Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
İnceleyen10 16 saat önce
Sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisi olmasının arkası hiç boş değil, bu unvanı sonuna kadar hak eden bir şaheser. Godfather'ın bir "mafya" filmi olduğunu bile düşünmüyorum esasen, derin ve yoğun bir aile ve iktidar filmi. "Kim kimi vurdu" hikâyesi izlemiyoruz, "güç insanı nasıl değiştirir" onu izliyoruz. Aileyi korumak için yapılan şeyler, insanı yavaş yavaş neye dönüştürür? Bunu da seyirci olarak izlemiyorsunuz. Ya siz orada olsaydınız? İnsanın neye dönüşebileceğini sarsıcı bir şekilde gösteren bir yapıt. Michael Corleone ise sinema tarihinin en iyi karakter dönüşümlerinden birisidir zannımca. Michael Corleone'dan Don Corleone'a dönüşme hikâyesine "Kötü oldu." demezsiniz, "Ben de aynı durumda olsam..." diye düşünürsünüz.

Al Pacino'nun oyunculuğu ise muazzam bir seviyede. Hem sessiz karakteri hem de karizmatik karakteri oynayabilmeyi çok iyi bir şekilde başarıyor. Aşırı minimal ama kusursuz bir oyunculuk sergiliyor. Marlon Brando ise oynamıyor, adeta yaşıyor. Yaşarken de filmi yaşatıyor. Marlon Brando sesini yükseltmez, tehdit etmez ama bütün film boyunca sizin tüylerinizi bile diken diken yapar. Daha iyisinin olabileceğini sanmıyorum.

Film İtalyan mafyasının New York'u nasıl ele geçirdiğini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Gerçek mafya kavramını etkileyici bir şekilde, tarihi bağlamına uygun işliyor. Sicilya'da doğan ve yetersiz kolluk kuvvetlerinin görevini üstlenen, paralı koruma hizmeti sunan mafya; göçle beraber Amerika'ya yerleşiyor. Amerika'daki boşluk ve içki yasağı ile beraber filmde de geçen Beş Aile güç kazanıyor. Tarihin yeraltı dünyasını, belki biraz çarpıtarak da olsa, gözler önüne seren bir yapıt. Eseri izledikten sonra İtalyan mafyasının doğuşunu tarihi olarak mutlaka araştırmanızı öneririm.

Senaryo dışında yönetmenlik açısından da bir şaheser var karşımızda. Francis Ford Coppola; ne zaman müzik kullanılacağını, ne zaman yavaşlanacağını, ne zaman hızlanılacağını ve ne zaman hiçbir şey göstermemenin daha etkili olduğunu çok iyi biliyor. Film sizi manipüle etmiyor, size ne düşünmeniz gerektiğini asla söylemiyor. Sizi akışa dâhil ediyor, sabırla eğitiyor. Bir süre sonra siz de karakterler gibi düşünmeye başlıyorsunuz.

Film müzikleri hakkında yorum yapmaya bile gerek yok. Godfather'ı izlemiş izlememiş herkesin bildiği müzikler hâline gelmesi bile başarısını kanıtlar nitelikte. Kültürümüze işlemiş yapıtlar bunlar artık.

Godfather yaklaşık 50 yıl sonra neden hâlâ zirvede? Tek bir cevabı yok ama benim çok iyi gerekçelerim var. Film size cevap değil, soru soruyor. İyi ve kötünün sınırları çizilmiş değil. Her şey, her şey olduğu gibi... Karakterler karikatürize değil, insan. Godfather bizi anlatıyor, insan olmayı ele alıyor. Bizden kopuk gözüküyor belki ama insanın içini orataya seriyor. Sadece sinematik keyif vermiyor, düşündürüyor ve öğretiyor. Unutmayın, iyi filmler sizi eğlendirir. Büyük filmler ise bunu yaparken sizi biraz da olsa değiştirir. İzledikten sonra (eğer gerçekten "izlediyseniz") eski siz olarak devam etmezsiniz hayatınıza.

İşte, Godfather bu yüzden tarihin en iyi filmlerinden birisi. Üzerinden 50 değil, 150 yıl geçse de böyle kalacak. Zira yıllar bazı şeylerin değerini götürmez, onları eşsiz kılar. Godfather, yıllanmış bir şarap gibidir. Yıllar ona değer katmıştır, sizin izlemenizin üzerinden de her geçen yıl daha çok değerlenecektir.
Film
9.8/10
(94 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Godfather
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
120.3K UP
İnceleyen7 17 saat önce
Yazınsal bilimkurgu üzerine bilgi içerikli bir kitap. Türün doğuşunu, ülkelere göre gelişimini, büyük temalarını, bilimkurgunun edebiyat, fantazya ve bilim ile ilişkisini ansiklopedik bir şekilde anlatmış. Kitap aslında oldukça kısa ve öz, fakat birçok yabancı yazar ve kitap ismi geçtiğinden yavaş okunuyor, en azından bende böyle oldu.

Biraz daha detaylı bahsetmek gerekirse, giriş, sonuç ve üç bölümden oluşuyor. Girişte "science-fiction" yani bilimkurgu sözcüğünün nasıl türediğini, tanımının nasıl değiştiğini anlatıyor.

Birinci bölüm, doğrudan türün doğuşunu anlatıyor. Eski çağlardan beri yer alan ütopyalar ve düşsel gezilerin bu türün ataları olduğunu, 19. yüzyılın ortalarında ise yavaşça ayrı bir tür şeklinde özelleştiğini anlatıyor. Gotik tarzda yazan Mary Shelley ve Edgar Allan Poe türün öncüleri. Jules Verne ve H. G. Wells ise kurucularından.

İkinci bölümde Amerika/İngiltere/Fransa/Doğu Avrupa olarak ayırıp bu bölgelerdeki gelişimini anlatmış. Fransa çok kısa geçilmiş, sırf yazarın kendi ülkesi diye kitaba aldığını düşünüyorum. Asıl gelişmeler Amerika ve İngiltere'de olmuş. Rusya ve Doğu Avrupa da Sovyetlerden dolayı özgün bir bilimkurgu kültürü geliştirmiş.

Üçüncü bölümde türün büyük temaları var. Uzay, zaman, makineler, başka boyutlar, dönüşüme uğramış insan" şeklindeki beş ana başlık, kendi içinde de alt başlıklara ayrılmış ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiş.

Sonuç bölümünün adı "Bilim-Kurgu Sorgulanıyor". Burada ise, adı üstünde, türün edebiyat, bilimin kendisi ve fantazya ile ilişkisi sorgulanmış.

Eğer bilimkurguya özel ilginiz varsa tavsiye ederim. Bu konudaki en iyi kaynak değil ama yine de genel kültür kazandırabilecek bir kitap.
Kitap
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : La science-fiction
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
51.1K UP
İnceleyen8 1 gün önce
sessiz ama kaotik bir yabancılaşma ve gün sonunda yine o kurtulmaya çalıştığımız anlamsızlık
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Un homme qui dort
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
120.3K UP
İnceleyen10 1 gün önce
İcat edilecek şeylerin en iyisi ne olurdu? Sonsuzluk... Zamana, dolayısıyla gerçekliğe hükmedebilmek. Bu kitapta 575., 2456., hatta 100000. yüzyıllar -dikkatinizi çekerim, yıl değil, yüzyıl!- arasında dolaşabilen bir teknisyenin hikayesi anlatılıyor.

Zamanlar arasında seyahat edenler, yani "Sonsuz"lar, özenle seçiliyor. Askeri disiplin içerisinde ağır bir eğitimden geçiyorlar. Bütün kişisel hayatlarını geride bırakmaları, kendilerini işlerine adamaları gerekiyor.

Sonsuzların görevi ise insanlığın önündeki zorlukları, gerçeği değiştirmek yoluyla kaldırmak. Örneğin bir mühendisin aracının bozulması bir savaş aracının icadının gecikmesine, dolayısıyla savaşın hiç yapılmamasına neden oluyor. Hangi değişikliğin hangi sonuca yol açacağını gösteren gelişmiş makinelere sahip Sonsuzlar.

Teknisyen Andrew Harlan da işini en iyi yapan, içsel disiplini en katı Sonsuzlardan bir tanesi. Ne var ki önüne insanlığın ilkel zamanlarından gelen güçlü bir engel çıkıyor: Aşk!

Kitabı yorumlamaya nasıl başlasam bilemiyorum. Güçlü alt metninden mi bahsedeyim? Yoksa zaman yolculuğu gibi çetrefil bir konuya girip hiç mantık hatası yapmamasından mı? Hızlı temposu, sürükleyici kurgusundan mı? Buraya onlarca paragraf boyunca övgü yazabilirim. "Ne bu ya, çok ütopik!" diye başladığım kitabı inanılmaz bir tatmin duygusuyla bitirdim. Sırf bittiği için, kapağını kapattığımda gözlerim doldu.
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The End of Eternity
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
120.3K UP
İnceleyen6 2 gün önce
Bir başkasının seni yönetmesine izin verirken, aslında bunun sevgi olmadığını ve onun seni kullandığını fark etme, ardından kendi benliğini bulma üzerine bir film. Bunun için robot metaforunu kullanıyor.

Gerilim, kara komedi ve bilimkurgusal ögelerin yer aldığı senaryoda çeşitli Hollywood klişeleri ve mantık hataları var. Örneğin Iris kendi zekâsını 0’e ayarladıktan sonra bile Josh’un arabasının onun sesi olmadan çalışmayacağı gibi basit bir şeyi düşünemiyor ve yakalanıyor.

Gerçek bir insanı birebir etkileyen robot üretebilen bir şirket sıfır kurumsallıkla hareket ediyor, kendini vurmuş bir robotu almaya gelen eleman, robotu merkeze götüreceği ya da olup bitenleri raporlayacağı yerde ayarlarını sıfırlayıp bir de öz kontrol verip serbest bırakıyor. Bu tür kurgusal açıklara takılmazsanız eğlenceli bir seyirlik.

Bu arada afişinde spoiler içeren bir filmi ilk kez görüyorum. Kadının robot olduğu filmin ortasında, bir kırılma anında ortaya çıkıyor. Iris, Sergey’i öldürene dek bunu bilmemeniz gerekiyor aslında. İzlemedim ama fragmanında da spoiler varmış. Kendi ayaklarına sıkmışlar.
5.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Companion
Yönetmen: Drew Hancock
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)