Merhaba, maalesef sosyal medyada gördüğünüz gerçek bir durum. Oksijen canlı hücreler için temel bir molekül olsa da reaktif oksijen türleri yani ros Dna'ya zarar veriyor. Oksijen metabolizmada kullanılırken, bazen parçalanıyo ve serbest radikaller veya bu reaktif oksijen türleri oluşuyor. Bu moleküller şunlar, süperoksit anyon onu, hidrojen peroksit, hidroksil radikali. Bunlar oldukça reaktif ve diğer biyolojik güllerle, özellikle de DNA ile kolayca reaksiyona giriyorlar. Bunun sonucunda da baz modifikasyonları oluyor. Yani reaktif oksijen enler DNA'nın bazlarının oksitleyebiliyorlar. Tek zincir kırıkları ya da çift zincir kırıkları oluşturabiliyorlar. Aslında bu bahsettiklerim birazcık mutasyon olarak adlandırılabilir. Basitçe söylemek istersek mutasyon diyebiliriz. Hücreler reaktif oksijen hasarını azaltmak için bazı savunmalar geliştiriyor. Antioksidan, enzimler yani süperoksit dismutaz katalaz glutatyon peroksidaz gibi enzimlerin miz var. Baz onarım mekanizması, nükleotid eksizyon onarımı, homolog rekombinasyon gibi yollarla da DNA onarım sistemlerimiz var. Yani aslında vücut elinden geldiğince onarmaya çalışıyor ama eğer bu onarım mekanizmaları yetersiz kalırsa erken yaşlanmak, kanser ve diğer genetik hastalıklarla ilişkilendirilen biliniyor.[1][2]
Kaynaklar
- G. Robert, et al. (2020). Ros-Induced Dna Damage As An Underlying Cause Of Aging. Advances in Geriatric Medicine and Research. doi: 10.20900/agmr20200024. | Arşiv Bağlantısı
- M. J. Iqbal, et al. (2024). Interplay Of Oxidative Stress, Cellular Communication And Signaling Pathways In Cancer. Cell Communication and Signaling, sf: 1-16. doi: 10.1186/s12964-023-01398-5. | Arşiv Bağlantısı