10 Kasım 2016

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Herkese günaydın! :) 78 sene önce bugün kaybettiğimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Tek ihtiyacımız olan şey çalışmak." derken, hakikaten verdiği çok özel bir mesaj vardı. Ölümünden sonraki on yılların gösterdiği üzere, yeryüzündeki en güçlü ülkeler çalışan, çabalayan, geliştiren, üreten, insanlığa kendinden bir şeyler katabilen, çeşitliliği artırmayı hedefleyen insan toplulukları olmuştur. Bu nedenle bilim insanları ülke sınırlarından bağımsız olarak insanların bağrına bastıkları bir çalışma grubudur. Keza bilimsel araştırma örgütleri de genellikle ülkelerden, dillerden, dinlerden bağımsız olarak saygıyla yaklaşılan, adları anılan, saygı duyulan oluşumlardır. Dolayısıyla çağımıza yakışır insanlar olabilmek için, daha çok öğrenmeli, daha çok öğretmeli, daha çok çalışmalıyız. 

Atatürk'ün görsele yazdığımız sözlerindeki sözcük seçimleri de çok özel bir anlam taşımaktadır. Atatürk, hayattaki her şey için tek yol göstericinin "ilim" ve "fen" olduğunu belirtmektedir. İlim, TDK tarafından basitçe "bilim" olarak tanımlanmaktadır. Kökeni Kutadgu Bilig'e kadar takip edilebilecek olan "ilim" sözcüğü, Arapçada "bilgi, özellikle teorik bilgi ve bilim" olarak tanımlanmaktadır. Yani Atatürk, gerçek ve saf bilginin kaynağını doğru olarak saptamaktadır: Bilim!

Ancak Atatürk sadece bunu yapmamaktadır. Bunun bir adım ötesine geçerek, bilimin de spesifik bir parçasını hedef göstermektedir. Atatürk muhtemelen Atatürk'ün zamanında daha ziyade "bilim" ile eş zamanlı olarak kullanıldıysa da, TDK tarafından "fizik, kimya, matematik ve biyolojiye olan ortak ad" veya bu alanlardan "elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik" olarak tanımlanmaktadır. Yani fen ile kastedilen, bir yerde temel bilimler (fizik, kimya, biyoloji, vs.) ile uygulamalı bilimlerdir (mühendislik, mimarlık, tıp, vb.). 

Bu tanımlamalar ışığında, Atatürk'ün günümüzde halen ne kadar doğru bir tespitte bulunduğunu anlamak daha da mümkün olmaktadır. Bugüne kadar insanlığa "gerçeği" vermeyi başarabilmiş yegane bilgi türü bilim olmuştur. Bunun haricindeki bilgi türleri ya ikincil rolde kalmış, ya da gerçeği tamamen ıskalamıştır. 

Bu bakımdan ele alındığında, ölümünün 78. yılında andığımız Atatürk'ün de dediği gibi, modern zamanlarda ilim ve fen dışında yol gösterici aramanın gaflet (aymazlık), cahillik, delalet (izden, kılavuzluktan, doğru yoldan sapmak) olduğunu bir kez daha anlamakta fayda görüyoruz.

Bu hatalara düşmediğimiz nesiller yetiştirmek ümidiyle...

Huzur içinde uyusun...

Evrim Ağacı Ekibi adına,
Çağrı Mert Bakırcı

Görsel: İsmail Güderer

Hala Evrimleşiyor Muyuz? İnsan Türünün Son 2.000 Yıldaki Evrimi!

Dünya'daki Yoksulluk Verilerini Okumak: Veri Biliminde Hatalı Algı Yaratımı

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim