Evrim Ağacı

Akrepler Neden Mor Ötesi Işın Altında Parlayacak Şekilde Evrimleşti?

Akrepler Neden Mor Ötesi Işın Altında Parlayacak Şekilde Evrimleşti? How Stuff Works
Tavsiye Makale

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bilim insanları uzun bir süredir mor ötesi ışın altında akreplerin neden parlak yeşil olacak şekilde parladıklarını biliyorlardı; ancak bunun gizemini ancak 2011 senesinde çözebildiler. Yani bu yetenek, uzun süredir biliniyor olmasına rağmen, evrimsel sebepleri uzun bir süre karanlıkta kalmıştı.

Oklahoma Üniversitesi'nden biyolog Douglas Griffin bu "floresan" özelliği analiz etti ve akreplerin, daha önce hiç bilinmediği şekilde, etraftaki ışığı kuyruklarıyla algıladıklarını ortaya koydu! Bu "deriyle ışığı algılama" özelliği, akreplerin kaya altlarında hızla hareket edebilmesine izin verebilmesi sebebiyle evrimleşmiş olabilir. Gaffin, Animal Behavior dergisinde yayımlanan makalesinde şöyle söylüyor:

Akrepler çoğunlukla yalnız yaşayan hayvanlardır, gece avlanan (nokturnal) araknidlerdir ve UV (mor ötesi) ışık altında parlak bir cam göbeği-yeşil renkte parlarlar. Bu floresan özelliğin fonksiyonu bir gizemdir.

Gaffin ve ekibi akreplerin gözlerini bağladılar ve birçok farklı ışık altında onları test ettiler. Bulguları heyecan vericiydi: akreplerde kuyruk, "ikincil göz" olarak adlandırılabilecek şekilde işlev görmekteydi!

Hatta bu eklembacaklı hayvanların tüm vücutları bir ışık sensörü olarak görev yapmaktadır. Ortamdaki ışıkla ilgili bilgiyi sinirlere iletirler ve bu sebeple akreplerin vücudunun herhangi bir kısmı ışığı algılayabilir. Araştırmacılar makalede şöyle yazıyorlar:

Akrepin kütikulu (vücudu saran zırh kısmı) tüm vücudu bir ışık toplayıcı haline getirir ve bu da sinir sistemine bilgi aktarımını sağlar. Akrepler bu özelliği sığınak bulmak amacıyla kullanıyor olabilir, çünkü kütikulun herhangi bir kısmını engelleyerek kapatmak, sinyal aktarımını ortadan kaldırmaktadır.

Dolayısıyla UV ışını altında parlıyor olmaları, vücutlarında bulunan ışık algılayıcılarının bir ürünüdür. UV ışını altında vücutlarında algılayıcı olarak görev yapan kimyasalların bir kısmı bozunur ve sözü edilen renklerin etrafa saçılmasına neden olurlar.

Normalde akreplerin gözleri mavi-yeşil ışığa, UV ışınlara kıyasla daha az hassastır ve ortamdaki ışığın dalgaboyu, akreplerin davranışlarını da etkilemektedir. Eğer ki ortamda daha fazla UV varsa, bu ışığa çok daha güçlü bir şekilde tepki göstermektedirler. Bunun sebebi, akreplerin çoğu zaman gün batımından sonra aktif olması, dolayısıyla etrafı saran ve insan gözüyle algılanamayan UV ışınlara çok daha bağımlı olmalarıdır.

Bu Özellik Neden Tüm Vücutlarına Yayıldı?

Yapılan incelemelere göre, akreplerin gözlerinde tek bir rengi (mavi-yeşil rengi) algılayabilen reseptörler bulunmaktadır. Vücutlarındaki kimyasallar ise UV ışına duyarlıdır. Akrepler, vücutlarına düşen UV ışını floresan özellik sayesinde mavi-yeşile dönüştürmektedir ve bu sayede gözleriyle bu ışığı algılayabilmektedir.

Ancak yapılan incelemeler, sadece dönüşen ışığın algılanabilmesinden öte, UV ışının kendisinin de canlı tarafından algılanabildiğini göstermektedir. UV ışınlarla taşınan bilgiler, doğrudan sinir sistemiyle beyne aktarılabilmektedir.

