Pekçok önkabul paylaşılıp önerme söylenmiş. Bu bilgilerin çoğu varsayım veya teorilere dayanıyor. Hepsini tek tek açıklayıp kanıtlama/çürütme işlemi yersiz olacağını düşünüyorum. Değinmek istediğin noktayı anladığımı düşünerek şöyle bir cevap vermeyi uygun görüyorum.
Günümüz bilim metodolojisini varlığın başlangıcı veya öncesinde uygulayamıyoruz. Çünkü ne beş duyu organlarımızla algılayabileceğimiz bir olay ne de tekrar tekrar test edebileceğimiz bir durum. Yanisi, bilimsel olarak kati(!) bir şekilde hiçbir şey söylenemez. Bildiğim kadarıyla çoğu bilim adamı ve fizikçiler, başlangıcın Big Bang ile olduğunu ve gerçekten de varlığın hadis (sonradan var olan) olduğunu söylüyor. Fakat bazı fizikçilerse başlangıcın olmayıp evrenin sonsuz olduğunu, döngüsel veya sonsuz genişlediğini de savunuyor.
Bunun gibi başka görüşler de elbette vardır ama başta da dediğim gibi, bilimsel olarak bunu ispatlamak imkansız. Eğer başka ilim metodlarını kullanacak olursak -ki bilim yapılırken de aslında herkesin yaptığı şey-, mantık ilminde buna verilen tonla cevap bulunmakta. İstemiş olduğun gibi her ne kadar objektif olmak istesem de, en tutarlı kabul edilen görüşü sana söylemeyi kendime bir borç bilirim.
Evrenin başı olup olmama mevzusunda, anlaşılacağı şekilde iki ihtimal var: Ya sonsuz ya da başlangıcı olan bir evren modeli. İlk ihtimali incelediğimizde, geriye doğru sonsuzluğun bitmesi çoğu güruha göre -modern kozmolojide de kesin cevap verilememiştir- imkansızdır. Bu konuda kafan karışabilir. Basitçe anlatacak olursak, felsefede en az üç farklı sonsuz geriye gidiş vardır:
1. Zamansal Teselsül: Aristoya göre geçmiş olaylar sonsuza gidebilir fakat kelamcılara göreyse bilinen evrende tamamlanmış bir sonsuzluk olamaz, derler. Kısaca delili: Bugün gelmişse, geçmişteki bütün anlar gerçekleşmiş demektir ama gerçekleşmiş sonsuz bir dizi olamaz, derler. Somut delili ise çarşı iznine çıktığını gördüğümüz bir askerin iznini nasıl aldığını sorduğumuzda, sadece sınırlı sayıda kişiden izin aldığını bilmemiz. Eğer sınırsız kişiden izin isteseydi, isteğini alacak vakti olmayacak ve hiçbir zaman çarşı iznine çıkamazdı.
2. Nedensel teselsül: Kısaca her şeyin bir sebebinin olması demektir. Mesela 100 tane ampul düşün. Her biri elektriği diğer ampulden aldığını söylüyor ama ilk baştaki ampül prize bağlı olmazsa hiçbiri yanmaz ve bu aklen muhaldir. İbni Sina bu konuda, "Sonsuz tane muhtaç, muhtaç olmamayı üretmez." der. Yani evrende nedensel silsile olsa da onu, tıpkı domino taşlarını harekete geçiren bir güç/enerji gibi, başlatan bir şey olması gerekir.
3. Ontolojik teselsül: Celal Şengör'ün veya 19.yy'daki bilim adamlarında diyebileceğimiz popüler olan soru şudur:
"Şu anda var olan bir şey, varlığını başka bir şeye borçluysa; o da başka bir şeye borçluysa; bu zincir sonsuza kadar gidebilir mi?"
Bu soru yalnızca maddi evrende cevabı bulunabilecek fakat bizim meselemiz metafiziksel konulara da değindiğinden açıklanamayacak bir soru. Çünkü mesele buradan tekrar nedensel teselsüle bağlanır. Her şeyin varlığı başka bir şeye borçluysa, bir şeyin kimseye borcu olmayıp borç zincirini başlatan kimse/güç bulunması gerekir.
Görüş ayrılıkları üç aşağı beş yukarı bu şekilde. Daha detaylı kendin araştır isterim. Mantıksal olarak kelamcıların dediği -her ne kadar kesin ispatlanmasa da- tutarlı geliyor olabilir
Bundan sonrası ise İslam'ın kabul ettiği öncüllere dayanır. Müslüman olduğunu düşündüğüm için bu öncülleri bildiğini varsayıyorum. Kelamcılar der ki: Bir hâdis (sonradan var olan) varsa onun bir muhdisi (var edeni) de olmak zorundadır. Geriye doğru sonsuz teselsül aklen mümkün değilse, bu muhdisin de hâdis olmaması gerekir. Buradan hareketle onun zorunlu varlık olduğu, bilgi, kudret ve irade sahibi olması gerektiği gibi sıfatlar çıkarılır. Daha sonra bu sıfatlardan hareketle tek bir yaratıcının varlığına ve bu yaratıcının Allah olduğuna dair deliller kurulmaya çalışılır. Tabii bu kısım çok daha uzun bir konu; şimdilik bu videonun konusu değil. 🙂
Kaynaklar
-
Karl Popper. (1990). The Logic Of Scientific Discovery.
-
Steven Hawking. (1990). A Brief History Of Time.
-
Roger Penrose. (1990). Cycles Of Time.
-
Fahreddin Râzî. (1990). El-Metâlibü'l-Âliye.
-
Gazzâlî. (1990). Tehâfütü'l-Felâsife.
-
William Lane Craig. (). The Kalam Cosmological Argumen.
-
Aristoteles. (1990). Physics.
-
İbn Sina. (1990). Eş-Şifâ, El-İşârât Ve't-Tenbîhât.
-
Cüveynî. (1990). El-İrşâd.