Ukrayna'daki 1900 Yıllık İskit Mezarlarında Zehirli Bir Pigment Bulundu!
İki İskit kadınına ait mezarda bulunan zencefre, kozmetik amaçlarla veya cesetlerin çürümesini yavaşlatmak için kullanılmış olabilir.
Live Science
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Ukrayna'da 1900 yıllık bir İskit mezarında bulunan kırmızı zencefre topakları, zehirli cıva sülfür mineralidir ve ölülerin tenine canlılık katmak için kullanılmış olabilir.
- Zencefre, cesetlerin çürümesini yavaşlatan antibakteriyel özellikleri nedeniyle Geç İskit mezarlarında pratik bir koruyucu madde olarak da kullanılmış olabilir.
- Zencefrenin sadece kadın mezarlarında bulunması, bu pigmentin kozmetik amaçlı ve mezar eşyalarının bir parçası olarak kullanıldığına işaret etmektedir.
Araştırmacılar, Ukrayna'da ortaya çıkarılan 1900 yıllık bir mezarda, iki İskit kadınına ait kalıntılarla birlikte kırmızı zencefre topakları keşfetti. Yakın zamanda yayımlanan bir çalışmaya göre bu madde, oldukça zehirli bir kimyasal olan cıva sülfürün mineral formudur.
Vermilyon olarak da bilinen bu koyu kırmızı pigment, Avrupa'daki diğer tarih öncesi mezarlarda da bulunmuştur. Ölülerin soluk tenlerine kırmızımsı bir renk katarak onlara, canlılık belirtisi vermek amacıyla üzerlerine serpilmiş olabileceği düşünülmektedir.
Ancak Ukrayna'daki çift mezarda zencefrenin pratik bir amacı da olabilir. Araştırmacılar, bu maddenin eski cesetlerin çürümesini yavaşlatmak için kullanılmış olabileceğini belirtiyor. İskit mezarları da dahil olmak üzere tarih öncesi mezarlar, yeni ölüleri defnetmek için sıklıkla yeniden açılıyordu.
Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisinde arkeolog olan ve çalışmanın başyazarlığını üstlenen Olena Dzneladze, Live Science'a gönderdiği bir e-postada şu ifadelere yer verdi:
Biliyoruz ki tek bir mahzen art arda 50 yıla kadar kullanılabiliyordu. Kazılar sayesinde Geç İskit mahzenlerinin açıldığını ve ikinci, hatta üçüncü defin işlemlerinin yapıldığını kesin olarak biliyoruz.
İskitler, MÖ 800 ile MS 300 yılları arasında Ukrayna'dan Çin'e kadar uzanan Avrasya Bozkırı'nda yaşamış göçebe bir halktı. Kültürel olarak birbirleriyle bağlantılı ancak oldukça çeşitli gruplardan oluşuyorlardı. Zencefre içeren çift mezar ise MS birinci yüzyıl ile ikinci yüzyılın başlarına, yani İskit kültürünün son dönemlerine tarihleniyor.
Zencefre kalıntıları, ülkenin güneyinde, Dinyeper Nehri kıyısındaki bir Geç İskit mezarlığı olan Chervony Mayak'ta bulundu. Mezar, iki kadının kalıntılarını içeriyordu. İlk gömülen kadın öldüğünde 35 ila 45 yaşları arasındaydı. Daha genç olan 18 ila 20 yaşlarındaki diğer kadın ise aynı mezara daha ileri bir tarihte defnedilmişti. Kadınlar; boncuklar, çanak çömlekler ve metal eşyalar da dahil olmak üzere çeşitli mezar hediyeleriyle birlikte gömülmüştü.
Bu arkeolojik alan ilk olarak 1970'lerde keşfedildi. 2011'den bu yana da buradaki bazı mezarlarda kırmızı topaklar bulunuyordu. Ancak Dzneladze ve meslektaşları tarafından 2025 yılında Antiquity dergisinde yayımlanan araştırma, bu topakların zencefre olduğunu bilimsel olarak doğrulayan ilk çalışmadır. Aynı zamanda bir Geç İskit mezarında zencefrenin bilimsel olarak tespit edildiği ilk vakadır.
Zehirli Pigment
Zencefre insanlar için oldukça zehirli bir maddedir. Ancak yeni çalışmanın yazarları, birinci yüzyıl Ukrayna'sında bu maddeyi kullanan kişilerin muhtemelen bu tehlikeden bihaber olduğunu belirtiyor.
Bazı tarih öncesi toplumlarda zencefre; vücut boyaları, mağara resimleri ve ritüeller için kil benzeri bir pigment olan aşı boyası (demir oksit) ile aynı şekilde kullanılıyordu. Ancak aşı boyası toksik değilken zencefre ciddi cıva zehirlenmelerine neden oluyordu. Özellikle ısıtıldığında ve zehirli gazları solunduğunda vücutta biriken cıva; titremelere, solunum sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyordu. Nitekim zencefreye sıkça maruz kalan tarih öncesi insanların kemiklerinde son derece yüksek cıva seviyelerine rastlanmaktadır.
Araştırmacılar, Chervony Mayak'taki mezarda zencefrenin farklı kullanım alanları da olabileceğini belirtiyor. Bakterilere karşı direnç göstererek çürümeyi yavaşlatmak bu ihtimallerden biridir.
Mineralin izlerine Chervony Mayak'taki 177 mezardan sadece üçünde rastlandı. Diğer bölgelerdeki İskit mezarlarında bu kırmızı mineral bulunmuyor. Yine de araştırmacılar, diğer Geç İskit mezarlarında da bu maddenin gözden kaçırılmış olabileceğini düşünüyor.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Dzneladze, bu durumu şu şekilde açıklıyor:
Arkeolojik saha raporlarında ve yayınlarında genellikle mezarda kırmızı pigment, bir parça aşı boyası veya allık bulunduğuna dair kısa açıklamalar okuyoruz ama herhangi bir netleştirme veya analiz göremiyoruz. Bunlar tamamen farklı maddeler olabilir.
Kozmetik Amaçlı Kullanılmış Olabilir mi?
Chervony Mayak'ta zencefre içeren üç mezarın tamamı kadınlara ait. Bu durum, mineralin kozmetik bir amaca da hizmet etmiş olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, İskit mezarlarındaki erkek ve kadın eşyalarının birbirinden belirgin şekilde ayrıldığını belirtiyor. Dolayısıyla zencefre, kadınlara özgü mezar eşyaları kompleksinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Dzneladze, zencefrenin kozmetik amaçlı kullanımının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. O dönemdeki Geç İskit kadın mezarlarında aşı boyası ve diğer mineral boyaların; kozmetik ürünleri saklamak ve seyreltmek için kullanılan kaplarda, tabutlarda ve deniz kabuklarında da bulunduğunu ekliyor.
Tarih Öncesi Dönemde Pigment Kullanımı
Güney Danimarka Üniversitesinden emekli profesör Kaare Lund Rasmussen, doğrudan bu çalışmada yer almasa da zencefre kullanımı üzerine önemli araştırmalara imza atmış bir bilim insanıdır. Kendisi daha önce, Orta Çağ Avrupa'sında cüzzam ve frengi için etkili bir tıbbi tedavi olduğu düşünülen zencefrenin kullanımını incelemişti.
Rasmussen, yine Live Science'a gönderdiği bir e-postada, zencefrenin Avrupa'daki daha eski tarih öncesi mezarlarda da bulunduğunu ifade ediyor. Bu nedenle Geç İskit kültürünün de bu maddeyi muhtemelen bir pigment olarak kullanmış olmasının son derece mantıklı olduğunu belirtiyor.
Bilim insanı, zencefre ve aşı boyası gibi renklendiricilerin Avrupa'da 15.000 yıl öncesine dayanan Mezolitik mezarlarında da bulunduğunu sözlerine ekliyor. Bu dönem, Son Buzul Maksimumu sırasında Kuzey Avrupa'nın büyük bir bölümünü kaplayan yoğun buzul tabakasının erimesinden sonraki zamana denk geliyor.
Rasmussen, karşılaştığı çarpıcı bir örneği şöyle anlatıyor:
Danimarka'da çok güzel bir mezar hatırlıyorum. Bir anne ve küçük çocuğu birlikte gömülmüştü. Çocuk bir kuğu kanadının üzerinde yatıyordu ve ikisinin de üzerine kırmızı aşı boyası serpilmişti.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: Live Science | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/03/2026 23:08:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22457
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in Live Science. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.