Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Anonim
Anonim Üye
0

Zamana neden hak ettiği değeri vermiyoruz?

Sahip olduğumuz kaynaklar arasında yerine koyamadığımız ve biriktiremediğimiz tek kaynak olan zamanı neden diğer herhangi bir kaynak (para gibi) kadar bile önemsemiyoruz? İnsanların fiziksel olarak deneyimleyemediği olgu ve durumlara karşı mesafeli duruşlarının altında yatan nedir?
210 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Esat Kudret
Esat Kudret
111K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim.

Aslında veriyoruz, fakat biraz geç. Belki de doğrusu budur…

Acıktığımızda hiçbir zaman doyamayacağımızı düşünür fakat karnımız doyar doymaz bu sefer tersi; hiçbir zaman acıkmayacağımızı düşünürüz.

Hasta olduğumuzda dünyamız kararır fakat iyileşince hiç hasta olmayacakmış gibi yaşamımız sürer.

Tüm Reklamları Kapat

Bir sorun, sıkıntı, mutsuzluk vb. yaşadığımızda bu sorunu aşamayacağımızı, sıkıntımızın geçmeyeceğini, mutsuzluğumuzun kalıcı olacağını düşünür fakat hepsini atlattıktan sonra tam tersini hissetmeye başlarız. Sorun aklımızdan gider, sıkıntı bize uzak olur, mutsuzluk aklımıza bile gelmez.

Bunların hepsinde arada bir geriye dönük hesap yapar ve arada bir yanılabiliriz fakat zaman söz konusu olduğunda , zamanımız tükenmeye yaklaşana kadar ne yazık ki bu konuda bir deneyim edinme ve dolayısı ile deyim yerinde ise tedbir alma şansını yakalayamayız.

Zaman öyle mendebur bir şey ki; ancak tükenmeye yakın kendini hissettirir. Bu nedenle de o şamaya gelene kadar hayatımızın bir öznesi olma vasfını taşımaz.

Dikkat ederseniz, ölümsüzlüğü veya uzunca bir yaşamı kastederek “kazık mı çakacağız” ifadesini hiçbir çocuk, genç yahut orta yaş grubundan duymayız. Bu ifade istisnasız belirli bir yaşa gelmiş, bir sona hazırlanan bir yaşın ifadesi olarak karşımıza çıkar. Yani hep geç hep geç…

Tüm Reklamları Kapat

Buraya kadar ki hiçbir ifade bunların olağan olmadığına delil değildir. Aksine bunların hepsi yaşamın en olağan seyrine delalet eder.

Hiçbir insan sürekli hastalığı düşünerek sağlıklı, açlığı düşünerek tok, acıyı düşünerek huzurlu, mutsuzluğu düşünerek mutlu hissedemez ve olamaz. Zaman niye farklı olsun ki.

Zamanın eninde sonunda tükeneceğini düşüne düşüne geçirilecek zaman en büyük zaman kaybıdır.

Ancak buna rağmen, zaman kontrolü (abartmadan) şu kısacık yaşamın doya doya ve hakkını vererek geçirilmesi (Dolu Dolu Yaşamak) konusunda bizlere muazzam bir fırsat verebilir. Saplantı haline getirmemek koşulu ile… Ve evet, zaman en değerli şeydir, telafisi mümkün olmayan...

Kaynaklar

  1. Prof. Dr. Özcan Köknel. Dolu Dolu Yaşamak. ISBN: 9789754053081. Yayınevi: ALTIN KİTAPLAR. sf: 255.
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close