Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Meltem Çetin Sever
Yazar 27 Mayıs 2020 4 dk.

İngiltere'nin Derby şehrinde gözlemlediğimiz Avrupa leş kargası türü. Gözlemlediğimiz tür, diğer bireyler ile birlikte bataklık bir alanda zaman geçiriyordu. Gözlemlediğimiz kadarı ile topluca hareket etmeyi seviyorlardı.

Avrupa leş kargasının tüyleri, dikkatli bakıldığı zaman yeşil ve mor parlaklığına sahip siyahtır. Gagaları, bacakları ve ayakları da siyahtır. Bayağı kuzguna benzemektedirler fakat büyüklükleri farklıdır. Kuzgunlar ortalama 63 santimetre iken, Avrupa leş kargası 48-52 cm civarındadır. Ağırlıkları ise 400-600 gram civarındadır. Erkek ve dişiler birbirine benzer.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yağızhan Atmaca
Yazar 1 Aralık 2019 28 dk.

Bu yazımızda, “DeepFake” kavramı ve uygulamaları üzerine düşüneceğiz ve odaklanmaya çalışacağız. “DeepFake” kavramı altında hem kitlesel algı yönetimi ve toplum mühendisliğine hem de internet kullanıcılarına yönelik kişiselleştirilmiş saldırılara zemin hazırlayacak yeni bir teknoloji uygulamasından söz edeceğiz. “DeepFake” kavramını “siber savaş” dediğimiz ve elektronik bilgi sistemlerine zarar verme, veri, bilgi ve kimlik hırsızlığı odaklı saldırı yöntemleri temelli olgunun “yapay zeka” desteğinde kazandığı yeni bir boyut olarak ele alacağız. 

Yazının devamında öncelikle bilişsel sibernetik sistemlerin ve artık elektronik sistemlerin de temelindeki veri (İng: "data"), anlamlı bilgi (İng: "information"), yararlı bilgi (İng: "knowledge") ve uygulanmış bilgi (İng: "wisdom") piramidine dair hatırlatıcılar vereceğiz. Bu hiyerarşiyle bağıntılı olarak, “DeepFake” kavramının sizin üzerinizde, hayatı, olguları, olayları algılamanız, duygu ve düşüncelerinizin günümüz internet iletişim kanalları ile nasıl yönetilebileceği, kandırılabileceği ve sizden başlamak üzere, bir toplumun nasıl yönetilebileceği ya da yine sizden başlamak üzere, kişilerin internet üzerinden topluma karşı nasıl istismar edilebileceği, kandırılabileceğine değineceğiz.

95
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
121.3K UP
İnceleyen 2 saat önce
Arkeofili, Türkiye’de arkeoloji ve tarih bilgisini kamusal alana taşıma iddiasıyla ortaya çıkan, dijital çağın önemli ama tartışmalı bilgi platformlarından biri olarak değerlendirilebilir. Temel katkısı, akademik arkeoloji bilgisini sosyal medya ve dijital içerik yoluyla geniş kitlelere ulaştırmasıdır. Ancak bu katkı, biçim ile içerik arasındaki gerilim nedeniyle eleştirel bir değerlendirmeyi de zorunlu kılar.

Arkeofili’nin en güçlü yönü, arkeolojiyi “uzak ve elit” bir disiplin olmaktan çıkarıp merak uyandıran, erişilebilir bir anlatıya dönüştürmesidir. Kazılar, eserler, mitler ve tarihsel figürler, kısa ve dikkat çekici içeriklerle sunulur. Bu, özellikle arkeolojiyle profesyonel olarak ilgilenmeyen bireylerde tarihsel farkındalık oluşturma açısından değerlidir. Arkeolojiye yönelik ilgiyi artırmak, günümüzde başlı başına politik ve kültürel bir kazanımdır.

Bununla birlikte Arkeofili’nin yaklaşımı, zaman zaman popülerleştirme ile basitleştirme arasındaki ince çizgide sorunlu bir noktaya kayabilmektedir. Akademik belirsizlikler, tartışmalı hipotezler veya metodolojik sınırlar çoğu zaman yeterince vurgulanmaz. Arkeolojik bilginin doğası gereği ihtiyatlı ve geçici olması gerekirken, içeriklerin bazıları kesinlik duygusu yaratacak şekilde sunulabilmektedir. Bu durum, bilginin popüler dolaşımında kaçınılmaz olan “hikâyeleştirme” riskini beraberinde getirir.

