Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Şubat 2018 11 dk.

Daha önceki bir yazımızda, bilim insanları arasında ateizm, teizm, deizm, agnostisizm gibi inanç veya inançsızlık tiplerinin dağılımına ve bunun halk arasındaki dağılımı ile olan farklarına bakış atmıştık. Bu yazımızda ise, iki önemli noktaya değinmek istiyoruz: 

Ateizm, tarihsel olarak birçok şekilde tanımlanmışsa da, en genel anlamıyla her türlü yaratıcı gücün varlığını reddetmeye verilen isimdir. Ateistler, dinlerin ve tanrıların gerçek olmadığını düşünmekte ve bunların insanın hayal gücü ile kültürel evriminin bir ürünü olduğunu ileri sürmektedirler. Bu, en azından bir adet yaratıcı gücün var olması gerektiğini iddia eden teizm ile zıt olan görüştür. Daha dar anlamıyla teizm, hem en az 1 tanrıya, hem de o tanrının gönderdiği belirli bir dini görüşe iman etme, inanç duyma demektir. Öte yandan deistler, yaratıcı bir gücün varlığını kabul etmelerine rağmen, dinlerin insan ürünü olduğunu ve yaratıcının insanlarla kitaplar veya dinler yoluyla irtibat kurmadığını ileri sürerler. Alternatif olarak, en genel anlamıyla, ateizm veya teizmin doğru olup olmadığını elimizdeki verilerle bilemeyeceğimizi söyleyen agnostisizm ve yaratıcının Evren'den ayrı bir varlık olmadığını, Evren'in ta kendisi olduğunu ileri süren panteizm gibi dini inanç veya inançsızlık pozisyonları da bulunmaktadır. Fakat tarihsel olarak, bilimle en yakından ilişkisi olanlar, ateizm ve agnostisizm gibi inançlardan tamamen veya kısmen uzak olan felsefi düşünüşler olmuştur. Hele ki Orta Çağ'da Hristiyanlık merkezli teizmin, modern çağda ise İslam merkezli teizmin bilim üzerindeki baskısı düşünülecek olursa, bilim ile anti-teizm arasında sıkı sıkıya bir ilişki varmış gibi gözükmektedir. Peki bu, gerçekten organik bir ilişki midir?

247
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
67.6K UP
Bilimsever biri 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu durum temel olarak şu geçirmez maddenin kullanımına dikkatli çalışmadan kullanılmasının sonucudur. Yani kaldırım işçileri her yere Eşit miktarda su geçirmez malzeme kullanmamıştır. Eğer eşit miktarda yaysalardı böyle bir durum olmazdı.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Binnur Balantekin
Ekleyen 29 Temmuz 2021 2 dk.

Donovanoz, bir diğer adı ile "Granüloma inguinale" hijyen ortamının sağlanamadığı, sağlıksız beslenmenin hakim olduğu Asya ve Afrika gibi sosyoekonomik düzeyi diğer kıtalara göre düşük olan bölgelerde sıklıkla görülen, genellikle cinsel yolla bulaşan Klebsiella granulomatis türü bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur.

Enfeksiyon gelişmiş bir kişide genellikle belirtiler bakteri ile temastan 1 ile 12 hafta arasında görülmeye başlar. Bu temas beraberinde birçok belirti getirir. Bu belirtiler arasında başlıca semptomlar şunlardır:

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 4 dk.

Mercekli teleskop (ya da refraktör teleskop), aslında teleskop denildiğinde akılda ilk canlanan teleskop türüdür. Işığın kırılma prensibine dayanır. Bu sistemlerde paralel gelen ışık ışınları, teleskobun önündeki birincil mercek tarafından kırılarak bir odak noktasında toplanır. Bu odak noktasındaki görüntü, bir göz merceği ya da elektronik algılayıcı aracılığıyla incelenir.

Mercekli teleskoplar, Galileo Galilei’nin 17. yüzyılda astronomik gözlemlerini gerçekleştirdiği tasarımın doğrudan bir evrimidir ve günümüzde özellikle gezegenler, Ay ve parlak derin gökyüzü cisimlerini gözlemlemek için hâlâ yaygın bir seçimdir.[1]

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Oğuz Ursus Bolgi
Yazar 17 Kasım 2011 17 dk.

Bilimin iletişim yollarından en önemlisi, akademik makalelerdir. Bilimsel cemiyetin kalbinde yer alan akademik makaleler, bilim insanlarının birbirleriyle ortak bir zeminde iletişim kurmasını ve fikirlerini kavga gürültü olmaksızın, sakin ve soğukkanlı bir şekilde, sistemli ve objektif bir biçimde birbirlerine aktarmalarını sağlar. Eğer bilimi tam olarak anlamak veya herhangi bir akademik çalışma yoluyla bilime katkı sağlamak istiyorsanız, akademik makale yazımını ve okunmasını öğrenmeniz bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Akademik makaleler, bir bilim sahasındaki en güncel bilgileri içeren kaynaklardır. Dolayısıyla bir bilim sahasını öğrenmeyi, kendinizi o alanda geliştirmeyi, o alana katkı sağlamayı istiyorsanız; o bilim sahasındaki güncel durumu ve halen açıklanamamış konuları tespit etmek için akademik makaleleri didik didik etmeniz ve dikkatlice okumanız gerekir. Bu, bilimin en heyecan verici taraflarından biridir: Bir akademik makale, bir soruya cevap verirken, birçok yeni soruyu da doğurur; çünkü bilim, daha önce de izah ettiğimiz gibi, tamamlanmamış bir yolculuktur. Bu nedenle akademik bir makaleyi okuduğunuzda, sadece o makalede keşfedilenleri değil, aynı zamanda o sahada veya o çalışmada açık kalan noktaları da görmeniz mümkün olacaktır. Böylece o açıklara odaklanabilir, yeni keşifler yapabilir veya yapılan keşiflerin eksiklerini keşfederek bilimin gerçeğe bir adım daha yaklaşmasını sağlayabilirsiniz.

146
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 2 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
18
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
73.7K UP
İnceleyen 6 gün önce
Artık evrimsel biyolojiyi merak eden ve araştırmak isteyen kişilere sürekli önerdiğim bir kitap haline geldi ve kesinlikle de faydalı olduğu kesin , ister evrimle alakalı başlangıç düzeyinde bilgi sahibi olun, isterseniz de yeterince bilgili olun kesinlikle kendinize yararlı bir şeyler bulabileceğiniz bir eser.
Okumanızı öneririm, sağlıcakla kalın.
9.9/10
(279 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ela Kursak
Seslendiren 6 Ocak 2023 9:29
Ela ile Eddie, Bu Bölümde İnsanın Nasıl Oluştuğunu Öğrenmeye Devam Ediyorlar!
48
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 25 Ekim 2022 1 sa.

Otizm (veya Otizm Spektrum Bozukluğu), yaşamın erken dönemlerinde başlayan; sosyal etkileşimlerde ve tekrarlayıcı davranışlarda belirli derece bozulma gösteren, son derece sınırlı ilgi alanlarına ve/veya duyusal davranışların belirli bir kombinasyonuna sahip bireylerde görülen, oldukça kalıtsal ve heterojen bir nörogelişimsel bozukluktur. Bu heterojenliği yansıtan otizm terimi hem daha genel bir sunumu hem de "Yaygın Gelişimsel Bozukluklar" genel tanı kategorisi içinde bir alt grup olarak değerlendirilmesini takiben spesifik bir tanıyı tanımlamak için çeşitli şekillerde kullanılmıştır.

Otizmin temel özellikleri, ilk tanımından bu yana önemli ölçüde değişmemiştir. Bununla birlikte, günümüzde otizmin çok hafif ila şiddetli arasında değişebilen bir "spektrumda" gözlendiği kabul edilmektedir. Spektrum Bozukluğu, her biri bir süreklilik içinde ortaya çıkan semptomları ve spektrum boyunca paylaşılan ancak belirgin şekilde farklı biçim ve derecelerde tezahür eden belirli özellikleri olan bir grup bozukluğu ifade eder. Bir spektrum bozukluğu olan herhangi birinin, onunla ilişkili özelliklerin tümünü olmasa da bazılarını göstermesi muhtemeldir ve bunları çok farklı derecelerde gösterebilir.

120
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 16 Eylül 2020
Aylık Güneş lekesi verilerinin genel eğilimi, yaklaşık 11 yıl süren Güneş aktivitesi döngüsünün, Aralık 2019’da sona erdiğini doğruluyor ve 25. Güneş döngüsünün (Solar Cycle 25) başladığını gösteriyor. Aktivitesi minimum düzeyde olan son derece sessiz Güneş, paylaşılan görselin sağ yarısında görülebiliyor. Sol taraf ise, sağdaki bölgenin tam tersini, 24. Güneş döngüsünün, 2014 yılı Nisan ayında gözlemlenen en yüksek aktivitesini göstermektedir. yörüngedeki Solar Dynamics gözlemevi’nde, aşırı morötesi bölgede yakalanan bu görüntüler, iyonize edilmiş demir atomlarının ışığında, koronal döngüleri ve aktif bölgeleri vurgulamaktadır. Gezegenimizi çevreleyen uzayın atmosferinin hava durumunu şekillendiren 24. Güneş döngüsü, nispeten sakin bir döngüydü. Öngörülerimiz, 25. Güneş döngüsünün de sakin olacağı yönünde. 25. Döngünün aktivitesinin, 2025 yılının Temmuz ayında maksimuma ulaşması bekleniyor. İlk Güneş lekesi verilerinin kayıtlarıyla belirlenen ilk Güneş döngüsünün, yani 1. Güneş döngüsünün, 1755 yılı Şubat ayında başladığı kabul ediliyor.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
622.8K UP
İnceleyen3 3 gün önce
Verdiğim 3 puanın tamamının oyunculara olduğu ve ne senaryoya ne de başka bir şeye tek bir puan bile veremeyeceğim, bana göre tarihin en "pis" filmlerinden birisi. Böyle düşünmemin sebebini detaylıca açıklamadan önce bir konuya açıklık getirmek istiyorum: Bu filmin sevenleri ve Jordan Belfort'un hayranları oldukça fazla. Bu kişilerin at gözlüklerini çıkarmasını ve bütün amacı sizi kullanarak daha da fazla para kazanmak olan uyuşturucu bağımlısı bir finansal suçluyu gözlerinde bu kadar büyütmemesini rica ediyorum. "Ne olacak, bu sanat, film, takılma o kadar." demeden önce bu filmden kazanılan paranın Belfort'un cebine nasıl girdiğini düşünmesini rica ediyorum.

Film kurgu açısından da oldukça rezaletti, bana göre hiçbir sanatsal niteliği bulunmuyor. Filmin önemli bir kısmı uyuşturucu çeken insanlar ve çıplak kadınlardan oluşuyor. Artık insanı bunaltmaya başlayan ve artık sanki izleyiciyle dalga geçer gibi alakalı alakasız her yerden çıkan seks sahneleri, mide bulandıran betimlemeler ve kadınları seks objesi olarak gösteren bir yaklaşım mevcut. Evet, bunlar Jordan Belfort'un hayatının bir parçası olabilir. Buna lafım yok. Ancak film Jordan Belfort tarafından yazıldığı için belgesel gibi bir aktarım sakın beklemeyin. Resmen Belfort'un "Bakın ben bu kadar kadınla yattım." demek için yazdığı bir senaryo gibi duruyor. Kısacası, tek kelimeyle "iğrenç" bir filmdi.

