Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: Gelecekteki torunlarımız zaman yolculuğunu keşfettiğinde, tarihi değiştirmek yerine izleyici konumunda olurlarsa, bu durum ahlak ve mahremiyet anlayışımızı nasıl dönüştürürdü? Hemen cevapla! Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Yavuz Çirkin
Yavuz Çirkin
66.2K UP
İnceleyen8 5 gün önce
Yasujirō Ozu’nun 1953 yapımı Tokyo Story filmini izledikten sonra, insanın sosyal evrimi ve aile kavramı üzerine düşünmemek elde değil. Taşradan Tokyo’ya çocuklarını ziyarete gelen yaşlı bir çiftin hikayesini anlatan bu film, insanın modernleşme süreciyle geçirdiği kültürel dönüşümün muazzam bir portresi. Ebeveynlerin temsil ettiği geleneksel dayanışma, çocukların yaşadığı kentin koşturmacasıyla çarpışıyor. Evlatların anne babalarını ihmal etmesi salt kötülükten değil; odakların biyolojik bir içgüdüyle geçmişe değil, geleceğe kaymasıyla, yani evrimsel biyolojideki akraba seçilimiyle ilgili.

Beni bu filmde en çok yakalayan şey ise o benzersiz atmosferi ve muazzam karakter dinamikleri oldu. Kameranın Japon evlerindeki tatami zeminine, tam insan oturma hizasına yerleştirilmiş olması sizi o odanın bir köşesine hapsediyor; abartısız ama içten içe sarsıcı bir deneyim sunuyor. Öz evlatlar yaşlı ebeveynlerini bir yük gibi birbirlerine paslarken, aralarında kan bağı dahi bulunmayan dul gelinleri Noriko’nun çifte gösterdiği sahici şefkat, empatinin ve karşılıklı özgeciliğin bazen genetik bağlardan çok daha güçlü olabileceğini kanıtlıyor.

Zamanın akışına ve insan ilişkilerinin dönüşümüne dair yapılmış en dürüst filmlerden biri olan Tokyo Story'nin bende çok ayrı bir yeri var. O büyüleyici atmosferi, sakinliği ve bende bıraktığı derin iz sebebiyle filme puanım 8/10. Toplumsal değişimlerin insan doğasını nasıl şekillendirdiğini sinematik bir başyapıt üzerinden görmek isterseniz, mutlaka bir şans verin derim.
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : 東京物語 - Tôkyô monogatari
Yönetmen: Yasujirô Ozu
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nupelda Sürmeli
Üye 5 gün önce
Buna göre iki ucun arasındaki bütün varlık alanı, senin kişisel sonsuzluğun mudur? Sonsuzluk, tanımına göre değişir. Matematikte ve fizikte sınırsızlığı ifade ederken, burada bakış açısını anlatır. Dışarıdan yaşam sonludur; içeriden ise yaşamının dışına çıkabileceğin bir zaman yoktur. Bu yüzden “sonsuz”, zamanın uzunluğu değil, öznenin erişebildiği tüm zamanın kendisi midir? Bu, fiziksel değil, varoluşsal bir tanım mıdır?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺370,00 - ₺600,008 Ağustos
Odysseia ve İlyada: Sözlü Mitoloji
08 Ağustos 2026 19:00 tarihinden 08 Ağustos 2026 21:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı  Ankara 'Odysseia ve İlyada: Sözlü Mitoloji' , 8 Ağustos 2026 Cumartesi tarihinde saat 19.00’da başlayacaktır. 

Etkinlik 50 dakikalık 2 kısım halinde gerçekleşecektir.  

Konuşmacı: Timuçin Alp Aslan, MA. 
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi’nin Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da arkeoloji kazı ve alan çalışmalarında bulundu. 
Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberidir.

Etkinliğimiz, 30 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 30 kişiye ulaşılması durumunda kayıtlar kapanacaktır. 

Fiyatlandırma Bilgisi:

Etkinlikler, öğrenci ve tam olmak üzere iki fiyatlandırmaya tabi olacaktır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda öğrenim gören kişiler “öğrenci” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır. Diğer kişiler ise “tam” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır.

Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYİZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır. 

Öğrenci: 370 ₺
Tam: 600 ₺
 

Konum Bilgisi

Etkinlikler, Coffee de Madrid 100.Yıl konumunda yapılacaktır. 
Adres: İşçi Blokları Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No: 59/D Çankaya, Ankara

Konum bilgisi için: https://maps.app.goo.gl/REcgQLU49Ydz9doCA?g_st=iw

 

Ulaşım için Söğütözü Metro İstasyonundan kalkan EGO otobüslerinden 133, 134 ve 136 numaralı Özel Halk otobüslerini kullanabilirsiniz.

Evrim Ağacı bilim severlerin destekleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Devamını Göster
8
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cihan Ayhan
Cihan Ayhan
54.3K UP
Nöropsikolog 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Dış dünyayı algılayış biçimimiz, beynimizin o karanlık odasında olup biten felsefi bir çeviri sürecinden ibarettir aslında. Dokunduğumuz bir kazak, hissettiğimiz bir kaşıntı ya da elimizi kestiğimizdeki o keskin acı, tenimizden beynimize doğru yola çıktığında temelde aynı dile çevrilir. Bu dil, nöronların ürettiği elektriksel aksiyon potansiyelleridir. Senin de çok haklı olarak gözlemlediğin gibi, bir nöronun ilettiği elektriksel sinyalin kendisine bakarak onun acı mı, sıcaklık mı yoksa yumuşak bir dokunuş mu olduğunu anlamak mümkün değildir. Hepsi aynı voltaj değişimleridir, aynı kimyasal sıçramalardır.

Peki o karanlık oda, bu tek tip elektrik sinyallerini nasıl olup da bu kadar zengin, bazen dayanılmaz, bazen de haz verici deneyimlere dönüştürüyor?

Bunun ardında nörobilimde Etiketlenmiş Hat Prensibi (Labeled Line Principle) ya da tarihsel adıyla Spesifik Sinir Enerjileri Yasası dediğimiz son derece zarif bir mekanizma yatar. Derimizdeki reseptörler her ne kadar şekil ve işlev olarak birbirinden farklı olsa da, asıl farklılık onların beynin korteksinde bağlandıkları noktalarda gizlidir. Her bir duyu reseptörü, omuriliğimizden geçip beynimize ulaşan kendine ait, izole edilmiş bir kablo hattına sahiptir.

Tüm Reklamları Kapat

Beyin, gelen sinyalin ne anlama geldiğini o sinyalin elektriksel yapısına bakarak değil, o sinyalin beynin hangi bölgesine, hangi spesifik hattan geldiğine bakarak çözer. Eğer sinyal, sadece ağrı reseptörleri olan nosiseptörlere ayrılmış o özel yoldan (örneğin spinotalamik traktüs üzerinden) gelip somatosensoriyel korteksteki ağrı bölgesini uyarıyorsa, beyin bunu tartışmasız bir acı olarak anlamlandırır. Bir başka deyişle, beynimiz için önemli olan ne söylendiği değil, kimin söylediği ve sinyalin nereye ulaştığıdır.

Bunu büyük bir telefon santraline benzetebiliriz. Santrale gelen elektrik akımı hep aynıdır ancak santral görevlisi o akımın yangın alarmı hattından mı yoksa sıradan bir ev hattından mı geldiğine bakarak durumu yorumlar. Kaşıntı için özelleşmiş prüriseptörler kendi hatlarını kullanır, dokunma için özelleşmiş mekanoreseptörler kendi hatlarını. Zihnimizin labirentlerinde bu farklı yolların haritası büyük oranda kusursuz çizilmiştir. Ancak zaman zaman, özellikle beyin veya sinir ağları hasar gördüğünde, bu yolların nasıl değişebildiğini görmek şaşırtıcıdır. Kendi çalışma pratiğimde rehabilitasyon süreçlerini yakından takip ettiğim hastalarda sıkça gözlemlediğim bir durumdur bu; hasar görmüş bir sinir sistemi nöroplastisite sayesinde kendini yeniden yapılandırmaya çalışırken duyusal yollar birbirine karışabilir. Böylece normalde sadece dokunma hissi taş��yan bir hat, ağrı merkezini uyarabilir ve hastalar sıradan bir rüzgar esintisini bile keskin bir acı olarak algılayabilir, buna tıp dilinde allodini diyoruz.

Zihnimiz, tekdüze elektrik akımlarından koca bir dünya, son derece öznel ve renkli bir algı evreni yaratır. Bu durum, beynin sadece dış dünyayı yansıtan pasif bir ayna olmadığını, gerçeği anbean aktif bir şekilde inşa eden muazzam bir kurgulayıcı olduğunu bize sessizce hatırlatır.

Kaynaklar

  1. Eric R. Kandel, James H. Schwartz, Thomas M. Jessell. Principles Of Neural Science (5Th Edition). Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  2. Dale Purves, George J. Augustine, David Fitzpatrick. Neuroscience (6Th Edition). Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Berat İlgin
Yazar 2 gün önce 2 dk.

Uzay yarışının ilk yıllarında, Sovyet köpeği Laika veya Amerikalı şempanze Ham gibi isimler sıkça hatırlansa da uzaya giden ilk ve tek kedi olan Félicette'in hikâyesi genellikle göz ardı edilir. Paris sokaklarından uzayın derinliklerine uzanan bu etkileyici hikâye hem büyük bir bilimsel başarıyı hem de hüzünlü bir sonu barındırır.

Her şey 1961 yılında, Fransız Centre d'Enseignement et de Recherches de Médecine Aéronautique (Tür: "Havacılık Tıbbı Eğitim ve Araştırma Merkezi", CERMA) bilim insanlarının, uzay yolculuğu potansiyeli için 14 dişi sokak kedisini toplamasıyla başladı. Bilim insanlarının kedilere duygusal olarak bağlanmasını önlemek için onlara isim yerine sadece numaralar verildi. Astronotlara benzer bazı eğitim prosedürleri uygulanan bu kediler, dar alanlara uyum sağlamaları için uzun süre küçük kaplarda tutuldu ve G-kuvvetlerini simüle eden santrifüj cihazlarında döndürüldü. Ayrıca nörolojik aktivitelerinin izlenebilmesi için beyinlerine elektrotlar yerleştirildi. Sonunda, eğitimleri başarıyla geçen ve sakin yapısıyla öne çıkan "C341" numaralı siyah beyaz kedi, bu tarihi görev için seçildi.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Oğuz Sertkaya
Oğuz Sertkaya
51.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Tehlikelerden asla korkmayan, ihtiraslarına kapılıp gitmeyen, zorluklar da dahi mutlu olabilen, fırtınanın ortasında sakin kalan ve insanlara tanrıların gözünden bakabilen tanrıları bir adama rastlarsan, içinde o adama saygı göstermeni söyleyen bir fısıltı duymaz mısın?
Kaynak: Bilişsel-Davranışçı Terapi Felsefesi – Rasyonel Ve Bilişsel Psikoterapi Olarak Stoa Felsefesi
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Kim olursan ol, nerede olursan ol, tek bir şeyi bilmelisin: Her şeyi öğrenebilirsin!"
Khan Academy
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)