Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen10 5 gün önce
Celal Şengör'ün kaleme aldığı Cehaletten Kurtulma Sanatı - Ne Nedir?
Evrim, Din, Medeniyet, Felsefe ve Bilim gibi daha bir çok konuyu barındırıyor.
Celal Şengör'ün de bilgi birikimini bizlerin gözlerine önüne bir kez daha seren bu eser Türkiye'de doğa bilimleri ya da sosyal bilimlere giriş yapmak isteyen kişiden, hali hazırda zaten bilgi sahibi olan kişinin bile okuması gereken çok faydalı bir eser.
Okumanızı öneririm.
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 18 Ocak 2018 15 dk.

Sadece 72 saat içinde görme yeteneğimi tamamen kaybettim, ellerim ve ayaklarım sanki bir buzla kaplanmış gibiydi. Karanlığın içine hapsolmadan önce, bilinmeyen bir virüsün sebep olduğu ciddi baş ağrıları ve terlemeyle yatağa düştüm. Bağışıklık sistemim virüse karşı koymaya çalışırken, kendi sinirlerime saldırarak görüş ve hareket kaybıma sebep oldu ve kontrolden çıktı - yani biyolojik savunma sistemim tarafından alaşağı edildiğim söylenebilir.

Kör oluş sürecim yıkıcıydı. Sadece duyularımı değil, geçim kaynağımı da kaybetmiştim. Televizyon yapımcısı olarak, görme yetim benim işimdi, bu yüzden yeniden görmeyi umutsuzca istiyordum. Birkaç hafta sonra, bacağımdaki ve ayağımdaki bazı hareket kabiliyetlerini ve normal duyuları yeniden kazanmıştım ama görüşüm hala başlı başına bir problemdi.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tolunay Dündar
Çeviren 21 Ekim 2024
Bu karanlık sütunlar, her ne kadar yıkıcı gibi görünseler de aslında yeni yıldızlar oluşturuyorlar. Hubble Uzay Teleskobu’ndan çekilen görünür ışık pozlarının ve James Webb Uzay Teleskobu’ndan çekilen kızılötesi görüntülerin birleştirilmesiyle elde edilen bu görsel, Kartal Bulutsusu’nun moleküler hidrojen gazları ve tozlardan oluşan sütunlarının buharlaşan gaz küreciklerini (EGG) gözler önüne seriyor. Işık yılı uzunluğuna varan bu devasa sütunların aşırı derecedeki yoğunlukları, içlerindeki gazın kütleçekimi etkisiyle sıkışarak yeni yıldızlar oluşturmasına neden oluyor. Bu parlak genç yıldızların yaydığı yoğun radyasyonun daha düşük yoğunluktaki maddeleri kaynatmasıyla da her bir sütunun ucunda yoğun EGG’lere ait birer yıldız doğumevi açığa çıkıyor.
6
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Haliki
Emir Haliki
219.9K UP
Yazar 30 Kasım 2022 6 dk.

Elektromanyetik spektrumda insan gözünün görebildiği aralığı tanımlayan "görünür bölge"nin dalga boyu aralığı yaklaşık 380-700 nanometredir. 380 nm tarafı yüksek enerjili bölge olan mor-mavi ışığa, 700 nm tarafı ise düşük enerjili bölge olan kırmızı ışığa karşılık gelir. Görünür bölgede gördüğümüz renkler, sırasıyla gökkuşağında gördüğümüz renklerdir.

Elektromanyetik radyasyonu oluşturan elektromanyetik spektrumun tüm bölgeleri ışık olarak adlandırılabilir. Ancak bizler bunun çok küçük bir bölümünü görebiliriz, bu bölgeyi de görünür bölge (veya "görünür ışık") olarak adlandırırız. Çünkü gözlerimizdeki fotoreseptör hücrelerden olan koni hücreleri sadece küçük bir bant aralığına duyarlıdır. Spektrumun diğer bölgeleri, görsel anlamda, biyolojik algı limitimizin dışında kalmaktadır. Bu nedenle insan gözü, elektromanyetik spektrumun yaklaşık %0.0035'lik bir kısmını görebilmektedir.

49
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meltem Çetin Sever
Yazar 30 Mart 2019 4 dk.

Ispanak bitkisi yüksek miktarda demir içerir ve hatta kırmızı etle (sığır bonfilesi) karşılaştırıldığında ıspanağın 100 gramında yaklaşık olarak 2,6 mg demir, kırmızı etin 100 gramında ise yaklaşık olarak 2,5 mg demir bulunur. Sorun, ıspanaktaki demirin vücudumuz tarafından emiliminin %1,7 iken etteki demirin emiliminin %20 olmasıdır. Yani, 100’er gram ıspanak ve et yediğimizde ıspanaktan alacağımız demir miktarı 0,044 mg iken etten alacağımız demir miktarı 0,5 mg'dır. Ispanak, yine de pek çok besin türüne göre iyi bir demir kaynağı olsa da sanıldığı kadar değildir.

