Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Mert Karagözoğlu
Çeviren 30 Aralık 2013 5 dk.

2007 yılında, Yeni Zelanda / Canterbury University’de robotik profesörü olan Christoph Bartneck, meşhur (ve adı çıkmış) Milgram boyun eğme araştırmasıyla az çok ilişkili olan bir deney gerçekleştirme kararı aldı.

Milgram’ın araştırmasında, araştırma deneklerinden bir başka odada, “öğrenci” sıfatında bulunan ve gönüllü rolü oynayan kişilere giderek artan güçlü elektrik şokları vermeleri istendi. Denekler bir soru sorardı ve öğrencileri ne zaman hata yapsa, bir öncekinden daha yüksek derecede elektrik vermek durumundalardı. 

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 1 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Kasım 2020 19 dk.

Depremler, yeryüzündeki en güçlü, potansiyel olarak en ölümcül doğa olaylarından birisidir. Ayaklarımızın altındaki yer sarsılır, içinde yaşadığımız binalar (veya atalarımız için konuşuyorsak, mağaralar) sallanır ve çöker, depremlerle tetiklenen tsunami ve heyelan gibi olaylar dolayısıyla ek yıkımlar yaşanır. Bu ürkütücü ve olası bir felakete en iyi şekilde hazırlık yapmak haricinde üzerinde hiçbir kontrolümüz olmayan doğa olayını izah etme güdüsü, en temel merak dürtümüzden kaynaklanmaktadır. Depremler gibi devasa güçte olayların, hiç beklenmedik anlarda yaşanıp, bir ömür boyu canla başla inşa ettiklerimizi yok edivermesini anlamlandırmak isteriz. Bunu yapamadıkça veya bilimsel yöntemlerle yapılan izahları belki rasyonel olarak değil ama, duygusal olarak tatmin edici bulmadığımızda, bilim dışına yöneliriz.

Bu yönelmenin bir boyutu ruhanidir/dinidir: Depremler, tarih boyunca bir çeşit "cezalandırma" ve "tanrıların öfkesi" olarak görülmüştür. Belirli ahlaki normlara uymayanların cezalandırılmasının veya belirli buyrukların dışına çıkılması sonucu inanılan bir tanrının öfkelenmesinin, yerin sallanması ile bize bildirildiğine inanılmıştır. Bu yorum günümüzde her ne kadar oldukça azalmışsa da, halen felaketler sonrasında "karşı taraftan", "öteki gruptan" veya "dış gruptan" olan bireylerin sırf farklı oldukları için cezalandırıldığını ve "Tanrı'nın gazabına uğradığını" iddia eden insanlar bulmak mümkündür. Bu tür bir yorum, modern bilimin sınırları dışında kaldığı için, burada detaylandırılmayacaktır.

123
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Yazar 30 Kasım 2022 4 dk.

Elektromanyetik spektrum (ya da elektromanyetik tayf), bütün elektromanyetik dalgaları barındıran bir ölçektir. Işık dediğimizde, aklımıza ilk önce gözlerimizin gördüğü ışığın gelmesi oldukça muhtemeldir. Ancak ışık, sadece görünür ışıktan ibaret değildir. Aslında ışık dediğimiz olgu, bir elektromanyetik dalgadır. Daha teknik bir dille söyleyecek olursak, ışıktan bahsederken sıklıkla onu, taşıyıcı parçacığı olan foton ile ifade ederiz.

Cep telefonlarımızdaki radyo dalgalarından, mikrodalga fırınlardaki mikrodalgaya, uzaktan kumandalardaki kızılöte LED'lerden, hastanelerdeki moröte (UV) sterilizasyon cihazlarına kadar elektromanyetik dalgalar (yani ışık), hayatımızın hemen hemen her yerinde, farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Dahası gözle gördüğümüz ışık, elektromanyetik dalgaların yalnızca ufak bir bölümünü oluşturur. Elektromanyetik spektrum (tayf) da, oldukça farklı şekilde karşımıza çıkan ışığı sınıflandırma yöntemimizdir.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.3K UP
1 gün önce
Evet, unutmadık. Ama unutmadığımızı hem kendimize hem de başkalarına kanıtlamak istercesine, medyada göze sokmak zorundayız değil mi? Bir görüntü buluyoruz, kime ait olduğu bilinmeyen, bağlamı koparılmış bir görüntü. Arkaya bir de fon müziği, duyguyu tamamlasın, sahneyi ağırlaştırsın diye. Peki o karede kimin canının yandığını, kimin hayatta kalıp kimleri toprağa verdiğini gerçekten düşünüyor muyuz? Yoksa yalnızca 'hatırladığımızı' gösterecek daha etkili bir sunum mu arıyoruz?
Bir kare düşünün, enkazın başında oturan biri. Yüzü kadrajda yok, adı yok, hikayesi yok. Ama o kare paylaşılıyor, beğeniliyor, altına birkaç kelime yazılıyor ve akış devam ediyor. O kişinin o an ne düşündüğünü, hangi sesi hala kulağında çınladığını, hangi boşluğun içine düştüğünü merak eden var mı? Yoksa acı yalnızca tüketilecek bir içerik mi?
Bir video düşünün, ağlayan bir çocuk. Nerede çekildiği belirsiz, ne zaman olduğu muğlak. 'Savaşın masum yüzü' diye etiketleniyor. O çocuğun bugün hayatta olup olmadığını kim biliyor? O görüntünün, çocuğun ömrü boyunca sırtında taşıyacağı bir damga olabileceğini düşünen var mı? Yoksa empati yalnızca birkaç saniyelik bir duraksama mı?

Siyah beyaz bir fotoğraf. Toplu bir cenaze, üst üste dizilmiş tabutlar. Rakamlar konuşuyor 'Şu kadar kayıp.' Ama o rakamların her biri bir ses, bir alışkanlık, bir eksiklik demek. Sabah kahvesini aynı saatte içen bir baba, akşam kapıyı aynı şekilde kapatan bir anne, odasında yarım kalmış bir defter. Sayılar bunları taşımaz, biz taşımak istemediğimiz için sayılara sığınırız.
Algoritmanın önümüze düşürmediği acılar yok sayılır. Kameraya girmeyen yas, kayda alınmayan çığlık sanki hiç yaşanmamış gibi olur. Görünmeyen unutulması daha kolaydır, unutulan ise bir daha hiç hatırlanmaz.
Asıl soru şu: Hatırlamak gerçekten istemediğimiz için mi bu kadar yüzeyde kalıyoruz, yoksa hatırlamanın bedelini ödemeye hazır olmadığımız için mi? Çünkü hatırlamak yalnızca bakmak değildir, sorumluluk ister, rahatsızlık ister, konforun bozulmasını ister. Ve belki de en zor olanı o acının bize ait olmadığını düşünerek geçip gitme lüksünden vazgeçmeyi ister.
23 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Altay Kenger
Seslendiren 31 Ocak 2020 6:47
Her şeyi hatırlamak kulağa harika gelebilir, fakat bazı şeylerin unutulması lazımdır. Peki her bir şeyi hatırlamak ne anlama geliyor?Arabanızı nereye...
29
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Güldiyar Arslan
Araştırma yaptım. 14 saat önce Sen de Cevap Ver
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?

Bilimsel ve tarihsel kaynaklara göre bu ifade Tesla’ya ait net bir alıntı değildir. Tesla’nın yayımlanmış yazılarında, patente dayalı belgelerinde veya bilinen konuşma transkriptlerinde bu cümlenin orijinal bir kaydı bulunmamaktadır. Bu söz internet ve popüler medyada son yıllarda yayılarak Tesla’ya atfedilmiştir. Tesla hayatta iken veya ölümünden sonra yayınlanan bilimsel kataloglanmış eserlerde bu ifadeye rastlanmaz; bu yüzden birçok araştırmacı bu sözün “Tesla efsanesi” olduğunu belirtir. Ancak Nikola Tesla’nın gerçekten sayı, titreşim ve frekans kavramlarına bilimsel olarak güçlü bir ilgisi vardır. Bu ilgi, yüksek frekanslı akımlar, rezonans ve elektromanyetizma çalışmalarında açıkça görülür.

“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün.”

Bu, Tesla’nın bilinen ve doğrulanmış bir bilimsel bakış açısıdır ve evrenin fiziksel davranışını elektromanyetik dalgalar, rezonans ve harmoniklerle kuramsallaştırma eğilimini yansıtır. Bu yaklaşım fiziksel bilimde gerçek bir temel taşır. Atomlar, moleküller ve parçacıklar belirli rezonans frekanslarına sahiptir. Elektromanyetizma Maxwell denklemleri, frekans ve dalga davranışı temelinde açıklanır. Bu tür kavramlar Tesla’nın bilimsel çalışmaları ile doğrudan ilişkilidir.

