Biz biyolojide öğrendiğimiz her şeyi dönüp dolaşıp hücreyle ilişkilendiriyoruz çünkü canlılığın en temel birimi hücre. Yani ister bitki, ister hayvan, ister mantar olsun, bütün canlıların ortak paydası bu. Genetikte ise hücre teorisi bambaşka bir kapı açıyor. Çünkü genetik materyal hücrede saklanıyor ve hücre bölünmesiyle aktarılıyor. Mendel’in kalıtım yasalarını veya DNA’nın işleyişini anlamamız hep hücre teorisinin temeline dayanıyor. Genetik biliminin ilerlemesi de hücreyi anlamamızla mümkün oldu.
Tıp açısından bakınca, hastalıkların çoğu aslında hücre düzeyinde başlıyor. Mesela kanser dediğimiz şey, hücrelerin kontrolsüz bölünmesinden kaynaklanıyor. Veya enfeksiyonlar, bir patojenin bizim hücrelerimizle etkileşimi sonucu ortaya çıkıyor. Hücre teorisi olmasa, hastalıkların nedenlerini anlamak da, tedavi yöntemleri geliştirmek de mümkün olmazdı. Ben birçok- doktorun, işin teorik kısmında, klinisyenlik anlamında ya da cerrahi uygulamalarda daha çok eğitim aldıkları için hücre kısmında, moleküler düzeyde eksik olduklarını düşünüyorum. Ama bu konuda da zaten tıbbi biyoloji var, tıbbi genetik var bu alanlarda Uzmanlaşmış hekimler ile konsültasyon yapılıyor.
Bu soruya gösterebileceğim bir kaynak yok. Çünkü kendi görüşlerimi yazdım ama Değer okumak isterseniz size lisansta kullandığım sitoloji kitabını kaynak olarak ekliyorum.[1]