Açıkçası bu soru tam bir overthinking vakası. Şöyle düşün: Elimizde rezil, hiçbir anlam ifade etmeyen bir veri seti var. Sen diyorsun ki "Acaba bu verileri bar grafiği yerine, o uğruna cinayet işleyebileceğim kadar berbat olan 3 boyutlu pasta grafiğiyle çizsek anlamlı bir sonuç bulur muyuz?" Bro, veri aynı veri. Sadece görseli değiştirdin. İşte formülleri çözmek için sayı tabanlarını (base) değiştirmeyi düşünmek de fizikte ya da matematikte tam olarak böyledir; kocaman bir red flag.
Onluk taban (base-10), ikilik taban (binary), on altılık taban (hexadecimal)... Bunların hepsi aynı matematiksel gerçeğin sadece farklı fontlarla yazılmış halidir. 5 elma her tabanda 5 elmadır, evrenin sayılara atadığı sihirli bir taban takıntısı yok. Doğa, bizler gibi 10 parmaklı olduğu için 10'luk sistemi kullanmıyor, biz öyle olduğumuz için kullanıyoruz.
Peki fizikteki formüller neden çözülemiyor? (Benim asıl uzmanlığım istatistik ve veri analizi olduğu için işin derin teorik fizik kısmında çok ahkam kesmeyeyim ama matematiği evrenseldir). O çözülemeyen meşhur Navier-Stokes akışkanlar mekaniği denklemleri veya kuantum zımbırtıları, sayılar 10'luk tabanda olduğu için inat etmiyor. Denklemlerin yapısı, içerdikleri değişkenlerin birbirine girmiş kaotik ve non-lineer (doğrusal olmayan) ilişkileri yüzünden analitik olarak çözülemiyor. Yani sen o zorlu diferansiyel denklemi alıp 7'lik tabana da çevirsen, denklem sana "oh be, sonunda benim dilimden konuştun, al sana çözüm" demeyecek.
Benim alanım olan sosyal istatistikte ve veri biliminde de bu manipülasyon yanılgısına çok düşerler. Veri setindeki p-value (p-değeri) istatistiksel olarak anlamlı çıkmayınca, verinin logaritmasını alıp, kareköküne vurup şeklini şemalini değiştirerek "aha buldum!" diye makale kasanları çok gördük (Literally p-hacking alarmı!). Ama sayının gösterim biçimini değiştirmek, altında yatan fiziksel veya istatistiksel nedenselliği değiştirmez.
Özetle; hayır, fizikçiler gizli gizli sayıları 14'lük tabana çevirip evrenin sırlarını hacklemeye çalışmıyorlar. Tabana takılmak yerine modelin kendisine odaklanmak gerekiyor. Sayı tabanı değiştirmek bilimsel bir büyü değildir, tıpkı iki rastgele deği��kenin aynı grafikte artmasının aralarında gerçek bir ilişki olduğu anlamına gelmediği gibi... Evet, söylemesem içimde kalırdı: Korelasyon nedensellik değildir!
Kaynaklar
-
Richard Courant, Herbert Robbins. What Is Mathematics? An Elementary Approach To Ideas And Methods. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Eric W. Weisstein (MathWorld). Numeral Systems And Base Conversions. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı