Tüm Reklamları Kapat

Üç Krallık Dönemi Nedir? Ne Zaman Gerçekleşmiştir?

7dk
Üç Krallık Dönemi Nedir? Ne Zaman Gerçekleşmiştir?
Üç Krallık Dönemi'ndeki Doğu Hanedanlığı'na ait askerlerin resmi.
Wikimedia Commons
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • Üç Krallık Dönemi, Doğu Han Hanedanlığı'nın çöküşü sonrası 220-280 yılları arasında Wei, Shu ve Wu krallıklarının Çin'de hüküm sürdüğü savaş ve siyasi çatışmalar dönemidir.
  • Sarı Türban İsyanı, kıtlık, yoksulluk ve yolsuzluk nedeniyle patlak verip Taoizm ile bağlantılı Zhang kardeşler tarafından yönetilmiş ve Han Hanedanı'nın zayıflamasında önemli rol oynamıştır.
  • Kızıl Kayalar Muharebesi, Liu Bei ve Sun Quan'ın Cao Cao'ya karşı birleşerek kazandığı stratejik zafer olup Üç Krallık Dönemi'nin başlangıcını ve bölgesel güç dengelerini belirlemiştir.

Üç Krallık Dönemi (Pinyin: "Sanguo", Wade-Giles: "San-kuo"), Doğu Han Hanedanlığının çöküşüyle başlayan ve M.S. 220 ile 280 yılları arasında bir dizi çatışma ve savaşların gerçekleştiği dönemdir. Bu dönemde Wei, Shu ve Wu krallıkları Orta ve Doğu Çin'de hüküm sürmüştür. Bu dönemin son aşaması olan M.S. 220 ile 280 yılları arası, siyasi ve askeri birçok harekatların gerçekleştiği zaman olarak kabul edilir.[1]

Üç Krallık Dönemi'nin Başlamasındaki Etkenler

Sarı Türban İsyanı

Sarı Türban İsyanı (ya da Sarı Eşarp İsyanı), 184 yılında Han Hanedanlığına karşı başlatılan bir isyandır. Bu köylü isyanı patlak verdiğinde Çin'i İmparator Ling yönetiyordu. Bu isyana "Sarı Türban" isminin verilmesinin nedeniyse isyancıların başlarına sarı eşarp takmalarıydı. Çin'de başlayan bu önemli olay, Taoizm için de önemli bir yere sahipti.

Sarı Türban İsyanı'nın Tetiklenmesindeki Etkenler

Sarı Türban İsyanını tetikleyen ana etkenlerden birisi kıtlık ve yoksullukların baş göstermesiydi. Çin'in kuzeyinde başlayan tarım krizi, o bölgede bulunan yerleşimcileri güneyde daha iyi bir yaşam aramaya zorladı. Zengin ve güçlü toprak sahipleri, çok sayıda işsiz çiftçiyi ve eski askeri sömürerek onlardan yararlandı. Bu nedenle, kuzeyden gelen yerleşimciler daha fazla yoksullaşırken zengin toprak sahipleri servetine servet katıyorlardı. Bu durum, köylülere uygulanan yüksek vergi politikaları ve Sarı Nehir boyunca yaşanan yoğun su taşkınları ve seller nedeniyle daha da kötüleşti.

Tüm Reklamları Kapat

Han Hanedanlığı giderek zayıflarken imparator, kişisel çıkarlarını düşünüyordu. Yaygın kıtlık ve yolsuzluk nedeniyle halkın hükümete olan güvenini kaybetmesi bir isyan fikrini ateşledi.

Sarı Türban İsyanı'nın Başlangıç Noktası

Asilerin askeri güçleri saray etrafında iyice artmaya başlamıştı. İlk asiler Sarı Nehir'in hemen yukarısında bulunuyordu. Bunlar aynı zamanda Zhang kardeşlerin liderliğindeki gruptu. Diğer bir grup ise günümüzde Çin'in Pekin bölgesinde bulunan You eyaletinde, özellikle Guang Yang ve Zhuo'daydı.

Runan, Ying Chuan ve Nanyang; isyancıların güçlerini arttırdığı üçüncü alanda yer alıyordu. Bu isyancılar imparatorluk için iyice tehdit oluşturmaya başladığından İmparatoriçe He'nin üvey kardeşi He Jin, baş general olarak seçildi. He Jin, üç farklı lokasyonda başlayan isyanlarla başa çıkmak için güçlerini Runan, Ying Chuan ve Nanyang'a dağıttı.

Çin Doğu Han Hanedanlığı'na karşı başlayan isyanların konumları.
Çin Doğu Han Hanedanlığı'na karşı başlayan isyanların konumları.
Wikimedia Commons

Asilerden biri olan Zhang Mancheng, Nanyang'ın "Büyük Yöneticisini" yenmeyi başardı. Ardından gelen diğer zaferlerle isyancılar, hükümet güçlerini yenmekte başarılı oldular. Ancak çok geçmeden durum onların aleyhine dönmeye başladı. Zhang kardeşler öldürüldü ve isyancı güçleri bozguna uğratıldı. Alınan mağlubiyetlerden sonra, 192 yılında Cao Cao isyanları bastırıncaya kadar birkaç kontrolsüz isyan daha patlak verdi.[2], [3]

Tüm Reklamları Kapat

Bu İsyan Taoizm İçin Neden Önemliydi?

Sarı Sarık İsyanı, Taoizm tarihinde az da olsa bir öneme sahipti çünkü Taoizm ile derinden ilişkili biri olan Zhang Jue tarafından yönetildi. Zhang Jue'nin iki erkek kardeşi Zhang Bao ve Zhang Liang da devrime öncülük ettiler. Bu kardeşler, Çin'in Shanding eyaletinde Taoist bir dinî tarikatın kurulmasından sorumluydu. Kendilerine ödeme yapamayan insanları tedavi etmeyi kabul eden, "şifacılar" olarak bilinen bu kardeşler; mevcut hükümetin halkına hizmet etme ve koruma konusundaki yetersizliğini fark ettiler. Ayrıca, Zhang kardeşlerin imparatorun sarayında müttefikleri vardı. İmparatorun burnunun dibinde ona karşı isyan planı yapıldı ve imparator bunun farkına varmadı.

Zhang kardeşler, eşit toprak dağıtımı ve eşit haklar dahil olmak üzere Taoizm öğretilerini halka yaymaya başladılar. Ödeme yapamayan köylülere ücretsiz hizmet verdikleri için öğretileri yaymak onlar için daha kolay oldu. Zhang Jue, bu isyan sırasında "Cennetin Generali" olarak isimlendirildi. Ancak kendisini insanların hastalıklarını iyileştirenlere verilen bir ad olan "Büyük Öğretmen" adıyla tanıttı.

Dong Zhuo'ya Karşı Düzenlenen Seferler

Dong Zhuo'ya karşı düzenlenen seferler, bölgesel yetkililer ve savaş ağalarından oluşan bir koalisyon tarafından 190 yılında Doğu Han hanedanlığında savaş ağası olarak görev yapan Dong Zhuo'ya karşı başlatılan seferler bütünüdür.

Koalisyon üyeleri, Dong'un İmparator Xian'ı rehin alarak ve imparatorluk sarayında üstünlüğü sağlayarak tahtı gasp etmeye çalıştığını iddia etti. Dong'u iktidardan uzaklaştırmak için yaptıkları seferleri böylece haklı çıkarmış oldular. Yaptıkları sefer, başkent Luoyang'ın boşaltılmasına ve imparatorluk sarayının Chang'an'a kaydırılmasına yol açtı. Bu olaylar nedeniyle Han hanedanlığının sonu geldi ve ardından Üç Krallık Dönemi resmen başladı.[4]

Xingyang Savaşı

Xingyang Savaşı, Dong Zhuo'ya karşı yürütülen seferlerin bir parçası olarak Doğu Han Hanedanlığı'nda M.S. 190 yılında yapılan bir savaştı. Bu savaş Xu Rong liderliğindeki Dong Zhuo'nun geri çekilen kuvvetleri, Xingyang'da Cao Cao'nun kendilerini takip eden ordusuyla karşılaştığında gerçekleşti.[5]

Yangcheng Savaşı

Yangcheng Savaşı, Dong Zhuo'ya karşı kurulan koalisyonun M.S. 191'de Doğu Han Hanedanlığı'nda dağılmasıyla savaş ağaları Yuan Shao ve Yuan Shu arasında yapılan bir savaştı. Yuan Shu'nun terk edilmiş başkent Luoyang'ı muzaffer bir şekilde ele geçirmesinden sonra sözde astı Sun Jian, eski müttefikler birbirleriyle yeniden birleşirken Yuan Shao ve Yuan Shu'nun kişisel kan davasına karıştı. Zhou Yu komutasındaki Yuan Shao'nun güçleri, önce Sun Jian'ın güçlerine karşı üstünlük sağladı, ancak Sun'ın karşı saldırısıyla geri püskürtüldü.[6]

Kızıl Kayalar Muharebesi

Kızıl Kayalar Muharebesi veya Chibi Muharebesi, Üç Krallık döneminin başlamasına yol açan olaylardan biridir ve M.S. 208 yılında gerçekleşen bir savaştır. Bu muharebe, Liu Bei ve Sun Quan'ın müttefikliği sayesinde Cao Cao'ya karşı kazanılan stratejik bir zafer olarak bilinir.

Cao ve ordusu Kızıl Vadisi'ne doğru ilerlerken Liu Bei ve Sun Quan, birleşerek Cao Cao'ya karşı birlikte savaşmaya karar verdiler. Kızıl Vadide gerçekleşen bu muharebede, Cao'nun güçlü donanması şiddetli rüzgarlarla ve birtakım başka olaylarla yıprandı. Ardından Liu Bei ile Sun Quan'ın orduları Cao'nun ordusunu geri püskürttü ve kesin bir zaferle savaşı kazandılar.[7]

Kızıl Kayalar Muharebesi'nin Başlangıcı ve Savaşın Sebepleri

Cao Cao, M.S. 208 yazının sonlarında kendisinin söylediğine göre 800.000 savaşçıdan oluşan bir orduyla yola çıktı. Ancak bilim insanları bu sayının aşırı abartılı olduğunu ve 250.000 küsür askerinin olduğunu iddia ediyorlar. Ancak her iki durumda da bu inanılmaz büyüklükte bir orduydu, özellikle de rakiplerinin 10.000-50.000 civarında askere sahip olduğu düşünülünce.

İlk hedef, Yangtze Nehri üzerinde bulunan ve bir liman kenti olan Jiangling'i ele geçirmekti, bu da Cao Cao'nun ticareti kontrol etme yetkisine sahip olmasının yanı sıra güney sınırları boyunca hızla asker tedarik etmesini sağlayacaktı. Jiangling'e doğru yaptığı seferde yol boyunca herhangi bir düşman kuvvetine rastlamadı, ancak şehre vardığında bölgede bulunan savaş ağalarının onu karşılayacağından emindi.

Tüm Reklamları Kapat
Cao Cao ve Liu Bei & Sun Quan arasında geçen Kızıl Kayalar Muharebesi'nin taktiksel haritası.
Cao Cao ve Liu Bei & Sun Quan arasında geçen Kızıl Kayalar Muharebesi'nin taktiksel haritası.
World History

M.S. 220 Yılında Cao Cao yürüyüş halindeyken; ona karşı Shu Hanedanlığı'ndan Liu Bei ve Wu Hanedanlığı'ndan Sun Quan tarafından yönetilen, Guan Yu gibi bir dizi güçlü ve tecrübeli generali de bünyesinde bulunduran yeni bir koalisyon kuruldu. Guan Yu'nun dövüş becerileri ve stratejisi o kadar iyiydi ki, daha sonradan Guan Gong (Guandi olarak da bilinir) olarak isimlendirildi. Savaş esnasında Guan Yu, askerlerin nehirden geçişinden sorumluyken hizmet ettiği Liu Bei, yolculuğuna askerleriyle karadan devam etti.

İlk Yenilgi ve Cao Cao'nun Yaşadığı Sorunlar

Savaştaki ilk çatışma, Cao Cao'nun Liu Bei'nin birliklerine saldırıp onları mağlup etmesiyle gerçekleşti. O sırada Guan Yu, birliklerini nehrin karşısına geçirerek saldırıdan kurtardı. Cao Cao'nun bu savaşı kazanması işten bile değildi ancak ordusu uzun yürüyüşten dolayı yorgun düşmüştü ve güney iklimine ve arazisine alışık olmadıkları için çoğu askeri hasta olmuştu. Cao Cao ise her beklenmedik durumu planlayan ve bunun olmasına asla izin vermeyen eksiksiz bir stratejist olduğunu daha önce göstermesine rağmen bu savaşta planlamaları eksik kalmıştı.

Güney seferinin kendisine çıkardığı pek çok sorun arasında kara birliklerini su yolu ile taşımak da vardı. Cao Cao, daha önceki zaferleri sayesinde önemli sayıda gemi kazanmıştı ve bunları Yangtze Nehri boyunca güneyi kontrol altına almak için kullanmayı planlamıştı. Ancak bu girişimi, askerlerinin durumlarının kötüleşmesi gibi kötü sonuçlar doğurdu. Çıkan fırtınalarda gemilerin sallanmasını önlemek için tüm gemileri birbirine bağladılar ve ayrı ayrı değil bir bütün olarak yollarına devam ettiler.

Emrinde birkaç gemi bulunan bir tümen komutanı olan Huang Gai, düşmana doğru hücum etmek ve filosunu yanında getirmek istediğini söyleyerek Cao Cao ile iletişime geçti. Cao Cao, teklifini memnuniyetle kabul etti ve gelişini bekledi. Huang Gai daha sonra tekneleri yanıcı malzemeler ve yağla doldurup ardından da bir mürettebatla nehre doğru yelken açmalarını sağladı. Yolun yarısına geldiklerinde, artık rüzgarlar tersine esip onları sürekli geriye doğru hareket ettirirken, denizciler gemileri ateşlediler ve sonra daha küçük teknelere bindiler. Bu gemiler, Cao ve ordusuna doğru çok hızlı geliyordu ve Cao Cao'nun onları durdurmak için herhangi bir şey yapamayacağı kadar yakındılar, böylece gemiler Cao'nun filosuna çarparak onun gemilerini de ateşe verdiler. Gemilerden ayrılan mürettebatlar nehrin kıyısında bir kamp kurdu.

Gemiler alevler içinde kalırken Zhou Yu, bir kara birliğiyle Cao Cao'nun kampına girerek Cao'nun adamlarını öldürdü. Cao Cao; çok zaman kaybettiğini fark etti ve Zhou Yu, Liu Bei ve Sun Quan'ın güçlerinin onları takip etmesiyle kuzeye doğru geri çekilme emri verdi. Geri çekilen ordunun izlemesi gereken yol olan Huarong Yolu, yavaş ilerlemeleri için ayarlanmış çamurlu bir yoldu ve adamların çoğu hastaydı, büyük olasılıkla hepsinin morali bozuktu ve kuzeye geri çekilirken savaşta ölenden daha fazla askeri öldü.[8]

Üç Krallık Dönemi'nin Başlangıcı

Cao Cao, Wei'ye geri döndüğünde yenilgisini kabullendi ve Cao Pi kendini topraklarının kralı ilan etti. Ardından ise Cao Wei Krallığı'nı kurarak Doğu Han Hanedanlığı'nın sonunu getirdi. Liu Bei de aynı şeyi yaparak güneyde Shu Han Krallığı'nı kurdu ve Sichuan bölgesini kendi himayesi altına aldı. Aynı şekilde Sun Quan da Doğu Wu Krallığı'nı kurdu ve Jiangdong bölgesini kontrolü altında tutmaya başladı.[7], [8]

Üç Krallık Dönemi'nde yeni kurulan krallıkların haritası.
Üç Krallık Dönemi'nde yeni kurulan krallıkların haritası.
World History Encyclopedia

Zhuge Liang'ın Hayatı ve Liu Bei'ye Etkisi

Sık sık doğaüstü güçleri olduğu anlatılan Zhuge Liang, birçok Çin oyununun ve öyküsünün sevilen bir karakteri olmuştur. Efsaneye göre Liu Bei, o zamanlar küçük bir askeri figür olan Zhuge Liang'ın büyük bilgeliğinden haberdar olmuş ve onu danışmanı olarak atamak için Zhuge'nin çekildiği ıssız inzivaya üç kez gelmiştir. Zhuge'nin Liu'nun büyük bir ordu oluşturmasına ve bir hanedan kurmasına yardım ettiği bilinmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Liu, Zhuge'nin bilgeliğinden o kadar etkilendi ki, ölüm döşeğindeyken bile oğlunu Zhuge'nin tavsiyelerini dinlemeye davet etti ve Zhuge'ye, prens hanedanlığı düzgün yönetemezse tahta kendisinin çıkmasını söyledi. Bazı tarihsel hesaplamalar, Zhuge'nin 238'te bir askeri sefere liderlik ederken hastalıktan öldüğünü gösteriyor.[9]

Cao Pi'nin Hayatı ve Yaptıkları

Cao Pi (Çince: "曹丕"), Cao Wei İmparatorluğu'nun resmi imparatoru ve kurucusu olarak bilinir. Çinli politikacı ve şair olan Cao Cao'nun ikinci oğluydu. İmparator Xian'ı tahttan çekilmeye zorladı ve Wei Hanedanlığı'nın imparatoru oldu. Babasının, Liu Bei ve Sun Quan'a karşı olan savaşını devam ettirdi ancak başarılı olamadı. Cao Cao'nun aksine, çabalarının ve zamanının çoğunu tahta geçmesiyle zenginleşmeye başlayan anavatanı üzerine harcadı. Cao Pi'nin yönetimindeki Wei Hanedanı hiçbir zaman Çin'in kuzey kesiminden daha fazlasını himayesi altına almaya çalışmadı ve hanedanının ömrü 50 yıldan kısa sürdü.[10]

Cao Pi'nin resmi.
Cao Pi'nin resmi.
Wikimedia Commons

Cao Rui'nin Hayatı ve Yaptıkları

Cao Rui (Çince: "曹叡"), Cao Wei Hanedanı'nın ikinci imparatoru ve Cao Pi'nin oğludur. "Wei İmparatoru Ming" olarak da bilinir. Yetenekli bir askeri stratejist ve sanat destekçisiydi. Ancak saray ve ata mabetleri gibi yapıların inşasına çok fazla para ve emek harcamıştı. Hükümdarlığı sırasında, Shu Hanedanlığı ve Wu Hanedanlığı arasındaki çıkmaz daha da kötüleşti. Ölüm döşeğindeyken, imparatorluğu için çok kötü bir seçim olan oğlu Cao Fang'ı, Cao Shuang ve Sima Yi'nin naipliğine emanet etti. Bu hatası sonucunda Cao Wei İmparatorluğu'nda darbe sonucu tahta Sima Yi geçti.[11]

Üç Krallık Dönemi'nin Son Aşaması

265 yılında bir prens olan Sima Yan, Cao Wei İmparatorluğu'nun son imparatorunu tahttan indirdi ve ardından Xi Jin Hanedanı'nı kurdu. 268 yılında Çin'in en eski yasalarından birini hayata geçirdi. Topraklarını çok iyi kontrol ediyordu ve dünyaya ün salmıştı. Budist felsefesi, sanatı ve mimarisi bu hanedanın kültürünü de etkiledi. 279 yılında ise diğer hanedanlıkları da bünyesine katarak imparatorluğunu genişletti.[12]

Bu dönemde teknoloji önemli ölçüde ilerledi. Shu şansölyesi Zhuge Liang; tahta öküzü icat etti, bu icadın el arabasının erken bir biçimi olduğu öne sürüldü. Ayrıca Liang tatar yayını da geliştirdi. Wei Hanedanlığı'nın "makine mühendisi" Ma Jun; imparatoru için özel tasarlanmış, hidrolikle çalışan, mekanik bir kukla tiyatrosu icat etti. Ayrıca yeni bir sulama cihazı, her zaman güneyi gösteren savaş arabası ve manyetik yönlü olmayan bir pusula da icat etti.[13]

Rastgele Yazıya Git
23
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    3
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Sıkça Sorulan Sorular
Kategoriler ve Etiketler
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23.10.2026 02:29:08 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/14654

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et