Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: “Tüylü hayvanlar neden tek ayak üzerinde durmayı tercih eder"? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
79.8K UP
Üye 1 hafta önce
5

Yapay zekaları insan verisi yerine neden doğa verisi ile eğitmiyoruz?

Yeryüzündeki bitkiler de hayvanlar da insanlar da doğadan geldiler ancak hepsi farklı bilgiler edindi farklı amaçlar için evrimleşti ve farklı türlere ayrıldılar. Kendi kendine öğrenen bir robot yapıp doğaya salarsak insan verisi ile eğittiğimiz robotlardan ne farkı olur? Yani yapay zekanın doğa içinde evrimleşmesini sağlayamaz mıyız?
2 Cevap - 617 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
168.8K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 3 gün önce

Merhaba

Soruyu gördüğüm an biraz araştırdım. Her alanda o kadar yaygın kullanılıyor ki artık , bu sorunun dikkat çekmemesi ve merak uyandırmaması ne mümkün sevgili okur.

Yapay zekaları insan verisiyle eğitiliyor çünkü amaç genellikle insan dünyasına dair problemleri çözmek, dil anlamak, görsel tanıma yapmak, öneri sistemleri geliştirmek gibi. İnsan verisi, bizim ihtiyaçlarımıza doğrudan uygun bir “hedef ortam” sağlıyor. Doğa verisiyle eğitmek mümkün, ama orada öğrenilecek bilgiler çok farklı ve genellikle bizim pratik amaçlarımızla doğrudan örtüşmüyor. Bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar her biri milyonlarca yıl boyunca çevresine uyum sağlamak için özel bir bilgi birikimi geliştirdi. Bu bilgiler bizim sorunlarımızla birebir aynı mantıkta işlemiyor (Mayr, 1982)[1].

Tüm Reklamları Kapat

Diyelim ki bir robotu doğaya salıp kendi kendine öğrenmesini sağladın. Burada iki temel zorluk ortaya çıkar ,birincisi, evrimsel zaman ölçeği. Doğada türlerin evrimleşmesi milyonlarca yıl alıyor. Bir robot, günümüz teknolojisiyle kendi başına bu kadar uzun sürede karmaşık adaptasyonlar geliştiremez. İkincisi, amaç uyumsuzluğu. İnsan verisiyle eğitilmiş bir yapay zeka, insan dünyasında anlamlı sonuçlar üretir. Doğada öğrenen bir robot, kendi hayatta kalma stratejilerini geliştirse bile, bizim için işe yarayan bir bilgi üretmeyebilir. Yani doğada evrimleşen bir robot, doğal seçilim sürecinde başarılı olsa da, insan için “kullanışlı” olmayabilir.

Burada bir analoji olarak Rodney Brooks’un “Elephants Don’t Play Chess” makalesi güzel bir örnek. Brooks (1990)[2] der ki “Bir robotu yalnızca simülasyonla eğitmek, onu gerçek dünyada başarıya götürmez; ama aynı zamanda doğada bırakırsan da, onun amaçları bizimkilerle uyumlu olmayabilir.” Yani insan verisi ile eğitmek, robotun görevini hedefe uygun şekilde optimize etmesini sağlıyor.

Ancak, doğayı modellemek ve biyomimikriyi kullanmak son yıllarda büyük bir trend. Yapay zekada genetik algoritmalar, evrimsel stratejiler ve taklit öğrenme (imitation learning) bu fikirlerden ilham alıyor. Örneğin robotlar, biyolojik sistemlerin hareketlerini taklit ederek daha esnek ve dayanıklı hale geliyor (Floreano & Mattiussi, 2008)[3]. Yani doğayı tamamen öğrenme ortamı olarak kullanamasak da, onun prensiplerini ve adaptif mekanizmalarını modelleyerek yapay zekayı geliştirebiliyorlar.

Özetle, doğada kendi başına evrimleşen bir yapay zeka fikri heyecan verici ama pratikte hem zaman hem de amaç uyumsuzluğu nedeniyle sınırlı. En verimli yol, doğanın adaptif çözümlerinden ilham alıp, insan amaçlı veri ve görevlerle harmanlamaktır. Benim için en önemli çıkarım, yapay zekayı sadece insan verisiyle eğitmenin bir kısıtlama değil, aynı zamanda büyük bir fırsat olduğuydu. İnsan verisi, robotların bizim ihtiyaçlarımıza uygun, anlamlı ve güvenilir kararlar almasını sağlıyor. Öte yandan doğadan ilham almak, onların esnekliğini, dayanıklılığını ve yaratıcılığını artırabilir, ama sonuçlar her zaman öngörülebilir olmayabilir. Bu durum bana, bilimin ve doğanın arasındaki ince dengeyi korumanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Kendi hedeflerimizi kaybetmeden, doğanın adaptif zekasından öğrenmek mümkün. Böylece teknoloji, hem işlevsel hem de yaratıcı bir şekilde gelişebilir ve evrimleşebilir.[4]

Tüm Reklamları Kapat

Teşekkür ederim.


Kaynaklar

  1. ERNST MAYR. (1982). The Growth Of Biological Thought: Diversity, Evolution, And İnheritance. Yayınevi: Harvard University Press..
  2. Rodney Brooks. (1990). Elephants Don't Play Chess.. Yayınevi: Published In Robotics Auton.
  3. Dario Floreano , Claudio Mattiussi, et al. (2023). Bio-Inspired Artificial Intelligence Theories, Methods, And Technologies. Yayınevi: The MIT Press.
  4. Hatice Kutbay. (). Kendime Düşünceler.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Temiz
Ahmet Temiz
131.0K UP
Makine öğrenmesi meraklısı 6 gün önce

Aslında yapay zekâların hepsini insan verisiyle eğitmiyoruz. Fakat birçok problemde insan verisi süreci ciddi şekilde hızlandırıyor. Bunun en büyük sebebi modelin ürettiği çıktıyı değerlendirebilecek bir ödül fonksiyonu yazmanın çoğu zaman mümkün olmaması. Eğer modelin verdiği cevabı matematiksel bir işlem gibi kesin biçimde test edebilen bir algoritma yazabilseydik o zaman insan verisine hiç ihtiyaç duymadan da model eğitebilirdik. Örneğin Satranç ve Go oyunu için böyle bir fonksiyon yazabildiğimiz için kendi kendine oynayarak öğrenen sistemler geliştirebildik. Bu şekilde eğitilen modeller insan seviyesini bile aşabiliyor. Fakat doğal dil gibi alanlarda bunu yapmak hiç kolay değil. Çünkü bir cevabın (rastgele kelimelerden bile oluşsa) “iyi” ya da “kötü” olduğunu net olarak belirleyebilecek genel bir fonksiyon yazmak pek mümkün değil. Bir cevabın kalitesi doğruluk, bağlam, anlam, stil gibi birçok farklı faktöre bağlı ve bazen öznel oluyor. Bu yüzden dil modellerini eğitirken insan üretimi veriler çok değerli bir başlangıç noktası sağlıyor ve öğrenme sürecini ciddi şekilde hızlandırıyor. Süreçte kullanılan bazı otonom değerlendirme teknikleri mevcut olsa da dediğim gibi her türlü çıktıyı değerlendirebilen genel bir ödül fonksiyonu yok.

Robotik tarafında ise doğaya biraz daha benzeyen yöntemler zaten kullanılıyor. Örneğin birçok robotu gerçek dünyaya benzeyen fizik simülasyonlarında eğitiyoruz. Bu simülasyonlarda robotlar milyonlarca deneme yaparak hareket etmeyi veya bir görevi yerine getirmeyi öğrenebiliyor. Eğitim tamamlandıktan sonra elde edilen model gerçek robota aktarılıyor. Buna sim-to-real yaklaşımı deniyor ve güncel robotik araştırmalarında oldukça yaygın. Doğada milyarlarca organizma ve milyonlarca yıl süren bir süreç olan biyolojik evrimi robotlarla gerçek dünyada yapmaya çalışmak teorik olarak mümkün olsa bile zaman, enerji ve maliyet açısından hiç pratik değil. Bu yüzden şu anda çoğu araştırma daha çok simülasyon ortamlarında hızlandırılmış öğrenme süreçleri kurmaya yönelmiş durumda.

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Dünya, hayranlık uyandıracak şeylerle doludur. Ancak bilim onlara göz attığında, bunlar daha da hayranlık uyandırıcı hale gelir, daha az değil!"
David Attenborough
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)