Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
9,000 ATP Ödüllü Soru: Ülkemizde nerede Cranberry bulabiliriz? Hemen cevapla! Canlandırıldı: Karadeliklerin bir sonu var mı? Eğer varsa yaşamlarını neye dönüşerek tamamlıyorlar? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Cansu Aktaş
Cansu Aktaş
52.1K UP
Çeviren 5 gün önce 2 dk.

Yeni bir araştırmanın bulgularına göre, papağanlarda ve diğer kuşlarda mastürbasyon davranışını ayıplamak artık geçmişte kalmalı.

Cinsel davranışlara dair teorilerin çoğu, bu eylemlerin hangi çevresel zorlukların üstesinden gelmeye çalıştığını açıklamaya odaklanır. Ancak mastürbasyon, yaban hayatı uzmanları için uzun bir süredir kafa karıştırıcı bir konu olmuştur. Sonuçta bireyler neden gereksiz yere enerji, zaman ve erkekler söz konusu olduğunda sperm harcasınlar ki?

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbulÜcretsiz11 Temmuz
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu Büyük Bilim Quiz Gecesi
11 Temmuz 2026 18:00 tarihinden 11 Temmuz 2026 22:00 tarihine kadar.

🧠 Bilimin eğlenceli yüzüyle tanışmaya hazır mısınız?

Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu olarak sizleri Büyük Bilim Quiz Gecesi'ne davet ediyoruz!

Bilim tarihi, evrim, uzay, psikoloji, teknoloji ve güncel bilim konularında hazırladığımız sorularla bilginizi sınarken keyifli bir akşam geçirecek, diğer bilim meraklılarıyla tanışma fırsatı bulacaksınız.

Sorular yalnızca bilgiye değil; gözlem, mantık ve muhakeme becerilerinize de hitap edecek. Çoktan seçmeli soruların yanı sıra görsel tur, tahmin soruları ve sürpriz bölümler de sizleri bekliyor.

🏆 Dereceye giren ilk 3 katılımcıya özel ödüller:

🥇 1.'lik: %30 indirim kuponu

 🥈 2.'lik: %20 indirim kuponu

 🥉 3.'lük: %10 indirim kuponu

🎁 İndirim kuponları Agora Bilim Pazarı'nda satılan tişört, sweatshirt ve kahve ürünlerinde geçerlidir.

📅 11 Temmuz Cumartesi

 🕕 18.00

 📍 Pas & Sons Coffee | Avcılar

 🎟️ Katılım ücretsizdir. Kontenjan sınırlıdır. Katılım için Google Form üzerinden kayıt oluşturmanız gerekmektedir.

Bilimle dolu, bol kahkahalı ve tatlı bir rekabetin yaşanacağı bu akşamda siz de yerinizi alın! 🚀

Devamını Göster
9
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Barış Şen
Barış Şen
52.0K UP
Çeviren 5 gün önce 6 dk.

Pangolinler, yalnızca Afrika ve Asya'da bulunan orta boylu memelilerdir. Pangolinleri benzersiz kılan şey vücutlarını kaplayan pullarıdır ancak bu pullar aynı zamanda onların sonunu hazırlamaktadır. Pulları için yasa dışı yollarla avlanan pangolinler, dünyada kaçakçılığı en çok yapılan memelilerdir ve bu nedenle yüksek düzeyde nesil tükenme riski altındadır.

Communications Biology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Asya pangolinlerinin daha önce fark edilmemiş bir türü olan Manis aurita'nın, Nepal ve Kuzey Hindistan'daki ormanlarda adeta göz önünde saklandığını ortaya koymaktadır. Bu tespit, biyologların her bir türün nerede bulunduğuna ve birbirlerinden nasıl farklı olduklarına dair anlayışını genişleten hayati bir ayrımdır. Ayrıca bu bilgi, pangolinlerin yasa dışı yollarla avlanmasını henüz gerçekleşmeden önlemeye yardımcı olmanın anahtarı da olabilir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tuğba Tekin
Tuğba Tekin
52.0K UP
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

Restoration Ecology dergisinde yayımlanan araştırma, 2005 yılında terk edilen 2 hektarlık bir tarım arazisinde 2011 ile 2022 yılları arasındaki uzun vadeli bitki örtüsü değişikliklerini takip etti. İngiltere'nin Norfolk bölgesinde yer alan bu tarla, geçmişte ürün yetiştirmek için kullanılıyordu. Araştırmacılar, arazinin terk edilmesinin ardından yıllık geleneksel saman kesimi dışında hiçbir müdahalede bulunmadı ve tüm iyileşme sürecini doğaya bıraktı.

Çalışma, büyük ölçüde doğal yollarla sadece 10 ila 15 yıl içinde zengin bir bitki çeşitliliğine ulaşılabileceğini gösteriyor. Bu durum, ticari tohum stoklarının kullanımını destekleyen devlet destekli tarım arazisi koruma programlarındaki yaygın yaklaşımla büyük bir tezat oluşturuyor. Birleşik Krallık'taki yaban çiçeği çayırları birçok nadir bitkiye ev sahipliği yapıyor; polen taşıyan böcekler ve diğer yaban hayatı için kritik bir yaşam alanı sağlıyor. Ancak ne yazık ki bu eşsiz ekosistemlerin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ?'dan fazla azaldığını biliyoruz.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
133.8K UP
İnceleyen10 1 gün önce
Yer Amerika. Siyahiler, kölelikten kurtulmuş fakat ırkçılıktan ve yoksulluktan kurtulamamıştır. Ortakçılık adında bir sistemde beyazların toprağında çalışarak hayatlarını kazanmaya çalışırlar.

Bitirdiğimde ve hatırladıkça gözlerimin dolduğu bir öykü bu. Yokluğun, yoksulluğun ama her şeye rağmen sevgi dolu olmanın öyküsü. Spoiler içerebilir ama öyle ters köşelerin, öğrenince hevesinizin kaçacağı bilgilerin olduğu bir kitap değil bu. Olacağı bilseniz bile okumak isteyeceğiniz türden kitaplar olur ya, öyle.

Bir çocuk vardır. Annesi evlere temizliğe gider, ceviz ayıklar, babası da avcılık yapar. Av köpeği Sounder ailenin yol arkadaşıdır. Birçok küçük kardeşi olan çocuk annesinin, Tanrı ile anlattığı hikayelere hayrandır. Annesi hikaye anlatıyorsa o gün güzel geçmiştir, şarkı mırıldanıyorsa morali bozuktur, bu yüzden hikaye anlatmasını bekler ve okuma yazma öğrenmeyi umar.

Derken bütün bu mutluluk parçalanır. Kaba saba beyaz adamlar gelir eve. Babayı hırsızlıkla suçlayıp zincire vurarak götürürler. Sounder'ı da tüfekle vururlar. Sounder ortadan kaybolur. Başına ne geldiği belli değildir. Hayvanların yalnız ölmeye meyilli olduğunu bilen çocuk, umutla ve hüzünle Sounder'ın yolunu gözler.

Bir gün, iki gün, sonra haftalar. Sounder ortalarda yoktur ve çocuk bu duruma alışmaya başlar.

Artık çocuk, anne hariç, ailenin en büyüğüdür. Bir yandan ailesinin geçimine yardım etmeye çalışırken, bir yandan da umutla, o çalışma kampından bu tarlaya sürülen babasını arar. Bir süre sonra Sounder, yaralı, uzuvları eksik ve yaşlı bir köpek olarak eve döner. Çocuk artık büyümüştür. Daha uzun seyahatlere gidebilir. Gittiği her yerde babasını sorar. İnsanların çöpe attığı kitap ve defterleri toplayarak okuma yazma öğrenmeye çalışır.

Bir gün, bir adamın oldukça kalın bir kitabı çöpe atmaya çalıştığını görür. O gidince kitabı alır. Bir okulun önünden geçerken bir öğretmenle karşılaşır. Öğretmen onu evine alıp okumayı öğretecek, çocuk da karşılığında evin gündelik işlerini yapacaktır. Nihayet içindeki okuma aşkını hayata geçirmek için bir fırsat bulmuştur.

Ve bir gün baba da döner eve. Aradan seneler geçmiştir. Tıpkı Sounder gibi yaralı, felçli ve yaşlıdır. Evine kavuştuktan kısa süre sonra ölür baba. Çok geçmeden de Sounder. Bir hayat, hiç uğruna harcanıp giderken geriye dostluk kalır.

