Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Pedram Türkoğlu
Yazar 6 Aralık 2018 3 dk.

Aslında Güneş gibi bir kaynaktan sürekli olarak enerji alan bir gezegende (Dünya), enerji üretimi için Güneş'ten yararlanan organizmaların evrimleşmesi pek de şaşırtıcı değil. Dolayısıyla fotosentezin varlığı çok da sıradışı olmamalı. Ancak süreç öylesine ilgi çekici ki, bilim insanları çok uzun yıllardır fotosentezin ayrıntılarını gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor. Günümüzde fotosentezden daha az verimli olan, onun "atası" olabilecek, fotosentez sürecine oldukça benzeyen ancak bazı noktalarını barındırmayan kemosentez gibi başka biyokimyasal süreçler biliniyor.

Yaklaşık olarak 3 milyar yıl önce fotosentezin evriminde ilkin prokaryotlardan ayrılan bir grup siyanobakterinin sahip olduğu kimyasallardan ışığa duyarlı olan bazılarının özelleşmesi sonucu, canlılık açısından çok "özel" olarak görebileceğimiz; ancak aslında doğa açısından son derece sıradan olan bir kimyasal tepkimenin olabilirliğini sağlamıştır: Fotosentez. Ardından mitokondrinin evrimine benzer şekilde endosimbiyoz teorisinde açıklandığı gibi fagolizozomdan kurtulan ve hücre içinde hayatta kalan siyanobakterilerin seçilimi ile kloroplast evrimleşmiştir. Fotosentezin evrimini ayrıntılı olarak incelediğimiz makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ece Müker
Ece Müker
589.4K UP
3 gün önce
Bu haftanın bilim gündeminde uzaydan iklim değişikliğine, paleontolojiden gezegen bilimine uzanan önemli gelişmeler yer aldı. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki Crew-11 ekibini tıbbi bir durum nedeniyle erken Dünya’ya geri getirdi; bu, ajansın ilk tıbbi tahliye kararı olarak kayda geçti. Aynı dönemde NASA’nın uzun süredir planlanan Mars Örnek Getirme görevinin iptal edilmesi, Kızıl Gezegen’den yaşam izleri toplama yarışında dengeleri değiştirdi. Dünya’da ise araştırmalar, büyük nehir deltalarının hızla batmakta olduğunu ve bunun iklim değişikliğiyle birlikte kıyı risklerini artırdığını gösterdi. Paleontoloji cephesinde, donmuş bir Buz Devri kurdunun midesinde bulunan yünlü gergedan etine ait kalıntılar, bu dev memelinin neslinin tükenişine dair yeni ipuçları sundu. Hafta boyunca yayımlanan bu çalışmalar, hem gezegenimizin geleceğine hem de geçmişteki ekosistemlere dair kritik sorulara ışık tutuyor.
153 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.7K UP
6 gün önce
Tavus kuşu
18 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 26 dk.

3D yazıcı, dijital ortamda tasarlanan bir nesneyi katmanlı imalat yöntemiyle fiziksel hale getiren bir üretim teknolojisidir. Bu süreçte yazıcının mekanik, termal, elektronik ve malzeme iletimine ilişkin parçalara sahip olması gerekir. Çünkü bu tür parçalar, doğrudan baskı kalitesini, baskının doğruluğunu ve güvenilirliğini belirler.

Hemen hemen birçok 3D yazıcı, bu yazıda ele aldığımız elemanlardan oluşurken bazılarında ufak tefek farklılıklar görebilirsiniz. Fakat burada göreceğiniz tüm malzemeler, bir 3D yazıcıyı bir araya getirmenizi sağlayacak tüm materyalleri içeriyor. Yani bir 3D yazıcı toplamak istiyorsanız bu liste tam olarak ihtiyacınız olan parçaların listesi.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 21 Şubat 2017 2 dk.

Halley Kuyrukluyıldızı, adını ünlü astronom Edmond Halley'den (1656-1742) almaktadır. Ancak aslında kuyrukluyıldızı keşfeden Halley değildir.

Halley'e dair ilk gözlemin MÖ 240 yılında Çin'de yapıldığı düşünülmektedir. Büyük Tarihçinin Kayıtları isimli tarihi kayıtlarda Halley'e çok benzer bir tanımlama yapılmaktadır. Edmund Halley ise, 1682 yılında kuyrukluyıldızı bizzat gözlemiş ve 1531 ile 1607 yıllarında başkaları tarafından yapılan gözlemlerdeki kuyrukluyıldız ile aynı olabileceğini düşünmüştür. Buna bağlı olarak bir sonraki gözlemin 1758 yılında olması gerektiğini doğru bir şekilde hesaplamıştır (her ne kadar kendisi bunu görebilecek kadar yaşayamadıysa da). Bu nedenle kuyrukluyıldıza onun adı verilmiştir.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Şahinbaş
Seslendiren 31 Ocak 2020 7:56
Bu fotoğrafa iyi bakın. Bu, Güneş'imizin yüzeyine ait bugüne dek çekilmiş en yüksek çözünürlüklü fotoğraf. Fotoğrafın sol kenarından sağ kenarına kadar...
22
Kaan Akgören
Kaan Akgören
50.1K UP
Yazar 9 Mayıs 2022 54 dk.

Bitki ve hayvan hücrelerinde, endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar, hedef hücrelere ve dokulara giderek temel vücut fonksiyonlarını kontrol eden vücudun haberci kimyasallarıdır. Hormonlar, vücut fonksiyonlarının ve süreçlerinin farklı yönlerine etki ederler. Bunlardan bazıları şunlardır:

Her hormonun vücutta kendine özel reseptörleri bulunur. Belli bir hormon vücudun tüm hücrelerine ulaşmak ile birlikte, sadece bazı hücrelerin o hormon için reseptörleri bulunmaktadır. Böylelikle bir hormona karşı tepki sadece o hormona özel reseptörler içeren hedef hücreler tarafından verilirken, diğer hücreler etkilenmezler.

114
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌍 Uzayın nerede başladığı, fiziksel ve teknik açıdan hâlâ net sınırı olmayan bir konu. Geleneksel olarak “uzay sınırı” yaklaşık 100 km yükseklikteki von Kármán çizgisi olarak kabul ediliyor; bu değer, hava taşıtlarının uçuşunun bittiği ve uzay araçlarının başlayabileceği yer olarak uluslararası standartlarda yaygın biçimde kullanılıyor.

📡 Ancak bazı bilim insanları, gerçek yörüngesel davranışlar ve uydu verileri incelendiğinde uzayın daha düşük irtifalarda dahi fiziksel olarak “uzay gibi” davranmaya başlayabileceğini ileri sürüyorlar. Bu yaklaşım, yeryüzüne daha yakın bölgede, örneğin 80 km civarında, bile atmosferik etkilerin azaldığı ve uzaya özgü süreçlerin devreye girdiği bir geçiş alanı olabileceğini düşündürüyor.

🛰️ Öte yandan uzay sınırını belirlemek salt fiziksel değil; aynı zamanda hukuki ve teknolojik ölçütlerle de ilişkili. Dünya’nın atmosferinin kademeli inceldiği ve belli bir “ani keskin çizgi” yerine süreklilik gösterdiği unutulmamalı; bu nedenle “Uzay nerede başlar?” sorusuna verilen yanıt hem bilimsel hem de tanımsal olarak farklılık gösterebiliyor.

🔭 Kısacası sadece belirli bir rakam üzerinden tanımlanan uzay sınırı, fiziksel gerçeklerin bir yansıması olsa da alternatif tanımlamalarla sanılandan biraz daha yakın bir sınırın mümkün olduğu düşünülüyor. Bu da uzay araştırmaları ve yörünge çalışmalarında kavramsal esneklik gerektiriyor.
Yazar: Sven Bilén
Çeviren: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Meltem Çetin Sever
Yazar 6 Mayıs 2021 12 dk.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyetler Birliği (SSCB) arasında 1957'den 1975'e kadar süren Uzay Yarışı'nda, Sovyetler Birliği'nin ilk galibiyeti, insanlı uzay yolculuğunu başarıyla gerçekleştirmiş olmaktır. Bu yolculuğu ilk yapan kişi, Yuri Gagarin olmuştur. Gagarin, 12 Nisan 1961'de "Poyekhali!", yani "Hadi gidelim!" diyerek, insanlığı tarihinde ilk defa uzaya kavuşturacak olan bu heyacanlı yolculuğa başlamıştır.

