Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
5,000 ATP Ödüllü Soru: Metabolizmanın gerçekten yavaşlamasına neden olan faktörler nelerdir? Hemen cevapla! Cengiz Altun'un cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Çağrı Özgün
Çağrı Özgün
50.2K UP
İnceleyen7 17 saat önce
Açıkçası biraz karmaşık bir filmdi. Pürdikkat izlemek gerekiyordu, tam anlamak için. Oyunculukları başarılı buldum ve genel olarak ilgi çekici bir filmdi. Bazı sahnelere anlam veremedim (özellikle son sahneye)
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Disclosure Day
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Compass Of Zoology
İnceleyen8 19 saat önce
Olukça iyi ve ülkemizin lisansüstü tek akademik ve kapsamlı evrim ders kitabıdır fakat baskı ve çeviri oldukça eski. Bu baskıdan sonra bu dalda filogenetik sınıflandırma oldukça değişmiş ve dayandırılan ilkeler güncellenmeye uğramıştır. Hala değerini koruyor fakat içinceki bazı bilgiler eksik ya da yanlış olabilmesi adına kontrol edilmesi önerilir.
9.7/10
(123 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Compass Of Zoology
İnceleyen10 1 gün önce
Hiç sıkılmadan okudum, mükemmel bir kitap özellikle zoolojinin ilginç olaylarına merak salanlar için paha biçilemez olduğunu düşünüyorum
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yanlış Anlaşılmalarla Dolu Bir Hayvanat Bahçesi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
230.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Büyük İskender, yalnızca Büyük İskender'in askeri başarılarını anlatan klasik bir biyografi değildir. Jona Lendering bu eserinde, Büyük İskender'i efsanevi bir kahraman olarak yüceltmek yerine, onun yükselişini ve özellikle de Pers İmparatorluğu'nun çöküşünü tarihsel bağlamı içinde değerlendirmeye çalışır. Bu yönüyle kitap, popüler tarih anlatılarından ayrılarak daha eleştirel ve akademik bir yaklaşım benimser.

Lendering'e göre Büyük İskender'in başarısı yalnızca onun askeri dehasıyla açıklanamaz. Pers İmparatorluğu'nun iç sorunları, satraplık sistemindeki zayıflıklar, merkezi otoritenin çözülmeye başlaması ve yerel güç mücadeleleri de Makedon fetihlerinin önünü açmıştır. Böylece yazar, tarihin yalnızca "büyük adamlar" tarafından şekillendirilmediğini; siyasi, ekonomik ve toplumsal koşulların da belirleyici olduğunu gösterir.

Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, İskender'in kişiliğine yönelik dengeli yaklaşımıdır. Tarih yazımında sıklıkla "dünya fatihi", "askeri dahi" ya da "medeniyet taşıyıcısı" olarak sunulan İskender, burada daha insani ve çelişkili bir figür olarak karşımıza çıkar. Bir yandan olağanüstü bir stratejist ve liderdir; diğer yandan iktidar hırsı, öfke nöbetleri ve giderek artan otoriter eğilimleriyle çevresindekiler üzerinde baskı kuran bir hükümdardır. Özellikle yakın dostu Kleitos'u öldürmesi ve Pers geleneklerini benimsemesiyle ortaya çıkan gerilimler, onun karakterindeki dönüşümü göstermesi açısından önemlidir.

Antropolojik açıdan değerlendirildiğinde eser, imparatorlukların nasıl kurulduğunu ve kültürel etkileşimlerin nasıl gerçekleştiğini anlamak için de önemli ipuçları sunar. İskender'in fetihleri yalnızca toprak kazanımı değil, aynı zamanda farklı halkların, dillerin ve inanç sistemlerinin karşılaşması anlamına gelir. Bu süreç, daha sonra "Helenistik Dünya" olarak adlandırılacak yeni bir kültürel sentezin doğmasına zemin hazırlamıştır.

Kitap aynı zamanda tarihsel kaynakların güvenilirliği meselesine de dikkat çeker. İskender hakkında sahip olduğumuz bilgilerin büyük kısmı onun ölümünden yüzyıllar sonra yazılmış kaynaklara dayanmaktadır. Lendering bu nedenle okuyucuyu, tarihsel anlatıları sorgulamaya ve efsane ile gerçek arasındaki sınırı düşünmeye davet eder. Bu yaklaşım, tarih disiplininin eleştirel yönünü anlamak açısından oldukça değerlidir.

Felsefi açıdan bakıldığında kitap, gücün ve başarının geçiciliği üzerine de düşündürür. Büyük İskender otuz üç yaşında öldüğünde dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurmuştu; ancak ölümünden kısa süre sonra imparatorluğu parçalanmaya başladı. Bu durum, insanın ölümsüzlük arzusuyla tarihsel gerçeklik arasındaki gerilimi gözler önüne serer. Burada okuyucunun aklına sıkça şu düşünce gelir: İnsan dünyayı fethedebilir, fakat zamanı fethedemez. Plutarkhos'un İskender'e atfedilen şu sözü kitabın ruhunu özetler bence "Kazandığım topraklar ne kadar büyük olursa olsun, sonunda hepsi mezarım kadar bir yere sığacaktır."

Büyük İskender, yalnızca bir fatihin yaşam öyküsünü değil, iktidarın doğasını, imparatorlukların yükseliş ve çöküşünü ve tarihin nasıl yazıldığını sorgulayan önemli bir çalışmadır. Özellikle tarih, arkeoloji ve antropolojiyle ilgilenen okuyucular için, Büyük İskender efsanesinin ötesine geçerek daha derinlikli bir bakış açısı sunar. Kitap, bireyin tarihsel süreçlerdeki rolü ile toplumsal koşullar arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından oldukça ufuk açıcıdır.
9.7/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Alexander de Grote. De ondergang van het Perzische rijk
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
230.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Sizin paylaşımınızdan sonra okudum kiatabı.insanlığın hafızasına tutulmuş bir ayna gibi Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen'in Kütüphane Kırılgan Bir Tarih adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışmadır. Yazarlar, kütüphaneleri yalnızca kitapların saklandığı sessiz mekanlar olarak değil, uygarlığın belleğini taşıyan canlı organizmalar olarak ele alırlar. Bu nedenle eser, bir kütüphane tarihinden çok, insanlığın bilgiyi koruma ve geleceğe aktarma mücadelesinin hikâyesidir.

Kitap, Mezopotamya'nın kil tabletlerinden başlayarak İskenderiye Kütüphanesi'ne, Orta Çağ manastırlarından modern ulusal kütüphanelere kadar uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunar. Ancak yazarların asıl başarısı, bu yolculuğu yalnızca kurumların tarihi olarak anlatmamakta yatar. Her kütüphanenin arkasında savaşların, yangınların, siyasi mücadelelerin, iktidar çatışmalarının ve insan tutkularının bulunduğunu gösterirler. Böylece okuyucu, bilgi tarihinin aslında ne kadar kırılgan bir zeminde yükseldiğini fark eder.

Eserin merkezinde yer alan "kırılganlık" kavramı son derece etkileyicidir. İnsanlık, yüzyıllar boyunca bilgiyi korumak için sayısız kütüphane inşa etmiş; fakat aynı zamanda savaşlar, fanatizm, ihmal ve doğal afetler nedeniyle bu birikimin önemli bir kısmını da yok etmiştir. Kitap boyunca hissedilen temel duygu, uygarlığın hafızasının sandığımız kadar kalıcı olmadığıdır. Bir yangın, bir işgal ya da siyasi bir karar, yüzyılların bilgisini birkaç gün içinde ortadan kaldırabilir.

Yazarların anlatımı akademik olmasına rağmen son derece akıcıdır. Tarihsel olaylar kuru bir kronoloji halinde verilmez; aksine, kitapların peşine düşen koleksiyoncular, bilgiyi korumaya çalışan kütüphaneciler ve kültürel mirası kurtarmaya çalışan insanlar üzerinden anlatılır. Bu yaklaşım, esere güçlü bir insani boyut kazandırır. Okuyucu yalnızca kurumları değil, bilgiyi yaşatmaya çalışan insanları da tanır.

Edebi açıdan bakıldığında eser, bir medeniyet elegisi niteliği taşır. Her kaybolan el yazması, her yanan kütüphane ve her yok edilen arşiv, insanlığın ortak hafızasında açılmış bir yara olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle kitap, yalnızca geçmişe ilişkin bir anlatı değil, aynı zamanda günümüz için de bir uyarıdır. Dijital çağda bilginin sonsuza dek korunacağına dair iyimser inancı sorgular ve hafızanın korunmasının sürekli bir çaba gerektirdiğini hatırlatır.

Kütüphane Kırılgan Bir Tarih, kitapları sevenler için olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık üzerine düşünen herkes için değerli bir eserdir. Pettegree ve der Weduwen, kütüphanelerin raflarında duran kitapların aslında insanlığın umutlarını, korkularını ve deneyimlerini taşıdığını gösterir.

Eseri bitirdiğinizde bir kütüphaneye artık yalnızca kitapların bulunduğu bir bina olarak değil, yüzyılların emeğiyle oluşturulmuş ve her an kaybedilebilecek kadar kırılgan bir hafıza mekanı olarak bakmaya başlarsınız.

“Kütüphaneler yalnızca geçmişi saklamaz; insanlığın geleceğe dair umutlarını da muhafaza eder. Bu yüzden her kütüphane, aslında unutulmaya karşı verilmiş sessiz bir mücadeledir.''

Paylaşımınız ve kitabı okumama sebep olduğunuz için teşekkür ederim.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bence Ay'a gidiyoruz çünkü zorluklarla mücadele etmek insanın doğasında var. İnsanın kökenlerinin derinliklerinde var. Bunu tıpkı bir somonun akıntıya karşı yüzmesi gibi yapıyoruz."
Neil Armstrong
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)