Entropi izole sistemler için ya artmak, ya da sabit kalmak zorundadır, azalamaz (Clausius eşitsizliği).
Ancak, izole olmayan bir sistemin entropisi azalabilir, örnek: suyun soğuyarak buza dönüşmesi. Hatta, bir sistemin entropisini azaltmanın tek yolu, sıcaklığını düşürmektir.
Füzyon reaksiyonunu düşündüğümüzde, enerjinin daha yoğun bir hale geldiği ve entropinin azaldığı düşünülebilir. Güneşi düşünürsek, kütlesinin merkezde yarattığı devasa basınç, füzyon tepkimesine neden oluyor, ancak bu sürekli devam edemez. Aslında enerji daha yoğun bir paket haline gelirken, kütlenin bir kısmı enerji olarak etrafa yayılıyor, dolayısıyla entropi artıyor. Bu süreç ilerledikçe, hidrojenden helyuma, helyumdan demire kadar füzyon devam ediyor. Ancak demire gelindiğinde artık füzyon duruyor, çünkü füzyonu gerçekleştirmek için gereken enerji, çıkan enerjiye eşit oluyor, aynı şekilde, uranyum fisyonundan enerji elde edebilirken, demire doğru ilerledikçe, demirin fisyonundan enerji elde edemiyoruz, demir bizim durma noktamız. Bu durumda, artık güneş soğuk bir kütleye dönüşüyor, bütün enerjisi evrene dağılmış oluyor. Son yıldız da söndüğünde, evrenin ısıl ölümü gerçekleşmiş oluyor, yani entropi maksimuma ulaştığı için artık ilginç bir etkileşim meydana gelmiyor.