Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: İstanbul'dan Ardahan'a pedal çevirerek bisiklet yolculuğu için en iyi deneyim ve tavsiyeler nelerdir, ekipmanlar ve hangi model bisiklet daha uygun olur ve çevre-doğa-insan bağlantıları hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Onur Şimşek
Onur Şimşek
54.4K UP
Çeviren 2 gün önce 3 dk.

Dünya dışı zeka işaretleri arayan gökbilimciler, radyo spektrumunun son zamanlarda incelenmemiş bir bölümündeki uzaylı sinyallerini gözden kaçırmış olabilir.

Radyo dalgaları üzerinden yürütülen çoğu SETI (İng: "Search for Extraterrestrial Intelligence", Tür: "Dünya Dışı Zeka Arayışı") araştırması, 1,42 ile 1,66 GHz arasındaki frekanslara odaklanmıştır. Bu aralık "su deliği" (İng: "water hole") olarak bilinir çünkü hidrojen ve hidroksil tarafından yayılan doğal radyo frekanslarının arasında kalır. Bu iki molekülün birleşimi ise bildiğimiz suyu oluşturur.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikKültürel Etkinlik
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Etkinliği Ekleyen 6 gün önce LozanÜcretsiz10 Ağustos
CERN Teknik Gezisi 2026
10 Ağustos 2026 00:00 tarihinden 13 Ağustos 2026 23:59 tarihine kadar.
Dünyanın en büyük bilim merkezini yerinde keşfedin. Unique Student Trips iş birliğiyle İsviçre ve Fransa'da dört günlük bir bilim rotasına çıkıyoruz. Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı CERN'i rehberli bir teknik geziyle keşfediyoruz. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC), dedektörler ve kontrol merkezi hakkında ilham verici bilgiler ediniyoruz. Evrenin oluşumuna ve geleceğin teknolojilerine dair soruları yakından inceliyoruz. 10-13 Ağustos 2026 tarihlerinde Unique Student Trips iş birliğiyle İsviçre ve Fransa'da dört gün geçiriyoruz. Rotamız Lozan'dan Colmar'a uzanıyor.
Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
298.5K UP
2 gün önce
Simetriyi ya da paralelliği görmek bize ne kadar doğal geliyor, değil mi? Hep bunu insana özgü bir soyut düşünce sanırdık. Oysa yeni bir çalışma, maymunların da temel geometrik ilişkileri tıpkı çocuklar gibi algıladığını gösteriyor. Fark, "geometrik sezgiye sahip olmak" değil, bu içgüdüyü "ne kadar ustaca kullanmak" meselesi.

İnsan zekasının evrimde keskin bir ayrım yarattığı fikri sarsılıyor. Matematiğin temel yapı taşlarının evrimsel olarak düşündüğümüzden çok daha eski köklere sahip olduğunu düşündürüyor. Elbette bu, maymunların matematik problemi çözdüğü anlamına gelmez; insan matematiği dil ve kültürle bambaşka boyutlarda. Ama bu "süreklilik" hali, evrime ve kendi zekamıza bakış açımızı derinden etkiliyor.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Burak Çınar Aydın
İnceleyen9 5 gün önce
Esaretin Bedeli izlerken her anında iğrendiğim bir flimdi. Frank Darabont’un Stephen King öyküsünden uyarladığı bu yapıt, görünüşte bir hapishaneden kaçış öyküsü sunsa da, özünde insan ruhunun sınırlar karşısındaki metanetine yazılmış felsefi bir ağıt ve övgüdür. Ancak bir eserin kusursuz kabul edilmesi, onun üzerindeki eleştirel gözü kapatmamıza neden olmamalı. Film, sunduğu derin varoluşçu sorularla parıldarken, hikaye anlatımındaki bazı romantik tercihler nedeniyle felsefi derinliğinden bir miktar ödün veriyor.
Film, varoluşçuluk ve stoacılık felsefelerinin kesişim noktasında durur. Bu mantığı iki temel karakterin zıtlığında izleriz. Stoacı filozof Epiktetos, bedenimi zincirleyebilirsiniz ama irademi asla der. Andy Dufresne, Shawshank’in gri ve taş duvarları arasına kapatılmış olsa da zihnini asla hapsedemez. Kütüphane kurması, plağı hoparlörden tüm hapishaneye dinlettiği o meşhur an, dışsal özgürlüğünü yitirmiş bir insanın içsel özgürlüğünü ve otonomisini ilan edişidir. Andy için umut, insanı ayakta tutan en değerli varoluş yakıtıdır. Red ve özellikle yaşlı Brooks karakteri üzerinden ise film, insanın kendi hapishanesine nasıl alışabileceğini işler. Brooks’un dışarı çıktığında bocalayıp intihar etmesi, Fransız filozof Michel Foucault’nun Disiplin ve Cezalandır eserinde bahsettiği kapatılma kurumlarının insan ruhunu nasıl şekillendirip bağımlı kıldığının acı bir göstergesidir. Parmaklıklar bir süre sonra dışarıyı değil, içeriyi güvenli kılmaya başlar.
Filmin anlatım gücü yadsınamaz, ancak yapıcı bir eleştiriyle bakıldığında hikaye kurgusundaki bazı zayıf noktalar ve çelişkiler göze çarpar. Shawshank bir hapishanedir; yolsuzluk, şiddet ve tecavüz barındırır. Ancak film, özellikle ikinci yarısından itibaren bir dramdan ziyade çağdaş bir iyilik-kötülük masalına dönüşür. Kötüler, yani Müdür Norton ve Muhafız Hadley, karikatürize edilecek kadar katıksız kötü; Andy ise neredeyse hiç ahlaki lekesi olmayan, peygamberane bir sabra sahip kusursuz bir aziz olarak çizilir. Bu durum, hapishane yaşamının gerçek ve sert doğasını yumuşatarak seyirciye rahatlatıcı bir seyir tecrübesi sunar. Film, izleyiciyi çok fazla rahatsız etmek istemez, bu da onun karanlık bir sistem eleştirisi olmaktan çıkıp iyimser bir Hollywood anlatısına kaymasına neden olur.
Öte yandan Andy’nin 19 yıl boyunca o tüneli bir çekiçle kazması muazzam bir azim sembolüdür. Ancak film, zamanın yıpratıcılığını ve insanın zihinsel dönüşümünü aktarmakta biraz yüzeysel kalır. Andy 19 yıl boyunca neredeyse hiç yaşlanmaz, inancını veya akıl sağlığını bir an bile yitirmez. İnsanın izolasyon karşısındaki psikolojik çöküşü, Andy karakterinde pek karşılık bulmaz, bu da varoluşçu mücadelenin inandırıcılığını bir miktar zedeler. Son olarak Andy’nin sistemden kaçarken Müdür Norton’un kara paralarını çalması ve onu ifşa ederek intihara sürüklemesi izleyiciye büyük bir arınma yaşatır. Ancak felsefi açıdan bakıldığında Andy, karşı çıktığı bozunmuş sistemin yöntemlerini kullanarak bir nevi adalet dağıtıcısına dönüşür. Masumiyetini hukuk yoluyla kanıtlayamayan bireyin, sistemi kendi silahıyla vurması pratik bir zafer olsa da, etik açıdan gri bir alanda durur. Hukukun olmadığı yerde, etikte yoktur.
Sonuç olarak Esaretin Bedeli, felsefi olarak insanın anlam arayışına verilmiş güçlü bir yanıttır. Film bize özgürlüğün bir mekan değil, bir zihin durumu olduğunu öğretir. Ancak onu bir sinema mucizesi yapan şey karmaşık ve sert bir sistem eleştirisi oluşu değil; aksine, son derece yalın, umut dolu ve insan ruhunu yücelten masalsı diliyle anlatılmış olmasıdır. Bazı kurgusal ve karakter derinliği eksikliklerine rağmen, insanlığın en temel arzusu olan kurtuluş fikrini bu denli zarafetle işleyebilmiş az sayıda yapıttan biridir.
9.6/10
(107 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Shawshank Redemption
Yönetmen: Frank Darabont
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Baba Pro Baba Pro
Ben bir çocuğum ama zeki 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Bir çocukta olsam benim bilime olan merakım 4 yaşında daha okuma yazma bilmiyorken uzay kitaplarını ansiklopedilerini karıştırarak başladı.Sonra youtube'dan videolar izlemeye başladım.Okulda tenefüslerde bilim seven arkadaşlarımla tartıştım.Araştırdım denklem çözdüm ve icadım var yakında göreceksiniz.Daha prototype aşamasında ama çalışıyor.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
130.3K UP
Çeviren 5 Mayıs 2003
Yeterince beklerseniz, uzayın bizzat kendisinden bir parça gelip sizi bulabilir. Colby Navarro masum masum bilgisayarda çalışırken, uzaydan gelen bir kaya çatıyı delip içeri girdi; yazıcıya çarptı, duvardan sekip dosya dolabının yakınına kadar sürüklenip durdu. Bu olay, 26 Mart gecesi yarısı civarında, Chicago yakınlarındaki Park Forest’ta, Illinois, ABD’de yaşandı. Yaklaşık 10 cm çapındaki göktaşı, o gün muazzam bir ateş topunun parçası olarak birkaç parçadan biri halinde Chicago yakınlarına düştü. Yukarıdaki fotoğrafta tavanda açılan delik görülüyor; küçük ek görselde ise duvardaki ezik ve göktaşının kendisi yer alıyor. Meteorların ezici çoğunluğu çok daha küçüktür ve Dünya atmosferinde yanıp yok olur. Yine de ortalama bir ev sahibinin, doğrudan meteor hasarı için onarım yapmayı yaklaşık her yüz milyon yılda bir beklemesi gerekir.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pınar Koç
Pınar Koç
52.3K UP
Çeviren 5 gün önce 2 dk.

Lityum, günümüzün en gözde minerali olarak dikkat çekiyor. Birçok şarj edilebilir bataryanın hayati bir bileşeni olan bu minerale, teknoloji şirketleri büyük bir ilgi gösteriyor. Bu durum, lityum talebini tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarıyor.

Günümüzde ABD, ihtiyaç duyduğu lityumun yarısından fazlasını ithal ediyor. Ancak ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, bu durumun değişmek üzere olduğunu gösteriyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Abdulla Elekberzade
Üye 17 saat önce
Eğer bioelektiriği kullanırsak kendi hücrelerimizi kanser hücrelerini yenmek için kullana biliriz.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 5 gün önce
Üstüne fazla düşünmeden, Iliad ve Odyssey'i okumamış ama ana hatlarına çok hakim bir Nolan hayranı olarak diyebileceğim bazı şeyler var. Bana "Uf aman aman ne izlettin." etkisi vermeyen nadir Nolan yapımlarından. Standart Messi hareketlerinin en üst düzey futbolculardan daha üstte kalmasına rağmen kendi çıkardığı çıtanın altında ezilmesi gibi geliyor. Yani evet, bir Nolan filmi olarak hala çok üst düzeyde ama bana ikinci bir Oppenheimer filmi gibi geldi. Zaten adam zamanla, insan kibriyle, gri karakterlerle, yıkım mirası ile oynamayı seven ağır dramacı bir adam. Biraz tekrara düşmüş diye düşünüyorum.

Bir de şöyle günümüz popüler kültür araçlarıyla 4000 yıllık maziyi, anlatıları deneyimleyince kaynak materyalin ne kadar güçlü bir potansiyel sahibi olduğuna odaklandım. Bunlar, mitler, gerçekten de erken bilim olarak, antik insanların evreni, yaşamı, insanı, korkuları, hırsları anlayan ve anlatan yapıları. Ve, en acısı, onlar bizden çok daha ilerideymiş bu konularda. Modern bilimcilik falan diyerek insan zihnini öyle kısırlaştırıyoruz ki, steril dünyada gerçek hayattan uzakta bazı medeni şovlar peşindeyiz. Bu mitler insanı çıplak şekilde gerçeklikle yüzleştiriyor. Bundan dolayı Nolan'ı ve ne yapmaya çalışıyorsa Hollywood sinemasını bir noktada tebrik etmeliyim. Bizlere bu deneyimi sunuyorlar.

Korku sineması devinim içindeyken Nolan gibi birinin kıyısından köşesinden, tıpkı son Mission Impossible'lardaki denizaltı sahnesinde hissettiğim gibi, doğanın büyüklüğüne karşı duyulan korku elementleriyle bu alana yaklaşması çok heyecan verici. Bu yönden düşününce zihnimin komplo teorisyeni tarafı bu MI, Dune, Avatar, Odyssey gibi filmlerle neye hazırlık yapıyorlar diye bir kuşku üretti. Dune'u izlerken savaşın görkemine dair uyandırdığı hislerimle bu Hollywood bizi savaşlara hazırlıyor demiştim. Odyssey ve Agamemnon sahnesinden sonra emin oldum. Ben bir nörofarklı olarak, susmak bilmeyen iç sesini tanrıların vahyi sanan Odysseus'un mirasçılarından sayılırım ve diyorum ki bu adamlar kesinlikle insanlara savaş tohumları ekiyor. Tabii, metin olarak bakarsan savaş karşıtı bir hikaye ile yapılıyor bu. :) Hatta irademizi eritmeye çalıştıkları bariz olan şu çağlarda gücün karşısında daha itaatkar ve hayran olmamız istendiği belliyken, Fremen ilahisi dinlerken ya da Agamemnon'ı surun önünde tüm görkemiyle gördüğünde içindeki yıkıcı güçler ya da büyük bir şeyin parçası olma hissi tetiklenmiyorsa insan kendisini gözden geçirmeli derim. Aynı şekilde Shai-Hulud, Flux Devil, Cyclops, Interstellar'daki devasa dalgaları, Gargantua'yı gördüğünde dehşete kapılmıyorsan insan bence o sinema deneyimini tadamamış demektir.

Savaş karşıtı anlatım demişken, öz savunma için hazır olma ve avcılık gibi eril özellikler ile katliam ve yayılmacılık arasındaki Atatürkçü sınırı en azından çiziyor gibi göründüğü için de ayrıca tebrik ederim. Truva'nın Türk olduğuna iman eden birisi olarak, evet Hector'a hepimizin sempati beslemesi de boşuna değildir, Truva'ya yapılan şeyin katliam olduğunu ve belki de insanların arasındaki kırılgan bağları yıktığını mesajlamak bence güzeldi. İlericilik diye insanları dizginleyen bazı değerleri sabote etmemizle çözülen insani ve sosyal bağları da çok güzel ele almış. Hatta, Polyphemus karşısında ismiyle kibre düşme anlatısını herhalde makul gerekçelerle kullanmaması karşısında eksik hissettiğim gibi Truva surlarından atılan bir Astyanax da görmek isterdim. Tabii burada Zendaya'nın tüm savunmasız görünen vücuduyla akıllara kazınacak kadar güzel şekilde merhamet dilenmesi, bunlar her ne kadar küresel güçler tarafından muazzam şekilde desteklense de boş insanlar değiller dedirtti. Bu arada Nolan abim woke ajandaya bence minimal yer vermiş. Bu yüzden de ayrıca tebrik ederim. :D

Yine, "Kafamdaki her detayı hakkıyla yazmaya odaklanacak enerji veremem." noktası ile "Abi, şöyle bir hafta falan şu filmi yatıp kalkıp konuşmalıyız ya." arasında bir yerde bırakan bir film izledim demeliyim. Gün içinde sık sık "Ulan bak şöyle de bir şey vardı." uyanışları gelir. Nolan'ın hikaye okuma ve anlatma kısmında kattığı modern perspektifleri tabii ki sevdim. Böyle klasik metinler ancak böyle perspektifler ile yorumlanarak çekilir olur bence. Hikaye bu kadar kompakt hale getirilmese her bir bölüm için ayrı ayrı daha çok şeyler yazılıp çizilebilirdi. Belki de olumsuz bakışıma sebep olan kısımların sebebi de budur. Muazzam uzun anlatılar, Nolan perspektifinden, bence kısacık bir filmde bu kadar olur. Hatta, şu an, Odysseus'u bu kadar gri bir alandan değil de gerçekten karanlık bir perspektiften izlemek istedim. Üstüne düşününce kafamda Oliver Queen'in "I liked it." itirafları yankılanıyor. Odysseus filmde gri karakter değil hala fazlaca kahraman pozisyonunda kalmış bir karakter diyebilirim şu an. Yine bu da sezgisel şekilde hoşlanmadığım kısımları açıklayabilecek bir şey. Dostum, bu anlatı yeterli gelmedi bana. Sırf bu yüzden 1 puan düşürüyorum. Ama başka bir noktadan düşününce de, Troy filminde tamamen dışlanması tercih edilen fantastik elementler, Nolan filminde dışlanmamış gibi görünürken aslında, gerçek mi hayal mi sorularına net cevap vermeyen gerçek bir sanat eseri tonundaki filmlerde olduğu gibi, dışlanıp dışlanmadığı belli değil. Odysseus güvenilir bir anlatıcı mı sorunsalını cevapsız bıraktığı için şu an tekrar tam puana artıracak kadar hoşuma gitti. İşte Odyssey böyle bir eser. Homer da çok büyük adam gerçekten. Edebiyatçılara neden erken dönem psikologları dendiğini de yine iyi anlayacağımız bir eser.

Truva Atı'nı tarihin ilk kitle imha silahlarından olarak görürsek Nolan'ın Yapay Zeka konusunda falan ne demek istediğini ve neden ikinci bir Oppenheimer filmi gibi hissettirdiğini de daha iyi anlamış oluruz. Tüm bunlardan bağımsız olarak, Homer döneminin psikolojiye bakış açısını, nöroçeşitlilik gibi kuramlarla bağlantıları araştıra araştıra, "Organların Psikolojisi", "phren-fren", "Thymos-Timus bezi ve oradan da otoimmüniteyi engelleyen doku ve oradan da mRNA teknolojisinin neden otoimmünite ve turbo kanserleri tetiklediği" gibi müthiş ince bilgilere ve kuramlara çıkabiliyorsun. Nimet.
Film
9.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Odyssey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 14 Mayıs 2020
Bilim insanları olarak, keşiflerimizin toplumsal ve politik sonuçlarının farkında olmak zorundayız. Bilimin apolitik, akültürel ve asosyal olması asil bir hedeftir. Ancak bilim bunların hiçbiri olamaz. Çünkü bilimi icra eden insanlar olarak bizler, bunların hiçbiri değiliz.
Kaynak: Mae Jamison; mühendis, fizikçi, NASA astronotu, uzaya giden ilk Afro-Amerikalı kadındır. (ThoughtCo)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
22
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Eğer size yanlış soruları sordurmayı başarabilirlerse, cevaplar konusunda endişelenmelerine gerek kalmaz."
Thomas Pynchon
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)