Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Funda Başak
Seslendiren 15 Mayıs 2023 6:47
İçe atım (İng: "Introjection"), kişinin başkalarının düşünce veya beklentilerini kabul edip bunları kişiliğinin bir parçası haline getirmesi...
99
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Şubat 2021 4 dk.

Şu anda bulunduğunuz yere en uzak nesne nerede, hiç düşündünüz mü? Elbette, bunu bulmak için Dünya'nın geometrisini düşünmemiz gerekiyor: Dünya üzerinde, bulunduğunuz noktanın tam zıttına antipod deniyor. Mesela şu anda Türkiye'nin herhangi bir yerine bir delik açmaya başlayacak olsanız ve gezegenin tam öteki tarafından çıkacak olsanız, kendinizi Yeni Zelanda açıklarında, Pasifik Okyanusu'nun güneyinde bulurdunuz. Yani Türkiye'nin tam zıttı (antipodu), okyanusun ortasına denk gelir (antipodları incelemek için Geodatos veya AntipodesMap sitelerinden faydalanabilirsiniz).

Dünya'nın %29'unu karalar, %71'ini okyanuslar oluşturduğu için, antipodu kara olan kara parçalarının oranı çok az; birçok kara parçasının antipodu, suya denk geliyor. Örneğin Venezüela'nın Santa Rita bölgesinin antipodu, Endonezya'nın Malang kenti civarına denk geliyor (aşağıdaki haritada parlak yeşiller, antipodu kara olan karaları gösteriyor). Yani size şu anda Dünya yüzeyinde size en uzak olan nesne, antipodunuzda bulunuyor!

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Geleneksel anlamda mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar. ür, yaşam döngüsünün vejetatif evresinde plasmodium adı verilen, çok çekirdekli ve hücre duvarı bulunmayan tek bir kütle hâlinde bulunur. Plasmodium evresinde aktif olarak hareket edebilir ve bakteriler, maya hücreleri ile organik artıklarla beslenir. Hareket, sitoplazmik akışlar aracılığıyla gerçekleşir ve çevresel koşullara göre yönlenebilir.
çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler hâlinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır.

Her bir sporangium, rüzgâr ve çevresel etkenlerle yayılan mikroskobik sporlar içerir. Sporlar uygun koşullarda çimlenerek amipsi hücrelere dönüşür ve bu hücreler birleşerek yeniden plasmodium evresini oluşturur. Böylece organizmanın yaşam döngüsü tamamlanır.
Özellikle çürüyen odun üzerinde bakteriyel popülasyonları kontrol ederek organik maddenin parçalanmasına dolaylı katkı sağlar. İnsanlar için toksik veya patojenik değildir ve doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
5
Hevi Elif Engin
Hevi Elif Engin
6.4K UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 10 dk.

Biyolojik antropologlar, insanların büyük kuyruksuz maymunlarla ortak evrimsel ilişkilerini anlamak ve genetik geçmişimizin onlarınkinden nasıl farklılaştığını incelemek için genetik verileri kullanırlar.

Kuyruksuz maymunlar ailesi, Hominidae, günümüzde hala var olan dört cinsten oluşur: Sumatra ve Borneo  orangutanlarının dahil olduğu Pongo (orangutanlar), batı ve doğu gorillerinden oluşan Gorilla (goriller), şempanze ve bonobolardan oluşan Pan (şempanze ve bonobolar) ve son olarak da insanlardan oluşan Homo (Görsel 1). Bu cinsler arasından, Afrika büyük kuyruksuz maymunları, Pan ve Gorilla yaşayan en yakın akrabalarımızdır. Biyolojik antropolojinin temel odak noktası, maymunlarla sahip olduğumuz ortak evrimsel ilişkileri göstermek, genetik geçmişimizin onlarınkinden nasıl farklılaştığını incelemek ve son olarak da ‘bizleri insan yapan’ eşsiz adaptasyonları anlamaktır. Bu soruları cevaplamak için, morfolojik, genetik, ekolojik ve davranışsal da dahil olmak üzere pek çok veri türü kullanılmıştır. 20. yüzyıl sonları, insan ve kuyruksuz maymunların ortak evrimsel geçmişine ışık tutan çok sayıda genetik çalışmaya şahit olmuştur. Bu çalışmalar, büyük kuyruksuz maymun türlerinde görülen çeşitliliğin hangi evrimsel süreç sonucunda ortaya çıktığı ve bu süreçlerin türler arasında nasıl farklılaştığı konularını da gündeme getirmiştir. Bu çalışmalar aynı zamanda, Pliyosen Çağ ve Buzul Çağı süresince bir arada yaşayan inanılmaz hominin çeşitliliğine katkıda bulunmuş olabilecek faktörlere ek olarak insanlar ve Afrika kuyruksuz maymunlarının son ortak atasındaki türleşmeyi teşvik etmede katkısı olabilecek faktörler hakkında tartışmalara da sebep olmuştur (Foley 2002).

64
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Meriç Öztürk
332.7K UP
Çeviren 17 Haziran 2017 3 dk.

Matematik bilimin dilidir. Kimyadan tutun da mühendisliğe kadar uzanan kökleriyle evreni anlamamıza, çetin rüzgarlara göğüs gerebilecek köprüler inşa etmemize yardımcı olur. Bu kökler, elbette ki, biyolojiye de uzanır.

Matematik yüzlerce yıldır basit fizik sistemlerinin modellenmeleri için kullanıldı. Mesela “Newton’un Kütle Çekimi Kanunu”. Görece basit gözlemlerden sonra matematiğin katkıları ile yüzlerce ışık yılı uzaklıktaki gök cisimlerinin hareketlerini açıklayabilir olduk. Ancak matematiğin köklerinin biyolojiye uzanması şaşırtıcı gelebilir. Çünkü yaygın olan görüş, biyolojinin matematikle açıklanamayacak kadar karmaşık olduğudur.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 26 Ocak 2022 22 dk.

Rothmund-Thomson Sendromu (RTS), vücudun birçok bölümünü etkileyebilen nadir bir genetik bozukluktur. Bozukluk, belirgin cilt anormallikleri, seyrek saç, kirpikler ve/veya kaşlar, kısa boy, iskelet ve diş anormallikleri ve artan kanser riski, özellikle kemik kanseri (osteosarkom) ile karakterizedir.

Hastalar tipik olarak bebeklik döneminde Rothmund-Thomson Sendromu belirtileri göstermeye başlar ve ortaya çıkan ilk özellik, yanaklarda başlayan ve daha sonra vücudun diğer bölgelerine yayılan bir döküntüdür. Döküntü yavaş yavaş kronikleşir ve ömür boyu devam eder.

46
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 28 Ekim 2012 1 dk.

Bu görselde gördüğünüz, Megalopygidae ailesine ait fanila güvelerinin metamorfik yaşam döngüsünün ilk basamağı olan bir tırtıldır. Oldukça ilginç görünümlü bu tırtıl, büyüdüğü zaman bir güveye dönüşecektir. Ancak buradaki familyanın ilginç özelliği, bu kıllı yapılı tırtıl halleridir. Bir diğeri aşağıdan görülebilir:

Yetişkin evrede de aslında çok farklı gözükmezler ve halen "kılsı" bir yapıdadırlar:

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Ağustos 2021 19 dk.

Her ne kadar Akdeniz Ormanları gibi yangına-bağlı ekosistemler milyonlarca yıldır doğal nedenlerle, düzenli olarak yanıyor olsa da (ve bu, o ormanlar için sağlıklı bir durum olsa da), günümüzdeki yangınların ezici çoğunluğunun nedeni, doğrudan doğruya insanlar veya insan-kaynaklı dolaylı nedenlerdir.

Daha önceden izah ettiğimiz üzere, bir yangının başlayıp başlamayacağını belirleyen 3 faktör vardır ve bunlara ateş üçgeni adı verilir:[1]

97
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
55.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin
O zümrüt tahta kondun, bir semavi saltanat kurdun
Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!
Kaynak: Kınalı Serçe
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Kaan Ekinci
2 gün önce
Karakterimizi belirleyen, iyi ya da kötü hakkındaki görüşümüz değil, iyi ya da kötü konusundaki seçimimizdir. Aristoteles 
30 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 13 dk.

Dünya'nın atmosferi, belirli enerjilere sahip fotonlar için geçirgen değildir. 1015 ile 3x1016 Hz arasında enerjiye ve 10 nm ile 300 nm arasındaki dalga boyuna sahip moröte de bunlardan biridir. Atmosferimizde bulunan moleküller, bunlardan başlıcası ozon, morötenin atmosferden geçmesine izin vermez. Elbette bu, tüm moröte dalgaların engellendiği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple özellikle yaz günleri, Güneş ışığı altında uzun süre kalmak, oldukça fazla moröteye maruz kalmak anlamına gelir. Fakat geçen bu moröte miktarı, atmosfere gelen ile kıyaslandığında oldukça azdır. Dolayısıyla morötede astronomik gözlemler yapabilmek için atmosferin dışına, uzaya çıkmalıyız.

Moröte astronomi, evrendeki en sıcak ve en enerjik fiziksel süreçleri anlamaya destek olur. Yıldızların üst atmosferleri, yıldız rüzgârları, sıcak beyaz cüceler, genç yıldızların çevresindeki akresyon diskleri ve yıldızlararası ortamın iyonize bileşenleri moröte dalga boylarında güçlü tayfsal izler bırakır.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
1 gün önce
Sabunun mikropları zehirleyerek öldürdüğünü sanıyoruz ama olay aslında çok daha fiziksel, hatta biraz vahşi. Sabun molekülleri, bir ucu suyu seven diğer ucu yağdan nefret eden minik levyeler gibi çalışır. Virüslerin o yağlı dış zarına saplanıp onları resmen parçalayarak imha ederler.

"20 saniye yıkayın" kuralı hijyen bürokrasisi değil; bu moleküler yıkım işleminin tamamlanması ve parçaların ciltten sökülmesi için gereken süre tam olarak bu. Yani sabun kimyasal bir ilaçtan ziyade mekanik bir silah. Tek şartı var: Sürtünme lazım, elleri sadece suya tutup çekmek bu mekanizmayı çalıştırmıyor.
33 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meryema Şermet
Meryema Şermet
114.6K UP
Üye 6 gün önce
Çocukken bir komşumuz vardı aynı zamanda sınıf arkadaşımdı. Çok sorunlu bir tipti, şiddete meyilliydi, konuşmasında aksaklıklar vardı ve hiç mantıklı konuşmazdı akranlarına göre. Sonra şunu öğrendim babası çocuklarını dövermiş yaramazlık yaptıklarında! Annem ve çocuğun kendi kardeşleri babası sürekli E'nin kafasına vurduğu için onun zamanla aptallaştığını söylerlerdi. Ne dersiniz bilimsel olarak doğruluk payı var mı bunun?
2 Cevap - 931 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
14
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Genellikle yapraksı (foliose) tallus yapısına sahiptir. Tallus, yassı, loblu ve dallanmış bir görünüme sahiptir. yüzeye tamamen yapışık değildir ve alt yüzeyinde rizina adı verilen ipliksi yapılarla substrata tutunur. Üst yüzey çoğunlukla gri, gri-yeşil veya sarımsı tonlarda olup, çevresel koşullara bağlı olarak renk değişimi gösterebilir. ağaç kabukları, kayalar ve odunsu yüzeyler üzerinde yaygın olarak bulunur. Özellikle temiz hava koşullarına duyarlı olmaları nedeniyle, Parmelia türleri biyolojik hava kalitesi göstergesi olarak değerlendirilir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu alanlarda gelişimleri sınırlıdır.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close