Sosyal Hizmet: Modern Bir Ülkenin Olmazsa Olmazı...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Zaman içerisinde ileriye doğru ilerledikçe, insanların ve toplumların ihtiyaçları da giderek artmakta ve karmaşıklaşmaktadır. Ancak süregelen küresel sistemin nitelikleri sebebiyle, toplumun tüm kesimleri bu sürece eş zamanlı olarak ayak uyduramaz. Birçokları geride kalırken, bazıları bu sürece ayak uydurabilir. Bu ayak uyduramamanın nedeni çoğu zaman içinde yaşadığımız sistemin vahşi taraflarıdır. Örneğin insan toplumlarının ezici çoğunluğunda görülen hiyerarşik ekonomik-politik düzen, birçoklarının maddi alım gücünün düşük olmasına neden olmaktadır. Fakat insan gruplarının modern zamanlara ve çağa ayak uyduramamasının tek suçlusu sistem değildir. Canlılığın bir niteliği olarak çocukluk, yaşlılık ve engellilik gibi biyolojik gerçekler, çoğu zaman diğerlerinin yardımına muhtaç bireyleri doğurmaktadır. Kimi zamansa biyolojik ve kültürel ögeler bir araya gelerek muhtaç veya düşkün bireyler yaratabilmektedir. Savaşlar ve bunlar nedeniyle ortaya çıkan gazilik ve şehit yakınlığı gibi kavramlar, bunun klasik örneklerinden bazılarıdır. Dolayısıyla yaşlılar, çocuklar, engelliler, gaziler, şehit yakınları, fakirler ve daha nice grup, kendi ayakları üzerinde durabilmek için toplumun yardımına ihtiyaç duyabilir. Bu durumların çoğu, toplum içerisindeki herhangi bir bireyin başına gelebilecek (ya da gelmek zorunda olan) durumlar olduğu için, empati becerimiz bu desteği sağlamak konusunda bizi teşvik etmektedir.

Türümüzün evrimsel geçmişi büyük oranda bir sosyal dayanışma hikayesidir. İnsanı insan yapan, bugüne kadar gelmemizi sağlayan, dilimizi, zekamızı, iş bölümümüzü, yerleşik yaşantımızı ve daha nicesini mümkün kılan, tekil mücadelelerimizin yanısıra, bir bütün olarak mücadele edebilme özelliğimizdir. Ve doğada hangi türe bakacak olsanız, sürü yapısında olanlar, yani işbirliği kurabilenler, daha zeki olan, daha karmaşık davranış becerilerine sahip türlerdir. İnsan, bunların zeka ve davranış konusunda en ileriye gitmiş olanıdır. Tüm bu övündüğümüz niteliklerimizi mümkün kılan özelliğimizi, işbirliği ve dayanışmayı, sırf modern zamanlarda yaşıyoruz, sırf doğadan uzaklaştık diye bir çırpıda silip atamayız. İşte modern zamanlarda, çağın hızla değişim ve gelişimine ayak uyduramayanlara destek ve yardım amacıyla, sosyal hizmet uzmanlığı ortaya çıkmıştır. Sosyal hizmet, daha insancıl ve adil bir toplum yaratmak için, insanların karmaşık sosyal problemlerini çözme kapasitesini artırmaya adanmış bir meslektir. Her ne kadar ülkemizde yeni yeni kendine sağlam bir yer edinmekteyse de, Dünya tarihine baktığımızda sosyal hizmet çalışmalarının tarihi 1800'lü yılların başlarına kadar gitmektedir. Türkiye'deki ilk adımları ise 1926 yılına kadar takip edilebilir; ancak bir meslek olarak tanınması 1960'lardan önce olmamıştır.

Sosyal hizmetin ayırt edici özellikleri, çevresi içinde birey modelini ve sosyal adaleti vurgulamasıdır. Başka bir deyişle, sosyal hizmet uzmanları sadece bireyin içsel mücadelelerini hesaba katmakla kalmaz, insanların problemlerini ele almak ya da sorgulamalarına yardım etme yollarını tanımlamak amacı ile, onları etkileyen aile geçmişini, çalışma ortamını, çevre ortamını ve yapı ve politikalarını ele alır.

Her ne kadar bazı açılardan ve bazı uzmanlıklar tarafından "hippi mesleği" ya da "yardımcı meslek" gibi nedenlerle hor görülmeye çalışılsa da, modern Dünya'nın en önemli ve ihtiyaca dayalı mesleklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Her mesleğin insanlık tarihindeki bir noktadaki ihtiyaçlardan doğduğu ve bir gelişim evresinden geçtiği düşünülecek olursa, kökenleri kısmen eski olsa da, birçok mesleğe göre henüz çok genç olan bu mesleğin emekleme evrelerini tamamlama süreci olduğu normaldir. Yıllar geçtikçe sosyal hizmetin toplumsal yapı içerisindeki önemi daha iyi anlaşılmakta ve bu uzmanlara olan ihtiyaç, her sahada katlanarak artmaktadır.

Kamu hizmeti yapan sosyal hizmet uzmanları...

 

Türkiye'de Sosyal Hizmet

Sosyal hizmet uygulamasının temel taşlarından biri de bireylerin, ailelerin ve toplulukların, eksikliklerine karşı olarak güçlü yanlarına odaklanmaktır; böylece bu güçlü yanlar, karmaşık sosyal sorunlara yaratıcı çözüm bulmak için harekete geçirilebilir. Dolayısıyla sosyal hizmetin amacı, insanları politik sisteme (devletlere) bağımlı kılmak değil, onların kendi güçlü taraflarını gösterek, kendi çözümlerini kendilerinin bulmasını sağlamaktır. Bu bakımdan sosyal hizmet, halka "balık vermek" yerine "balık tutmayı öğretmeyi" hedefler. 

Sosyal hizmet uzmanlarının ana çalışma alanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmakla birlikte, söz konusu uzmanlar Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı gibi birçok bakanlık ve merkezlerde çalışma imkânı bulmaktadır. Çalışma alanları için daha fazla bilgiyi buraya tıklayarak alabilirsiniz. 

 

Sosyal Hizmet Uzmanları, Alanda/Sahada Neler Yapmaktadır?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı çalışan uzmanlar, diğer meslek elemanları (psikolog, sosyolog, çocuk gelişimci, polis, öğretmen, doktor) ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır. Her ne kadar günlük yaşantımızda gördüklerimiz veya medyada yansıtılanlar bunu pek yansıtmıyor olsa da, bir "gazi" ya da "yaşlı" ya da "suça itilmiş çocuk", sadece bu özellikleriyle tanımlanabilir kişiler değildirler. Her insan gibi çok sayıda ihtiyaçları bulunur; ancak bu ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilmiyor ya da "diğer insanlara nazaran eksiklikleri" nedeniyle bunu tek başına yapamıyor olabilir. Sosyal hizmet uzmanlarının görevi, bu durumda olan kişilerin ihtiyaçlarını en doğru şekilde tespit etmek ve çözümler üretmektir. 

Bu açıdan bakılacak olduğunda, çarpıcı bir gerçekle karşılaşılır: bir öğretmen ya da psikolog, tekil bir birey olarak görevini sürdüren bir uzmandır. Ancak bu uzman, kendisine erişme ihtiyacı olan kişilerden bihaberdir. Bir psikolog, kendisine hasta bulmaz. Hastalar, psikologa ulaşırlar. Fakat eğer ki şahıs, bir psikologa gitmesi gerektiğini (ve hatta gidebileceğini) bilmiyorsa, bu ikili arasındaki köprü hiçbir zaman kurulamayabilir. Bu da, büyük sıkıntıları (ve hatta felaketleri) beraberinde getirebilir. Sosyal hizmet uzmanlarının görevi, aradaki bu köprüyü kurarak, kişileri doğru yönlendirmek, onların eksikleri üzerine giderek sorunlarını çözmek ve hayat standartlarını diğer insanlarla eş düzeye getirmektir. Bu bakımdan sosyal hizmet uzmanları, insanı insan yapan ana unsur olan dayanışmanın ve işbirliğinin kalbi ve beyni konumundadırlar. 

