Soy Hattı Çökmesi: Her Nesilde Ata Sayısı 2 Katına Çıkıyorsa, 30 Nesil Önce Her Birimizin 1 Milyar Atası Nasıl Olabilir?

Yazdır Soy Hattı Çökmesi: Her Nesilde Ata Sayısı 2 Katına Çıkıyorsa, 30 Nesil Önce Her Birimizin 1 Milyar Atası Nasıl Olabilir?

2 adet ebeveyniniz var: anne ve babanız. Onların da 2'şer tane ebeveyni var, dolayısıyla sizin 4 tane büyük-ebeveyniniz var: anneanneniz, babaanneniz, annenizin babası olan dedeniz ve babanızın babası olan dedeniz. Bu şekilde geriye gidecek olursanız, sadece 10 nesil önce 1000'den fazla, 20 nesil önce 1.000.000'dan fazla, 30 nesil önce 1 milyardan fazla atanız var demektir! Dünya'da şu anda 7 milyar insan var. Akrabalık ilişkilerini kenara bıraktığımızda 1 milyar özgün soy hattı olduğunu varsayalım. bunların her birinin sadece 30 nesil önce 1 milyar atası varsa, Dünya nüfusunun 1 kuintilyon (1018 veya 1.000.000.000.000.000.000) olması gerekirdi. Ancak bundan 30 nesil önce, yani kabaca 1000 sene önce Dünya nüfusu'nun sadece 300 milyon (300.000.000) olduğunu biliyoruz. Dahası, insan popülasyonunun günümüzde en fazla olduğunu ve tarihte hiçbir zaman bu sayının üzerine çıkılmadığını, dolayısıyla 7 milyardan büyük bir insan popülasyonunun tarihte hiçbir zaman yaşamadığı biliniyor. Bu durumda tüm bu insanların tüm bu ataları nerede?

Bu soru, evrimsel biyoloji hakkında fikri olmayanlar için kafa karıştırıcı; evrimsel biyolojiden anlayanlar içinse komik bir sorudur. Cevabı çok basit ve açıktır: tüm canlılarda olduğu gibi, insanların soy hatları da birbirinden bağımsız değildir. Her birimiz ortak atalardan geliyoruz ve bu ortak ataların torunlarıyız. Bir diğer deyişle, günümüzdeki 1 milyar bağımsız soy hattı, zamanda ve nesillerde geriye gittiğimizde çok hızlı bir şekilde birbiriyle kaynaşacaktır. Sadece birkaç yüz nesil geriye gittiğinizde, günümüz Meksikalıları ve Japonları gibi Anadolu'dan uzak medeniyetlerle bile soylarımız kesişecektir. Yaklaşık sadece 10.000 nesil geriye gittiğinizde, şu anda yaşayan bütün insanların Mezopotamya bölgesinde yaşadığını düşündüğümüz ortak atalarına varırız. Bu bir kadın ve bir erkektir. Ancak bu kadın ve erkek, muhtemelen aynı zamanda yaşamış insanlar değildir ve hatta birbiriyle eş bile değildir! Dahası, bu kadın ve erkek, kendi dönemlerinde yaşamış tek kadın ve tek erkek de değildir. Muhtemelen on binlerce insandan oluşan popülasyonların üyesidirler. Bu kadına, mitolojiye gönderme olarak "Mitokondriyal Havva", erkeğe ise "Y Kromozomu Ademi" adı verilir. Bu konudaki detayları buradaki yazımızda izah etmiştik, tekrar etmeyeceğiz.

Geriye gittikçe soy hatlarının birbirine bağlanmasına Antrolopoloji'de soy hattı çökmesi (pedigree collapse) adı verilir. Bu çökmenin nedeni, çok yakın akrabaların (özellikle de kuzenlerin) birbiriyle evlenip çiftleşmesi sonucu oluşur. Ancak bu "kuzen" dediklerimiz illa amcanızın oğlu, halanızın kızı olmak zorunda değildir. Teknik olarak bu yazının yazarı olarak benimle, bu yazının okuyucusu olarak siz "kuzen"iz. Çünkü soy hatlarımız bir noktada kesişiyor. İşte bu kesişme ne kadar yakındaysa, biz de sizinle o kadar yakın kuzeniz demektir. Örneğin amcanızın oğluyla veya halanızın kızıyla soy hattınız sadece 2 nesil öncesinde, dedenizde kesişir. Bu nedenle "çok yakın akraba"sınızdır. Öz kardeşiniz de teknik olarak sizin "kuzen"inizdir. Soy hatlarınız sadece 1 nesil önce, anne-babanızda kesişir. Ancak sizinle benim soy hattımız belki 394 nesil önce kesişiyordur. Bir başkasıyla (örneğin babanızın teyzesinin torunuyla) soy hattınız 3 nesil önce kesişiyordur. Bir başkasıyla 66 nesil önce. Bir diğeriyle 1203 nesil önce... Buna bağlı olarak akrabalık ilişkiniz belirlenir. Bu sayı ne kadar küçükse, o kadar yakın akraba olduğunuzu söylemiştik. İşte bu sayının yakın olduğu (ama bundan haberdar bile olmayabilecek olan) insanlar birbiriyle çiftleştiklerinde, soy hatları birbirine kaynamış olur. Böylece nesillerde geriye gittiğimizde soy hatları da birbiri üzerine "çöker". Buna soy hattı çökmesi denir.

Diğer türlerle de durum aynıdır. Dediğimiz gibi, günümüzde yaşayan tüm insanların ortak atası olan kadın ve erkek, bir insan popülasyonu içerisinde yaşıyordu. Bu popülasyon içerisinde, farklı zamanlarda hayata gelip ölmüş olsalar bile, Mitokondriyal Havva dediğimiz kadın ile Y Kromozomu Ademi dediğimiz erkeğin haricindekilerin çocukları günümüze kadar ulaşamadı. Çocukları illa hemen ölmek zorunda değil. Kimininki 10 nesil geçtikten sonra çocuk üretemeyerek ya da aksilikten sona erdi. Bazı diğerlerininki 110 nesil sonra, bir diğerininki 533 nesil sonra, vs. Ancak Mitokondriyal Havva ve Y Kromozomu Ademi'nin soyu, gerek şans eseri, gerek evrimsel seçilimin etkisiyle bugüne kadar ulaşabilecek ve milyarlarca insanı oluşturabilecek şekilde genişledi. 

Fakat geriye takip ettiğimizde, o 2 insanın ve soyu bize ulaşamayan diğer insanların yaşadığı popülasyonun da ortak insan ataları vardır. O popülasyonun atası da bir 10.000 nesil önce yaşamış olabilir. Yani bizim Mitokondriyal Havva'mız ile Y Kromozomu Adem'imizin yaşadığı popülasyonun da kendine ait bir Mitokondriyal Havva'sı ve Y Kromozomu Adem'i var! Bu yeni ikilinin yaşadığı popülasyonun da... Bu böyle geriye doğru gidiyor; çünkü her popülasyonda istisnasız herkesin soy hatları devam edemiyor. Mutlaka kesintiler oluyor ve bu kesintiler, uzun zaman aralıklarında birikerek bu soy hattı çökelmeleri ve gelişmelerine neden oluyor. Ancak geriye doğru gittiğimizde, aynı zamanda seçilimin uzun vadedeki etkisini de görmeye başladığımız için, her bir sıçrama taşında sözünü ettiğimiz türlerin bizlere benzerliği o kadar azalıyor. 

Zamanda ve nesillerde geriye gittiğimizde, tıpkı günümüzde yaşayan diğer insanlarla soy hatlarımızın kesişmesi gibi, ayrı bir insan türü olan Neandertaller (Homo neanderthalensis) ile soy hattımız bir tür olarak (Homo sapiens olarak) kesişmeye başlıyor. Bu kesişme noktasındaki ortak ata, ne insan, ne Neandertal. Heidelberg İnsanı (Homo heidelbergensis) adını verdiğimiz bir ortak ata. Tıpkı dedenizin ne siz, ne de kuzeniniz olması gibi... Ancak tabii ki insan-Neandertal ayrımında artık "tür bazında" bir farklılıktan söz etmeye başlıyoruz, çünkü aşırı fazla geriye gidiyoruz.

Daha da geriye gittiğimizde, önce diğer insan (Homo) türleri, sonrasında diğer insanı türleri (Australopithecus, Kenyanthropus, Ardipithecus gibi) bu soy ağacına katılmaya başlıyor. Yani soy ağaçlarımız, onları da kapsayacak şekilde "çöküyor". Nihayet, 6 milyon yıl geriye gittiğimizde, ilk defa ayrı bir cinsten tür soy ağacımıza katılıyor: Pan cinsi... Yani şempanzeler ile bonobolar (ve onların bu 6 milyon yıllık yolculuk boyunca yaşamış tüm ataları, kuzenleri, vs.). Daha da geriye gittiğimizde 8 milyon yıl kadar önce goriller, 12 milyon yıl kadar önce orangutanlar katılıyor. Bunu 4 milyar yıl kadar geriye takip edecek olduğunuzdaysa, var olmuş ve var olan bütün türler ortak bir atada kesişiyorlar.

İşte buna Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı adı veriyoruz.

Ve işte bu yüzden bu ağaç nefes kesici...

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Ecology
  2. StraightDope
6 Yorum