Ispanağın çok iyi bir demir kaynağı olduğunu sanmamızın en büyük nedenlerinden biri Temel Reis'tir.

172
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Özgür
2 gün önce
Ak göğüslü kirpi(Erinaceus concolor)
44 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kardelen Tunç
Kardelen Tunç
20.6K UP
İnceleyen10 5 Ekim 2023
Bu podcast serisinde psikiyatri alanında detaylı, anlaşılabilir içerikler ve keyifli sohbetler yer alıyor. Alanında uzman konuklarla çeşitli konular tartışılıyor ve vakalar üzerinde incelemeler yapılıyor.
9.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Seslendiren: Cengiz Arca
İnceleme Yaz
Sonra Dinleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Temmuz 2021 31 dk.

Sosyal kimlik, bir bireyin ait olduğunu hissettiği gruplara bağlı olarak, yani grup aidiyetinden yola çıkarak kendine yönelik geliştirdiği kavrayışın bir parçasıdır.[1] Toplumsal bir şekilde yaşayan insanlar, çok farklı şekillerde gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Bu gruplar arasındaki karmaşık ve dinamik etkileşimler, 1970'lerde ve 80'lerde Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilen ve Sosyal Psikoloji sahasının altında yer alan Sosyal Kimlik Teorisi kapsamında incelenir.[2][3]

İnsanlar, kategorik düşünmeye meyilli canlılardır. Toplumda "basmakalıp" veya "stereotip" olarak adlandırılan kalıplar da bunun bir ürünüdür. Sosyal kimlik de bu kategorik düşünmenin bir sonucudur.

99
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Ağustos 2020 33 dk.

Diyelim ki hayatınızla ilgili veriler toplamayı seven birisiniz ve içtiğiniz kahve miktarını gün gün takip ediyor, notlar alıyorsunuz. Ayrıca, işe gitmek için harcadığınız süreyi de her gün ölçüyor ve not alıyorsunuz (veya akıllı telefonunuz bunu sizin için yapıyor). Aradan 3 ay geçtikten sonra, hayatınızla ilgili topladığınız verilere dönüp baktığınızda, ilginç bir gerçekle karşılaşıyorsunuz: Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor! Hmm, demek ki kahve içmenizi azaltarak, trafikte kaldığınız süreyi azaltmanız mümkün!

Yukarıdaki paragrafta sondan ikinci cümlede ("Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor!"), bir korelasyon (ilişki) ifadesi mevcut. Eğer ki veri toplama yönteminizde bir hata yoksa, yani yanlış ölçümler yapıp, yanlış notlar almadıysanız, tartışmasız bir gerçekten söz ediyorsunuz demektir: Kahve miktarınız ile trafikte geçirdiğiniz süre koreledir (ilişkilidir). Bu ölçüm, başlı başına bir gerçektir ve ek bir kanıtı gerektirmez (tabii daha fazla veri toplayarak, bu ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu daha iyi tespit edebilirsiniz).

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tuğçem Müge Gür
Çeviren 4 Aralık 2021 4 dk.

Ökaryotik hücrelerin içerikleri, çeşitli bölmelere ayrılmış halde bulunur ve bu bölmelere, sıvı-sıvı faz ayrımı adı verilen bir süreç ile oluşan zarsız organeller de dahildir. Araştırmacılar, bu bölmelerin yapay versiyonlarını yaratmak üzerine deneyler yapmıştır; çünkü bu yolla hücre biyolojisinin belirli özelliklerini kontrol ederek, sonucunda örneğin bazı hücresel tepkimeleri engelleyebilir ya da protein translasyonu için yeni bölgeler oluşturabilirler.

Şimdi, Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi'nden Matthew Good'un başında bulunduğu bir ekip, bu alanda yakın zamanda geliştirilen birkaç yeni yöntemi, tersine döndürülebilir bir şekilde hücre içindeki belirli kargoları depolayıp serbest bırakabilen zarsız organeller yaratmayı sağlayan bir teknik oluşturacak şekilde birleştirdi.[1] Böylece araştırmacılar, artık hücre davranışını, öncesine kıyasla çok daha iyi kontrol edebilir oldular.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İstanbul
Uygun nem ve sıcaklık koşullarında Tubifera ferruginosa, sporlaşma evresine geçer. Bu evrede çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler halinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır. Doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ece Müker
Ece Müker
595.4K UP
2 gün önce
NASA, insanlı Artemis II Ay görevi öncesindeki en kritik yer testlerinden biri olan “ıslak prova” (wet dress rehearsal) sürecine hazırlanıyor. Bu test, dört astronotu Ay’ın etrafında yörüngeye taşıyacak Space Launch System (SLS) roketi ile Orion uzay aracının gerçek bir fırlatma öncesi senaryosuna en yakın koşullarda denenmesini amaçlıyor. Test kapsamında roket, yaklaşık 700 bin galon sıvı oksijen ve sıvı hidrojenle doldurulacak, geri sayım prosedürleri uygulanacak ve ardından yakıtın güvenli şekilde boşaltılması pratik edilecek.

