Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Blog Yazısı
İlker Bülbül
Blog Yazarı 2 dk.

İlk bakışta çok basit bir şeydi: yeni çıkan Samsung Galaxy Tab S10 Ultra’yı aldım. Dev gibi ekran, akıcı performans, kalem desteği… Her şey muhteşemdi. Ama kutuyu açtığımda tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradım. Adaptör yoktu. Evet, 40 bin TL’ye yakın bir tablet alıyorsun ama içine şarj aleti koymuyorlar. Bu, bana göre sadece ayıp değil; aynı zamanda kullanıcıya yapılmış ciddi bir saygısızlıktı.

Yapacak bir şey yoktu. Tableti bir şekilde şarj etmem gerekiyordu. Gittim, uygun fiyatlı, üzerinde kocaman “65W hızlı şarj” yazan bir adaptör aldım. Güya hızlıydı. Kutuya öyle yazmışlardı. Tableti taktım, şarj olmaya başladı ama bir gariplik vardı. Yüzde 20’den 80’e gelmesi 3-4 saati buldu. O anda anladım: bu “hızlı” sadece kutuda yazıyordu, gerçekte ise taş devri şarjı gibiydi.

15
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 1 Ocak 2018 13 dk.

Pozitif bilimlerde araştırmanın güzel tarafı, bir gizemi çözmekten çok, o gizemin kendisi olmaktadır. Gizli olan bir şey açığa çıktığında artık, çekiciliğini yitirir. Öte yandan mitokondri, hem ökaryotik hücreler için enerji üretme mekanizması olarak, hem de ökaryotik hücreye evrimleşmedeki rolü ile hala cevaplanmayı bekleyen gizemlere sahiptir.

Birçok soru cevaplanmayı beklemektedir: İlkel hücreler nasıl oldu da spontan proton aşamalı değişimini kullanabilir hale geldi? Mitogenomda (Mitokondriyal genomda) bulunan genler neye göre ve nasıl konak hücrenin nükleer genomuna entegre oldu?

162
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Dwae8Bin ★
İnceleyen10 6 gün önce
İlk öncelikle söylemeliyim ki çok güzel bir filmdi. İzlerken uğraşıldığını ve emek sarf edildiğini hissettim. Bir müzik grubu için gayet güzel bir filmdi. Bence filme gitmek için grubu tanımaya gerek yok, filmi izlerken salondaki insanlardan zaten hazır bir elektrik alıyorsunuz. Özellikle filmde üyelerin sözleri bazen insanı düşündürüyor; "benim sevdiğim grup neler yaşıyor?" veya "bu grubu sevmeli miyim?". Herkesin gitmesini tavsiye ederim, ama bu benim şahsi görüşüm. Hareketli, rock tarzı, EDM türü müzikler seviyorsanız gidebilirsiniz. Seviyorsanız yeni bir grup keşfetmiş olursunuz. Umarım yorumum bazı insanları düşündürür -iyi veya kötü yönlü olsa da- iyi günler :)
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Onat Gürbüz
Onat Gürbüz
60.7K UP
Çeviren 30 Haziran 2019 3 dk.

Biraz vücut yağına ihtiyacımız vardır ama çok fazla değil; yetişkinliğe ulaştığımızda bu yağlar enerji depolamak için birikir ve istenmeyen yağlı bölgelerimizi oluşturur. Çoğu insan yağ hücrelerinin hepsinin aynı olduğunu düşünür. Aslında, kahverengi ve beyaz üzere iki farklı yağ hücremiz vardır. Görünüşe göre kahverengi yağ hücrelerinin çok işlevsel bir özelliği var ki, o da kalori yakmaları.

Bilim insanları kahverengi yağ hücrelerinin varlığından uzun zamandır haberdardı ama 2009'da yayınlanan bir araştırma kahverengi yağ hücrelerine bakışımızı tamamen değiştirdi. Kahverengi yağ hücreleri, beyaz olanlardan farklı olarak bizi sıcak tutabilmek için ısı üretirler. Bu durum, özellikle titreyerek kendilerini ısıtamayan bebekler için çok yararlıdır. Bundan dolayı, bilim insanları uzun zamandır bu yağ türünün sadece bebeklerde bulunduğunu düşünmekteydi fakat 2009 yılında New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan çalışmalar yetişkinlerin de bu yağdan bir miktar bulundurduğunu ortaya koydu.

