Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
2
Puan Ver

Üniversitede bize en uygun bölümü seçmek için nelere dikkat etmeliyiz? Kazanacağımız paraya mı yoksa ilgi alanımıza mı yönlenmeliyiz?

Merhaba, ben bir lise öğrencisiyim ve üniversite için hedefimi kesinleştiremedim. Geleceğe dair olan endişelerim yüzünden gerçekten istediğim bölümün ne olduğuna karar veremiyorum. Meslek seçerken ileride kazanacağım paradan çok işi sevmem gerektiğini düşünüyorum ama gelirinden memnun olmazsam ileride pişman olmaktan korkuyorum.

5
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Reklamı Kapat
5 Cevap

merhaba

öncelikle bu faydalı olacak sorun için teşekkür ederim.umarım benim de yanıtım sana faydalı olur.şimdi meslek seçimi konusundaki en önemli adımı bölüm seçiminde atmış oluyoruz.aile baskısı çoğunlukla öğrencileri sayısal bölümüne yöneltir.tıpçı olursun!mühendis olursun!gibi beklentiler sonucu bu baskı oluşur.eğer siz bu baskıya karşı gelip hedefiniz doğrultusunda ilerlemeye baş koyarsanız hayallerinize bi adım daha atmış olacaksınız.

o kadar kararsızım ki kurduğum bir hayal bile yok diyorsanız buna da yanıtım olacaktır.kendinizin hangi alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız (fkb,sosyal)gibi ona yönelmelisiniz.sayısaldan avukat olan yok mu e var tabi böyle şeyler de mümkün.hayallerine tutku ile bağlı olan bu gibi birçok insan mevcuttur.

para mı tatmin mi konusunda ise şunu söylemek isterim.hani deriz ya 'abi sevdiğim iş olsun çalıştığımı bile anlamam yeterki seveyim o işi :D' bu bence bi anlamda yanlış bir yaklaşımdır çünkü düşünsene sevdiğin işi yapıyosun ama para kazanamıyosun,bana lütfen paranın mühim olmadığını söyleme...

demem o ki hem sevdiğin işi hem de para kazanabileceğin işi yapmak için sıkıca çalışman,yılmaman engelleri kendi hayallerini düşünerek aşman gerek.

sevgiyle kal♥

344 görüntülenme
Puan Ver
6
Puan Ver
Teşekkür (5)
Paylaş
6

Merhaba,

Lisans 3. Sınıf öğrencisiyim. Mezun olmama az kalmışken bu soruyu cevaplamak istedim. Umarım senin için yararı olur.

Tercih zamanların herkesin kafası çok karışık olur. Özellikle aile ve çevre baskısı insanı çok yoruyor. O bölümü yazma iş yok gibi.. Bir bölümü parası var diye okumanı tavsiye etmem. Çünkü sadece geliri iyi diye okumak o bölümde başarılı olacağın anlamına gelmez hatta zamanla o bölümü okumak bile sana işkence gelebilir. Benim tavsiyem sevdiğin, ilgi duyduğun, başarılı olduğun bir alanı okuman çünkü insanın sevdiği bir işte yapamayacağı hiçbir şeyi yok. Eğer seversen başarılı olur ve kazancın da her zaman yüksek olur.

Başarılar

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
2

Merhaba Bahri, öncelikle gelecek kaygını Türkiye'de yaşayan bir genç olarak çok iyi anladığımı belirtmek isterim. Şu anda üniversite son sınıf öğrencisiyim ve lise dönemimde seninle aynı kaygıları paylaştım, hala paylaşıyorum. Bu konudaki görüşlerimi seninle paylaşmak isterim.

*Bu süreçte kendini tanıman çok önemli: ''Neye ilgim var, hangi alanda başarılıyım, ileride ne yapmak istiyorum?'' Eminim ki bu soruları kendine sormuşsun ve aldığın cevaplar seni tatmin etmemiş. Çünkü ülkemizde ne yazık ki işimizi çok iyi yapsak da, çok donanımlı bireyler olsak da hak ettiğimiz değeri göremeyebiliyoruz. Yaşadığımız kaygılar mesleğimiz ve yeteneklerimizle ilgili değil aslında; sistemin kendisi sıkıntılı.

*Toplumsal ve ailevi baskıyı düşünecek olursak; doktor veya mühendis olmak istemediğin için, ya da olamadığın için öz güvenin düşmesin. Belki inanmayacaksın ama benim böyle hissettiğim zamanlar olmuştu. Sayısal dersler ilgimi çekmiyordu ve suçu kendimde arıyordum, kendimi başarısız hissediyordum. Unutulmaması gereken şey, her insan eşsizdir ve her insanın yetenekleri farklıdır. İşletme okuyan bir arkadaşımız şöyle söylemişti: ''Ben sanayide çalışmak veya tamirci olmak istiyorum ama ailem şiddetle karşı çıkıyor. Halbuki bir arabayı veya buzdolabını tamir etmek, bana çok eğlenceli geliyor. Çocukken elektronik eşyaları söküp yeniden birleştirirdim.''

