Eğer bir gün beyninizi bir mikrodalgaya atıp patlamasını izleme şansınız olsaydı, muhtemelen göreceğiniz şey tam olarak Rick and Morty olurdu. Şu ana kadar izlediğim en yaratıcı, en sınır tanımayan yapımlardan biri. Bir diziden ne beklerseniz içinde var; sanki kozmosun tüm sırlarını bir kâseye koyup üstüne de bolca absürtlük sosu dökmüşler.
Dizi; paralel evrenler, zaman çizgisi paradoksları ve kara delikler arasında seksek oynarken sizi birdenbire derin bir varoluşsal çıkmazın ortasında bırakıveriyor. Evrenin devasa boşluğunda, kozmik takvimdeki o komik derecede kısa ve anlamsız yerimizi o kadar radikal bir bakış açısıyla yüzümüze vuruyor ki, bu nihilist tokat insanda bağımlılık yapıyor. Hayata dair dayattığı bu acımasız ama bir o kadar da özgürleştirici perspektif, diziyi sıradan bir animasyon olmaktan çıkarıp bir felsefe dersine dönüştürüyor.
Ve o mizah... Dizi, popüler kültüre, toplumsal normlara, kutsal sayılan her şeye ve ahlaki dogmalara sağa sola cesurca, hatta pervasızca sallıyor. Hiçbir şeye eyvallahı yok! En karmaşık bilim kurgu teorilerini alıp, onları bir uzaylı barındaki tuvalet şakasına meze yapabiliyor. Bu radikal ve zifiri karanlık mizah anlayışı, izleyiciyi hem kahkahalara boğuyor hem de "Buna gülmemeliydim" suçluluğuyla baş başa bırakıyor.
İşin psikanaliz kısmına gelirsek, karşımızda sadece geğiren ve portal açan bir dede ile onun peşinden sürüklenen pısırık bir torun yok:
Rick Sanchez (Nihilizmin Vücut Bulmuş Hali): Rick, adeta evrimini tamamlamış bir Homo Deus gibi tanrıcılık oynarken, aslında her şeyi bilebilecek ve yapabilecek güce sahip olmanın getirdiği o ezici depresyonu iliklerine kadar yaşıyor. Zekası onun en büyük laneti. Çoklu evrenlerde sonsuz sayıda versiyonunuz varken, kendi bireysel acılarınızın veya suç ve ceza kavramlarının ne anlamı kalır ki? Rick, bu sonsuz hiçliğin içinde uyuşarak hayatta kalmaya çalışan, tanrısal gücüne rağmen kendi zihninin zindanından kaçamayan trajik bir figür.
Morty (Masumiyetin Çöküşü): Morty ise sıradan, ergen bir çocuğun adım adım travmalarla nasıl piştiğinin kusursuz bir deneyi. Başlangıçta ahlaki pusulası olan saf bir çocukken, evrenin absürtlüklerine maruz kaldıkça duyarsızlaşıyor, kendi karanlık tarafıyla yüzleşiyor ve o da yavaş yavaş büyükbabasının nihilist çizgisine çekiliyor.
Rick and Morty, zekanızı hafife almayan, beyin kıvrımlarınıza masaj yapan çarpıcı bir başyapıt. Sizi kahkahalara boğarken bir yandan da geceleri "Acaba şu an hangi paralel evrendeki versiyonum daha az acınası durumdadır?" diye tavana baktırmayı başaran nadir işlerden biri.