Bir tutam aydınlık, Aziz Nesin'in 1993 yılındaki başyazılarını derlediği bir kitap. Kitabın daha ön sözünde bile değil, ön sözden önceki birkaç söz bölümünde, " sevgili okurlarım, bu kitaptaki yazılarımın birçoğu gelecekten haber veriyor." diye başlıyor Nesin ve haklı da! Atatürkçülük'ten, gericilik, yobazlık, bağnazlık'tan, toplum demokrasi ve burjuvalardan, Kürt sorunundan ve daha birçok, o zaman da bugün de Türkiye'nin sorunu olan konulardan bahsediyor. Bundan başka, şeytan ayetleri var; hükümet kararıyla yasaklanan kitap, tüm dünyayı birbirine katan kitap. Şeytan ayetlerinde peygambere ve islam dinine hakaret olduğu için müslümanlar çok öfkeleniyor, Humeyni yazar Salman Rüşdi için idam fetvası çıkarıyor ve Türkiye'de de Madımak katliamı gerçekleşiyor. Aziz Nesin her ne kadar olaydan sonraki yazılarında, Sünni-Alevî çatışması dese de. Bana göre kitabın Nesin tarafından Türkçe'ye çevirtilmesi ve aydınlık gazetesinde bazı bölümlerinin yayınlanması. Normal bir ülkede, gerçekten lâik bir ülkede böyle sorunlar yaşanmazdı tabii, zaten en başta kitap hükümet kararıyla yasaklanmazdı ama burası Türkiye ve halkın çok kutsalı var! Oteli yakıyorlar, sonra Allahü Ekber diyorlar, izlerken kanım dondu. Ben tam kitapta ki en sevdiğim bölümlerden birisi olan 'itleri salıp taşları bağlamak' yazısını okurken, Yusuf gümüşel'in serbest bırakıldığını biraz geçte olsa öğreniyorum. Kimdi o? Diye soruyorsanız; 6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi'yle dini nikah kıyarak evlendirmeye çalışan cani! Ve bir yandan da yine "kutsallara" dil uzatmak suçundan Deniz Göktaş tutuklandı.( Bu suç sandığımız kadar yeni değilmiş, sadece Türkiye Cumhuriyeti'nde bağnazlık arttıkça kutsallar da, onlara olan hassasiyet de artıyor ve kutsallık AKP'nin elinde yeni bir boyut kazanıyor!) Ama gerçekten de Nasreddin Hocanın fıkrasındaki gibi itlerin salınıp taşların bağlandığını anlamak için memlekete şöyle bir bakmak yetiyor. Neyse fazla uzatmayayım, velhasıl kelam; Aziz Nesin'in kitaplarını okuyun, gazete yazılarını okuyun ve geleceği nasıl tahmin ettiğini görün. O buna kahinlik değil, aydın olmak diyor.