*Ben İngilizce öğretmenliği okuyorum ve bu süreçte gelecekte ne yapacağıma dair çok kaygılandım, farklı bölümlerde okuyan öğretmen adayı arkadaşlarım da aynı kaygıya sahipti: ''Atanamazsak ne olacak?'' İçimizi rahatlatabilmek için özel kurumlarla ve özel kurumlarda çalışan öğretmenlerle görüştük, aldığımız yanıtlar gerçekten korkunçtu. Ben sana şimdi ''aldığın maaş ve gördüğün saygı hiç önemli değil, işine severek git yeter'' gibi bir şey tabii ki söylemeyeceğim. Her insan işine her sabah severek gitmenin dışında hak ettiği maaşı alabilmek, iş ortamında ve toplumda sevgi ve saygı görmek ister. Bu yalnızca doktorlar, öğretmenler, mühendisler için vesaire değil; herkes için geçerli. Ülkemizde her meslek grubu gerçekten çok kötü şartlar altında çalışıyor ve hiç kimse hak ettiğini alamıyor. Bizden insan gibi yaşamayı unutup, küçücük paralar alarak kendimizi işimize adamamız isteniyor.

*Yaşadığın ikilemi çok iyi anlıyorum. Bölümümüzde bu tip kaygılarla öğretmenlik okumayı seçmiş onlarca öğrenci var ve akademik hayatları onlar için işkenceye dönüştü, mezun olduklarında ise ne yapacaklarını kara kara düşünüyorlar. Sevdiğin bir mesleğe yönelirsen, hem daha çok şey öğrenirsin; hem de gelecekte daha başarılı olursun. Kendini akademik alanda geliştirerek yurt dışına gitmeyi düşünebilirsin; belki de aklına çok parlak fikirler gelir ve aranan bir insan olursun.

*Kendini sadece üniversite dersleriyle ASLA sınırlama. Alanına olabildiğince hakim ol ve kendini geliştir. Milyonlarca üniversite öğrencisi arasından seni özel kılacak şey, bilgi birikimin ve dil becerilerin olacak. Eğitimlere katıl, sertifikalar al, bol bol makale oku... Tercihini ne şekilde yapacaksın bilmiyorum ama ne olursa olsun, sadece üniversite mezunu olmak pek de önemli değil artık.

*Benim en büyük pişmanlığım, üç sene boyunca sadece okul derslerime çalışmış olmamdı. Yurt dışında master yapmak istedim ama bunun için kesinlikle yeterli olmadığımı anladım. Bu yüzden akademik kariyerime en iyi ve bilinçli şekilde yeniden başlamak için mezun olduğumda yeni bir bölüm okumaya karar verdim. Kendimi onca bilgiden mahrum bıraktığım, üniversiteli olmanın rehavetine kaptırdığım için çok pişman oldum. Sana şimdiden söyleyeyim, kafandaki üniversite ortamıyla ve eğitimiyle asla karşılaşmayacaksın, çok ama çok eksiğiz bu konuda. İşin büyük bir kısmı sana kalıyor. Bu söylediğimi lütfen hatırla.

Sonuç olarak, sevdiğin işi seç ve işini en iyi ve en bilinçli şekilde yapacak kadar geliştir kendini. Kimseye kulak asma, YETENEKLERİNİN ÜSTÜNE GİT. İlgi duymadığın veya yeteneğinin yeterli olmadığını düşündüğün alanların açığını kapatmaya uğraşırken, yeteneklerine çok yazık edersin. Benim sana en büyük tavsiyem bu.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
1

Ben de aynı durumdayım meslek seçimi konusunda kafam çok karışıyor. Zaten kararsız biriydim bu durumda iyice kararsız kaldım. Bence seveceğimiz bir mesleği seçmek daha mantıklı çünkü hayatımızın büyük bir bölümü bununla geçecek ve eğer sevdiğimiz mesleği seçersek bu alanda başarılı oluruz bununda maddi bir getirisi olur kanımca

117 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş
1

Aynı sorunu birkaç yıl önce yaşamış biri olarak söyleyebilirim ki, sevdiğin işi yaparsan kesinlikle pişman olmazsın. Tüm işlerin bir ''en iyisi'' vardır bunu unutmamalısın. X ya da Y işi fark etmiyor, sevdiğin işte isen onu en iyi yapan sen olabilirsin. Eminim yeterince ararsan ''işte bu'' diyebileceğin bir bölüm bulacaksın. Şimdi sevmediğin ama parası güzel olan bir bölüme ileride severim diye düşünerek başlamanı önermem, çünkü ileride de sevilemiyor.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yedi defa düşsen, sekizinci defa ayağa kalk.”
Japon Atasözü