Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Nâzım Hikmet Ran, 15 Ocak 1902'de şimdiki Yunanistan'ın (o zaman Osmanlı İmparatorluğu'nun) Selanik (Thessaloniki) kentinde doğmuş, 3 Haziran 1963'te Rusya'nın (o zaman Sovyetler Birliği'nin) Moskova kentinde hayatını yitirmiş, "romantik komünist" veya "romantik devrimci" lakaplarıyla tanınan Türk şair, oyun yazarı, romancı, yönetmen ve anı yazarıdır. Bengal dilinden İngilizceye, Yunancadan Japoncaya ve Nepal diline kadar 50'den fazla dile çevrilmiş olan Nâzım Hikmet'in dizeleri The Byrds ve Joan Baez gibi isimler ve gruplarca bestelenmiştir.

Eserin kuşkusuz en etkileyici bestelerinden birisi, Fazıl Say tarafından yaratılan Nazım Oratoryosu dahilindeki yorumdur. Genco Erkal'ın performansı ile ölümsüzleşen eser aşağıdan izlenebilir:

Bu eserin tamamını buraya tıklayarak edinebilirsiniz.

Hikmet'in en meşhur dizelerinden birkaçı, Yaşamaya Dair isimli şiirinden gelmektedir. Şiir, 1947-1948 yıllarında üç kısımdan oluşacak şekilde kaleme alınmıştır. Tüm zorluklara karşı yaşamanın ve mücadele etmenin önemini vurgulayan şiir, aynı zamanda bayağı bir yaşamın ötesine geçmek isteyenler için bir manifesto, bir yol gösterici gibidir.

Yaşamaya Dair

Kısım 1

Yaşamak şakaya gelmez, 

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın 

            bir sincap gibi mesela, 

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 

            yani bütün işin gücün yaşamak olacak. 

Yaşamayı ciddiye alacaksın, 

yani o derecede, öylesine ki, 

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 

yahut kocaman gözlüklerin, 

            beyaz gömleğinle bir laboratuvarda 

                  insanlar için ölebileceksin, 

            hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 

            hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 

            hem de en güzel en gerçek şeyin 

                   yaşamak olduğunu bildiğin halde. 

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 

      hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 

      ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 

                   yaşamak yanı ağır bastığından. 

                                                                                     1947

İsmail Güderer

Kısım 2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 

yani, beyaz masadan, 

       bir daha kalkmamak ihtimali de var. 

Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 

biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 

hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 

yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 

                en son ajans haberlerini. 

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, 

                diyelim ki, cephedeyiz. 

Daha orda ilk hücumda, daha o gün 

              yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 

Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 

            fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 

            belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 

Diyelim ki hapisteyiz, 

yaşımız da elliye yakın, 

daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 

Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 

insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 

                  yani, duvarın ardındaki dışarıyla. 

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 

     hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 

                                                                                     1948 

Kısım 3

Bu dünya soğuyacak, 

yıldızların arasında bir yıldız, 

            hem de en ufacıklarından, 

mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 

            yani bu koskocaman dünyamız. 

Bu dünya soğuyacak günün birinde, 

hatta bir buz yığını 

yahut ölü bir bulut gibi de değil, 

boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 

            zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 

Şimdiden çekilecek acısı bunun, 

duyulacak mahzunluğu şimdiden. 

Böylesine sevilecek bu dünya 

"Yaşadım" diyebilmen için...

                                                                              Şubat 1948

Nazım Hikmet Ran

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 1
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2019 20:18:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2230

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İhtiyacımız olan tek şey var: Çalışmak!”
Mustafa Kemal Atatürk
Geri Bildirim Gönder