmesi sonucu, canlılık açısından çok "özel" olarak görebileceğimiz; ancak aslında doğa açısından son derece sıradan olan bir kimyasal tepkimenin olabilirliğini sağlamıştır: Fotosentez. Ardından mitokondrinin evrimine benzer şekilde endosimbiyoz teorisinde açıklandığı gibi fagolizozomdan kurtulan ve hücre içinde hayatta kalan siyanobakterilerin seçilimi ile kloroplast evrimleşmiştir. Fotosentezin evrimini ayrıntılı olarak incelediğimiz makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Balıklar su içer mi? Eh, balığına bağlı!
Zeynep Elif Sab
Zeynep Elif Sab
58.2K UP
Çeviren 22 Ekim 2019 2 dk.

Evrimleşmiş en büyük beyinler balinalara aittir [E.N. vücut büyüklüğüne göre normalize edildiğinde bu üstünlük ortadan kalkar ve insanların neden daha zeki olduğu anlaşılabilir.] Yapılan yeni çalışmalar, deniz memelilerinin büyük beyinlere bizlerle aynı şekilde kavuştuğunu gösteriyor: Hem biz, hem de balinalar, iki spesifik beyin bölgesinin çok fazla büyümesi sayesinde bu kadar iri beyinlere sahip oldular. Uzmanlar, bu büyümeye beslenme biçimlerindeki değişimlerin de katkı sağladığını düşünüyorlar.

Birleşik Krallık’ta, Cambridge Üniversitesinden Amandine Muller ve Bristol Üniversitesinden Stephen Montgomery, 18 balina ve yunus türünden ve 43 primat türü dahil 124 farklı kara hayvanından topladıkları beyin büyüklüğü verisini incelediler.

70
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
30
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Emrah Uzuçar
17.8K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Adana
"Bu inşa süreci, İbnü'l Arabî’nin 'Hayal Mertebesi' olarak adlandırdığı o muazzam ara kesitte, verinin maddeye dönüştüğü bir frekans aralığında gerçekleşir. Işık, sadece aydınlatan değil, dokuduğu her iplikçikte varlığı 'mümkün kılan' asıl faildir. Ancak bu tecelli, sanıldığı gibi kusursuz bir süreklilik arz etmez; aksine, her bir 'adımda' (step), sistemin doğasından kaynaklanan %1’lik bir kavrama sapması (Fazz−4) ile sarsılır. Bu sapma, evrenin neden sonsuz olmadığını ve neden kendi içine doğru bir girdap gibi çökmeye mahkum olduğunu açıklar. Zenodo üzerinde DOI (https://doi.org/10.5281/zenodo.18183914) ile kayıt altına aldığımız bu asimptotik sınır, fiziğin katı yasaları ile mistisizmin 'noksanlık' öğretisinin kesiştiği o mutlak noktadır: Evren, tamama ermek isteyen ama her seferinde 'eksik kalan' devasa bir bilgi işleme sürecidir."
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 1 Şubat 2019
İki kez öldüğünüz söylenir: İlki, nefes almanız durduğunda. İkincisi ise biraz daha sonra, sizi tanıyan son kişi, adınızı son kez söylediğinde...
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close