Tüm Reklamları Kapat

3, 6 ve 9’un bazı ilginç aritmetik özellikleri vardır; örneğin 3’ün katları belirli sayısal kalıplar oluşturur. Bazı modüler aritmetik kuralları (örneğin dijital kökler) bu sayılara dikkat çekebilir, ama bunlar fiziksel evrenin “anahtarı” olarak değil, sayısal düzen özellikleri olarak tanımlanır.

Gerçek bilim insanları, sayıların doğada sık görünmesinin çoğu zaman geometri, simetri veya fiziksel yasalarla doğal bir ilişkiden kaynaklandığını vurgular. Örneğin: Üç boyutlu uzay, simetri ve fiziğin temelidir. Altıgen yapılar doğada sık görülür (örneğin bal petekleri). Devam eden teorik fizik alanlarında (örneğin kuantum teorisi, sicim teorisi) boyut sayıları farklı biçimlerde belirir. Ancak bunlar 3-6-9’un mistik bir “anahtar” olduğu anlamına gelmez; bunun yerine, sayıların matematikteki temel rolleri ve doğadaki düzenle ilişkileri olarak değerlendirilir.

Özetle, bilimsel kaynaklara göre:[1][2] Bu ifade Tesla’ya kesin olarak ait değildir. Tesla’nın gerçek bilimsel çalışmaları sayıların metafiziksel anlamına değil, enerji, frekans ve titreşim ilişkilerine odaklanır. 3, 6 ve 9’un evrende çeşitli matematiksel görünümleri vardır, ancak bunlar evrenin fiziksel anahtarını doğrudan açan özel bir kural değildir.

Kaynaklar

  1. Jamal Agbanwa. New Findings On Tesla’s Numbers 3,6,9-12. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Figshare doi: 10.6084/m9.figshare.19161221. | Arşiv Bağlantısı
  2. Ivan Domuschiev. Which Of These Three Numbers (3,6,9) Has The Greatest Significance For Quantum Energy?. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: ResearchGate doi: 10.13140/RG.2.2.26065.85608. | Arşiv Bağlantısı
  3. R. V. V. Petrescu, et al. (2017). Nikola Tesla. American Journal of Engineering and Applied Sciences, sf: 868-877. doi: 10.3844/ajeassp.2017.868.877. | Arşiv Bağlantısı
  4. Salama Abdelhady. An Entropy Approach To Tesla’s Discovery Of Wireless Power Transmission. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Thescipub doi: 10.3844/ajeassp.2017.868.877. | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülsevinç Ay
Gülsevinç Ay
25.5K UP
Çeviren 23 Mart 2018 12 dk.

Hayvanlar çevrelerinden aldıkları bilgileri bir yere hareket etmek, aktiviteleri için zamanlarını ayarlamak, miktarı değerlendirmek veya geçmişi hatırlamak için nasıl kullanırlar?

Bir kovanın derinliklerinde, bir bal arısı (Apis mellifera) çılgınca dans eder. O dans ettikçe diğer bal arıları arka ayakları ve antenleri ile onun vücuduna dokunarak çevresine toplanır. Daha sonra bu gözlemciler birer birer dansı bırakır, kovan girişine yönelir ve aynı yöne doğru uçarlar. Çünkü dans eden arı bol yiyecek kaynağına olan mesafeyi ve besin kaynağının yönünü onlara bildirmiştir (Görsel 1). Bir saat içerisinde işçi (yiyecek toplayıcı) arılar dönerler ve kendi dansları ile diğer işçi arılara yiyecek kaynağının yerini göstermeye hazırdırlar.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 3 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
8
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Yaşam Ağacı Gözlemi
Serhan Mert
Serhan Mert
102.1K UP
Gözlemi Yapan 8 Nisan Türkiye, Balıkesir
39.19°K 26.76°D
Balıkesir Ayvalık Altınova
Deneysel Tarım için kullandığım kumlu tınlı toprakta kendiliğinden yetişip yayıldı .
Yıllık 650-700mm yağış içinde , uzun yıllar ekili olmayan bir alanda son 3 ay içinde geliştiler.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close