Uzun bir aradan sonra çizgi roman okuyayım dedim. Daha önce hiç Iron Man romanı okumamıştım. Bu, yazar Matt Fraction ve çizer Salvador Larroca elinden çıkmış ödüllü bir seri olan The Invincible Iron Man'in ilk cildiymiş. Matt Fraction elinden Hawkeye, Punisher, Batman 2025, Uncanny X-Men gibi bayağı eser çıkmış birisi. Çizimlerden hiç hoşlanmadığımı özellikle belirtmeliyim.
Hikayenin dönemi İç Savaş sonrası Tony'nin SHIELD direktörlüğü yaptığı bir periyot. Anladığım kadarıyla Iron Man 3 filminin konusunda bu seriden bayağı bir detay kullanmışlar. Konunun iskeletinde çok benzerlik görüyorum. İlk filmdeki iş arkadaşı Obadiah Stane'nin deli oğlu Ezekiel Stane farklı alanlardan Tony'yi ciddi şekilde sınamaya gelmiş ve kendisini altıncı kabusuyla tanıştırıyor. İşlenen karakterler Tony, Stane, Richards, Peter gibi dahi nörofarklılar olduğu için onların gözünden dünyaya bakmak ve düşüncelerini incelemek gerçekten hoşuma gidiyor.
Tony atalarının mirası olan silah endüstrisi şirketinin vizyonunu değiştirmeye bayağı odaklanmış birisiyken, karaborsadan kendi teknolojisini ters mühendislikle daha üst bir seviyeye çıkararak dünyayı kaosa sürükleyebilecek bir teknolojinin önünü açmış durumda olan Stane, onu kendi mirası üzerinde kumar oynayacak kadar zor duruma düşürüyor. İnsanları canlı bombaya çeviren ve biyolojik enerjilerini nükleer seviyesine çıkarabilen bir teknoloji üçüncü filmde Mandarin üzerinden anlatılmıştı. Onunla da baş etmek için Ev Partisi Protokolü'nü kullanmıştı. Yalnız, bu yönleriyle falan da bakınca herhangi bir şeyin film uyarlamasına ciddi haksızlık edildiğine bir kere daha emin oldum. Evet, romanın da sonunda Tony Peter'ın kamerasından ilk defa endişeli ve yorgun görüntüleniyor ama Iron Man 3'te verilen panik-obsesif psikoloji başka bir seviyeydi. Hele bunu tüm Avengers mitolojisine yedirdikleri için ben hiç eleştiride bulunamam bu noktada. Bu arada, karakter arasındaki ilişkilerde film serisindeki sıcaklığı asla bulamıyorsunuz bunu da belirtmeliyim. Hele Pepper gerçekten film serisinin tuzu biberiydi. Burada öyle yakın bir ilişkileri yok sanırım ve Tony'nin kendisini hayatta tutma çabalarına nankör tripleri açıkçası şu günlerde fevkalade canımı sıktı. Adamın suratına karşı sen bombasın ben de öyle olmak istemiyorum iması yaptı ya la.
Hikaye bana bir nevi çift dikiş oldu ve etkilendim diyemem. Çizimler de benim için ekstra sevimsiz olunca pek verimli bir okuma oldu diyemem ama yine de uzun zaman sonra güzel bir his verdi.