Çocuk ve Gençlik Edebiyatı dalında ödül almış fakat "çocuk kitabı" deyip geçmemeli. Yetişkinler de okuyabilir hatta çok daha iyi anlayabilir.
Kitap
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Sahibini Bekleyen Av Köpeği
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 31 Mayıs 2011
Yukarıdaki videoda Dünya neden hareket ediyor? Gece gökyüzünün çoğu hızlandırılmış (time lapse) videosunda, yıldızların ve gökyüzünün sabit duran bir Dünya’nın üzerinde kaydığı görülür. Burada ise kareler dijital olarak döndürülmüş. Böylece (yaklaşık olarak) sabit kalan yıldızlar oluyor; onların altında hareket eden ise Dünya. Video, Dünya’nın “günlük hareket” (diurnal motion) denen gerçek dönüşünü çarpıcı biçimde gösteriyor. Üstelik sanki kamera uzayda serbestçe süzülüyormuş gibi, çok net ve etkileyici bir hissiyat veriyor. Videoda görülen teleskoplar, Şili’deki Very Large Telescopes (VLT). Bunlar, dünyanın herhangi bir yerinde konuşlandırılmış en büyük optik teleskoplardan dördünün oluşturduğu bir grup. Yukarıdaki hızlandırılmış filmi dikkatle izleyen biri; lazer kılavuz yıldızlarının kullanımını, zodyak ışığını, Büyük ve Küçük Macellan Bulutları’nı ve Dünya yörüngesinde dolanıp Güneş ışığını yansıtarak hızla ilerleyen uyduları da fark edebilir. Yukarıdaki dizilerin temel alındığı özgün video ise burada bulunabilir.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Mehmet Gülümser
Eseri Ekleyen 2 gün önce Kitap
Puan Ver
Orijinal Adı : The Cambridge Encyclopedia of Darwin and Evolutionary Thought
Derleyen: Michael Ruse
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
237.5K UP
İnceleyen 28 Nisan
Merhaba
Aristotles’in Retorik adlı eseri, ikna sanatını sistematik biçimde inceleyen ilk kapsamlı çalışmalardan biridir ve yalnızca hitabet tekniklerini değil, insanın düşünme, karar verme ve toplumsal ilişkiler kurma biçimlerini de analiz eder. Aristoteles bu eserinde retoriği, “her durumda mevcut olan ikna araçlarını görme yetisi” olarak tanımlar. Bu tanım, retoriği sadece güzel konuşma sanatı olmaktan çıkarır ve onu akıl yürütme ile doğrudan ilişkilendirir.

Eserde retoriğin üç temel ikna unsuru üzerinden işlediği belirtilir. Ethos (konuşmacının karakteri), Pathos (dinleyicinin duyguları) ve Logos (mantıksal argümanlar). Aristoteles’e göre etkili bir söylem, bu üç unsurun dengeli kullanımını gerektirir. Bu yaklaşım, iknanın yalnızca mantıksal doğrulara dayanmadığını, aynı zamanda güven ve duyguların da belirleyici olduğunu gösterir. Dolayısıyla retorik, insanın hem rasyonel hem de duygusal yönlerini hesaba katan bütüncül bir iletişim teorisi sunar.

Aristoteles ayrıca retoriği üç türe ayırır. Politik (deliberatif), adli (yargısal) ve törensel (epideiktik) retorik. Bu ayrım, söylemin bağlama göre nasıl şekillendiğini anlamak açısından önemlidir. Politik retorik geleceğe yönelik kararları etkilerken, adli retorik geçmişteki eylemleri yargılar; törensel retorik ise değerleri ve erdemleri öne çıkarır. Bu sınıflandırma, retoriğin yalnızca dilsel bir beceri değil, aynı zamanda toplumsal bir pratik olduğunu ortaya koyar.

Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, retoriği sofistlerin yaptığı gibi yalnızca bir manipülasyon aracı olarak görmemesidir. Sofistler, MÖ 5. yüzyılda Antik Yunan'da (özellikle Atina'da) para karşılığında hitabet, siyaset ve erdem dersleri veren gezgin felsefecilerdir. Bilginin göreceli (rölativist) ve şüpheci olduğunu savunan bu düşünürler, doğru bilginin mümkün olmadığını, felsefenin odağını doğadan insan ve topluma çevirerek savunmuşlardır. Aristoteles, retoriği etik bir çerçeveye yerleştirir ve onun doğruyu savunma potansiyeline sahip olduğunu vurgular. Ancak bu noktada bir gerilim de ortaya çıkar. Retorik hem hakikati savunabilir hem de yanıltıcı olabilir. Bu ikili yapı, retoriğin doğası gereği tarafsız bir araç olduğunu, değerinin kullanım biçimine bağlı olduğunu gösterir.

Eleştirel açıdan bakıldığında, Aristoteles’in retoriği sistemleştirmesi büyük bir teorik katkı olmakla birlikte, ikna sürecinde duygulara verilen önem bazı düşünürler tarafından problemli bulunmuştur. Çünkü duyguların manipülasyona açık olması, retoriğin etik sınırlarını tartışmalı hale getirir. Bununla birlikte eser, günümüzde siyaset, hukuk, medya ve iletişim alanlarında hâlâ geçerliliğini koruyan temel kavramlar sunar.

