1979 yapımı The Black Hole, bilim kurgu sineması için oldukça iddialı bir görsel tasarım ve atmosfer denemesi olmasına rağmen, ne yazık ki potansiyelini senaryosunun zayıflığıyla kısıtlayan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Filmin en güçlü yanı, o dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen yarattığı mekan tasarımları ve uzayın o tekinsiz boşluğunu yansıtan görsel atmosferidir; ancak bu teknik başarı, karakter derinliğinin eksikliği ve olay örgüsünün bir noktadan sonra bilimsel mantıktan kopuk bir mistisizme evrilmesiyle gölgeleniyor. Dr. Reinhardt karakterinin karanlık tutkusu ve robot ordusunun soğuk, ürkütücü varlığı, izleyiciye harika bir potansiyel sunsa da film bu gerilimi hikaye boyunca istikrarlı bir şekilde taşıyamıyor. Sonuç olarak, türün meraklıları için görsel bir "nostalji müzesi" değeri taşısa da, bilimsel derinlik arayanlar için hayal kırıklığı yaratabilecek, Disney'in o dönemki cesur ama senaryo açısından tutarsız bir deneyi olarak tarihe geçiyor.