Çok fazla şey söylemeye gerek yok, fotoğraf birçok şeyi anlatıyor. Birçok örümcek türünde olduğu gibi, akreplerde de yavrular doğar doğmaz genellikle annelerinin sırtına tırmanmaya çalışırlar (tıpkı memeli yavrularının anne memesi emmesi gibi, bu da genlerle kontrol edilen, içgüdüsel bir davranıştır). Anne, yavrularını ilk kez zırh değişimi yaşayabilecek yaşa gelene kadar sırtında taşır ki bu, genellikle 1-2 hafta sürer. Bu süreçte nadiren yavrularını besler. Kendisi beslenirken, yavrular da yiyecekten paylarına düşeni alırlar. Ancak kapsamlı ve sıcak duygulara dayanan yavru bakımı daha ziyade memeli ve kuşlarda görülür. Eğer ki bir anne acıkır ve yemek bulamazsa, rahatlıkla yavrularının büyük bir kısmını yemeyi tercih edebilir. Evrimsel süreçte hayatta kalmak, neredeyse her zaman üremeden önce gelir. Üreme olmaksızın hayatta kalmanın evrimsel bir anlamı yoktur; ancak hayatta kalamıyorsanız, zaten üremeyi düşünmeye başlayamazsınız bile...
Çok fazla şey söylemeye gerek yok, fotoğraf birçok şeyi anlatıyor. Birçok örümcek türünde olduğu gibi, akreplerde de yavrular doğar doğmaz genellikle annelerinin sırtına tırmanmaya çalışırlar (tıpkı memeli yavrularının anne memesi emmesi gibi, bu da genlerle kontrol edilen, içgüdüsel bir davranıştır). Anne, yavrularını ilk kez zırh değişimi yaşayabilecek yaşa gelene kadar sırtında taşır ki bu, genellikle 1-2 hafta sürer. Bu süreçte nadiren yavrularını besler. Kendisi beslenirken, yavrular da yiyecekten paylarına düşeni alırlar. Ancak kapsamlı ve sıcak duygulara dayanan yavru bakımı daha ziyade memeli ve kuşlarda görülür. Eğer ki bir anne acıkır ve yemek bulamazsa, rahatlıkla yavrularının büyük bir kısmını yemeyi tercih edebilir. Evrimsel süreçte hayatta kalmak, neredeyse her zaman üremeden önce gelir. Üreme olmaksızın hayatta kalmanın evrimsel bir anlamı yoktur; ancak hayatta kalamıyorsanız, zaten üremeyi düşünmeye başlayamazsınız bile...

Mavi İmparator Akrebi

Pandinus imperator olarak da bilinen bu mavi akrepler, sadece Batı Afrika'nın yağmur ormanlarında bulunurlar. Bilinen en büyük akrepler arasında yer alırlar ve 8 yıla kadar yaşayabilirler. Vücudu aslında diğer birçok akrep gibi siyahtır; ancak mor ötesi ışık altında masmavi bir renk alır. Aslında dediğimiz gibi birçok diğer akrepte de bu özellik vardır; ancak söz konusu türde bu durum biraz daha barizdir.

20 santimetreye kadar uzayabilen bu hayvanlar 30 gram civarında bir ağırlığa sahiptirler. Bilinen en büyük akrep olan 23 santimetrelik Heterometrus swammerdami türüne göre bu ölçüleri "rekor" uzunluk sayılmasa da ona fazlasıyla yakındır. 

Bu akreplerin kuyruklarının ucunda siyahımsı kırmızı bir iğne bulunur. Vücudunun "prosoma" denen ön kısmı 4 bölümden (segmandan) oluşur ve her birinde bir çift bacak bulunur. Kuyruğu, diğer birçok akrep gibi vücuduna doğru kıvrıktır ve uzundur.

Neyse ki bu ilginç canlıların imperatoksin ve pandinotoksinden oluşan zehiri insanlar için ölümcül değildir ve zehir düzeyi bir arınınki ile eşdeğerdir. Bu akrepler avlarını vücutlarını saran kılların titreşimi sayesinde tespit ederler ve zehirleriyle etkisiz hale getirerek yerler.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • D. D. Griffin, et al. (2012). Scorpion Fluorescence And Reaction To Light. Animal Behavior | Arşiv Bağlantısı, sf: 429-436.
  • R. Waugh. Why Did Scorpions Evolve To Glow Under Uv Light? The Answer Isn't A Passion For Disco. (2011, Aralık 30). Alındığı Tarih: 28 Temmuz 2019. Alındığı Yer: DailyMail | Arşiv Bağlantısı
  • E. Yong. Why Do Scorpions Glow In The Dark (And Could Their Whole Bodies Be One Big Eye)?. (2011, Aralık 23). Alındığı Tarih: 28 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Discover Magazine | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/05/2020 10:49:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2493

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Parazit
Kimyasal
Ribozim
Hücre
Evrim
Genom
Astronot
Teyit
Virüsler
Sars Virüsü
Psikoloji
Savunma
Zehir
Ara Geçiş Türleri
Adaptasyon
Haber
Canlı
Sinek
Hayvanlar Alemi
Eşcinsellik
Su
Yayılım
Yapay Seçilim
Cinsiyet
Cinsellik Araştırmaları
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İlkel insan meraklı gözlerle ve yavaş, kendinden emin olmayan adımlarla doğruladı. Şimdiyse belirsiz bir hedefe doğru aceleyle yürüyoruz.”
Arthur Conan Doyle
Geri Bildirim Gönder