Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
300 ATP Ödüllü Soru: Bilgi fiziksel midir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Cansu Aktaş
Cansu Aktaş
56.6K UP
Çeviren 2 gün önce 2 dk.

İnsan sağlığını, çevresel sürdürülebilirliği ve uygun fiyatlılığı ölçen bilimsel bir puanlama sistemine göre, tofu proteinin prensi ilan edildi.

Cambridge Üniversitesinde davranış bilimci ve Daha İyi Protein Enstitüsünün (İng: "Better Protein Institute") yöneticisi olan Dr. Chris MacDonald, 20 yüksek proteinli ürünü gezegenimize ve insanlara olan etkilerini göz önünde bulundurarak sıraladı.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Ordu
Zygaenidae üyelerinde kimyasal savunmayla ilişkili aposematik, yani uyarıcı renklenmenin bir parçasıdır. Zygaena türleri konukçu bitkilerinden elde ettikleri ve/veya bünyelerinde sentezleyebildikleri siyanogenik glikozitler sayesinde savunma bileşikleri oluşturabilir. Bu nedenle parlak kırmızı-siyah renklenme, potansiyel avcılara kimyasal savunma kapasitesi hakkında görsel bir sinyal oluşturur.
Arka kanatlar kırmızı renkli olup koyu bir kenar bandına sahiptir. Antenler kalınlaşmış ve uç kısma doğru belirgin biçimde genişlemiştir. Cinsin renk ve desenleri coğrafi popülasyonlar ve bireyler arasında oldukça değişken olabilir.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
139.8K UP
İnceleyen8 1 gün önce
Masalsı bir kurgunun ardında, ölmekte bir uygarlığın tahlili...

İnceleme sonunda spoiler olduğunu söylemem gerekiyor ama okusanız da hevesiniz kaçmaz bence, çünkü bu kitabın olayı, kurgusunun ilginçliği değil. Peki nedir?

Bir uzay gemisi Mars'a çarpar ve gemidekilerden yalnızca bir Çinli adam, gezegendekilerin ona sonradan vereceği adla "Bay Dünya" hayatta kalır. Bay Dünya, Kedi İnsanları denen, suratları kediye benzeyen Marslı bir tür tarafından götürülür.

Kedi İnsanları son derece dejenere olmuş bir toplumdur. Hırsızlık, yalan söylemek ve birbirlerine kazık atmak sıradandır. Tembel ve zevk düşkünleridir. Ciddi işleri yabancılara bırakırlar. Kedi İnsanları yabancılardan korkar, onların sözlerini dinler ve yalnızca yabancılara güvenirken içlerinde büyük bir kopukluğa sahiptir.

Kedilerin imparatoru ülkenin zenginliklerini, antik eserlerini ve arsalarını yabancılara satarken onlar yalnızca günü kurtarır. Herkes devlet memuru olmaya çalışır ve bunu başarınca da yan gelir yatarlar.

Ayrıca Kedi insanları aşırı derecede cinsiyetçidir ve üst düzey bürokratlar, güçlerini birden fazla cariye alarak ispatlar. Bir bölümde Bay Dünya, ölen bir büyükelçinin karısı ve sekiz cariyesiyle tanışır. Büyükelçinin karısı sürekli büyülü yaprak yemediği ile övünmekte ve cariyelere "uğursuz" diye hakaret etmektedir.

Kitapta dikkatimi en çok çeken eğitimin bozulması oldu. Hatta her şeyi başlatanın eğitimdeki bozukluk olduğunu söylemek mümkün. Şöyle ki kedi insanlarının yavruları okula başladığı ilk gün üniversite mezunu olurlar. Gerçek bir eğitim görmezler, kitap bile okumazlar. Öğretmenlere ve müdürlere şiddet uygulayabilirler. Öğretmenlik ülkedeki en değersiz meslektir.

Kitap, alegorik bir anlatıma sahip. Mesela kitapta büyülü yaprak adında bir yaprak cinsi var, Kedi İnsanlarının temel besini. Bu yaprak yiyenleri keyiflendiriyor, tembel olmalarının nedeni de bu, iş yapmalarını engelliyor fakat onsuz da yaşayamıyorlar. Büyülü yaprağa bağımlı olmuşlar.

Büyülü yaprağın afyonu temsil ettiğini düşündüm. Zira 19. yüzyılda İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan'da ürettiği afyonu yasa dışı yollarla Çin'e sokmaya başladı ve kısa sürede milyonlarca Çinli afyon bağımlısı olmasına neden oldu. Çin imparatoru afyonları imha ettirince de İngilizler Çin'e savaş açtı. Bu olaya Afyon Savaşları denir.

Kedi İnsanları'nı anlatırken aslında Çin'in mevcut durumunu eleştiren Lao She, bunu belli etmemek için arada "Aydınlık Çin, yüce Çin asla böyle değildi" gibi tabirler kullanıyor. Başta "Yazar memleketini kayırmış," demiştim ama okudukça meseleyi daha anladım.

Kitap ilerledikçe didaktik bir yapıya kavuşuyor. Kedi İnsanlarının siyasetteki ve eğitimdeki yozlaşmışlığının analizini Küçük Akrep adındaki genç karakterin ağzından sayfa sayfa okuyoruz. Burada "Aman, yazar kendi ülkesini eleştiriyor," deyip geçmemek gerekiyor. Çünkü bazı satırlarda, ne yazık ki Türkiye'nin bugünkü durumundan da izler buldum.

"En başarılı olanlara en az ödül verilirdi. Kedi İnsanların mantığı böyleydi." diye bir alıntı var mesela. Bizim de dilimize pelesenk olmuş ve hayatta izlerini gördüğümüz bir replik değil midir, "Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz."

Her okur zaten bu soruları kendi içinde soracaktır.

Kitap ilerledikçe daha didaktik bir anlatıma kavuşuyor. Yazar, Mars'a giden bir adamın maceralarını araç olarak kullanarak "Nasıl bir toplum olunmamalı?" ya da "Bir uygarlık nasıl yok olur?" kılavuzu yazmış.

Nitekim kitabın sonu da "kısa boylular" diye tarif edilen -Japonları temsil ettiğini düşünüyorum- başka bir türün Kedi İnsanları'na acımasızca saldırması ve sivil, yaşlı, çocuk dinlemeden öldürmesiyle gelir.
7.3/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : 猫城记
Yazar: Lao She
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Orçun Deniz Can
İnceleyen10 23 Mayıs 2025
Dizi, insanların ve hayvanların yan yana yaşadığı alternatif bir dünyada geçiyor ve çoğunlukla Hollywoo'da geçiyor (isim D tabelasından çalındıktan sonra değişiyor). BoJack Horseman dizisi ismini aldığı ana karakterimiz olan BoJack Horseman'ın, yetim kalmış üç insan çocuğu yetiştirmeye çalışan genç bir bekar atı merkez alan, 1990'larda yayınlanmış bir sitcom olan Horsin 'Around'un eski yıldızı'nın başarılı oyunculuk günlerini geride bırakmasının ardından girdiği varoluşsal krizle başlar. Ayrıca BoJack içki ve uyuşturucuya olan bağlılığı ve bunun doğurduğu umursamazlıkla hayatına devam eder. Aynı zamanda BoJack'in evindeki kanepesinde bir süredir onunla beraber kalan Todd'la tanışırız, kendisi pek başarılı değildir aynı zamanda hep birilerine yük olmuştur ve BoJackta tam bu sebepten dolayı Todd'a karşı sürekli ileri geri laf eder ama içten içede onsuz yapamaz. Elbette birde hem menajeri hemde sevgilisi aynı zamanda bir kedi olan Prenses Carolyn var, ki oda BoJack'e ne kadar aşık olsada bir yandan da asla BoJack ile bir geleceği olamayacağı gerçeğinin farkındadır, ki öyle ya da böyle bu karakterlerin BoJack'in bu dizide anlatılan hikayesinde çok ama çok büyük rolleri vardır. Hikaye bir gün BoJack'in kendi oto-biyografi kitabını yazma serüveniyle başlıyor. BoJack'in hayatında çok büyük role sahip olacak hayalet yazarı Diane Nguyen ilede bu oto-biyografi vesilesiyle tanışıyor. Zaten tanışıklığı olan aynı zamanda Diane'inde erkek arkadaşı olan Mr.Peanutbutter da var tabi sevimli sempatik bir köpek. Genel hatlarıyla dizi bu karakterler etrafında dönüyor, dolanıyor.

Hepsinden öte benim gibi sık sık hayatın anlamını sorgulayan ve genelde bir anlamı olmadığını ve eninde sonunda ölüm varsa uğraşmanın gereği olmadığını savunan birisine ilaç gibi gelmiş bir dizidir. Ne zaman BoJack'e baksam hep kendimden bir parçamı görürüm, hayattan ve kendinden vazgeçmiş, kendini salmış ve bu düzenden kurtulmayı denesede bir türlü kurtulamamış bir kişidir BoJack Horseman ve bu bana hep kendimi ve olası sonumu hatırlatıyor. Ayrıca bölümlerin başındaki İntro müziğiyle, bölümlerin sonundaki Outro müzikleri dizinin temasını ve tonunu adeta yaşatıyor, o boşluk hissini bölüm sonunda bir anda gelen siyah ekran ve o başlayan mistik outro müziğiyle izleyicilere hissettirebilen nadir eserlerdendir, arada açar dinlerim, hatta Mr.Peanutbutter'ın telefon müziğini kendim kullanmaya başladım diziyi bitirdiğim gün, bu güzel deneyimi asla unutmayayüm diye şahsen ben o derecede seven birisiyim ve sizinde sevebiliceğinize inanıyor ve izlemenizi sonuna kadar öneriyorum.

10/10
9.2/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Amy Winfrey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
122.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 12 saat önce
“Nereye dönse, ne yapsa vazgeçemediği ve bırakamadığı şeylerin toplamıdır insan. Onların içimizde birikmesidir varlığımızın esasını oluşturan. Kristaller halinde içimizde çökelmesi, yer etmesidir. En baştan bizi orada bekleyen, verili bir kimlikle, ‘fıtratımıza’ kayıtlı bir özle başlamayız hayata. (…) yüce bir gayretle adeta yoktan var ederek adım adım inşa ederiz kendimizi. Yaşadığımız bütün ayrılıkların, kayıpların ve hüsranların yasını tutarak, onlardan ve bozulan her ilişkiden, sevdiklerimizi inciten ve acıtan her şeyden kendimizi de sorumlu sayarak insan oluruz. Hiç terk etmeden. Her kayıpta, kaybettiğimiz kişi ya da şeyle özdeşleşerek. Onların gölgesini üstümüze düşüre düşüre kurarız benliğimizi. Varlığımızın en içinde, her birimizi vefasızlıktan ve kadir-kıymet bilmezlikten esirgeyen güçlü bir çekirdeği muhafaza ederek. (…) Teşekkür etmeyi ve minnet duymayı ta başta öğreniriz.”
Kaynak: Vazgeçemediklerinin Toplamıdır İnsan
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NOAA Okyanus ve Atmosfer
5 gün önce
NOAA Fisheries ve ortakları, Kaliforniya'daki Prairie Creek'te on yıldır bozulmuş balık habitatını canlı somon ekosistemine dönüştürdü. 🐟✨

Proje sayesinde dere ve taşkın yatağı restore edildi, yüz binlerce bitki dikildi, atasal topraklar Yurok Kabilesi'ne geri verildi ve topluma yeni parkurlar açıldı.

Başarının kanıtı balıklar. 🐟🔬 İzlenen genç coho somonları, restore alanlarda 2 kat hızlı büyüdü. Denizdeki hayatta kalma oranı (%2,6) tarihi %1'in iki katı çıktı. İzleme 2028'e dek sürecek.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dr. Semih Tareen
Dr. Semih Tareen Seslendiren 26 Aralık 2021 48:30
Korku filmlerinde korku öğesi her ne şekle bürünmüş olursa olsun geride bıraktığı kurban sayısı ile seri katil özelliğini ön plana çıkarmaktadır. Bu seri...
36
Alican Artut
Üye 6 gün önce
Bu olayla ilgili bi kaç kısa video gördüm, ama pek cevao veren tarzdan değil. Çok ilgimi çekti ve detaylarını bilmek isterdim. Beni aydınlatacak ve bişeyler bilen var mı?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
139.8K UP
İnceleyen6 3 gün önce
“Altmış bir yıl, beş ay, dört gün.”

Eskiden, Batı’da, erkeklerin bir pratisyen hekimin imzasıyla eşlerini ve kızlarını akıl hastanesine yatırma hakkı olduğunu biliyor muydunuz?

Şimdi kitapla doğrudan ilgisi olmayan bilgiler vereceğim.

Elizabeth Packard'ın hayatını okumanızı tavsiye ederim. Onun mücadelesi sonucunda 1867'de Packard Yasası çıktı, ABD'de, delilik iddiasıyla suçlanan tüm kişilerin kamuya açık bir duruşma hakkına sahip olduğunu garanti eden ve kişisel özgürlüğü koruyan bir yasa.

Fakat bu yasa belli ki İngiltere'ye uğramamıştı.

Kitap yorumuna başlıyoruz.

Spoiler içerebilir.

Iris adında bir genç kadın, bir akıl hastanesinden telefon alır. Euphemia Lennox adında bir akrabasından bahsederler. Iris böyle birinin varlığını hiç bilmemektedir. Bütün ailesini kaybetmiştir, yalnızca hiç kardeşi olmadığını söyleyen, Alzheimer hastası babaannesi Kitty yani Kathleen Lennox vardır.

Derken geçmişe gideriz. Esme adında bir kız çocuğunu tanırız. Alabildiğine özgür bir hayal dünyası vardır. Ailesinin dayattığı katı görgü kurallarına uymayı hiç sevmez.

Esme büyür, bir genç kız olur. Özgür ruhu var olmaya devam etmektedir. Ablası Kitty, ailesinin ve o dönemin kendisinden beklediği genç kız tipolojisine uyar ve evlenmek için can atarken, Esme üniversiteye gitmek, eğitimine devam etmek ister. Ama babasından büyük bir tepki alır.

Annesi, Esme'nin saçlarını modaya uygun olarak kısacık kesmek için ısrar eder ama Esme uzun saçlarını sevmektedir. Bir gün annesinin elbisesini üzerinde dener. Bu son damla olur.

Bütün bu "asilikler", babaya korkunç bir karar aldırır. Esme, bir kolunda babası, diğer kolunda doktor, bir hastane koğuşuna doğru sürüklenmektedir. "Deli" damgası yemiştir. Yatağa bağlanır, kıyamadığı uzun güzelim saçları gümüş makasla kesilir. Bir yanlışlık olduğunu düşünür Esme. Kısa zamanda serbest bırakılacağına inanmak ister.

Esme'nin umudu ablası Kitty'dir. Mektup üstüne mektup yazar. Hemen gelsin diye... Onu kurtarsın diye... Bilmiyordur ki özgürlüğünü, yalancı şahitlik yaparak elinden alan da Kitty'dir. Sevdiği adamı ve bebeğini de...

Günler geçer. Sonra aylar. Sonra yıllar.

İçim acıyarak okudum romanı. Fakat sonra üzerine düşündüğümde, kitapta görmezden gelemediğim bir mantık daha doğrusu tarihsel hata olduğunu fark ettim.

Kitapta tam bir tarih geçmiyor. Ancak bir sahnede Iris'in cep telefonu çalıyor. Başka bir sahnede ise Alex bir internet sitesi üzerinde çalıştığını söylüyor. Bundan dolayı söyleyebiliriz ki Iris'in yaşadığı dönem 2000'den sonrası.

Esme'nin akıl hastanesine kapatıldığı tarih en iyi ihtimalle 1939, daha öncesi olamaz.

E kardeşim...

1939-45'te dünya savaşı çıktı. Ondan sonra dünyada paradigma değişimi yaşandı. 1960'larda ikinci dalga feminizm hareketi başladı. 1969'da hippiler vardı. 70'lerde, 80'lerde psikiyatri alanında ve hasta hakları bakımından büyük gelişmeler oldu.

Biri de demedi ki bu kadının aklı başında, dosyasında da sırf ailesine asi olduğu için buraya getirildiği yazıyor, biz bu kadını serbest bırakalım diye.

Bu hikayenin gerçek olması durumunda, Esme en geç 1960'larda, 40'lı yaşlarında bir kadın olarak serbest kalırdı.

Böyle olsa daha gerçekçi olurdu, üstelik dram dozundan taviz vermeden. Çünkü boş yere 15-20 yıl akıl hastanesinde hapis kalmış, bebeği elinden alınmış, sonra ailesi tarafından sahip çıkılmayıp hayatını tek başına kuran bir karakterin hayatı da yeterince dramatiktir. Fakat o zaman final boşa düşerdi.

Kitabın bir eksisi de yazarın yazım tarzı. Paralel kurgu hem okurken sevdiğim hem de yazarken kullandığım bir tekniktir. Fakat kitapta, bakış açıları arasında çok hızlı geçiş yapılabiliyor ve kimin gözünden baktığınızı geç anlıyorsunuz. Ayrıca yazar bazı olayları direkt yazmıyor, sadece ima ediyor yahut o asıl eylemin hemen sonrasını betimliyor ve sizin anlamanızı bekliyor. Finalde ne olduğunu anlamak için iki kez okudum.

Bu dezavantajları bir kenara koyarsak akıcı ve etkileyici bir roman. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz ama okuyunca da pişman etmez. 10 üzerinden 6 veriyorum.

Not: Tarihsel gerçeklik konusundaki yorumumdan pek emin olamadığım için, yapay zekâya sordum. Cevabını not düşeyim.

"İngiltere'deki eski akıl hastanelerinin (asylum sistemi) tarihi göz önüne alındığında, kurumlaşmış sistemlerin ne kadar korkunç birer "girdap" olduğu biliniyor.

Kurumsal Hafıza Kaybı: 20. yüzyılın ortalarında bu tür devasa akıl hastanelerine kapatılan ve dış dünyayla bağı tamamen koparılan pek çok hasta, zamanla sistemin unutulmuş birer demirbaşı haline gelebiliyordu. Ailesi tarafından ziyaret edilmeyen, dışarıda arayanı soranı olmayan ve dosyasına 'toplum için uyumsuz/tehlikeli' damgası vurulan hastalar, 60'lardaki veya 70'lerdeki reform dalgalarından maalesef haberdar olamayabiliyor ya da doktorların 'kronikleşmiş' ön yargıları yüzünden göz ardı edilebiliyordu.

Yazar Maggie O’Farrell, Esme'nin içeride unutulma halini biraz da bu 'mutlak terk edilmişlik' ve kurumun karanlık yüzü üzerine kuruyor."
6.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Vanishing Act of Esme Lennox
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Anıl Ölmez
Anıl Ölmez
119.0K UP
İnceleyen10 29 Kasım 2021
Matematiği; ispatlarıyla, kavramlarıyla güzel ve anlaşılır biçimde anlatan bir kanal. Sadece ders geçme amaçlı değil matematiği gerçekten öğrenebileceğiniz bir kanal. Ayrıca kanalda ulusal ve uluslararası olimpiyat soruları hakkında videolarda bulunuyor.
Youtube Kanalı
9.6/10
(157 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
18
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Loan Huỳnh
4 gün önce
Aslında, dişi olmak için belirli genler aktive olur ve organlar dişi organlara dönüşür! İnsanlarda, Rspo1 gibi bazı faktörler embriyonik gelişimin sekizinci haftasında inaktiftir, bu nedenle embriyo dişi yönünde gelişmez. Eğer Rspo1 inaktif kalırsa, embriyo XX embriyo olup olmamasına bakılmaksızın erkek olarak gelişir; bu nedenle, yumurtalık oluşumu testis oluşumundan daha sonra gerçekleşir. 
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Kendi özgürlüğünüzü korumanın tek yolu başkalarının özgürlüklerini korumaktır. Ancak ve ancak ben özgürsem, sen de özgürsün."
Clarence Darrow
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)