Albert Einstein'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Mektup (1933)

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Albert Einstein, 17 Eylül 1933 tarihinde Türkiye'ye bir mektup göndererek 40 Yahudi bilim insanının Türkiye'de idame edilmesi talebinde bulunmuştur. Mektubun geçerliliği, 1949 yılında Princeton Üniversitesi'nde öğrenci olan Münir Ülgür tarafından da doğrulanmaktadır. Ülgür, Einstein ile konuştuğunda, laf Türkiye ve Mustafa Kemal Atatürk'ten de açılmıştır. Ülgür'ün anlattığına göre Einstein şöyle demiştir:

"Biliyor musun, sizin ülkeniz asrın en büyük liderini yarattı."

Bir süre daha sohbet eden ikilinin arasında geçen konuşmada Einstein'ın söylediği şu sözler de ilgi çekicidir

"1930'lu yıllarda Atatürk'e bir mektup gönderdim. İsteğim, Türkiye'ye gitmek ve bir Türk üniversitesinde eğitim vermekti. Ne yazık ki kaderde yokmuş."

Einstein Türkiye'ye gelememiş olsa da, sözünü ettiği ve yukarıda verilen mektupta belirtilen 40 bilim insanı Türkiye'ye kabul edilmiştir. 1930'larda son derece meşhur olan Einstein ise, kendisini kabul eden 3 üniversite olan Oxford Üniversitesi, Caltech Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi arasından sonuncusunu seçmiş ve ABD'ye gitmiştir. Einstein, bu tercihini şöyle açıklamaktadır:

"Pricenton'ı seçtim, çünkü göreliliği kabul eden ilk üniversite oydu."

İlk etapta sadece mektuba bakarak hitabın kime yapıldığı kestirilemese de, mektup her ne kadar Maarif Vekaleti'ne (Eğitim Bakanlığı) ithafen yazılsa da, Türkiye Cumhuriyeti Başvekâleti Celilesi'ne (Başbakanlık) iletilmiştir. Dönemin başbakanı İsmet İnönü'dür. Sonradan öğrenildiği üzere, gerçekten de mektup doğrudan Başbakan İsmet İnönü'ye yazılmıştır.

1933 yılında Weimar Cumhuriyeti ile onun çöküşüyle doğan Almanya'nın ikinci cumhurbaşkanı olan Paul von Hindenburg, baskı altında çok yanlış bir karara zorlanarak "nasyonel sosyalist" olduğu iddiasında olan Nazi Partisi'nin lideri Adolf Hitler'i Cumhuriyet Şansölyesi olarak atadı. Zaten Yahudi düşmanlığının tırmanışta olduğu dönemde, Nazilerin yükselişe geçmesi ve "Stoßtruppen" (fırtına birlikleri) isimli askerlerle Yahudi avına çıkmaya başlamalarıyla birlikte Yahudiler Almanya'dan kaçmaya çalıştılar. İşte bu dönemde Sami M. Günzberg isimli Yahudi-Türk bir diş hekimi, Paris Yahudi Popülasyonunu Koruma Birliği Ulusal Konferansı'na katıldığı sırada onur konuğu olan Albert Einstein ile tanıştı. İkili, sohbetleri sırasında bir plan geliştirdiler. Plan dahilinde dönemin Türkiye Cumhuriyeti başbakanına Einstein tarafından bir mektup yazılması ve mektubun Sami Günzberg tarafından Türkçeye çevrilerek iletilmesi bulunuyordu. 17 Eylül 1933'te Einstein'ın yazdığı mektup, 30 Eylül 1933'te Sami Günzberg tarafından Türkçeye çevrildi. Üzerine Günzberg, bir de kapak mektubu yazarak konuyu izah eden bir yazı kaleme aldı. Bu belgelerin hepsi, aşağıda görülebilir. Kapak mektubunun belirttiğine göre, mektup şu adresten atılıyordu:

“Diş Tabibi, Sami Günzberg, Beyoğlu, İstiklal Caddesi, No. 356.”

Einstein tarafından kaleme alınan mektup şu şekildedir:

"Ekselansları,

OSE Dünya Birliği'nin şeref başkanı olarak, Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler , Almanya'da halen yürürlükte olan yasalar nedeni ile mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe , bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler , yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler.

Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi , birliğimize yapılan çok sayıda müracaat arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları , hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde bir yıl boyunca hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler.

Bu başvuruya destek vermek maksadıyla , hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etmek cüretini buluyorum.

Ekselanslarının sadık hizmetkarı olmaktan şeref duyan

Prof. Albert Einstein"

Ne var ki mektup ilk etapta Atatürk'ün eline geçmedi. İsmet İnönü, şu sözcükleri kullanarak talebi reddetti:

"Maaşları, bizim karşılayabileceğimizin çok ötesindedir."

Kısa sürede haber ve mektup, Mustafa Kemal Atatürk'e ulaştı. Derhal başbakanı, Eğitim Bakanlığı'nı ve Dr. Günzberg'i bir araya getiren bir toplantı ayarlayan Atatürk, Einstein'ın teklifini kabul etti. Kaleme alınan bir davet mektubu, tüm Yahudi bilim insanlarını kapsayacak şekilde genişletildi. Mektupta, yüksek öğretimin yeniden yapılandırıldığından bahsedildi. 

Ancak konu hakkındaki kaynaklar çeşitlidir. Örrneğin, Death on the High Sea: the Untold Story of the Struma isimli kitabın yazarları Franz ve Collins, bu fikrin ilk etapta zaten Atatürk'ten çıktığını belirtmektedirler. Kitaplarında şöyle yazarlar:

"Atatürk, Avrupa çizgilerine uygun bir şekilde ülkeyi modernleştirmek için hırslı bir yol haritası çizmişti. Geleneksel fesi yasakladı, bunun yerine vatandaşların fötr şapka giymelerini emretti. Latin alfabesini benimsedi, modern dans ve Avrupa müziğini halka tanıttı, başkenti Ankara'ya taşıdı... Bu sırada Atatürk'ün dişleriyle ilgili problemleri vardı. Bu nedenle dişçi Sami Günzberg'e gitti. Uzun diş tedavisi seansları boyunca Günzberg Atatürk ile konuştu, Hitler'in yükselişi dolayısıyla Yahudiler'in içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Türkiye'nin liderinin bir fikri vardı: En yetenekli Yahudiler'e mülteci statüsü önerebilirdi. Böylece bu beyinler, Türkiye'yi modern bir ülke haline getirebilirdi."

Dr. Günzberg'in geçmişinde sadece Atatürk'ü tedavi etmek yoktu. Sultan 2. Abdülhamit ve Vahdettin'in de dişlerini tedavi etmişti. Tabii ki Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü sonrasında Günzberg, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir doktoru haline gelmişti. Atatürk'ün dişlerini tedavi etmekle kalmamış, aynı zamanda Dolmabahçe Sarayı'nda kendisine bir diş koltuğu ayarlanmıştır. Günzberg, ayrıca İsmet İnönü ve Celal Bayar'ın dişlerini de tedavi etmiştir. 

Uzun lafın kısası, gerçekten de Yahudi, Alman ve Avusturyalı birçok bilim insanı, hekim, arkeolog, dilbilimci Türkiye'ye gelmiş ve Türkiye'nin yeni bilim insanlarını yetiştirmiştir. Dönemin Ermeni yapı ustaları meşhur olduğu için, bu kişiler Ankara'daki binaları Türkiye'nin başkentine yakışacak şekilde tasarlayıp üretmeleri için işe alınmıştır. Bu kişilerin sadece kendileri değil, aileleri ve asistanları da Atatürk'ün kabulüyle Türkiye'ye getirilmiştir. Bu kişiler, sonraki 10-15 sene boyunca tıp okulları, bilim ve teknoloji birimlerinde görev almış, özellikle İstanbul'da kendilerine bir yer edinmişlerdir. 

Tabii ki, 1950'li yıllarda İsrail'in kurulması sonucu bunların birçoğu İsrail'e ve ABD'ye göç etmiştir. John Hopkins, Harvard, Columbia ve Chicago gibi üniversitelere geçmişlerdir. 

Fakat ne olursa olsun, Türkiye'nin bugünlere gelişinde önemli rol oynayacak birçok kıymetli bilim insanı, az daha Türkiye'den geri çevrilecekken, Atatürk'ün duruma el atması sonucunda Türkiye'ye gelmişler ve kıymetli katkılar sunmuşlardır.

Konuyla ilgili kısa bir anlatım, aşağıdan izlenebilir:

Mektubun resmi arşivlerdeki Türkçe çeviri ve yorumuna aşağıdaki belgelerden ulaşılabilir:

Uğurböcekleri ve Yaprakbitleri

Burun Şekilleri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim