Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı!

TÜBİTAK'ın "Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar" Kitabında Sahtebilim Övgüsü ve Kasten Yanlış Yapılmış Çeviriler Var!

TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı! Pedram Türkoğlu
İnkılap Kitabevi
10 dakika
7,787
Tarihi Geçmiş Haber

Bu haber 4 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Tüm Reklamları Kapat
Firavun Tutankamon'un mezarı lanetli miydi? İnsanlarla Dinozorlar aynı dönemde yaşadı mı? Yaşam kendiliğinden oluşabilir mi? Doğru bilinen yüze yakın bilimsel yanılgının ardındaki gerçeği keşfedin.

Önsözü ile Lucie Parker tarafından yazılan, İlhami Gümüş tarafından çevrilen TÜBİTAK'ın "Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar" isimli kitabında evrim konusunda hayli yanlış bilgiler işleniyor. Kitapta komplo teorileri, ekin tarlalarına Dünya dışı canlıların bıraktığı işaretler, Dünya'nın düz olduğu safsatası anlatılıyor. Bunun gibi birçok sahte bilim veya yanlış bilinen bilgiler güzelce açıklanıyor. Bilimsel yöntemle sınanmış bilgiler ile düzenlenmiş hali anlatılıyor.

Ancak ne yazık ki "Evrim" kısmında çok ciddi çarpıtmalar ve düpedüz yalan çeviriler bulunuyor. Öyle ki modern insanın şempanzeler ile akrabalığının olmadığı açık açık yazılmış. Başlıktan da anlaşılacağı gibi "İnsan Kuyruksuz Maymundan Evrimleşmiştir" şeklinde bir "yanılgı" olarak yansıtılmaktadır.

Hatta "Yaşam kendiliğinden oluşabilir mi?" gibi bir başlıkta spontane jenerasyon üzerinden abiyogenez de eleştiriliyor. Bu konuyu şuradaki yazımızda uzun uzun açıkladık. Kitaptaki metni, fotoğrafı ile birlikte doğrudan paylaşıyoruz:

Tüm Reklamları Kapat

İnsanın izlediği düşünülen evrim sürecinin bir zamanlar gayet açık olduğu düşünülüyordu: Öne doğru eğik kıllı kuyruksuz maymun, elindeki baltasıyla dik duran bir Neandertal'e dönüşür, o da sonunda takım elbise giyen ve elinde bir cep telefonu tutan kılsız bir insan hâlini alır.

Charles Darwin insanla bir kuyruksuz maymun türü olan orangutan arasında ortak bir bağ olabileceğinden şüphe duymuş ve şöyle demişti: "İnsan kibirli bir şekilde kendisinin çok büyük bir eser olduğunu düşünür ve kendini yarı ilah konumunda görür. Ben bu konuda daha alçak gönüllü olmanın daha doğru olduğunu düşünüyor ve insanların hayvanlardan geldiğine inanıyorum." Ancak bugün bilim insanları insanlar ile kuyruksuz maymunların çok farklı yollar izlediğine inanır.

TÜBİTAK'ın Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar kitabı, syf. 78-79.
TÜBİTAK'ın Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar kitabı, syf. 78-79.
Pedram Türkoğlu

Ancak bu efsaneyi daha iyi anlayabilmek için önce benzerliklerimizden başlayalım. Şempanzelerin DNA'sı insanlarınkiyle %98,8 oranında aynı olup başkalarına duyulan şefkat, saldırganlık, kendinin farkında olma ve akıl yürütme gibi özellikleri paylaşırlar. Her ikisi de alet kullanabilir ve bilgiyi sonraki kuşaklara aktarabilir.

Ancak benzerlikler bundan öteye pek geçmez. Bir şempanzenin beyni ve kafatasının büyüklüğü, insanın kafasının çeyreği kadardır. Daha büyük olan beynimiz bize çok açık bir avantaj sağlayarak karmaşık dil becerileri ve karmaşık kültürel sistemler geliştirmemizi mümkün kılar. Şempanzeler, insanın zorlukla hayatta kalabileceği Kongo'da yaşayabilecek niteliktedir. Bugün şempanzelerin soyu tükenmenin eşiğindedir, oysa insanların başı aşırı nüfus artışıyla derttedir. İnsanın atalarının Afrika'daki fosilleri çok karmaşık bir soyağacına sahiptir, öte yandan doldurulması gereken pek çok boşluk da vardır. Paleoantropologlar, bazen kuyruksuz maymun bazen de insana ait gibi görünen, ayak izleri ve uyluk kemiği ile kafatası parçaları keşfetmiştir. Bu, kuyruksuz maymunlarla insanların Afrika'nın güney ve doğusunda birlikte yaşadığını gösterir. Parçalar eksik olsa da bilim insanları şempanzelerle insanların ortak bir atadan geldiği görüşünü reddeder. Fosillerden anladığımız şey açık: Hayvanat bahçesindeki şempanzeyle bir akrabalığımız yok.

Tüm Reklamları Kapat

Kitabın Çevirisi Kasten Yanlış Yapılmış

Helsinki Üniversitesi'nden Dr. Ferhat Kaya, konuyla ilgili blog yazısında çeviri hatalarını orijinaliyle kıyaslayarak tek tek gösteriyor. Kitabın orikinali, Popular Science tarafından basılan 100 Hoaxes & Mistakes That Fooled Science isimli bir kitap. Dr. Kaya şöyle yazıyor [vurgular bize ait]:

Orjinal metin: “While it is true we share a common animal ancestor, scientist now believe humans and apes took very different paths”

Türkçe çevirisi: "Ancak bugün bilim insanları insanlar ile kuyruksuz maymunların çok farklı yollar izlediğine inanır." (İnsan ve kuyruksuz maymunların ortak hayvan bir atadan evrimleştiği kısmı sansürlenmiş.)

Bu metnin orijinalinden gerçek çevirisi şöyle olmalıdır: "Her ne kadar onlarla ortak bir hayvan atayı paylaşıyor olsak da, bilim insanları şimdi, insanlar ve kuyruksuz maymunların çok farklı patikalar izlediğine inanmaktadır."

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Dr. Kaya devam ediyor:

Başka bir sansür, orijinal metin: A chimp’s brain and skull size, “while similar to that of our more recent extinct relatives”, is still quarter of the size of today’s human head. 

Türkçe çeviri: Bir şempanzenin beyni ve kafatasının büyüklüğü, insanın kafatasının çeyreği kadardır. (orijinal metindeki tırnak içinde bulunan "yok olmuş yakın akrabalarımıza benzese de" kısmı sansürlenmiş.)

Bu kadar da değil:

Başka bir sansür, orijinal metin: Our larger brain size gave us a distinct “evolutionary” advantage, allowing for more complex language skills and complicated cultural systems. 

Türkçe çevirisinde tırnak içindeki "evrimsel" kelimesi sansürlenmiş. 

Tüm Reklamları Kapat

Dr. Kaya, bir diğer örnek veriyor:

Başka bir sansür: Meanwhile, chimpanzees "evolved" to survive in the African Congo…(yine Türkçe çevirisinde "evrimleşmiş" kısmı sansürlenmiş)

Ancak eğer bunlar halkı alenen kandırıyor olmaları nedeniyle öfkelenmeniz için yeterli değilse, ne yazık ki kitabın rezaleti burada bitmiyor. TÜBİTAK, kitapta düpedüz çeviri sahtekarlığı da yapıyor. Dr. Kaya şöyle anlatıyor:

Son olarak ve sansürün de ötesinde artık çeviri sahtekarlığı olarak sınıflandırabileciğimiz örnek:

Tüm Reklamları Kapat

Orijinal metin: "The puzzle is incomplete, but scientists agree that our direct evolutionary line does not lead back to chimpanzees. Instead, humans and chimps share a common ancestor tracing back 5 million to 8 million years ago. One lineage developed directly into ape like chimpanzees and gorillas, while the other lineage evolved into early human ancestors called hominids. Our direct human ancestors, Homo habilis and Homo erectus, first hit the scene 2 million years ago. From that point, humans spread throughout the world, migrating to Europe and later Australia and the Americas. We don't know the number of hominid species that existed, or our relationship with them, but the fossils speak loudly: The chimp at the zoo is not your great-great-great grandad."

Türkçe çeviri: "Parçalar eksik olsa da bilim insanları şempanzelerle insanların ortak bir atadan geldiği görüşünü reddeder. Fosillerden anladığımız şey açık: Hayvanat bahçesindeki şempanze ile bir akrabalığımız yok." (Geri kalan kısımlar tümden sansürlenmiş).

Yukardaki son orjinal metinin Türkçe sansürsüz çevirisi: "Bulmacanın parçaları eksik, ancak bilim insanları evrimsel olarak şempanzelerden evrimleşmediğimizi kabul ediyorlar. Buna karşın, insanlar ve şempanzeler 5 ile 8 milyon yılları arasında yaşamış ortak bir atayı paylaşıyorlar. Soyun biri kuyruksuz maymun benzeri şempanze ve gorillere dönüşürken diğer soy hominid olarak bilinen erken insan atalarına evrimleşmiştir. Bizim direkt atalarımız, Homo habilis ve Homo erectus, ilk kez 2 milyon yıl önce sahneye çıkmışlardır. O günden itibaren insanlar bütün dünyaya yayılmışlardır, Avrupa'ya ve ardından Avusturalya ve Amerika'ya göç etmişlerdir. Geçmişte kaç hominid türü yaşadığını bimiyoruz, ya da onlar olan akrabalığımızı, ancak fosiller gerçeği gösteriyor: Hayvanat bahçesindeki şempanze senin büyük-büyük-büyük deden değil!"

Dr. Kaya'nın analizinin tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Our Mutual Friend (Charles Dickens)

Our Mutual Friend, written in 1864–1865, is the last novel completed by Charles Dickens and is one of his most sophisticated works, combining savage satire with social analysis. It centres on, in the words of critic J. Hillis Miller, quoting from the character Bella Wilfer in the book, “money, money, money, and what money can make of life”.

Most reviewers in the 1860s continued to praise Dickens’ skill as a writer in general, but did not review this novel in detail. Some found the plot both too complex and not well laid out. The Times of London found the first few chapters did not draw the reader into the characters. In the 20th century, however, reviewers began to find much to approve in the later novels of Dickens, including Our Mutual Friend. In the late 20th and early 21st centuries, some reviewers suggested that Dickens was, in fact, experimenting with structure, and that the characters considered somewhat flat and not recognized by the contemporary reviewers were meant rather to be true representations of the Victorian working class and the key to understanding the structure of the society depicted by Dickens in the novel.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺340.00
Our Mutual Friend (Charles Dickens)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Kitaptaki Yanlışların Doğruları

1) "Kuyruksuz maymun, takım elbiseli insana dönüşür."

Taksonomik olarak insan diye tanımladığımız Homo cinsi, zaten bir kuyruksuz maymun (Hominoidea) türüdür! Bunu daha iyi anlamak için, buradan Yaşam Ağacı projemizdeki primatlar takımına bakabilirsiniz. Ayrıca sık sık anlattığımız gibi evrimsel biyolojide yaşayan hiçbir canlı, bir diğerine dönüşmez! Aynı dönemde var olmuş türler, farklı soy hatlarında türleşerek günümüz halini almıştır ve çeşitlenmeye devam edecektir. Keza evrimsel süreçte bir "son" veya bir "tamamlanma" bulunmaz. Evrim, popülasyondaki gen dağılımının nesiller içerisindeki değişiminden ibarettir. Hiçbir canlı "puf" diye bir anda var edilmemiştir. Kaldı ki evrimsel değişimin herhangi bir inanç ile ilgisi yoktur. Dolayısıyla bilimsel gerçekleri şahsi inançlar haline getirmenin insan türünün bilgi birikimine hiçbir katkısı olmayacaktır. Aksine önyargılar oluşturarak, yeni bilgiler edinmeyi engelleyecektir.

2) "Bilim insanları, insanlar ile kuyruksuz maymunların çok farklı yollar izlediğine inanır."

Bilimsel teorilerin herhangi bir "inanç" ile ilgisi olmadığını ve bu teorilere "inanılmadığını" tekrar tekrar vurgulamanın anlamı yok diye düşünüyoruz. Bilimsel teoriler "bilinir" veya "bilinmez." Diğer yandan günümüzde hiçbir akademik dergide taksonomik olarak insanın başka bir ailede sınıflandırıldığı bilgisi yoktur. Multidisipliner çalışmalar sonucu görüyoruz ki insan primatlar takımı içerisinde kuru burunlu primatlar (Haplorhini) dediğimiz alt takıma üyedir. Bu alt takımda simiyenler veya maymunlar diye bilinen Simiiformes adlı aşağı takımda sınıflandırılır. Ardından aşağı burunlu maymunlar (Catarrhini) küçük takımı ve kuyruksuz maymunlar (Hominoidae) üst ailesi gelir. Hominoidae üst ailesi içerisinde insangiller diye bilinen Hominidae ailesinde bulunur. Bu ailede orangutanlar, goriller, şempanzeler, insanlar ve ataları mevcuttur. Modern insan dediğimiz Homo sapiens türü, omurgalı canlılar arasında anatomik, fizyolojik, paleontolojik, genetik ve etolojik olarak kuyruksuz maymunlar olarak tanımlanır. Sonuçta "İnsan" diye bir taksonomik aile yoktur. Zaten mantar veya bitki olarak da sınıflandırılamayacağına göre, bu gerçeği reddetmenin anlamı yok.

3) "İnsan beyni şempanze beyninin 3 katıdır."

Evet, doğru. Fakat şunu hatırlatmakta fayda var, zekayı tam olarak tanımlayamadığımız için "bilişsel fonksiyonlar" terimini kullanmak daha faydalı olacaktır. Bu da dolaylı olarak beyin kütlesinden ziyade beyin/vücut oranı ile ilişkilidir. Serebral korteks dediğimiz beyin bölgesi hatıra, dikkat ve farkındalık gibi bilişsel fonksiyonlar ile ilişkilidir. İnsanın serebral korteksi, şempanzelerin serebral korteksinden yaklaşık 2 kat daha fazla nöron barındırır. Ayrıca nöron davranışları da farklıdır. Bu da görüldüğü üzere Dünya'yı ele geçirmemizi sağlayan bilişsel aktivitelere sebebiyet vermiştir.

Ancak bu demek değildir ki "En üstün canlı insandır." Her canlı yaşadığı çevre ile ilişkili olarak üstünlük özellikleri gösterir. Örneğin bir şempanzenin kısa süreli hafızabir insandan kat kat daha fazladır. Çünkü insanlar yüz binlerce yıldır yaşadıkları çevre ile ilişkili olarak uzun süreli hafıza tarafından avantaj sağlamış olabilir. Diğer yandan bu çalışmanın aslında tam tersini söyleyen, şempanzelerin kısa süreli hafızaları ile ilişkili olmadığını, bundan ziyade bireysel bir başarı olduğunu söyleyen başka bir çalışma bulunuyor. Yani şempanzelerin kısa süreli hafızaları insanlardan daha iyi değil; bu konuda eğitim görmüş söz konusu şempanzenin bireysel başarısı. Her iki durumda da şempanze ile insanın birinin diğerinden daha "gelişmiş" olduğunu göstermez. Sadece milyonlarca yıldır bulundukları çevre nedeniyle seçilime uğradıklarını ve avantajlı özellikleri sonraki nesillere aktardıklarını gösterir.

4) "İnsanların aksine şempanzelerin soyu tükenme eşiğindedir."

Bu da algıda seçicilikten başka bir şey değildir. Zira insanlar, yıllardır şempanzelerin (Pan troglodytes) doğal hayatını yok ediyor, onları hayvanat bahçelerine hapsediyor. Afrika'daki yasak avcılık şempanzelerin nüfusunu fazlasıyla azaltmıştı durumda. Yıllardır bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere yakalanmışlardır. Kongo gibi Afrika ülkelerinde yasa dışı evcil hayvan satışları için kaçırılmışlardır. Ayrıca birçok simiyen hastalık etkeni nedeniyle de popülasyonları yok olmuştur. 1900'lerin başında 1 milyona yakın birey olduğu hesaplanırken; günümüzde 172.700 ile 299.700 arasında birey olduğu hesaplanıyor. IUCN Kırmızı Liste tarafından Endangered (EN), yani Tehlikede olarak sınıflandırılırlar.

Günümüzde koruma altına alınsalar da, şempanze gibi primatların üreme hızı insanlar gibi memeliler içerisinde kısmen yavaş olduğu için nüfuslarının eski haline gelmesi yıllar alacaktır. Unutmamak gerekir ki Türkiye topraklarında da yıllar önce kaplan ve daha eskiden aslan bulunuyordu. Ancak insanlar, artan nüfusu ile birlikte diğer canlıları yok ediyor.

Sonuç olarak onları yakalayıp, para için hayvanat bahçelerine koyanlar da biziz. Bu onların başarısızlığı değil, bizim başarımız (!) Büyük beyinlerimizin evrimsel olarak getirisi olmalı. Basit ekoloji mantığı. Yüksek bilişsel fonkisyonlar sosyokültürel yapı geliştirerek nüfus artışına sebebiyet veriyor. Nüfus artışı da diğer hayvanların aleyhine oluyor. Dolayısıyla bu, insanların sebep olduğu bir sonuçtur.

5) "Parçalar eksik olsa da bilim insanları şempanzelerle insanların ortak bir atadan geldiği görüşünü reddeder."

Evrim, yaklaşık 150 yıldır test ediliyor ve edilmeye devam edecek. Ancak girdiği her testten başarılı çıkıyor. Günümüzde tıptan mühendisliğe, biyolojiden matematiğe birçok alanda evrimsel algoritmalardan ve verilerden yararlanılıyor. Bu konuda sitemizde birçok yazı dizisi mevcut. En basitinden buradan başlayabilirsiniz. Parçaların eksik olması, izlenilen yolun görülemediği anlamına gelmiyor. Günümüzde sadece Homo sapiens türü için Evrim Ağacı'nda inanılmaz fosil çeşitliliği mevcut. Aynı şekilde şempanzelerin de evrimsel akrabalıklarını gösteren fazlası ile fosil kaydı var. Fosil kaydının mevcut olması, o canlının "çok gelişmiş" olduğuna işaret etmez. Sadece jeolojik şartlar uygun olduğu için kemikleri günümüze kadar korunmuş olduğu anlamına gelir.

Şempanzeler ve diğer canlılar da insanlar kadar "karmaşıktır." İnsan, hayvanlardan evrimleşmemiştir; doğrudan doğruya bir hayvan türüdür. Bunun aşağılayıcı herhangi bir yönü bulunmuyor. Zira "aşağılama" sıfatlarını zaten biz yapıyoruz. İnsanın, diğer canlılar ile akraba olması muhteşem bir gerçektir. Her zaman dediğimiz gibi, "Bu yaşam görüşünde ihtişam var!"

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Grrr... *@$# 32
  • Tebrikler! 29
  • Üzücü! 16
  • Bilim Budur! 15
  • Korkutucu! 9
  • Muhteşem! 7
  • Güldürdü 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • İğrenç! 6
  • İnanılmaz 3
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Umut Verici! 2
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 31/05/2024 02:26:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8192

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Neandertaller
Ornitoloji
Atmosfer
Meyve
Temel
Entropi
Kas
Yumurta
Enfeksiyon
Doğal Seçilim
Maskeler
Filogenetik
Çağ
Konuşma
Köpekbalığı
Eğilim
Toplumsal Cinsiyet
Hayvanlar Alemi
Sars Mers
Kilometre
Metabolizma
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Karbonhidrat
Fizyoloji
Sağlık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
P. Türkoğlu. TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı!. (14 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 31 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8192
Türkoğlu, P. (2020, January 14). TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı!. Evrim Ağacı. Retrieved May 31, 2024. from https://evrimagaci.org/s/8192
P. Türkoğlu. “TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı!.” Edited by Pedram Türkoğlu. Evrim Ağacı, 14 Jan. 2020, https://evrimagaci.org/s/8192.
Türkoğlu, Pedram. “TÜBİTAK, Sahte Çeviriler ve Uydurma Bilgiler İçeren, Evrim Karşıtı Bir Kitap Yayınladı!.” Edited by Pedram Türkoğlu. Evrim Ağacı, January 14, 2020. https://evrimagaci.org/s/8192.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close