Dışlanmanın Sosyal Psikolojisi

Yazdır Dışlanmanın Sosyal Psikolojisi

Sosyal dışlanma kişinin kısa ya da uzun süreli olarak, bir grup tarafından ya da bir birey tarafından dışlanmasıdır ve sosyoloji, psikoloji, ekonomi gibi bilim dalları tarafından farklı açılardan yaklaşımlarla incelenmektedir. Günlük olarak ise birinin bize küsmesi (sessiz muamele), olası romantik partner tarafından reddedilme ya da birileri tarafından görmezden gelinme gibi durumlar dahi sosyal dışlanmanın olumsuz psikolojik etkilerini ortaya çıkarabilmektedir.

Evrimsel açıdan, bazı bireylerin gruptan dışlanıp bazılarının dahil edilmesinin evrimsel sebepleri olduğu; yani, dışlamanın evrimsel açıdan adaptif bir grup davranışı olduğu düşünülmektedir. Hayvan gruplarında gruba zararı dokunacak olan hayvanın dışlandığı gözlenmektedir. Böylece grup hayatta kalma şansını arttırmaktadır ama dışlanan birey ise güvenlikten, yiyecekten ve korumadan mahrum kalıp ölümle karşı karşıya gelebilecektir.

 

Dışlamanın Gücü

Beyinde fiziksel acıya tepki olarak aktif hale gelen bölge ile dışlanma tecrübesinde aktif olan bölge (dACC bölgesi) benzerdir (Eisenberger, Lieberman ve Williams, 2003). Bu bilgiye dayanarak, beynimizin dışlanma ile fiziksel acıyı benzer şekilde tecrübe ettiği ve aynı zamanda dışlanmanın çok güçlü fiziksel tepkiler yarattığı çıkarımlarını yapabiliriz.

Sosyal Psikolojide dışlanma tecrübesi deneysel olarak kurgulanabilmektedir. Yeni katıldığımız bir grupta bizimle ilgilenilmemesi ve grubun diğer bireylerinin sadece kendi aralarında iletişim kurmaları kısa süreli bir dışlanma tecrübesine örnek gösterilebilir. Böyle bir dışlanma, insanın dört temel ihtiyacını karşılamasına engel olmakta ve kişide olumsuz duygular yaratmaktadır (Williams, 2009). Engellenen bu ihtiyaçlar ise kontrol ihtiyacı, hayata anlam katma ihtiyacı (ya da anlamlı varoluşa sahip olma ihtiyacı), ait olma ihtiyacı ve benlik saygısını koruma ihtiyacıdır.

Kilolu insanların, etnik azınlıkların, cinsel azınlıklar ya da transeksüellerin yaşadığı dışlanma türü ise uzun süreli dışlanmaya girer ve artık bireyin dışlanmayla baş etme becerileri zayıflamıştır. Kişi artık kendini toplumdan geri çekmeye, kendini çaresiz ve depresif hissetmeye başlamıştır (Williams, 2009).

Dışlanma tecrübesi canlı için o kadar etkilidir ki, bir grup tarafından dışlanmanın bize faydası dokunsa bile bu dışlanma tecrübesinden olumsuz etkilenmekteyiz. van Beest ve Williams (2006) adlı araştırmacıların deneysel çalışmalarında, deneye katılıp dışlananlara para verildiği halde katılımcıların bu durumdan olumsuz etilendikleri gözlenmiştir. Hatta yalnızca başka birinin dışlanışını izlemek bile kendimiz dışlanıyormuşuz gibi olumsuz duygular hissetmemize neden olmaktadır (Bagg ve Williams, 2008).

 

Peki Dışlanmayla Nasıl Baş Ediyoruz?

Dışlanmanın yarattığı olumsuz duyguların ve ihtiyaçların gördüğü zararın tamiri kişisel ve durumsal değişkenlere bağlı olarak farklılık gösteriyor. Örneğin; sosyal kaygısı olan kişiler, güvendiği kişiler tarafından dışlananlar, dışlanmasını kendi kişisel özelliklerine atfedenler, reddedilme hassasiyeti yüksek olan kişiler (rejection sensitivity) dışlanma ile daha uzun süreli ve daha zor bir mücadeleye girmektedirler.

Dışlanan kişilerden bazıları daha önce bahsi geçen dört ihtiyacını yeniden temin edebilmek için öfke ile kendilerine ya da topluma zarar verebilecek davranışlar sergilerken; bazıları ise yeniden kabul edilmesini sağlayacak şekilde uyum davranışları gösterirler. Daha ayrıntılı olarak, dışlanma sebebiyle ait olma ihtiyacı ve benlik saygısını koruma ihtiyacı zedelenen insanlar, bu ihtiyaçlarını  gidermek için diğerleriyle yeniden bağlantı kurmaya çalışabilirler (Williams, 2009). [Williams'ın (2009) belirttiği gibi, dışlanma hissini duyan kişilerin kendilerini yeniden beğendirmek için başvurdukları dört ilginç yöntemden söz edilmektedir. İlk olarak, dışlanan kişi, kendini dışlayanlara daha çok benzer olduğunu ispat edebilmek uğruna onların davranışlarını taklit edebilir. İkincisi, grup çalışmasında başarılı olmak için daha çok çaba harcayabilir (Oysa ki, yalnız çalışırken grup çalışmasına göre daha çok çaba harcarız). Üçüncü olarak, karşılamaya istekli olmadığı talepleri karşılamaya gönüllü davranabilir. Son olarak da, yeniden kabul görebilmek uğruna daha sosyal davranışlar edinerek arkadaş arayışında daha çok çaba harcayabilir.]

Diğer yandan, kontrol ihtiyaçları ile hayata anlam katma ihtiyaçları zedelenen insanlar ise sevilmeyi ya da uyum sağlamayı artık önemsemeyebilirler. Bu kişilerden kimisinin, hayatları üzerinde kontrole sahip olduklarını hissedebilmek için diğerlere karşı güç uyguladıkları ve anlamlı varlıklarını kabullenmeleri için onları asabi şekilde zorladıkları düşünülmektedir (Williams, 2009). [Bu durumdaki kişi eğer güvendiği bir kişi tarafından dışlanıyorsa ya da birbirini tanıyan insanlar tarafından dışlanıyorsa (Williams, 2005) ya da dışlanmasını adil olarak yorumlamıyorsa (Chow ve ark, 2008), agresyonu daha yüksek olacaktır.]

 

Dışlanan Gruplar İçin Neler Yapılabilir?

Uzun süreli dışlanmaya maruz kalan stigmatize edilmiş grupların bireyleriyle değersizlik hissi, depresyon ve sosyal izolasyonu giderecek çalışmalar yapılmalıdır. Çeşitli destek grupları, grup terapileri ve internet arkadaşlıklarının da yardımı dokunacaktır. Ek olarak marjinalize edilmiş grup bireylerinin (ör: eşcinsellik, transseksüellik) evcil hayvan sahibi olmaktan faydalandıkları da sıklıkla gözlemlenmektedir.

 

Hazırlayan: Çağla Tekeli (Ege Üniversitesi Sosyal Psikoloji Bütünleşik Doktora Öğrencisi)

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Bagg, D., & Williams, K. D. (2008). The sympathetic effects of witnessing ostracism, Chicago:  Midwestern Psychological Association'da sunulan bildiri.
  2. Chow, R. M., Tiedens, L. Z., & Govan, C. L. (2008). Excluded emotions: The role of anger in antisocial responses to ostracism. Journal of Experimental Social Psychology, 44, 896–903.
  3. Eisenberger, N. I., Lieberman, M. D., Williams, K., D. (2003). Does Rejection Hurt? An fMRI Study of Social Exclusion. Science. 302, 290-292.
  4. Van Beest, I., & Williams, K. D. (2006). When inclusion costs and ostracism pays, ostracism still hurts. Journal of Personality and Social Psychology, 91, 918–928.
  5. Williams, K.D. (2009). Ostracism: A Temporal Need‐Threat Model.  İçinde: Advances in Experimental Social Psychology. Volume 41. Sf: 275-314
  6. Williams, K. D. (2005). Control moderates the ostracism-aggression link. San Diego, CA: Society of Experimental Social Psychology'de sunulan bildiri.
6 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler