Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: CRISPR Teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Evrendeki dairesel hareketler ile zaman olgusunun oluşumu arasında bağlantı var mıdır? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
119.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Al kurula başını. Hasta olursun.
Aldın havluyu. İçin dostlukla, kardeşlikle kabarıverdi. Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine yakınlaşmak, bir şeyler vermek isteğiyle dolusundur. Güzel bir görüntüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün güzellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır bu sevecenlik. Yakınlaşmalarının çoğu yıkımlarla bitmiş olsa da böylesindir.
Kaynak: Yaralısın
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sude Naz Eren
Üye 6 gün önce
MÖ dünya tarihi hakkında detaylıca ve kronolojik sıraya uygun kitap olabilir bir video serisi belgesel olabilir makale olabilir pek te farketmez önerdiğiniz kaynaklar nelerdir ?
1 Cevap - 231 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
216.7K UP
Çeviren 2 gün önce 5 dk.

Günümüzde çoğu araba yolculuğu, gününüzü yavaşlatan bir tür trafik sıkışıklığı, yol çalışması veya rastgele bir tehlike içeriyor gibi görünüyor. Ancak durum çok daha kötü olabilir.

Örneğin, size doğru gelen başka bir arabayla dar bir dağ geçidinde ilerlemeye ne dersiniz; hem de tek bir yanlış hareketin felaketle sonuçlanabileceği bir yerde? Dünyanın birçok bölgesinde karşılaşılan gerçek tam olarak budur. Buralarda bir noktadan diğerine gitmenin tek yolu, hayatınızı kendi ellerinize almaktır. Bu yüzden kemerlerinizi bağlayın, çünkü dünyanın en tehlikeli yollarından bazılarında ürkütücü bir yolculuğa çıkıyoruz.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
190.2K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Kendime Düşünceler’ni elime aldığımda ağır bir felsefe kitabı okuyacağımı sanmıştım. Ama birkaç sayfa sonra şunu fark ettim bu kitap bana yazılmamış. Ben, bir insanın kendisiyle konuşmalarını okuyorum. Sanki Marcus Aurelius’un zihnine sessizce misafir olmuşum gibi.
Marcus Aurelius’un kim olduğu burada çok önemli. Bir düşünür olmasının ötesinde, Roma İmparatoru. Yani gücün zirvesinde bir insan. Ama bu kitapta güç yok, gösteriş yok. Aksine sürekli kendini dizginlemeye çalışan, öfkesini kontrol etmeye uğraşan biri var. Bu beni durdurdu. Çünkü insan ister istemez şunu düşünüyor: “Her şeye sahip biri bile iç dünyasını kontrol etmekte zorlanıyorsa, demek ki mesele dış dünya değil.”
Kitabı anlamak için biraz da Stoacılık’tan bahsetmek gerekiyor. Stoacılık, M.Ö. 3. yüzyılda Kitionlu Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe. Temel fikri çok net ama uygulaması zor. Kontrol edebildiğin şeylere odaklan, edemediklerini kabullen.

Stoacılara göre dış dünya ,insanlar, olaylar, kayıplar bizim kontrolümüzde değildir. Ama düşüncelerimiz, tepkilerimiz ve seçimlerimiz bizim sorumluluğumuzdadır. Bu yüzden mutluluk dışarıda değil, insanın kendi içinde kurduğu dengededir. Marcus Aurelius’un kitabı da tam olarak bu düşüncenin bir pratiği gibi. Kitabın içeriği bir hikâye değil. Bölümler halinde yazılmış kısa notlardan oluşuyor. Ama bu notlar aslında bir insanın kendine verdiği öğütler. Öfkeyle baş etme, ölümle yüzleşme, sabırlı olma, insanları anlama hepsi var ama öğretici bir dille değil; daha çok içten bir hatırlatma gibi. Bir yerde şu cümleyle karşılaştım ve gerçekten durup düşündüm.

“İnsanı rahatsız eden şey olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir.” Bu cümle Stoacılığın özeti gibi. Çünkü bir anda şunu fark ediyorsun.Seni kıran şey belki de olayın kendisi değil, ona yüklediğin anlam. Bir başka yerde ise şöyle diyor. “Çok geçmeden her şeyi unutacaksın; çok geçmeden herkes seni unutacak.” İlk başta biraz sert geliyor ama sonra insanın içinde tuhaf bir hafiflik yaratıyor. Çünkü bu cümle aslında özgürlük veriyor. Her şey geçiciyse, o zaman bu kadar yük taşımaya gerek var mı?
içime en çok dokunanlardan biri “Sabah uyandığında, insanların bencil, nankör ve kaba olacağını düşün ama yine de onlarla uyum içinde yaşa.” Burada Stoacılığın o sakin ama güçlü tarafı var. Dünya değişmeyebilir, insanlar zor olabilir. Ama sen nasıl biri olacağını seçebilirsin.

Okurken sık sık kendime döndüm. Gün içinde ne kadar küçük şeylere takıldığımı fark ettim. İnsanların sözleri, kırgınlıklar, geçmiş Marcus Aurelius sanki yüzyıllar öncesinden bana şunu söylüyor. “Zihnini koru, çünkü asıl olan o.” Kitap bittiğinde büyük bir aydınlanma yaşamadım. Kendime Düşünceler’ni kapattıktan sonra zihnimde dolaşan düşünceler bir noktada çok tanıdık bir duaya bağlandı.

Hani şu herkesin bir şekilde duyduğu, belki de içinden geçirdiği cümle “Allah’ım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için güç, değiştiremeyeceklerimi kabullenmek için sabır ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için akıl ver.” Aslında bu cümle ile Marcus Aurelius’un düşünceleri arasında şaşırtıcı bir yakınlık var. Stoacılığın özü de tam olarak bu değil mi zaten? Neyin senin elinde olduğunu bilmek ve olmayanla savaşmayı bırakmak. Kendi hayatıma dönüp baktığımda şunu fark ediyorum .En çok yorulduğum yerler, kontrol edemediğim şeyleri zorladığım yerler. İnsanlar değişsin istiyorum, geçmiş farklı olsun istiyorum, bazı şeyler hiç yaşanmamış olsun istiyorum ama olmuyor. Ben en çok da bu “olmayan” şeylerin içinde tükeniyorum.

Belki de mesele gerçekten çok daha sade. Değiştirebildiğim şeyler var mesela tepkilerim düşüncelerim, seçimlerim. Bir de değiştiremeyeceklerim, mesela başkaları, zaman, olmuş olanlar galiba bütün hayat, bu ikisini karıştırdığım yerde zorlaşıyor. Şimdi kendime daha sakin bir yerden bakmaya çalışıyorum. Her şeye yetişmek zorunda değilim. Her şeyi düzeltmek zorunda da değilim. Kendi içimde neyi büyüttüğüme, neyi beslediğime karar verebilirim.

Ben hâlâ öğreniyorum… neyi bırakmam gerektiğini, neyi tutmam gerektiğini.

Galiba en büyük güç, her şeyi değiştirmek değil; doğru yerde direnmek, doğru yerde bırakabilmek. İçimde bir sadeleşme oldu. Bazı şeyler yerli yerine oturdu gibi kendime şu soruyu sordum. Ben gerçekten hayatı mı yaşıyorum, yoksa zihnimin kurduğu anlamların içinde mi kayboluyorum?

Belki de Kendime Düşünceler’nin asıl gücü burada. Sana bağırmıyor, öğretmeye çalışmıyor. Sadece seni kendinle baş başa bırakıyor , galiba en zor şey de bu ''Dünyayı değil, kendini yönetmek''
9.8/10
(107 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
10
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ertugrul Batır
Seslendiren 23 saat önce 10:37
Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz....
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Xazlaq Qarmanzie
İnceleyen4 6 gün önce
Türkiye’de evrim karşıtlığının ana motivasyonunu din olarak görüyorum ve bunu evrim karşıtlarıyla ufak bir sohbete girdiğiniz zaman rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Genelde sohbetleri uzatmak ve derinleştirmek hem muhatabın bilime olan ilgisinin kıtlığından, hemde evrim teorisinin gerçekten gerekçelendirilmiş doğru bir inanç olmasından dolayı mümkün olmuyor. Ama Türkiye’deki evrim karşıtlarının bir kısmı -belki de birçoğunun- kanaat önderi benimsediği bir şahsın evrim hakkında eleştirel (!) bir kitap yazması beni oldukça memnun etmişti ve hemen sipariş etmiştim. Kitabı Türkiye’de evrimin adı geçen toplulukta nasıl yanlış anlaşıldığı ve şahısların bilim okur yazarlığını tespit etmek açısından değerli buluyorum ve kitaptan birkaç alıntı yapmak istiyorum:

- s.10 Niçin bulunan ilk insan fosiliyle şimdiki insan arasında fark yoktur? Madem şempanze insan olabilmiştir, evrimi insanda kim durdurmuştur? Niçin insan başka bir türe dönüşmemiştir?
- s.11 Türlerin ayrı ayrı yaratılmasını dogma olarak niteleyen ve bunun da yıkıldığını iddia eden Darwin ve taraftarları, kabulleriyle alakalı ilim dünyasına delil sunmamıştır. Şempanze ile insan arasında olduğu farz edilen ara formlar bulunmamış uydurulmuş, sonra da bilimin namusuna sadakat gösteren ilim adamları tarafından bu uygulamalar bütün çıplaklığıyla teşhir edilmiştir.
- s.11 ***Güçlü*** olanın hayatta kalıp ta zayıf olanın yok olması aklen olduğu gibi tarihen de imkansızdır. Aksi takdirde ***Güçlü*** olan dinazor gibi canlılar varlığını devam ettirecek, bakteri gibi zayıf yapılı canlılar da yok olacaktı.
- s.12Hülasa evrim; Ateistlerin "Allah teala yaratılmadıysa canlılar nasıl oluştu?" sorusuna cevap verebilmek için *uydurduğu* sonra da inanç haline getirdikleri bir **dogmadır.**
- s.19Darwin'in evrim kuramını ortaya attığı 19. yy'ın ortalarında bilim ve teknoloji bugüne göre çok düşük sevyedeydi. **Bilim adamlarını araştırmalarını basit labavatuarlarda, ilkel cihazlarla yapıyor bu yüzden mikroskobik canlıları göremiyorlardı.** Kısıtlı imkanlar Darwin'i, Darwin de insanlığı yanılttı.
- s.20 Yüzlerce kitab ve binlerce makalenin hiçbirinde bilimsel verilere göre konuşan tek bir bilim insanı evrimin ispat edildiğini iddia etmemiştir. ... **Bilimsel bir yasa olarak görmek te bir o kadar yanlıştır.**
- Hiçbir bilim insanı evrim kuramının ispat edildiğini düşünemez.
- **"Darwinizm hala bir teoridir ve hala tartışmaları kesin olarak sona erdirecek belirleyici ve rakipsiz ampirik kanıtlardan -teorinin doğruluğunu ispat eden delillerden- yoksundur."** türler arası geçişi doğrulayacak ara formlardan tek bir tane bulunmadığına, *evrimin yıllar önce olup-bittiği iddia edildiğine göre evrimi labavatuar ortamında değerlendirmek mümkün değildir.*
- s.23 Evrim iddiasının üzerinden uzun süre geçmesine rağmen türler arası geçişi doğrulayan fosiller bulunamadı.
- s.28 Allah tealanın başlangıçta her bir türü çift olarak yarattığı hakikatini inkar vardır.
- s.33 Neden insanla şempanze arasında insan kemiyyetinde bir başka tür kalmadığı gibi sorulara makul cevaplar vermekten mahrumdur.
- S.34 Yüksek dallardaki... (Lamark'ı çürütüp evrimi çürütmeye çalışıyor.)
- S.46 "Mutasyon ıslah etmez, bozar. Yapıcı mutasyon yoktur."
- S.52 Müslüman ve Yahudiler sünnet oluyor... (Ne demek istediğini anladınız umarım ben yazmayacağım.)
- S.64 Maymun insan arası canlılar olmalıydı.
- S.66 August Weisman her seferinde dişi ve erkeklerin kuyruğunu keserek 20 döl (böyle yazmış sorry) boyunca fareleri çiftleştirmiş... (anladınız devamını)
- S.67 Körelmiş değil, vazifesi *henüz tespit edilememiş* organdır. (Körelme sözü ne anlama geliyor acaba?)
- S.98 neden belli sayıdaki şempanzenin insan olmadığına cevap veremeyen evrim...
- S.98 ...fevkalade güçlü olan dinozorlar hayatta kalmalı, böcek ve daha basit canlılar yok olmalıydı (fittest'i stronger olarak mı okudu ne yaptı?)

Velhasıl Türkiye’de evrim karşıtlarının bir çoğunun “hoca” kabul ettiği şahsın bilim okur yazarlığını ve başka başka şeyleri gördünüz. Ben bu yobazca görüşleri yazanlara öfke duymakta, bu gibi kitapları okuyup etkilenecek diğer yobazlara acımakta, bu insanlardan doğan yavrulara da üzülmekteyim. Bu gibi bilgi kirliliklerine rağmen ısrarla lise biyolojisinde evrimin olmaması da ayrı bir hayal kırıklığıdır. Yazımı okuduğunuz için teşekkürler, iyi günler.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
13
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
626.7K UP
4 saat önce
Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, NASA'nın Curiosity gezgininin 2020 yılında Gale Krateri'nde gerçekleştirdiği benzeri görülmemiş kimya deneyinin sonuçlarını paylaşıyor. TMAH adlı bir kimyasal kullanılarak gerçekleştirilen bu deney, başka bir gezegende bir ilk olma özelliği taşıyor; ekibin yalnızca iki deneme hakkı vardı.
 
Deney, Mars'ta daha önce hiç teyit edilmemiş birkaçı dahil 20'den fazla organik molekül tespit etti. Bunların arasında meteorit ve asteroitlerde de bulunan benzotiyofen ile DNA'nın oluşumunda öncü rol oynayan azot içeren bir molekül yer alıyor. Görev astrobiyologu ve çalışmanın baş yazarı Amy Williams, bu moleküllerin meteorlarla hem Mars'a hem de Dünya'ya taşındığını ve gezegenimizde yaşamın temel yapı taşlarını oluşturmuş olabileceğini vurguladı.
 
Araştırmacılar, bu organik moleküllerin Mars yüzeyinde 3 milyar yıldan fazla korunmuş olduğunu da ortaya koydu. O dönemde Mars'ın göller ve nehirlerle kaplı olduğu düşünülüyor; yani sıvı su açısından yaşama elverişli koşullar mevcuttu.
 
Bununla birlikte bu bulgular tek başına Mars'ta yaşam olduğunun kanıtı değil; organik moleküller canlı süreçler olmadan da oluşabilir. Kesin yanıt için Mars kayalarının Dünya'ya getirilmesi gerekiyor; ancak Mars Örnek Geri Dönüşü misyonu ABD Kongresi'nin Ocak ayındaki oylamasıyla fiilen iptal edildi. Öte yandan Curiosity'nin TMAH deneyi, Avrupa Uzay Ajansı'nın Rosalind Franklin gezgini de dahil gelecekteki görevler için kritik bir yol haritası sunuyor.

22 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
216.7K UP
6 gün önce
Timsahları hep sulak ortamlarla ilişkilendiririz. Oysa 205 milyon yıl önceki akrabası Eosphorosuchus lacrimosa, karada avlanan bir türdü. Kısa ve kalın kafatası, büyük avları hedeflediğini gösteriyor. Dahası, aynı yerde farklı burun yapılı başka bir timsah kuzeniyle yan yana yaşamışlar. Bu, timsah soyunun evrimin başından itibaren şaşırtıcı bir ekolojik çeşitlilik gösterdiğini kanıtlıyor. Erken timsah evrimi hâlâ büyük bir sır. Her yeni fosil, hikayeyi yeniden yazıyor. Bir müze bodrumunda 75 yıl bekleyen bir kemiğin, bize bu denli zengin bir geçmişi aralaması inanılmaz. Bilimin sabrı müthiş.
51 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Ece Müker
Ece Müker
626.7K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir hükümet, içindekiler ne kadar iyiyse o kadar iyidir."
Drew Pearson
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)