Roman, insanın evrendeki anlamsızlığıyla yüzleşmesini konu alan absürdizm düşüncesinin en önemli örneklerinden biridir. Camus, Meursault'nun sıradan bir olay sonucu işlediği cinayet ve sonrasında yaşadığı yargılama süreci üzerinden toplumun ahlak anlayışını, adalet sistemini ve bireyin özgürlüğünü sorgular.
Eserin en dikkat çekici yönü, sade ve yalın anlatımıdır. Camus, süslü betimlemeler yerine doğrudan bir dil kullanarak okuyucuyu karakterin iç dünyasına yaklaştırır. Meursault'nun duygusal mesafesi ilk başta rahatsız edici görünse de roman ilerledikçe onun dürüstlüğü ve toplumsal kalıplara boyun eğmeyişi daha belirgin hâle gelir.
Sonuç olarak Yabancı, yalnızca bir cinayet hikâyesi değil; insanın anlam arayışını, toplumla çatışmasını ve ölüm karşısındaki konumunu irdeleyen derin bir felsefi romandır. Kısa olmasına rağmen okuyucuda uzun süre etkisini bırakan güçlü bir eserdir.