Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Eser
Ece Müker
Ece Müker
606.0K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.6K UP
İnceleyen9 6 gün önce
Kitap saklamanın yasak olduğunu düşünün. Eğer komşularınız evinizde kitap görürse ihbar ediyor ve itfaiyeciler gelip kitaplarınızı yakıyor. "Durup düşünmenin" dahi yasak olduğunu hayal edin. Yolda bile düşük hızla giden otomobillere ceza yazıldığı, hayatın sürekli değişen renkler, suni gündemler ve oyalanmalarla akıp gittiği; oturma odasının duvarlarını kaplayan "aile"lerin, yani interaktif televizyonların revaçta olduğu parlak bir dünya. Peki onlarca kitap yakmış bir itfaiyeci bu düzeni sorgulamaya başlarsa?

Guy Montag, itfaiyeci, vicdanını sarsan iki büyük olay yaşamıştır. İlkin yaşıtlarının aksine doğayla iç içe vakit geçiren bir genç kızla karşılaşmış, ardından ihbar üzerine evlerine gittikleri yaşlı bir kadının kendisini kitaplarıyla yaktığına şahit olmuştur. O yaşlı kadının evinden bir kitap kaçırır Montag. İlk kez yasalara karşı gelmiş ve içinde anlam arayan bir yan doğmuştur, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Bu kitabın en çok dikkat çeken yanı sansürün baskıcı bir diktatörden değil, doğrudan halkın alışkanlıklarından doğmuş olmasıdır. Eğlence araçları gelişmiştir, gündem hafiflemiştir, kitaplar dahi hafiflemiş ve bir kitap karakterinin deyişiyle "puding hazırlama yönergesi"ne dönüşmüştür. Hiç kimse kalıcı şeyler hakkında durup düşünmek istememektedir. Kimse, "hiç var olmamış insanların başına gelen olmamış olaylar"ı okumak istememektedir. Problemler çözülmek yerine ateşe atılıp yok edilmektedir artık. Kitapların yakılması da bunun bir temsili, sonucu, göstergesi olmuştur. Dolayısıyla kitabın ana eleştirisi, tüketim çılgınlığına yöneliktir. Belki de Ray Bradbury bugünleri görmüştür, kim bilir?
9.7/10
(86 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
68.0K UP
5 gün önce
Afrika çizgili farelerinde normalde tüy rengini belirleyen Agouti geni, beyinde çok daha kritik bir iş yapıyor: "Babalık modunu" yönetmek. Bu genin aktivitesi arttığında, yavrularını ısıtıp temizleyen o şefkatli babalar bir anda saldırganlaşıp yavrularına zarar vermeye başlıyor.

İşin asıl düşündürücü kısmı, bu geni neyin tetiklediği. Cevap: Sosyal stres ve kalabalık. Ortam sıkışıklaşınca biyoloji "şefkati kapat, savunmaya geç" diyor. Biz fare değiliz, beynimiz bu kadar basit bir anahtarla çalışmıyor ama bazen tahammülsüzlüğümüzün sebebini sadece karakterimizde değil, maruz kaldığımız o görünmez "kalabalıkta" aramak lazım.
58 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Topaloğlu
Hakan Topaloğlu
24.9K UP
Yazar 2 Mart 2013 22 dk.

Dünya, insanlığın doğum yeri. Gerek Güneş'e olan mesafesiyle, gerekse barındırdığı sıvı halde olan sularıyla, bildiğimiz kadarıyla üzerinde yaşam bulunan tek yer burası. Akıllı insan yaşamını da üzerinde barındıran bu gezegen, bizim üzerinde yürüyemeye başladığımız evreden itibaren bizi besliyor ve barındırıyor. Vücudumuz için hayati öneme sahip sularını içebiliyoruz, ısınmak için kömür ve gazlarını kullanıyoruz, nefes almak içinse ağaçları... Ama bu güzel ve hayat dolu mavi gezegenimizin jeolojik sicili korkunç ve inanılmaz yok oluşlarla dolu. Dünya tarihinde, canlılığı neredeyse tamamen yok olmanın eşiğine getiren 5 büyük toplu yok oluş yaşandı. Bu yazımız da, bu kitlesel yok oluşlar ile ilgili olacak.

Jeologların elde ettiği "zirkon" kristalleri üzerinde yapılan radyometrik yaş tarihi ölçümlerine göre gezegenimiz 4.5 milyar yıl yaşında. Bu zaman zarfında çok şey yaşandı. Örneğin yaşam dediğimiz biyokimyasal olgu, 4 milyar yıl kadar önce koaservat adını verdiğimiz bakteri-benzeri varlıklarla başlamıştır. Daha sonra bu koaservatlar, bugünküne daha benzer olan tek hücreli organizmalara ve nihayetinde bakterilere evrimleşmiştir. Düşük oksijen düzeyleri, bakterilerin belirli boyutların üzerine çıkabilmesine ve koloniler kurmasına genel olarak engel olmuştur.

172
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ebrar Özgen Arslan
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Elektronlar gibi temel parçacıklar elektrik yüküne sahiptir ve kuantum spin özelliği taşır. Elektronların spinleri ve çekirdek etrafındaki yörüngesel hareketleri, atomik ölçekte manyetik alanlar oluşmasına neden olur.[2] Bu etki, çok sayıda atomun bir araya gelmesiyle gözlemlenebilir manyetik davranışlarına dönüşür. Bu tür sistemlerin oluşturduğu manyetik etki, manyetik moment veya manyetik dipol momenti kavramları ile tanımlanır.

Manyetik moment, bir nesne veya sistemin manyetik alan ürettiğinde sahip olduğu manyetik güç ve yönelimleri belirleyen vektörel niceliktir. Örneğin elektrik akımı döngüleri, bazı astronomik cisimler ve temel parçacıklar manyetik momente sahip nesnelerdir. Nesnelerin konumları bu vektörün manyetik alan çizgilerine paralel hale gelme eğilimindedir.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bilgehan Karaca
Yazar 3 Aralık 2018 4 dk.

Hani ara sıra "Bilim adamları bunu açıklayamadı!", "Bilim dünyası şokta!" minvalinde haberler çıkıyor, çoğunun altı boş çıkıyor, spekülasyona dayalı bilim basınımızın çok kötü çevirilerinden ibaret oluyor ya, işte böyle olmayan bir durumdan bahsetmek istiyorum size. Bu konuda hakikaten "Bilim dünyası suskun!" idi yakın zamanlara kadar.

Yeni Dünya kıtalarından gelen birçok endemik tür var biliyorsunuz. Kakaodan lamalara, pumalardan domatese kadar birçok canlının birkaç yüzyıla kadar yaşam alanı Amerika kıtalarıydı. Bunlardan biri de bizim tatlı patates olarak tanıdığımız Ipomoea batatas, Orta Amerika'nın yerli mahsülü. Radyokarbon verilerine göre en az 5000 yıldır kıtanın çiftçilerince üretilen bir tarım ürünü. Tüm Güney Amerika'da bilinip yemeklerde kullanılıyor, Peru'da "ceviche" denen bir deniz ürünü salatası çeşidinde, Arjantin'de tatlılarda, Şili'de haşlama usülü doğrudan bir öğünde afiyetle yeniyor. Hafifçe umami tat içerdiği ve bir bitkisel ürüne göre rekor düzeyde verimli bir enerji kaynağı olduğu için (hektar başına 70 bin kilokalorilik enerji üretimi) çok da seviliyor. Ayrıca suyu sıkılıyor ve coğrafî keşiflere dek Avrupalıların bir çeşit deniz sülüğünden nice zorluklarla ürettiği mor tekstil boyası bu sudan kolayca elde edilebiliyor.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özgem Uysal
Özgem Uysal
125.3K UP
Yazar 22 Ağustos 2021 20 dk.

Akraba evliliği, birbiriyle akraba olan kişilerin evlenmesi ve çocuk yapmasına verilen bir isimdir. Eğer evlenen ve üreyen bireyler kuzenlerse, buna kuzen evliliği, eğer evlenen ve üreyen bireyler ebeveyn-yavru ilişkisine sahipse, yavrunun yaşına bağlı olarak bu pedofili, çocuk istismarı, ensest ve/veya soy içi üreme gibi isimlerle anılır.

Bu terimler arasında belli başlı farklar olsa da, hepsi birbiriyle ilişkilidir: Örneğin pedofilik ilişkilerde belli yaşlar ve taraflar arasında belli bir yaş farkı aranır; ancak kuzen evliliklerinin hepsi pedofilik olmak zorunda değildir. Benzer şekilde, ensest ilişkiler genellikle aynı aileden olan kişilerin üremesi olarak görülse de (ve dolayısıyla bir tür akraba evliliğine işaret etse de), bazen üvey aile, evlat edinilen çocuklar, aynı klandan veya soydan olan daha uzak akraba kişiler arası ilişkiye işaret etmek için de kullanılabilir.

114
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ekim 2022 14 dk.

Akademik temeli ekonomi sahasında olan Meksikalı politikacı Josefina Eugenia Vázquez Mota, istatistiklerle ilgili şöyle söylüyor:

Gerçekten de istatistikler son derece tehlikeli oyuncaklardır. Birçok bilim insanı ve filozof buna dikkat çeken sözler söylemişlerdir. Örneğin Mark Twain, "Gerçekler inatçı olsa da, istatistikler daha fazla eğilip bükülebilir yapıdadır." diyerek tehlikeye işaret etmiştir. Kimi zaman Twain'e, kimi zamansa İngiliz başbakanı Benjamin Disraeli'ye atfedilen bir diğer meşhur söz ise şöyledir:

106
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 2 dk.

Nanometre, SI yani Uluslararası Birimler Sisteminde bir metrenin milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Matematiksel olarak 1x10−9m1x10^{-9}m olarak ifade edilir. Bir metreyi bir milyar eşit parçaya böldüğümüzde her parça 1 nanometredir. Nano kelimesi etimolojik olarak Yunanca "cüce" anlamına gelen "nanos" kelimesinden gelmektedir.[1] Ölçek; atomların, biyomoküllerin ve pek çok modern nanoteknolojik yapının boyut aralığını temsil etmektedir.[3]

Nanometreyi çok daha iyi anlayabilmek adına milimetre (mm) ve mikrometre (μm) ile kıyaslayabiliriz. Neredeyse hepimiz milimetreye aşinayız, gündelik hayatta çok ufak olarak kabul ettiğimiz ölçüler artık bunlar oluyor. Yaptığımız mekanik tasarımların önemli bir kısmı, milimetrik hataları tolere edebiliyor. Bu noktada 1 milimetrenin, 1 metrenin 1000'de 1'i ya da 1 santimetrenin 10'da 1'i olduğunu hatırlayalım.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Kaan Özgencil
İbrahim Kaan Özgencil Seslendiren 26 Eylül 2021 1:12:49
Biyolojik çeşitliliği ölçmenin bir yöntemi olan fonksiyonel çeşitlilik canlı çeşitliliğini tür kimlikleri üzerinden değil ekolojik özelliklerin üzerinden...
21
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 17 Ağustos 2024 4 dk.

Gezegenimiz bir zamanlar bir kartopu gibiydi. Yaklaşık 635 ile 720 milyon yıl önce, Dünya tamamen kalın bir buz tabakasıyla kaplıydı. O dönemde kısmen çorak olsa da bu periyot sonunda bu tabakanın karmaşık yaşamın başlaması için çok önemliydi. Şimdi ise uluslararası bir ekip, İskoçya ve İrlanda'daki Port Askaig Formasyonu'nda "Kartopu Dünya"nın en eksiksiz jeolojik kaydını bulduklarını düşünüyor. Bu devasa kaya grubu, muhtemelen yaşamda büyük bir patlama yaşanmadan hemen önce, 662 ila 720 milyon yıl önce oluştu. Bulgular, 15 Ağustos'ta Journal of the Geological Society of London dergisinde yayınlandı. Çalışmanın eş yazarı ve Londra Üniversitesi Akademisi jeoloğu Graham Shields şöyle anlatıyor:

Bu çalışmada incelenen eşsiz kayaların tarihi, 60 milyon yıl süren Sturtian buzul çağına kadar uzanıyor. Bu buzul çağı yaklaşık 635 ila 720 milyon yıl önceki Kriyojeniyen Dönemi'ndeki iki büyük donma olayından biridir. Kriyojeniyen'den önce milyarlarca yıl boyunca gezegen çok daha sıcaktı ancak Dünya'daki yaşam genellikle tek hücreli organizmalardan ve alglerden oluşuyordu.

10
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Metehan T
Üye 2 gün önce
Geçirilen herhangi virüs mutasyon ya da başkalaşım geçirmeden bağışıklık sistemimize zarar verebilir mi?
177 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)