Kısacası: Kimseye "garantili" biçimde doğruyu söyletmek diye bir şey yok. Ama doğruyu söyleme olasılığını yükselten ve yalan anlatıları hızla çökertebilen, etik ve kanıta dayalı görüşme stratejileri var.
Ne işe yarıyor, yani pratikte hangi hamlelerle ilerliyoruz? Birincisi, itiraf odaklı baskı kurmak yerine bilgi-toplama tarzı bir görüşme kurmak. Bu, açık uçlu sorularla olayı anlattırmayı, saygılı bir ilişki kurmayı ve hedefi "itiraf" değil "doğrulanabilir bilgi" olarak netleştirmeyi içeriyor; araştırmalar bu yaklaşımın masumların yanlış itiraf riskini düşürürken suçludan da işe yarar veri çıkardığını gösteriyor. İkincisi, beklenmeyen ve ayrıntı odaklı sorular: kronolojiyi geriden anlatma, rotayı/odayı çizdirme, duyusal ayrıntılar (koku, ışık, gürültü) ve zaman-mekân çapası isteyen sorular. Üçüncüsü, bilişsel yük teknikleri: anlatıyı tersten istemek, ikinci bir görev eklemek gibi yöntemler yalanda hata ve tutarsızlığı artırıyor; bu yaklaşımın genel doğruluk oranlarını klasik yönteme göre belirgin biçimde yükselttiğine dair meta-analiz bulgusu var. Dördüncüsü, kanıtın stratejik kullanımı (SUE): önce ayrıntıyı bağımsızca alıp, kanıtı kademeli ve zamanlaması iyi ayarlanmış biçimde açıklayarak çelişkileri görünür kılmak. Beşincisi, doğrulanabilir ayrıntı toplamak ve bunları hızlı çapraz-teyitlemek; yani kişi isimleri, zaman damgaları, dijital/çevresel izler gibi dış dünyaya bağlanan somut ipuçları.
Peki ne işe yaramıyor? Vücut dili, mikro-ifade, göz kaçırdı-kaşınıdı gibi efsaneler güvenilir gösterge değil, bu beklentilerle gidilen görüşmeler saçmalık üretir. Poligraf güvenilir bir doğruluk ölçeri değil; etik ve hukuki sorunları da cabası. Baskıcı, suçlayıcı, sahte kanıt gösteren sorgular ise insanların yanlış itiraf verme riskini yükseltiyor; yani hedefe ters etki. Dolayısıyla mantık şu: baskıyı değil, yapısal düşünmeyi ve kanıtla uyumluluğu artıran bir görüşme tasarlamak.
Uygulamada ben şöyle ilerlerim: önce çerçeveyi kurup (amaç bilgi, üslup saygılı) kişiye geniş anlatım alanı veririm; sonra beklenmeyen-özgül ayrıntılara iner, anlatıyı geriye sardırtırım; elde ettiğim ayrıntıları dış kanıtla sessizce karşılaştırır, kritik noktada kanıtı kademeli açıklarım; tüm süreci kayıt altına alır, yazılı beyanla netleştiririm. Zorlama değil, iyi tasarlanmış bir süreç; güvenlik supabı da bu zaten.
Kaynaklar
- Christian A. Meissner, et al. (2014). Accusatorial And Information-Gathering Interrogation Methods And Their Effects On True And False Confessions: A Meta-Analytic Review. Journal of Experimental Criminology, sf: 459-486. doi: 10.1007/s11292-014-9207-6. | Arşiv Bağlantısı
- Aldert Vrij, et al. (2017). A Cognitive Approach To Lie Detection: A Meta-Analysis. Legal and Criminological Psychology, sf: 1-21. doi: 10.1111/lcrp.12088. | Arşiv Bağlantısı