Retorik, yalnızca antik döneme ait bir hitabet kılavuzu değil, insanın nasıl ikna olduğu ve nasıl ikna ettiği üzerine derin bir analizdir. Aristoteles bu eserinde dili, düşünceyi ve toplumu birbirine bağlayan güçlü bir kuramsal çerçeve kurmuş ve retoriği felsefi bir disiplin haline getirmiştir. Aristoteles, retoriği etik bir çerçeveye yerleştirir ve onun doğruyu savunma potansiyeline sahip olduğunu vurgular. Ancak bu noktada bir gerilim de ortaya çıkabilir .Daha önceki bölümlerden birinde de yazdığım gibi retorik hem hakikati savunabilir hem de yanıltıcı olabilir. Bu ikili yapı, retoriğin doğası gereği tarafsız bir araç olduğunu, değerinin kullanım biçimine bağlı olduğunu gösterir.

Teşekkür ederim.
Kitap
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Batuhan Piren
Batuhan Piren
209.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 28 Şubat 2023
Gönlü aşk ile diri olan bir daha ölmez
Kaynak: https://1000kitap.com/yazar/hafiz-i-sirazi (Kaynak Bağlantısı)
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 3:52
İnsanlar "kusursuz simetri"nin doğası gereği "daha iyi" olması gerektiği yargısına sahiptirler. Yüzü simetrik olan insanların daha çekici olduğu iddia...
0
Hakan Yavuz
Hakan Yavuz
52.1K UP
Ziraat Yüksek Mühendisi 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Şimdi şehirdeki klimalı ofislerinden Kuzey Işıkları fotoğraflarına bakıp iç geçirenlerin o doğa romantizmini biraz bozacağım ama baştan söyleyeyim, benim asıl uzmanlığım toprak, bitki ve su yönetimidir. Çukurova'nın kavurucu sıcağında tarladaki mahsulü susuz bırakmamak için çamur içinde koşturan bir ziraat mühendisiyim. Uzayın derinlikleri, manyetosfer veya Güneş rüzgarları gibi konular benim boyumu aşar, o işler astrofizikçilerin alanıdır. Yine de kendi merakımla okuyup öğrendiğim kadarıyla işin temelini anlatayım.

Öncelikle sorunuzdaki ısı meselesine gelelim. Bu işin, bizim buradaki gibi tarlayı kavuran sıcaklıklarla veya yeryüzünün iklimiyle hiçbir alakası yok. Olay tamamen Dünya'nın manyetik alanıyla ve Güneş'ten gelen parçacıklarla ilgili. Güneş uzaya sürekli yüklü parçacıklar fırlatır, buna da Güneş rüzgarları denir. Bu rüzgarlar gezegenimize ulaştığında Dünya'nın manyetik kalkanına çarpar. İşte "yerle alakası var mı?" diye sormuşsunuz ya, kesinlikle var. Manyetik alanımız, bu gelen parçacıkları doğrudan yeryüzüne indirmek yerine kutup bölgelerine doğru saptırır.

Kutuplara doğru yönlendirilen bu yüklü parçacıklar, atmosferin en üst katmanlarındaki oksijen ve azot gazlarına şiddetle çarpar. Çarpışma olunca bu gazların atomları uyarılır ve içlerindeki fazla enerjiyi ışık olarak salarlar. O çok havalı fotoğraflardaki yeşil, kırmızı veya mor ışıkların tek sebebi, tabiri caizse gazların uzaydan gelen parçacıklarla yediği bu sillenin sonucudur. Oksijene çarpınca yeşil ve kırmızı, azota çarpınca mavi ve mor renkler çıkar.

Tüm Reklamları Kapat

İşin ısınma boyutuna gelirsek, olay atmosferin termosfer tabakasında, yani yerden yüzlerce kilometre yukarıda olur. Orada hesaplanan sıcaklık binlerce dereceyi bulabilir ancak bu sıcaklık bizim Ağustos ayında Çukurova'da ciğerimizi yakan o boğucu sıcaklık gibi bir şey değildir. Sadece moleküllerin hareket enerjisinin yüksek olmasıdır, yani oraya çıkıp elinizi uzatsanız o alev alev yanmayı hissetmezsiniz çünkü hava o kadar seyrektir ki cildinize çarpacak yeterli molekül yoktur.

Özetle Kuzey Işıkları dediğimiz şey bizim topraktan, havadan, sudan ziyade uzaydaki bir fiziksel çarpışma şovudur. İşin çok daha derin denklemlerini bir uzay bilimciye sormak lazım, bizim asıl meselemiz ayağımızı bastığımız, karnımızı doyurduğumuz bu toprakla.

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı. Kuzey Işıkları (Aurora Borealis) Nedir? Nasıl Oluşur?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  2. NASA Space Place. What Is An Aurora?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Herkes kendi fikrine sahip olmakta özgürdür; ancak kimse gerçekler konusunda hatalı olma hakkına sahip değildir."
Bernard M. Baruch
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)