Tam adı Yuri Alekseyevich Gagarin'dir. 9 Mart 1934 yılında Rusya'da Moskova'nın batısında küçük bir köy olan Klushino'da doğdu. Yuri, ailenin dört çocuğundan üçüncüsüydü ve çocukluğunu bir çiftlikte geçirdi. Babası Alexey Ivanovich Gagarin, marangoz ve duvarcı olarak çalışıyor, annesi Anna Timofeyevna Gagarin ise çiftlikte çalışarak sütçülük yapıyordu. Yuri, 7 yaşındayken Naziler, Sovyetler Birliği'ni işgal etti. Gagarin ailesi, savaş sırasında çok zor günler geçirdiler.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Mayıs 2011 24 dk.

Miller-Urey Deneyi, canlılığın başladığı Erken Dünya koşullarına yönelik olarak, deneyin yapıldığı 1952 yılına kadar olan biyokimya bilgileri ışığında tasarlanmış, canlılığın temeli olan moleküllerin doğal kimyasal süreçlerin bir sonucu olarak oluşup oluşamayacağını araştırmak üzere geliştirilmiş bir deneydir. Miller-Urey Deneyi'nin amacı, yaşamın kimyasal kökenlerini aydınlatmak ve Abiyogenez Teorisi'ne yönelik bazı yeni deneysel yaklaşımlar geliştirebilmekti.

Miller-Urey Deneyi, evrim karşıtları tarafından sıklıkla tartışılan ve sanki bu sahada yapılan tek çalışma ve tek sonuçmuş gibi üzerine bolca gidilen bir deney olarak halk arasında da popülerlik kazanmıştır. Aradan geçen yarım asırdan uzun bir süreden ötürü, Miller-Urey Deneyi'nin sonuçları, bugün bildiklerimizin yanında oldukça kısıtlıdır; buna rağmen, 1950'li yıllarda bilimin olduğu konum açısından değerlendirilecek olduğunda, bilim tarihinde önemli yankılar yaratmayı başarmış, bilim tarihi ve canlılığın kökenine yönelik araştırmalar açısından büyük öneme sahip bir deneydir. Gelin bu deneyi, hedeflediklerini, başarılarını, başarısızlıklarını ve hakkındaki tartışmaları biraz daha yakından tanıyalım.

185
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
168.1K UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Muğla
📍Yer bilgisi: Muğla
📅 Tarih ve saat: Ağustos, 16:00–18:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~28–34 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta–düşük nem, yağışsız dönem
🌿 Habitat tipi: Kültürel habitat
🪨 Zemin özellikleri: İyi drene olan, taşlı/kumlu bahçe toprağı
🧭 Yön / konum: Güney
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Burak Roni Özgökçe
İnceleyen8 3 gün önce
George orwell bu kitabında gücün yozlaştırıcı etkisine vurgu yaparken insanlarıda düşünmeye davet eder
9.6/10
(401 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 21 saat önce 4 dk.

Teleskop, uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayıp odaklayarak bu cisimleri daha parlak, daha ayrıntılı ve ölçülebilir hale getiren bilimsel bir gözlem aracıdır. Genellikle teleskop denilince akla ilk gelen üç ayak üzerinde duran, arkasından gözümüzle baktığımız uzun ince bir tüp ya da gözlemevlerinde yer alan etrafında ne olduğuna anlam veremediğimiz bir sürü ekipmanla donatılmış aygıtlar geliyor. Hâlbuki teleskopların birçok türü bulunmaktadır. Seçeceğiniz türü belirleyen esas faktör nasıl bir amaç için teleskop kullanmak istediğinizdir.

Uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayan teleskop; gözlemlenen cisimlerin daha parlak, ayrıntılı ve ölçülebilir hale gelmesini sağlayan gözlem araçlarıdır. Teleskobun en temel iki amacı vardır: Yakınlaştırma yapmak ve daha fazla ışık toplayarak görünmeyen gök cisimlerini görünür hale getirmek.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close