Arkeofili’nin bir diğer dikkat çekici yönü, arkeolojiyi yalnızca bilimsel bir alan değil, kültürel kimlik ve tarihsel aidiyet meselesi olarak ele almasıdır. Bu yaklaşım, toplumsal hafıza açısından önemli olmakla birlikte, bazen güncel politik söylemlerle örtüşen bir seçiciliğe yol açabilir. Arkeolojik verinin çağdaş kimlik tartışmalarına malzeme edilmesi, dikkatli bir etik çerçeve gerektirir.

Öte yandan Arkeofili, Türkiye’de akademi–kamu arasındaki iletişim kopukluğunu görünür kılması açısından da işlevseldir. Akademik arkeolojinin kendi içine kapalı dili, bu tür platformlar sayesinde sorgulanmakta; “bilgi kimin içindir?” sorusu yeniden gündeme gelmektedir. Bu bağlamda Arkeofili, yalnızca bir bilgi aktarıcısı değil, aynı zamanda akademik iletişimin sınırlarını zorlayan bir ara yüz olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak Arkeofili, arkeoloji bilgisini yaygınlaştırma konusunda önemli bir kamusal işlev üstlenmektedir; ancak bu işlev, akademik titizlikle sürekli dengelenmediğinde bilgi ile yorum arasındaki sınır bulanıklaşabilmektedir. En sağlıklı okuma, Arkeofili’yi ne mutlak bir otorite ne de yüzeysel bir popüler kültür ürünü olarak görmekten geçer. Onu, çağdaş bilgi dolaşımının imkânlarını ve risklerini aynı anda barındıran bir kamusal arkeoloji pratiği olarak değerlendirmek daha yerinde olacaktır.
Youtube Kanalı
9.3/10
(15 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 6 Ekim 2023 19 dk.

Türdiriltimi (İng:"De-extinction") kavramı, belki de bilim dünyasının görmüş olduğu en olağandışı ve ilginç kavramlardan biridir. Nesli tükenmiş canlıları, bir nevi yeniden hayata döndürme fikri, ilk duyulduğunda hem ilginç hem de neredeyse imkânsız gibi gelebilir. Ancak genel kanının aksine, bu fikrin gerçekleştirilebilirlik potansiyeli vardır ve hatta bazı başarılar elde edilmiştir. 2023 yılı itibariyle, türdiriltimi oldukça popüler bir araştırma alanı haline gelmiştir ve aldığı yatırımlar sayesinde de hızla gelişmektedir. Türdiriltimi, gelecekte ekosistem mühendisliğinden yapay rahim teknolojilerine kadar hayatımızın her alanını etkileyecek bir bilimsel araştırma sahası olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Türdiriltimi, 21. Yüzyılda popüler hale gelen bir kavram olmasına rağmen, kökenleri çok daha eski zamanlara dayanmaktadır. Bu konseptin izleri, 1900'lerin başlarına ve hatta Nazi Almanya'sı dönemine kadar gitmektedir. Kulağa ütopik bir olgu gibi geldiği için birçok insan, türdiriltiminin gerçekleştirilebilir olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Nitekim tarih boyunca çeşitli türdiriltim projeleri gerçekleştirilmiş; bazıları başarılı olmuş, bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

88
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.6K UP
Çeviren 19 Haziran 2018 24 dk.

Kuzey Pasifik Dev Ahtapotu (Enteroctopus dofleini) dişileri üç ya da dört yıllık bir ömüre sahiptir ve üreme döneminde tek seferde binlerce yumurta bırakır, ardından ölür. Öte yandan, olgunlaşmış bir kıyısal Sekoya ağacı (Sequoia sempervirens) asırlarca yaşayabilir ve her yıl milyonlarca tohum üretir (Şekil 1). [Editör notu: Sekoya ağacı ayrıca Amerikan kıyı çamı olarak da bilinmektedir.] Bu iki örneğin de göstermiş olduğu üzere organizmalar nasıl gelişim gösterdiklerine, büyümeleri için gereken sürelerde, olgunluğa ulaşma zamanlarına, belirli bir boyutta ne kadar yavru üretebildiklerine ve ne kadar süre yaşayabildiklerine göre çok belirgin farklılıklar gösterir. Bunların hepsini birden değerlendirdiğimizde organizmanın yaşam döngüsünü, yani yaşam öyküsünü; yaş, boyuta ve aşamaya bağlı gelişim, büyüme, olgunlaşma, üreme, hayatta kalabilme ve ömür uzunluğu oluşturmaktadır.  

