Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Hatice Bol
Hatice Bol
52.4K UP
Aktaran 4 gün önce 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Binnur Balantekin
Ekleyen 16 Ekim 2020 1 dk.

Prurigo nodularis, etiyolojisi bilinmeyen, nadir görülen ve özellikle yaşlıları etkileyen kronik bir deri hastalığıdır.

Simetrik ve toplu halde bulunan pruritik (kaşıntılı) nodüller ile karakterizedir. Prurigo nodularis, deride döküntüler ile ilerleyen alerjik bir reaksiyon olan atopik dermatit öyküsü ile ilişkilendirilmiştir. Sıklıkla görülen alanlar, kollar omuzlar ve bacaklardır. Prurigo nodularis'in en yaygın semptomu, ciltte kaşıntılı ve sert nodüllerin varlığıdır. Nodüller birkaç tane olmakla beraber topluca ve çok sayıda da bulunabilir. Nodüllerin kaşınması, sıkılması veya ovalanması, likenifikasyon, hiperkeratoz ve hiperpigmentasyon gibi kalıcı cilt değişikliklerine neden olabilir.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 10 Nisan 2011 32 dk.

2012 senesinin başlarında, matematikçi Ian Stewart "Bilinmeyenin İzinde: Dünya'yı Değiştiren 17 Denklem" başlıklı kitabını yayımladı ve insanlığın tarihinde keşfedilen 17 matematiksel denklemi, bilimsel yoğunluğundan kurtararak, herkes tarafından anlaşılabilir bir hale soktu. Prof. Dr. Ian Stewart'a bu kitabını neden yazmaya karar verdiği sorulduğunda şöyle yanıt veriyor:

Bu yazımızda sizlere bu denklemlerle ilgili kısaca bilgileri vereceğimiz bir özet sunacağız. Böylece Prof. Stewart'ın kitabında yapmaya çalıştığının kısa bir örneğini göstermeye çalışacağız. Ayrıca modern kullanımlarına birer ikişer örnek vererek ne gibi alanlarda kullanıldığını anlatmayı hedefleyeceğiz. Bu denklemlerin tek kullanım alanlarının bu örnekler olmadığının altını çizmek isteriz.

158
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Dila Dila
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, Gaziantep
Ben gaziantep'in bir köyünde oturuyorum , bizim bahçemizde bu kırmızı böceklerden var ve küçükken toprakla oynarkende hep görürdüm bence bu böcekler her yerde var
14
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.0K UP
Yazar 11 Ağustos 2021 19 dk.

Sagan Standardı, konuyla ilgili kanıtlara bakarak, bir iddia ne kadar olasılık dışı ise, ondan beklenen kanıt standardının da bir o kadar büyük olması gerektiğini söyler. Her ne kadar ilk olarak Carl Sagan tarafından geliştirilmemiş olsa da Sagan Standardı, "Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlar gerektirir." olarak bilinen bir sözün kavramsal kısaltmasıdır.

Buna göre, eğer belli bir iddianın (bilimsel fikir birliğine uyuşmaması gibi sebeplerle) "olağanüstü" olduğu düşünülüyorsa, bu iddiayı ileri süren kişi, daha az olasılık dışı olduğu düşünülen bir iddiayı sunan kişiye göre daha yüksek bir kanıt standardına tabi tutulur.

134
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşe Alaca
Ayşe Alaca
3,255 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

İklim değişikliği ile ilgili her türlü eylem adalet ve bireylere, milletlere, kuşaklara ve doğanın geri kalanına karşı sorumluluk gibi etik meselelerle karşı karşıyadır.

İklim değişikliği, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en zorlu konulardan biridir. Burada, etik analizlerin hem iklim probleminin doğasını hem de olası çözümler ile ilgili kısıtlamaları anlamamıza nasıl yardımcı olabileceğini göstermekteyiz (Vanderheiden 2008, Gardiner ve ark. 2010, Arnold 2011). Bunu yaparken, iklim değişikliğinin temel değerleri nasıl tehdit ettiğine ve bu konuda sergilenecek eylemlerin adalet ve sorumlulukla ilgili ciddi endişeleri nasıl gündeme getireceğine odaklanacağız.

51
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Şubat 2013 4 dk.

Özellikle de 14 Şubat "Sevgililer Günü" zamanlarında bu simgeyi her yerde görürüz. Peki meşhur "aşk sembolü" ne anlama geliyor, biliyor musunuz? Bu yazımızda aşka değil ama, aşkın sembolüne odaklanacağız. Dilerseniz, buradaki makalemizden aşkın bilimsel arka planının detaylarını öğrenebilirsiniz.

Fakat aşkın sembolünü inceleyebilmemiz için, o makalemizde de değindiğimiz iki önemli noktayı hatırlamamız gerekiyor.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen7 2 Mart
Bir etkinliğe binaen okudum. Alfred Adler Avusturyalı bir psikanalisttir ve Freud'un yakın çalışma arkadaşıdır. Sonrasında kendi görüşlerini ayırıp bireysel psikoloji yaklaşımını oluşturmuştur. Aşağılık kompleksi ve telafi mekanizması yaklaşımını savunmuştur. Anladığım kadarıyla sosyal ilgi dediği bir hissiyatın medeniyetin ve bireyin gelişiminde kilit nokta olduğunu iddia etmiş. Kitapta da insan denen canlının temel olarak nasıl bir varlık olduğunu çok basitçe anlatmıştır. Biraz fazla hümanist olduğunu düşünüyorum. Ama hedef aldığı insan tiplerine karşı da fazla eleştirel yaklaşıyor. Gelgelelim ideal gördüğü tipte bir insan ne kadar vardır bilemem. Kadınların konumu ve kibrin yararlı olamayacağına dair bazı görüşlerine katılmıyorum. Özellikle kendi döneminden kalkarak biraz fazla iddialı davranmış olabilir. Yine de görüşleri okumaya değer duruyor ve birçok doğruyu barındırıyor. Kıymetli bir kafa olduğu aşikar. Okumak yararlı olabilir.
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Understanding Human Nature
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melisa Bozkurt
Melisa Bozkurt
60.0K UP
Yazar 19 Mart 2020 2 dk.

Ağız ve diş sağlığımızın genel sistemin durumumuz ile sürekli etkileşimde olduğunu biliyoruz. Peki nasıl oluyor da diş çürükleri kalp hastalığını tetikleyebilecek kadar etkin bir role sahip olabiliyor? Yahut diş hekiminiz midenizde bir problem olabileceğini dişlerinize bakarak nasıl anlayabiliyor? Ağzınızda çıkan aftlar o kadar da masum olmayabilir mi yoksa? 

Diş çürüğü, mikrobiyolojik ve enfeksiyöz bir hastalıktır. Bu hastalığın sorumlu mikroorganizması ise Streptococcus mutans’tır. S. mutans, yenidoğanda ve dişsiz kişilerde bulunmaz. Oral kolonizasyonu için dişlere ihtiyacı vardır ve organik asitleri fazlaca üretebilme yetenekleri sayesinde dişlerde “demineralizasyona” yani çürüğe neden olurlar. 

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Maya Gökhaner
İnceleyen 2 saat önce
Felsefe alanında da yetkin ama ben en çok tabloların anlamlarını ve sırlarını anlatmasını seviyorum.
Youtube Kanalı
9.7/10
(590 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 25 Ekim 2016 5 dk.

İşte tüm bu diş aşınmalarıyla mücadele etmek adına diş fırçalamak, birçok insan için tırnak kesmek veya tuvalet yapmak kadar "doğal" bir davranıştır. Çoğumuz dişlerimizi günde en az 1, muhtemelen 2 defa fırçalarız; fakat bunun mantığı ne, hiç düşündünüz mü? Sonuçta savanalarda yaşayan atalarımızın diş macununa ve diş fırçasına erişimi yoktu. Biz neden dişlerimizi fırçalamak zorundayız ki?

Öncelikle, dişlerimizi ne sıklıkla fırçalamamız gerektiği sorusunu cevaplayalım ve ardında yatan mantığı izah edelim: Hem Türk Dişhekimleri Birliği hem de Amerikan Diş Birliği, günde 2 defa, flüorürlü diş macunlarıyla, her biri en az 2 dakika sürmek kaydıyla dişlerinizi fırçalamayı önermektedir.[1][2] Dişlerinizi fırçalamanızın nedeni, dişlerimiz arasına sıkışan yemek parçacıklarını ve dişlerimiz üzerinde biriken beyaz renkli, yapışkan ve içi bakteri dolu plakları temizlemektir. Özellikle de yemek yedikten veya yüksek şeker içerikli içecekler tükettikten sonra, bu plaklar içerisindeki bakteriler asitler üreterek diş minesine saldırır. Nihayetinde bu asit, mine tabakasının parçalanmasına neden olur ve çürük dediğimiz yapıları oluşturur. Temizlenmeyen plaklar ise sertleşerek tartar adı verilen daha kalın tabakalar üretirler; bunların temizlenmesi çok daha zordur. Diş etinizde biriken tartar, nihayetinde iltihaplanmaya ve diş eti hastalıklarına yol açar.

