Aslında her birey ailesinden aktarılan bir zeka potansiyeliyle doğar. Yani genetik olarak aktarılan zeka potansiyelin neyse ulaşabileceğin en üst zeka seviyesi odur diyebiliriz. Yani klasik açıklama genetik faktörler potansiyelini belirler çevresel faktörler ise o potansiyelin ne kadarına ulaşabileceğini.
Bu çevresel faktörlerin içinde ne vardır? Doğduğun yer, aile, kültür, eğitim, psikolojik zorlanmalar, doğal koşullar vb. aslında her şey. Yani evet dahi diye adlandırdığımız Einstein gibi birçok kişi olmasına karşın belki çok daha yüksek potansiyele sahip ama çevresel koşullar sebebiyle asla o potansiyele ulaşamayan da birçok kişi vardır.
Genetik olarak aktarılan potansiyelime nasıl ulaşırım sorusuna gelecek olursak? Aslında zeka tanımı yapmak işe yarayabilir. Zeka bir kişinin değişen koşullara uyum sağlama yeteneğidir. Bunun için kavrama, karar verme, mantıklı düşünme, problem çözme, vb. gibi becerilerinin (hatta diğer canlılarla ilgili bir koşuldan bahsediyorsak bazen duyguları tanıma, sosyal ipuçları değerlendirme vb. Gibi becerilerin de) gelişmesi gerekir. Peki bunlar nasıl gelişir, öğrenerek ve deneyimleyerek.
O sebeple soruyu daha da derinleştirmeden özetle yeni şeyler öğrenmek ve deneyimlemek bizi daha zeki biri yapabilir hatta potansiyel zekamıza ulaşmamızı da sağlayabilir. Ama önemli detay her konudaki yeni şeyler öğrenmek ve mümkünse deneyimlemek. Yani fizik, kimya, biyoloji, matematik, insan ilişkileri, astronomi, ekonomi aslında her şey.