Filmi izleyip de Wall Street'i böyle bir yer sananlar varsa onlara da belirtmek isterim ki alakası yok. Evet, Wall Street oldukça para hırsıyla her şeyi yapmayı göze alacak tip barındırıyor ama Belfort gibilerinin yeri burası değil. Belfort gibileri ancak sahte, dolandırma niyetli şirketlerin başında olabilir. Ben şahsen Belfort'un bir satış dahisi falan olduğunu hiç düşünmüyorum. Başlangıçtaki alıcı kitleniz belirli bir zeka ve bilgi birikimi seviyesinden yoksun olursa inanmalarını istediğiniz şeyleri kolay yutturursunuz. Sonrasında işleri büyüttüğünüzde de "büyük" olmanın verdiği güveni kullanarak siz de daha büyükleri kandırabilirsiniz. Burada Belfort'un zekasına dair hiçbir şey göremiyorum. Sadece kafası suç işlemeye çok basan ve bundan hiçbir pişmanlık veya çekince duymayan bir asam.

Şunu da hatırlatmak isterim: Belfort'un çevresindekilere verdiği zararı bir düşünün. Ailesine, eşine, çocuğuna... Eşinin atlattığı travmayı, sonrasında yaşadıklarını düşünün.

3 puan verirken bile çok çekindiğim bir film oldu. Bunun tek sebebi oyunculuk, tekrar söylüyorum. DiCaprio muazzam bir oyunculuk sergilemiş. Muazzam. Keza diğer birkaç oyuncu da muazzam iş çıkarmış. Ama sadece oyunculukla sanat eseri çıkmıyor.

İzlemeyi düşünenlere tavsiyem, hiç bulaşmayın. Tamamıyla zaman kaybı. Jordan Belfort şu anda motivasyon konuşmaları, satış rehberliği tadında içerikler ve lüks hayatını anlattığı videolar üretiyor. Tavsiyem, bu adama bir kuruş bile para kazandırmayın. Onun yerine tazminatlarının ne kadarını ödediğini, yarattığı yıkımı ne kadar kapattığını bir araştırın. Bir de bu filmin ve genel olarak Belfort'un anlattıklarının hayat dersi amacıyla yapıldığını söyleyenleri ciddiye bile almayın. Belfort işini çok güzel bulmuş. Madem iş elimizde patladı, biz de bunu fırsata çevirelim demiş. Yasa dışı yollarla para kazanamayack hâle gelince, adı bir kere karaya çıkınca o da mecburi olarak yasal yollarla lüks yaşamını nasıl devam ettirebilir onun yolunu bulmuş.

Ne diyeyim, dünya garip. Bu insanları bile göğe sığdıramayan insanlarla dolu. Örnek aldığınız kişileri iyi seçin, onlara benzersiniz. Gerçek bir Wall Street başarısı için gidin Warren Buffett'in hayatını okuyun, inceleyin. Onun hayatından film yapacak malzeme, uyuşturucu, kadınlar, seks, kara para falan çıkmayacağı için belki de bir filmi çekilmiyordur. Bir gün çekilse bile DiCaprio gibi bir yıldızı oynatacak bütçeli bir film olur mu bilemiyorum.
8.9/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Wolf of Wall Street
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gencay Kaan Polat
Yazar 8 Ocak 2021 10 dk.

Kanser hücreleri, yeni ve daha uzak dokulara yayılabilme özelliğine sahiptirler ve bu özellikleri onları daha da ölümcül hale getirir. Tümör hücreleri kan veya lenfatik yollarla vücuda dağılabilir ve ulaştıkları yerlerde çoğalabilirler; bu sürece metastaz denir. Kanserin metastaik yayılımı için damar ağı, çok önemli bir etmendir.

Yeni kan damarlarının oluşması sürecine anjiyogenez adı verilir. Aynı şekilde yeni lenfatik kanal ve damarların oluşumu sürecine de lenfogenez adı verilir. Her iki süreç de tümörlere oksijen ve besin sağlamakta ve atıkları hızlıca uzaklaştırmada oldukça önemlidir. Anjiyogenik faktörler, özellikle neoplastik damarlanmanın oldukça yoğun olduğu yerlerde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.

89
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 20 saat önce Türkiye, İstanbul
Uygun nem ve sıcaklık koşullarında Tubifera ferruginosa, sporlaşma evresine geçer. Bu evrede çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler halinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır. Doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanAraştırma Anketi
Kübra Kolburan
Kübra Kolburan
20.1K UP
İlanı Ekleyen 4 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz18 Ocak
Kadın Üreme Sağlığına Yönelik Sağlık Öğrencilerinin Yaklaşımı
18 Ocak 2026 14:22 tarihinden 02 Şubat 2026 14:30 tarihine kadar.

Ben bir embriyoloğum. Anadolu'dan kredi çekip tüp bebek tedavisine gelen kadınların uğradıkları baskıyı gördüğümde kafamda bir ışık yandı.  Sonrasında aklıma bir soru geldi. Biz farklı mı düşünüyoruz?

Özellikle geleceğin sağlık profesyonelleri daha lisanstayken, gerçeklerle yüzleşmemişken kadınların halk arasında Kısırlık denen probleme nasıl yaklaştığını ölçmem ve üzerine hep birlikte düşünmemiz gerekiyor. 

Sağlık bilimleri öğrencilerinde
kadın infertilitesi farkındalığı
⏱️ 5–7 dakika | 🔒 Anonim

Katılımınız için teşekkürler 🌿
🔗 Link 

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlkim Sandıkçı
Üye 4 gün önce
Bir ikizim var ve ben ilk doğan çocuğum hayatım boyunca bana kardeşimin benden daha büyük olduğu söylendi ve bende buna bir açıklık kavuşturmak için sormaya karar verdim. Eğer bir fikriniz varsa lütfen belirtin.
1 Cevap - 252 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 4 gün önce 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genetik konusunda geliştirebilirsin.

Blog Yazısı
27
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
🌍 ABD’nin uzay ajansı NASA, hem bilimsel keşiflerde hem de uluslararası iş birliğinde belirgin bir rol üstleniyor. Yeni atanan NASA Başkanı, bu rolü yakından iş birliği ve uzlaşma odaklı bir yaklaşımla sürdürme niyeti taşıdığı izlenimini veriyor. Bu sinyal, sadece ulusal programları değil; küresel uzay çalışmalarını da etkilemesi muhtemel bir tutumu yansıtıyor.

🔭 Son dönemde uzay keşifleri, artan rekabetin yanı sıra artan iş birliği potansiyellerini de beraberinde getiriyor. Uydu gözlemleri, Mars ve Ay programları, derin uzay görevleri gibi devasa ölçekli projeler artık birden fazla ülke ve kurumun ortak çabalarını gerektiriyor. Bu bağlamda NASA’nın yeni liderliğinin uzlaşma mesajı, bu tür çok uluslu projelerde daha aktif bir rol alma isteğinin işareti olarak değerlendiriliyor.

🛰️ Özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) gibi çok paydaşlı projeler, uzay ajansları arasındaki güven ve koordinasyonla ilerliyor. NASA Başkanı’nın mesajında, “bilimsel fırsatların en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için ortak zeminde buluşma” ifadesi ön plana çıkıyor; bu da gelecekteki görevlerde daha geniş çaplı bir katılım anlamına gelebilir.

🤝 Ayrıca bu yaklaşım, sivil uzay politikasında açıklık, bilgi paylaşımı ve ortak hedefler etrafında birleşme gibi kavramların öncelik kazanmasını sağlayabilir. Özellikle Ay ve Mars gibi hedeflerde yeniden insanlı görevler planlanırken, paydaş ajanslar arasında net bir iletişim ve uzlaşma stratejisi oluşturmak kritik bir avantaj hâline gelebilir.

🔎 Sonuç olarak NASA’nın yeni başkanının uzlaşma vurgusu, uzay çalışmalarının sadece teknolojik ilerlemeyle değil; aynı zamanda uluslararası iş birliği ve ortak hedeflerin uyumuyla daha etkili bir biçimde ileri taşınabileceğine dair ipuçları sunuyor.

Yazar: Ece Müker

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close