175
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 4 Haziran 3 dk.

Kuzey Amerika’nın devasa tatlı su kütleleri olan Büyük Göller, yüzyıllardır hem gemilere hem de insanlara mezar oldu. Sayıların tam olarak bilinmesi mümkün olmasa da ancak tarihçiler 17. yüzyıldan bu yana yaklaşık 6.000 geminin battığını ve 25.000 ila 30.000 kişinin boğularak can verdiğini tahmin ediyor. Uzmanlar, bu belirsizliğe rağmen 8 Eylül 1860 tarihinde, Chicago’nun kuzeyinde Michigan Gölü üzerinde seyreden Lady Elgin isimli buharlı yolcu gemisinin başka bir gemiyle çarpıştığı, belgelenmiş en ölümcül gemi kazasını inceliyor. Olay sonucunda 300'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu olay, dönemin kültürel hafızasına derinlemesine kazındı halk şarkılarına ilham oldu.

Lady Elgin'in çürümeye yüz tutmuş enkazı Michigan Gölü'nde dağılmış halde yatarken şaşırtıcı derecede iyi korunmuş bir eser yeniden gün yüzüne çıktı. Böylece yaklaşık 165 yıl sonra, som altından yapılmış bir cep saati, bu vapurun kurbanlarından birinin ailesine geri dönmüş oldu.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Mery West
Mery West
50.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 19 saat önce
Sevgili İnsan;

İnsanlığın, kendine yaşam sunan gezegeni sesiyle titreteceği, güneşin efendisi olacağı, mikro kozmik hareketin tükenmez ve yoğun enerjisini kullanacağı, atomların önceden belirlenmiş formlara kombin edileceği, okyanusu yatağından çıkarıp hava yoluyla taşıyarak dünyanın değişik bölgelerinde göller ve nehirler yaratacağı, vahşi elementlere emredeceği, zekâsı ve gücüyle bu dünyanın sınırlarının ötesine geçeceği günler uzak değildir.
Kaynak: Nikola Tesla’nın mektuplarından bir derleme (source: ListeList)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları

Leonardo’dan (sözde sodomist) tutun da Caravaggio’ya (hüküm yemiş katil), Edward Hopper’a (karısını dövmekle itham edilir) varana kadar herkes hakkında taşkın anekdotlar sunan Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları, büyük ustaların uluslararası sanatının gerisindeki ahlâksızca, buğulu ve gözü kara hikâyeleri anlatıyor. Michelangelo’nun vücut kokusu çok kötü olduğu için asistanlarının onunla çalışmaya dayanamadığını; Vincent van Gogh’un bazen doğrudan doğruya tüpten boya yediğini; ve Georgia O’Keefe’nin çıplak resim yapmaya bayıldığını öğreneceksiniz. İşte asla unutmayacağınız bir sanat tarihi dersi.
Öğretmenlerinizin Size Büyük Ressamlar ve Heykeltraşlar Hakkında Asla Anlatmadığı Şeyler
ELIZABETH LUNDAY mimari ve sanat konusunda uzman olan bir gazeteci. mental_floss dergisinin “Şaheserler” sütununu yazıyor.
CİNAYET, SAHTEKÂRLIK, DÜZENBAZLIK VE BÜYÜK SANAT ÜZERİNE GERÇEK HİKÂYELER….

Devamını Göster
₺265.00
Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Esmanur Kadriye Öztürk
28 Temmuz 2023
Ölü insanlar görüyorum. Ölü olduklarını bilmeyen!
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Fatma Nur Kılıç
İnceleyen 13 Ağustos 2023
Çok güzel ya
Dizi
9.8/10
(191 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Okan Ö. Cinemre!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 25 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Okan Ö. Cinemre!
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 3 Aralık 2019 26:42
Beyin, insan bedenindeki en hayranlık uyandırıcı organdır. Merkezi sinir sistemimizi kontrol etmesinin yanı sıra, yürümemizi, konuşmamızı, nefes almamızı...
25
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close