Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hakan Orhan
Hakan Orhan
94.2K UP
Uyarlayan 5 gün önce 4 dk.

Birçok bilim insanı, uzaylı uygarlıkların var olduğuna inanıyor. Onlar için artık soru, böyle uygarlıklarla hiç karşılaşıp karşılaşmayacağımızdan ziyade, bunun yakın gelecekte mi yoksa çok uzak bir zamanda mı gerçekleşeceğidir. Öyleyse bir anda kendimizi bir uzaylı türünün üyeleriyle yüz yüze bulduğumuzu hayal edelim. İlk olarak ne yapardık? Muhtemelen barışçıl olduğumuzu iletmek bir öncelik olurdu. Peki, gerçekten birbirimizi anlayabilir miydik?

Uzaylılarla karşılıklı paylaşabileceğimizden emin olabileceğimiz tek şey bilimsel bilgidir. Eğer evrenin yasaları her yerde aynıysa bu yasaların farklı tanımları ilkesel olarak birbirine eşdeğer olmalıdır. Bu, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması (SETI) ve Dünya Dışı Akıllı Yaşama Mesaj Gönderme (METI) gibi girişimlerin arkasındaki temel mantıktır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Arda Ateş
Arda Ateş
104.2K UP
İnceleyen8 5 Temmuz 2024
Wilhelm Reich'ın "Dinle Küçük Adam" eseri, modern insan ve günümüz insanlarının karmaşık ruh halini ve yaşadıklarını derinlemesine inceleyen okunması gereken bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Reich, "Küçük Adam"ı; otoriteye boyun eğen, gerçek benliğini bastıran ve mutluluğu dış etkenlerde arayan bir birey olarak tanımlıyor. Sert ve iğneleyici üslubuyla dikkat çeken yazar, küçük adamın göz yaşına bakmayarak kaçma şansı vermeyecek bir şekilde eleştiriyor, onu sorumsuzluk ve aptallık ile suçluyor. Bu eleştiriler, bizleri düşünmeye ve kendi yaşamımızdaki benzer olayları sorgulamamıza neden oluyor. Şuana kadar ve sonrasında da yazdıklarıma bakınca bu yazar, bu hekim neden bu kadar acımasız diye sakın düşünmeyin. İşin özünde insan sevgisi yatıyor. Hepimizin iyiliği için minik bir feda, minik bir gerçeklik...

Reich'ın "Küçük Adam" tanımı haklılık payı taşıyor tabii ki de. Özellikle otoriter, baskıcı rejimlerin ve kapitalist sistemin yönetiminde yaşayan insanlarda, bu tür eğilimlerin daha fazla görüldüğünü söylemek zor bir şey değil. Fakat her insanın farklı bir yaşam deneyimi ve kişisel gelişim süreci olduğunu da göz ardı etmememiz lazım. Reich'ın "Küçük Adam" kişiliği için ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Söylediklerinin bazısı gerçekçi ve uygulanabilirken, bazısı ise ütopik ve insan doğasına zorlayıcı görünüyor. "Küçük Adam"ın kendi duygularını kabul etmesi ve kendisiyle yüzleşmesi gibi önemli bir noktalardır, kesinlikle yapmamız gereken ve hayatımıza entegre etmemiz gereken bir düşünce tarzıdır. Fakat otoriteye karşı tamamen karşı bir tavır almanın çok da mantıklı olmayabileceğini de düşünmemiz gerekiyor. Tabi eserin yazıldığı tarihe bakarsak ve yazarın da (tüm dünya gibi) 20.yy. acımasız siyasi ortamını, savaşlarını ve psikolojik zorluklarını çektiğini anlarsak neden böyle yazdığını daha iyi kavramış oluruz.

Şimdi gelelim yazarın diline ve üslubuna. Dil ve üslub olarak akıcı ve sade olmakla birlikte aslında konu bakımından okuyucuyu düşündürtme ve kaçma eğilimine sokan bir hal aldığını görebiliriz. Şimdi diyeceksiniz kaçma eğilimi nedir diye. "Küçük Adam"ı her eleştirmeye başladığında(kısacası bütün kitapta) ben kendimi eserden uzak tutmak istedim çünkü kitap okurken genellikle hepimiz o kitaptaki karakterleri kendimiz gibi algılamaya başlarız ve bir samimiyetimiz olur tabii, Reich'ın bir acıma duygusu olmadan hepimizi haşladığını hissetmişsinizdir. Buna karşın bu üslup tercihi, eserin etkileyiciliğini daha da arttırmış söyleyebilirim. Biz okuyucuları zorunlu olarak bir düşünce silsilesine sokuyor ve bu gerçekten öz gelişim anlamında Mükemmel! "Dinle, Küçük Adam", modern insanların ve günümüz insanlarının ruh halini ve yaşadığı fikir çelişkilerini anlamamız için sade ve güzel bir yol gösteriyor. Ayrıca; otoriter, baskıcı rejimlerin ve kapitalist sistemin insan ruhunu nasıl etkilediğini anlamak isteyenler için de kapsamlı bir insani bildiri sunuyor.

Kitapta bahsetmem gereken çok önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Örneğin Reich, "Küçük Adam"ın yaşadığı zorlukların ve ruhsal sorunların sadece ama sadece otoriteye bağlılığın ve kendisinden kaçmasının nedeni olduğunu öne sürmüş. Fakat biz insanların yaşadığı ruhsal sorunlar veya gündelik sorunlarımızda geçerli olmak üzere sadece bu etkenlerle sınırlı değil. Çevremiz, yıllar içerisinde düşünce yapımız hatta tükettiğimiz kaynaklar hepsi aslında bunları etkiliyor. Hem yazar hem de biz aslında bunu bilsek de yine de daha geniş bir açıdan bakılabilirdi. Tabii bu nedenle bir değil onlarca ciltlik kitap gerekirdi, onu da anlayabiliyorum.

"Dinle Küçük Adam"ı sadece okuyucu gözünden değil, ebedi ve psikolojik/felsefi bir bakış açısıyla da değerlendirmemiz çok yararlı olacaktır. Reich'ın "Küçük Adam" tanımını, Erich Fromm'un "kaçışçılık" kavramlarıyla paralellik gösterdiğini açık ve net şekilde söyleyebilirim. Fromm'a göre kaçışçı kişilik, özgürlükten ve sorumluluktan kaçarak otoriteye itaat etmeyi tercih eden bir kişilik tipidir. Bu konuda bu kitap sonrası size araştıralacak birisi göstermiş oluyorum hem de "Dinle Küçük Adam"ı daha iyi anlamamız için bakılması gereken başka bir tanım olduğunu söylemek isterim.

Reich'ın eserinin psikanalitik bir bakış açısıyla da yorumlamaya çalışacağım ama ne yazık ki bu konuda ne yeterli ne de somut bir dayanağım yok ama Küçük Adam'ın bastırdığı duyguları ve ilkel arzuları, Freud'un "id" kavramıyla ilişkilendirsek bir yanlış olacağını düşünmüyorum. Id, ilkel dürtüler ve ilkel arzular barındıran bilinçdışı bir zihin katmanıdır. Küçük Adam ise Id'in taleplerini bastırarak uygar toplumda uyum göstermeye çalışır. Fakat bu duyguların bastırımın kaygı ve nevroz gibi çeşitli ruhsal sorunlara yol açtığını görebiliriz. Psikanalitik ve felsefik anlamda okunması şart olan bir kitabı inceledim umarım en yakın zamanda sizler de okursunuz. Şimdiden iyi okumalar dilerim...
9.3/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Rede An Den Kleinen Mann
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sizden Gelenler
Çocuklara yönelik bir site çok faydalı olacaktır. Çocuklar bilime karşı inanılmaz ilgili ancak bizler onları nasıl yönlendirmemiz gerektiğini çok iyi biliyoruz.
İnceleme
Osman Yiğithan Yılmaz
İnceleyen9 6 gün önce
Çocukluğumdan beri çizgi roman manyağı ben için 10/10'luk dizidir. İzlemek isteyenlere tavsiyeler:

1) Bitirmeden sakın internete bakmayın. The Boys fan clubıyla birlikte ömrünüzde görmediğiniz spoilerlar yersiniz.

2) Çizgi romanlardan uzak durun. Çizgi filmde sizi rahatsız etmeyen animasyon tarzı gözünüze öyle bir batar ki dizi çekilmez olur. Allan gibi bazı karakterlerin daha ilgi çekici yönleri olması cabası. Kaldı ki bir defa olay örgüsünün tamamını öğrendiğinizde dizinin tüm kurgusu çöpe gitmiş olacak çünkü dizinin size sonuçları merak ettirmek için yaptığı her şeyin cevabını bilmiş olacaksınız.

3) İzlerken kesinlikle "nerd" olmayın. Sürekli "bu nasıl bunu yendi?", "bu bunu nasıl yapıyor?" gibi sorular soracaksanız, sormayın. Bu animeler ve klasik süper kahraman hikayelerinde olduğu gibi arada mistik güç farklarının olduğu bir yapım değil. Batman ekrana geldiğinde hep kazanacağını biliyorsanız, İnvincible'da da herhangi bir karakterin her an çok pis dayak yiyebileceğini bilmeniz gerekiyor.

Bunun dışında çok lezzetli dizi. Hala geç kalmış değilsiniz, en azından 2 sezonluk malzemeleri olduğu açık. Kirkman kendi bölümlerini de eklemek istiyormuş ama dürüst olmak gerekirse ben bu adamın senaristliğine güvenmiyorum, Damian Darkblood bölümünde karakterler fazla karikatürdü. Yine de neler gösterecek merakla bekliyorum.
Dizi
8.5/10
(14 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Jeff Allen
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 26:15
Özel Görelilik Teorisi (veya İzafiyet Teorisi), Evren'i oluşturan uzay-zaman dokusunun doğasına yönelik bir teoridir ve uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi...
6
Arda Çağlar
Arda Çağlar
41.3K UP
5 gün önce
Dünden küçük bir anı fotoğrafı
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
129.9K UP
Çeviren 14 Nisan 2004
Venüs hâlâ hükmünü sürdürüyor; gün batımından sonra batı ufkunda, göz kamaştıran akşam yıldızı olarak parlıyor. Bu ayın başlarında, ekliptik boyunca diğer çıplak gözle görülebilen gezegenlerle birlikte dolaşırken Ülker yıldız kümesinin yakınından geçti. Bu da yeryüzündeki gökyüzü meraklıları için kaçırılmayacak bir fotoğraf fırsatı yarattı. M45 olarak kataloglanan Ülker yıldızları, tek başına bile çok güzel bir manzara sunar. Uzun pozlamalı görüntülerde çoğu kez puslu mavi yansıma bulutsularının içinde yüzüyormuş gibi görünürler. Ancak bu fotoğrafta, 3 Nisan akşamı kaydedilen karede, parlak Venüs Yedi Kız Kardeşe iyice yaklaşmış ve narin kozmik bulutların ışığını bastırmış. Ortaya, karşıtlıkların güzel bir incelemesi çıkıyor: Venüs, Ülker’in en parlak yıldızı Alcyone’dan yaklaşık 700 kat daha parlak görünüyor. Venüs Dünya’dan 5 ışık dakikasından biraz fazla uzaktayken, Alcyone ve Ülker kümesindeki diğer yıldızlar yaklaşık 400 ışık yılı mesafede. Güneş’i doğuran ve büzülerek çöken bulutsudan oluşan Venüs’ün yaşı da yaklaşık 4,5 milyar yıl. Ülker’in yıldızlarıysa muhtemelen yalnızca yüz milyon yıl kadar genç.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbul₺300,00 - ₺400,0016 Mayıs
Büyük Evrimsel Geçişler
16 Mayıs 2026 14:00 tarihinden 16 Mayıs 2026 17:00 tarihine kadar.

Evrim tarihi, yalnızca mevcut yapıların zaman içinde küçük iyileştirmelerle değişmesinden ibaret değildir. Bazı süreçler ise kendilerinden önce gelen yapılardan kategorik ve niteliksel olarak farklı yeni organizasyon biçimlerinin ortaya çıkmasına yol açar. Literatürde “büyük evrimsel geçişler” olarak adlandırılan bu tür dönüşümler, evrimsel sürecin en dikkat çekici kırılma noktalarını oluşturur.

Bu seminerde, evrimi yalnızca varyasyon-seleksiyon mekanizmalarıyla açıklamanın ötesine geçerek, bu büyük geçişleri ve ardındaki temel dinamikleri ele alacağız. Bu bağlamda, bireyselliğin farklı düzeylerde nasıl ortaya çıktığı ve evrildiği, bilginin nasıl aktarıldığı, otonomi ve motivasyon gibi kavramların evrimsel süreçteki rolünü inceleyeceğiz. Ayrıca, evrimsel sürecin yönlülüğü ve insanlığın bu büyük evrimsel geçişler bağlamında yeni bir aşamayı nasıl temsil ettiği gibi temel soruları tartışacağız.

Konuşmacı:

Dr. Zeki Doruk Erden, Sabancı Üniversitesi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini, Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü (EPFL) Yapay Zeka laboratuvarında da yapay zeka üzerine yüksek lisans ve doktorasını tamamlamıştır. Şu anda Sabancı Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Fiyatlandırma Bilgisi
Ders, öğrenci ve tam olmak üzere iki fiyatlandırmaya tabi olacaktır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda öğrenim gören kişiler “öğrenci” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır. Diğer kişiler ise “tam” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır. Derse öğrenci bileti alan kişilerin girişte öğrenci belge veya kimliklerini göstermeleri zorunludur.

Konum bilgisi için: Vogs Coffee

Evrim Ağacı bilim severlerin destekleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

Devamını Göster
8
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
143.0K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçesinde kaydedilmiştir.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Efil Saylam
Efil Saylam
128.5K UP
Çeviren 1 gün önce 1 dk.

Hayatınızın bir noktasında muhtemelen bir bilgisayar sorunuyla karşılaştınız ve sizden daha fazla şey bilen biri size "Kapatıp açmayı deneyin!" dedi.

İngiliz komedi dizisi The IT Crowd'un ve pek çok bilgi işlem departmanının popüler hâle getirdiği bu tavsiye kulağa sinir bozucu gelebilir. Ama bunu önermelerinin, sizi daha da sinirlendirmenin ötesinde, birkaç iyi nedeni var.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Talha Anıl Talha Anıl
Üye 5 gün önce
Diyelim ki birisi karadeliğin merkezine ışınlanıyor. Bu durumda dışarıdaki gözlemci için zaman sonsuz yavaşlamış olur, içerideki kişi için normal akışta devam eder. Bu karadeliğin içindeki zaman sonsuz yavaşlıyorsa kişinin gözünde merkeze ışınlandığı an ile karadeliğin öldüğü, kütleçekimini kaybettiği an bir olmaz mı? Yani girdiği anda çıkmaz mı?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 2 Temmuz 2024 27:33
Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya'ya Dönüyor! - Persaid Meteor Yağmuru Geliyor!
24
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Gerçekler, görmezden gelindiler diye yok olmazlar.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
31
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Öldürmenin kötü olduğunu göstermek için neden öldüren insanları öldürüyoruz?"
Holly Near
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)