Evrimsel ekolojinin bir dalı olan yaşam öyküsü kuramındaki esas gaye, türlerin yaşam öykülerindeki dikkate değer çeşitliliğin açıklanmasıdır. Öte yandan, yaşam öyküsü evrimini önemli kılan daha başka ve merak uyandrıcı bir sebep daha vardır. Doğal seçilim aracılı adaptasyon bireylerin Darwin Uyumu değişkenliğini temel almaktadır (Ç.N: Darwin Uyumu: Bir popülasyonun, takip eden nesiller boyunca kendisini oluşturan sayısını muhafaza edebilmesi ya da artırabilmesi) ve yaşam öyküsü karakterleri yaşama uygunluğun temel bileşenleri olan hayatta kalma ve üreme özelliklerini belirlemektedir. Bu nedenle yaşam öyküsü evrimi üzerine çalışmalar, evrimsel biyolojideki en temel konu olan adaptasyonu anlamakla ilgilidir.

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Yunus Emre Kapu
Alıntıyı Ekleyen 22 saat önce
Per Aspera Ad Astra
(Zorlukların içinden yıldızlara)
Kaynak: Bu söz kısa ve anlamlı bir cümle olmaktan çok bir hayat felsefesi. En azından benim için. Sözün kaynağının Antik Roma Felsefi düşüncesine dayandığı bilinir. Özellikle Stoacılık. Zamanla değişimlere uğramış ve bugünkü halini almış. Kimi zaman havacılık ile ilgili kuruluşların, kimi zaman askeri kurumların, kimi zamansa zorluklarla başa çıkmadan nbaşarı elde edilmeyeceğini bilenlerin yaşam felsefesi haline gelmiştir. İlginçtir, ben bu söz ile küçükken oynadığım bir oyunda karşılaşmıştım, oyunun son bölümünün ismi bu sözdü. Büyüdükçe daha fazla dikkatimi çekti ve araştırdığımda ise benimde hayat felsefem oldu.
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
121.3K UP
İnceleyen 1 gün önce
Tohumların Zaferi, Thor Hanson’un botanik bilgisini anlatı gücüyle birleştirdiği, doğanın en küçük ama en etkili aktörlerinden biri olan tohumları merkeze alan etkileyici bir bilim anlatısıdır. Hanson, bu kitapta tohumu yalnızca biyolojik bir yapı olarak değil, hayatta kalma, uyum sağlama ve yayılma stratejilerinin kusursuz bir örneği olarak ele alır. Kitap, insan merkezli ilerleme anlatılarını sessizce ters yüz eder; dünyayı şekillendiren gücün çoğu zaman gözden kaçan, küçük ve sabırlı varlıklara ait olduğunu hatırlatır.

Hanson’un temel başarısı, tohumu durağan bir nesne olmaktan çıkarıp adeta bir stratejiste dönüştürmesidir. Tohumlar, rüzgârla, suyla, hayvanlarla ya da zamanla yol alır; bazen yıllarca, hatta yüzyıllarca bekleyerek uygun anı kollar. Bu bekleyiş, pasif bir durgunluk değil, aktif bir dirençtir. Kitap boyunca tohumun “bekleme” kapasitesi, insanın aceleci zaman anlayışıyla karşılaştırılır. İnsan hızla tüketir, tohum ise sabırla var olur.

Tohumların Zaferi, evrimsel başarıyı yalnızca güç, hız ya da üstünlük üzerinden değil, esneklik ve uyum üzerinden okumayı önerir. Hanson, farklı coğrafyalardan örneklerle, tohumların iklim değişimleri, felaketler ve yok oluşlar karşısında nasıl hayatta kaldığını gösterir. Bu anlatı, doğanın zaferinin çoğu zaman görünür kahramanlarla değil, görünmez sürekliliklerle kazanıldığını düşündürür. Tohum, bu anlamda doğanın hafızasıdır; geçmişi geleceğe taşıyan biyolojik bir arşiv gibidir.

Kitabın dili, akademik bilginin ağırlığını okurun üzerine yığmadan ilerler. Hanson, bilimsel verileri hikâyelerle, saha gözlemleriyle ve tarihsel anekdotlarla harmanlar. Bu yönüyle kitap, sadece botanik meraklılarına değil, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek isteyen herkese hitap eder. Tohumların yayılma biçimleri anlatılırken, insanın göçleri, kolonizasyonu ve kültürel yayılımıyla kurulan örtük paralellikler, kitabın felsefi derinliğini artırır.

Tohumların Zaferi, insanın doğa üzerindeki hâkimiyet iddiasını sessiz ama güçlü bir biçimde sorgular. İnsan uygarlıkları yükselip çökerken, tohumlar bekler; koşullar değiştiğinde yeniden filizlenir. Bu perspektif, insana hem mütevazı hem de umut verici bir bakış sunar. Çünkü tohumların hikâyesi, yok oluşun değil, devamlılığın hikâyesidir.

Sonuç olarak Tohumların Zaferi, küçük olanın gücünü, sabrın direncini ve yaşamın inatçı sürekliliğini anlatan etkileyici bir eserdir. Hanson, okuru doğaya yukarıdan bakan bir gözlemci olmaktan çıkarıp, onun döngülerine hayranlıkla bakan bir tanığa dönüştürür. Bu kitap, doğayı anlamanın, onu kontrol etmekten değil; onunla aynı ritmi duymaktan geçtiğini hatırlatan, sakin ama derin bir zafer anlatısıdır.
Puan Ver
Tahıllar, Kabuklu Yemişler, Çekirdekler ve Taneler Bitkiler Âlemini Nasıl Fethetti, İnsanlık Tarihini Nasıl Biçimlendirdi?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Yasin Aktaş
Yasin Aktaş
53.7K UP
Üye
Son 4-5 yıldır neredeyse merak ettiğim her konuda ilk olarak evrim ağacı ne diyor diyerek yanımda olmanızdan ve evrim ağacının sıkı bir takipçisi olmaktan gurur duyuyorum. Nice 10 yıllar
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
8
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Ağay
Anıl Ağay
104.1K UP
4 gün önce
Viyana Filarmoni Orkestrası, Yeni Yıl Konseri 2026

3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Yazar 6 gün önce 7 dk.

Efes Antik Kenti kültürel bakımdan çok önemli eski bir Yunan şehri olup Efes'te yerleşimin izleri MÖ 7000'lere kadar dayanmaktadır. Antik kent, halihazırda İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunmaktadır. Bölgede Çukuriçi Höyük gibi Neolitik yerleşimin izlerine rastlanmaktadır. Kaystros (Küçük Menderes) deltası ve kıyı çizgisi zamanla değiştiği için hem yerleşim yeri hem de liman alanlarının zaman içinde farklı konumlara kaymıştır.[1]

Efes, Helenistik ve Roma İmparatorluk dönemlerinde oldukça önemli bir liman kentiydi. Bu nedenle çağının önde gelen ticaret ve politika merkezleri arasında yer alıyordu. Ayrıca Anadolu'nun yerel ana tanrıça geleneklerinden etkiler taşıyan Artemis Ephesia kültürünün büyük tapınağı Artemis Tapınağı gibi yapılara sahip olması, Efes'in kültürel bağlamda da özel bir kent olmasını sağlamıştır.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
113.5K UP
Gözlemi Yapan 14 Temmuz Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe mezarlığında gözlemlenmiştir.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Berru Nehir Tetik
Türü Ekleyen 17 Temmuz 2024
Japon uçan mürekkep balığı veya Japanese flying squid, bilimsel olarak "Todarodes pacificus" olarak bilinen Ommastrephidae familyasından bir kalamardır. T. pacificus, Japonya'nın batısında Japon Denizi ve Doğu Çin Denizi'nin yanı sıra doğu Japonya açıklarındaki Oyashio ve Kuroshio Akıntı Sistemleri'nde bulunur. Japonya, genellikle dünyanın en büyük üç kafadanbacaklı balıkçılığından biri olarak kabul edilen ve en büyük hedeflerinden biri olan kalamar balıkçılığında öne çıkmaktadır. Uçabilme yeteneğiyle tanınan bu tür, denizin üstünde kısa mesafelerde süzülerek seyahat edebilir.
6
Yaşam Ağacı Gözlemi
Dila Dila
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Gaziantep
Ben gaziantep'in bir köyünde oturuyorum , bizim bahçemizde bu kırmızı böceklerden var ve küçükken toprakla oynarkende hep görürdüm bence bu böcekler her yerde var
21
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Fermiyon
Eren Fermiyon
63.6K UP
İnceleyen10 19 Mayıs 2022
David Attenborough'un yaptığı çoğu, hatta tüm belgeselleri gibi bu da gâyet güzel
10.0/10
(22 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : David Attenborough: A Life on Our Planet
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zübeyir Aküzüm
Biyolog 21 Şubat 2020 Sen de Cevap Ver

Aslında yüz üstü yatanlarda, stresli dönemlerde, alkol tüketenlerde, yer değişikliklerinde daha sık görülür. Ama kişilere göre bazı olaylar değişebilir. Konu ile ilgili ekteki kaynaktan ayrıntıları okuyabilirsiniz.

793 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Evrim Ağacı. (21 Şubat 2020). Alındığı Tarih: 21 Şubat 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close