Bir örnek verilecek olursa: eşi vefat etmiş veya cezaevinde olan ya da ekonomik yetersizlikler nedeni ile çocuğuna bakamayacak durumda olan, çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağına kanaat getiren kişiler il veya ilçe müdürlüklerine gelerek başvuruda bulunurlar. Hatta raporlardan ve ihbarlardan yola çıkarak sosyal hizmet uzmanları, düşkün kişileri kendileri tespit ederek onların sorunlarına proaktif olarak (kişinin kendilerine gelmelerini beklemeden) onlara yardım eli uzatabilirler. 

Burada akla gelebilecek ilk soru işareti, insanların devletten para koparmak için sistemi kandırmaya çalışmaları olabilecektir. İnsanlar kendilerini düşkün ya da muhtaç olarak göstererek, sosyal hizmetin önemli parçalarından biri olan aylık yardımı sömürmeye çalışabilirler. İşte sosyal hizmet uzmanları, burada bir detektif gibi davranarak, söz konusu durumun, kişinin ya da başvurunun gerçekliğini ortaya çıkarmaya ve ispatlamaya çalışırlar. Bunun için hem otomatikleştirilmiş bilgisayar sistemlerinden, hem de bizzat başvuru sahibi ve tanıdıklarıyla irtibata geçilip, görüşmeler gerçekleştirilerek raporlar hazırlanır, sonuca bağlanır. Bu bakımdan sosyal hizmet, birçok farklı mesleğin, hatta bir detektifin bile, özelliklerinin bir karışımı gibidir. Bu uzun, karmaşık (ve eğlenceli olabilen) süreçten sonra, sosyal hizmet uzmanının uygun görmesi takdirinde aileye nakdi yardım yapılmaktadır veya Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Derneği gibi kuruluşlara yönlendirilmektedir.

 

Sosyal Hizmet Çalışma Sahası Örnekleri

Çocuklar ve Sosyal Hizmet: Elbette her şey para değil, insanın tek ihtiyacı da para değil... Örneğin yetim veya öksüz olan ya da suça "itilmiş" çocukların genellikle son ihtiyacı para olmaktadır; zira daha temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olabilmektedirler. Az önce anlattığımıza benzer şekilde yapılan inceleme sonucunda uzman, eğer gerek görürse, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa dayanarak eğitim, danışmanlık, sağlık, barınma, bakım tedbirlerinden birini veya birkaçını mahkeme yolu ile uygulanmasını sağlamaktadır. İhmal, istismar olduğuna kanaat getirilen çocuklar, kurum bakımına alınmakta, sevgi, umut evleri gibi kuruluşlara yerleştirilmektedirler. Sosyal hizmet uzmanları, evlat edinme ve koruyucu aile süreçlerinde sosyal incelemeler yapmakta, uygun görülen aileler ile çocuğun arasında bir köprü görevi kurmaktadır. 

Geriyatrik Sosyal Hizmet ve Engellilik: Yaşlılar veya engelliler de sosyal hizmet uzmanlarının yakından çalıştığı diğer gruplardır. Engelliler veya yaşlılar gibi dezavantajlı grupların kuruluş bakımı taleplerini almakta, durumu incelemekte ve kuruluş bakımına alınmalarını sağlamaktadırlar. Huzurevi, rehabilitasyon merkezi gibi kuruluşlarda çalışan sosyal hizmet uzmanları, bireyin kuruluşa kabulünü yapmakta, bireyin kuruluşa uyum sürecini kolay geçirmesi için psiko-sosyal destek sağlamakta, gerektiğinde mesleki çalışmaları yapmaktadır. Ayrıca kurumdaki kişilerin ve çalışan diğer personelin de motivasyonlarının yüksek tutulması adına etkinlikler düzenler, katılımı sağlar.

Adli Sosyal Hizmet: Adalet Bakanlığı'nda çalışmakta olan sosyal hizmet uzmanları, boşanma ve velayet gibi davalarda incelemelerde “bilirkişi” olarak bulunmakta; çocuğun hangi aile bireyinde kalması gerektiği, anne ve babada ne sürelerde kalacağını belirten detaylı bir sosyal inceleme raporu hazırlamaktadırlar. Çocuk mahkemelerindeki uzmanlar ise suça sürüklenen çocuklar ile görüşme yapmakta, çocukların neden suça "itilmiş" olduklarını incelemekte, eğitim durumu, aile durumu, geçmişi gibi kendisini etkileyen durumları araştırmakta, suça sürüklenen çocuğun hangi tedbirlerin uygulanması durumunda suça sürüklenmeyeceği kanaatini bildiren bir sosyal inceleme raporu yazmaktadırlar. Burada da 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda belirtilen, eğitim, danışmanlık, sağlık, bakım, barınma tedbirlerini hakimin takdirine sunmaktadır. Cezaevlerinde çalışan uzmanlar, hükümle veya tutuklunun kuruma kabulünü yapar, kurumu ve işleyişi anlatır, kişinin bilgilerini kendisinden alır, uyum sürecinde kişilerle çalışmalar yapar, gerektiğinde grup çalışmaları uygular.

Tıbbi Sosyal Hizmet: Hastanelerde çalışan sosyal hizmet uzmanları, hasta olan bireylere ve gerektiğinde refakatçılara psiko-sosyal destek sağlamakta; yetersizlikleri olan bireyleri tespit etmekte, müracaatçıları kaynaklara yönlendirmektedirler. Örneğin, kalacak yeri olmayan uzaktan gelmiş ailelere ekonomilerine uygun kalacak yerlere yönlendirme gibi...

Bunlar haricinde daha sayılamayacak kadar fazla alanda sosyal hizmet uzmanı olarak özelleşme imkanınız bulunmaktadır. Örneğin insan toplumlarındaki suç ve bunun sonuçları ile ilgileniyorsanız, hapishanelerde çalışabilir, denetimli serbestlikle bırakılan kişilere yol gösterici olabilirsiniz. Benzer şekilde, suça itilmemiş, sıradan çocukların okullardaki sorunlarıyla ilgilenmek isterseniz, bu yöne eğilebilirsiniz. Uzun lafın kısası, nerede bir muhtaç varsa, orada bir sosyal hizmet uzmanı vardır diyebiliriz.

Eğer ki siz de insanlara yardım etmeyi içsel bir amaç edindiyseniz, Dünya'yı değiştirmenin bir bütün olarak mümkün olmadığını, ufak adımlarla, yavaş yavaş olacağını düşünüyorsanız ve insanlığın iyiliği için bir el uzatmak istiyorsanız, bilin ki sosyal hizmet tam size göre bir meslek. Belki şu anda hak ettiği saygınlığı görmüyor; fakat hem Avrupa ülkeleri ve ABD'de, hem de Türkiye'de her geçen gün giderek güç kazanan, önemi/değeri anlaşılan, kıymetli bir meslek haline gelmeye başladı. ABD'de şu anda 300'ün üzerinde üniversitede sadece sosyal hizmet bölümleri değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora programları da bulunmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları, birçok sahada kritik öneme sahiptirler. Örneğin belki dikkatinizi çekmiştir: Hollywood filmlerinde ailesi ayrılan veya sorunlu durumda olan çocukları almaya gelen uzmanlar, sosyal hizmet uzmanlarıdır. Türkiye'de de 1961 yılında açılan Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü bu alandaki ilk üniversiteyken ve sadece 26 mezun verirken, 2014 yılı itibariyle 17 devlet, 11 vakıf üniversitesinde sosyal hizmet eğitimi verilmekte olup, bu bölümlerden toplamda (açık öğretim hariç) 2115 mezun verilmektedir! Türkiye’nin şu anki ekonomik durumu da göz önünde bulundurulduğunda, tüm işaretler gelecek on yılda sosyal hizmet uzmanlarına olan talebin artacağını göstermektedir. 

Konuyla ilgili çok daha fazla bilgi Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği'nden buraya tıklanarak alınabilir.


Teşekkür: Bu yazıyı hazırlayan Sosyal Hizmet Uzmanı Seray Eren'e teşekkür ederiz.

Evrimleşme Hızları ve Mozaik Evrim: Her Canlı, Her Özellik, Her Gen Aynı Hızla Evrimleşmez!

Yaşam ve Umut (Stephen Hawking)

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim