Evrim Ağacı Soru & Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Tiz sesler neden insanı rahatsız eder ve dişlerin gıcırdamasına neden olur?

1
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
1 Cevap

Bazı seslerin insanı rahatsız etmesinin sebebi , sesin iki temel özelliğine dayanır.

1- Sesin Şiddeti:

Sesin şiddeti, ses dalgalarının enerjisine ve genliğine bağlıdır. Genlik büyükse ses şiddetli, küçükse ses zayıf duyulur.

Genlik
Genlik
fizik.net.tr

Ses kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti daha az, yaklaştıkça daha fazla algılanır.Sesin şiddetinin birimi desibel (dB) dir. İşitilebilen en hafif ses 0 dB dir ve buna işitme eşiği denir. İnsan 0 – 120 dB aralığındaki sesleri duyabilir. 30 ile 60 dB arası sesler normal şiddetteki seslerdir. 60 dB den fazla olan sesler şiddetlidir ve rahatsız eder.

– Şiddetli sesler;

* Uyumayı ve düşünmeyi zorlaştırır.

* Stres ve sinir yapar.

* İşitme kaybına neden olabilir.

2-Sesin Frekansı

Sesi oluşturan kaynağın bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Sesin yüksekliği frekans ile doğru orantılıdır.Frekans sesin yüksekliğinin ölçüsüdür.

Frekans
Frekans
fizik.net.tr

– Frekansın birimi Hertz (Hz) dir. Frekans yalnızca kaynağa bağlıdır. Kaynaktan üretilen sesin frekansı ortam değiştirse de değişmez. Frekansı büyük olan ses, ince (tiz), Frekansı küçük olan ses kalın (bas) dır.

– Genellikle bayanların sesi ince (frekansı büyük), erkeklerin sesi kalın (frekansı küçük) dır. İnce sesleri kalın seslerden ayıran özellik sesin yüksekliği yani frekanstır.

– Kulağın sese duyarlılığı sesin şiddetine bağlı olduğu gibi frekansına da bağlıdır. İnsan kulağının duyarlı olduğu frekans aralığının içindeki ses dalgalarıdır. Sesin şiddeti yeterli ise bu sınırlar 20 Hz ile 20.000 Hz arasındadır. Duymuş olduğunuz sesin miktarı (farklı sesler)ve bu seslerin frekansı arttıkça sesten dolayı rahatsızlığınız da artar.

Lakin bir durum daha var. Psikolojik ve sinirsel bir hastalık olarak tanımlanabilen Misophonia .

Sesten nefret etme olarak tanımlanan misophonia hastalığı köklü bir geçmişe sahip olsa da ilk kez 2001 yılında Jastreboff isimli bilim adamı tarafından tanımlanmıştır. Öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, yürüme, esneme, hapşırma, konuşma, koklama, nefes alma, yemek yeme, diş fırçalama ve tırnak kesme gibi günlük hayatta mutlaka karşılaşılan sıradan seslerden rahatsız olan, hatta öfkelenen misofonya hastaları, yoğun kaygı yaşar ve kaçınma davranışı geliştirebilir. Nedeni tam olarak bilinmese de nörolojik ve psikolojik bir bozukluk olarak değerlendirilen hastalığa beynin frontal lobundaki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülür. Hastalar çevresel seslerden o kadar rahatsız olur ki bir süre sonra sosyal hayattan uzaklaşmaya başlar ve yalnızlaşır. Halk arasında duyma bozukluğu olarak bilinse de duyma ile ilgili olarak algıda gelişen bozukluğu olan misofonya, yüksek sesli ve aritmik seslerin yanı sıra bazı hafif seslere karşı da rahatsızlık hissi gelişmesine neden olur.

Misophonia belirtileri nelerdir?

Genellikle diş fırçası sesi, yemek yeme sesi, düdük sesi ve nefes sesi gibi tetikleyici bir ses ile ortaya çıkan misophonia hastalığı belirtileri sosyal bir kramp gibidir. Hastalar bu çevresel seslere maruz kaldığında kontrolünü kaybedebilir ve saldırganlaşarak şiddete başvurabilir.

Çekirdek, patlamış mısır, cips gibi yenme esnasında ses çıkartan yiyeceklerden nefret etme,

Sabahları alarm sesi duyduğunda aşırı öfke hissetme ve gün içinde alarm sesine duyulan tedirginlik hissi,

Gündüz çevresel seslerden duyulan aşırı gerginlik hissi ve geceleri ise sessizlikten gelen huzur hissi,

Bebek ağlamalarına tahammül edememe(yüksek frekanslı ses)

Okulda, işte ya da herhangi bir mekânda ayağın ritmik bir şekilde yere ya da herhangi bir nesneye vurulmasından rahatsız olma,

Seslerden rahatsızlık hissine katlanamamaktan dolayı evin dışına çıkmaktan ve sosyal ortamlarda bulunmaktan korkma ve endişelenme,

Bu ve benzeri rahatsızlıklar herkeste zaman zaman hissedilen rahatsızlıklardır. Ancak misophonia hastaları çevresel seslere aşırı tepki gösterir.

Kişisel yorumum olarak şunu eleyebilirim; tiz seslerin diş gıcırdamasına veya diş gıcırdatmaya sebep olduğunu belirten bir bilimsel yayın olduğunu düşünmüyorum.

Teşekkür (5)
Paylaş
4
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evrim, Dünya'daki yaşamın en erken başlangıçlarından günümüze kadarki çeşitliliğini mümkün kılan değişim sürecidir. Evrim, biyolojinin temel prensibidir.”
Jane B. Reece (Campbell Biology)
Geri Bildirim Gönder