Yakıt ikmali sürecinin, Kennedy Uzay Merkezi’ndeki düşük sıcaklıklar nedeniyle ertelendiği açıklandı. Simüle edilmiş fırlatma penceresinin pazartesi akşamı başlayıp gece yarısına kadar sürmesi planlanıyor. Orion uzay aracı soğuk hava koşulları nedeniyle günlerdir aktif durumda tutulurken, mühendisler uçuş bataryalarını şarj etmeye hazırlanıyor.

Islak prova sırasında Artemis II mürettebatı uzay aracında bulunmayacak. NASA astronotları Victor Glover, Christina Koch, Reid Wiseman ve Kanadalı astronot Jeremy Hansen, fırlatma öncesi sağlık risklerini azaltmak amacıyla Houston’da karantinada tutuluyor. Testlerin sorunsuz tamamlanması durumunda, Artemis II’nin en erken gelecek hafta fırlatılması hedefleniyor; ayrıca mart ve nisan ayları için alternatif fırlatma pencereleri de bulunuyor.

Yaklaşık 10 gün sürecek Artemis II görevi, Apollo programından bu yana Ay’a gönderilecek ilk insanlı uçuş olacak ve NASA’nın uzun vadede Ay yüzeyine dönüş ve Mars hedefleri için önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.

151 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Yazar 6 gün önce 5 dk.

Kinetik enerji, hareket eden bir cismin sahip olduğu enerjidir. Bir cisim durur haldeyse, yani cismin hızı 0 ise, cismin kinetik enerjisi 0 olacaktır. Cisim hareket etmeye başladığında kinetik enerji kazanmaya başlar. Bir cismin hareket ettiğini gördüğümüzde aslında çok temel bir gerçeğe tanıklık ederiz. Hareket eden her cisim enerji taşır. Koşan bir insanın durması için çaba harcaması buna bir örnektir. Giden bir arabanın fren yapmadan duramaması ya da düşen bir taşın yere çarptığında güçlü bir etki yaratmasını da düşünebiliriz. Bunların tamamı kinetik enerji ile ilgilidir.

Burada önemli bir noktayı en baştan vurgulamak gerekir. Kinetik enerji yalnızca “Hareket var mı yok mu?” sorusuyla ilgili değildir. Aynı zamanda kinetik enerji, cismin ne kadar hızlı hareket ettiğiyle de doğrudan ilintilidir. Dolayısıyla cismin hızı iki katına çıktığında kinetik enerjisi iki katına değil, dört katına çıkar. Bu yazımızda kinetik enerji nedir, kinetik enerjinin formülü nedir, enerji dönüşümleri nelerdir; gibi konulara değineceğiz.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
Ahlaki kültürümüzün doruk noktası, kendi düşüncelerimizi kontrol etmek zorunda oluşumuzu fark etmektir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Evrimsel Biyoloji konusunda geliştirebilirsin.

Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
15-40 cm boylanabilen, otsu bir türdür. Gövdeler dik veya yukarı doğru yükselir durumda dallanmıştır. Yapraklar tüysü birleşik, 4-9 çift +1 yaprakçıklı; yaprakçıklar dikdörtgenimsi veya eliptik, 5-20 x 2-8 mm, bazen alt tarafları değişken yoğunlukta basık cılız tüylü; stipül kahverengi, ince ve kuru zarlıdır. Çiçeklenme Haziran-Temmuz aylarında; çiçek kurulu sapı yapraklardan uzunca; çiçek kurulu dik salkım, 20 kadar çiçekli, seyrek veya yoğun, yumurtamsı veya dikdörtgenimsi formdadır ve meyve zamanına doğru boyu daha uzunca; çanak 4-9 mm; taç sarı veya eflatunumsu-sarı renkte; bayrakçık 14-23 mm, tüysüz veya hafifçe cılız tüylü; kanatlar 11-18 mm; alt dudak 11-19 mm; ovaryum tüysüz, seyrek veya belirgin cılız tüylüdür. Boğumlu meyve 2-3 yuvarlak veya yumurtamsı parçalı, sert damarlı, cılız tüylü veya tüysüzdür.
1
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close