71
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Turan Tufan
Turan Tufan
65.1K UP
Yazar 10 Nisan 2011 12 dk.

Memelilerin bilimsel deneylerde kullanılmasının mümkün olduğunca kısıtlanması gerekliliği, biyomedikal çalışmaların farklı pek çok alanında hücre kültürlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasına yol açmıştır. Hücre kültürleri mikrobiyolojide özellikle virüslerin üretilmesi ve tanımlanması, virüs aşılarının üretimi amacıyla kullanılmaktadırlar. Yeni yüzyılda ise kanser araştırmalarının hız kazanması ile özellikle kanser ilaçlarının geliştirilmesinde, etkilerinin saptanmasında hücre kültürleri özellikle büyük önem kazanmıştır.

İlk defa 1951 yılında Baltimore’da (ABD) servikal kanser nedeniyle takip edilen Afrika kökenli Amerikalı bir hastanın kanser dokularının laboratuvarda kültürü başarılabilmiştir. Henrietta Lack adındaki hasta kanserin yayılması sonucu ölmüş ancak ölümsüz hücrelerinin kültürü adına atfen HeLa adı ile dünya genelindeki laboratuvarlara talep nedeniyle dağıtılmıştır. Bu olayın ilginç diğer yanı ailesinin uzun yıllar bu hücrelerin tüm dünya genelinde yaşamaya devam ettiğinden haberdar olmamalarıdır. Kanser hücrelerinin ölümsüz olması ve çok kolay üretilebilmeleri çalışmalarda hücre kültürü gerektiren araştırmalara hız kazandırmıştır. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu (American Type Culture Collection, ATCC) ve Avrupa Hücre Kültür Koleksiyonu (European Collection of Cell Culturu, EACC) hücreler için ana kaynaklardır ve 80 farklı türe ait 4000’den fazla hücre kültürünü bünyesinde bulundurmaktadır.

81
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
128.8K UP
Çeviren 2 Aralık 2008
Pazar günü, gökyüzü sanki Dünya’nın büyük bir bölümüne gülümsedi. Dünyanın dört bir yanında görülebilen şey, Ay’ımız ile Venüs ve Jüpiter gezegenlerinin alışılmadık bir üst üste gelişiydi. Doğru zamanda çekilen fotoğraflar, yakınmış gibi duran Jüpiter ile Venüs’ün gezegen kavuşumu yanına denk gelince, hilal Ay’ın bir gülümseme gibi göründüğünü gösterdi. Yukarıdaki kare, 30 Kasım 2008’de gün batımından sonra, Mt. Wilson Observatory’den Los Angeles’a, California’ya, ABD’ye bakarken görünen manzarayı yakalıyor. Gökyüzünde en yukarıda ve en uzakta görünen gezegen Jüpiter. Ona göre belirgin biçimde daha yakın olan Venüs ise Jüpiter’in sol alt tarafında seçiliyor; Dünya’nın atmosferindeki bulutların arasından, alışılmadık derecede mavi görünerek parlıyor. En sağda, ufkun üzerinde Ay’ımız var; büyüyen hilal evresinde. Ay ışığıyla aydınlanan ince bulutlar da sıra dışı bir turunculuğa bürünmüş. Görüntünün alt kısmına Los Angeles’ın tepeleri yayılıyor; çoğunun üstünde ince bir pus tabakası var. En solda ise LA gökdelenleri seçilebiliyor. Venüs ile Jüpiter’in kavuşumu, bu ayın büyük bölümünde gün batımından sonra batı yönünde görünür olmaya devam edecek. Ancak bu görüntü çekildikten birkaç saat sonra Ay, uzaktaki ikiliye yaklaştı; kısa süreliğine Venüs’ü örttü ve sonra yoluna devam etti.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.2K UP
4 gün önce
Kaliforniya Balık ve Av Komisyonu, 13 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği oylamayla, eyaletin Merkezi Sahil ve Güney bölgelerinde yaşayan dağ aslanı popülasyonlarını resmen "tehdit altında" türler listesine dahil etti. San Francisco sokaklarında dolaşan bir dağ aslanının yarattığı yankının hemen ardından gelen bu oybirliği kararı, otoyollar ve yoğun yapılaşma nedeniyle yaşam alanları parçalanan bu yırtıcıların akraba çiftleşmesi sonucu nesillerinin tükenmesini engellemeyi hedefliyor. Eyaletteki toplam dağ aslanı nüfusunun yaklaşık üçte birini kapsayan bu yeni hukuki koruma, inşaat projelerinde daha sıkı çevresel denetimler getirecek ve ekolojik dengenin korunması adına habitat birleştirme projelerine ayrılan fonları artıracak. Hayvancılıkla uğraşan kesimin güvenlik endişelerine ve inşaat sektörünün maliyet itirazlarına rağmen bilim insanları, "ekstinksiyon girdabı"na giren bu karizmatik yırtıcıların hayatta kalması için bu yasal zırhın son şans olduğunu vurguluyor.
301 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Haziran 2019 31 dk.

Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren'imizin oluşmasını mümkün kılan âna verilen isimdir. Yani tıpkı kara deliklerin merkezinde bulunan tekillik gibi, Evren'in başlangıcında da bir tekillik bulunmaktadır. Evren, bu tekil noktadan başlamış ve bugünkü haline doğru evrimleşmiştir. Evren'in şu andaki büyüklüğünü tam olarak bilemiyoruz; ancak Evren'in gözleyebildiğimiz kadarının 93 milyar ışık yılı çapa sahip bir küre olduğunu biliyoruz. Evren'in büyüklüğüyle ilgili detayları buradaki yazımızdan okuyabilirsiniz.

Albert Einstein, 1915 yılında uzay ve zaman algımızı kökünden değiştiren Genel Görelilik Teorisi’ni ortaya attığı zaman denklemlerin statik olmayan bir evreni gösterdiğini fark etti. O zamanlarda Evren’in genişlediğine veya daraldığına dair bir gözlem olmadığı için Einstein denkleme "Kozmolojik Sabit" adıyla bilinen bir parametre koydu, bu parametre boş uzayın enerjisini temsil ediyordu ve kütle çekimin etkisini yok ederek Evren’in statik bir biçimde kalmasını sağlıyordu.

483
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Berat İlgin
Yazar 1 gün önce 4 dk.

NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.

Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eymen Şengül
Eymen Şengül
38.5K UP
Yazar 25 Ekim 2024 44 dk.

Arılar, Hymenoptera takımının Apoidea üst familyasına ait, kanatlı, tüylü ve çoğunlukla sosyal böceklerdir. Bitkilerin tozlaşmasında kritik bir rol oynayarak hem doğal ekosistemlerin sürdürülebilirliğini hem de tarımsal üretimi desteklerler. Bu nedenle, arıların ekosisteme katkıları bal üretiminden ibaret değildir, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insanlığın besin güvenliği için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler.

Yaklaşık 100 milyon yıl önce çiçekli bitkilerin küresel olarak yaygınlaşması, günümüzde arı olarak bildiğimiz vejetaryen eşek arıları için yeni bir fırsatlar dünyası açtı. Bu adaptasyon radyasyonu, farklı çevreler, habitatlar ve çiçeklere uyum sağlayan farklı arı türlerinin evrimine yol açtı. Tahmini 20.000 arı türü, yedi ayrı aileye sınıflandırılır. Bu aileler, arıların hortumlarının ortalama uzunluğuna göre üç geniş gruba ayrılabilir:

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
0
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Bir kıvılcım çakalım bu ateş tutuşur. Kimin tutuşturduğu önemli değil biz vazifemizi yapmış oluruz.
Kaynak: Özdemir Bayraktar: Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
119.3K UP
Fen bilgisi öğretmeniyim 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu durum temel olarak kimyasal özelliklerinden kaynaklanır. A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünür. Yağ dokularımız ve karaciğerimiz yağ yapısında olduğu için bu vitaminleri depolayabilir. Bu yüzden bu vitaminler vücutta birikebilir ve fazlası toksik bile olabilir.

