Merhaba
Benim kafamda ince yapı sabiti şöyle bir yere oturuyor: Bu sabit, evrenin “ne kadar güçlü etkileştiğini” söyleyen, ama bunu tek bir kuvvet için yapan çok temel bir sayıdır. Tanımı matematiksel olarak karmaşık görünebilir ama özü oldukça sadedir. Zira ince yapı sabiti, elektromanyetik kuvvetin şiddetini ölçen boyutsuz bir sayıdır ve yaklaşık olarak 1/137’ye eşittir. Boyutsuz olması önemli başka bir deyişle metre, saniye, kilogram gibi insan uydurması birimlere bağlı değildir. Evren hangi ölçü birimini kullanırsa kullansın bu sayı aynıdır. Bu yüzden “evrenin ayar düğmelerinden biri” gibi düşünülür. Benim anladığım şekliyle bu sabit şunu belirler. Elektronların çekirdeğe ne kadar sıkı bağlandığı, atomların ne kadar kararlı olduğu ve ışığın maddeyle nasıl etkileştiği doğrudan elektromanyetik kuvvete bağlıdır. Bir atomu atom yapan da, elektronların çekirdeğin etrafında bu kuvvet sayesinde tutulmasıdır. İşte bu bağın ne kadar güçlü olacağını ince yapı sabiti belirler. Dolayısıyla bu sabit, atomların boyutundan enerji seviyelerine, kimyasal bağların gücünden ışığın atomlar tarafından soğurulma biçimine kadar çok geniş bir alanı etkiler. “Peki neden değişirse evren değişir?” sorunuzun cevabı da burada yatıyor. Eğer ince yapı sabiti biraz daha büyük olsaydı, elektromanyetik etkileşim çok daha güçlü olurdu. Bu durumda elektronlar çekirdeğe aşırı sıkı bağlanır, atomlar bugünkünden çok daha küçük ve katı yapılar haline gelirdi. Kimyasal tepkimeler ya hiç gerçekleşmezdi ya da bildiğimizden tamamen farklı olurdu. Büyük moleküller, karmaşık kimya ve dolayısıyla yaşam için gerekli biyokimya büyük ihtimalle mümkün olmazdı. Keza bu sabit biraz daha küçük olsaydı, elektromanyetik bağlar zayıflar, atomlar kararsızlaşır, elektronlar çekirdeğin etrafında tutunmakta dahi zorlanırdı. Bu durumda da kararlı atomlar ve düzenli kimya ortaya çıkmazdı. Burada kritik bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. İnce yapı sabiti tek başına “hayat sabiti” değildir ama evrenin ince ayarının kilit parçalarından biridir. Çünkü atom fiziği olmadan kimya olmaz, kimya olmadan da yıldızlarda ağır elementlerin üretimi, gezegenlerin yapısı ve biyolojik süreçler ortaya çıkamaz. Zira bu sabit değiştiğinde sadece “fizik formülleri” değil, evrenin tüm yapısal hiyerarşisi atomlar, moleküller, yıldızlar, gezegenler zincirleme şekilde değişirdi. Ve ben bunu şöyle düşünüyorum ince yapı sabiti, evrenin elektromanyetik tarafındaki “ayar vidası”dır. Çok az oynatıldığında bile sonuç dramatik olur. Bu yüzden videolarda sürekli “değişseydi evren farklı olurdu” deniyor. Aslında kastedilen şey, evrenin tamamen yok olması değil bizim bildiğimiz anlamda düzenli, karmaşık ve uzun ömürlü bir evrenin ortaya çıkamayacağıdır. Bu da ince yapı sabitini gizemli yapan şeyin büyüklüğünden değil, tam tersine, sade ama her yere nüfuz eden etkisinden kaynaklandığını gösterir. [1]Saygılarımla
Kaynaklar
- Okan Alver. (). Kişisel Yorum.