Evrimi geniş tanımı ile ele alırsak kaçınılmaz görünüyor!
Geniş tanımdan kasıt evrimin kelime kökeni itibarı ile evirilme, sürekli değişen, yeni duruma uyum sağlama, yeniden konumlanmadır.
İşte böyle bir tanımlamadan sonra sürekli devinen bir evrende ona içkin hiçbir canlı veya cansız varlık evrimden kaçınamaz.
Bu durum özelde yapay zeka ve makineler için de geçerlidir. Neticede her ne kadar zekayı biyolojik temelde bir çıktı olarak ele alsak da biraz derine indiğimizde bu biyolojik temelin de altında onu işleten bir kimyasal alt, daha da altında bir fiziksel alt temele ulaşırız.
Dolayısı ile gerek bu gerekse maddenin temel yapı taşları ve onların da alt dünyasının olasılıkçı doğaları karşısında kendi kendini var eden zekanın sadece biyolojik bir temelin çıktısı olabileceği savı çok iddialı bir sav gibi geliyor.
Bu nedenle de söz konusu zeka olduğunda varoluş serüveni yapay olarak başlayanın sonsuza kadar onu yaratana ve yazacağı kodlara tabi olması çok akıl içi gelmiyor.
Henüz yolun başındayız. Hele ki bu konudan çok daha fazla ve çok daha katı bir tutum ile, akıl edilemeyen ve asla olamaz denilen fakat bugün birer çocuk oyuncağına dönüşen ve neredeyse katlanarak hız alan nice bilimsel ve teknolojik gelişmeye tanık olduktan sonra, geleceğe yönelik söyleyebileceğimiz en isabetli ve akıl içi şey; bugün itibarı ile aklımızın, hayalimizin bile alamayacağı nice gelişmenin tahmin edilenden de çok daha kısa sürede hayatımızda yer alacağına yönelik akıl yürütmedir. Sevgiyle…