B ve C vitaminleri ise suda çözünür. Kan ve hücre içi sıvılar su bazlıdır; bu vitaminler fazla alındığında depolanmak yerine idrarla atılır. Vücut onları uzun süre tutamaz, bu yüzden düzenli alınmaları gerekir.

Mineraller ise vitaminlerden farklıdır; bazıları (örneğin demir, kalsiyum) belirli dokularda depolanabilir. Ancak çoğu mineral suda çözünmüş iyonlar hâlinde bulunduğu için büyük miktarlarda vitamin gibi depolanmaz.

Tüm Reklamları Kapat

11
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ozgur Deniz
Üye 2 gün önce
Abilerim ablalarım oncelikle selam aklıma takılan bir kaç soru var. 9. Sınıfım ve iyi yerler kazanmak istiyorum notlarından gayet memnunum ama ilk dönem ailevi sorunlar yüzünden derslere hiç odaklanamadim . Genel olarak matematik gibi derslerde temelim az ve nerden nasıl çalışmalıyım bilmiyorum bana birisi ne yapmam gerektiğini söyleyebilir mi
1 Cevap
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 5 Mayıs 2012 4 dk.

Uzun zamanlardır bilim ile din arasında çeşitli şekillerde görülen çatışma, son birkaç on yıldır beyinde, "yaratılışımızdan gelen" bir "Tanrı noktası" olması gerektiği iddiası çevresinde de yoğunlaşmıştı. Dindarlar, beyinde mutlaka özel bir "Tanrı noktası" olması gerektiği iddia etmektedirler. Bu bölgenin, Tanrı'nın varlığına "nörolojik bir ispat" olacağı kanısındaydılar, zira beyinde, tamamen özelleşmiş bir "Tanrı noktası"nın varlığı, bu konunun beynimize ait diğer birçok konudan üstün olduğunu gösterecekti. Benzer şekilde bazı bilim insanları, beyinde "tanrı duygusuna" yönelik bir bölge bulunmasının, kişiler arasında bu konudaki yaklaşım farklarını izah edebileceğini ileri sürüyorlardı.

Geri kalan büyük bir grup bilim insanı ise, Tanrı ve din fikrinin insan beyninin evrimsel sürecinde gelişmiş, sıradan olgular ve savunma mekanizmaları olduğu, dolayısıyla beyinde tek bir bölge yerine birçok bölgeye dağılmış halde ruhani duyguları etkileyen bölgeler bulunması gerektiğini savunuyorlardı. Zira neredeyse insanı "insan" yapan bütün sosyal davranışlarımız, düşünce kapasitemiz, hayal gücümüz, vb. olgular, diğer hayvanlardaki gibi beynimizin çeşitli bölgelerine dağılmıştır (tabii insanda bu bölgelere katkı sağlayan alanlar daha büyüktür). Konuşma, nefes alıp verme, kan basıncı, kalp ritmi gibi hayati olgular ise genellikle tek veya en fazla iki bölgede yoğunlaşmış, çok güçlü kontrolü olan olaylardır. Dolayısıyla bilim insanlarının çoğu, insanın kültürel evriminde önemli bir role sahip olan ruhani duyguların, insanın biyolojik evriminde çok büyük önemi olmamasından ötürü, bu duyguların tıpkı sıradan davranışların olduğu gibi yaygın bir beyin dağılımı göstermesi gerektiğini düşünüyorlardı.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Psikoloji konusunda geliştirebilirsin.

Eser
Ece Müker
Ece Müker
601.2K UP
Eseri Ekleyen 6 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 9 Temmuz Türkiye, Ordu
Doğal ortamında fotoğraflayabildiğim bir Sukulent cinsi: Sedum! Kısaca yapraklarında su depolayan, kalın ve etli bitki grubudur. Alışık olduğumuz bazı sukulent türleri günümüzde balkonlarımızı süslüyor. Çoğu bitkinin aksine, birçok sukulentin stomaları (yapraklarının yüzeyinde bulunan küçük ağız benzeri yapılar) gündüzleri kapalı, geceleri açıktır. Sonuç olarak, sıcak-kuru gündüz saatlerinde su kaybı (terleme) en aza indirilir ve karbondioksit (CO2 ) alımı karanlıkta gerçekleşir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)