Dil gücünü hakikatten alır, hakikat ise bilimden...
Çin’in büyük önderi Mao " Attığınız okun hedefi on ikiden vurup vurmadığı feryat figandan belli olur." derken aslında ne gerçek bir canlı hedefi ne de sahiden bir oku kastetmez. Yegane dayanağı bilim olan hakikati kasteder.
Yatkınlık ve yetenek fakat!
Evet birçok uğraş için ilk akla gelen bu iki olgu ve sanki gökten zembille inermiş gibi.
Oysa bu iki olgunun üstünü kazıdığımızda altından çok daha doğru ve bilimsel olan azar azar birikim ve emek çıkar.
Birikimin özü ise tıpkı sağlıklı bir insanın ilk koşulu olan dengeli ve çeşitli beslenmedir. Birçok kaynaktan ve alandan dengeli ve sürekli beslenme. Gerisi bu besinin sindirilip iş yapabilme kapasitesine yani enerjiye dönüştürülmesidir. Emek budur ve çokça yapılmış ve ayıklanmış hatanın artakalanıdır ki buna pratik diyoruz.
Dünyanın birçok mutfağının birikimine sahip, aynı zamanda kendini kurtaracak kadar da estetik, felsefe, sosyoloji, matematik, psikoloji vb. ve belki de biraz müzik bilen, hata yapmaktan korkmayıp mutfağa küsmeden pratik yapan, yeni şeyleri cesurca deneyen bir aşçı, bir müddet sonra istese bile ne besin değeri ne estetiği ne de tadı ve kokusu itibarı ile kötü bir yemek yapamaz. Yaptığı yemeği kötü bir servis ile sunamaz.
Kaynak olarak paylaştığım kitap doğrudan ve özel olarak bu konu ile ilgili olmasa da, bu konu dahil, bakış açısı vermesi itibarı ile yaşama dair ne varsa (düşünmeyi düşünme ve öğrenmeyi öğrenme şeklinde özetleyebileceğim) bir ilk kılavuz görevi görecektir. Biraz sabır ve ısrar ile tabi ki.
Kaldı ki kendine de haksızlık etme. En etkileyici olan şey en başta zikrettiğimiz şeydir, yani devrimci olan şeydir. Ona da gerçek diyoruz. Gerçek devrimcidir ve devrimci olan hedefi on ikiden vurabilecek denli sade, az ve öz olandır. Yani gücünü bilimden alandır. Öyle sahtesinden, alınıp satılanından, kiralananından değil dosdoğru olanından… Bazılarının hoşuna gitmemesinin nedeni de budur ve önemsizdir.
İşte çoğu zaman en süslü, makyajlanmış vb. sözlerin değil, aksine çırılçıplak ve itici dahi olsa bir hakikatin önceleri yok sayılsa bile, yok sayanlarca da içten içe ve yaşamda karşılık bulup kök salmasının nedeni budur.
Aksine hiç tanık olmadım. Sevgiyle...
Kaynaklar
- Georges Politzer. (2012). Felsefenin Başlangıç İlkeleri. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 208.